Kale Grubu

Kalekim'den açıklama:

İSTANBUL (AA) – Kalekim AŞ'den yapılan açıklamada, "Pınar Gültekin'in acımasızca hayattan kopartılmasının ardından Gültekin ailesinin avukatı Dr. Rezan Epözdemir'in verdiği özel bir röportajda, markamızın 'jenerik marka' olarak yer aldığı görülmüştür. Jenerik marka olmanın, genel kullanımda kimi zaman bazı olumsuz örnekleri yaşanmaktadır. Ancak duyarlı olduğumuz, şiddetle kınadığımız böylesine önemli ve hassas bir konuda jenerik marka kullanımı ise bizi derinden üzmüştür." ifadeleri kullanıldı.

Kalekim AŞ, Muğla'nın Ula ilçesinde kaybolan ve cesedi ormanlık alanda bulunan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'in öldürülmesinin ardından ailenin avukatının yaptığı değerlendirme ile ilgili açıklama yaptı.

Açıklamada, "Pınar Gültekin'in acımasızca hayattan kopartılmasının ardından Gültekin ailesinin avukatı Dr. Rezan Epözdemir'in verdiği özel bir röportajda, markamızın 'jenerik marka' olarak yer aldığı görülmüştür." denildi.

Kale Grubu Şirketleri bünyesinde 1973 yılında seramik yapıştırıcıları ve derz dolguları ile başladığı üretimine inşaat sektörüne yönelik yapı kimyasallarını da katan Kalekim'in, liderlik ettiği sektörde 1051 kodlu ürünü ile "seramik yapıştırma harcına" ismini vererek jenerik marka olduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Jenerik marka olmanın, genel kullanımda kimi zaman bazı olumsuz örnekleri yaşanmaktadır. Ancak duyarlı olduğumuz, şiddetle kınadığımız böylesine önemli ve hassas bir konuda jenerik marka kullanımı ise bizi derinden üzmüştür. Kadına yönelik şiddet, ülkemiz ve tüm dünyada din, dil, ırk ayırt etmeksizin yaygınlaşan, toplumları derinden etkileyen evrensel bir sorun, temel insan haklarının ihlalidir. Maalesef ülkemizde de çok acı hikayeler ile gündeme gelen kadına yönelik şiddette, yükselen her çığlık, solan her fidan, bizleri de derinden yaralamaktadır. Bu sorun, toplumun tamamını ilgilendiren ve bir an önce çözümlenmesi gereken çok önemli bir meseledir.

Kalekim olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadına yönelik şiddet konusunda yapılacak her türlü çalışmaya, atılacak her adıma destek olmaya ve üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Kadınların yaşam haklarının korunduğu ve şiddete maruz kalmadıkları bir ülke için toplumun tüm bireylerini, kurum ve kuruluşlarını hep birlikte ortak mücadeleye davet ediyoruz."

Kale Grubu 63 yaşında

ÇANAKKALE (AA) – Kale Grubu, kuruluşunun 63'üncü yıl dönümünü, temellerinin atıldığı Çanakkale'nin Çan ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri kapsamında uzaktan erişim ile düzenlenen törenle kutladı.

4 yıl önce hayatını kaybeden Türk sanayisinin duayenlerinden İbrahim Bodur'un 27 Temmuz 1957'de temellerini attığı Kale Grubunun kuruluş yıl dönümü ve "Geleneksel Seramik Bayramı" dolayısıyla etkinlikler gerçekleştirildi.

Her yıl geniş katılımla yapılan etkinlik, bu yıl tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 salgını tedbirleri kapsamında uzaktan erişimle YouTube kanalı üzerinden yapılan canlı yayın ile gerçekleştirildi.

Çan'da kurulu Kaleseramik fabrikalarındaki törene, Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay ile Çan Kaymakamı Mustafa Gürdal ve Belediye Başkanı Bülent Öz'ün de aralarında olduğu protokol üyeleri katıldı.

Tören sonrasında "Kale Ailesi" çalışanlarına ve bayilere verilmek üzere düzenlenen kıdem ödülleri töreni de online program kapsamında yapıldı.

– Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay ve Bakan Pekcan'dan tebrik mesajları

Törene yazılı mesajıyla katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kale Grubunun kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Oktay, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Toprağımızı 63 yıl önce su, ateş ve girişimcilik ruhuyla harmanlayarak seramik ve yer karosu alanında 'Anadolu'nun Kale'si, Türkiye'nin gururu' oldunuz. Bu gururu, gelenekselleşen Seramik Bayramı'nda sizlerle birlikte gönülden paylaşıyorum. Kale Grubu yeni ihracat rekorları, artan istihdam rakamları ve farklı iş alanlarındaki katma değeri yüksek üretimi ile ülkemiz ekonomisine katkılarını artırarak sürdürecektir. Bugün bulunduğunuz noktayı daha da ileriye taşıyacağınıza, bu yeni dönemde oluşan fırsatları yakalayarak katma değerler üretmeye devam edeceğinize inanıyorum."

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da törene gönderdiği mesajda, ülkelerin kalkınmalarında sanayi şirketlerinin performanslarının çok önemli bir gösterge olduğunu vurguladı.

Kale Grubunun da bu bağlamda 1957'den bu yana gösterdiği atılımla ülkenin önemli sanayi kuruluşlarından biri olduğuna işaret eden Pekcan, "Rahmetli İbrahim Bodur beyefendinin getirdiği vizyon; sürekli atılımı, durmaksızın ve yorulmaksızın çalışmayı gerektiriyor. Ne mutlu sizlere ki en üst düzeyden en alt seviyeye kadar Kale Grubu çalışanları İbrahim Bey'in vizyonunu ilk günkü heyecanla uyguluyor." değerlendirmesinde bulundu.

– "Yolumuza inançla devam edeceğiz"

Törende konuşan Kale Grubu Başkanı ve Üst Yöneticisi Zeynep Bodur Okyay, bugünün bir kuruluş yıl dönümünden fazlasını anlattığını dile getirdi.

27 Temmuz'u, attıkları temellerin binlere, on binlere ulaştığı bir gün olarak nitelendiren Okyay, "Seramiğin olduğu kadar, sanayinin ve Anadolu'nun üretimle kalkınmasının; gönül verilmiş, emek karılmış toprakların, dayanışmanın, adanmışlığın, vefanın, umudun bayramıdır." diye konuştu.

Bu süreçte, 63 yıldır üstesinden geldikleri her zorluğun başarıyla taçlandığını ifade eden Okyay, şunları söyledi:

"Kurucumuz İbrahim Bodur'un bugün bir arada olmamızı sağlayan adımları attığı o günlerde de koşullar hiç elverişli değildi ama yine de hayaline ortak olanlarla yoluna devam etti. Onlara o cesareti, öngörüyü, yenilikçi düşünmeyi, mücadele ruhunu ve güveni veren neyse, bugün de ona odaklanma zamanı. Kısacası, özümüze dönme, özümüzdeki mayadan çoğalma zamanı. Kale Ailesi olarak her yeni güne bu güvenle uyanacağız. Yine bu güven sayesinde, bundan önceki 63 yılda olduğu gibi yarın da yolumuza inançla devam edeceğiz."

Törene ayrıca, AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Grup Başkan Vekili Bülent Turan, Dış İlişkiler Başkanı Cevdet Yılmaz ve Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, CHP Çanakkale milletvekilleri Muharrem Erkek ve Özgür Ceylan, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Dış İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak birer kutlama mesajı gönderdi.

Kale Grubu Başkanı Okyay: “Kale Grubu değerler üzerine inşa edildi”

İSTANBUL (AA) – Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, "Babamın kurduğu Kale Grubu bugün 63. yılını geride bıraktı. Grubun en büyük özelliği bence değerler üzerine inşa edilmiş olması, Kale Grubu değerler üzerine inşa edildi. Babamı vefatının 4'üncü senesinde onu anarken öngörü, cesaret, yenilikçilik ve güven gibi değerler üzerinden anmayı istedik. Çünkü bu özellikleri onda gördük. Ben şahsen bir evlat olarak izledim." dedi.

