Jüpiter

Beyaz cüce yörüngesinde Jüpiter büyüklüğünde bir gezegen keşfedildi

ANKARA (AA) – Gök bilimciler, ölen bir yıldızın (beyaz cüce) yörüngesinde dönen dev bir gezegen keşfetti.

ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) basın açıklamasına göre, uluslararası uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından beyaz cüce WD 1856+534’ün yörüngesinde keşfedilen Jüpiter büyüklüğündeki gezegen WD 1856 b olarak adlandırıldı.

Dünya’dan 80 ışık yılı uzaklıkta, Ejderha takımyıldızında yer alan gezegenin, soğuk yıldızının çevresindeki dönüşünü 34 saatte tamamladığı belirtildi.

Beyaz cüce WD 1856+534’ün, üçlü bir yıldız sistemine ait ve yaklaşık 10 milyar yıl yaşında olduğu hesap edildi.

Wisconsin-Madison Üniversitesinde görevli gök bilimci Andrew Vanderburg, “WD 1856 b, cüce yıldıza bir biçimde çok yakın ve tek parça halinde kalmayı başarmış. Beyaz cücenin oluşum süreci, yakınındaki gezegenleri imha eder, sonrasında çok yakınlaşan herhangi bir şey de genellikle yıldızın muazzam çekim gücüyle parçalanır. WD 1856 b’nin bu akıbetlerden birini yaşamadan şu an bulunduğu konuma nasıl geldiğine ilişkin hala çok sayıda soru işareti var.” değerlendirmesini yaptı.

Muhabir: Gamze Türkoğlu Oğuz

Jüpiter'in uydusu Ganymede'in kuzey kutbunun görüntüleri paylaşıldı

ANKARA(AA) – NASA’dan yapılan açıklamada, 26 Aralık 2019’da Juno’nun üzerindeki JIRAM cihazıyla çekilen görüntülerin, Ganymede’in kuzey kutbunun ilk kızılötesi haritalandırılmasını sağladığı belirtildi.

Görüntülerde, Jüpiter’in uydusunda kutup bölgesinde buzun Dünya üzerinde görülmeyen formunu fark etmenin mümkün olduğu ifade edildi.

Juno, Ganymede’in her iki kutbu yakınında buzun kristalize yapıda değil donma noktasına kadar soğumuş sıvı, bir diğer deyişle “camsı bir formda” olduğunu keşfetmişti.

Jüpiter’in yörüngesinde toplam 79 uydusu bulunuyor. En büyükleri Ganymede, Güneş Sistemi’ndeki 9’uncu en büyük cisim.

Merkür’den büyük olan Ganymede, Güneş Sistemi’nde kendi manyetik alanı bulunan da tek uydu.

NASA’nın 2011’de uzaya fırlattığı Juno uydusu, Temmuz 2016’da Jüpiter’e vardığından bu yana gezegenin yörüngesinde keşif faaliyetini sürdürüyor.

Jüpiter'in manyetik alanının değiştiği keşfedildi

ANKARA(AA) – ABD Havacılık ve Uzay Ajansından (NASA) yapılan açıklamada, Juno uydusunun gezegenin kutupları arasından yaptığı yakın geçişlere gaz devinin manyetik alanının atmosfer rüzgarlarına bağlı olarak değiştiğini belirledi.

“Seküler varyasyon” adı verilen, bir gezegenin iç manyetik alanındaki değişimler ilk kez Dünya dışında bir gezegende kaydedilmiş oldu.

Juno’nun mıknatıs-ölçer enstrümanı sayesinde Jüpiter’in manyetik alanının 3 boyutlu haritasını çıkaran bilim adamları, bunu NASA’nın daha önceki Jüpiter görevleri olan Pioneer 10 ve 11, Voyager 1 ve Ulysses uydularının 1970’lerin başından beri kaydettiği manyetik alan verileriyle karşılaştırdı.

Veriler, gaz gezegenin manyetik alanının “bölge rüzgarları” adı verilen derin atmosfer rüzgarlarının etkisiyle zaman içinde değiştiğini tespit etti. Gezegenin yüzeyi ile atmosferin 3 bin kilometre derinliği arasında esen bu rüzgarların gazları yüksek iletken sıvı metale çevirerek manyetik alanları kestiği, uzattığı ve gezegenin başka yerlerine doğru sürüklediği belirtildi.

Araştırmanın sonuçları “Nature Astronomy” dergisinde yayımlandı.

Muhabir: Emre Aytekin

Jüpiter ilk oluştuğunda Güneş'e 4 kat daha uzak mesafedeymiş

ANKARA (AA) – Jüpiter’in ilk oluştuğunda Güneş’e şimdi bulunduğu konumdan 4 kat uzakta olduğu bildirildi.

ScienceDaily’nin haberine göre, Lund Üniversitesi’nde görevli gök bilimciler, gezegenin yaklaşık 4 buçuk milyar yıl önceki konumunu tespit etmek için gelişmiş bilgisayar simülasyonları kullandı.

Sonuçlar, o dönemde Dünya’dan büyük olmayan Jüpiter’in, Güneş’e bugünkü konumundan 4 kat daha uzakta bulunduğunu ve şimdiki pozisyonuna 700 bin yıllık süreç içesinde geldiğini gösterdi.

Araştırma ekibinin lideri olan Lund Üniversitesi astronomi bölümü doktora öğrencisi Simona Pirani, “Jüpiter’in Güneş’e çok uzakta oluştuğunu, daha sonra şimdiki yörüngesine göç ettiğini ilk kez ispat ettik. Göçün kanıtını, Jüpiter’in çevresinde dönen Truva astreoitlerinde bulduk.” ifadelerini kullandı.

Gök bilimciler, Satürn, Uranüs ve Neptün’ün de benzer şekilde Güneş Sistemi’nin iç kesimlerine doğru göç etmiş olabileceğini kaydetti.