Kamu Bilişimcileri Derneği

4. Kamu Bilişim Zirvesi sona erdi

ANTALYA (AA) – Kamu Bilişimcileri Derneğince Antalya'da düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu, "4. Kamu Bilişim Zirvesi" sona erdi.

Kamu Bilişim Derneği İkinci Başkanı ve AA İletişim Teknolojileri Direktörü Yakup Şıvka, Kundu Turizm Merkezi'nde "Kamuda dijital dönüşüm" sloganıyla gerçekleştirilen zirvenin ardından yaptığı açıklamada, zirveyle kamu bilişim yöneticileri ve özel sektör temsilcilerinin bir araya gelme fırsatı bulduğunu söyledi.

Zirveye yaklaşık 500 kişinin katıldığını belirten Şıvka, başarılı projelerin tanıtıldığını özel sektörün kendisini anlatma olanağı yakaladığını kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu'nun katılımının kendilerine güç, sektöre de önemli bir mesaj verdiğine işaret eden Şıvka, zirvede son dönemde yapılan "Bilgi ve İletişim Güvenliği Tedbirleri" genelgesinin kamu ve özel sektöre etkisinin tartışıldığını aktardı.

Kamuda bilişim alanında eskiden bu yana tek bir çatı ihtiyacının olduğunu anlatan Şıvka, şunları ifade etti:

"Bunu bir kaç bakanlık ayrı ayrı zeminde yapıyorlar. Bunlardan birisi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız. Bakanlığımız bilişim anlamında özellikle siber güvenlik alanında çok büyük işler yaptı. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ve Siber Olaylara Müdahale Ekibi (SOME) bu alanda önemli işler başardı. Biz de AA olarak seçim dönemlerinde yoğun siber saldırı alıyoruz. Bu dönemlerde de USOM ile koordineli bir şekilde çalıştık. Onlardan kimi zaman siber saldırı istihbaratı kimi zaman da fiili olarak gelip bize destek verdiler. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile bir nebze artık bu kurumların çatısı haline gelmiş oldu. Politika belirleyici bir kurul oldu. Bizim için bir üst kurul ihtiyacı bu şekilde giderilmiş oldu gibi gözüküyor."

Şıvka, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ileriye yönelik kamudaki bütün bilgi işlem daire başkanları ve bilişim yöneticilerinin işleyiş ve politika belirleme açısından doğrudan bağlı olduğu bir kurum haline gelmesini ve oradan alınan kararlar ve düzenleyici hükümlerin bütün kamu kurumları için geçerli olmasını umduklarını dile getirdi.

Dernek olarak kamudaki bilgi işlem çalışanlarını bir araya getirerek beyin fırtınası oluşturmayı, bilgi ve tecrübe paylaşımını sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Şıvka, "Bunu yaparken yerli firmaların da kamuya ulaşması için çaba gösterdik. Yerli firmaların birçok alanda örnek projeleri var. Kamu kurumlarında çok güzel işler de yaptılar." diye konuştu.

– "Gururla bahsedeceğimiz projelerimiz var"

Şıvka, AA olarak hem kendi projelerini hem de yerli firmalarla geliştirdikleri çözümleri anlatma imkanı buldukları zirvede, AA Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Metin Mutanoğlu'nun "Medyada dijital dönüşüm" temalı bir sunum yaptığını ve AA olarak dönüşüme nasıl ayak uydurduklarından bahsettiğini aktardı.

"Gururla bahsedeceğimiz projelerimiz var. Kendi yazılımlarımızla yaptığımız bir kısım uygulamalar ve dışarıdan yerli firmalarla ortak olarak geliştirdiğimiz projelerimiz bulunuyor." diyen Şıvka, bu projeler arasındaki en önemlisinin diğer kamu kurumlarına da örnek olan depolama alanı ihtiyacını yerli bir ürünle gidermeleri olduğunu söyledi.