Kale Grubu’nun Kurucusu ve Onursal Başkanı merhum İbrahim Bodur, vefatının dördüncü yılında bir dizi programla anılıyor.

Bu kapsamda, "Bir Ömürden Fazlası" temasıyla Kale Grubu-Fast Company iş birliğinde duyarlı ve sorumlu liderlik ve değerler üzerinden Türkiye’nin gelecek perspektifinin konuşulduğu bir webinar düzenlendi.

Burada bir konuşma yapan Okyay, insanın yaşamını anlamlı kılanın değerler olduğunu ifade ederek, "Babamın kurduğu Kale Grubu bugün 63. yılını geride bıraktı. Grubun en büyük özelliği bence değerler üzerine inşa edilmiş olması, Kale Grubu değerler üzerine inşa edildi. Babamı vefatının 4'üncü senesinde onu anarken öngörü, cesaret, yenilikçilik ve güven gibi değerler üzerinden anmayı istedik. Çünkü bu özellikleri onda gördük. Ben şahsen bir evlat olarak izledim." diye konuştu.

– "Kolaya tevessül etmeyin, zor olanın peşinden gidin"

Okyay, merhum İbrahim Bodur'un, "Ticaret bireyleri, sanayi toplumları zenginleştirir" sözünü anımsatarak, Kovid-19 sonrası dönemde bireylerin ve toplumların neye değer verdiğinin önem kazandığını söyledi.

Merhum babasının, "Kolaya tevessül etmeyin, zor olanın peşinden gidin" tavsiyesini aktaran Okyay, merhum babasının çevresindeki insanlara güven verdiğini söyledi.

Okyay şöyle konuştu:

"Bir insanın ait olduğu topluluğa değer katmak, bir anlam duygusu vermesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ancak o zaman o topluluğu harekete geçirmek mümkün. Bugün bizim Çanakkale'nin birçok sermayedarı var tasarrufları küçük büyük. Onlara o güveni vermiş, onlarla beraber yürümüş bir insandı. Aynı zamanda da aldığı Robert Koleji eğitimi ve Batı kültürü, aynı zamanda köyden gelmesi… İkisini beraber çok iyi sentezleyen bir insan olması nedeniyle hep böyle yeniliğe meraklıydı. Her sene yeni bir fabrika açmak, yeni bir temel atmakla uğraşırdı. O noktada galeyana da gelirdi."

– "Çok çatışan fikirlerimiz oldu"

Okyay, merhum babasının aynı zamanda kendisinin rol modeli olduğunu ifade ederek, fikirlerinin çatışmasını dahi özlediğini söyledi.

Okyay şöyle konuştu:

"Bizim çok çatışan fikirlerimiz oldu… Zaman zaman çok farklı noktalarda durduğumuz anlar oldu. Ben hep ona karşı kendimi ispat etmek, kendi hayallerimin peşinde gitme arzusu vardı. Onda beni koruma arzusu ön plandaydı. Aynı zamanda çıtayı yukarıya çekme, benim sınırlarımı zorlama gayreti içindeydi. O yüzden de hep çatışırdık. Bazen ben korktuğumdan bazen o ileri gidip beni çektiğinden dolayı…

Hayatımda lise seçimi, üniversite seçimi gibi kararlarım, yurt dışına gitmemde, babam hep 'ne lüzum var', 'senin burada öğreneceğin çok mu şey var', 'izleyerek de yapabilirsin' derdi. 'Kendi yolunu kendin bul' diye söylerdi. Çünkü ona hiç yol gösteren olmamış, kendi yolunu kendi bulmuş. Ben de hep böyle mentorluk bekliyordum ama hiçbir şeyi kolay vermedi. Yani bizim bildiğimiz manada mentorluğu görmedim ondan hiç ama şimdi vefatından sonra görüyorum ki en büyük şey rol model olmak. Siz yaşarsanız çocuk nerede ne görüyorsa onu yapıyor. O zaman da ben hep kendi bildiğimi okudum. Bazen babamın çevresindeki sanayicilerden rica ettim, onları onu ikna ettiler. Bununla bile babamın benim kendi doğrularımı bulmam için beni mücadeleye teşvik ettiğini şimdi anlıyorum."

