İstanbul Tahkim Merkezi

“Ara buluculuk-Tahkim paketi” Türkiye'de

İSTANBUL (AA) – İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) Yönetim Kurulu Üyesi ve Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü Hakan Öztatar, yerli ve yabancı yatırımcıyı ticari davalarda 3 yıl kadar süren uzun mahkeme sürecinden kurtarmak için inovatif bir çözüm geliştirdiklerini belirterek, "İnovatif tahkim sistemine giren iş insanımız şunu bilecek; Paket programla en geç 5 ay içinde sorunum kesin bir şekilde çözümlenmiş olacak." dedi.

Öztatar, ISTAC Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı'nın ev sahipliğinde düzenlenen basın buluşmasında merkezin çalışmalarına ve planlarına ilişkin bilgi verdi.

Arabuluculuk mekanizmasının dostane bir çözüm yöntemi olduğunu ifade eden Öztatar, ara bulucuların sorunları uzlaşıyla çözmeye çalışan tarafsız 3. kişiler olduğunu kaydetti.

Türkiye'de 10 bin 300 ara bulucunun bulunduğunu aktaran Öztatar, arabulucuların çözüme kavuşturduğu davaların mahkeme hükmü yerine geçtiği için sonunda bir daha dava açılamadığını söyledi.

Tahkimin ise bir yargılama türü olduğunu anlatan Öztatar, "Tahkimde hakemler vardır ve o hakemler kararları verir arabuluculuk sürecinden farklı olarak. Tahkim normal yargılamaya göre daha hızlı bir yöntemdir, daha az masraflı bir yöntemdir. Uzman kişiler vardır. Esasında ara buluculukla tahkim birbirinden farklı sistemler." bilgilerini verdi.

– "Sorunu ortalama 1000 günden önce çözemiyorsunuz"

Öztatar, ticari uyuşmazlıklarda sorunların daha kısa sürede çözümünü sağlayan tahkim mekanizmasının Türkiye'de oturmaya başladığını belirterek, Türkiye'nin bu alanda emsal ülkelere göre oldukça başarılı bir performans sergilediğini söyledi.

Dünyada ilk defa geçen ay İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) tarafından "Ara buluculuk-Tahkim" (Mediation-Arbitration-Med-Arb) kurallarının yayınlandığını aktaran Öztatar, Türkiye'de bu kurallar bütünüyle yeni bir mekanizma kurmak üzere çalışmalara başladıklarını söyledi.

Öztatar şu bilgileri verdi:

"Değişen ekonomi ve insanların hak arama bilincinin artmasıyla birlikte her geçen gün dava sayıları artmakta. Bu tüm dünyanın sorunu. Klasik yargılama uzun sürüyor. Ülkemizde ortalama süre 541 gün. Buna diğer süreçleri de eklediğimizde ortalama 1000 günden önce sorunu çözemiyorsunuz. Bir ülkede yatırım düşündüğünüzde o ülkenin 'en son yargılama merciine' bakarsınız. Çünkü sonuçta farklı bir ülkenin yargısıyla karşı karşısınızdır. Yatırımcı bunun yerine neyi ister öncelikli olarak? Alternatif yargılamanın, ara buluculuğun, tahkimin bu ülkede uygulanıp uygulanmadığına bakar."

– "137 bin 561 dosyayı 8 haftalık süreç içinde bitirdik"

Öztatar, 2018'de bakmaya başladıkları iş davalarını 4 hafta içinde çözümlemeyi hedeflediklerini hatırlatarak, "Şu ana kadar 720 bin 106 dosyayı 28 gün içerisinde çözmüşüz. Neden? Çünkü buradaki arabuluculuğun en önemli sebeplerinden birisi esnek olması, müzakere sunması." ifadelerini kullandı.

Sene başında ticari davalarda ara buluculuk sisteminin geldiğini anımsatan Öztatar, bu gibi davalarda da çözüm için toplam 8 haftanın öngörüldüğünü söyledi.

Öztatar, "Şu ana kadar ticari uyuşmazlıklarda 137 bin 561 dosyayı 8 haftalık süreç içinde bitirdik. Oysa mahkemede ancak 1000 günde bitirilebilirdi." dedi.

Ekonomi paydaşlarının ticari sırlarını gizli tutmayı yeğlediğini anlatan Öztatar, mahkemelerin aleni olması nedeniyle daha gizli olan arabuluculuğun öne çıktığını kaydetti. Öztatar, ara buluculuk kurumunun çıktılarını şöyle paylaştı:

"Biz ülkemizde 14 Kasım 2013'te ara buluculuğa başlamıştık. O tarihten bugüne çözülen toplam dosya sayısı 1 milyon 85 bin 875 oldu. Bunlardan 724 bin 113'ü anlaşmayla sonuçlandı. 298 bin 938 dosya ise yargıya gitti. Yani yüzde 71 oranında insanlar geldi ve sorunlarını ara buluculuk sistemiyle çözdüler. Yüzde 71 iyi bir rakam. Dünyada da ara buluculuk anlaşma oranları yüzde 75-80 civarında.

