İran-Irak Savaşı'nın yıl dönümünde Tahran meydanında ağır silahlarla gövde gösterisi – TAHRAN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Sergilenen ağır silahlardan detaylar TAHRAN (AA) – İran'da, Irak ile 8 yıl süren savaşın yıl dönümü nedeniyle Kutsal Savunma Haftası etkinlikleri çerçevesinde başkentin merkezindeki meydanda ağır silahlar sergilendi.

İran Meclisinin yanındaki Baharistan Meydanı'nda sergilenen füzeler, tanklar, füze bataryaları, roketler, askeri araçlar ve diğer ağır silahlar vatandaşların ilgi odağı oldu.

Her sene Kutsal Savunma Savunma Haftası etkinlikleri çerçevesinde başkent Tahran ve diğer şehirlerin ana caddeleri, meydanları, durakları ve merkezi yerleri savaşa ait kareler ve mesajlarla donatılıyor.

İran yönetimi, 22 Eylül 1980 ile 20 Ağustos 1988 arasında 8 yıl süren ve yaklaşık 1 milyon kişinin öldüğü savaşı zihinlerde diri tutmak ve “devrimin önemli bir kazanımı” olarak sunmak için çeşitli etkinlikler ve askeri gövde gösterileri düzenliyor.

Savaşta ölen ve cenazeleri sonradan muhtelif zamanlarda bulunan askerler için de genel olarak “Kutsal Savunma Haftası” öncesi toplu cenaze törenleri tertip ediliyor.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bu sene askeri geçit töreni düzenlenmedi ancak dün güneydeki Hürmüzgan eyaletindeki Bender Abbas Limanı'nda yapılan törenle 188 yerli insansız hava aracı ve helikopter Devrim Muhafızları Ordusu'na teslim edildi.

İran'da Kovid-19 vakaları eylülde en üst seviyeye çıktı – TAHRAN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Tahran sokaklarından kalabalık detayları
– Maskeli insanlardan detaylar
– Kapalı çarşıdan kalabalık detayları
– Tahranlı eğitimci İbrahim Kanavati'nin açıklaması
– Tahranlı Rukiye Selimi'nin açıklaması
– İranlı Ahmed Zerabadi'nin açıklaması – Ülkede mart ayından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izleyen Kovid-19 vakaları bu ay en yüksek rakamlara ulaştı
– İran halkı, vaka artışlarını sosyal mesafe, maske ve hijyen gibi sağlık kurallarına uyulmaması, okulların açılması ve muharrem törenlerinin yapılmasına bağlıyor
– Tahranlı eğitimci İbrahim Kanavati:
– “Okullar açılması, mezhebi törenlerin düzenlenmesi vakaların artışına neden olmuştur. Hükümetin yasak uygulamasına ve iş yerlerini kapatmasına karşıyım. Çünkü yaşam için ekonomik çarkın dönmesi lazım”
TAHRAN (AA) – MUHAMMET KURŞUN – İran'da mart ve hazirandaki yükselişin ardından ağustos sonlarına doğru düşüşe geçen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakaları eylülde zirve yaptı.

Ülkede mart ayında yükselen ve mayısta düştükten sonra haziranda tekrar artan Kovid-19 vakaları en son ağustos sonlarına doğru azaldı ancak eylül ayında en yüksek sayıları gördü. Sonbaharda grip salgını da beklendiği için Kovid-19'un çok daha tehlikeli hale gelmesinden endişe ediliyor.

Vaka artışları önemli oranda ağustos sonlarındaki muharrem etkinlikleri ve eylül başındaki ilkokul, ortaokul ve liselerin açılmasına bağlanırken sağlık yetkilileri üçüncü dalga uyarısında bulunuyor.

Kovid-19 salgınındaki artışlar üzerine AA ekibi, başkent Tahran'da sokağın nabzını tuttu.

İran halkı, vaka artışlarını sosyal mesafe, maske ve hijyen gibi sağlık kurallarına uyulmaması, okulların açılması ve muharrem törenlerine bağlıyor.

– “Mezhebi törenlerin düzenlenmesi vakaların artışına neden olmuştur”

Maske ve diğer sağlık kurallarına riayet edilmesini isteyen eğitimci İbrahim Kanavati, hükümetin kısıtlamaları geri getirmesini, yasaklar uygulamasını ve iş yerlerini kapatmasını doğru bulmadığını söyledi.

Okulların açılmasını da eleştiren Kanavati, mevcut şartlarda uzaktan eğitimin daha iyi olduğunu savunarak şunları söyledi:

“Okullar açılması, mezhebi törenlerin düzenlenmesi vakaların artışına neden olmuştur. Hükümetin yasak uygulamasına ve iş yerlerini kapatmasına karşıyım. Çünkü yaşam için ekonomik çarkın dönmesi lazım. Halkımızın sağlık kurallarına uyması ve hijyene dikkat etmesi artık bir kültür haline gelmelidir.”

