İran merkezli Dünya İslami Uyanış Kurultayı, BAE ve Bahreyn'in İsrail'le normalleşmesini kınadı – TAHRAN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ali Ekber Velayeti'nin açıklaması İran merkezli Dünya İslami Uyanış Kurultayı, BAE ve Bahreyn'in İsrail'le normalleşmesini kınadı
– İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Uluslararası İlişkiler Danışmanı Ali Ekber Velayeti:
– “Bahreyn ve BAE yöneticileri siyonist rejimi resmen tanıyarak yanlış ve zararlı bir adım atmıştır. İslam dünyasının genelinde bunlara gerçek muhalefet dalgası oluşmuştur”
– “Körfez'deki bazı ülkeler boş umutlarla ABD ve İsrail'in kuklası oldular”
TAHRAN (AA) – İran merkezli Dünya İslami Uyanış Kurultayı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'in İsrail ile ilişkileri normalleştirme anlaşmaları imzalamasını kınayarak Filistin davasına destek çağrısında bulundu.

Genel Sekreterliğini İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Uluslararası İlişkiler Danışmanı Ali Ekber Velayeti'nin yaptığı İran merkezli Dünya İslami Uyanış Kurultayı, BAE ve Bahreyn'in İsrail ile ilişkileri normalleştirme anlaşmasını dün Beyaz Saray'da imzalamaları üzerine 50 ülkeden alim, düşünür, uzman ve aydının katılımıyla başkent Tahran'da video konferans aracılığıyla olağanüstü toplantı düzenledi.

Toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, Filistin'in İslam dünyasının ilk meselesi olduğu belirtilerek, “Filistinli hareketler, 70 yılda direniş ve müzakere yoluyla Filistin'in bağımsızlığı için çaba gösterdiler. Uzun müzakere süreçlerinde İsrail rejimi, şehirleri genişletmekten ve emperyalist güçlerin desteğini almaktan başka bir şey yapmadı. Bu süreçte fırsatlar elden kaçtı ve Filistin halkı için hiçbir kazanım olmadı.” ifadeleri kullanıldı.

BAE ve Bahreyn ile İsrail arasında yapılan anlaşmanın kınandığı açıklamada İslami ve uluslararası kamuoyuna Filistin davasını destekleme çağrısı yapıldı.

İran merkezli Dünya İslami Uyanış Kurultayı Genel Sekreteri Ali Ekber Velayeti de düzenlediği basın toplantısında “BAE ve Bahreyn attıkları bu adımın hesabını verecekler” tehdidinde bulunarak, “Bahreyn ve BAE yöneticileri siyonist rejimi resmen tanıyarak yanlış ve zararlı bir adım atmıştır. İslam dünyasının genelinde bunlara gerçek muhalefet dalgası oluşmuştur. Körfez'deki bazı ülkeler boş umutlarla ABD ve İsrail'in kuklası oldular.” diye konuştu.

İsrail ile BAE ve Bahreyn arasında varılan “ilişkilerin normalleştirilmesine” yönelik söz konusu anlaşmalar, dün Beyaz Saray'da imzalanmıştı.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani: “Bazı Arap ülkeleri, bölgede İsrail'e üs vermek istiyor ancak sonuçlarından sorumlu olacaklar” – TAHRAN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin açıklaması – “Ne yazık ki halkları Müslüman, dindar ve İslam'ın taraftarı olan bölgedeki bazı ülkelerin yöneticileri ne din biliyor ne de kendi halklarına ve Filistin'e karşı borçlarını biliyor. Filistin'e karşı işlenen suçlar her gün daha da artarken bu ülkeler İsrail'e nasıl el uzatabilir”
ANKARA (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İsrail ile ilişkileri normalleştiren Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi Arap ülkelerinin bölgede Tel Aviv yönetimine üsler tahsis etmeyi planladığını ancak bölgede yaşanması muhtemel kötü sonuçlardan tamamen bu ülkelerin sorumlu olacağını belirtti.