İstanbul'daki Usishi firmasıyla çalıştıklarını dile getiren Şıvka, şöyle devam etti:

"Bizdeki bu tecrübe diğer kurumlara aktarıldı ve birçok devlet kurumu bu firmanın ürünlerini kullanıyor. Biz bundan gururluyuz. AA bir Ar-Ge merkezi gibi de davranıyor. Ürünlerin kendini ispat yeri oluyor. Biz tecrübe etmekten, test etmek ve risk almaktan çekinmiyoruz. AA olarak özellikle yerli ve milli bir firmaysa ürettiği teknolojiyi denemekten geri durmuyoruz. Canlı yayın projelerimiz dünyaya örnek olabilecek bir proje. Müşterinin kendisini çekebileceği bir canlı yayın platformu oluşturduk. Aynı anda 4 canlı yayın kanalını aboneye ulaştırıyoruz. Aboneler de kendi ihtiyaçları, yayın politikaları doğrultusunda canlı yayını kullanıyorlar. Bunu yerli bir firmayla geliştirdik, internet üzerinden yapıyoruz."

– "AA'nın haber akış sistemi yerli ve milli"

AA'nın haber akış sisteminin yerli ve milli olduğuna dikkati çeken Şıvka, kendilerinin yazdığı bu uygulama sayesinde dünyanın dört bir yanındaki muhabirlerin web tabanındaki bu uygulamaya kendi kullanıcı adı ve şifreleriyle girip haber dağıtımı yapabildiğini kaydetti.

Şıvka, su sistemle haberleri hem internet hem de uydu teknolojisiyle dünyanın tüm medya kuruluşlarına ilettiklerini bildirdi.

Kamu Bilişim Derneğinin 2015'de kurulmasına rağmen 4 yıldır zirveyi düzenlediğini vurgulayan Şıvka, Türkiye'nin çeşitli ilerinde üniversiteler ile buluşup, öğrencilere destek veren projeler ürettiklerini sözlerine ekledi.

e-Devlette kullanıcı sayısı 44,5 milyonu geçti

ANTALYA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, Kamu Bilişimcileri Derneğince Antalya’da düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu “4. Kamu Bilişim Zirvesi”nde AA muhabirine, 2008’de başlatılan e-Devlet sisteminin gelişmiş verimlilik, maliyet azaltma ve tasarruf sağladığını söyledi.

e-Devletin avantajlarından birinin kağıt temelli sistemlere göre verimliliğin artmasını sağlamak olduğuna vurgulayan Koç, kağıt temelli işlerin e-Devlet kanalıyla elektronik ortamdan sunulmasının insan gücüne olan ihtiyacı azalttığını kaydetti.

Böylece, sürecin daha az çalışanla yürütülmesi ve dolayısıyla işletme maliyetlerinin azalmasını sağladığına değinen Koç, vatandaşların, e-Devlet kapısından günün her saati fiziki olarak hiçbir kamu kurumuna gitmeden anlık olarak hizmet alabildiğini bildirdi.

Bu durumun ciddi zaman tasarrufu sağladığını anlatan Koç, e-Devletin işletmeler ve vatandaşlar ile devlet arasında daha iyi, kolay iletişim sağladığını ifade etti.

“e-Devlet kapısından 5 bin 75 farklı hizmet sunulmakta”

e-Devletin kamu kurumları ve vatandaşlar için süreçleri basitleştirmeye yardımcı olduğunu, devlet bilgi programlarına ve hizmetlerine erişimi kolaylaştırdığını aktaran Koç, vatandaşların, istedikleri zaman ve istedikleri yerden devlet dairelerine ve acentelerine fiziksel seyahat gerekmeksizin etkileşim kurabileceklerini söyledi.

Koç, sistem sayesinde kişilerin kendilerine ait verileri anlık olarak gördüğünü, süreçleri online olarak takip edebildiğini dile getirdi.

Koç, e-Devlet kullanıcı sayısının 2008’de 6 bin 990 kişi olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“e-Devlet kullanıcı sayısı 44 milyon 585 bin 564 kişiye ulaştı. 2008 yılında 5 bin 747 olan giriş sayısı da bu yıl 1 milyar 9 milyon 512 bine ulaştı. Her yıl bu sayılar artıyor. e-Devlet kapısından 5 bin 75 farklı hizmet sunulmakta. Bunların 2 bin 535’i devlet kurumu hizmetleri, 2 bin 88’i belediye hizmetleri, 396’sı özel kurum hizmetleri, 54’ü su ve kanalizasyon hizmetlerinden oluşuyor. Bu yıl 944 yeni hizmet e-Devlet kapısına entegre edildi. Kamu hizmetlerinin e-Devlet kapısına entegre edilmesi çalışmaları devam etmektedir.”

