Evde kalınan günlerde sosyal medyadan canlı yayınlar gelir kapısı oldu

İSTANBUL (AA) – İZZET TAŞKIRAN – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle evde kalma sürecinde sosyal medya platformları aracılığıyla yapılan canlı yayınlar kazanç kapısı haline geldi.

Ünlülerin yanı sıra yeni isimlere de fırsatlar sunan canlı yayınlar, internet, yazılım, kamera, mikrofon, tripod, ışık gibi aksesuar ve dekor harcamalarıyla yeni bir sektörün oluşmasını sağladı. Telif haklarına uygun özgün içeriklerden oluşan, binlerce kişi tarafından izlenebilen programlardan, sponsor ve reklam gelirlerinin yanı sıra popüler video sitelerinde tıklama başına ücret ödenmesi sayesinde gelir elde ediliyor.

Bilişim Grubu Başkanı ve siber güvenlik uzmanı Şenol Vatansever, koronavirüs ile ilgili tedbirler kapsamında kamu kurumlarında ve özel sektörde çalışanların büyük bir kısmının evden çalışmaya devam ettiğini söyledi.

İşçilerin evden çalışabilme taleplerinin artık "yeni normal" haline geldiğini ifade eden Vatansever, kurumların ve şirketlerin video konferans çözümlerini aktif olarak kullanmaya başlamasıyla çalışanların yayıncılık alanındaki yetkinliklerinin de arttığını belirtti.

Canlı yayınların hızla benimsendiğini ifade eden Vatansever, "Canlı yayınlarla daha çok YouTuberlar ile özdeşleşmişken, artık kurumsal ve bireysel amaçlı birçok kişi farklı sosyal medya platformlarından canlı yayın yapıyor. Canlı yayınlar mevcut müşterilerle etkileşimleri artırırken, ürünlerini tanıtma fırsatı bulduğu müşteri adaylarına da satış yapma fırsatlarını getiriyor." diye konuştu.

– "Müşteriler de dahil oluyor"

Vatansever, artık Kişisel Verilerin Korunması Kanununu (KVKK) kapsamına video konferansa müşterilerin de dahil edildiğini kaydetti.

Salgın sürecinde yaşananların ülkelerin her alanda kendi kendine yetebilmesi gerektiğini gösterdiğine dikkati çeken Vatansever, "KVKK'nın teknoloji alanında işaret ettiği en önemli kriterlerden biri hizmet alınan bulut firmasının merkezinin hangi ülke sınırları içerisinde bulunduğu olduğundan, yaptırımlarla karşılaşılmaması için Türkiye'deki kişilerin verilerinin Türkiye'de işlenmesi gerekiyor. Ayrıca Milli Teknoloji Hamlesi ışığında ve cari açığa da olumlu katkı olarak büyük kurumların yerli yazılım ve bulut şirketlerine daha fazla iş verme sorumlulukları var. Son 5 yılda kurulup Türkiye'de ve uluslararası platformlarda başarılara imza atan bulut şirketlerinden hizmet alınmasını öneriyorum." değerlendirmesini yaptı.

Vatansever, YouTube, Instagram, Twitter/Periscope, Facebook, Twitch ve LinkedIn gibi sosyal medya platformlarından aynı anda yayın için OBS (Open Broadcaster Software) yazılımının ücretsiz kullanılabileceğini söyledi.

Vatansever, yedi kişiye kadar konuk alarak canlı yayını zenginleştirebilen daha profesyonel yayınlar yapabilmek için "Wirecast" programının kullanılabileceğini, bazı operatörlerin evden çalışanlara destek olmak için yükleme hızlarını artırdığını kaydetti.

Bunun geçici olduğu ifade eden Vatansever, "Gerekli olan yüksek yükleme hızları için internet servis sağlayıcılarında uygun paket bulunamaması durumunda alternatif olarak yerli bulut şirketlerinden uygun sanal sunucu alınarak, yayınlar kesintisiz ve kaliteli olarak yapılabilir." dedi.

– YouTube, canlı yayın için en az bin abone istiyor

Prdio Video Ajansı Genel Yayın Koordinatörü Said Gayberi ise verimli bir canlı yayın için internet bağlantısındaki "upload" hızının çok önemli olduğunu, kullanıcıların bunu hız testiyle ölçebileceklerini belirtti.

YouTube, Facebook ve Twitch uygulamalarının en tercih edilen platformlar olduğunu, burada hesabı olan kişilerin canlı yayın yapma özelliğini hemen aktifleştirmeleri gerektiğini dile getiren Gayberi, canlı yayınların özellikle sosyal medyada binlerce takipçisi bulunan popüler isimler için gelir getirici modellere uygun olduğunu ifade etti.

