İçişleri Bakanı Soylu

İçişleri Bakanı Soylu, Çakırsöğüt Jandarma Tugay Komutanlığında konuştu:

ŞIRNAK (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Terörü kaynağında yok edeceğiz, kesintisiz operasyon yapacağız ve milleti bu beladan hep birlikte kurtaracağız." dedi.

Kentteki temaslarını sürdüren Bakan Soylu, Nuh'un Gemisi silüetindeki belediye binasını gezdi, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka'dan bilgi aldı.

Çevredeki binaların penceresinden el sallayan vatandaşlarla sohbet eden ve "Evde kal" çağrılarına uyulmasını isteyen Soylu, yanına çağırdığı çocuklara hediye verdi.

Esnaf ziyaretinin ardından yapımı devam eden İl Emniyet Müdürlüğü binasında incelemelerde bulunan Soylu, Vali Ali Hamza Pehlivan ve İl Emniyet Müdürü Mustafa Emre Başbuğ'dan çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Buradan Çakırsöğüt Jandarma Tugay Komutanlığına geçen Soylu, jandarma ve polis özel harekat birlikleri personeliyle bir araya geldi.

Bakan Soylu, burada yaptığı konuşmada, terörle mücadelede en temel ihtiyaçlardan biri haline gelen insansız hava araçları, silahlı insansız hava araçları ve keşif araçlarının bugünden itibaren Şırnak'ta operasyonları daha güvenli haline getireceğini söyledi.

Bölgede 134 terörist kaldığını anımsatan Soylu, şöyle konuştu:

"Allah nasip ederse geçen yıldan beri hazırlığını gerçekleştiriyoruz. Bugün başka bir gün olacak. Sabahleyin söyledim, 'Ya olacağız ya öleceğiz.' Ömrümüz boyunca bu coğrafyada bu milletin sırtında bu hainleri taşıyamayız. Bunların ülkemize, milletimize, coğrafyamıza yaptıkları kirli iş birlikleriyle birlikte ödetmek istedikleri maliyeti milletimize yansıtamayız. Ben biliyorum ki canınız pahasına dağlarda, şehirlerde karışıklık yapmak isteyenlere aman vermediniz, vermiyorsunuz."

– "Korkudan kaçıp gidecek"

Bu yıl yeni bir stratejilerinin olduğunu bildiren Soylu, Gabar, Cudi, Katon, Bestler Dereler'in her tarafında olacaklarını belirtti.

Soylu, şunları kaydetti:

"Ağrı, Kars, Mardin'den Diyarbakır Lice'ye, Amanoslara kadar bütün arkadaşlarımız aynı yemini etti. Sayı sayarak söylüyoruz, 484'e kadar düştü, daha da düşecek. Bunların bir bölümü korkudan kaçıp gidecek. Sınırlarımızın içerisinde bize kafa tutmaya, bizle boy ölçüşmeye çalışan kimseye aman vermeyeceksiniz. Sınırlarımızın dışında Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de kahramanca bir mücadele ortaya koyuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı her zaman açık ve net oldu. Terörü kaynağında yok edeceğiz, kesintisiz operasyon yapacağız ve bu milleti bu beladan hep birlikte kurtaracağız."

Şırnak merkezde çocuklarla bir araya geldiğini anımsatan Soylu, şunları kaydetti:

"Nasıl sizin çocuklarınız, yeğenleriniz varsa onlar da doktor olmak, öğretmen olmak, huzur içerisinde bu ülkenin yarınlarını kucaklamak istiyor. Onları bu gelecekten almak isteyenlere fırsat tanımayacağız. Çok alacağımız var. Murat Karayılan'dan Cemil Bayık'a kadar bize ve bu millete borçları var. Bilesiniz ki canlarıyla ödeyecekler. Ölümleri normal olmayacak. Çünkü bu millete çok çektirdiler, bu milletin geleceğini elinden almaya çalıştılar. Arkalarında da kimlerin olduğunu biliyoruz. Sadece onları mağlup etmiyorsunuz, okyanus ötesinde buraya harita biçmeye, bize gelecek biçmeye çalışanları da mağlup ediyorsunuz."

Bu yılın başka bir yıl olacağını ve bunu birlikte başaracaklarını vurgulayan Soylu, şöyle devam etti:

"Biz ne yaptığımızın farkındayız. Onun için bu sene Allah nasip ederse yaşarsak, sağsak bu bölgede çok olacağım. Cudi, Gabar, Bestler Dereler, siz neredeyseniz oradayız. Andımız ve yeminiz var. Jandarma Genel Komutanımız ve arkadaşlarımız burada. Sizin cisminizden, kararlılığınızdan, görünüşünüzden, azametinizden korkuyorlar ve çekiniyorlar. Adımlarınızdan korkuyorlar ve çekiniyorlar. Bizle beraber olanlar var. Şehitlerimiz bizle beraber. Bizimle beraber olanlar var. Evinin köşesinde ve 'Bizi de oraya getirin' diyen gazilerimiz bizimle beraber. Bizimle beraber olanlar var, Allah'ın orduları bizle beraber. Bizle beraber olanlar var. Biz de onları biliyoruz ve Allah bizimle beraber. Onun için bu bölgeyi temizlemek sizin de bizim de milette namus borcumuzdur."