En fazla kullanılan kurum Sosyal Güvenlik Kurumu

e-Devlet üzerinden en fazla kullanılan kurumun Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) olduğuna dikkati çeken Koç, “Kullanıcılarımız e-Devlet üzerinden 234 milyon 641 bin kere 4A hizmet dökümü, 143 milyon 847 bin kere dava dosyası sorgulaması, 121 milyon 542 kez vergi borcu sorgulaması, 70 milyon 535 bin kez mobil hat sorgulaması yaptı ayrıca SGK tescil ve hizmet dökümü, araç plakasına yazılan ceza sorgulaması, e-bordro hizmeti, icra dosyası sorgulaması, tapu bilgileri sorgulaması, yükseköğretim mezun belgesi sorgulaması da en fazla tercih edilen hizmetlerden oldu.” diye konuştu.

Muhabir: Süleyman Elçin

4. Kamu Bilişim Zirvesi

ANTALYA (AA) – Kamu Bilişimcileri Derneği tarafından Antalya'da düzenlenen ve Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu "4. Kamu Bilişim Zirvesi"nde ikinci gün panelleri sona erdi.

SGK Genel Müdür Yardımcısı Eyüp Sabri Demirci, Kundu turizm merkezinde "Kamuda Dijital Dönüşüm" sloganıyla gerçekleştirilen zirvede yaptığı konuşmada, sağlık karnesi almak için vatandaşın gece yarısı sıraya girdiği günlerden, dijitalleşme sayesinde bir çok hizmeti elektronik ortamda verebilen bir kuruma dönüştüklerini söyledi.

Demirci, 650 lokasyonda 30 bin personel ile 81 milyon vatandaşa, Suriyeliler başta olmak üzere yabancı uyruklu kişilere hizmet verdiklerini, dokunmadıkları kimse kalmadığını belirtti.

Türkiye'nin herhangi bir yerinde bir lokasyonda arıza olduğu zaman, bu arızanın anında en yetkili kişiye gittiğini ifade eden Demirci, "Hiçbir vatandaşımıza 'şu belgeyi şu kamu kurumundan getir' demiyoruz. E-devlet hizmetlerinde 141 uygulamamız mevcut. E-devlette en fazla uygulaması olan kurumuz. Vatandaştan istenilen hizmet dökümleri, emeklilik belgesi gibi belgelerin tamamının e-devletten alınmasını sağladık." diye konuştu.

Zirvenin ikinci günü, "2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi" ve "Dijital Dönüşümde Bilişim Yöneticileri" paneliyle sona erdi.

4. Kamu Bilişim Zirvesi başladı

ANTALYA (AA) – Kamu Bilişimcileri Derneği tarafından düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu, "4. Kamu Bilişim Zirvesi" Antalya'da başladı.

Kundu turizm merkezinde "Kamuda dijital dönüşüm' sloganıyla gerçekleştirilen ve AA'nın "global iletişim ortağı" sponsoru olduğu zirvenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, dijital teknolojilerinin dünyada baş döndürücü bir hızla geliştiğini belirtti.

Koç, değişimin hızının artık her zamankinden daha fazla, etkisinin de her zamankinden daha geniş olduğunu belirterek, önceden sadece konuşmak için kullanılan telefonun 2020 yılında dünyada 4 milyara ulaşan insan hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade etti.

Telefonun teknolojik bir araç haline geldiğine ilişkin örnek veren Koç, artık dijitalleşmeden değil, dijital dönüşümden bahsedilmesi gerektiğini vurguladı.

Dijital dönüşümün teknoloji yatırımlarıyla olacağını belirten Koç, "Sosyal ve ekonomik refahı artıracak dijital dönüşüm için öncelikle insan, iz süreçleri ve teknolojik unsurlardaki bütüncül dönüşümden bahsediyoruz. Bu üç saç ayağından herhangi birisi olmaz ise digital dönüşümü gerçekleştiremeyiz. Oyunun kuralları değişiyor. Artık bakış açımızı değiştirmemiz ve daha etkin rol almamız gerekiyor." diye konuştu.

Kamu kurumlarında hizmet verimliliğinin artırılması için dijital dönüşüme öncülük ettiklerini hatırlatan Koç, bu alanda hizmet veren pek çok daire kurulduğuna işaret etti.

