Karadağ

YTB, Karadağ'da “Balkanlar Türkiye Mezun Dernekleri Eğitim Programı” düzenledi – PODGORİCA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Program detayları
– Abdullah Eren'in konuşması
– Songül Ozan'ın konuşması YTB, Karadağ'da “Balkanlar Türkiye Mezun Dernekleri Eğitim Programı” düzenledi
PODGORİCA (AA) – Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığınca (YTB) Karadağ'ın başkenti Podgorica'da, “Balkanlar Türkiye Mezun Dernekleri Eğitim Programı” gerçekleştirildi.

Podgorica'da 23-25 Ekim'de düzenlenen program, 2019'da Ankara'da gerçekleşen “Türkiye Mezun Dernekleri Kapasite Geliştirme Programı”nın devamı niteliğinde olurken, Karadağ, Bosna Hersek, Sırbistan, Arnavutluk, Ukrayna ve Kosova'daki mezun derneklerinin yönetim kurullarına yönelik eğitimler verildi.

Programın kapanış töreninde konuşan Türkiye'nin Podgorica Büyükelçisi Songül Ozan, Balkanlar'ın ortak kültürün paylaşıldığı önemli bir bölge olduğuna işaret ederek mezunların iki ülke arasında “mücevher köprü” oluşturduğunu söyledi.

YTB'nin Karadağ'da gerçekleştirdiği faaliyetlerine diğer ülkelerde de devam etmesi temennisinde bulunan Ozan, “Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını hepimizin hayatını, çalışmasını ve faaliyetlerini kuşkusuz etkiledi. Salgın tedbirlerine uyularak yapılan bu programın önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi.

– 30 ülkede mezun derneği kuruldu

YTB Başkanı Abdullah Eren de programın salgın tedbirlerine uyularak yapıldığını ifade ederek YTB'nin 2011'den bu yana “Türkiye Bursları” programıyla dünyanın dört bir yanından 40 bine yakın öğrenciye burs verdiğini aktardı.

Türkiye mezunlarının kendi ülkelerinde teşkilatlanması ihtiyacı üzerine 2017'de “Mezunlar Buluşuyor” projesinin başlatıldığını anımsatan Eren, “Bunun neticesinde 51 ülkede mezunlarımızla buluşmalar gerçekleştirdik.” dedi.

Eren, dünya genelinde 30 ülkede mezun derneklerinin kurulduğunu söyleyerek “Bizim için mezun dernekleri yeni kurulmaya başlanan ve yavaş yavaş kapasite geliştiren programlardır. 15 ila 20 yıl sonra yurt dışındaki en önemli enstrümanlardan biri olacak ve Türkiye ile bulundukları ülke arasındaki ilişkileri geliştirmeye çalışan bir mezun derneği profili hedefliyoruz.” diye konuştu.

Karadağ'daki programa, Anadolu Ajansı (AA) İngilizce Görsel Haberler Bölümünden Yüksel Serdar Oğuz da eğitmen olarak katıldı.

Adalet Bakanı Gül, Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı Medenica'yı kabul etti – ANKARA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı Vesna Medenica ve heyetini karşılaması
– Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı Vesna Medenica'nın görüşmesi
– Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün konuşması
– Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı Vesna Medenica'nın konuşması
– Fotoğraf çekimi
– Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı Vesna Medenica ve heyetini uğurlaması ANKARA – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı Vesna Medenica ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı ve üyeleri Ankara'da

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı ve beraberindeki heyetle Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca ve beraberindeki heyetten görüntüler
– Görüşmeye katılan heyetten detaylar
– Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca'nın açıklamaları
– Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı Vesna Medenica'nın açıklamaları
– Türkiye ile Karadağ arasında yargı ve hukuk alanlarında yapılacak iş birliğini öngören mutabakat zaptı imzalanması Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı ve üyeleri Ankara'da
– Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca'nın davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı Vesna Medenica ile, iki ülke yüksek mahkemeleri arasında çeşitli alanlarda iş birliğini öngören mutabakat zaptı imzalandı
– Karadağ Yüksek Mahkeme Başkanı Vesna Medenica:
– “Bizim en zor zamanımızda, pandemi sırasında Karadağ'a ilk yardım Türkiye Cumhuriyeti'nden geldi. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a büyük teşekkürü buradan iletiyorum. Karadağ halkı, bunu asla unutmayacaktır”

ANKARA (AA) – Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca'nın resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Karadağ Yüksek Mahkemesinin Başkanı Vesna Medenica ve beraberindeki heyet, Yargıtay'ı ziyaret etti.

Akarca, Medenica ve beraberindeki heyeti, makamında ağırladı.

