JCR

JCR: Sur Yapı sektörün üzerinde büyüdü

İSTANBUL(AA) – Kredi derecelendirme kuruluşu JCR-Eurasia Rating, varlık büyüklüğü açısından gayrimenkul sektörünün üzerinde büyüdüğü tespitini yaptığı Sur Yapı ile Sur Enerji’ye bu yıl da ulusal ve uluslararası ölçekte yatırım yapılabilir notu verdi.

Sur Yapı'dan yapılan açıklamaya göre, dünyanın önde gelen kredi derecelendirme kuruluşlarından biri olan JCR, derecelendirme notlarının periyodik incelemesini tamamlayarak, Sur Yapı ve Sur Enerji’nin uzun vadeli ulusal notunu A- (Trk), kısa vadeli ulusal notunu da A-1 (Trk) olarak teyit ederken, söz konusu notlara ilişkin görünümleri de stabil olarak belirledi.

JCR raporunda, Sur Yapı’nın 28 yılı aşan faaliyet geçmişiyle “Sur Yapı” markası altında proje aşamasından başlayarak geliştirme, mimari, yapım üretim dahil, anahtar teslimi iş yaparak inşaat sektöründe öncü kuruluşlarından biri haline dönüştüğü vurgulandı.

Sur Yapı’nın varlık büyüklüğü açısından gayrimenkul sektörünün üzerinde büyüdüğü belirtilen raporda, “Sur Yapı, yeni projeleri ve güçlü satış etkinliği ile büyümesini sürdürerek pazar payını ve marka değerini artırmak istemektedir. Şirketin Antalya’da gerçekleştirdiği mega proje başta olmak üzere devam eden nakit akımı yaratma kapasitesi, finansal kurumlarla olan uzun vadeli kredi antlaşmaları, güçlü marka imajı, düzenli kira geliri üretmeye başlayan alışveriş merkezleri, yabancı paraya endeksli satış gelirleri üretmeye başlayan enerji santralleri, geniş skaladaki fiyat seçenekleriyle farklı gelir gruplarına hitap eden projelerle zenginleştirilen ve çeşitlendirilen aktif portföyü Şirket’in Uzun Vadeli Ulusal Notu’nun A- (Trk) olarak teyit edilmesinin dayanak noktalarını oluşturmuştur.” ifadelerine yer verildi.

– Antalya Projesi’nde teslimlere dikkat çekildi

Raporda, Antalya Projesi’nde ilk etabın teslimlerine vurgu yapılarak, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Firma, Exen Istanbul, Lavender, İlkbahar, Gölbahçe, Mirage, Vitrin, Idilia, Tilia, Metrogarden ve Corridor gibi birçok dikkate değer projeyi başarıyla tamamlamış, son dönemde ise markalı konut projelerinin yanında, ofis ve alışveriş merkezi alanında projeler geliştirerek marka imajını güçlendirmektedir. 2020 yılı itibariyle de Antalya Kentsel Dönüşüm projesinin biten etaplarının hak sahiplerine teslimine başlanmıştır. Grubun, AVM segmentinde önemli sayılabilecek bir ölçeğe ulaştığı görülmektedir. Sur Yapı, enerji sektörüne de Aksu HES, Elmalı RES, Kurtini RES gibi 6 farklı yenilenebilir enerji santrali ile önemli bir ölçeğe kavuşmuştur. Ek olarak, mevcut yenilenebilir enerji üretim tesislerinin güneş enerjisi üretim sistemleri eklenmek suretiyle birleşik yenilenebilir elektrik üretim tesislerine dönüştürülmesi planlanmakta, yapılacak yatırım ile yenilenebilir enerjide üretimin, verimliliğin ve karlılığın artırılması hedeflenmektedir. Farklı yatırımlardan kaynak yaratılıyor."

– Sur Yapı Antalya’da 10 milyar TL ciro bekleniyor

Raporda, 2017 yılında Antalya’da yapımına başlanan mega projenin, Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projesi olduğuna vurgu yapılarak yaklaşık 19 bin adet bağımsız birimden oluşan projede, Sur Yapı payı olan 13 bin 500 adet bağımsız birimin satışıyla 10 milyar TL ciroya ulaşmasının beklendiği kaydedildi.

