Kalp Hastası

Koronavirüsü yenen doktordan kalp hastalarına tedavilerini aksatmamaları uyarısı

VAN (AA) – Van’da Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı ve Başhekim Yardımcısı Remzi Sarıkaya, gazetecilere yaptığı açıklamada, 16 kardiyoloji, 3 çocuk kardiyoloji ve 6 kalp damar cerrahi uzmanı ile 2 çocuk kalp damar cerrahıyla bölgedeki tüm hastalara hizmet vermeye devam ettiklerini söyledi.

Uzun süredir Kovid-19 ile mücadelede aktif görev aldıklarını belirten Sarıkaya, şunları kaydetti:

“Bu hastalığa yakalandıktan sonra 15 izolasyonda kaldım. Sonuç olarak görevimizin başına döndük. Kalp hastaları, kronik olarak nitelendirdiğimiz grupta yer alıyorlar. Kronik hastalık teşhisleri olduğu için bu hastaların öncelikle izolasyon kurallarına çok iyi uymaları gerek. Temastan kaçınmaları lazım. Dışarı çıkmalarını gerektirecek çok elzem durumlar olmadıkça kalabalık ortamlara girmemeleri gerekir. Kontrollerini geciktirmesinler, çünkü kalp hastalığı ertelenebilir bir hastalık değil. Göğüste bir ağrı olduğunda mutlaka hastaneye başvursunlar.”

Kalp damar cerrahi uzmanı Murat Sezgin de salgına rağmen kardiyoloji servisinde sağlık hizmetini aksatmadan çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Kovid-19’a yakalanan kalp hastalarının çok ciddi solunum rahatsızlığıyla karşılaştıklarını ifade eden Sezgin, “Hastalarımızın bu süreçte evlerinde kendilerini izole etmelerini istiyoruz. Doktorların tavsiyelerine uysunlar. En ufak bir sorunda bize ulaşsınlar. İlaçlarını düzenli kullansınlar.” dedi.

Uzmanından kalp hastalığı riskini azaltmak için “doğru beslenme” tavsiyesi

İSTANBUL (AA) – Medicana Avcılar Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı, Uzm. Dr. Naser Can, kardiyovasküler sağlığını korumak için önemli 7 davranış olduğunu belirterek, "Bunlar arasında; egzersiz, doğru beslenme, düşük kan basıncı, kolesterolü düşürmek, kan şekerini bilmek, sağlıklı bir kiloyu korumak ve sigara içmemek yer alıyor." ifadelerini kullandı.

Medicana Avcılar Hastanesi açıklamasında görüşlerine yer verilen Medicana Avcılar Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı, Uzm. Dr. Naser Can, dünya çapında kalp hastalıklarının ve felçlerin önde gelen ölüm nedenlerinden olduğunu belirterek, "Tüm toplumlarda kalp hastalıkları ölüm nedenleri arasında en ön sıralarda gelir. Ama iyi haberler de var. Tüm kardiyovasküler hastalık vakalarının yaklaşık yüzde 80'i önlenebilir. Hayat tarzınızda kolay, basit ve hatta eğlenceli aktiviteler yapmak dahil bazı değişiklikler yaparak riskinizi önemli ölçüde azaltabilirsiniz." ifadelerini kullandı.

Kalp hastalığı riskini azaltmak için yapılabilecek birçok şey olduğunu aktaran Can, "2010 yılında, Amerikan Kalp Derneği'nden bir uzmanlar komitesi, ABD'deki kardiyovasküler hastalığı azaltmak için stratejik bir plan hazırladı. Komite bilimsel literatürü inceledi ve insanların kardiyovasküler sağlıklarını korumak için izleyebilecekleri en önemli 7 davranışı belirledi. Bunlar arasında; egzersiz, doğru beslenme, düşük kan basıncı, kolesterolü düşürmek, kan şekerini bilmek, sağlıklı bir kiloyu korumak ve sigara içmemek yer alıyor. Bu 7'li paketi daha optimal seviyelerde tutan insanlar oldukça iyi yaşam kalitesine sahiplerdir." değerlendirmesinde bulundu.

Can, Kovid-19 salgınında sağlıklı yaşam tarzını korumak gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Koronavirüsün ülke genelindeki topluluklarda gelişen etkisi ile birçok insanı ofise, okula, bakkal veya spor salonuna gitmelerini engelleyen yeni zorluklara sebep olmuştur. Evde iken sağlıklı bir yaşam tarzını sürdürmeye yardımcı olacak egzersizler yapılmalıdır. Evde devre antrenmanı oluşturun. Atlama krikoları, lunges veya yerinde koşu gibi evde yapabileceğiniz üç veya dört egzersiz seçin. Her egzersizi kısa aralıklarla yapın ve devreyi iki ila üç kez tekrarlayın.

