Kadın Hakları

BM'den “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” mesajı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi, ''Erkeklerin kadın hakları ve cinsiyet eşitliğini savunması her zamankinden daha fazla önemli ve ben de işte tam bu nedenle feminist olmaktan gurur duyuyorum.'' mesajı verdi.

Guterres, Dünya Kadınlar Günü için BM Genel Kurulunda düzenlen etkinlikte yaptığı konuşmada, cinsiyet eşitsizliğinin çağın en baskın adaletsizliklerinden ve en büyük insan hakkı sorunlarından biri olduğuna dikkati çekti.

Erkeklerin 2 bin yıl boyunca kadınları kontrol etmeye çalıştığını ve kadınların kendi potansiyellerini ortaya koymalarına engel olmak için güçlerini kötüye kullandığını belirten Guterres, köklü ataerkil sistemin ve kadın düşmanlığının siyaset, ekonomi, iş hayatı ve toplumlarda yarattığı cinsiyet eşitsizliğine işaret etti.

Guterres, sesleri, tecrübeleri ve görüşleri hala sık sık görmezden gelinen kadınların sürekli dışlanmasının hiçbir gerekçesi olamayacağını ifade etti.

– "Dünya nüfusunun yüzde 30'u bir erkeğin eşine vurabileceği görüşünde"

BM Kalkınma Programı'nın 75 ülkede siyaset, iş ve eğitim gibi alanlarda kadınlara yönelik ön yargıların incelendiği ''Toplumsal Cinsiyet Sosyal Norm Endeksi'' adlı yeni raporuna göre dünya nüfusunun yüzde 90'ının kadınlara karşı bir tür ön yargısı bulunduğunu belirten Guterres, yaklaşık yüzde 30'nun ise bir erkeğin ''eşini dövebileceğine'' inandığını söyledi.

– ''Feminist olmaktan gurur duyuyorum''

Guterres, ''Erkeklerin kadın hakları ve cinsiyet eşitliğini savunması her zamankinden daha fazla önemli ve ben de işte tam bu nedenle feminist olmaktan gurur duyuyorum.'' dedi.

Çanakkale'de “Türkiye'de kadın hakları” konferansı düzenlendi

ÇANAKKALE (AA) – Çanakkale'nin Biga ilçesinde, CHP Kadın Kolları tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla "Türkiye'de kadın hakları" konulu konferans düzenlendi.

Biga Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen konferansa konuşmacı olarak katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, aile içi şiddetin önlenmesi ve kadın hakları konusunda mesleki olarak uzun yıllar mücadele ettiğini söyledi.

Mensubu olduğu baroda ve sivil toplum örgütlerinde bu mücadelenin önderliğini yaptığını dile getiren Karaca, şöyle devam etti:

"Bugün 18 yıldır uygulanan politikalar nedeniyle kadınların iş ve emek alanından giderek aile içerisine hapsedildiği, sadece ailede çocuklarına bakan, ev hizmetlerinde değer bulan çok yoğun sürecin içinde yer alıyoruz. Oysaki bir toplumun aydınlık seviyesi, özellikle uluslararası değerlendirme kuruluşlarında toplumun yükselişi, aydınlanması, modern ülkelerin baş aktörlerinden biri kadına tanınan özgürlüktür."

Karaca, Türkiye'de kadınların iş yaşamına katılım oranının 2019 itibarıyla yüzde 28,8 olduğunu belirterek, "Evde çocuklarına, bakıma muhtaç aile bireylerine bakmak için 494 bin kadın iş yaşamından ayrılmak zorunda kalmış. TÜİK verilerine göre 11 milyon 741 kadın ise iş yaşamında var olmak istiyor. Kız çocuklarımız eğitimden, kadınlarımız iş yaşamından koparılıyor. Bu ülkenin gelişmiş ülkeler arasına girebilmesi bu anlayışla çok da mümkün görünmüyor." ifadelerini kullandı.

Konferansa, CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, CHP Çanakkale İl Başkanı Metin Ümit Vural, CHP Biga İlçe Başkanı Osman Öztürk, CHP Kadın Kolları Başkanı Özge Elmas ve partililer katıldı.

Trabzon'da Kadın Hakları Sempozyumu düzenlendi

TRABZON (AA) – Trabzon Barosu Başkanı Sibel Suiçmez, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün kutlanma biçimini eleştirerek, "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde kadınlara tencere, tava alınacak hatta eşlerimiz pırlanta yüzük alacak. İşte günümüzde topluma empoze edilen 8 Mart kutlamaları bu şekilde. Bilinmelidir ki 8 Mart, bu anlamda kutlanacak bir gün değil." dedi.

Suiçmez, Trabzon Üniversitesi Mahmut Goloğlu Kültür Merkezi'nde düzenlenen, "Kadın Hakları Sempozyumu"nda yaptığı konuşmada, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün maalesef düzenin topluma empoze ettiği şekilde kutlandığını söyledi.

Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün kutlanma biçimini çeşitli örneklerle eleştiren Suiçmez, "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde kadınlara tencere, tava alınacak hatta eşlerimiz pırlanta yüzük alacak. Dükkanlar kadınlara 8 Mart nedeniyle indirim uygulayacak, biz de kutlamalar yapacağız. İşte günümüzde topluma empoze edilen 8 Mart kutlamaları bu şekilde. Bilinmelidir ki 8 Mart, bu anlamda kutlanacak bir gün değil." diye konuştu.