– “Vakaların tekrar artmasının nedenlerinden biri okulların açılmasıydı”

Tahranlı Rukiye Selimi de halkın sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymamasından yakınarak, “Vakaların tekrar artmasının nedenlerinden biri okulların açılmasıydı. Koronaya yakalanmış öğretmenler okula gitti ve diğerlerinin de yakalanmasına neden oldu.” görüşünü paylaştı.

Salgının kontrol altına alınması için hükümetin kısıtlamaları geri getirmesini isteyen Selimi, insanların çok yakın temas halinde olmasını eleştirdi.

– “Hükümet kısıtlamaları geri getirmelidir”

Zeyneb Rizayi de karşılıklı olarak halkın ve hükümetin salgına karşı bazı adımlar atması ve iş birliği yapmasını gerektiğini belirtti.

Rizayi, “Toplu taşıma araçlarında çok fazla izdiham yaşanıyor. Halk gerekli gereksiz dışarı çıkıyor ve büyük bir yoğunluk oluşuyor, korona da bu yüzden artıyor. Okullar kapalı olmalı. Okullar açılınca tüm sorunlarımız çözülecek mi? Hükümet kısıtlamaları geri getirmelidir, çünkü bu kadar insanın hepsi zorunlu olarak mı dışarı çıkmıştır?” dedi.

Ahmed Zerabadi ise vaka artışlarının halkın dikkatsizliğinden kaynaklandığını ifade ederek, okulların kapalı kalması ve eğitimin online yapılması gerektiğini söyledi.

Ürünlerin açık değil kapalı olarak paket halinde satılması gerektiğini dile getiren Zerabadi, “Hükümet sürekli 'şunu yaptık, bunu yaptık' diyor fakat bu sadece laftadır. Esnaf toza ve kire daha fazla dikkat etmelidir. Mallarını dışarı koyuyorlar ve tüm kir toz üzerine geliyor, sonra vatandaş onu alınca hasta oluyor.” diye konuştu.

Kovid-19 İran'da ilk kez 19 Şubat'ta Kum kentinde tespit edildi, ardından tüm ülkeye yayıldı.

Salgında günlük vaka sayısı 30 Mart'ta 3 bin 186'ya ulaştı. Alınan tedbirlerle günlük vaka sayısı 2 Mayıs'ta 802'ye düştü, 4 Haziran'da tekrar 3 bin 574'e yükseldi.

Ülkede 31 Ağustos'ta 1642'ye düşen günlük vaka sayısı 22 Eylül'de salgının başından bu yana zirve yaparak 3 bin 712 olarak kaydedildi. Dün ise 3 bin 605 oldu.

Günlük can kayıpları ise eylül başında 101 olurken dün 184 olarak açıklandı.

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, eylül başında yaptığı açıklamada, insanların gidiş gelişlerinin ve hareketliliğinin etkisinin 2 hafta sonra vaka ve yatırılan sayısında, 4 ila 6 hafta sonra da can kayıplarında etkisini göstermeye başladığını söylemişti.

Ruhani: “ABD, İran ile ekonomik savaşa girdi” – TAHRAN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Toplantı salonundan görüntüler
– İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin açıklamaları – “ABD, devrimin 40'ıncı yaşını görmeyeceğini söyledi. Mehrabad Havalimanı'nda önlerine kırmızı halı serileceğini düşündüler. (ABD Başkanı Donald) Trump, Avrupalı liderlere '3 ay sabredin İran rejimi yıkılacak' demişti. Bunu iki Avrupalı lider bizzat bana söyledi”
TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD'nin dolar, bankacılık ve çok uluslu şirketlerin imkanlarını kullanarak Tahran ile ekonomik savaşa girdiğini söyledi.

Başkent Tahran'daki Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Ruhani, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlarını eleştirdi.

ABD'nin İran'ın tüm ekonomik kanallarını kapatmayı hedeflediğini söyleyen Ruhani, “Bize yönelik ekonomik ambargolar 1980'den bu yana var ancak ekonomik savaş 2018'de başladı. Mevzubahis olan yaptırım değil ekonomik savaştır. Ekonomik savaştayız. ABD, dolar, bankacılık faaliyetleri ve ağları ile finans ve çok uluslu şirketlerin imkanlarını kullanarak İran ile ekonomik savaşa girdi.” ifadelerini kullandı.

Ruhani, ABD'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) silah ambargosunu yenilemede başarısız olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“ABD iki sene önce nükleer anlaşmayı yok ettiğini söyledi ancak anlaşma ona karşı koydu ve BMGK'da onları rezil etti. ABD, 13 ülkenin kendisine karşı duracağını düşünemedi. Bu, İran'ın başarısı ve zaferidir. İran, 40 sene önce olduğu gibi bugün de BM'de büyük bir hukuki, siyasi ve diplomatik zafer kazanmıştır.”