Raporda, gayrimenkul sektörü, Kovid-19 salgını ve karantina süreciyle birlikte ivme kaybetse de avantajlı finansman paketleri ile haziran, temmuz ve ağustos aylarını rekor ciro ve satış adetleriyle kapattığı belirtilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Sur Yapı 2020’nin haziran-ağustos döneminde gayrimenkul satışlarından elde ettiği geliri bir önceki yılın aynı döneminde göre yaklaşık 2,5 kat artırmayı başarmıştır. 2020 yılının ilk 8 aylık dönemi dikkate alındığında ise şirketin gayrimenkul satış cirosunu geçen yılın aynı dönemine göre önemli ölçüde artırdığı görülmektedir. Ayrıca, elde edilen satış geliri kompozisyonu incelendiğinde, son yıllarda şirketin yabancılara yapılan satışlardan elde ettiği döviz cinsinden gelirlerin ve toplam satışlardan aldığı payının arttığı gözlemlenmiştir. Şirket, büyük ölçekli Antalya kentsel dönüşüm projesinin yanında ağırlıklı olarak talep artışının devam ettiği lokasyonlarda konumlanan projelerinin ve etkili pazarlama politikalarının katkısıyla esas faaliyetlerinden önemli miktarda kaynak yaratmaya devam etmiştir.

Firmanın tamamlanan iş ve alışveriş merkezlerinden elde edilen uzun vadeli kira sözleşmeleriyle desteklenen kira gelirleri, yabancılara yapılan satışlardan elde edilen döviz bazlı satış gelirleri, yenilenebilir enerji satışından kaynaklı yabancı para endeksli satış gelirleri ve planlanan birleşik enerji santralleri dönüşümüyle yenilenebilir enerjiden elde edilen gelirleri artırma potansiyelinin etkisiyle kur riskinin belli ölçüde dengeleneceği görülmektedir. Ayrıca, finansal borçlarının önemli bir bölümünün uzun vadeli olması likidite yönetimine kolaylık sağlamaktadır.”

JCR, Türkiye'nin kredi notunu teyit etti

İSTANBUL (AA) – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Japan Credit Rating Agency (JCR), Türkiye’nin “BBB-” olan kredi notunu teyit etti, not görünümünü “negatif”te bıraktı.

JCR’nin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Türkiye’nin uzun vadeli kredi notunun “BBB-” olarak teyit edildiği, not görünümünün “negatif”te bırakıldığı bildirildi.

Türkiye’de enflasyon oranının yüzde 25 seviyelerine kadar yükselmesine rağmen, döviz kuru ve finansal piyasaların politika faizindeki hızlı artış, ABD ile ilişkilerdeki iyileşme ve kamu altyapı harcamalarındaki azalmanın ardından istikrar kazandığı belirtilen açıklamada, “Bu gelişmelerle Türk makamları, Uluslararası Para Fonu (IMF) da dahil olmak üzere dış desteğe bağlı kalmadan enflasyonu kendi başlarına durdurmayı başarabildi.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Türkiye ekonomisinde 2018’in son çeyreğinin ardından üç çeyrek boyunca daralma yaşandığı, fakat cari hesabın fazla vermesiyle ekonominin tekrardan toparlanmaya başladığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Yabancıların sermayelerini geri çektiği ve yerleşiklerin döviz mevduatlarında artış yaşandığı bir ortamda, finansal kurumlarca tutulan döviz likiditesi yeniden toparlanıyor. JCR, büyüme oranının 2019’un tamamında mütevazi bir şekilde pozitif olmasını bekliyor. Döviz kuru, yıllık enflasyonunun yüzde 10’un altına düşmesiyle yeniden istikrar kazandı. JCR, mali ve para politikaları altında ekonominin 2020-2022 döneminde ılımlı büyüme trendine geri dönmesini bekliyor.”

Açıklamada ayrıca, mali açığın gayri safi milli hasılaya oranının yüzde 3’ün altında kalmasının beklenildiği öngörüsüne de yer verildi.

Yunus Türk

Türk bankaları JCR Avrasya'nın çoğunluk hissesini aldı

İSTANBUL (AA) – Türkiye Bankalar Birliğinden (TBB) yapılan açıklamada, “Türk finans sektörünün öncü kurumları, JCR Avrasya’nın yüzde 85,05 hissesinin kurucu ortaklarından satın alınması ve Japonya Kredi Derecelendirme Kurumu olan JCR-Japan Credit Rating Agency Ltd. ile mevcut ortaklığın devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya vardı.” ifadeleri kullanıldı.

