Kakava

Romanlar Kakava'yı evlerinin önünde kutladı

EDİRNE (AA) – Edirne'de Romanlar, Kakava dolayısıyla evlerinin önünde ateş yaktı, dans etti.

Her yıl büyük bir coşkuyla Sarayiçi mevkisinde kutlanan Romanlar'ın Hıdrellezi olarak bilinen Kakava, koronavirüs tedbirleri kapsamında iptal edildi. Bu yılki etkinlikler sembolik Kakava ateşinin yakılmasıyla kısıtlı kaldı.

Roman vatandaşlar havanın kararmasıyla evlerinin önünde kendi kutlamalarını gerçekleştirdi.

Evlerinin önünde ateş yakan vatandaşlar Roman ezgileri eşliğinde dans etti, ateş üzerinden atladı.

Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı, gazetecilere yaptığı açıklamada, Romanlar için ayrı bir öneme sahip olan Kakava'yı her şeye rağmen kutladıklarını söyledi.

Kakava'nın herkese huzur ve sağlık getirmesini temenni eden Şallı, "Romanlar için çok önemli bir gün. Romanlar için heyecanlı, sevinçli ve mutluluk dolu bir gün. Koronavirüs dolayısıyla şenlikler iptal edildi ancak heyecanımız ve mutluluğumuz Roman mahallelerinde sürüyor. Bu güzel günü gönlümüzce kutlamaya çalışıyoruz. Bugün herkes için huzur, sağlık ve mutluluk getirsin." dedi.

Asırlardır kutlanan renkli buluşma: 'Hıdırellez'

İZMİR (AA) – Anadolu’da, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğuna inanılan Hızır ile denizlerin hakimi olduğuna inanılan İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülen baharın habercisi “Hıdırellez”, asırlardır nesilden nesile aktarılıyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye ile Makedonya’nın ortak çalışması sonucu 2017 yılında “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri”ne kaydettirilen Hıdırellez, etkileyici hikayesi ve gelenekleriyle dikkati çekiyor.

Her yıl 6 Mayıs’ta ülkenin dört bir yanında çeşitli etkinliklerle geleneksel bayram olarak kutlanan Hıdırellez için bu yıl ise dünyayı etkileyen yeni tip koronavirüs önlemleri kapsamında geniş katılımlı etkinlikler yapılamayacak.

Hıdırellez öncesindeki günün akşamı vatandaşlar ev, araba, çocuk gibi dileklerini bir kağıda çizerek gül ağacının dalına bağlıyor ya da bu ağacın dibine toprak üzerine yansıtıyor. Bereket getireceğine inanıldığı için gül ağacının dibine para da gömülüyor.

Hızır ve İlyas kelimelerinin birleştirilmesi sonunda ortaya çıkan “Hıdırellez”, Anadolu, Kırım ve Azerbaycan ile Orta Doğu ve Balkan ülkelerinde “bayram” olarak kutlanıyor.

Halk inancına göre, peygamber olan Hızır ile İlyas, her yıl sadece bir kez buluşuyor. Hızır peygamberin karada darda kalan kişilere yardım ve kılavuzluk ettiği, aynı zamanda bolluk getirdiğine, İlyas peygamberin de suların koruyucusu olduğuna inanılıyor.

İnanışa göre, bolluk ve bereketi simgeleyen kişiler oldukları için onların ayaklarını bastığı her yerin yeşerdiği, temas ettikleri her şeyin bereketlendiği ve şifa dağıttıkları kabul ediliyor.

Hıdırellez, dünyanın farklı yerlerinde Ağrice, Altı Mayıs, Aya Yorgi, Aziz George, Bahar Bayramı, Ederlez, Eğrice, Eğrilce, Hederlez, Hıdrellez, Hiderlez, Hızır ile İlyas, İderlez, İlk Yaz, Mantifer, Mar Curcos, Ruz-ı Hızır (Hızır Günü) isimleriyle de anılıyor.

