İstanbul Teknik Üniversitesi

İnsan 7/24 veri üreten bir canlıya dönüşüyor

İSTANBUL (AA) – ABDULKADİR GÜNYOL – İnsan derisinin altına çip takılması projesi ve göze takılabilen kontak lensler ile birlikte insan biyolojisi sürekli veri üreten bir yapıya dönüşmeye başlıyor.

İTÜ Bilgi İşler Daire Başkanlığı'nda yer alan bilgiye göre, Amerikan Federal Hükümeti Savunma Bakanlığı'nın araştırma ve geliştirme kolu olan "Savunma İleri Düzey Araştırma Projeleri Kurumu"na (DARPA – Defense Advanced Research Project Agency) geliştirdiği proje olan ARPANET'le başladığı kabul edilen internet, ilk zamanlarda askeri araştırma projeleri için tasarlandı.

Kişisel bilgisayarların ortaya çıkması ile sadece kurumlar arasında kullanılan ARPANET artık, vatandaşların da kullanabildiği bir hale geldi. İlk zamanlar oldukça kısıtlı bir kullanım alanına sahip olan internet, bugün özel kullanımdan ticarete, günlük haberleşmeden eğitime kadar pek çok alanda en çok kullanılan iletişim aracı haline geldi.

Akıllı telefonların da sahneye çıkması ile artık günün her anında internete bağlanabilen kullanıcılar aynı zamanda 7/24 veri üretir hale geldiler. Yapay zeka sistemlerinin de gelişmesi kişilerin internette yaptığı aramalar, alışveriş geçmişleri, sağlık durumları gibi pek çok bilgi akıllı sistemler aracılığıyla internetten toplanarak işlenebilir hale dönüştü.

Veri analiz kuruluşu Statista’nın verilerine göre, dünyadaki tüm kullanıcıların ürettiği senelik veri miktarı 2010 yılında 2 zettabyte (2,000,000,000,000 GB) iken, 2018 yılında 33 zettabyte veri üretildi. Nesnelerin interneti gibi teknolojilerin etkisiyle, yakın gelecekte hayatımızdaki çoğu cihazın internete bağlı olacağı ve buna bağlı olarak üretilen veri miktarının 2025 yılında 175 zettabyte'a ulaşması tahmin ediliyor. Daha çarpıcı bir ifadeyle son 2 senede üretilen veri miktarı, insanlığın başlangıcından itibaren toplanmış veriden daha fazla.

Verinin öneminin her geçen gün artması ile birlikte teknoloji şirketlerinin de değerleri doğru orantılı olarak artmaya devam ediyor. "2019'da Piyasa Değerine Göre En Büyük 100 Şirket" raporuna göre en değerli 10 şirketten 7'sini dijital teknoloji üzerine yoğunlaşan şirketler oluşturuyor.

Teknoloji şirketleri daha fazla veri elde etmek ve etkilerini artırmak için ise yeni teknolojik cihazlara yatırım yapmaya devam ediyor. Son yıllarda kullanılırlığı giderek artan akıllı saatler, kişilerin uyku düzenlerinden kalp atış ritimlerine kadar pek çok biyolojik durumu veriye dönüştürebiliyor.

Gelecekte insan beynine yerleştirilecek çipler ve göze takılabilen ve video kaydı ve fotoğraf çekip kaydedebileceği iddia edilen kontak lensler ve ile insanın her hareketinin veriye dönüştürüleceği bir geleceğin de kapısı açılıyor.