İran devlet televizyonuna göre, Cumhurbaşkanı Ruhani, başkent Tahran'da Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Washington'un, İran'a yönelik BM yaptırımlarını getirmek için 21 Ağustos'ta devreye soktuğu sürece işaret eden Ruhani, “Bu bir aylık bir süreç ve şehriver ayının sonunda (İran takvimine göre 20 Eylül) tamamlanacak. Çok şükür ki ABD bu süreci başlatmakta başarı sağlayamadı.” ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun pazar gününden itibaren Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının tekrar uygulanacağına dair açıklamasının geçerli olmadığını söyleyen Ruhani, “Dünyada yalnızca iki-üç ülke ABD'nin peşine takılmıştır. Bunlar gayrimeşru siyonist rejim (İsrail) ile bir ya da iki küçük ülkedir. Bunun dışında kimse ABD'ye eşlik etmedi.” diye konuştu.

Ruhani, nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarının da ABD'ye karşı çıktığını ve böylece İran'ın ABD'ye karşı büyük bir zafer kazandığını ifade ederek, “İran halkının zaferini şimdiden kutluyorum.” dedi.

Konuşmasında İsrail ile ilişkileri normalleştirme anlaşması imzalayan BAE ve Bahreyn gibi Arap ülkelerini de eleştiren Ruhani, şöyle konuştu:

“Ne yazık ki halkları Müslüman, dindar ve İslam'ın taraftarı olan bölgedeki bazı ülkelerin yöneticileri ne din biliyor ne de kendi halklarına ve Filistin'e karşı borçlarını biliyor. Filistin'e karşı işlenen suçlar her gün daha da artarken bu ülkeler İsrail'e nasıl el uzatabilir. Onlara (İsrail) bölgede üs vermek istiyorlar. Bununla ilgili muhtemel kötü sonuçlardan bölgenin düzenlemelerini ve güvenliğini ihlal eden ülkeler sorumlu olacaktır.”

İran'da Kovid-19'a yakalanan çocuk sayısı artıyor

TAHRAN (AA) – İran’da ağustos ayının sonlarına doğru düşüşe geçen Kovid-19 vakaları, Aşure Günü törenlerinin ardından yeniden yükselişe geçti. Ülke genelinde 31 Ağustos’ta 642 olarak açıklanan günlük vakalar dün 1000’in üzerinde artışla 2 bin 705 olarak kaydedildi. Hayatını kaybedenlerin sayısı da 1 Eylül’de 101 kişiye düşerken 14 Eylül’de 156 dün de 140 oldu.

Tahran’da Kovid-19’a yakalanan çocuklar için pandemi bölümü

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, insanların gidiş gelişlerinin ve hareketliliğinin etkisinin 2 hafta sonra vaka ve yatırılan sayısında ve 4 ila 6 hafta sonra da can kayıplarında etkisini göstermeye başladığını dile getirdi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre İran’da koronavirüs salgının görülmediği hiçbir bölge yok. Ülkenin 31 eyaletinden 28’i “kırmızı” ve “riskli” bölgeler olarak ilan edildi. Vakaların yeniden yükselişe geçmesinin ardından her yıl binlerce İranlının katıldığı Erbain Yürüyüşü merasimi iptal edildi.

Kovid-19 salgını bütün dünyada olduğu gibi İran’da da etkisini artırmaya devam ederken Tahran yönetimi, ilkokul, ortaokul ve liseleri yüz yüze eğitime açtı. Hükümetin bu adımına bazı siyasiler ve sağlık yetkilileri itiraz ederken, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, derslere katılımda zorunluluk şartı aramayacaklarını ve çocukların evden uzaktan eğitim için hazırlanan programları takip edebileceğini açıkladı.

İran’da okulların açılmasının çocukların sağlığını tehlikeye atıp atmadığıyla ilgili tartışmalar sürerken AA ekibi Tahran’daki Ali Asgar Çocuk Hastanesi Kovid-19 bölümünü ve burada tedavi gören koronavirüs hastası çocukları görüntüledi.

“Sonbaharda grip salgını ve Kovid-19 salgını aynı zamana denk gelecektir”

Hastanenin Kovid-19’a yakalanan çocuk hastalar bölümü başhemşiresi Süreyya Şucai AA muhabirine yaptığı açıklamada ağustostan bu yana pandemi bölümüne yatırılan hasta sayısında artış olduğunu söyledi.

Çocuklara yapılan testlerde pozitif oranın yükseldiğini ve 6 testten 3’ünün pozitif çıktığını aktaran Şucai, “Sonbaharda grip salgını ve Kovid-19 salgını aynı zamana denk gelecektir. Bu durumda tehlike daha da artacaktır. O yüzden ciddi tedbirlerin alınması gerekiyor. Şimdiye kadar Kovid-19 hastası çocuklara iyi bakabildik ve bu konuda herhangi bir sorunumuz yok fakat grip salgını da etkili olursa bizi zor günler bekliyor demektir.” şeklinde konuştu.