Hıdırellez’i bayram olarak kutlayan Romanlar ise bu güne “Kakava” ismini veriyor.

Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alimcan İnayet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hıdrellez kutlamalarında görülen bazı adetlerin İslamiyet öncesine ait olmasının bu geleneğin Türklerde eskiden beri var olduğunu gösterdiğini söyledi.

Hıdrellez geleneğinin Türk dünyası ve Anadolu coğrafyası ile sınırlı olmadığını, Irak, Suriye ve Balkan ülkelerinde de kutlandığını ifade eden İnayet, “İnanca göre Hızır ile İlyas, her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece bir gül ağacı altında buluşmaktadır. Dolayısıyla bu iki kutsalın buluştuğu günün, temas ettikleri her şeyin de insanlara bereket, kısmet ve sıhhat getirdiğine inanılmaktadır. Dilek dileyenlerin gül dalına, ağaçlara bez bağlaması, hastaların çimenler üzerinde yuvarlanması, o gecenin suyuyla yıkanıp arınmaları bu inanıştan kaynaklanır.” dedi.

Alimcan İnayet, bu gün öncesinde ev, çevre ve beden temizliğinin yapılması, giysilerin yenilenip değiştirilmesi, Hıdırellez’de ise kırlara çıkıp eğlence şenlik ve oyunlar düzenlenmesi, sofralar kurulup yemek yenmesi, ateş yakılıp üzerinden atlanması, mezar ziyareti, bolluk bereket duaları, dilek tutulması gibi pratikler İslamiyet öncesi uygulamaları yansıttığını anlattı.

“Kutlamalar özel seçilmiş mekanlarda yapılır”

Hıdrellez’in Türk dünyasındaki çeşitli bölgelerde farklı uygulamalarla kutlandığına dikkati çeken İnayet, şöyle konuştu:

“Hıdrellez gününde kutlamalar özel seçilmiş mekanlarda yapılır. Bu mekanlar genellikle yeşillik, ağaçlık, ormanlık ve su kenarlarıdır. Kutlamalar sırasında kurban kesilir. Sofralar kurulur, yumurta pişirilir. Güreş düzenlenir, mendil kapma, ip atlama, salıncak gibi çeşitli oyunlar oynanır. Kır gezisi yapılır, at yarışları yapılır. Maniler söylenir, salıncakta sallanılır. Çeşitli yarışlar düzenlenir. Elma, yoğurt yeme, kaşıkla yumurta taşıma yarışları yapılır. Kesilen kurbanlar fakirlere dağıtılır. Dargınlar barıştırılır ayrıca Hıdrellez kutlamaları sırasında Türk mutfak kültürünün zenginlikleri de sergilenmektedir. Sofralarda Hıdırellez çorbası, keşkek, sütlaç, un helvası, kete, çörek, baklava, börek, kuzu çevirme, yumurta, peynir, gözleme, dolma, lokum, pide, mantı, güveç, tavuk dolması, hamsi buğulama, mıhlama, bandırma, kaymakçina, sütpite, gölle gibi yemekler yapılır. Sofraların bu denli zengin olması insanların bolluk ve bereket dileğiyle ilgilidir.”

İnsanların bolluk, bereket gibi dilek ve isteklerini yansıtan Hıdırellez geleneğini işlevsel olarak sosyal dayanışmayı güçlendirdiğini belirten İnayet, “Hıdrellez Türk dünyasının, Orta Doğu ve Balkanların ortak değerlerinden birisidir. Bu geleneği korumak, yaşatmak ve zenginleştirmek çok önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Edirneli şekerlemecinin “Baba Fingo” ezmesi tescillendi

EDİRNE (AA) – Osmanlı saray mutfağı tatlıları üreten şekerlemeci Arif Meriç, "Baba Fingo" olarak isimlendirdiği tatlının beğenilmesi üzerine tescilleterek, seri üretime geçti.

