Diyadin Kaplıcaları sonbaharda şifa arayanların uğrak yeri oluyor – AĞRI

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
-Ağrı'nin Diyadin ilçesindeki kaplıcaların havadan drone ile görüntülenmesi
-Piknik alanı-Kaplıca işletme sahibi Orhan Özden ile röportaj
– Vatandaşlar ve çocukların kapalı havuzlarda yüzmesi
-Kaplıca işletme sahibi Mehmet Özden ile röportaj
-Vatandaşlardan Fikri Vural ile röportaj
-Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Rektör Yardımcısı ve Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya ile röportaj Diyadin Kaplıcaları sonbaharda şifa arayanların uğrak yeri oluyor
– Doğu Anadolu'nun önemli turizm alanlarından olan Ağrı'nın Diyadin ilçesindeki kaplıcalar, sonbaharda cilt ve romatizma gibi sağlık sorunlarına şifa arayanları ağırlıyor
– Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Faruk Kaya:
– “Diyadin jeotermal kaynakları, su sıcaklığı 70-100 derece arasında yer alan kaynaklar arasında gösteriliyor. Elektrik üretiminde, konutların ısıtılmasında, sağlıkta, tarımda, sanayi ve turizmde çok rahat şekilde kullanılabilecek bir sıcak su kaynağı potansiyeli var”
– Kaplıca işletmecisi Mehmet Özden:
– “Avrupa standartlarına uygun havuzlar yapıyoruz. Yurt dışından gelen yabancı turistlerin haftalarca kalıp rahat edebilecekleri yerler yapıyoruz”
AĞRI (AA) – ABDULLAH SÖYLEMEZ – Doğu Anadolu Bölgesi'nin önemli termal turizm merkezlerinden Ağrı'nın Diyadin ilçesinde, 48 kilometrekarelik alanda bulunan kaplıcalar, sonbaharda şifa arayanların uğrak yeri haline geliyor.

Diyadin ilçe merkezine 10 kilometre uzaklıkta yer alan ve jeotermal kaynaklarla son dönemlerde artan tesisleşmeyle sayıları çoğalan kaplıcalar, bölgedeki önemli termal turizm merkezleri arasında adından söz ettiriyor.

Kaplıcalardan kurulmuş şehri andıran bölgede hizmet veren kaplıca tesisleri, yılın 12 ayı cilt ve romatizma hastalıkları başta olmak üzere çeşitli rahatsızlıklarına şifa arayanları ağırlıyor.

Çevre iller başta olmak üzere her yıl Türkiye'nin farklı yerlerinden bölgeye gelen turistler, son yıllarda yapılan yeni tesislerdeki havuzlarda sıcak suyun tadını çıkarıp geceleri burada konaklama imkanı buluyor.

– Kaplıcalarda sosyal mesafe ve hijyen hassasiyeti

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) döneminde bir süre kapalı kalan ve normalleşme süreciyle kapılarını tekrar şifa aramak için bölgeye gelenlere açan kaplıcalarda, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına dikkat ediliyor.

Devlet desteğiyle yeni kaplıca tesislerinin yapımına devam edilen ve mineral zenginliğiyle ön plana çıkan jeotermal alanda, sonbaharla birlikte sıcak su kaynakları kenarındaki bitki çeşitlerinin çevresindeki doğal güzellikler de bölgeye ayrı renk katıyor.

Sonbaharda da yoğunluğun yaşandığı kaplıcalara gelen aileler buradaki çardaklarda vakit geçirip piknik yaptıktan sonra çocuklarıyla kapalı havuzlarda yüzerek hastalıklarına şifa arıyor.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Rektör Yardımcısı ve Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Diyadin Kaplıcaları ve jeotermal alanının yaklaşık 48 kilometrekarelik alana sahip olduğunu söyledi.

Bu alanın 24 kilometrekaresinin potansiyel jeotermal sahası olmasının çok önemli olduğunu belirten Kaya, şöyle konuştu:

“Jeotermal alan Diyadin'de konutların ve bir kısım resmi kurumların ısıtılmasında çok az şekilde kullanılmaktadır, ayrıca son derece önemli bir yatırım olan seracılıkta kullanılmaktadır. Aslında seracılıkta kullanılması, Türkiye ve bölge açısından çok önemlidir. Türkiye'nin en soğuk yerinde 12 ay süresince serada domates yetiştirilmesi, buradaki jeotermal enerjinin ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir. Bu jeotermal enerji bu anlamda kullanılırsa ülkemizin her yönden en az gelişmiş ve son sıralarda yer alan ili Ağrı'da, bu makus talihi değiştirmek hatta tersine çevirmek mümkündür.”