Toplamda bulunan 1 milyon 85 bin 875 uyuşmazlığın hepsi ticaret davası değil. Bunların 720 bin 106'sı iş davası. Dava şartı kapsamında. Örnek veriyorum; eğer işçiyseniz yarın öbür gün işten çıkarıldığınızda davaya gidilemiyor. Önce ara bulucuya gidiliyor. Ara bulucuda 3 hafta artı bir hafta süresi var arabuluculuğun. Bu sürede anlaşılamazsa dava yoluna gidiliyor. "

– "New York sözleşmesi gereğince anlaşmanızı başka bir ülkede icra etme şansına sahipsiniz"

Öztatar, Türkiye'nin 7 Ağustos'ta Singapur Sulh Sözleşmesi'ni imzaladığını hatırlatarak, bu sözleşmenin yakın zamanda meclise geleceğini, yasalaşması halinde sistemin iç hukuka entegre olacağını söyledi.

Şu anda Amerika, Çin, İran ve Azerbaycan gibi 51 ülke tarafından imzalanan Singapur Sulh Sözleşmesi'nin arabuluculuk anlaşmalarının bu 51 ülkede geçerli olarak icra edilmesini sağladığını anlatan Öztatar, şunları kaydetti:

"Anlaşmayı imzalayan ülkelerden Amerikalı bir şirketle Türk bir şirket arasında sorun olduğunda, ara buluculuğa gittiğinde ve bu anlaşmaya uyulmadığı takdirde Singapur Sulh Sözleşmesi gereğince Türk şirketi Amerika'ya giderek o anlaşmayı icra edebilecek.

Tahkime geldiğimizde de Singapur Sulh Sözleşmesi'nin karşılığı olarak New York Sözleşmesi var. New York sözleşmesi gereğince de siz herhangi bir tahkim anlaşmanızı götürerek başka bir ülkede de icra etme şansına sahipsiniz. Peki neden tahkim de davaya göre öne çıkıyor? Çünkü sonuçta burada uzman hakemler var. Konuyu bilen insanlar tarafından sorunlar daha kısa zamanda çözülüyor ve mahkeme hükmü yerinde bir sorun çözülmüş oluyor. Gerek ara buluculuk gerekse tahkim, davanın en son çare olması mantığını getiriyor. İnsanlar sorunlarını burada çözemezse en son çare olarak davaya gitmesi gerekiyor."

– "Uyuşmazlıklar ISTAC'a gelecek"

Hakan Öztatar, ISTAC olarak tahkimle ara buluculuğu birleştiren inovatif bir çözümü devreye aldıklarını ifade ederek, şu bilgileri verdi:

"En çok bahsedebileceğimiz dava ticari davalar. Ticari davalara bakmaya daha bu yıl başlayan ara buluculuğa ticari davalarda 137 bin 561 dosya gelmiş. Bunun 67 bin 892'sinde anlaşma olmuş, yüzde 57. 51 bin 898'inde anlaşılamamış. Yüzde 43 ile. ISTAC olarak dünyada ilk kez biz 'Ara buluculuk-Tahkim Kuralları'nı 15 Kasım'da açıkladık. Med-Arb dediğimiz ara buluculuk-tahkim iki şekilde şu anda uygulanabilir.

İlk çözüm ara bulucu-tahkim şartı yaparak uyuşmazlıkların ISTAC kapsamında önce ara buluculuğa, ara buluculukta çözümlenmezse hakem-tahkim yoluyla çözümlenmesini kararlaştırabilirler. En başta yaptıkları sözleşmeye bir Med-Arb dediğimiz ara buluculuk-tahkim şartı koyabilirler. Bu şartı koyduklarında arabuluculuk-tahkim kurallarına göre bu uyuşmazlığın çözülmesini isteyebilirler şirketler. İkinci şık ise ticari davalarda zaten ara bulucu şartı var. Bunlardan 67 bini biz zaten ara bulucuyla çözmüşüz. Çözemediğimiz 51 bin 898 dosya ne olacaktı? Mahkemeye gidecekti normal şartlarda. Biz ara bulucuların yayınladığı son tutanakta ara bulucuların tavsiyeleriyle birlikte bu uyuşmazlıkların da ISTAC'a gelmesini sağlayacağız.

