İspanya Milli Futbol Takımı

İspanya'da Luis Enrique dönemi erken bitti

MADRİD (AA) – Teknik direktör Luis Enrique’nin, ailevi sebeplerden dolayı mart ayından bu yana yürütemediği İspanya Milli Takımı Teknik Direktörlüğü görevini nihai olarak bıraktığı açıklandı.

Luis Enrique’nin İspanya Milli Takımı’ndan ayrılışı, İspanya Futbol Federasyonu’nun (RFEF) Madrid’deki merkez binasında düzenlenen basın toplantısında duyuruldu.

RFEF Başkanı Luis Rubiales, teknik direktör Enrique’nin milli takım’daki görevini bıraktığını kendilerine bildirdiğini belirtip, yerine, şimdiye kadar Enrique’nin yardımcı antrenörü olan Robert Moreno’nun getirildiğini bildirdi.

Rubailes, “Bu karar Luis’in ve biz de saygı gösteriyoruz. İspanya Milli Takımı’nın kapıları ona her zaman açık olacaktır.” dedi.

Robert Moreno ile devam edilmesinin “şu an için en iyi karar” olduğunu kaydeden Rubiales, zaman ve alınan sonuçların haklı olup olmadıklarını göstereceğini söyledi.

Robert Moreno da kendisi için “acı tatlı bir gün” olduğunu söyleyip, “Teknik direktör olmayı hep istiyordum ama bu şekilde değil.” ifadelerini kullandı.

Moreno, “Luis, tüm etik konularda çok saygılı biri. Şimdi birinci teknik direktör benim ama ona sormam gereken bir şey olursa bunu yapmaktan çekinmeyeceğim. Şimdiye kadar yaptığımız gibi çalışmalarımızı kontrol edebilir ve bu beni rahatlatıyor. Futbolcuların sahada rakipleri ile en iyi şekilde mücadele etmelerine yardım edeceğiz.” şeklinde konuştu.

İspanya Milli Takımı’nın teknik direktörlüğüne 9 Temmuz 2018’de getirilen Enrique, ailevi sorunların ortaya çıkmasıyla Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu’nda 26 Mart’ta oynanan Malta-İspanya maçında takımın başında olmamış, milli takım kampını terk ederek Barselona’ya dönmüştü.

Bu tarihten itibaren milli takım ile bağlantılı çalışmalara katılmayan Enrique, Avrupa Şampiyonası elemelerinde 7 Haziran’daki Faroe Adaları ve 11 Haziran’daki İsveç maçlarında da yer almamıştı.

RFEF Başkanı Rubiales, son 3 maçtır takımın başında olan yardımcı antrenör Robert Moreno’yu teknik direktörlüğe getirerek yollarına devam etme kararı aldıklarını bildirdi.

2020 Avrupa Şampiyonası Elemeleri (F) Grubu’nda mücadele eden İspanya, oynadığı 4 maçı da kazanarak, 12 puanla lider durumda bulunuyor.

Muhabir: Şenhan Bolelli

Dünya Kupası'nda favoriler eleniyor

ANKARA (AA) – 2018 FIFA Dünya Kupası’nın sona eren son 16 turu aşamasında favori takımlardan İspanya, Portekiz ve Arjantin, turnuvaya veda ederek taraftarını hayal kırıklığına uğrattı.

Rusya’nın ev sahipliği yaptığı turnuvada çeyrek final heyecanı başlarken, 8 karşılaşmanın yapıldığı son 16 turunda birçok farklı istatistik ve sürprizler yaşandı.

Güney Afrika’da düzenlenen 2010 Dünya Kupası’nın şampiyonu İspanya, son Avrupa şampiyonu Portekiz ve dünyaca ünlü Barcelonalı yıldız Lionel Messi’nin formasını giydiği tarihinde iki dünya şampiyonluğu bulunan Arjantin, adlarını son 8 takım arasına adını yazdırmayı başaramayarak turnuvaya erken veda etti.

İspanya ev sahibine elendi

Sergio Ramos, Deigo Costa, Gerard Pique ve Andres Iniesta gibi fark yaratan yıldız oyuncuları ve pasa dayalı hücum oyunuyla turnuvanın favori adayları arasında gösterilen İspanya, turnuvaya sürpriz teknik direktör değişimiyle başladı.