Burada konuşan Akarca, Karadağ Yüksek Mahkeme üyelerini Yargıtay'da ağırlamaktan büyük bir onur ve memnuniyet duyduğunu belirterek, iki ülke arasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı görevi sırasında başlayan iş birliğinin, Yargıtay Başkanı olduğu dönemde de devam ettiğini görmenin, kendisi için ayrı bir sevinç olduğunu dile getirdi.

İki ülke yargı organları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine sağladığı güçlü destekten dolayı Başkan Vesna Medenica'ya teşekkürlerini ileten Mehmet Akarca, Türkiye ile Karadağ arasında tarihten gelen kardeşlik ve dostluk ilişkilerinin, yargı alanındaki iş birliği bakımından da sağlam bir temel oluşturduğunu anlattı.

Özellikle son beş yılda, her sene yapılan karşılıklı ziyaretlerle bu iş birliğinin daha çok pekiştiğini ifade eden Akarca, şunları söyledi:

“Bugün imzalayacağımız mutabakat zaptı ile de karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı, uluslararası alanda yardımlaşma ve dayanışma, adli iş birliği gibi birçok alanda son beş yıl içinde gerçekleştirdiğimiz birçok faaliyeti resmileştirmiş bulunuyoruz. Bu mutabakat zaptı, iki ülkenin yüksek mahkemeleri arasında var olan karşılıklı saygı ve yardımlaşmaya dayalı ilişkilerin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacaktır.”

Başkan Akarca, mutabakat zaptı kapsamında, karşılaştırmalı hukukun uygulanması, adalet yönetimine ilişkin karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı, ulusal yargı sistemlerinin incelenmesi, yasal bilgilerin ve hukuki işlemlerin paylaşılması, ortak seminer, sempozyum ve uluslararası konferans düzenlenmesi gibi alanlarda ortak çalışma yapılmasının öngörüldüğünü aktardı.

Konuk Yüksek Yargı Başkanı Vesna Medenica da mutabakat zaptının, iki ülke arasında uzun süredir yürütülen iş birliğinin somut hale gelmesini sağlayacağını belirterek, Karadağ'da ve Türkiye'deki hukuki reformların, iki ülke vatandaşları için yapıldığını vurguladı.

Medenica, “Bizim en zor zamanımızda, pandemi sırasında Karadağ'a ilk yardım Türkiye Cumhuriyeti'nden geldi. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a büyük teşekkürü buradan iletiyorum. Karadağ halkı, bunu asla unutmayacaktır.” dedi.

Konuşmaların ardından iki ülke yüksek mahkemeleri arasında, çeşitli alanlarda iş birliğini öngören mutabakat zaptı imzalandı.

Azerbaycanlı Türkler, Dağlık Karadağ'daki bölgelerine bir an önce dönmeyi bekliyor

TERTER(AA) – Ermenistan’a bağlı silahlı grupların saldırıları sonucu toprakları olan Dağlık Karabağ’ı 1991-1994 yıllarında terk etmek zorunda kalan Azerbaycanlılar, başta ülkenin batısındaki Terter, Berde, Ağdem, Ağcabedi, Yevlah, Goranboy, Naftalan ve Mingeçevir gibi kentler ile başkent Bakü’ye yerleşti.

O dönem imkansızlıklar nedeniyle kamplarda kalan “Karabağ göçmenleri” için daha sonra Azerbaycan tarafından konutlar inşa edildi.

Ermenistan’ın saldırısıyla yeniden çatışmaların başlaması sonucu Azerbaycan ordusunun, başlattığı karşı taarruzla onlarca yerleşim yerini işgalden kurtarması, 30 yıldır hasretle doğduğu topraklara dönmeyi bekleyen bölge sakinlerini umutlandırdı.

Karabağlıların hemen hepsi, ateşkesin nihai çözüm olmadığına inanıyor ve tek isteklerinin Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ’ın tamamen geri alınması ve işgalin bir an önce son bulması olduğunu bildiriyor.

Doğduğu topraklara geri dönmek isteyen Karabağlılardan biri, Terter sakini 70 yaşındaki Ali Memedov, AA muhabirine 1992’de Karabağ’ın Kelbecer kentinde silahlı Ermeni grupların saldırıları nedeniyle annesini ve kardeşini kaybettiğini söyledi.

27 Eylül’deki saldırıların başlamasıyla cephe hattına yakın Terter’den daha güvenli olan Berde kentindeki oğlunun yanına yerleşen Memedov, 28 yıl önce yaşanan tüm acıların hala zihninde canlı olduğunu söyledi.