– "Etrafımızdaki coğrafyayı da huzurlu bir ülke haline getireceğiz"

Özel harekat polislerine de seslenen Soylu, şunları söyledi:

"Bilesiniz ki sadece anneleriniz, babalarınız ve akrabalarınız yok, dünyanın her bir tarafında sizin gayretiniz ve ferasetiniz için dua edenler var. Sınırımızın hemen ötesinde sizden aman bekleyenler var. Bilesiniz ki siz karakterinizle müsemmasınız. Siz haksızlığın celladısınız. Siz bu topraklarda, altını çizerek söylüyorum, vicdanın sahibisiniz. Siz iyilik yolunun yolcularısınız. Siz ay yıldızlı bayrağın, İstiklal Marşı'mızın ve bize emanet edilen, her karış toprağında özgürlük, hürriyet, bağımsızlık kanı olan bu toprağın eminlerisiniz. Birlik içerisinde inşallah bu coğrafyanın en huzurlu ülkesi olacağız. Sadece bu coğrafyayı değil, etrafımızdaki coğrafyayı da huzurlu bir ülke haline getireceğiz."

Programda İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş da yer aldı.

İçişleri Bakanı Soylu, Uyuşturucu ile Mücadele Toplantısı'nda konuştu:

MARDİN (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, uyuşturucuyla mücadele kapsamında yapılan çalışmaları değerlendirerek, "Çocuklarımızı, kuzularımızı Dicle'nin, Fırat'ın, Kızılırmak'ın kuzularını uyuşturucu çakalına kaptırmayalım. PKK'nın büyük bir uyuşturucu örgütü olduğunu unutmamak lazım. Ne terör ne uyuşturucu bu ülkenin hiçbir evladının kaderi olamaz." dedi.

Uyuşturucuyla mücadele kapsamında 922 ilçede eş zamanlı olarak kaymakamlar başkanlığında düzenlenen ''Uyuşturucu ile Mücadele Toplantısı"na Mardin'in Kızıltepe Kaymakamlığında katılan Soylu, bazı güvenlik meseleleriyle bugün tabiri caizse
büyük bir bilek güreşi halinde olduklarını, yıkılmadıklarını, ayakta olduklarını ve mücadele ettiklerini söyledi.

"Hatta galip geliyoruz
ama mücadelemiz bitmiş veya tamamlanmış değil. Söz gelimi içeride PKK terörüyle 40 yıldır uğraşıyoruz ve
bugün bu mücadelede en başarılı ve güçlü olduğumuz konumdayız, inşallah işin sonuna yakınız. Hem devlet gücümüzün, üretimimizin artmasıyla mücadele kapasitemizi arttırıyoruz hem de daha stratejik, terörün yanında terörizmi de kapsayan daha modern bir bakış açısıyla mücadele veriyoruz." diyen Soylu, bu sayede sonuç aldıklarını belirtti.

– "Toplumun tüm kesimlerini bu işin içine katmak durumundayız"

Mücadele ettikleri başka bir saha bulunduğunu, orada dengelerin biraz daha farklı olduğunu ifade eden Soylu, şöyle konuştu:

"Evet, başarılıyız, ciddi bir kapasite kullanıyoruz, bileğimiz bükülmedi ancak bizim dışımızda üretilip
ülkemize bir şekilde gelen bu zehir sektörü öyle hızlı büyüyor ki burada bitti, kazandık demek ne yazık ki mümkün değil. Bilakis her gün yeni başlıyormuş gibi kendimizi yenilemek ve mücadeleyi tabana yaymak, toplumun tüm kesimlerini
bu işin içine katmak durumundayız. Günümüzde kimya geliştikçe, özellikle sentetik uyuşturucu alanında
yeni ve daha güçlü zehirler imal ediyorlar."

Uyuşturucunun, terörün, hatta kaçak göçün en önemli finans kaynağı olduğuna dikkati çeken Soylu, bu meselede sınırların dışında ama doğrudan yönelen bir arz baskısıyla karşı karşıya olduklarını bildirdi.