İspanya Futbol Federasyonuna haber vermeden Real Madrid ile anlaştığı gerekçesiyle Julen Lopetegui’nin görevine şampiyonaya bir gün kala son verilirken, yerine ise takımın sportif direktörü Fernando Hierro getirildi.

Yaşanan olumsuz gelişmeye rağmen İspanya, zor da olsa en düşük puanlı grup lideri unvanıyla üst tura çıktı. B Grubu’nda Portekiz ile 3-3, Fas ile 2-2 berabere kalan İspanya, İran’ı ise 1-0 mağlup ederek 5 puan ve averaj farkıyla son 16 turu bileti aldı.

Bu turda ev sahibi Rusya ile karşılaşan İspanya, normal süresi ve uzatmaları 1-1 biten mücadele sonunda penaltılarda rakibine 4-3 yenilerek turnuvaya veda etti.

Rusya doludizgin yoluna devam ediyor

Rusya ise son yıllardaki en iyi performansına, düzenlediği turnuvada ulaşarak taraftarını mutlu etti.

Sovyetler Birliği döneminde bir Avrupa şampiyonluğu ve iki kez dünya dördüncülüğü elde etmesine rağmen sonraki süreçte düşüşe geçen Rusya, ev sahibi olduğu turnuvada ilkleri yaşadı.

1991 sonrası dönemde Dünya kupalarında grup aşamasını geçemeyen Rusya, bu turnuvada ise A Grubu’nu 2 galibiyetle ikinci sırada tamamlayarak ilk kez son 16 turuna kaldı. Başarılı performansını bu turda da sürdüren ve İspanya’yı eleyerek büyük bir sürprize imza atan Rusya, çeyrek finalde Hırvatistan ile karşılaşacak.

4 oyuncu değişikliği yapıldı

İspanya ile Rusya arasındaki mücadele, farklı bir yönüyle de futbol tarihi açısından ilke imza attı. Uzatmalara giden müsabakanın 97. dakikasında Rusya’da Daler Kuziaev’in yerine oyuna giren Aleksandr Erokhin, takımının değişen 4’üncü oyuncusu oldu. Bu karşılaşma, yeni çıkan “4. oyuncu değişikliği hakkı” kuralının kullanıldığı ilk Dünya Kupası maçı olarak kayıtlara geçti.

Iniesta veda etti

İspanya’nın efsane orta saha oyuncuları arasında yer alan Iniesta ise turnuvadan elenmelerinin ardından milli takım kariyerini noktaladığını açıkladı.

Altyapısından yetiştiği ve 32 kupa kazandığı Barcelona’dan 2017-2018 sezonu sonunda ayrılarak Japon ekibi Vissel Kobe’ye giden 34 yaşındaki Iniesta, Rusya karşılaşması sonunda yaptığı açıklamada, son milli maçına çıktığını belirterek, “Sanırım kariyerimin en kötü günü. Bazen sonlar, hayal ettiğiniz gibi olmuyor.” ifadelerini kullandı.

2008’de milli formayla Avrupa şampiyonluğu yaşayan İspanyol yıldız, 2010 FIFA Dünya Kupası finalinde ise tarihe geçti. Normal sürenin 0-0 tamamlanmasıyla uzatmaya giden maçın 116. dakikasında Hollanda filelerini havalandıran Iniesta, İspanya’nın tarihindeki ilk Dünya Kupası’nı kazanmasında başrolü oynadı.

136 milli maçta görev alan ve 13 gole imza atan Iniesta, İspanya’nın bir kez daha Avrupa Futbol Şampiyonası’nı kazandığı 2012’de UEFA’nın verdiği Avrupa’da Yılın Futbolcusu Ödülü’nü de aldı.

Ronaldo’lu Portekiz hayal kırıklığı yaşadı

Fransa’da düzenlenen 2016 Avrupa Şampiyonası’nı kazanarak dikkati çeken Portekiz Milli Takımı ise son 16 turunda Uruguay’a elenerek taraftarını üzdü.

B Grubu’nu 5 puanla İspanya’nın ardından averaj farkıyla ikinci sırada tamamlayan Portekiz, son 16 turunda ise Uruguay’a 2-1 kaybederek çeyrek finale kalamadı.

Grup maçlarında attığı gollerle takımının son 16 turuna kalmasında başrolü oynayan Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo ise Uruguay karşısında etkisiz bir performans gösterdi ve turnuvayı 4 golle tamamladı.