Edirne'nin Meriç ilçesinde yetişen yer fıstığı, badem, ceviz, hurma, karanfil, Antep fıstığı ve bal kullanılarak üretilen ezme için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuran Meriç, marka tescil belgesi aldı.

Şekerlemeci Meriç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 40 yıldır saray mutfağındaki tatlı, ezme ve şekerlemeleri vatandaşlara sunduğunu söyledi.

Osmanlı'ya başkentlik yapan Edirne'nin her dönem yerli yabancı turist ağırladığını belirten Meriç, "Kavala kurabiyesi, badem ezmesi, kallavi, devai misk, alüyyül ala ve luku ala lokumu gibi lezzetlerimize bir yenisini daha yaptığımız bu ezmeyle ekledik. Ezmemize Kakava şenliklerinin ritüellerinden Baba Fingo'nun adını verdik." dedi.

Meriç, şunları kaydetti:

"Kakava şenliklerine katılanlar 'Baba Fingo ne zaman nehirden çıkacak' ya da 'Baba Fingo ile ilgili ne ürününüz var?' diye soruyor. Araştırdık geçmişten gelen geleneğe göre, 'Baba Fingo' tamamen doğal besleniyor yağ, şeker ve un tüketmiyor. Ürettiğimiz ezmemiz doğal, kaktı maddesi kullanılmadan yapıldığı için bu ismi vermeyi düşündük."

– "Baba Fingo"

Romanların Hıdrellezi olarak bilinen Kakava, "Baba Fingo" efsanesiyle de ilgi görüyor.

Efsaneye göre, Mısır'da Firavun'un zulmettiği Romanların lideri Baba Fingo, firavunun ordusundan saklanmak için Kızıldeniz'e giriyor ve bir daha çıkmıyor. Romanlar, 6 Mayıs sabahı Baba Fingo'nun bir nehirden yeniden çıkacağı inancını taşıyor.

Kakava ateşi sağanak altında yandı

EDİRNE (AA) – Edirne'de Kakava ateşi yandı.

Kakava – Hıdrellez Şenlikleri'nin resmi açılış programı binlerce kişinin katılımıyla Sarayiçi'nde gerçekleşti.

Sağanak altında saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, yaptığı konuşmada, Kakava’nın yağmurla, bereketle geldiğini söyledi. Gürkan, şehitlere Allah'tan rahmet diledi.

Edirne’nin pek çok unsurunun UNESCO Kültürel Miras Listeleri’nde yer aldığını anımsatan Gürkan, “Edirne’ye en çok Edirneliler yakışıyor, Türk milletinin kahraman evlatları yakışıyor. Çünkü sizler Türk vatanının bölünmez bütünlüğünden yana, Türk milletinin birlik ve dirliği için canını veren, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti milletin bütün fertleriyle ilelebet payidar kılmaya ant içmiş evlatlarsınız.” dedi.

Kakava’nın bin 400 yıllık bir gelenek olduğunun altını çizen Gürkan, bu yıl Allah’ın Edirne’ye aynı anda üç bayramı (Kakava, Hıdrellez ve Ramazan) bahşettiğini dile getirerek, bu gece Sarayiçi’nde gerçekleşecek sahura herkesi davet etti.

Daha sonra tarihi Sarayiçi'nde Kakava ateşini simgeleyen odun yığınları, Edirne Valisi Ekrem Canalp, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve diğer protokol üyelerince tutuşturuldu.

Burada halka oluşturan binlerce turist, ateşin yakılmasını coşkuyla alkışladı.

Baharın gelişinin kutlandığı, Allah'tan bolluk, bereketin dilendiği Kakava'da binlerce katılımcı sağanağa rağmen dev ateş etrafında dans etti.

Bu anı görüntülemek isteyen fotoğraf sanatçıları da adeta birbiriyle yarıştı. Kakava kutlamaları, şafak sökmeden Tunca Nehri kenarındaki kutlama programıyla devam edecek.