Kamu Denetçiliği Kurumu

Yatırdığı fazla primin iadesini talep eden vatandaş için KDK'den tavsiye kararı

ANKARA (AA) – Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), eşinin ölüm aylığının bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) yatırdığı fazla primin iadesini talep eden vatandaş için tavsiyede bulundu.

KDK'den yapılan açıklamaya göre, İstanbul'dan bir vatandaş, hayatını kaybeden eşinin ölüm aylığının bağlanması için SGK'ye başvurdu.

Ardından kurumun "www.ombudsman.gov.tr" internet adresi üzerinden yaptığı başvuruda, SGK'den kendisine 900 günlük prim ödeme gün sayısının tamamlanması için askerlik borçlanması yapılması gerektiğinin iletildiğini aktardı.

Bunun üzerine askerlik borçlanması yapılması için SGK'ye prim ücretini yatıran vatandaşa yaşlılık aylığı alabilmesi için ölen kocasının Bağ-Kur yapılandırması kapsamındaki borcunu da ödemesi gerektiği iletildi.

Bahsi geçen borcu yatıran kadına, aylık bağlanacağı iletilmesine rağmen yaşlılık aylığı ödenmedi.

Ombudsmana başvuran kadın, SGK'nin kendisine yaşlılık aylığı bağlamasını, mümkün değilse de yatırdığı miktarı geri ödemesini talep etti.

Vatandaşın talebi üzerine konuyu incelemeye alan KDK uzmanları, SGK ile yaptıkları görüşmelerde, ölen eşinin 926 günlük prim ödeme gün sayısının bulunduğu, kanunen yaşlılık aylığı alınması için 1800 günlük prim ödemesinin bulunması gerektiği bildirildi.

KDK'nin, SGK'den kadının ödediği borçlanma bedellerinin iadesini talep etmesi üzerine, vatandaşın ödediği bedelin iadesi için işlem başlatıldı.

KDK'den sınavı geçersiz sayılan YDS adayı için tavsiye kararı

ANKARA (AA) – Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM) düzenlediği Yabancı Dil Tespit Sınavı’na (YDS) giren öğrencinin sınavının iptal edilmesini, “orantısız bir müdahale” olarak değerlendirerek, sınavın geçerli sayılmasına ilişkin tavsiye kararı verdi.

KDK’den yapılan açıklamaya göre, YDS’ye giren bir öğrenci, sınavının iptal edilmesi üzerine KDK’ye (Ombudsman) şikayet başvurusunda bulundu.

Öğrenci, ÖSYM tarafından düzenlenen YDS sınavında gözetmenlerin kimliğiyle uzun süre ilgilendiğini, sınav sırasında ve sonrasında gözetmenlere bir sorun olup olmadığını sorduğunu ve “Sorun yok” cevabını aldığını belirtti.

Sınav sonrasında sonucunu beklerken kimliğindeki fotoğrafın üzerinde yer alan soğuk damganın belirsiz olması nedeniyle sınavının iptal edildiğini öğrenen genç, KDK’ye başvurarak, sınavının geçerli sayılmasını ve puanının hesaplanmasını talep etti.

KDK, öğrencinin başvurusu üzerine ÖSYM’den bilgi ve belge talep ederek araştırmalarda bulundu. Yapılan inceleme sonucu tereddüt yaşanan hususun nüfus cüzdanının ön yüzündeki soğuk damganın belirsiz olmasından kaynaklandığı anlaşıldı.

KDK uzmanları, salon görevlilerinin aday listesi, sınav giriş belgesi ve benzeri belgelerde yer alan fotoğraflarla adayın görüntüsünü karşılaştırarak basit bir çözüm üretebileceklerini ifade etti.

Çözüm yerine nüfus cüzdanının sahte olması ihtimaliyle sınavın geçersiz sayılmasının hakkaniyete sığmadığı, eğer sahte nüfus cüzdanı bahis konusu ise sınav görevlilerinin suç duyurusunda bulunması gerektiğinin altı çizildi.

Adayın yanında pasaportunun da bulunduğu ancak sınav görevlilerinin şüpheleri üzerine başka kimlik kartı sormak yerine adaya haber vermeden sınavın iptal edilmesiyle sonuçlanacak bir duruma imza attıkları aktarıldı.

ÖSYM’nin sınav hizmetlerinin yerine getirilmesinde sınav güvenliğini aşan bir tutum barındırdığına işaret edilen kararda adayın sınavının iptal edilmesinin orantısız müdahale olduğu değerlendirildi.

KDK, başvuran öğrencinin biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulanmasının yapılmasına ve doğrulama neticesinde tereddüt olmaması halinde sınavın geçerli sayılarak puanın açıklanması gerektiğine ilişkin tavsiye kararı verdi.

Karar, adaya ve ÖSYM’ye de iletildi.

Muhabir: Yıldız Nevin Gündoğmuş

Kamu Denetçiliği Kurumu 2019 raporu

TBMM (AA) – Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, idarenin Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) kararlarına uyma oranının yüzde 30'lardan 70'lere çıktığını belirterek, "Komisyonun, KDK kararlarına uymayan kamu kurum temsilcilerini buraya çağırıp onlardan hesap sorması bu sonuca ulaşmamızda etkili oldu." dedi.

TBMM Dilekçe ve İnsan Haklarını İnceleme komisyonlarından oluşan karma komisyon, Dilekçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır başkanlığında toplanarak, KDK'nin 2019 raporu hakkındaki alt komisyon raporunu görüştü.