Bir yandan Afganistan'da afyon üretimi öte taraftan Avrupa'da sentetik uyuşturucu imalatının arttığını aktaran Soylu, terör örgütlerinin, özellikle PKK ve DEAŞ'ın uyuşturucunun ticaretini ve lojistiğini yaptığını vurguladı.

– "2019 yılı, yakın dönemin en başarılı yılı olmuştur"

Özellikle terör örgütü PKK'nın ana gelir kaynağının uyuşturucu ticareti olduğunu anlatan Soylu, konuşmasını şunları kaydetti:

"Herkes zaten biliyor. Avrupa uyuşturucu pazarının tamamı PKK'nın elinde ve bunu geçen yıl ilk kez kendi raporlarında açıkça ifade ettiler. ABD daha 2009 ve 2011 yıllarında iki ayrı kararla PKK yöneticileri Cemil Bayık, Duran Kalkan ve Murat Karayılan'ı uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak ilan etmiştir. Dolayısıyla karşımızda küresel bir tehdit olarak sürekli büyüyen,
terör örgütlerinin ana geçim kaynağı olan ve tıpkı terör gibi
doğrudan evlatlarımızı, çocuklarımızı,
geleceğimizi hedef alan bir meseleyle karşı karşıyayız. Bu mücadelede 2019 yılı, yakın dönemin en başarılı yılı olmuştur. Uyuşturucu bağlantılı ölümler,
2013'te 232 seviyesinden hızlı bir yükselişle 2016'da 924,
2017'de 941 olmuştu. Sayın Cumhurbaşkanımızın doğrudan talimatlarıyla konuya hassasiyetle eğildik ve bu rakamı 2018'de 657'ye çektik. Bu yıl sonu verilerimiz, adli tıp verileri birkaç ay geriden geldiği için henüz oluşmadı ama halihazırda 255 civarındayız ve görünen o ki 2019 rakamı 500'ün altında gerçekleşecektir."

Bakan Soylu, dünyada milyon kişi başına madde bağlantılı ölümlerin 35, Avrupa'da 23, ABD'de 329, Türkiye'de ise 2018'de 11,4, 2019'da 4,6 kişi olduğuna işaret ederek, bu sonucu hem üretilen uyuşturucunun ülkeye girişinin engellenmesiyle, büyük operasyonlarla ve
yüksek miktarlı uyuşturucu yakalamalarıyla hem de sokak satıcılarına uyguladıkları baskıyla elde ettiklerini vurguladı.

– "2019'da 42,2 milyon kök kenevir ele geçirildi"

Geçen yıl 148 bin 527 operasyon düzenlendiğini anımsatan Soylu, operasyonlarda 219 bin kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 23 bin 619'un tutuklandığını dile getirdi. Soylu, şöyle devam etti:

"64 ton esrar, 7 milyon ectasy, 11 milyon captagon, 42 milyon kök kenevir ele geçirdik. Pek çok madde başlığında yakalamalar gerçekleştiriyoruz ama üç başlıkta ciddi artış var. Birincisi skunk maddesi, 2018'de 10 bin 862 kilogramdı. 2019'da 24 bin 242 kilogram yakalandı. Aynı şekilde metamfetamin, önceki yıl 478 kilogramdı, 2019'da 1006 kilogram oldu ki bu madde için çok büyük bir rakamdır, çünkü bu bir hammaddedir. Kök kenevirde ciddi bir artış görülmüştür. 2018'de 10 milyon, 2019'da 42,2 milyon kök kenevir ele geçirildi. Bu üç madde, bu yıl da takibimizde olacaktır çünkü hem ciddi bir artış var hem de etkileri açısından önemli maddelerdir. Uyuşturucuyla mücadelemizde 2019'un bir önemli özelliği de hem uluslararası hem de büyük operasyonların
çokça gerçekleştirildiği bir yıl olmasıdır.
2019'un hemen başında, ocak ayında Yunanistan'ın Pire Limanında Yunan polisiyle yapılan ortak operasyonda
4,5 milyon captagon, emniyet, jandarma, sahil güvenlik teşkilatlarımızın Libya açıklarında gerçekleştirdiği ortak operasyonda, 4 ton 182 kilogram, İtalya ve İspanya güvenlik birimleriyle paylaştığımız
bir istihbarat sayesinde Akdeniz'de 12.4 ton esrar ele geçirildi."

Ülke içerisinde ele geçirilen uyuşturucu miktarı bakımından 2019 yılının rekorlar yılı olduğunu vurgulayan Soylu, Erzincan'da bir tırda yapılan aramada, 1271 kilogram eroin, Erzurum'da bir araçta 1535 kilogram, İstanbul'da bir evde 850 kilogram eroin, Edirne'de 1301 kilogram skunk, Balıkesir'de 1982 kilogram skunk, Lice'de 5,4 milyon kök kenevir ve Muğla Milas'ta 1,5 ton skunk ele geçirildiğini hatırlattı.