– ABD'nin İran politikasına Saddam'lı benzetme

1980-1988'deki İran- Irak Savaşı'na da değinen Ruhani, Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in o dönem “hesap hatası” yaptığını, bugün de ABD'nin İran'a karşı ekonomik savaş yürüterek aynı hataya düştüğünü savundu.

Saddam'ın Ahvaz'ı bir hafta içinde almayı planladığını, ABD'nin de yaptırımlarla İran'ı 3 ay içinde devirme hesapları yaptığını ileri süren Ruhani, “ABD, devrimin 40'ıncı yaşını görmeyeceğini söyledi. Mehrabad Havalimanı'nda önlerine kırmızı halı serileceğini düşündüler. (ABD Başkanı Donald) Trump, Avrupalı liderlere '3 ay sabredin İran rejimi yıkılacak' demişti. Bunu iki Avrupalı lider bizzat bana söyledi.” diye konuştu.

İranlı akademisyen Abdulkerimi: İran'da devletle halk arasındaki mesafe giderek artıyor

İSTANBUL (AA) – İran’daki İslami Azad Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Bijen Abdulkerimi, ülkesinde devlet ile millet arasındaki mesafenin arttığını, talepleri karşılanmayan toplum kesimlerinin 2017’de olduğu gibi yeniden sokak gösterilerine başvurabileceğini söyledi.

“Etemadonline” haber sitesine konuşan Abdulkerimi, “Halkın taleplerinin dikkate alınmaması devletle millet arasındaki mesafenin artmasına neden oluyor. Malesef 1979 devriminden sonra ‘Devlet-Millet Kaynaşması’ hedefi başarısız oldu.” dedi.

İktidarla halk arasında karşılıklı bir ilişki kurulması gerektiğini, eğer böyle olmazsa iki taraf arasındaki siyasi mesafenin günden güne artacağını ve krizin giderek derinleşeceğini dile getiren Abdulkerimi, şöyle devam etti:

“Toplumsal memnuniyetsizliğin ana nedeni az gelişmişliktir. 1979 devriminde siyasi yapıları değiştirdik ancak sosyal ve ekonomik yapıları değiştirmede başarısız olduk. Sonuçta; sosyal gerçeklik ve tarihsel varoluşumuz değişmedi. Mustazaf (ezilen), mustazaf olarak kaldı, ulusal paramızın değeri gitgide düştü, nihayeten halkın alım gücü günbegün geriledi. Bu nedenle hem alt hem de orta sınıf şikayet ediyor. Alt sınıf son yıllarda daha da eziliyor.”

Ekonomik sorunlar nedeniyle 2017’de patlak veren sokak gösterilerinin beklenen sosyal bir süreç olduğuna işaret eden Abdulkerimi, “Yine kesinlikle gösteriler olacaktır. Bu durumdan çıkmak için, ülke yönetiminde yapısal değişiklikler gerekmektedir fakat her şey siyasete kurban edildiği için bu mümkün olmuyor.” diye konuştu.

“Aralık 2017” ve “2019 Benzin Zammı” olayları

İran’ın Meşhed kentinde 28 Aralık 2017’de bir grup göstericinin, ülkedeki hayat pahalılığı, işsizlik ve yolsuzluk gibi sorunları protesto etmesiyle başlayan olaylar kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüşmüştü.

Tahran, Kirmanşah, Senendeç, Zencan, Şiraz, Kum, Ahvaz, Zahidan, Erak ve Hurrem Abad gibi pek çok kente yayılan olaylarda 25 kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 5 bin gösterici gözaltına alınmıştı.

Söz konusu olaylardan 2 yıl sonra bu sefer İran halkı, 15 Kasım 2019’da Yargı Erki Başkanı, Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanı’ndan oluşan Ekonomi Koordinasyon Yüksek Konseyinin kararıyla benzin fiyatının 1000 tümenden 3 bin tümene yükseltilmesinin ardından protestolara başlamıştı.

Ülkenin birçok kentinde 3 gün süren gösterilerde kamu binaları, bankalar, benzin istasyonları tahrip edilmiş, marketler yağmalanmıştı.

Emniyet güçlerinin müdahale ettiği gösterilerdeki ölü ve yaralı sayısı hakkında İran makamlarınca resmi açıklama yapılmazken, Uluslararası Af Örgütü en az 304, Reuters haber ajansı ise 1500 kişinin öldüğünü duyurmuştu.

İran Meclisi Kum Milletvekili Mücteba Zünnur, olaylardan 7 ay sonra haziran ayında yaptığı açıklamada, benzin zammı protestolarında 6’sı emniyet görevlisi 230 kişinin hayatını kaybettiğini belirtmişti.