Günlük aktivitelerinizin temellerini hatırlayın: sigara içmeyin, dengeli beslenin, uykunuza dikkat edin, ellerinizi en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla sık sık yıkayın, öksürüğünüzü veya hapşırmalarınızı bir mendille örtün ve ardından dokuyu atın, hastaysanız işten uzak durun, yüzeylere dokunmaktan kaçının, yüzünüze dokunmamaya çalışın ve gözle görülür hasta görünen insanlardan kaçının."

Uzmanından kalp damar hastalarına sıcak havayla 'başa çıkma' önerileri

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Karagöz, sıcak havada kalp damar hastalarının dikkat etmesi gerekenlere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu hastalar için sıcaklığın ve nem oranının arttığı dönemlerin tehlikeli olabildiğini dile getirdi.

Vücut sıcaklığının çok yüksek ya da çok düşük olmaması gerektiğini hatırlatan Karagöz, vücudun sıcak havada iki yolla ekstra ısı yaydığını ancak koruyucu yolakların bu havalarda bazen kalbi yorabildiğini ifade etti.

Karagöz, etraftaki hava vücuttan daha soğuk olduğu sürece ısının havaya yayıldığını ancak hava sıcaklığı vücut sıcaklığına yaklaştığında bu transferin durduğunu anlatarak, “Işınım yoluyla kan akışının yeniden yönlendirilmesini gerektirir. Bu nedenle cilde daha fazla kan gider. Bu, kalbin daha hızlı atmasını ve fazla kan pompalamasını sağlar. Sıcak bir günde, ılık bir güne göre kalp her dakika, 2 ila 4 kat daha fazla kan dolaşımı yapabilir. Bu durum kalp hastaları için zorluk yaratabilir.” dedi.

Sağlıklı insanların birçoğunun sıcağın meydana getirdiği bu değişiklikleri hiçbir şey olmadan tolere edebileceğini ancak kalpleri güçsüz olan ya da vücudu artık strese kolayca tepki veremeyen yaşlı insanların kaldıramayabileceğini aktaran Karagöz, şöyle devam etti:

“Örneğin, kalp krizinden kaynaklanan hasar, kalbin ısıdan kurtulmak için yeterli kan pompalamasını engelleyebilir. Kolesterolden dolayı daralmış atardamarlar, cilde kan akışını sınırlayabilir. İlaçlar vücudun ısı düzenlemesini koruma özelliğini bozabilir. Beta blokerler kalp atışını yavaşlatır ve böylece kalbin etkili ısı alışverişi için kanın yeterince hızlı dolaşım yeteneğini sınırlayabilir. Diüretikler, idrar çıkışı ile sıvı kaybını artırarak daha da kötüleştirebilir. Bazı tip antidepresanlar ve antihistaminikler de terlemeyi engelleyebilir. İnme, parkinson, alzheimer, diyabet ve diğer durumlar beynin sıvı kaybına verdiği yanıtı bozabilir. Bu nedenle susuzluk sinyalleri gönderilemeyebilir ve vücut savunmasız kalabilir.”

“Sabah erkenden ya da akşama doğru dışarı çıkmak en iyi zaman”

Ali Karagöz, terleme yoluyla sodyum ve potasyum kaybı ile stres hormonlarının artması sonucunda oluşan ekstra çalışma yükünün bazı kalp hastalarını zor duruma sokabileceğini belirterek, “Sağlıklı insanlarda bile yüksek sıcaklıklar cilde artan kan akışı ve sıvı kaybı artışının birleşimiyle baş dönmesi ya da tansiyon düşmesi gibi ciddi durumlara neden olabilir.” dedi.

Sıcak havanın özellikle egzersiz esnasında kalbin yükünü artırarak, onu daha fazla zorlayabileceğine dikkati çeken Karagöz, vücudun iç sıcaklık her 1 derece yükseldiğinde, kalbin dakikada yaklaşık 10 atım daha hızlı attığını, yoğun sıcaklıklarda ve nemli havalarda da kalpteki stresin çarpıcı bir şekilde artabileceğini ifade etti.

Karagöz, kalp damar hastalarının sıcak havayla “başa çıkmasını” sağlayacak önerileri şöyle sıraladı:

“Bazı basit uygulamalar, aşırı sıcaklarda kalbin gereğinden fazla zorlamasını engelleyebilir. Eğer duyarlı gruptaysanız öncelikle sakin olun. İş ya da diğer fiziksel aktivitelerinizi azaltın veya erteleyin. Sabah erkenden ya da akşama doğru dışarı çıkmak sizin için en iyi zamandır. Egzersiz yaptığınızda, genellikle aldığınızdan daha fazla sıvı tüketmelisiniz. Sıcak havaya bağlı vücutta artmış ısıyı yenmenin en iyi yolu belirli dereceye kadar soğuk hava olabilir. Soğuk bir duş veya banyo yapabilir ya da koltuk altına soğuk, ıslak bir bez ya da buz paketi koyabilirsiniz.