Messili Arjantin çeyrek final göremedi

Dünya Kupası’nı 1978 ve 1986 yıllarında kazanan, 1990 ve 2014’te ise finale kalan Arjantin, bu turnuvada ise son 16 turundan öteye geçemedi.

D Grubu’ndaki ilk maçında İzlanda ile 1-1 berabere kalarak ve ikinci maçında Hırvatistan’a 3-0 yenilerek beklentilerin altında kalan “Tangocular”, gruptaki üçüncü maçında Nijerya’yı son dakikalarda bulduğu golle 2-1 mağlup ederek 4 puanla üst tur bileti alabildi.

Son 16 turunda ise 2-1 öne geçtiği karşılaşmada Fransa’ya 4-3 mağlup olarak turnuvaya veda eden Arjantin’de yıldız oyuncu Messi, yetersiz performansı nedeniyle eleştirilerin odağında kaldı. Barcelonalı yıldız, turnuvayı 1 gol ve 2 asistle tamamladı.

Mbappe tarihe geçti

Paris Saint-Germain’de forma giyen Fransa’nın 19 yaşındaki yıldızı Kylian Mbappe ise Arjantin’e attığı 2 gol ve yaptırdığı penaltı ile maçın kahramanı oldu.

Fransız forvet, 1958’de 17 yaşındayken hat-trick yapan Brezilyalı efsane futbolcu Pele’den sonra bir Dünya Kupası maçında 2 gol atan en genç oyuncu unvanını elde etti.

Mascherano da milli kariyerini noktaladı

Uzun yıllar Barcelona forması giymesinin ardından geçen sezon devre arasında Çin’in Hebei China Fortune takımına transfer olan Javier Mascherano ise Fransa yenilgisinin ardından milli formayı bıraktığını duyurdu.

Turnuvadaki tüm karşılaşmalarda 90 dakika boyunca sahada kalan ve dördüncü Dünya Kupası’na katılan 34 yaşındaki Mascherano, 147 maça çıktığı Arjantin Milli Takımı’nda en çok forma giyen oyuncu unvanını elinde tutuyor.

Belçika’dan tarihi geri dönüş

Kadrosunda Eden Hazard, Romelu Lukaku ve Kevin De Bruyne gibi önemli yıldızları barındıran Belçika ise son 16 turunda Japonya karşısında tarihi bir geri dönüşe imza atarak çeyrek final vizesi aldı.

G Grubu’nda Panama, Tunus ve İngiltere’yi mağlup ederek 9 puanla zorlanmadan son 16 turuna kalan Belçika, Japonya karşısında ikinci yarıda 2-0 geriye düşmesine rağmen 69. dakikada Vertonghen, 74. dakikada Fellaini ve 90+4’üncü dakikada Chadli’nin kaydettiği gollerle sahadan 3-2 galip ayrılmayı başardı.

Bu galibiyetle Belçika, 1970’de İngiltere’ye karşı bunu başaran Batı Almanya’dan beri Dünya Kupası’ndaki bir eleme maçında 2 fark geriden gelerek kazanan ilk takım oldu.

Favoriler zorlandı

Son 16 turunun favori takımları Hırvatistan ve İngiltere, rakipleri karşısında zorlanmasına rağmen penaltı atışları sonunda son 8 takım arasına adını yazdırabildi. Normal süresi ve uzatmaları 1-1 biten karşılaşmalarda penaltılar sonunda Hırvatistan Danimarka’yı 3-2, İngiltere ise Kolombiya’yı 4-3’le geçti.

Dünya Kupası tarihinde daha önce üç maçı penaltılara giden ve tümünde sahadan yenilgiyle ayrılan İngiltere, bu şanssızlığını ilk kez Kolombiya karşısında kırdı.

Brezilya gol rekoru kırdı

E Grubu’nda İsviçre ile 1-1 berabere kalırken, Kosta Rika’yı ve Sırbistan’ı 2-0 mağlup ederek 7 puanla lider unvanıyla son 16 turuna kalan Brezilya, zorlanmadan çeyrek finale adını yazdırdı.

Son 16 turunda Meksika’yı da 2-0 yenen turnuvanın favorilerinden Brezilya, Dünya Kupası tarihinde üst üste 6. kez çeyrek finale çıkarken, organizasyon tarihinin en golcü takımı unvanının da sahibi oldu.