Birinci şıkta daha sözleşme yapılırken sözleşmede Med-Arb şartı koyacağız uzlaşı sağlanamazsa dosya doğrudan mahkeme yoluna sapmadan ISTAC'a gelecek. İkinci şıkta ise arabuluculukla çözemediğimiz ticari davalara son tutanakta ISTAC tahkim şartı koyarak yine tahkim vasıtasıyla ISTAC'a gelmesini sağlayacağız. Aslına bakarsanız yatırımcıyı uzun mahkeme sürecinden korumak adına proaktif ve inovatif bir çözüm geliştirdik. "

– "Hiç mahkeme görmeden çözmüş olacağız"

Hakan Öztatar, New York Başyargıcı'nın eyaletteki tüm hakimlere, "Hiçbir dava dosyası ara buluculuk süreci denenmeden yargılamaya başlanmayacak" talimatı verdiğini ifade ederek, sorunların kısa sürede çözüme ulaşmasının dünya genelinde önem kazandığını söyledi.

Öztatar, yapılan düzenleme ile ticari davalarda 5 ay içerisinde kesin çözüm vadedeceklerini belirterek, bir iş insanı ya da yabancı yatırımcının ticari uyuşmazlıklarını en fazla 5 ay içerisinde mahkeme yoluna gitmeden çözüme kavuşturacağını söyledi.

Öztatar şu bilgileri verdi:

"Şirketler önce ara buluculuğu denediğinde süresi 8 hafta en fazla. Burada çözemediğinde daha sonra 'hızlı tahkim'i seçtiğinde en fazla 3 aylık süresi var. 8 hafta artı 3 ay toplam 5 ay içerisinde ya ara buluculukla, çözmezse tahkimle kesin bir çözüm getirmiş olacağız. Bu sisteme giren iş insanımız şunu bilecek: Paket programla en geç 5 ay içinde sorunum kesin bir şekilde çözümlenmiş olacak. Hiç mahkeme görmeden ara bulucu-tahkim yöntemiyle çözmüş olacağız.

Peki bunu nasıl sağlayacağız? ISTAC olarak biz şemsiyeyiz burada. Türkiye'de 150'ye yakın kurulu ara buluculuk merkezi var. 1000'e yakın da bu merkezlerde ara bulucularımız var. ISTAC olarak ilk yapacağımız şey bu arabuluculuk merkezleriyle iş birliği ve iyi niyet anlaşması yapmak olacak."

Öztatar ülke ekonomisine ve yatırım ortamına katkı sunarak, sürüncemede kalan uyuşmazlıkları süratle çözme konusunda kararlı olduklarını bildirerek, şunları kaydetti:

"ISTAC olarak ara buluculuk merkezlerimizde ticari davada anlaşmama olduğunda arabulucularımızın taraflara ISTAC Tahkim kurallarını tavsiye ederek son tutanakta belli sayıdaki uyuşmazlığı ISTAC'a ulaştırmasını sağlayacağız. Çözüm sağlanamayan kaç dosyamız var, yaklaşık 52 bin dosya. Örnek veriyorum; burada yüzde 5 dosyayı bile tahkime getirdiğimizde 2 bin 500 dosya eder. Dünyanın en büyük tahkim merkezi 2000'e yakın çözüyor. Biz dünyanın en büyük tahkim merkezi olabilecek duruma gelmiş olacağız. Bu birincisi.

İkincisi, şu anda 10 bin 300 ara bulucumuz var Türkiye'de. Onları da toplayarak farkındalıklarını oluşturmaya çalışacağız. Bu kadar dosya toplanınca yeterli sayıda hakemi bulmak için ara buluculuk merkezlerinden yetenekli olan, bu işi yapabilecek olan uzmanlarımızı da hakem olarak yetiştirmeye başlayacağız."

ISTAC Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı da, "İstanbul Tahkim Merkezi Med-Arb çözüm yolunu ilk defa kurallarını düzenleyerek uygulamaya koyan bir tahkim kuruludur. Dünyada bunu yapan ilk tahkim kuruluyuz." diye konuştu.

ISTAC ile İSTA'dan işbirliği

İSTANBUL (AA) – İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) ile İstanbul Tahkim Derneği (İSTA) arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokol, Türkiye'de tahkimin geliştirilmesi amacıyla hakemlerin mesleki yeterliliklerinin artırılması, hakemlik etiğinin yerleştirilmesi, üyelik ve bağlantı ağlarının genişletilmesi ve tahkim davalarında hakem atamaları gibi birçok alanda işbirliği esaslarını içeriyor.

