İstinye

Ev karantinasında aşırı kaygıdan uzak durup kendinizi yeniden keşfedin

İSTANBUL(AA) – İstinye Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Rita Krespi Ülgen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından dolayı evlerinde kendilerini karantinaya alanların, bu salgından nasıl korunacağı, aşının ne zaman bulunacağı gibi belirsizliklere aşırı yoğunlaşmalarının sakıncalı olduğunu söyledi.

Bu süreci evlerde geçirirken insanların kontrol edebilecekleri durumlara odaklanarak ruh sağlıklarını koruyabileceklerini ifade eden Ülgen, “Koronavirüs salgınında kimse kimseden üstün değil. Hepimiz aynı gemideyiz. Herkes Koronavirüsten etkilenebilir. Herkese eşit uzaklıkta. Herkes aynı süreci yaşıyor. İnsanları ayrıştıracak mesajlardan uzak kalalım.” dedi.

Ülgen, bu süreçte bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenmenin önemini vurgulayarak, aşırı kaygının da sağlığı olumsuz etkileyeceğini kaydetti.

Aşırı kaygının olumsuz gücünün fark edilmesi gerektiğini belirten Ülgen, şöyle devam etti:

“Kaygı arttığı vakit hayat zorlaşır. Aşırı kaygı bağışıklık sistemine yük getirecek. Kaygıyla baş etmeyi öğrenmeliyiz. Felaket tellallığı yapmaktan kaçınmalıyız. Özellikle sosyal medyayı bu açıdan seçici kullanmaya özen göstermeliyiz. Bunun için akıllı telefonlarımızdaki uygulamalardan yararlanılabilir, çeşitli egzersizler yapabiliriz. İşe gidiyormuşuz gibi aynı saatte uyanıp, aynı rutine devam etmek yararlı olacak. Evde yalnız olduğumuz için sosyal bir örüntünün içinde değiliz. Bu süreçte farkında olmadan kendimize dönebiliriz. Bu dönüş bazen zararlı olabilir, korkularımızı kurcalayabiliriz. Bunun yerine yapılacak başka şeyler var. Bu süreci içimize dönmek, kendimizi değerlendirmek, yeniden keşfetmek için kullanabiliriz. Bu belirsiz, olumsuz durumdan pozitif anlamlar çıkartabiliriz. Belki bu durum bizim sevdiklerimizin kıymetini daha çok anlamamıza, küskünlüklerimizi sonlandırmamıza yarayabilir. Sağlıklı yaşamaya, beslenmemize dikkat etmeye karar verebiliriz. Bu doğrultuda yeni amaçlar belirleyip, ilerleyebiliriz. Ertelediğimiz, ihmal ettiğimiz şeyler olabilir. Belki isteyip de okuyamadığımız kitapları okuyabiliriz, belki yazı yazabiliriz, belki çocuklarımızla birlikte vakit geçirecek zamanımız olmadı, bunları yapabiliriz. Önceliklerimizi gözden geçirebiliriz. Yani ‘Şimdiye kadar yaptıklarımız insan olarak bizi ne kadar tatmin ediyor, bunlar toplum için ne kadar yararlı, isteklerimiz, önceliklerimiz neler.’ diye düşünebiliriz ve önceliklerimizi belirleyebiliriz.”

Prof. Dr. M. Rita Krespi Ülgen, mail ve WhatsApp üzerinden iletişim kurulan, uzun süredir görüşülmeyen aile yakınları ve arkadaşlarla telefonla konuşarak iletişim kurmanın evde yalnız kalanlar için faydalı olacağını söyledi.

Koronavirüs salgını geçmişte yaşanan travmaları tetikleyebilir

Geçmişte farklı olaylarla baş etmek için kullanılan yöntemlerin bazı kişiler için bu dönemde işe yaramayabileceğini dile getiren Ülgen, geçmişte yaşanılan bir travma ya da doğal bir afetin bıraktığı etkinin koronavirüs salgınında tekrarlanabileceğini kaydetti.

Ülgen, eski travmaların bu salgınla ilgili yaşanan kaygıyı daha da artıracağını belirterek, “Bu durumda olanların, uzmanlardan yardım alması gerekir. Bazen egzersiz yapmak, komedi filmi seyretmek, sıcak duş almak gibi yöntemler bizi rahatlatır. Bazen de problem odaklı yöntemler kullanmamız gerekir. Arada bir haberleri izlemek, güvenilir kaynaklardan bilgi almak problem odaklı baş etme yöntemleridir. Bazı kişilerde ise bu işe yaramayabilir. Olayları kurcalama kaygı düzeyini artırınca yardım alınması gerekir.” diye konuştu.

Güvenlik ve terör uzmanı Muğlu: “Rusya ve Amerika, Suriye'ye barış getirmeyecektir”

KARABÜK (AA) – İstinye Üniversitesi Güvenlik ve Terör Uzmanı Dr. İmbat Muğlu, "Rusya ve ABD, Suriye'ye barış getirmeyecektir. Barış ve huzuru getirecek yine Türkiye Cumhuriyeti devletidir." dedi.

Karabük'te katıldığı "Uluslararası Güvenlik, Terörizm ve Ermeni Meselesi" başlıklı konferansın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Muğlu, Esed rejiminin 2011'den bu yana halkına yapmış olduğu zulümler nedeniyle Türkiye'nin Suriye'de bulunduğunu söyledi.