Sağlığınız için bol sıvı tüketin. Ne yazık ki, her zaman vücudu yeterli sıvı ile doldurmak kolay değildir. Mide veya bağırsak problemleri, idrar sökücü, ileri yaş ya da ileri derecede şeker hastalığı düşük sıvı alımına neden olarak, hatalı bir susuzluk sinyali yaratabilir. Böylece sıcak çarpmasına maruz kalabilirsiniz. Sıcak ve yoğun nemli günlerde dışarıdaysanız her saat 1 bardak su için, kalp yetersizliğiniz varsa hekiminize danışın. Sindirim sisteminden kan dolaşımına suyun geçişini yavaşlattığı için şekerli sodalar yerine meyve suyuna tercih edin. Sıvı kaybına neden olabileceği için yoğun kafeinli içeceklerden veya alkolden uzak durun.

Az yemelisiniz. Midenizi aşırı doldurmayan daha küçük öğünlere sadık kalın. Soğuk çorbalar, salatalar ve meyveler açlığınızı tatmin edebilir ve size ekstra sıvı verebilir.”

Sıcak çarpması belirtilerine de değinen şunları kaydetti:

“Isıyla ilgili sorun, isilik gibi tahriş edici cilt problemlerinden ölümcül olabilen sıcak çarpmasına kadar değişir. Bu kapsamda, mide bulantısı ya da kusma, yorgunluk, baş ağrısı, algıda bozulma veya dikkat dağınıklığı, kas seğirmeleri gibi belirtileriniz varsa, sıcakla ilgili sorunlarınız olduğunu düşünüyorsanız ya da başka birinde bu belirtileri görürseniz, klimalı bir alana ulaşmak ve soğuk su içmek en önemli adımdır. Bunlar yardımcı olmazsa ve belirtiler devam ederse doktorunuzu arayın ya da acil servise başvurun.”

Kronik kalp hastalarına salgın sürecinde ilaç kullanımı ve egzersiz uyarısı

GİRESUN(AA) – Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) kronik kalp hastalığı, kontrolsüz hipertansiyonu olan ve bağışıklığı nispeten zayıf, yaşlı bireylerde ağır seyrettiğini belirtti.

Bu tür hastalarının salgın sürecinde kendilerini daha özenle korumaları gerektiğini ifade eden Karagöz, salgın döneminde tedavinin aksamasının farklı şikayetlerin ortaya çıkmasına yol açtığına dikkati çekti.

Karagöz, hipertansiyon hastalarında kan basıncı değerlerinin yükselmesine bağlı baş ağrısı, yorgunluk ve halsizliğin önde gelen şikayetlerden olduğunu kaydederek, “Koroner arter hastalarında ilk ve en önemli uyarıcı semptom genellikle göğüs ağrısı olmaktadır. Ayrıca nefes darlığı bu hastalarda yine önemli bir bulgudur. Kalp yetmezliği hastalarında tedaviye uyumsuzluk, tek yastıkla uyuyamama, özellikle geceleri belirginleşen nefes darlığı ile ayaklarda ve bacaklarda ödem şeklinde sonuçlar doğmasına neden olur.” dedi.

Karagöz, atriyal fibrilasyon hastalarında kullandıkları kan sulandırıcı ilaçların bir gün, hatta bir doz atlanmasının bile felç riskini belirgin ölçüde artırdığına dikkati çekti.

Hastaların her gün evlerinde 30 dakika koşu bantları veya koridorlarda yürüyüş egzersizleri yapmalarının sağlıkları açısından önemli olduğunu dile getiren Karagöz, “İlaç tedavisine de kesintisiz devam edildiği takdirde bu sürecin hem virüsten korunmak hem de kronik kalp hastalıklarının kontrolünün sağlanması adına sorunsuz atlatılabileceği konusunda hastalarımızın hiçbir şüphesi olmamalı.” diye konuştu.

Haftada bir gün dışarı çıkan hastalara güneş uyarısı

Haftada bir gün dışarı çıkmak üzere serbestlik sağlanan hastaları, güneşin zararlı ışınlarına karşı tedbirli olmaları konusunda da uyaran Karagöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Vücudumuzda güneş ışığının etkisi ile sentez edilen D vitamininin eksikliği birçok kalp hastalığının kötüleşmesine neden olmaktadır. Yaz ayına girdiğimiz için bunu sağlarken güneşin zararlı etkilerinden korunmak da çok önemli. Güneş kremi kullanmak kısıtlı sürede güneş ışığının yararlı etkilerinden en üst düzeyde faydalanmak adına uygulanabilir bir yöntem olabilir.”

Karagöz, uzun süre evde kalmak zorunda kalan bu hastalarda kas-iskelet sistemi sorunlarının da ortaya çıktığını gözlemlediklerini belirterek, “Hatta dışarı çıktığında düşme atakları yaşayan hastalarımız mevcut. Bu bağlamda temponun giderek artırılması daha uygun olacaktır.” diye konuştu.