– "Şimdiye kadar kendimize sakladığımız kişisel bilgilerimizi hiç tanımadığımız büyük şirketlere kiralamayı kabul etmiş durumdayız"

İstanbul Medipol Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berrin Kalsın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, verilerin geçtiğimiz yıllarda sıklıkla tartışılan konulardan bir tanesi olduğunu söyledi. Sosyal medyada ve dijital medya ortamlarında bıraktığımız ayak izlerinin büyük teknoloji şirketlerine ciddi miktarda veri sağladığına dikkati çeken Kalsın şunları söyledi:

"Gittiğimiz mekanlardan aldığımız uçak biletine kadar her türlü bilgiye erişen ve bunu depolayan bir sistemle karşı karşıyayız. Bu durum özellikle ürün/hizmet satışlarında yani dijital pazarlamada başvurulan bir yöntem. Firmalar bu sayede istenilen hedef kitleye rahatlıkla ulaşabiliyor. Anlık mesajlaşmalarımızı, kişiselleştirilmiş haber kaynaklarımızı ve tek tıklamayla alışveriş yapmamızı sağlamak adına farkında olmadan, şimdiye kadar kendimize sakladığımız kişisel bilgilerimizi hiç tanımadığımız büyük şirketlere kiralamayı kabul etmiş durumdayız ve bugün dünya genelinde birçok internet kullanıcısı bilgisi dahilinde veya bilmeden bu ortamların karanlık yüzüne maruz kalıyor.

Özellikle sosyal medya platformları çok sayıda kullanıcının eş zamanlı etkileşime girerek veri oluşturmasıyla gündeme geliyor. Fakat diğer taraftan bu verilerin kişisel ve mahrem bir nitelik taşımasıyla birlikte büyük bir soru işareti beliriyor. Sonuç olarak büyük veri kaynağı olan sosyal medya platformlarının bu amaçla kullanılmasından dolayı birçok etik problemlerle karşı karşıya kalınıyor."

– "Geliştirilen çiple birlikte insan beyniyle bilgisayar arasında doğrudan arayüz oluşturulması hedefleniyor"

Günümüz dünyasında her geçen gün yeni bir teknolojik gelişmeyle karşı karşıya kaldığımıza vurgu yapan Kalsın, sözlerine şöyle devam etti:

"Her seferinde şaşırıp ‘Bundan daha fazla ne olabilir ki?’ dediğimiz birçok gelişme çok kısa bir zamanda 'eski' olarak nitelendirilebiliyor. Geçtiğimiz günlerde Elon Musk’ın, nöroteknoloji şirketi Neuralink'in önümüzdeki yıl insan beynine yapay zeka çipi yerleştirebileceğini açıklaması üzerine konuyla ilgili tartışmalar gündeme geldi. Geliştirilen çiple birlikte insan beyniyle bilgisayar arasında doğrudan arayüz oluşturulması hedefleniyor. Bu çalışmaların her ne kadar insanların sağlığına yönelik tehditlerin ortadan kaldırılması için geliştirildiği söylense de aslında birçok yönüyle düşündürücü gelişmeler olduğunu söyleyebilirim.

Böylesi bir durumda dijital gözetim olgusunun veya diğer bir tanımlamayla 'dikizleme kapitalizminin' tüm gücüyle devreye gireceğini tahmin etmek hiçte zor değil. İnsanlığın yararına olarak lanse edilen birçok gelişmenin ortaya çıkmasıyla meydana gelen sıkıntıların neler olabileceğini az çok deneyimledik. Bugün en masumane niyetle geliştiren sosyal medya platformlarının bile nasıl bir dünya yarattığını gördük. İlk başlarda sevdikleriyle iletişim haline olma, sosyalleşme amacıyla geliştiren bu ortamlara bugün baktığımızda bambaşka bir dünya doğurduğunu görüyoruz. Dolayısıyla insanı robotik bir varlık haline getirme çabalarının insanlığın hayrına mı yoksa zararına mı olacağı tartışması tüm boyutlarıyla ele alınması gereken bir konudur."

İTÜ'de online sınavlar yakında ilan edilecek ve yaz okulu açılacak

İSTANBUL (AA) – İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, online sınavların yakın zamanda ilan edileceğini ve yaz okulunun açılacağını açıkladı.