Yenilikçi teknolojilerin hizmetin sunuş şeklini de değiştirdiğini anlatan Koç, şöyle konuştu:

"Üretim ekseni, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere kaymaya başladı. Bunun için bizim yapmamız gereken meslekler, istihdam piyasası, sosyal yardımlar gibi alanlardaki değişimlere ayak uydurmak. Dijital dönüşüm ofisi olarak da bu değişime katkı sağlıyoruz. Son 12 yılda teknolojik şirketler yüzde 353 oranında değerini arttırdı. Dünyadaki ilk 10 marka değeri yüksek firmaya baktığımız zaman hepsinin teknoloji odaklı olduğunu görüyoruz. Sıralamada hep üstte kalabilmek için yenilikçi teknolojilere hep adapte olmak ve kullanmak gerekiyor. Yenilikçi teknolojilere adapte olamıyorsanız rekabetçi olamıyorsunuz ve tarih sahnesinden siliniyorsunuz. Artık gücün değerlendirilmesi veriye sahiplik ve veriden üretilen değerden geçiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde günümüzde artık sadece dijital çağda sadece veriye değil, veriden değer üretmeye odaklı bir yönetim anlayışı ile yola çıktık."

– Koç: "Yerli ve milli anlayışla yola çıktık"

Dünyada yılda 41 trilyon gigabyte veri üretildiğini, Türkiye'de ise yılda 500 exabyt yani 500 milyar gigabyt veri üretildiği bilgisini veren Koç, "Verinin değere dönüştürülmesi ancak yerli ve milli bir anlayış ile olur. Nasıl bir avuç toprağımızı canımız pahasına koruyorsak bir bayt verimizi de aynı şekilde korumamız lazım. Dijital Dönüşüm Ofisi olarak 'Türkiye'nin verisi burada kalacak ve bu veri Türkiye'de değere dönüşecek' diyoruz. Dijital dönüşü sağlayabilmemiz için kamunun aynı dili konuşması lazım. Bunun için de Ulusal Veri Sözlüğü Projesi başlattık. Bu proje bizim dijital dönüşümümüzün can suyu olacak. Nasıl bir canlı susuz yaşayamaz ise yapay zeka teknolojileri de verisiz yaşayamaz. Ulusal Veri Sözlüğü Projesi'nden çıkan çıktılar yapay zekanın can damarı olacak." diye konuştu.

Türkiye'nin ulusal yapay zeka stratejisini yazmaya başladıklarını aktaran Koç, şöyle devam etti:

"Bu stratejide yapay zeka teknolojilerinin yol haritasını ortaya koyacağız, nitelikli insan kaynağı ve toplumsal dönüşüm için çalışmalar yapacağız. Ulusal yapay zeka haritamızın insan merkezli, refahı arttırıcı, adil, şeffaf, güvenilir, hesap verebilir, veriden değer üreten bir yapıya sahip olduğu ve en önemlisi de ulusal ve etik değerlere bağlı kaldığı görülüyor. Oluşturmaya çalıştığımız yapay zeka ekosistemimizin ülkemizin kalkınmasında lokomotif etki yaratacağını düşünüyoruz. Türkiye'de yapay zeka konusunda 7 binden fazla makale sayımız var. Bu konuya iyice yoğunlaşmış durumdayız."

Oluşturulan verilerin korunmasının da önemli olduğuna işaret eden Koç, siber güvenliğin sağlanmasında da yerli ve milli teknolojiyi kullanmak gerektiğini vurguladı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu da yaptığı konuşmada, muasır medeniyet seviyesini yakalama hedefinde olan Türkiye'nin bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki gelişmeleri takip ederek, kullanmasının önem arzettiğini vurguladı.

Kamunun görevlerini etkin ve verimli yapabilmesi için bilişim teknolojilerini kullanabilmesinin günümüzde artık zorunluluk olduğuna değinen Karagözoğlu, bilişim sektörünün zaman ve maliyet tasarrufu ile etkin hizmet sunumuna katkı sağladığına işaret etti.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bürokrasideki hantallığı sonlandırdığını belirten Karagözoğlu, E-Devlet hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının kamudan hizmet alan vatandaşların hayatını da kolaylaştırdığını vurguladı.