Son galibiyetle Dünya Kupası tarihinde 228 kez fileleri havalandıran Brezilya, 226 gollü Almanya’yı geride bırakarak bu unvanı elde etti.

Penaltı sayısı 28’e yükseldi

İlk kez uygulan Video Yardımcı Hakem (VAR) uygulamasının yardımıyla henüz grup aşamasında turnuva tarihinin en yüksek penaltı sayısına ulaşılan turnuvada, son 16 turunda hakemler 4 kez penaltı düdüğünü çaldı.

Son 16 turunda Fransa’dan Diego Griezmann, Rusya’dan Artem Dzyuba ve İngiltere’den Harry Kane penaltı atışlarını golle sonuçlandırırken, Hırvatistan’dan Luka Modric ise penaltıdan faydalanamadı.

Dünya Kupası’ndaki toplam penaltı sayısı 28’e yükselirken, bunların 21’i golle sonuçlandı.

Kendi kalesini gol atan oyuncu sayısı 10’a çıktı

Dünya Kupası’nın son 16 turunda 24 gole imza atılırken, toplam gol sayısı 146’ya, maç başı gol ortalaması ise 2,61’e yükseldi.

Henüz grup aşaması sonlanmadan kendi kalesine en çok gol atılan Dünya Kupası konumuna gelen turnuvanın son 16 turu aşamasında da gelenek bozulmadı.

Rusya’dan Sergei Ignashevich, İspanya maçında kendi kalesine gol atarken, turnuvada aynı şanssızlığı yaşayan oyuncuların sayısı 9’dan 10’a yükseldi.

Krallık yarışında Kane farkı açtı

Gol krallığı yarışında yer alan futbolculardan Harry Kane, son 16 turunda ağları havalandırarak toplam gol sayısını 6’ya çıkardı ve rakipleriyle arasındaki farkı açtı. Belçikalı Romelu Lukaku 4 golle takibini sürdürürken, Portekizli Cristiano Ronaldo 4, İspanyol Diego Costa ise 3 golle turnuvaya veda etti.

Muslera kalesinde ilk kez gol gördü

Grup maçlarında kalesini gole kapayan Galatasaray’da forma giyen Uruguaylı Fernando Muslera ise takımının Portekiz’i 2-1 mağlup ederek çeyrek finale yükseldiği karşılaşmada ilk kez kalesinde gol gördü.

Rusya penaltılarla çeyrek finalde

MOSKOVA (AA) – 2018 FIFA Dünya Kupası son 16 turunda normal süresi ve uzatma bölümü 1-1’lik eşitlikle sona eren maçta ev sahibi Rusya, İspanya’ya penaltılarda 4-3 üstünlük sağlayarak çeyrek finale yükseldi.

Rusya, çeyrek finalde Hırvatistan-Danimarka karşılaşmasının galibiyle eşleşecek.

12. dakikada İspanya öne geçti. Rusya ceza sahasının sağından kullanılan serbest vuruşta topun başına Asensio geçti. Asensio’nun altıpas önüne gönderdiği topta Sergi Ramos ile mücadeleye giren Ignashevich’in düşerken bacağına çarpan top kendi ağlarına gitti: 1-0

36. dakikada Rusya beraberlik golüne yaklaştı. Sol kanattan gelişen atakta Zobnin’le paslaşan Golovin, ceza sahası içinde sol çaprazdan köşeye plase bir vuruş yaparken, top az farkla yandan auta çıktı.

40. dakikada Rusya penaltı kazandı. Sağ kanattan kullanılan kornerde arka direkte Dzyuba kafa vuruşu yaparken kaleye giden topun Pique’nin eline çarptığı gerekçesiyle hakem Kuipers penaltı noktasını gösterdi. 41’inci dakikada penaltı atışını kullanan Dzyuba, kaleci De Gea ve topu ayrı köşelere göndererek skoru 1-1 yaptı.

45+1. dakikada gelişen İspanya atağında Asensio’nun ara pasıyla savunmanın arkasına sarkan Diego Costa, ceza sahası içinde kayarak vuruşunu yaptı. Kaleci Akinfeev’in yatarak müdahale ettiği top yükseklik kazanırken, meşin yuvarlağı savunma uzaklaştırdı.