Bu başarının tesadüf olmadığını bildiren Soylu, son üç yıldır bu konuda önemli bir kapasite kullandıklarını, bu meseleyi stratejik bir mesele olarak gördüklerini anlattı.

Uyuşturucu ile mücadelenin 15 Temmuz'dan sonra ortaya koydukları yeni güvenlik konseptinin bir parçası olduğunu aktaran Soylu, kesinlikle gelişigüzel değil, stratejik adımlar ve hedefler belirleyerek, saha araştırmaları yaparak, geçmişin tecrübelerini devletin gücüyle ve modern mücadele yöntemleriyle birleştirerek bir başarı hikayesi gerçekleştirdiklerine işaret etti.

Narkotik birimlerinde görev yapan personel sayısını jandarmada yüzde 27, emniyet teşkilatında yüzde 9 arttırdıklarını, eğitimleri de yükselttiklerini bildiren Soylu, özellikle narkotimlerin teşkilatlanmasını tamamladıklarını, 81 ilde görev yapan narkotimlerin 2019'da 45 bin operasyon, 80 bin gözaltı ve 16 bin 904 tutuklama gerçekleştirdiğini kaydetti.

– "Sahil Gözetleme Radar Sistemi'nin çok büyük katkısı olmuştur"

Dedektör köpeklerin sayısını arttırdıklarını, bunun çok önemli bir kazanım olduğunu bildiren Soylu, şöyle konuştu:

"Çünkü uyuşturucu yakalamada dünya üzerinde halihazırda eğitimli köpeklerden üstün bir teknoloji mevcut değildir ve bunların sayısı arttıkça operasyonel başarımız, yakalama miktarlarımız da doğru orantılı artmaktadır. Ayrıca, denizlerimizden gelen uyuşturucuyu önleme noktasında kısa adı SGRS olan Sahil Gözetleme Radar Sistemi'nin çok büyük katkısı olmuştur.

İnsanlı, insansız hava araçları, uzaktan algılama sistemleri gibi sistemlerle özellikle uyuşturucu ekim alanlarının tespiti konusunda da ciddi kazanımlarımız oldu. Modern analiz yöntemleriyle sahayı tanımaya ve toplumun bu konuda bilinç düzeyini arttırma çalışmalarımıza ağırlık verdik. Narko Rehber, Narko Tır, Narkolog gibi projelerle ve saha araştırmalarıyla hem risk haritalarımızı çıkardık hem de yeni bulgularımızı, tehditleri kamuoyu ile daha etkin şekilde paylaşma imkanı bulduk. Uyuşturucu ihbarlarını kolaylaştıran ve ihbar eden kişinin kimlik bilgilerinin gizliliğini sağlayan mobil uygulamamız Uyuma aplikasyonundan da ihbarlar gelmeye devam etmektedir. Bugüne kadar buradan 8 bin ihbar alınmıştır. Hem indirme sayısının hem bildirim sayısının artmasına gayret edilmektedir."

– 2020 hedefi aileleri, anne babaları bu konuda bilinçlendirmek

Yaptıkları çalışmaların takibine ağırlık verdiklerini, vali ve kaymakamların başkanlığında gerçekleştirilen güvenlik toplantılarında uyuşturucu konusunun ayrı bir başlık olarak her toplantıda ele alınmasının karara bağlandığını anımsatan Soylu, yereldeki idari birimlerin sürekli olarak sahayı gözetlediğini, çalışmaları takip ettiğini, buna göre tedbirlerini planladığını söyledi.

"Bu mesele durabileceğimiz veya bitti diyebileceğimiz bir mesele değil. Bu bir bilek güreşidir. Gevşediğimiz anda bileğimizi masanın üzerine yapıştırırlar. Dolayısıyla burada sadece kolluk birimlerimizin değil, tüm toplumun birlikteliği lazımdır. Bu mücadeleyi 82 milyonla birlikte vermek durumundayız. İzleyerek, bildirim yaparak, bilinçlenerek, çocuklarımızı uyuşturucuya el uzatmayacak hale getirerek, uyuşturucunun sadece arzını değil talebini de sıfırlayarak bu mücadeleyi vermek durumundayız." diyen Soylu, 2020 hedefinin aileleri, anne babaları bu konuda bilinçlendirmek olduğunu aktardı.

– "Gençlerimizin reddettiği her bir hap, PKK'ya vurulmuş bir darbedir"

Soylu, özellikle parkların ışıklandırılması ve metruk binaların yıkılmasının uyuşturucu ile mücadeleye katkı sunacağının altını çizdi.

