İlber Ortaylı

İlber Ortaylı “Alev Alatlı ile Murakabe Günleri”ne konuk oldu

İSTANBUL (AA) – Tarihçi, yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kapadokya Üniversitesi tarafından online ortamda düzenlenen "Alev Alatlı ile Murakabe Günleri"nin konuğu oldu.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri dolayısıyla YouTube üzerinden canlı yayınlanan program, rektör Prof. Dr. Hasan Ali Karasar'ın yönetiminde gerçekleştirildi.

Üniversitenin Mütevelli Heyet Başkanı, yazar Alev Alatlı'nın programına katılan Ortaylı, tarihte yaşanmış veba salgınlarını, Türk toplumlarının fazla paniğe kapılmadan karşıladığını söyleyerek, "Bizim topraklarımızda karşılaşılan tahribat, Akdeniz limanlarındaki gibi korkunç boyutta seyretmemiş. Bunda bazı sabit mekanizmaların rol oynadığını zannediyorum. Avrupa'da olduğu gibi kalabalığın yaşadığı 'yahudhane' denilen apartmanların az sayıda olması, İstanbul'da kalabalık ailerin yaşamaması ve bunun yanında gusül abdesti gibi dini, kültürel temizlik ögeleri, sebepler arasında gösterilebilir." dedi.

– "Bu günlerde yapılması gereken tek şey evde oturmaktır"

Hastalıkların yayılmasında önemli rol oynayan bir diğer faktörün ticaret ilişkileri olduğuna dikkati çeken Ortaylı, şöyle konuştu:

"Avrupa'da salgınların daha şiddetli yaşanmasının sebeplerinden birisi de yaygın olarak kullandıkları ticaret biçimleridir. Justinianus döneminde Çin'den gemi gelmiş ve veba yayılmış. Ama bizim uzak Asya'dan gelen ticaretimiz, kervan ticaretidir. Kervan ticareti, gemiler kadar sıhhatsiz değil çünkü mal değişimi, konaklama ve temizlenme gibi seçenekleri var. Gemiler bir yerden kalktığında, gideceği yere kadar aynı mal, hayvan ve yiyecekle seyahat etmek zorundadır. Gemi, insan hayatını ve medeniyetini değiştirdi ama bunlarla birlikte pislik ve hastalık da taşıdı. Amerikanın keşfi, iki taraflı hastalık taşımıştır. Bizden çiçek hastalığı gitmiştir, oradan frengi gelmiştir."

İlber Ortaylı, koronavirüsün henüz tam olarak anlaşılmadığına işaret ederek, kendisi gibi olanların, fazla sinirlenmemesi, sokağa çıkmaması ve evde oturması gerektiğinin altını çizdi.

– "Bundan sonra operalara gidemeyeceğiz"

Salgının bir süre sosyal alışkanlıkları değiştireceğine dikkati çeken Ortaylı, "Bundan sonra da sokağa çıkacak, bazı yerlere gideceğiz ama artık toplantı, büyük konferans, konser gibi etkinlikler başka tarzda olacak. Bir müddet operaya gidemeyeceğiz. O tarz lüksler kalkacak hayatımızdan." diye konuştu.

Prof. Dr. Ortaylı, insanların bu salgından çıkarması gereken dersler olduğuna vurgu yaparak, bilinçsizce her yere hücum etmeye devam edilirse, bu tarz musibetlerle gelecekte daha çok karşılaşılabileceğini dile getirdi.

Bu süreçte İstanbul'un da değişmek zorunda olduğunu kaydeden Ortaylı, "İstanbul, dar bir yüzeyde 20 milyon insanı barındıramaz. Bu anlaşıldı. Olmaz yani. Bunun sonu, toptan zehirlenmedir. Bu nüfusun bir şekilde dağıtılması lazım. Tedbirler alınacak. Allah'a şükür Anadolu'da cazibe merkezleri de çıkıyor. Mesela benim çocukluğumda gördüğüm Konya, bugün bambaşka bir yer oldu." değerlendirmesinde bulundu.