Jeotermal alanın çok önemli potansiyeli olduğunu vurgulayan Kaya, burada yapılacak yatırımların istihdam oluşturacağından dolayı bölgedeki işsizlik ve göçü büyük ölçüde engelleyerek Diyadin'i turizm mekanı haline getirebileceğini anlattı.

– “Tarım kasabası olan Diyadin turizm kasabası haline gelebilir”

Kaya, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 5'lik kaplıca alanı olduğuna ve bunun da büyük bölümünün Diyadin'de bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Şu an bir tarım kasabası olan Diyadin, turizm kasabası haline gelebilir. Herhangi bir hastalık nedeniyle tedavi görmeye gelen bir insan en az bir hafta süreyle burada kalmak zorunda kalıyor. Böyle olunca da oradaki tesislerin çalışma oranı çok yüksek düzeyde olabilir. Maden Tetkik ve Arama (MTA) haritasında, Diyadin Kaplıcaları önemli sıcak su kaynaklarının olduğu yer olarak gösteriliyor. Diyadin jeotermal kaynakları, su sıcaklığı 70-100 derece arasında yer alan kaynaklar arasında gösteriliyor. Elektrik üretiminde, konutların ısıtılmasında, sağlıkta, tarımda, sanayi ve turizmde çok rahat şekilde kullanılabilecek bir sıcak su kaynağı potansiyeli var.”

Yöreye yabancı turist çekebilmek için Diyadin'e modern oteller yapılması gerektiğinin altını çizen Kaya, “Diyadin'de artık 5 yıldızlı otellere ihtiyaç var. Dünyada inanç turizmi açısından çok önemli olan Ağrı Dağı ve Nuh'un Gemisi'nden dolayı çok ilgi çeken bu bölgede, eğer gerçekten biz Diyadin'i modern oteller ve altyapıyla donatabilirsek Ağrı Dağı ve Nuh'un Gemisi'ni ziyarete gelen insanlar, kaplıcalarda bir süre vakit geçirebilirler.” diye konuştu.

Kaplıca işletmecisi Orhan Özden de otel, piknik alanı, özel ve genel havuzların bulunduğu tesise yaklaşık 5 milyon Türk lirası harcadıklarını ifade etti.

– “Avrupa standartlarında havuzlar yapıyoruz”

Jeotermal alandaki kaplıca işletmesini devlet desteğiyle büyüten Mehmet Özden ise Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) yeni yatırımlar yaptığını kaydederek, şu değerlendirmede bulundu:

“Avrupa standartlarına uygun havuzlar yapıyoruz. Şu an inşaat aşamasında olan havuzlarımız var. Altı havuz üstü odalı havuzlar yapıyoruz. Yurt dışından gelen yabancı turistlerin haftalarca kalıp rahat edebilecekleri yerler yapıyoruz.”

Kaplıcalara gelen ziyaretçiler de kaplıcalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Jeotermal alandaki kaplıca tesisleri ve yer altından fokurdayarak çıkan sıcak su kaynakları, AA ekibince drone ile havadan görüntülendi.

Normalleşmeyle kapılarını açan kaplıcalarda stres atıyorlar

BİNGÖL (AA) – ABDULLAH ÇELİK – Bingöl’ün turizmdeki en önemli potansiyeli olan ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 75 gün kapalı kalan kaplıca tesisleri, normalleşme sürecinde yeniden hizmet vermeye başladı. Kent merkezine 20 kilometre mesafedeki Ilıcalar beldesinde kendiliğinden çıkan ve doğal sıcaklığı 40-50 derece olan suyun, içerdiği mineraller sayesinde böbrek taşlarını düşürmede etkili olduğu, … Devamını oku…

Sivas'taki Çermik kaplıcaları tatil köyüne dönüştürülüyor

SİVAS (AA) – Sivas Belediyesi, kentteki sıcak ve soğuk Çermik kaplıcalarını tatil köyüne dönüştürmek için proje başlattı. Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, kaplıcalar bölgesinde başlatılan çalışmaları inceleyerek, ilgililerden bilgi aldı. Sıcak Çermik Kaplıcası’nda çadır kültürünü yansıtacak, gelişen teknolojiyle uyumlu, daha modern ve doğayla iç içe sosyal alanlar ve bungalov evlerin hayata geçirilmesi için alan incelemesi yaptıklarını … Devamını oku…

Sultaniye Kaplıcaları ve çamur banyoları eski günlerine dönüyor

MUĞLA (AA) – Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde mineral değerleri, ideal sıcaklığıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Sultaniye Kaplıcaları ve çamur banyoları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. İlçeye adını veren Köyceğiz Gölü’nün güneybatı kıyısında bulunan ve mineral değerleri açısından Türkiye’nin nadir kaplıcalarından biri olan Sultaniye Kaplıcaları, şifalı sularının yanında çamur banyosuyla da … Devamını oku…