Gayberi, "Influencer Marketing" yönteminin canlı program içeriklerinde önemli hale geldiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Yüksek sayıda takipçisi olan kullanıcıların bir ürün ya da marka hakkında deneyimlerini aktarması modeli canlı yayınlarda da geçerli ve yoğun ilgi görüyor. Bunun yanında bazı sektörel programlarda görsel unsurlu reklam alınabiliyor. Ayrıca sosyal medya fenomenleri veya ünlülerin yayınlarına, uzman olarak katılan isimler, talep edildiği takdirde bunun için bir bedel ödeyebiliyor. YouTube gibi platformlar üzerinden canlı yayınlarda, kriterlere uygun kanal sahipleri görüntüleme başına para kazanıyor. Canlı yayınlar sayesinde kanalın aboneleri arttığında, bu kişilerin videolarda çıkan reklamları izlemesiyle belirli bir ücret kanal sahibine ödeniyor. Ancak YouTube, sadece bin ya da üstü abonesi olan hesaplar için mobilden canlı yayın özelliğinin aktivasyonunu gerçekleştiriyor."

Canlı yayınlarda kalitelinin arttırılması için aksesuar kullanımın önemli olduğunu dile getiren Gayberi, uzun süren yayınlarda titremeyi önlemek için basit masa üstü telefon tripodu kullanılabileceğini söyledi.

Ekranın bölündüğü çoklu katılımcılı yayınlar için "meeting" yazılımlarının kullanılması gerektiğini kaydeden Gayberi, yayınlarda olabildiğinde özgün içeriklerin üretilmesi gerektiğini, hazır video ve sesleri telif ödemeden kullananların uyarı alacağını ve kanalların kapanmasına neden olabileceğini sözlerine ekledi.

– Ön kamerası iyi telefonlara rağbet

Sosyal Medya Uzmanı Sedat Coşkun da salgın nedeniyle mevcut şartların insanların ihtiyaç sıralamasını değiştirdiğini anlattı.

Vatandaşların bir mekanda buluşma yerine toplu katılımlı canlı yayın düzenlediğini ifade eden Coşkun, iyi bir yayın için cep telefonu, mikrofon, ışık ve internet hızı gibi imkanların etkili olduğunu belirtti.

Coşkun, canlı yayın kalitesi için ön kamerası iyi telefonlara rağbet gösterildiğini dile getirerek, "Kamera ile ses çıkış ve giriş kalitesinin de bu anlamda satın alma süreçlerini etkilediğini görüyoruz. Son 2 aylık satış verilerine bakıldığında orta segment ve akıllı telefonların satışlarının arttığını söyleyebiliriz. Bu telefonların bütçeleri 4-13 bin lira aralığında değişiyor. Instagram gibi platformlar canlı yayın konusunda çok etkili olduğu için bu uygulama kullanılırken görüntü kalitesini düşürmeyen marka akıllı cihazların daha çok tercih edildiğini söyleyebiliriz." dedi.

İnternet hızının yayını etkilediğine dikkati çeken Coşkun, kullanıcıların mevcut internet sağlayıcılarından aldıkları hizmet paketini yükselttiklerini ya da firmaları değiştirdiklerini ifade etti.

Coşkun, yüksek hızlı paketlerin aylık 150-300 lira aralığında olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Kullanıcılar evlerindeki ışık yetersizliği nedeniyle canlı yayın veya görüntülü görüşmeler için taşınabilir spot ışık satın alabiliyor. Bu ışıklarla yayınlarını daha kaliteli hale getirebiliyorlar. Işıkların daha çok çalışma masanın üstüne konumlandırılabilecek küçüklükte olanların 90-170 lira aralığında olduğu görülüyor. Yayıncıların, seslerinin karşı tarafa daha iyi ulaşmasını sağlamak ve onlardan gelen sesleri daha kaliteli şekilde almak amacıyla kablolu ve mikrofonlu kulaklıklar kullandıklarını görebiliyoruz. Fiyat-performans olarak bu tür ürünlerin en çok tercih edilenleri 200-500 lira gibi fiyatlardan satılıyor."

'Yalan bilgi salgını virüs kadar tehlikelidir' uyarısı

ANKARA (AA) – Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle her gün yüzlerce kişi hayatını kaybediyor.

Bu kritik sürece rağmen sosyal medya üzerinden virüse ilişkin, kaynağı belirsiz ses kayıtları ve sahte içerikler servis ediliyor. Bilimsel gerçeğe dayanmayan paylaşımlar, insanların daha fazla endişelenmesine neden olabiliyor.

Dijital İletişim Uzmanı Tolga Akkuş, sosyal medyada bilgi kirliliğine neden olan paylaşımlar ve bunların önlenmesine ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Geleneksel medyanın yanı sıra yeni medya platformlarının ana gündeminin de koronavirüs olduğunu hatırlatan Akkuş, bu yoğunlukta koronavirüs kadar viral yalanların da hızlı yayıldığına dikkat çekti.