Yeni ortaklıkla, finansal piyasalardan borçlanmak isteyen şirketlerin kredi değerliliğinin tespit edileceği ve kredi notu sayesinde kaynakların daha verimli kullanılarak, ekonomide sağlıklı büyümeye destek sağlanacağı belirtildi.

“Sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacak”

Açıklamada, pay, devir ve hissedarlar sözleşmesinin 28 Kasım 2019’da imzalandığı kaydedilerek, uluslararası niteliğe, bilinirliğe ve tecrübeye sahip JCR ile yapılan bu stratejik ortaklığın, ulusal derecelendirme şirketinin faaliyetlerinin kısa sürede uygulamaya geçmesi ve uluslararası piyasalarda tanınırlığı için avantaj sağlayacağı ifade edildi.

Ulusal derecelendirme kuruluşunun özellikle risk yönetimi ve borçlanma piyasalarının etkinliği açısından önemli bir görev üstlendiği belirtilen açıklamada yerel şirketlerin kredi derecelendirilmesi konusunda daha aktif olunacağı, kredi notu kullanımının yaygınlaşmasıyla finansal kaynakların daha etkin dağıtılarak, sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacağı bildirildi.

Açıklamada, JCR Avrasya’nın, yeni yönetim ekibi ile birlikte, derecelendirme faaliyetlerinin kapsamını önemli ölçüde genişleterek özel sektör tahvil piyasasının gelişimine ve Türk şirketlerinin finansal yapılarının güçlendirilmesine katkı sağlayacağının altı çizilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Dünya örneklerinde olduğu gibi finansal kesimin tamamını kapsayan ortaklık yapısıyla bağımsız ve objektif bir rating yaklaşımı sunmak amacıyla gerçekleştirilen işlem, bankaların kredi riski ölçümünde standart bir yaklaşımın hayata geçmesine de imkan tanıyacak. Kredi derecelendirme uygulamasının yaygınlaşmasıyla hem sağlıklı kredi kullanımı artacak hem de kaynaklar daha etkili ve verimli şirketlere aktarılacağı için ekonomik gelişim daha sağlıklı olacak.”

Hisse devrinin tamamlanmasının ardından JCR Avrasya’nın yeni hisse yapısında Borsa İstanbul AŞ’nin yüzde 18,50, Japan Credit Rating Agency Ltd’nin yüzde 14,95 ile en büyük pay sahipleri olacağı bildirildi.

Açıklamada diğer pay sahipleri şu şekilde sıralandı:

“Finansal Kurumlar Birliği yüzde 6,00, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği yüzde 6,00, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği yüzde 6,00, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası AŞ yüzde 2,86, Türkiye Halk Bankası AŞ yüzde 2,86, Türkiye İş Bankası AŞ yüzde 2,86, Türkiye Vakıflar Bankası TAO yüzde 2,86, Türkiye Garanti Bankası AŞ yüzde 2,86, Yapı ve Kredi Bankası AŞ yüzde 2,86, Akbank TAŞ yüzde 2,86, QNB Finansbank AŞ yüzde 2,86, Türkiye İhracat Kredi Bankası AŞ (Türk Eximbank) yüzde 2,86, Türk Ekonomi Bankası AŞ yüzde 2,86, Kuveyt Türk Katılım Bankası AŞ yüzde 2,86, Türkiye Finans Katılım Bankası AŞ yüzde 2,86, Albaraka Türk Katılım Bankası AŞ yüzde 2,86, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası AŞ yüzde 2,86, Ziraat Katılım Bankası AŞ yüzde 2,86, Vakıf Katılım Bankası AŞ yüzde 2,86, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası AŞ yüzde 2,86”

'JCR, Türkiye'yi yatırım yapılabilir seviyede tutuyor'

İSTANBUL (AA) – Japan Credit Rating (JCR) Eurasia Başkanı Orhan Ökmen, JCR’ın, Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviye olan “BBB- Stable” kategorisinde tutmaya devam ettiği belirtti.

Orhan Ökmen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede Türkiye ekonomisinin, istatistiklere yansıyan görünür gücünden daha yüksek bir güce sahip olduğunu söyledi.