Anne ve babalara da büyük görev düştüğünü aktaran İçişleri Bakanı Soylu, şöyle devam etti:

"Çocuklarımıza nasıl yaklaşmalıyız, bu meseleyi nasıl anlatmalıyız, gençlerimizle nasıl konuşmalıyız, onları nasıl takip etmeliyiz, nelere dikkat etmeliyiz, 'benim çocuğum yapmaz' tuzağına nasıl düşmeyiz, bunları çok daha etkin bir şekilde gündeme getirmeyi hedefliyoruz. Ailelere çağrı yapmak istiyorum. Özellikle Mardin'den bu çağrıyı yapmak istiyorum. Çocuklarımızı, kuzularımızı, Dicle'nin, Fırat'ın Kızılırmak'ın kuzularını,
uyuşturucu çakalına kaptırmayalım. Bunu hem kendi evladımızı koruma hem de ülkeyi terörden koruma meselesi olarak görmemiz lazım. Ülkemizin geleceği için onlar için çalışıyoruz. Uyuşturucu aile bağlarının tamamını köreltmektedir. Huzuru ortadan kaldırmaktadır. Bu sene özellikle Doğu ve Güneydoğu'da uyuşturucu ile büyük bir mücadeleyi hep birlikte ortaya koyacağız. Mücadeleye sıkı bir şekilde asılacağız. ''

Çocukların yerinin ailelerinin yanı, okulları, spor sahaları olduğunu vurgulayan Soylu, "PKK'nın büyük bir uyuşturucu örgütü olduğunu unutmamak lazım. Ne terör ne uyuşturucu bu ülkenin hiçbir evladının kaderi olamaz. Biz bunu reddediyoruz. Bilhassa Doğu ve Güneydoğu'da çocukları uyuşturucuya kimin yönlendirdiği, onları uyuşturucuyla kimin zehirlediği,
kimin mağaralarda sefillik içinde yaşamaya mahkum ettiği bellidir. Hiçbir tezvirata, yalana, laf kalabalığına kanacak halimiz yoktur. Variller içinde Avrupa'dan gelmiş tonlarca uyuşturucuyu
kamu binalarında ele geçirmiyoruz, PKK'nın mağaralarında ele geçiriyoruz. O malın sahibi bellidir. O malın sahibi Cemil Bayık'tır, Karayılan'dır, Duran Kalkan'dır, PKK'ya 40 yıldır yatırım yapanlardır. Ezcümle, uyuşturucuyla mücadele,
bizim PKK ile mücadelemizin mütemmim cüzüdür. Uyuşturucudan kurtardığımız her bir genç yaptığımız her bir uyuşturucu ihbarı, gençlerimizin reddettiği her bir hap, PKK'ya vurulmuş bir darbedir." değerlendirmesinde bulundu.

– "Verdiği mücadele küresel bir başarı hikayesidir"

Bu mücadelenin,
polisin jandarmanın sahil güvenliğin, kaymakamların, valilerin olduğu kadar,
artık annelerin, babaların ve herkesin mücadelesi olduğunu bildiren Soylu, "Bu iş sadece çocuklara bir iki nasihatle olacak iş değil, lütfen bu konudaki yayınları takip edelim. Bu zehri satanların, şeytanın aklına gelmeyecek taktikleri var. Anne ve babalara, özellikle annelere sesleniyorum. Böyle bir meseleye düştüğünüz andan itibaren aile bireyiniz olarak kaymakamınız emrinizdedir. İşini gücünü bırakacak sadece bu işle uğraşacak. 922 kaymakamımız var. Mesai arkadaşlarıyla bu meselenin altından çıkmaya gücü yeter. Bazen toplantılarda arkadaşlarımız öyle şeyler, öyle aldatma yöntemleri anlatıyorlar ki, bizler dahi şaşırıp kalıyoruz. Dolayısıyla mutlaka devletin ilgili birimlerinin bu konudaki yayınlarını dikkatle takip edelim. Hepimiz cep telefonlarımızla, sosyal medyada saatler geçiriyoruz. Ne olur bir yarım saat de bu işle ilgili bilgi sahibi olmaya ayıralım." ifadelerini kullandı.

Bakan Soylu, 24 Aralık 2019'da Resmi Gazete'de yayımlanan kanunla Türk Medeni Kanunu'nun 436. maddesinin değiştirildiğini ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bu değişiklikle madde bağımlılarının tedavileri zorunlu hale getirilmiştir. Burada daha önce özgürlüklerin kısıtlanması noktasında hukuki bir engel vardı, yapılan bu değişiklikle bu engel de ortadan kalkmış oldu. Yani bir yandan arzı engelliyoruz bir yandan talebi engellemeye çalışıyoruz diğer yandan da bu illete bulaşmış evlatlarımızı tedaviye ağırlık veriyoruz. Şunun bilinmesini isterim ki Türkiye bu konuda coğrafi olarak riskli bir yerdedir ancak verdiği mücadele küresel bir başarı hikayesidir. Bunu zamanında söyledim, Avrupa'nın gençlerini biz koruyoruz dedim, dudak büktüler. Ama biz koruyoruz. Yoksa hakikaten hepsi uyuşturucu bataklığı içinde olacak, nefes alamayacaklar. Bu başarının arkasında ise aziz milletimizin feraseti, inancı ve devletimizin gücü yatmaktadır. Uyuşturucu ile mücadeledeki başarılarımızın 2020 yılında artarak devamını diliyorum."