– Amerika insanlığın Ergenekon'u olabilirdi

Amerika'nın kadim doğrularını kaybettiğini söyleyen Alev Alatlı ise "Amerikayı Amerika yapan, paradır. Özgürlük para kazanma özgürlüğüdür. Ama bugün bakıyorsunuz, gelir dağılımı itibariyle dünyanın en kötü ikinci gelir dağılımına sahip ülkesi oldu. Ayrıca Amerika'da 43 bin küsür tarikat var, Donald Trump seçimi yüzde 34 oyla kazanmıştır ama ne kadarı temsil ettiği meçhul yani bunların hepsi bütünlüğü zedeleyen şeyler. Amerika eğer sosyal, dini ve benzer yeni ilkelerin etrafında birleşmezse bir kopuş beklerim. Açıkçası ben böyle de bir propaganda görmüyorum." dedi.

Alatlı, Amerika kıtasının insanlığa yeni bir Ergenekon olmak için fırsat olarak çıktığını ama bunu heba ettiklerini söyleyerek, "Yerlilerin gözü gibi baktığı Illinois, Ohio, Kentucky gibi bereketli ve güzel toprakları mahvettiler. Buralar Allah'ın insanoğluna verdiği son kışlaktır. Bu kışlağı alıp bu hale getirmek günahtır ve Amerika bu günahın bedelini inşallah ödeyecek." ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 2 saat süren programda İlber Ortaylı ile Alev Alatlı programı izleyenlerin sorularını da yanıtladı.

Prof. Dr. İlber Ortaylı, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde konferans verdi

İSTANBUL (AA) – Tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, finans, muhasebe, maliye ilimlerinin gayet ciddi şekilde okunması gereken ilimler olduğunu belirterek, “Bunlarsız hiçbir şey yapamıyorsunuz. Elimizdeki 5 ünite olabilir, bunu 15’e çıkarmak bu sayede mümkün oluyor. Bunları bilmediğinizde 5’in bile karşılığını alamıyorsunuz.” dedi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Finans Enstitüsü tarafından düzenlenen, ekonomik gelişmelerin tüm ayrıntılarıyla konuşulacağı, “Finance Talks” başlıklı serinin ilki tarihçi-yazar Prof. Dr. Ortaylı’nın "Batı Finans Kapitalizmi ve Osmanlı" başlıklı konferansı ile başladı.

Konferansta konuşan tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, finans tarihinde milletlerarası muhasebe toplantılarının Türkiye’yi derinden sarsan şeylerden biri olduğunu söyledi.

Ortaylı, 19’uncu asır maliyesine gelene kadar Türklerin doğrudan doğruya savaşçı millet olduğu, savaş sistemiyle yağmacılık yaptığı, ülkeleri fethettikleri ve üzerine oturduklarına dair iddiaların kalıp bir fikir olduğunu dile getirdi.

Modern çağ maliyesinin şiddetli bir kontrol kurmak zorunda olduğuna değinen Ortaylı, vergilerin konulması ve cibayet toplanmasının modern maliyenin en önemli unsuru olduğuna dikkati çekti.

– “Lisans öğrenmeyenlerin yüksel tahsil yapmaları boş”

Ortaylı İngilizce ve Fransızca öğrenilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Lisans öğrenmeyenlerin yüksel tahsil yapmaları boş. Türkiye’nin en büyük problemi bu. Türkiye üniversiteleri için lisans en büyük engel. İspanya tarihini bileceksiniz, okumalısınız. Osmanlı İmparatorluğu’nun başlıca rakibi İspanya Krallığı, onların da başlıca rakibi Osmanlı İmparatorluğu idi.” ifadelerini kullandı.