İTÜ'den yapılan açıklaya göre, Karaca İTÜ Radyo'da katıldığı programda, yükseköğrenim gören öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tehlikesinin küçümsenmemesi gerektiğini dile getiren Karaca, bu çerçevede önlemler aldıklarını ve mağduriyet yaşanmaması için detaylı bir çalışma yaptıklarını kaydetti.

Akademik takvimdeki değişikliklere ilişkin bilgi veren Karaca, "Güncellenen akademik takvimimiz 15 Mayıs'ta ilan edildi. Bahar dönemi dersleri final sınav programı çalışmaları ise devam ediyor. Uzaktan eğitim derslerinin bittiği, ki şu an için bu tarih 9 Haziran, hafta sonunda ilan edilmesi öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr Karaca, online finallere ilişkin soruya şu karşılığı verdi:

"Online sınav sistemine yönelik İTÜ Esasları hazırlandı, Senatonun değerlendirmesinden sonra sizlerle paylaşılacak. İlanı bir haftayı geçmeyecektir, çalışmalarımız bu yönde. Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız da sağlıklı online sistemler üzerinde çalışmaya devam ediyor. Gerçekten aceleye gelmemesi gereken bir konu bu. Ancak dünyada yıllardır bu yönde çalışan firmalar var. Kendimize en uygun ve verimli olanını seçmek önemli."

– Sınavda teknik sıkıntı yaşayan öğrenci mazeret sınavı hakkını kullanacak

Karaca, "Finaller online sınav yerine yalnızca proje ve ödev şeklinde olabilir mi?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"İTÜ’de yapısı gereği birbirlerinden çok farklı programlar ve dolayısı ile çok farklı dersler var. Derslerin ölçme ve değerlendirmeleri de dolayısıyla farklılık gösteriyor. Sadece yarıyıl içi etkinlikleri göz önüne alan tek bir yaklaşım çoğu dersin gereksinimlerini karşılamıyor. Öğrenci odaklı olmak koşuluyla, öğretim elemanı ve bölüm ortak kararıyla farklı başarı değerlendirme yöntemleri uygulanıyor.

Bu yöntemlerde; (1) sadece yarıyıl içi etkinliklere bağlı, (2) sadece yarıyıl sonu sınavına bağlı ve (3) hem yarıyıl içi hem de yarıyıl sonu sınavına bağlı değerlendirmeler de var. Bunlardan hepten farklı tamamen derse özel uygulamalar da. Tüm bunlara kaynak sağlaması için öğrencilerimiz VPN hizmeti aracılığı ile ders materyallerine kütüphane üzerinden erişebiliyor."

Final sınavlarında kamera ve bağlantı sorunları gibi teknik sıkıntıları dikkate aldıklarını anlatan Karaca, "Endişeleri biliyoruz. Teknik sorunlar online sınavlarda az da olsa gerçekleşebilir ve elbette mücbir sebep olarak değerlendirilmelidir. Böyle bir durum yaşayan öğrencilerimiz mazeret sınavı hakkı kullanacak. Bu konular bir iki gün içinde duyurulacak olan İTÜ Online Sınav Esasları ile güvence altına alınıyor. Aksi düşünülemez bile." açıklamasını yaptı.

– Yaz okulu takvimi yakında açıklanacak

Prof. Dr. Karaca, koronavirüs salgını yüzünden akademik takvimde 2 aylık bir sarkma olduğunun altını çizerek, "Bu bir akademik yıl için uzun bir süre. Takvim sürecin seyrine göre değişebilir notuyla açıklandı.
İTÜ Senatosuyla yaz okulu yapılması kararı aldık. Yaz öğretimi takviminin detayları da en kısa zamanda ilan edilecek. Buradan Senatoya tekrar teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Kampüsün öğrencilere ne zaman açılacağını söylemek için erken olduğunu belirten Karaca, yurtlarda da koronavirüs tedbirlerinin devam ettirileceğini aktardı.