– Bodur'un cenazesinde sevgi seli

Zeynep Bodur Okyay, hayatındaki en anlamlı dersi aldığı günün babasının vefat ettiği gün olduğunu ifade ederek, babasının bu topraklarda çok az insana nasip olan büyüklükte bir sevgi seliyle uğurlandığını söyledi.

Merhum Bodur'un hayata dokunmanın ödülünü giderken aldığını aktaran Okyay, "Merhum babamın cenaze günü benim hayatım değişti. Bir birey olarak şirket ve ülkeye, kendimize gelecek tayin ederken ne sormalıyız, neyi öngörmeliyiz, hangi zorluklarla mücadele ederken hangi cesur adımları atmalıyım, neyi farklı yapmalıyım ve yeni yapmalıyım diye daha sık düşünür oldum. Bu sohbet toplantılarını da bu bağlam üzerine oturtmayı bu yüzden arzu ettim." diye konuştu.

– "Türkiye'nin kanında yeterli antikor var"

Psikolog Yazar Acar Baltaş, Türkiye'nin pek çok alanda yıllarca yaşadığı krizlerin etkisiyle pandemi sonrasında diğer ülkelere nazaran dirençli olabileceğini belirterek, "Türkiye'nin kanında yeterli antikor var. Hızlanan dönüşüm ve değişimde yer almamız mümkün. Bunu ancak bilimi merkeze alarak başarabiliriz." dedi.

Türkiye'nin bilimi merkeze aldığı için koronavirüsle mücadelesinde beklenenin üzerinde başarı elde ettiğini anlatan Baltaş, bilimin bundan sonra da merkezde kalması halinde Türkiye'nin geleceğe güvenle yürüyebileceğini söyledi.

Fast Company Yayın Direktörü Rauf Ateş, pandeminin ardından belli bir zaman geçtiğinde konferans gibi etkinliklerin yeniden eskisi gibi düzenleneceğini tahmin ettiğini söyledi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ETÜ Rektörü Prof. Dr. Güven Sak insanlığın dünyayı hoyratça kullanmasının neticesinde dünyayı çeşitli sorunların beklediğini ifade ederek, insanların hayvanların yaşam alanına sık girmeyi de bırakması gerektiğini anlattı.

Göç konusunun dünyanın en büyük problemlerinden biri olduğunu ifade eden Sak, "Bu musibetin (Koronavirüs) bize öğrettiği şu oldu: bazı alışkanlıklarımızı değiştirmek istemediğimizi anladık." dedi.

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen de pandemi sonrası dünya düzeninde nelerin yaşanabileceğine ilişkin görüşlerini online etkinliğin katılımcılarıyla paylaştı.

İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü “değişim öncülerinin” oldu

İSTANBUL (AA) – Kale Grubu’nun yeni nesil sosyal girişimcileri teşvik etmek amacıyla Ashoka Türkiye ortaklığında bu yıl üçüncüsünü düzenlediği İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü'nün sahipleri Erken Aşama kategorisinde "Tospaa Bilgisayarsız Kodlama Girişimi", İleri Aşama kategorisinde "Toyi", İş Birliği kategorisinde ise "Kodluyoruz" sosyal girişimleri oldu.

Kale Grubu’nun, 2016 yılında vefat eden Kurucusu Dr. İbrahim Bodur’un anısını ve değerlerini yaşatmak adına dünyanın ilk ve en geniş̧ sosyal girişimcilik platformu Ashoka iş birliğinde bu yıl üçüncüsünü düzenlediği İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü’nün kazananları The Seed'de düzenlenen törenle ödüllendirildi.

İş, sanat ve eğitim dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla düzenlenen ödül töreninde; toplumdaki sosyal bir problemi tespit ederek, buna yönelik inovatif çözümler geliştiren sosyal girişimciler ödüllendirildi.