Ortaylı, Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında sanayinin geliştirilemediğine ve vergilerin toplanamadığına işaret ederek, “Bide üstelik Kırım savaşı gibi haldeydik. Daha ordudan başlıyor borçlanma. Borç almayı ve ödemeyi bilinmiyor. Bankerlik yoktu. Elin bankeri de olmaz. Hesabını kendin tutacaksın. Banker sınıfın olacak. İmparatorluk maliyesinde böyle insanlar yetişmemiş. Eskinin ehliyetli defterdarlarının modern dünyaya uyum sağlayanları yoktu.” şeklinde konuştu.

– “Osmanlı maliyesi, ağır savaş dolayısıyla 1875 yılında borç almayı bilmiyordu”

Osmanlı maliyesinin ağır savaş dolayısıyla 1875 yılında borç almayı bilmediğini ifade eden Ortaylı, devletin ağır şartları kabul ettiğini ve faizleri ödeyemez hale geldiğini aktardı.

Ortaylı, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir borç ödeme faslıyla kurulduğuna anımsatarak, “Vergi sisteminde bir reforma gidilmek zorunda kalmıştır. Bazı ayni ödeme yapılan vergileri kaldırmıştır. Fakat kayıtsız sistemimiz mükemmel değildi.” dedi.

Maliye de modern dünyaya dahil olmak için yapılan şeylerin yeterli olmadığını aktaran Ortaylı, “Finans, muhasebe, maliye ilimleri gayet ciddi şekilde okunması gereken ilimlerdir. Bunlarsız hiçbir şey yapamıyorsunuz. Elimizdeki 5 ünite olabilir, bunu 15’e çıkarmak bu sayede mümkün oluyor. Bunları bilmediğinizde 5’in bile karşılığını alamıyorsunuz.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ise İstanbul Ticaret Üniversitesi çok hareketli bir yıl geçirdiğini ve bu öğretim yılında gerek yurtdışından gerek yurtiçinden çok sayıda misafiri ağırladıklarını söyledi.

Oğurlu, Toplum ve Bilim Buluşmaları, Toplum ve Teknoloji Buluşmaları kapsamında, ağırlığı Cambridge ve Oxford Üniversiteleri’nden oluşan öğretim üyelerini misafir ettiklerini belirterek, “Bugün aramızda Türk bilim dünyası açısından son derece değerli, zirve bir ismi misafir ediyoruz. Kendisinden alabildiğine istifade etmeye gayret ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

– “İlk banka, 1345 yılında Peruzzi ailesi tarafından kuruldu”

İstanbul Ticaret Üniversitesi'nden Dr. Öğretim Üyesi Ferhan Benli, 12’nci yüzyılda Yahudi tüccarların Alp’lerin kuzeyine doğru yerleşmeye başladığını ve burada yaptıkları işin tekstil, ticaret ve bankacılık olduğunu anımsattı.

Benli, 12’nci yüzyılda Yahudilerin bir şekilde dışlanmaları ve Katolik kilisesi tarafından bu duruma getirilmeleri ile sessiz bir devrim başladığını anımsatarak. “Bu sessiz devrimde kimse manifesto yazmıyordu. Kimse esir alınmıyordu. Kimse hapishanelere saldırmıyordu. Silah kullanılmıyor, sloganlar atılmıyor ancak insanlık tarihinin en vahşi dönüşümü bu devrim ile başlıyordu. Önce, Floransa’da büyük bir devrim başladı. Floransa o dönemde İngiliz yününü, Belçika kumaşını, Türk buğdayını ve Türk madenlerini ithal eden ciddi bir ticaret merkeziydi. Bu dönemde muhasebenin bulunmasıyla birlikte dünya ticaretinde ilk şirketler kurulmaya başladı.” yorumunda bulundu.