Karşılaşmanın ilk yarısı, 1-1 berabere tamamlandı.

85. dakikada İspanya tehlikeli geldi. Ceza sahası dışında Aspas’ın pasıyla topla buluşan Iniesta, önünde seken topa çok sert vurdu. Kaleci Akinfeev’in müdahalesi sonrası Isco’nun şutunda ise savunma tehlikeyi önledi.

109. dakikada İspanya ikinci golüne yaklaştı. Hızlı gelişen İspanya atağında Rodrigo süratle ceza sahasına girip, sağ çaprazdan şutunu çekerken, kaleci Akinfeev’den dönen top altıpas önünde Carvajal’ın önünde kaldı. Bu oyuncunun vuruşunda ise top savunmadan döndü.

Mücadelede 90 dakika ve uzatma bölümü 1-1’lik eşitlikle tamamlandı ve penaltı atışlarına geçildi. Penaltılarda rakibine üstünlük kuran Rusya, adını çeyrek finale yazdırdı.

Rusya adına penaltıları kullanan Smolov, Ignashevich, Golovin ve Chershev atışlarını gole çevirdi.

İspanya’da Iniesta, Pique ve Sergio Ramos penaltılarda fileleri havalandırırken, Koke ve Aspas penaltı atışından faydalanamadı.

Muhabir: Hilmi Sever

İspanya'dan Rusya'ya büyük üstünlük

MOSKOVA (AA) – 2018 FIFA Dünya Kupası son 16 turunda yarın karşılaşacak İspanya ile Rusya arasındaki rekabette İspanya’nın, ev sahibi ekibe büyük üstünlüğü dikkati çekiyor.

Başkent Moskova’daki Luzhniki Stadı’nda oynanacak ve çeyrek finale yükselecek ekibin belirleneceği İspanya-Rusya karşılaşması saat 17.00’de başlayacak.

Mücadele TRT 1’den naklen yayınlanacak.

Rekabette büyük fark

İki ekip, Rusya’nın Sovyetler Birliği (SSCB) dönemi de dahil olmak üzere toplam 12. maçına çıkacak.

İspanya ile Rusya arasında geride kalan 11 maçın 5’i Sovyetler Birliği, 6’sı ise Rusya döneminde oynandı. Bu 11 karşılaşmada İspanya 6, Rusya 1 galibiyet elde edebildi, 4 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı.

İspanya’nın 18 golüne, Rusya 8 golle yanıt verebildi.

İlk maç 1964’te

İspanya ile Rusya arasındaki ilk mücadele 1964 Avrupa Şampiyonası finalinde oynandı.

İspanya’nın başkenti Madrid’de oynanan final mücadelesini ev sahibi İspanya 2-1 kazanarak kupayı müzesine götürdü.

Üç farklı galibiyetler 2008’de

İki takım arasındaki en farklı galibiyetleri de İspanya elde etti.

İspanya ile Rusya arasında 2008 Avrupa Şampiyonası’nda oynanan iki maçı da İspanya 3 farklı kazanmayı başardı. Bu karşılaşmalar rekabetteki en farklı sonuçlar olarak da kayıtlara geçti.

2008 Avrupa Şampiyonası’nda aynı grupta yer alan iki ekibin mücadelesini İspanya 4-1 galip tamamladı.

İki ekip aynı turnuvanın yarı finalinde de karşı karşıya geldi. İspanya ilk yarısı golsüz eşitlikle sona eren o karşılaşmayı da 3-0 galip bitirerek adını finale yazdırdı.

Son randevu geçen yıl

İspanya ile Rusya son kez geçtiğimiz yıl Saint Petersburg şehrinde karşı karşıya geldi.

İlk yarısı 2-1 İspanya üstünlüğü ile tamamlanan hazırlık karşılaşması 3-3’lük sonuçla bitti.

Rusya’nın tek galibiyeti

Rusya’nın, İspanya karşısındaki tek galibiyeti Sovyetler Birliği döneminde geldi.

Moskova’da oynanan mücadelenin ilk yarısı golsüz eşitlikle sona erdi. Rusya ikinci yarıda bulduğu gollerle karşılaşmayı 2-1 galip tamamlayarak rakibine karşı tarihindeki ilk ve tek galibiyetini kazandı.