Suiçmez, Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün anlamına ilişkin şunları kaydetti:

"8 Mart, tam tersi Amerika'da 1857 yılında çalışma koşullarına, ücret eşitsizliğine ve uzun çalışma saatlerine isyan eden, greve giden, bu nedenle de polisler tarafından kapılar kapatılarak çıkarılan yangın sonucu öldürülen 129 kadının mücadelesinden bugüne kadar çeşitli aşamalardan geçerek BM'nin de daha sonra kabulüyle günümüze kadar gelen bir süreç. Dolayısıyla 8 Mart bizim aslında kutlayacağımız bir gün değil. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü eşitliğimizi, özgürlüğümüzü talep edeceğimiz, dayanışmayla bu mücadeleyi sürdüreceğimiz, bu çığlığı atacağımız bir gün. Alanda hak mücadelesi yapan tüm kişiler, kurum ve kuruluşlar, sivil toplum örgütleri bilir ki bizim için kadın hakları, kadın mücadelesi ne bir güne ne de bir aya sığar. Bu bir yaşam biçimi haline gelirse bir anlamı olur."

Trabzon Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Vesile Oktan, "Toplumsal Cinsiyet Rollerinin Gelişimi" konulu sunumunda, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramlarına ilişkin bilgi verdi.

Dünyada yoksulların yüzde 70'ini kadınların oluşturduğunu belirten Oktan, "Veriler, birçok kadın çalışma olanağı bulamazken, çalışan kadınların da erkek kazancının ancak 4'de 3'ü kadar ücret kazandığını gösteriyor. Yine dünyada kadınlar işlerin yarıdan fazlasını yapmalarına rağmen, toplam gelirin yüzde 10'unu kazanıyorlar ve toplam özel mülkiyetin de ancak yüzde 1'ine sahipler." diye konuştu.

Oktan, dünyada ilkokula başlayamayan 130 milyon çocuğun 3'te 2'sini kız çocuklarının oluşturduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Kadınlar, kullanılan oyların yarısına sahip oldukları halde tüm dünyada parlamentoda yüzde 14,2, kabinede bakan olarak ise yüzde 6 koltuğa sahipler. Türkiye'de ise 5 kadından 1'i yani 5 milyon 732 bin kadın okur yazar değil. Erkeklerde ise bu oran 10'da 1 düzeyinde. Üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerin yüzde 45'i kadın ancak bu oranları üniversitelerin yönetim seviyelerinde görmek çok mümkün değil, son derece düşük."

Oktan, toplumsal cinsiyet kavramına ilişkin anlayış değişikliği gelişmediği sürece, kadınların aynı iş için erkeklerle aynı maaşı almasının daha çok uzun yıllar gerçekleşemeyeceğini belirterek, "Bu algı değişiklikleri olmaz ise dünyada 15 milyon kız çocuğu önümüzdeki 16 yıl içinde çocuk yaşta evlendirilecek. 2086 yılına kadar Afrika'daki tüm kızlar hala henüz ortaokula gitmemiş olacak." dedi.

Trabzon Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürü Ahmet Kurt da Türkiye'de son 15 yılda 3 bin 150 kadının kocası, sevgilisi ya da başka bir erkek tarafından öldürüldüğünü dile getirerek, "Hepsi bizim insanımız, bizim diğer yarımız. İnsan hakları açısından bakmak suretiyle kadın cinayetlerini engellemek, toplumsal farkındalık oluşturmak, bu konuda toplumu bilinçli tutmak hepimizin görevi." diye konuştu.

Trabzon Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Şube Müdürü Fatma Meydan Aktaş ise Trabzon'da 1901 yılında dünyaya gelen ve kadın hakları konusunda ilk defa konferanslar düzenleyerek konuşma yapan Süreyya Hulusi Kakıcı'nın hayatına ilişkin bilgi aktardı.

Bilecik'te kadın belediye başkanı azmiyle hemcinslerine örnek oluyor

BİLECİK (AA) – Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, 2004 yılında sekreter olarak işe başladığı belediyede, özel kalem müdürlüğü yaptıktan sonra 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde bağımsız olarak aday oldu.

Belediye başkanı seçilen Tekin, özellikle yaptığı çalışmalar ve vatandaşlarla iletişimiyle takdir topluyor.

Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı Verilmesinin 85. yılı dolayısıyla AA muhabirine açıklamada bulunan Tekin, 15 yıl çalıştığı belediyede başkanlık yapmaktan gurur duyduğunu söyledi.

Seçim kampanyasında özellikle kadınlardan büyük destek gördüğünü belirten Tekin, “Adaylık döneminde kadınların benimle yürümesi, çok büyük bir fark yarattı. Pazaryeri’nin, kadının gücünü gösterdiği bir yer olduğunu gördük.” dedi.

Tekin, hiçbir zaman vatandaşla arasına mesafe koymadığını dile getirdi.

“Seçimden önce neysem, hep öyle kalacağım.” diye kendisine söz verdiği anlatan Tekin, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nün önemine değindi.

Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının, 5 Aralık 1934’te verildiğini hatırlatan Tekin, şunları kaydetti:

“Buradan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, bizlere seçme ve seçilme hakkı verdiği için sonsuz şükranlarımı sunuyorum. ‘Saçı uzun aklı kısa’ veya ‘elinin hamuruyla’ yakıştırmaları artık yok. İnşallah kardeşlerimize güzel örnek olmuşumdur. Bütün kadınlarla gurur duyuyorum. Genç kızlarımıza sesleniyorum. Siyasette ya da herhangi bir meslekte önce hedef edinsinler, azmin sonunda mutlaka başarı geliyor.”