Geçen sene olduğu gibi üç kategoride dağıtılan İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü’nde, teknolojiden bağımsız olarak kodlama eğitiminin erişilebilir olmasını sağlayan bir oyun ortamı sunan Tospaa Bilgisayarsız Kodlama Girişimi ile Alp Ar Erken Aşama kategorisinin, çocuklara özel oyun deneyimleri tasarlayan, çocukların etraflarındaki her şeyi eşsiz oyuncaklara dönüştürmelerini sağlayan yaratıcı bir oyun kiti sunan ve oyun hakkı savunuculuğu yapan Toyi ile Elif Atmaca İleri Aşama kategorisinin kazananı oldu.

Gençlerin hayal ettikleri bir hayata ve ilk işlerine adım atmaları için yazılım eğitimleri veren ve Ahiler Kalkınma Ajansı ile çalışarak bilinirliğini ve etkisini artıran Kodluyoruz Girişimi ile Gülcan Yayla, İş Birliği kategorisinin kazananı oldu.

Kazananlar ödülü Kale Grubu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Zeynep Bodur Okyay'ın elinden aldı.

– "Umuyoruz ki Kale Grubu’nun üstlendiği bu öncü rol diğer kurumlara da ilham verir"

Okyay, törende yaptığı konuşmada, "İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü ile yaşadığı dünyaya ve çevreye karşı kendini sorumlu hisseden ve harekete geçme cesaretini gösteren sosyal girişimcilerin önünü açmayı; onların yarattığı pozitif etkiye destek olmayı hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki, dünyayı yaşanır hale getirmek için değişim öncülerinin sayısının artmasına ihtiyacımız var." diye konuştu.

Ashoka Türkiye Ülke Direktörü Zeynep Meydanoğlu ise, "Kale Grubu ortaklığında üç senedir gerçekleştirdiğimiz İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü aracılığıyla erken aşama, ileri aşama ve iş birliği kategorilerindeki sosyal girişimcileri desteklemekten mutluluk duyuyoruz. İş dünyasının sosyal girişimcilik ekosistemine verdiği sürdürülebilir katkı şüphesiz çok kıymetli. Umuyoruz ki Kale Grubu’nun üstlendiği bu öncü rol diğer özel sektör kurumlarına da ilham verir. Herkesin fark yaratabileceği bir Türkiye için sektörler arası iş birliklerine ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.

– "Başvurular yüzde 100 arttı"

Bu arada Okyay Ödül Töreni öncesi basın mensuplarıyla bir araya geldiğinde, babası İbrahim Bodur'un her yaptığı işte sürdürülebilirlik olduğunu belirterek, "Küçük adımlarla başladık ama hedefimiz büyük. İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü'nün uluslararası bir ödül olmasını ve sürdürülebilir olmasını istiyoruz." diye konuştu.

Dünyada ve Türkiye'de sosyal girişimciliğe olan ilginin giderek arttığını aktaran Okyay, "Bir araştırmaya göre, sosyal girişimci için en iyi ülke sıralamasında Türkiye 42. sırada yer alıyor. Türkiye nitelikli iş gücünü çekmede ise 13. sırada bulunuyor." bilgisini verdi.

Okyay, Türkiye'de nitelikli sosyal girişimci ekosisteminin bulunduğunu, kaynağa ulaşmada sorun yaşandığını anlatarak, sosyal girişimcilerin şirketlere de iyi geldiğini, kurumsal inovasyonu da desteklediklerini söyledi.

Bu ödüllerin amacının sadece ödül vermek değil, ekosistemi genişletmek olduğunu belirten Okyay, sürdürülebilirlik anlamında riski azaltmak için sosyal girişimcilerin kendi aralarında network kurmalarını istediklerini, bu noktada Ashoka'nın desteğinin önemli olduğunu dile getirdi.

Okyay, bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ödüllere gelen başvurunun, ilk seneye göre yüzde 100 arttığını, bu yıl 350 kişiden başvuru aldıklarını vurgulayarak, katılımcıların yüzde 45'inin İstanbul'dan geldiğini, başvuranların yüzde 45'inin kadın, yüzde 55’inin erkek olduğunu söyledi.