WhatsApp’ta dolaşıma koyulan ses kayıtları, Twitter’dan paylaşılan asılsız bilgiler, Instagram’da yer verilen montajlı görsellerin bilgi kirliliğine neden olduğunu belirten Akkuş, “Asılsız bilgilerin sosyal medya üzerinden hızla yayılması sonucu ortaya çıkan yalan bilgi salgını, halk sağlığı açısından en az virüs kadar tehlikelidir.” ifadesini kullandı.

“Asılsız bilgi paylaşmak suçtur”

Koronavirüs ile mücadele kapsamında evlerine çekilen insanların vakitlerinin önemli kısmını internette geçirdiğini söyleyen Akkuş, bu süreçte kaynağı belirsiz bilgilerin paylaşılmamasının, evde kalmak kadar önemli olduğunu vurguladı.

Asılsız bilgilerin insan psikolojisi üzerinde onarılmaz izler bırakabileceğini dile getiren Akkuş, bilerek ya da bilmeyerek buna neden olanların suç işlediğini söyledi.

Kimi sosyal medya fenomenlerinin dikkati çekmek için sıra dışı arayışlara girdiklerini anlatan Akkuş, sonuç odaklı bu tür girişimlerin çoğu zaman içinden çıkılmaz bir hal aldığını ifade etti.

Akkuş, beğeni ve takipçi sayısını artırmak için halk sağlığını hiçe sayan paylaşımlar karşısında yapılması gerekenlere ilişkin şu önerilerde bulundu:

“Son zamanlarda şunu gördük ki sosyal medyanın neden olduğu panik ve korku, en az koronavirüs kadar hızlı yayılıyor. Yalan bilgi salgınından etkilenmemek, kendimizi ve çevremizi korumak için medya okuryazarlığımızı geliştirmeliyiz. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere resmi hesaplardan yapılan açıklamaların dışındakilere şüpheyle yaklaşmak gerekiyor. Bu şekilde bir bilgiyle karşılaştığınızda, güvendiğiniz kaynaklardan da böyle bir içeriğin olup olmadığını araştırın.

Son zamanlar mizahi haber sunan sitelerin oldukça popüler olduğunu görüyoruz. Buralardan yapılan paylaşımlar, gerçek zannedilebilir. Dikkatli incelendiğinde içerik, üslup ve sunum tekniği açısından gazete haberlerinden farklı olduğu anlaşılacaktır. Montajlanmış fotoğraflar da karşınıza çıkabilir. Bunları görsel arama motorlarından tersten arama tekniğiyle sorgulatın ve orijinal hallerine ulaşmaya çalışın. Ayrıca size şüpheli veya hatalı bilgiler gönderen kişileri, bu konuda daha duyarlı olmaya davet edin.”

“Visit İstanbul” projesi

İSTANBUL (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi Turizm Müdürlüğü, İstanbul’u ve değerlerini dijital platformları kullanarak uluslararası boyutta daha iyi tanıtmak amacıyla “Visit İstanbul” projesini hayata geçirdi.

İBB Basın Danışmanlığından yapılan açıklamaya göre, İBB Kültür Daire Başkanlığı Turizm Müdürlüğü, İstanbul’u daha etkili tanıtmak amacıyla "Visit İstanbul" adıyla yeni bir dijital turizm projesine imza attı.

Projeyle, dijital platformlar kullanılarak, İstanbul’un değerini uluslararası boyutta tanıtmak amaçlanıyor. Bu kapsamda öncelikle, iletişim stratejileri geliştirmek için hedef ülkeler belirlendi. ABD, Fransa, Almanya Birleşik Krallık, Körfez ülkeleri, Hindistan ve Çin olarak belirlenen hedef ülkelerin seyahat alışkanlıkları kapsamlı şekilde incelendi. İstanbul’un marka değerini arttırmak amacıyla, bu ülkelerle bir yıl boyunca turizm odaklı farklı stratejiler geliştirilerek hayata geçirilecek.

Visit İstanbul ile ayrıca, İstanbul’un önemli noktalarıyla ilgili anlık ve güncel arşiv oluşturmak da hedefleniyor. Visit İstanbul’un kolay ulaşılır ve etkin olabilmesi için, günümüz iletişim araçlarından web, mobil aplikasyon ve sosyal medya mecraları kullanılıyor.

– Seyahat fenomenleri İstanbul'a gelecek

Proje kapsamında gerçekleştirilecek tanıtım ve imaj kampanyası için mart ayı sonunda, dünyaca ünlü seyahat fenomenleri 5 gün boyunca İstanbul’da ağırlanacak. Fenomenler, ziyaretleri boyunca paylaşımlarını "#feelingistanbul hashtag’i ile yapacaklar. Aynı hashtagler ile, genel paylaşıma açık hesapları bulunan takipçiler arasında ödüllü yarışmalar düzenlenmesi de planlanıyor.