Toplantıya, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Erhan Gülveren, Mardin Valisi Mustafa Yaman, AK Parti Mardin Milletvekilleri Şeyhmus Dinçel ve Cengiz Demirkaya, kaymakamlar, belediye başkanları, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Başoğlu, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Burhan Aktaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Halil Şen, İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya da katıldı.

İçişleri Bakanı Soylu: “Yurt içinde 500'ün çok az üzerinde terörist kaldı”

ANKARA (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yurt içinde 500'ün çok az üzerinde terörist kaldığını belirterek, "Şimdi 2020 yılı için bütün hazırlıklarımızı, bütün kapasitemizi bu 500'ü sıfırlamak için kullanacağız. Girilmedik hiçbir alan kalmayacak." dedi.

Soylu, Jandarma Genel Komutanlığı Beştepe Karargahı'nda düzenlenen Jandarma İl Komutanları Toplantısı'na katıldı.

Konuşmasına deprem felaketiyle sarsılan Arnavutluk halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek, başlayan Soylu, AFAD, UMKE ile Kızılay'ın bu ülkeye gittiğini ve Türkiye olarak ellerinden geldiğince Arnavutluk halkının acılarını hafifletmeye çalıştıklarını söyledi.

Ekiplerin büyük bir gayretle enkaz kaldırma ve ilk yardım çalışmalarını gerçekleştirdiklerini ifade eden Soylu, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Türkiye'nin artık hantal devlet yapısının bulunmadığını, sinen, pusan, süreçlerin yönlendirmesine göre
pozisyon almaya çalışan bir devlet yapısı olmadığına işaret eden Soylu, şunları söyledi:

"Artık sözünü sakınan bir devlet yok. Üç tane gazete manşetiyle susturulan, 'Aman muhalefet yemeyelim.' korkusuyla adım atamayan bir Türkiye'de yok. PKK'ya müzahir parti, sözcülüğünü falan değil, doğrudan kuryeliğini milletvekillerinin yaptığı partinin genel başkanı çıkmış,
bizim için ileri geri konuşmuş. Çok da umurumdaydı. 13 yaşında kızları dağa kaçırıp tecavüz eden,
sonra da terörist yapan PKK'lı sapıkları, Cemil Bayık'ı Murat Karayılan'ı savunan,
oradan talimat alan partiden
kadına şiddetle mücadele dersi alacak değiliz. Söyleyecek sözleri varsa,
gitsinler 13-14 yaşındaki çocuklara tecavüz eden Kandil'deki o aşağılık adamlara söylesinler."

Süleyman Soylu, HDP'nin bugüne kadar istismar etmedikleri alan kalmadığını, Kürtleri, Doğu ve Güneydoğu'da yoksunluğu, geri kalmışlığı, hukuku, demokrasiyi istismar ettiklerini, şimdi de kadın cinayetleri üzerinden
kadın meselesini de istismar ettiklerini belirtti.

"Madem kadınları bu kadar önemsiyorlardı, Diyarbakır'da
aylardır ellerinde evlatlarının fotograflarıyla merdivende oturup, evlatlarını isteyen anneler için neden bir şey yapmadılar?" diye soran Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Önce korkutmaya çalıştılar, bizatihi Kandil'den mesaj getirip tehdit ettiler. Baktılar olmadı yanlarından geçip gittiler, yüzlerine bakmadılar. Bir tanesini bile evladının acısını hissetmediler. Kendilerine yakın medya bunu nasıl haberleştiriyor biliyor musunuz? 'Diyarbakır İl Binası ablukada' diyor."

– "Artık bu istismardan bir vazgeçin"

Bakan Soylu, "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" kapsamında Taksim'de düzenlenen eylemde polisin kadınlara şiddet uyguladığı iddiasına, "Koskoca bir yalandır ve ayıptır. Artık bu istismardan bir vazgeçin." yanıtını verdi.

Basın açıklaması bittikten sonra 50 LGBT'linin polise saldırdığını belirten Soylu, "Sadece hafif bir gaz sıkıldı. Gaz sıkıldıktan sonra da olay dağıldı." ifadesini kullandı.