ISTAC'tan yapılan yazılı açıklamaya göre, ISTAC Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı ve İSTA Yönetim Kurulu Başkanı Av. Mehmet Gün'ün imzaladığı protokolle, iki kurum işbirliğine gitti.

ISTAC Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı da, bu ortak çaba ve girişimlerin İstanbul'un uluslararası tahkim merkezi olmasına katkı sağlayacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye'de tahkimin gelişmesi ve yaygınlaşması açısından kurumlar arası işbirliğine büyük değer veriyoruz. ISTA ile imzaladığımız protokol, bu anlamda atılan somut adımlardan birini oluşturuyor. ISTAC nispeten yeni bir merkez ancak kısa sürede çok ciddi aşama kaydetti. Merkezimiz dava başvurularıyla adım adım etkinliğini artırırken, önümüzdeki 5 sene içinde gururla izleyeceğimiz gelişmelerin de nüvelerini attık. Bunlardan ilki kamu ile ilişki kurmaktı. Şimdi Başbakanlık Genelgesi ve Kamu İhale Kurumu mevzuatındaki değişiklikle kamu kesimi de tahkimi benimsedi ve kullanıyor. Bu yeni düzenlemelerle 20 senelik mesafe aldık ve bunun birkaç sene içinde dava sayımıza da yansımasını bekliyoruz. Ayrıca özel sektörden Merkezimize çok önemli destekler oldu."

Türkiye'de tahkim konusunda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Akıncı, imzalanan protokolle de tahkim alanında ciddi çalışmaları olan bir sivil toplum kuruluşu ile işbirliği sürecini başlattıklarını bildirdi.

Akıncı, işbirliği zemininde birlikte üretilecek projelerin, Türkiye'de tahkimin gelişmesine önemli katkılar sunacağını belirterek, "Bu çalışmalarımızın da sağlayacağı destekle İstanbul uluslararası bir tahkim merkezi olduğunda, bunun değeri parayla ifade edilemeyecek boyutta olacaktır. Türkiye dendiğinde bir tahkim merkezi ve adalet dağıtılan bir yer hatırlanıyorsa bundan daha önemli bir değer olamaz." ifadelerini kullandı.

İSTA Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Gün, Türkiye'de tahkimin gelişmesi için birlikte önemli projeleri uygulamaya hazırlandıklarını, 40 senedir kamu ve özel sektörün mutabık olduğu tek projenin ISTAC olduğunu aktardı.

Tahkim merkezlerinin gelişmesi açısından ihtisas kuruluşlarının önemli olduğunu belirten Gün, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İstanbul tahkim Merkezi tüm paydaşların katılımı sonucu büyük bir heyecanla kuruldu. Bu heyecan hızlı bir ivmeye dönüşerek yaklaşık üç yıl içinde ISTAC'ı uluslararası arenada tavsiye edilen tahkim merkezlerinden biri haline getirdi. Dolayısıyla 40 senedir kamu ve özel sektörün mutabık olduğu tek proje ISTAC'tır. Bu dönemde İSTA da Türkiye'de tahkim dünyasını bir araya getiren bir platform olarak, ihtisas alanına ilişkin kalifikasyon kriterlerinin altyapısını oluşturdu. Ayrıca tahkim uygulayıcıları arasında benimsenen etik kurallar yayınladı.

Türkiye'den pek çok uyuşmazlık için başka uluslararası tahkim merkezlerinde çözüm aranıyor. Bunların Türkiye'ye gelmesi herkese faydalı olacak. Bunu yapabilmek için de birlikte çalışmamız lazım. Bunun için en önemli basamak ISTAC ile hayata geçti. Şimdi bu işbirliği ile İstanbul'un tahkim yeri olarak gelişmesi için bir araya geliyoruz. Derneğimizin ilk önemli faaliyeti olarak imzaladığımız bu protokol, Türkiye'nin tahkim alanındaki hedeflerini gerçekleştirme yolunda iki kurumun işbirliğini kurumsallaştırıyor."

ISTAC ve İSTA arasındaki protokol, Türkiye'de tahkimin geliştirilmesi amacıyla hakemlerin mesleki yeterliliklerinin artırılması, hakemlik etiğinin yerleştirilmesi, üyelik ve bağlantı ağlarının genişletilmesi ve tahkim davalarında hakem atamaları gibi birçok alanda işbirliği esaslarını içeriyor.

Her iki kurum, ISTAC'ın uluslararası kabul gören bir tahkim merkezi ve İstanbul'un da tercih edilen bir tahkim yeri olarak tanıtılması, Türkiye'de ve özellikle İstanbul'da tahkim uzmanlığının geliştirilmesi hedefiyle ortak projeler uygulamayı planlıyor.