Memleketlerinin şu anda işgal altında olan Karabağ’ın Kelbecer kentine bağlı Ağdaban köyü olduğunu belirten Memedov, “Bizim evimiz köyün başındaydı ve babam da köyü çok severdi. Hocalı katliamı olunca daha güvenli bir kent olan Terter’e taşınmasını istedim. Ancak kendisi ‘Ben köyden çıkarsam kimse kalmaz.’ dedi. Ermeni silahlı gruplar eve saldırınca artık yapacak bir şey kalmadı.” dedi.

Olayın meydana geldiği dönem evde olmadığını, Terter’de ikamet ettiğini belirten Memedov, Karabağ’daki ailesinin başına nelerin geldiğini şu sözlerle anlattı:

“Ermeniler, 1’inci harp dediğimiz 1992’de annem ve kardeşimi evin içinde öldürdü. Babam ve kız kardeşimi de esir aldılar. Annem ve kardeşimin cenazesi 39 gün evin içinde öylece kaldı ve 40’ıncı gün Kelbecer’de defnedildi. O dönem henüz Kelbecer Ermenistan tarafından alınmamıştı. Daha sonra Kelbecer de onların eline düştü. Babam ve kız kardeşim de 40 gün sonra salıverildi. Bakü’nün o dönem müdahaleleri sonucu serbest bırakıldılar. Ancak babam, annemi göremedi.”

Anne ve erkek kardeşinin öldürülmesinden sonra babasının yaşanan acılara yüreğinin daha fazla dayanamadığını aktaran Memedov, “Babam, serbest bırakıldığı zaman onları sordu ve vaziyeti ona anlattık. O da annemden 4 gün sonra vefat etti.” dedi.

“Saldırı nedeniyle şok geçirdim ve ailemi kaybetmekten korktum”

Ailesini kaybetme acısını halen yaşadığını belirten Memedov, 27 Eylül’de Terter’deki evinin önüne düşen füzeyle geçmiş acısının tazelendiğini kaydetti.

Eşinin ve çocuklarının ölmesinden korktuğunu söyleyen Memedov, “Çatışma aşamalı bir şekilde yoğunlaşıyordu. Aracımızla Terter’den Berde kentine gitmeye karar verdik. Tam eşyalarımızı araca yüklerken, bir füze evin önüne düştü. Saldırı nedeniyle şok geçirdim ve ailemi kaybetmekten korktum.” diye konuştu.

Füze düştüğü zaman eski acı günlerin gözünün önünde canlandığını ifade eden Memedov, “Saldırı sonrası çocuklar ‘biz buradayız ve iyiyiz’ diye seslenince rahatladım. Allah kimseye o anı ve sevdiklerini kaybetme korkusunu yaşatmasın.” dedi.

Memedov, “Karabağ’ı asla unutmadım. Doğduğum topraklara dönme umuduyla yaşıyorum. Azerbaycan ordusunun son ilerlemesiyle birlikte heyecanlandım.” şeklinde konuştu.

“Ateşkes bir şey ifade etmiyor”

Terter kentinde ikamet eden ve aslen Karabağ bölgesinden olan Dilara Abbasov da işgalin sona ermesinden sonra doğduğu ve yıllardır görmediği Ağdere’ye gitmek isteyenler arasında bulunuyor.

Ermenistan’ın attığı füze nedeniyle evi büyük hasar gören Abbasov, “İşgal edilen Ağdere’den göç edip Terter’e yerleştik. Binbir zahmetle bu evi inşa ettik ancak yine de Ermenistan’ın hedefi olmaktan kurtulamadık.” dedi.

Evinin yakınlarına isabet eden füzelerin büyük hasar oluşturduğunu belirten Abbasov, “Biz savaş isteyen insanlar değiliz. Ancak ateşkes bir şey ifade etmiyor. Geçmiş tecrübelerimiz var. Topraklarımızın geri alınması gerekiyor.” diye konuştu.

Abbasov, ordu ilerledikçe sevindiğini, doğduğu topraklara kavuşma umudunun içinde yeniden yeşerdiğini söyledi.

Ermenistan’ın 27 Eylül’de başlattığı saldırılar nedeniyle şu ana kadar 41 Azerbaycanlı sivil hayatını kaybetti, 204 sivil yaralandı.

Ermenistan ve Azerbaycan, Moskova’da yapılan görüşmelerde, 10 Ekim Cumartesi günü saat 12.00’den itibaren geçerli olmak üzere Dağlık Karabağ’daki cenazelerin ve esirlerin değişimini öngören insani amaçlı ateşkes kararı almıştı.

Ermenistan ordusunun, ateşkesin üzerinden 24 saat geçmeden, Azerbaycan’ın Gence kentine füzelerle saldırması sonucu 9 kişi ölmüş, 34 kişi yaralanmıştı