İlk bankanın 1345 yılında Peruzzi ailesi tarafından kurulduğundan bahseden Benli, “Peruzzi ailesi kara inanıyor. Nasıl kar ederiz, nasıl bunu büyütürüz diye bakıyorlardı. Ekonomik hayatın önünde bir şekilde kar öne çıkmaya başlıyor ve yine Bruje, Paris, Londra ve Levante’de kurdukları ticaret şirketleriyle 20 tane ortaklı, 300 tane sessiz ortaklı büyük şirketler artık uluslararası ticareti yapıyordu. Rodos Şovalyeleri, Kanuni döneminde Akdeniz’de bizim başımızı ciddi şekilde ağrıtmışlardır. Peruzziler ise bu mücadelenin en büyük destekçisi ve finansörleriydi.” değerlendirmesinde bulundu.

Finans Enstitüsü tarafından başlatılan “Finance Talks” etkinliklerinde önemli akademisyen ve araştırmacılar, ekonomi ve iktisadın tarihteki seyri, günümüzde ekonominin ne ifade ettiği gibi konularda konferanslar verecek.

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, öğretmen ve öğrencilerle buluştu

İSTANBUL (AA) – Tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi.

Sancaktepe Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi'nde düzenlenen söyleşide konuşan Ortaylı, bazı konularda Cumhuriyet dönemi öğretmenlerinin gerisinde olunduğunu belirtti.

Ortaylı, Tanzimat Dönemi'nde eğitim sisteminin önemli isimlerce kurulduğunu aktararak, geçmişten bugüne eğitim sistemlerine ilişkin bilgiler verdi.

Yüksek tahsilin 2. Abdülhamid döneminde başladığını söyleyen Ortaylı, kazaskerlikten gelme Ahmet Cevdet Paşa tarafından da kız öğretmen yetiştirilmesine yönelik sistemin kurulduğunu dile getirdi.

Ortaylı, "Rüştiyeden itibaren kız ve erkek eğitimi ayrıldığı için kız öğretmen yetiştirmek icap etti. Bu, imparatorluğun eğitimini fevkalade geliştirdiği gibi muallime dediğimiz bayan öğretmenin de cemiyette saygısını arttırdı. Bunun öyle 50 senelik bir mazisi yok ama bir erkek veya kadının mesleğinde saygı görmesi, kanunlardan çok kendisine bağlıdır." diye konuştu.

Prof. Dr. Ortaylı, konuşmasını öğretmenlere verdiği şu tavsiyelerle tamamladı:

"Lütfen aile hayatınızdaki sinirlenmeleri okula taşımayın. Eşinizle kronik bir sıkıntınız varsa ve bunu aşamıyorsanız boşanmaktan çekinmeyin. Muallim için şart olan şey huzurdur, endişesizliktir. Muallimin evine sarhoşluk, kumar girmez, muallimin evine borç, israf ve borçlanma girmez. Bunlar olursa huzurunuz kaçar, buna dikkat edeceksiniz. Siz insanlarımızla küçük yurttaşlarımızla direkt temas halindesiniz. Siz Türk dilini temsil edecek insanlarsınız. Türk dilini konuşanlar, her dili konuşabilirler. Dil yapımız buna yatkındır. Gezmeyi ihmal etmeyin. Öğretmene mobilya gerekmez."

Akşener, “Tarih ve Gelecek” söyleşisine katıldı

ANKARA (AA) – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Siyaset Akademisi'nce düzenlenen "Prof. Dr. İlber Ortaylı ile Tarih ve Gelecek" söyleşisine katıldı.

İYİ Parti Siyaset Akademisi Başkanı Aydın Adnan Sezgin, Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde düzenlenen söyleşide yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çok zor günlerden geçtiğini belirterek, "Bunda bilgi eksikliğinin, değerlendirme noksanlığının, bilginin sindirilememesinin ve zihniyet sapmalarının payı büyük. Bilge insanlara ve tavsiyelere en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz." dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, söyleşinin ardından Ortaylı'ya plaket verdi.