İTÜ OTAM'da 8 bin 500'üncü test başarıyla gerçekleştirildi

İSTANBUL (AA) – Otomotiv sektörünün küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla çalışmalar yürüten İstanbul Teknik Üniversitesi Otomotiv Teknolojileri Araştırma Geliştirme Merkezi (İTÜ OTAM), kuruluşunun 17’inci yılında 2020 Nisan sonu itibarıyla 8 bin 500’üncü testini başarıyla gerçekleştirdi.

İTÜ OTAM'dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen İTÜ OTAM Genel Müdürü Ekrem Özcan, "Koronavirüs sürecinde 'Artırılmış Gerçeklik Platformu' ve 'Uzaktan Yönetim Uygulamaları' ile çalışmalarımızı uzaktan da hız kesmeden sürdürüyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu dijital dönüşüm sayesinde test yapmaya devam ediyoruz. 2020 Nisan ayı itibariyle 8 bin 500’üncü testimizi de başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Elde ettiğimiz bu sayının yüzde 15’ini son bir yıl içerisinde gerçekleştirdik." ifadelerini kullandı.

Özcan, OTAM olarak geçen yıl üç vardiya sistemine geçiş yaptıklarını, bu çalışma sistemine geçişin doğal olarak gerçekleşen test sayısını da artırdığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

"Halen Renault, Ford, Honda, BMC Power, Tümosan, AVL, FEV, Birinci, Hexagon gibi onlarca otomotiv, savunma sanayi firmasına testler yapıyoruz. 8 bin 500’üncü testi, geliştirmesi Ford Otosan mühendislerince yapılan Ford’un Courier modelinin Ar-Ge çalışmaları kapsamında gerçekleştirdik. Bu test gibi, OTAM olarak, firmalarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla üretim öncesi Ar-Ge, test ve sertifikasyon çalışmalarına yönelik testler gerçekleştiriyoruz. Ayrıca elektrikli araçlar kapsamında enerji tüketimi ve menzil ölçümüne yönelik testler de yapıyoruz."

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Karaca, Doğa Koleji eğitim yöneticileriyle buluştu

İSTANBUL (AA) – İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Doğa Kolejinin eğitim yöneticileriyle buluştu.

Doğa Kolejinden yapılan açıklamaya göre, Prof. Dr. Karaca ve Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Özeren, okulun Türkiye genelindeki tüm eğitim yöneticileriyle tanışma toplantısında bir araya geldi.

Toplantıda konuşan Karaca, "İTÜ'nün ve kurumlarının gücünü yanınızda hissedeceksiniz. Sizler bu gücün etkisiyle yeni başarılara imza atacaksınız. Bu başarı hepimizin ama en çok çocuklarımızın olacak." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Karaca, okulun zorlu bir süreçten geçtiğini ancak eğitim yöneticileri, öğretmenler ve velilerin desteğini yanlarında hissettiklerini aktararak, "Elbette bu zaman aldı ama sizlerin bu sürece verdiğiniz desteği hep yanımızda hissettik. Doğa Koleji mensubu her bireyin hakkını, hukukunu savunacağımı, her zaman yanınızda olacağımı bilmenizi isterim." değerlendirmesinde bulundu.

Serhat Özeren de İTÜ'lüler olarak her zaman liyakat ve performansa önem verdiklerini belirtti.

Özeren, önlerindeki süreçte kampüs ziyaretlerine başlayacaklarını anlatarak, "Türkiye genelindeki tüm kampüslerimizde öğretmenlerimiz, çalışanlarımız ve velilerimizle bir araya geleceğiz. Geleceğimizin teminatı öğrencilerimizi birlikte kucaklayacağız. 250 yıllık ulu bir çınar olan İTÜ'nün desteğini her zaman yanımızda hissedeceğiz. Bunun temellerini attık, planlamamızı yaptık, uygulamaya başlıyoruz." ifadelerini kullandı.