Uluslararası güçlerin, zulme engel olması için Türkiye'yi Suriye'ye davet ettiğine dikkati çeken Muğlu, "İdlib meselesinden sonra artık bu ayyuka çıktı. Artık rejim İdlib'i düşürerek bütün Suriye'de hükmetmek istiyor ve kesinlikle gözü dönmüş. Zulmüne zulüm katarak bunları devam ettiriyor." diye konuştu.

Muğlu, bu eylemlerin durması için Türkiye'nin bölgede 13 gözetleme noktası oluşturduğunu anımsatarak Rusya, İran ve ABD ile görüşmelerin devam ettiğini, bir an önce sivil halkın katledilmemesi için Türkiye'nin elinden geleni yaptığını anlattı.

Rusya'dan bir heyetin, Soçi ve Astana mutabakatını bir kenara bırakıp yeni bir İdlib mutabakatı için geleceğini ifade eden Muğlu, Türkiye'nin ise bu iki mutabakatta alınan kararlardan vazgeçmeyeceğini vurguladı.

– "On binlerce insan Suriye'de ölümle karşı karşıya"

Muğlu, ABD'nin Suriye için sözde bir barış planı olduğuna değinerek şunları kaydetti:

"Hiç barış olmadı. ABD her gittiği yerde zaten 'barış ve demokrasi' adıyla ortaya çıkar. Bunu Afganistan'da da Irak'ta da Kuveyt'te de yaptı. Her dönemde 'Ben barış ve demokrasi getiriyorum.' der ama yıkım getirir, ölüm getirir. Bugüne kadar özellikle Suriye politikasında hiçbir zaman bu gerçekleşmedi, sözde kaldı. Barış getirmiyor maalesef, zulüm getiriyor. Eğer barış olsaydı bugün 1 milyondan fazla Suriyeli katledilmemiş olurdu. 23 milyonluk Suriye parçalanmamış olurdu. Her gün ölüm olmamış olurdu, her gün on binlerce insan maalesef Suriye'de ölümle karşı karşıya."

Yüz binlerce Suriyeli'nin şehirlerinden, köy ve kasabalarından göç etmek zorunda kaldığının altını çizen Muğlu, "Onun için ABD'nin sözde barış ve huzur projeleri bugüne kadar tutmamıştır. Çünkü coğrafya Osmanlı coğrafyası, İslam coğrafyasıdır. Bu iki etken olduğu sürece de Rusya ve ABD buraya huzur ve barış getirmeyecektir. Barış ve huzur getirecek olan yine Türkiye Cumhuriyeti devletidir."

İstinye Üniversitesinden “STK Fuarı”

İSTANBUL (AA) – İstinye Üniversitesi, öğrenci kulüpleri tarafından organize edilen "Sivil Toplum Fuarı", sivil toplum kuruluşları ve öğrencileri buluşturdu.

İstinye Üniversitesi Topkapı Kampüsü'nde gerçekleşen fuarda, çocuklar, engelliler, hastalar, eğitim ve dezavantajlı gruplarla ilgili çalışma yürüten 21 farklı STK temsilcisi ve öğrenci tanışma fırsatı buldu.

Fuar kapsamında, öğrenci ve kulüplerinin STK temsilcileri ile direkt buluşup proje geliştirmesi, sosyal sorumluluk kapsamında fikir alış-verişinde bulunup toplumsal ve sosyal sorunlara inovatif bakış açısıyla yeni çözümler üretmesi amaçlanıyor.

Yarın akşama kadar devam edecek fuarda, katılımcı sivil toplum kuruluşlarınca hazırlanan hediyelik eşyalar satışa sunulurken, tanıtım standları kurularak, öğrencilere bilgi verildi. Fuarda, eğitim, seminer ve sunumlar da gerçekleştirilecek.

Ayrıca İstinye Üniversitesi öğrenci kulüplerinin hazırladığı birbirinden farklı atölye çalışmalarının yanı sıra öğrencilerin hazırladığı mini konserlerle müzik ziyafeti verilecek.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Sokak Lambası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği, Temel İhtiyaç Derneği, SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği, Tomurcuk Vakfı, Kalben-Koruma Altında Yetişen Gençler ve Koruyucu Aile Derneği, Çocuk Eğitim Derneği, Kadıköy Kent Konseyi Engelliler Meclisi, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOF), Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), Türkiye Eğitim Vakfı (TEV), Serapin-Der, Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV), Genç Hayat Vakfı, Öğrenme Tasarımları Derneği, Sosyal Ben Vakfı, İnsani Yardım Vakfı (İHH), İhtiyaç Haritası, İstanbul Otizm Derneği ve Türkiye Otizmli Bireylere Eğitim ve Destek Vakfı (TODEV) fuara katıldı.

“İstanbul'u Koşuyorum” etkinliğinin Bebek etabı yapıldı

İSTANBUL (AA) – "İstanbul'u Koşuyorum" etkinliğinin bu yılki son yarışı Bebek etabı yapıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Spor İstanbul tarafından düzenlenen ve koşuculara seri yarış imkanı sunan etkinlikte, 10 kilometrelik parkurda gerçekleştirilen koşuya 16 yaş ve üstü sporcular katıldı.

Bu yıl 6 koşuya ev sahipliği yapan organizasyon, ilk defa patencileri de ağırladı. Paten yarışını diğer koşular takip etti. Yarışmaya ayrıca bisikletliler de iştirak etti.

Bebek Parkı'ndan başlayan yarış, sahil yolunu takip ederek, Baltalimanı ve Emirgan'da devam etti.

Yarışçılar, İstinye dönüşü sahil yolundan geçerek yeniden Bebek Parkı'na geldi.

Etkinliğe çok sayıda sporcu katıldı.