Ekonominin reel gücünü kavrayabilmek ve sayısallaştırabilmek için ülke analistlerinin yazılı olan ve yazılı olmayan iç hukuk sistemine, sektörler arasında dikey-yatay geçişkenliklere, kamu-özel iş birlikteliklerine, ortaklar ile şirketleri arasındaki geleneksel garanti-kefalet-nakit yardımlaşmalarına tam anlamıyla vakıf olmaları gerektiğini anlatan Ökmen, lokal olarak bizzat Türkiye’de ve bölgede organize olmayan uluslararası kuruluşların bu yazılı olan/olmayan iç hukuku ve iç süreçleri layıkıyla kavrayamadığını ve Türkiye ekonomisinin gerçek gücünü sayısallaştırmakta zorluk yaşadığını vurguladı.

Ökmen, finansman maliyetlerindeki artışlara rağmen, borç yenileme ve çevrimlerinde Türkiye’nin yakın gelecekte ve orta vadede zorluk yaşamasının beklenmediğini söyledi.

Türkiye’nin yapısal risklerinin sürdürülebilir mahiyeti ve ekonominin devam eden esnek performansının, metodolojik açıdan ülkenin yatırım yapılabilir kategoride bulunduğunun en temel göstergeleri olduğunu dile getiren Ökmen, şunları kaydetti:

“Türkiye’de ekonomik istikrar göstergeleri politik riskleri dengelemekte, mali istikrar da parasal istikrarı dengelemektedir. Bu çift yönlü denge hali ise Türkiye’nin yapısal risklerinin sürdürülebilirlik seviyesini, ekonominin esneklik özelliğini ve performansını korumaktadır. Sonuçta Türkiye’nin yapısal risklerinin sürdürülebilir olması ve ekonominin esneklik ve performansının korunmuş olması, Türkiye’nin hala yatırım yapılabilir seviyede olduğunun metodolojik olarak en temel iki göstergesidir.”

“Türkiye ekonomisinin bütünleşik gücü aşağı yönlü ivmelenmeyi telafi edecek güçte”

Orhan Ökmen, Türkiye ekonomisinin bütünleşik gücünün, politik zafiyetlerin ve siyasi risklerin sebep olduğu aşağı yönlü ivmelenmeyi hala telafi edebilecek güçte olduğunu belirtti.

Türkiye’de kurumların direncinde ve hukuk sisteminde bir zayıflamanın oluştuğu, kritik seviyelerin üzerinde seyreden müzmin cari açığın ve dış borçluluk halinin dış şoklara karşı ekonominin direncini zayıflattığı belirlemelerin doğru olduğunu düşünen Ökmen, “Fiyat istikrarının bozulduğu, reformların sürekli olarak ertelendiği, para politikasındaki etkinsiz halin devam ettiği gibi tüm belirlemeler doğru olmakla beraber, Türkiye ekonomisi, politik zafiyetlerin ve siyasi risklerin sebep olduğu aşağı yönlü ivmelenmeyi hala telafi edebilecek güçtedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yerelde örgütlenmemiz sayısal olmayan bilgiye erişmede pozitif fark yaratıyor”

JCR Başkanı Ökmen, JCR’ın ABD Sermaye Piyasası Kurulu (Securities and Exchange Commission, SEC) tarafından “ulusal kabul görmüş istatistiki derecelendirme kuruluşları (NRSRO)” olarak dünya çapında lisanslı olan 10 kuruluştan birisi olduğunu amınsattı.

JCR olarak Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviye olan “BBB- Stable” kategorisinde tutmaya devam ettiklerini vurgulayan Ökmen, şunları kaydetti:

“JCR’ın Türkiye’yi değerlendirme sağlamlığı ve diğer rakiplerinin aksine Türkiye’yi hala yatırım yapılabilir kategoride tutma gerekçesi yerelde örgütlenmiş olmanın özellikle sayısal olmayan bilgiye erişimde yarattığı pozitif farklılığından kaynaklanmaktadır. Bilindiği üzere JCR Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviye olan ‘BBB- Stable’ kategorisinde tutmaya devam etmektedir. Nitekim, piyasa dinamikleri, reel sektörün iş yapış şekli, makroekonomik göstergelerin günlük hayata yansıması ve politik gündemin bizzat içinde olmanın verdiği avantaj ülke değerlendirmelerinde daha doğru gözlemler yapabilme yeteneği sağlamaktadır.”