– "42 belediye başkanı toplamda 286 yıl ceza aldı"

Terörle iltisaklı belediyelere 2016'da görevlendirme yapıldığında da ortalığın ayağa kaldırıldığına değinen Soylu, 94 belediye başkanından
42'sinin toplam 286 yıl ceza aldığı bilgisini verdi.

Süleyman Soylu, şunları kaydetti:

"Kandil'in en son derdinin ne olduğunu biliyor musunuz? Söyleyeyim, Amedspor. Aman ne yapın, 'Amedspor'a oradan buradan ayda 400-500 bin lira para bulun' diye bizatihi Cemil Bayık talimat gönderiyor. Terör örgütünün desteklediği bir siyasi parti. Terör örgütünün direk talimat verdiği bir spor kulübü. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir şey yapılabilir mi? Cemil Bayık, 'Amedspor'a destek verin' diye açık açık talimat gönderdi, duymayacak mıyız?"

– "PKK'yı dağlardan silecek ekip, bu ekip olmalıdır"

Soylu, bugün terörle mücadele politikasını belirlerken,
kimseye sormak durumunda olmadıklarını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Bize kursun sıkanın ümüğünü sıkarken,
okul önlerinden çocuk kaçırıp terörist yapan,
sınırın ötesinden küçücük çocukların okuduğu okullara,
insanların evlerine havan mermisi atan teröristin ümüğünü sıkarken,
kimseden izin almak zorunda değiliz. Artık 'teröriste terörist' diyen,
teröriste ekmek verene de destek verene de cevap veren,
müdahale eden bir Türkiye var. İşte sizler, bu ülkenin jandarma teşkilatısınız.
Net bir şey söyleyeyim, bu ülkenin bugüne kadar gördüğü en iyi,
en güçlü jandarmalarsınız. Çıtayı en yükseğe çıkarmış jandarmalarsınız. Teknolojik kapasitenizle, beşeri kapasitenizle,
operasyonel tecrübenizle en iyiler sizlersiniz.
PKK'yı dağlardan silecek ekip, bu ekip olmalıdır.

Yılda 5 bin 500'ün üzerinde dağlara terörist götürüyorlardı. Partilerinden, belediyelerinden, kurmuş oldukları derneklerinden, sözde radyolarından yaptıkları çağrılarla ve sözde gazetedeki makalelerinden, annelerinden çocukları koparıyorlardı. 2019 yılı için rakam 111. Üç yılda 600'e yakın terörist ailelerinin ikna etmeleriyle birlikte geldiler adalete teslim oldular. Ortaya koyduğumuz bu yöntem bilimsel bir yöntem. Üzerinde iyice düşünülmüş titiz çalışılmış ve PKK terör örgütünü psikolojik olarak kalbura çevirmiştir. PKK terör örgütü tüm siyasi imkanlarıyla, bu yıl tüm belediye imkanlarıyla, kendisine destek veren Avrupa'nın, Amerika'nın bütün imkanlarıyla ana muhalefet partisinin hoşgörüsüyle birlikte dağa götürebildiği terörist sayısı 111. ailesiyle birlikte ikna edilip, adalete teslim edilen terörist sayısı 233. İki katından daha fazla."

Teröristlerle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayan Bakan Soylu, "Yurt içinde 500'ün çok az üzerinde terörist kaldı. Şimdi 2020 yılı için bütün hazırlıklarımızı, bütün kapasitemizi bu 500'ü sıfırlamak için kullanacağız. Girilmedik hiçbir alan kalmayacak." ifadesini kullandı.

Altındağ Belediyesi Çocuk Trafik Eğitim Merkezi Açılış Töreni – 1

ANKARA (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kırmızı kategorideki 2 teröristin öldürülmesine ilişkin, "Karayılan üzülmüş. Burada milletimize sözümüzdür, Karayılan'ı ölü yılan haline getireceğiz." dedi.

Bakan Soylu, Altındağ Belediyesi Çocuk Trafik Eğitim Merkezi'nin açılış törenine katıldı. Törendeki konuşmasına tesisin hayırlı olması temennisi ile başlayan Soylu, bugünün hem cuma hem de Mevlit Kandili olduğunu hatırlatarak, vatandaşların kandilini kutladı.

Kırmızı kategoride aranan "insanlıktan çıkmış iki teröristin Diyarbakır'da etkisiz hale getirildiği"ni anımsatan Soylu, operasyonun temmuz ayında yapıldığını, kimlik doğrulamalarının ise dün akşam gerçekleştiğini aktardı.