KDK'nin 2019 raporunu görüşmek için AK Parti Bolu Milletvekili Fehmi Küpçü başkanlığında alt komisyon oluşturulduğunu hatırlattı.

KDK raporundan örnekler veren Satır, idare mahkemelerince uzun sürede karara bağlanabilecek birçok sorunun KDK'nin kısa sürede aldığı tavsiye niteliğindeki kararlarıyla çözüme kavuşturulduğuna dikkati çekti.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu da 2013'te kurulan KDK'nin her geçen gün daha kurumsal bir kimlik kazandığını belirterek, bu gelişmenin kurumun hazırladığı raporlara da yansıdığını ifade etti.

Alt Komisyon Başkanı Küpçü ise KDK'nin kurulduğu 2013'te kamu kurumlarına sunduğu tavsiye niteliğindeki kararlara uyum oranının yüzde 70'e çıktığını aktardı.

Küpçü, kurumun kararlarına uyarak halkın sorunlarına çözüm üreten kurum yetkililerinin Meclise davet edilerek tebrik edildiğini anlattı.

Bu uygulamanın kurumlar üzerinde olumlu etki bıraktığını dile getiren Küpçü, "2019'da KDK tavsiye kararına olumsuz cevap verilmedi. Bu durum kamu kurumları ile KDK'nin uyum sağladığının göstergesidir. Bu sonuç, demokrasilerin bir gereği olan ombudsmanlık anlayışının ülkemizde kısa sürede yerleştiğini de ortaya koymuştur." dedi.

Daha sonra, KDK'nin 2019 raporuna ilişkin alt komisyon raporu kabul edildi.

– "Adalet ve demokrasinin gelişmesi için mücadele ediyoruz"

Oylamanın ardından söz alan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, KDK olarak adalet ve demokrasinin daha çok gelişmesi için mücadele verdiklerini söyledi.

KDK'nin çözüm üreten kararlarının kamu kurumları için referans niteliğinde olduğunu belirten Malkoç şöyle devam etti:

"İdare kurumlarının, KDK kararlarına uyma oranı yüzde 30'lardan 70'lere çıktı. Komisyonun, KDK kararlarına uymayan kamu kurum temsilcilerini buraya çağırıp onlardan hesap sorması, bu sonuca ulaşmamızda etkili oldu. Alt komisyondaki arkadaşların da KDK kararlarına uyanları davet ederek onlara teşekkür etmelerin de olumlu sonuçlar verdi. Zira bu uygulamadan sonra 10 günde yapılan işlemlerin süresi neredeyse 5 güne indi. Bugüne kadar 60 üniversite ile toplantı yaptık, eğitim programları düzenledik. TÜBİTAK'a bağlı Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü ile yaptığımız protokol gereği onlardan eğitim alıyoruz. Bu kapsamda kararlarımız inceleniyor ve eksikliklerimiz tespit ediliyor. Böylece kendimizi test ediyoruz."

Türkiye'de idare ile vatandaş arasında devam eden milyonlarca dava bulunduğunu, bu sayıyı asgari düzeye düşürmek için Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere Adalet Bakanlığı ve Danıştay ile görüşme halinde olduklarını dile getiren Malkoç, bu konuda komisyon üyelerinden destek beklediklerini söyledi.

Türkiye’nin salgın sürecinde kendine özgü tedbirler alarak ortaya başarılı bir tablo koyduğunun altını çizen Malkoç, bu sürecin nasıl yönetildiği, sağlık hizmetlerinin sunumu ve idari anlamda alınan tedbirlere ilişkin hazırladıkları kitap hakkında bilgi verdi.

Yoğun çalışma sonucu hayatını kaybeden asker vazife malulü sayıldı

ANKARA (AA) – Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) stres ve yoğun çalışma sonucu beyninde hasar oluşarak yaşamını yitiren uzman çavuşun "vazife malulü" sayılmasına yardımcı oldu.

KDK'den alınan bilgiye göre, Van'ın Erciş ilçesinde görev yaparken rahatsızlanarak Van 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldıralan uzman çavuş, müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Uzman çavuşun otopsisinde, stres ve yoğun çalışma koşullarının tetiklediği düşünülen SVO (serebro vasküler olay) nedeniyle beyin dokusunda oluşan enfarkt neticesinde ölümün gerçekleştiği belirlendi.

Vefat üzerine uzman çavuşun eşine ve geride kalan çocuklarına dul ve yetim aylığı bağlandı.

Ancak uzman çavuşun eşi, kocasının otopsi raporunda görüldüğü üzere vazifesi nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirterek, şehit sayılması ya da vazife malulü kabul edilmesi talebinde bulundu, ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yaptığı başvurular sonuçsuz kaldı.

Bunun üzerine uzman çavuşun eşi KDK'ye başvurdu. Kamu Denetçiliği de talebi haklı bularak SGK ile temasa geçti.

Başvuruyu tekrar inceleyen SGK, vefat eden askerin vazife malulü sayılmasına karar verdi.

Uzman çavuşun eş ve yetim çocuklarına vazife malulü maaşı bağlanırken, 2016'dan itibaren, dul ve yetim aylığı üzerinden biriken fark da ailenin hesabına yatırıldı.

Ayrıca vazife malulü olması sebebiyle ölen askerin anne ve babasına da maaş bağladı.