5G ile ilgili yaptıkları çalışmaların yerli ve milli üretim konusunda attıkları adımlardan bir tanesi olduğu bilgisini veren Karagözoğlu, şunları söyledi:

"5G insanları, nesneleri, ulaşımı, sağlığı, evleri, şehirleri her şeyin her yerde yüksek hızla ve kapasitede en az kesinti ve gecikme ile birbirine bağlanması konseptinden yola çıkarak ortaya konmuş bir teknoloji platformu. 5G ve ötesi kavramının ötesi kısmı bizim için iki farklı anlama geliyor. Hem yerli ve milli 5G'yi geliştirirken 5G'nin arkasından gelecek yeni nesil teknolojiler için verimli bir toprak hazırlamış oluyoruz. Hem de 5G'den faydalanacak dikey sektörlere sektör olarak gerekli katkıyı sağlıyoruz. 5G ile ilgili artık tüm dünyanın benimsediği bazı kabuller var. Bunlardan birisi iş modellerini değiştireceği. İşletmecilerin 5G'deki temel kaynağı son kullanıcılar değil hizmet verilen enerji, sağlık, otomotiv gibi sektörler olacak. Son yıllarda tüm büyük otomotiv şirketlerinin otonom sürüş reklamlarını yayınladığını görüyoruz. Bu otonom sürüş teknolojileri verinin anlık diyebileceğimiz hızlarla aktarılmasını öngörüyor."

Siber saldırılara karşı BTK bünyesindeki Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) aracılığıyla karşı koyduklarını aktaran Karagözoğlu, ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde kurulan binin üzerindeki ekipte görevli 3 bin siber güvenlik uzmanıyla da koordinasyon halinde Türkiye'nin siber saldırılara karşı korunduğunu kaydetti.

– "Amerika'dan gelen 'WannaCry' saldırısını önledik"

Karagözoğlu, "Önlediğimiz saldırılardan birisi 'WannaCry' saldırısı. Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı'nın geliştirdiği onlarca zararlı yazılım, hacker grubu tarafından internete servis edildi. USOM bu zararlı yazılımdaki zafiyetlere karşı alınması gereken tedbirleri paylaştı ve sistemlerdeki zafiyet kapatıldı. Türkiye'de bu saldırıdan en az etkilenen ülkelerden birisi oldu." örneğini verdi.

USOM'un 7-24 esasıyla yürüttüğü çalışmalarda kendi öz kaynaklarıyla ürettiği yazılımlarla saldırılara karşı koyduğunu vurgulayan Karagözoğlu, siber güvenliğin yerli ve milli kaynaklarla sağlanmasının en hassas olunması gereken noktalardan biri olduğunu kaydetti.

Karagözoğlu, BTK tarafından ücretsiz sunulan güvenli internet hizmetinin kullanıcısının da 6,5 milyonu geçtiğini sözlerine ekledi.

Kamu Bilişim Derneği Başkanı Doç. Dr. İzzet Gökhan Özbilgin ise son yıllarda Ar-Ge, inovasyon, teknoloji ve bilişim cümlelerin çok daha önemli hale geldiğini söyledi.

Kamu ve özel sektör temsilcileri ile akademisyenlerin dijitalleşme ve bilim sektörü için bir araya gelerek çalışması gerektiğini belirten Özbilgin, "Bilişim sektörü durunca hayat duruyor. Bu bakımdan amacımız kamuda bilişim bölümlerinin değerinin çok daha fazla bilinmesini sağlamak, sadece destek birimi olarak görünmeyen en üst düzeyde temsil edilen bölümler olabilmek. Ülkemizde dijital dönüşümde hızla ilerlemeye çalışıyoruz. E-devlet kapsamında yapılan onlarca işlem buna örnek. Bu uygulamalarla devletlere zaman ve kaynak kazancı sağlıyor, kamuyu daha dinamik şeffaf ve yalın hale getiriyor. İşlerin daha kolay yapılmasını ve sonuçlanmasını sağlıyor." değerlendirmesini yaptı.

Özbilgin, Türkiye'de dijital dönüşüm kapsamında son yıllarda önemli projelere imza atıldığına da vurguladı.

Açılış töreninin ardından moderatörlüğünü TÜRKSAT Genel Müdürü Cenk Şen'in yaptığı "Özel Sektör Gözüyle Dijital Dönüşüm" paneli gerçekleştirildi.

Öğleden sonra da oturumlarla devam edecek zirve, pazar günü sona erecek.