Üç yıl önce Dolmabahçe'deki patlama, Kayseri komando komutanlığında vatani görevini yapan askerlere yönelik saldırı, Ankara Merasim Sokak, İstanbul Sancaktepe ve Vezneciler dahil birçok saldırı ile Diyarbakır Milletvekili Mehdi Eker'in aile mezarlığına bomba yerleştirilmesi eylemlerinin tamamının talimatının da bu kişi tarafından verildiğini söyledi.

Gözünün hep bu teröristte olduğunu aktaran Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir terörist daha cehennemi boyladı ve onun yanındaki de ona dün akşamki konuşmalardan, istihbari bilgilerden anlıyorum ki Karayılan daha fazla üzülmüş. Burada milletimize sözümüzdür, Karayılan'ı ölü yılan haline getireceğiz. Kim kınarsa kınasın, bizim tarafımız bellidir. Terörist hakladık mı, biz seviniriz. Bu ülkede anne babaların yüreklerini dağlayanları bertaraf ettik mi, biz seviniriz. Biz onları da onları destekleyenleri de uyarmıştık; 'Devletin kılıcı uzun olur, biz bu hesabı açık bırakmayız, gelin bu işten vazgeçin' demiştik. Birileri bu ikazımızı anlamadılar, yanlarında 3-5 tane batılı görünce şımardılar. Bizden bir şey koparabileceklerini, bizi korkutup sindirebileceklerini zannettiler. Oysa bizim yolumuz, hak yoludur. Ne döneriz ne de sineriz. Dünyanın rotasını şaşırdığı, teröristlerin ülke liderleriyle telefonda görüştüğü bir dünyada, benim ülkem hiçbir terör örgütünü ayırmadan yıllardır insanlık adına onurlu bir mücadele vermektedir. Allah'a şükür, yavaş yavaş da olsa, bu meselede dünyayı, kendi çizgisine getirmektedir."

Bakan Soylu, Türkiye'nin son 6-7 yıldır zor süreçlerden geçtiğini ancak bugünlerde sonuç almaya başlandığını ifade etti.

Türk askerinin, Rasulayn, Tel Abyad, Aynel Arab ile Kamışlı'da devriye yaptığını belirten Soylu, Türkiye'nin terörle mücadelede kararlılığının her yerde gösterildiğini söyledi.

Türkiye'nin petrol yataklarının değil, insanlığın hesabını yaptığını vurgulayan Bakan Soylu, Türkiye'nin Afrin, Cerablus, Azez, Elbab, Çobanbey'e huzur getirdiğini, bugüne kadar 366 bin insanın oraya geri döndüğünü aktardı.

Rasulayn ve Tel Abyad'a huzur gelince 30 binin üzerinde insanın Suriye'den buraya geldiğini belirten Soylu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir taraftan huzuru, kardeşliği pekiştiriyor bir taraftan terörü tasfiye ediyoruz. Bu işe başladığımızda, dünya neredeyse karşı çıktı. 'Demografiyi değişecekler, işte Türk, Kürt, Arap ayırıyorlar, Biz Afrin'de, Cerablus'ta, Azez'de, Mare'de ayırmadık. Oraya Kürdü, Türkü, Arapı, Türkmeni, Müslümanı, Hristiyanı herkesin huzurlu bir şekilde olmasını sağlayan bir düzen kurduk. Orada şu anda yerel Meclisler var onlar karar veriyorlar bizim kaymakamlarımız, valilerimiz, doktorlarımız, mühendislerimizi polislerimiz, jandarmalarımız, onlar orada danışmanlık ediyorlar."

Türkiye'nin dünyaya istikrarın nasıl tesis edileceğini, huzurun nasıl ikame edilebileceğini gösterdiğine işaret eden Soylu, "Onlar teröristleri destekliyor biz teröristlerden ızdırap çeken milletin orada huzurlu olmasını sağlıyoruz." dedi.

Amerika, Avrupa ne derse desin, Rusya ne yaparsa yapsın Türkiye'nin huzuru bu bölgeye getireceğini vurgulayan Soylu, yakalanan DEAŞ'lı teröristlerin ülkelerine gönderileceği yönündeki sözleri anımsattı.

Soylu, şöyle devam etti:

"Şimdi biz bunları 'size iade edeceğiz' diyoruz, pazartesiden itibaren başlıyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar. İade edeceğiz. Ayağa kalkıyorlar. 'biz bunları vatandaşlıktan attık, siz ne yaparsanız yapın.' Yok öyle yağma. Çatlasanız da patlasanız da silseniz de saklasanız da o DEAŞ'lıları, insanınızı, kendi vatandaşınızı, vatandaşlıktan çıkarsanız da çıkarmasanız da sizin ülkenize göndereceğiz. Ne yaparsanız yapın. Kendi insanınıza nasıl hesap vereceğinizi kendiniz bilirsiniz. Biz kimsenin DEAŞ oteli değiliz."

(Sürecek)