Ailelerden çocuklarını korumalarını ve sağlık kurallarına riayet ederek kendilerine yardımcı olmalarını isteyen Şucai, tedaviyle ilgili olarak da şunları söyledi:

“Koronavirüs hastalığı çocuklarda büyüklere göre daha hafif oluyor. Kovid-19’un çocuklardaki belirtisi daha çok ateş oluyor. Öksürük ve hapşırık gibi belirtiler büyüklere oranlara daha az.”

“Okullar kapalı kalmaya devam etmelidir”

Sağlık Bakanlığının çocukların salgına yakalanmaması için tedbir aldığını ve okulları tatil ettiğini hatırlatan Şucai, “Çocukların birbirinden ayrı kalması gerekmektedir. Okullar kapalı kalmaya devam etmelidir.” dedi.

Şucai, Kovid-19’un tespit edilmesi için çocuklara ve büyüklere uygulanan testler aynı olduğunu ve farklı bir uygulamanın olmadığını sözlerine ekledi.

İran Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ülkede yeni tip koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin yaş ortalamasının 67, hastalığa yakalananların yaş ortalamasının da 54 olduğu açıklanmıştı.

Muhabir: Muhammet Kurşun

Çocuk hastanesinde koronavirüsle mücadele – TAHRAN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Çocukların tedavisinden detaylar
– Sağlık personelinin çalışmaları
– Başhemşire Süreyya Şucai'nin açıklaması TAHRAN (AA) – İran'da koronavirüs vakalarındaki artış sürerken, başkent Tahran'daki Ali Asgar Çocuk Hastanesindeki çalışmalar da aralıksız devam ediyor. KOVİD-19 testleri pozitif çıkan çocuklar, özel bir bölümde tedavi ediliyor.
KOVİD-19 hastalarının tedavi edildiği bölümün başhemşiresi Süreyya Şucai, son dönemde koronavirüs şüphesiyle hastaneye gelen çocukların yarısının testinin pozitif çıktığını belirterek, okulların kapalı kalması gerektiğini vurguladı.

İran'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 140 artarak 23 bin 453'e yükseldi.

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, yaptığı açıklamada Kovid-19 salgını nedeniyle son 24 saatte 140 kişinin daha hayatını kaybettiğini ve 2 bin 705 yeni vaka tespit edildiğini belirtti.

Lari, böylece virüs kaynaklı toplam can kaybının 23 bin 453'e, vaka sayısının da 407 bin 353'e çıktığını aktardı.

Virüse yakalanan hastalardan 3 bin 811'inin durumunun ağır olduğunu söyleyen Lari, şu ana kadar iyileşenlerin sayısının da 349 bin 984'e ulaştığı bilgisini verdi.

Lari, ülkede toplam 3 milyon 613 bin 891 kişiye test yapıldığını aktardı.

Sözcü Lari, Tahran, Mazenderan, Gilan, Kum, İsfahan, Rezevi Horasanı, Doğu Azerbaycan, Kirman, Kuzey Horasan, Simnan, Yezd, Zencan ve Kazvin eyaletlerinin “kırmızı bölgeler”, Batı Azerbaycan, Elburz, Fars, Loristan, Hürmüzgan, Erdebil, Buşehr, Kirmanşah, Kohgiluye-Buyer Ahmed, Güney Horasan, Merkezi, İlam, Çaharmahal-Bahtiyari, Gülistan ve Huzistan'ın “riskli bölgeler” arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

İran'da günlük koronavirüs vakaları 31 Ağustos'ta 1642'ye, hayatını kaybedenlerin sayısı da 1 Eylül'de 101 kişiye düşmüştü. Muharrem etkinliklerinin ardından vakalar ve ölü sayıları yeniden yükselmeye başladı. Sözcü Lari, eylül başında yaptığı açıklamada insanların gidiş gelişlerinin ve hareketliliğinin etkisinin 2 hafta sonra vaka ve yatırılan sayısında ve 4 ila 6 hafta sonra da can kayıplarında etkisini göstermeye başladığını söylemişti.