Tanıtım kampanyası kapsamında ayrıca; kitleler üzerinde pozitif algıya sahip dünyaca ünlü isimlerle, İstanbul temalı çekimler gerçekleştirilecek.

Bu kapsamda, ilk olarak şubat ayı sonunda sosyal medyanın moda fenomenlerinden dört isim İstanbul’da buluştu. İtalya’dan Laura Comolli, Çek Cumhuriyeti’nden Barbora Ondrackova, İsviçre’den Michele Krüsi ve ülkemizden Simla Canpolat; 3 gün boyunca dopdolu bir İstanbul turu yaparak, takipçileriyle paylaştı.

– İlk tanıtım filmi

Visit İstanbul projesinin ilk tanıtım filmi "Meet With History Of Your Dream City", projenin "YouTube, Instagram, Facebook ve Twitter" adreslerinden eş zamanlı olarak yayınlandı. İstanbul’un birbirinden renkli ve muhteşem görüntülerinin yer aldığı tanıtım filmi, sosyal medyada büyük ilgi gördü. Özgün müziklerle desteklenen filmde, İstanbul’un anıtsal tarihi mekânları gösteriliyor.

Tarih temalı filmin ardından; İstanbul’un lezzetlerinin tanıtılacağı "Gastronomi İstanbul", kültür sanat yaşamının tanıtılacağı "Kültür Sanatın Kalbi İstanbul" ve iş dünyasının tanıtılacağı "İş ve Yatırım Dünyasının Yükselen Yıldızı İstanbul" başlıklı filmler de dijital platformlardan paylaşılacak.

Bir Sosyal Medya Olarak: Youtube

Her birimiz her gün Facebook,Twitter ve İnstagram gibi sosyal ağlarla birlikte artık hemen her gün Youtube’da vakit geçirmekteyiz. Bazı zamanlar bir Youtuber’ın günlük yaşamına,heyecanlarına veya söylemek istediği herhangi bir şeye kulak veriyoruz ya da zamanda yolculuğa çıkıp geçmiş dönem programlarını izliyoruz. Yeni çekilmiş tüm klipleri bu mecrada takip ederken aynı zamanda nostaljik şarkı ve kliplere de yine Youtube’da ulaşabiliyoruz.

Yeni bir özne: Youtuber

Youtube ile birlikte hayatlarımıza Youtuberlar girdi. Bu kişiler hayatlarını,gezilerini,zevklerini ve
yeteneklerini video formatında bu kanalda paylaşarak bir çok insana ulaştılar. Yüzlerce,binlerce ve
hatta milyonlarca insanı kanallarına abone yapıp,yeni paylaşacakları içerikler için heyecan yaşamalarını sağladılar.

Kurulduğu Zamanlarda Youtube

Garip gelebilir fakat youtube başlangıçta üç arkadaşın kurduğu bir arkadaşlık,tanışma sitesiydi. Chad Hurley, Jawed Karim, Steve Chen Paypall’da başlayan arkadaşlıklarını, Paypall’ın el değiştirmesinin ardından oradan ayrılarak sürdürmüş ve bu arkadaşlık sitesini kurmuşlardı. Arkadaşlık sitesine karşı heyecanlarını yitiren bu üçlü internette video izlemek için düzgün bir plartfom olmadığını fark ettiklerinde Youtube’u bir video platformuna çevirdiler.

Youtube’un İlk Videosu

Youtube’a yüklenen ilk video Jawed Karim tarafından çekilen bir hayvanat bahçesi videosudur. Bu video yoğun ilgi görmüş ve günümüzdeki Youtube’un oluşumu bu şekilde başlamıştır.

Yakın Gelecekte Youtube

Tüm bu bilgilerin ışığında gümüzde Youtube’a baktığımızda, yakın gelecekte çoğu kişinin Twitter hesabı olduğu gibi Youtube hesabının da olacağı ve bu hesaplarla sadece Youtuber takibi değil bizzat Youtuber olunacağını ön görmekteyim. Video formatında paylaşımların burada yapılacağı ve tanıdığınız insanlarla takipleşip birbirinizin yaşamını sadece İnstagram’dan değil buradan görüntü ve konuşmalarla takip edeceğinizi söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Herkesin ufak çaplı Twitter ve İnstagram fenomeni olduğu günümüzden yakın gelecekte artık Youtube’da da çoğu kişinin ufak çaplı fenomenlik yaşayacaklarını ve birer Youtuber olacaklarını söylemek fazla afaki olmayacağı kanaatindeyim.

Yazar: Afa’dan