Kazdağları

İsviçre'de evlenen çift, Alpler yerine Kazdağları'nda yaşamayı tercih etti – ÇANAKKALE

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ailenin yaşam alanlarından detaylar
– Çiftin açıklamaları
İsviçre'de evlenen çift, Alpler yerine Kazdağları'nda yaşamayı tercih etti
ÇANAKKALE (AA) – İsviçre'de evlenen Serkan ile Elena Çelik çifti, gezmeye geldikleri Kazdağları'na hayran kalınca burada çocuklarıyla doğal bir ortamda kendilerine yaşam kurdu.

İsviçre'de doğup burada büyüyen Serkan Çelik, kendisiyle aynı pastanede çalışan Elena Çelik ile hayatını birleştirdi.

Türkiye'ye gezmeye gelen 33 yaşındaki Serkan Çelik ve 29 yaşındaki eşinin yolu, Kazdağları'na düştü. Kazdağları'na ve Menderes Çayı'na aşık olan Çelik çifti, burada yaşamaya karar verdi.

İlk olarak anne ve babasını Türkiye'ye kesin dönüş yaptıran Serkan Çelik, ardından ailesiyle taşınmak için harekete geçti. Yaklaşık 5 yıl önce Kazdağları'nın eteklerinde bulunan Çanakkale'nin Bayramiç ilçesi Mollahasanlar köyünden ev ve 40 dönüm arazi alan çift, çocuklarıyla burada yaşamaya başladı.

Çocukları Aylin İnatta (4) ve Atilla Kaan Çelik (2) ile doğal bir yaşam süren çift; domates, biber, elma ve zeytin gibi ürünlerin yanı sıra bölgeye yabancı olan sebze ve meyveleri de üretmeye karar verdi. Arazilerine, Arjantin'de yetişen tatlı patates ekip bambu ağacı diken Çelik çifti, ayrıca iki eşek besliyor.

Serkan Çelik, gazetecilere yaptığı açıklamada, İsviçre Alpleri'nin soğuğunu, Kazdağları'nın ise havasını sevdiklerini söyledi.

Kazdağları'nın bol oksijene sahip olduğunu belirten Çelik, “İleride keçi yetiştiriciliği yapmayı düşünüyoruz. Çeşitliliği artırarak gelir elde etmeyi de planlıyoruz.” dedi.

Elena Çelik ise kendilerine yetecek kadar sebze ve meyve yetiştirdiklerini anlatarak, “Bütün sebze ve meyvelerimiz organik. Hiç ilaç kullanmıyoruz. Giderek geliştiriyoruz. Burada rahat ve mutluyuz. Çocuklarımıza ayakkabı giydiremiyoruz. Doğal yaşamayı çok seviyorlar.” diye konuştu.

Bülent Turan: “Siyanür olmadığı halde 'var' dersen, tarıma zarar verirsin”

ÇANAKKALE (AA) – AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Sırf halkı kandırmak için Kazdağları olmayan yere 'Kazdağları' denirse, Çanakkale'ye zarar vermiş olursun. Bu durumdan bizim turizmimiz, tarımımız etkilenir. Siyanür olmadığı halde 'var' dersen, tarıma zarar verirsin." dedi.

Ayvacık ilçesinde partisinin ilçe başkanlığı binası önündeki bayramlaşma programına katılan Turan, son dönemde gündeme getirilen konunun Kazdağları ile ilgisinin olmadığını dile getirdi.

Konunun ağaç kesilmesiyle de alakasının olmadığını savunan Bülent Turan, "Yeşille alakası yok. İlgisi olsaydı, ilk ağaç kesilirken orada eylem olurdu. Ağaç kesimi 3 yıl sürmüş, bitmiş. Alan açılmış, tıraşlanmış bitmiş, ondan sonra eylem yapıyorlar." diye konuştu.

Bölgede Gezi Parkı'nda yapılanın benzerini yapmaya çalışıldığını dile getiren Turan, tüm idarecilerin sakin davrandığına işaret etti.

Bülent Turan, şöyle devam etti:

"Hiçbir gerginliğe, kavgaya izin verilmedi ve oyunlarını bozduk. Orada ilk arama izni 2001 yılında AK Parti yokken verildi. 2001 yılında o bölgenin ilk ruhsatını veren, bizim o zamanki Enerji Bakanı. Ben kızmıyorum verilmesine ama kızdığım şu ikiyüzlülük. O gün imza atıp bugün karşı çıkmak, o gün 'evet' deyip bugün 'hayır' demek yanlış."

– "Bunlar turizme, tarıma zarar veriyor"

Halkı kandırarak adım atılamayacağını ifade eden Turan, "Sırf halkı kandırmak için Kazdağları olmayan yere 'Kazdağları' denirse, Çanakkale'ye zarar vermiş olursun. Bu durumdan bizim turizmimiz, tarımımız etkilenir. Siyanür olmadığı halde 'var' dersen, tarıma zarar verirsin. Çanakkale Belediye Başkanı'nı ziyaretimde sordum. 'Bu konu hakkında valiyle görüştün mü?' Hayır. 'Orman Müdürlüğü ile görüştün mü?' Hayır. 'Tarım Müdürlüğü?' Hayır. Böyle iş mi olur? Bu işin muhatapları onlar. Bir görüş bakalım. Bir masada görüş. Görüşmeyeceksin, miting yapacaksın. Bunlar yanlış işler. Bunlar turizme, tarıma zarar veriyor."

Bülent Turan: “Dertleri çevre değil”

ÇANAKKALE (AA) – AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Bugün Kaz Dağları iftirası atanlar da göreceksiniz, yarın susacaklar. Çünkü dertleri çevre değil." dedi.

Turan, partisinin Çanakkale Merkez İlçe Başkanlığınca Öğretmenevi'nde düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, Kirazlı'daki altın madeni konusunda AK Parti'yi çevrecilik konusunda eleştirenlere tepki gösterdi.

Çanakkale Boğazı'nın etrafında bir sürü pankart olduğunu anımsatan Turan, şöyle konuştu:

"Boğazımıza kadar köprü istemiyoruz' diyorlardı, 'karşıyız' diyorlardı. Sustular değil mi? Ağzını açan yok. Bugün, Kaz Dağları iftirası atanlar da göreceksiniz, yarın susacaklar. Çünkü dertleri çevre değil, başka bir mesele anlatacağım o yüzden. Dertleri köprü olsaydı, köprü yapılıyor, direkler çıkmaya başladı. Alın o direkleri hep beraber fotoğraflayın, görün. Gelin izleyin. Düne kadar 'köprüye karşıyım' diyordun, direkler çıkmaya başladı. Açsana ağzını. Halk tadını, keyfini gördü. Sesini kesti. 'Çevreciyim' diyor. 'Ağaç kesimi var' diyor. Ben diyorum ki 'bugün eylemin ağaca faydası yok'.

Bununla dalga geçiyor. O klavyelerde yazıp, çizenler. Dediğim şu, ağaç kesimine samimiyetle karşı olan adam ağaç kesimi başlarken 'hayır' der. Ağaç kesimi bitmiş, toprak sıyrılması bitmiş, büyük bir alan adeta beton gibi olmuş, beyefendinin aklına eylem yapmak gelmiş. Tabii ki Ali Sarıbaş zamanında, şu zamanda, bu zamanda CHP'nin usulen verdiği önergeler var, eylemler var, tweetler var, 2-3 yıl var. 'Yok' demiyorum ama esaslı eylemi, büyük toplantıyı ne zaman yaptılar. İş işten geçtikten sonra yaptılar."

Turan, Bergama'da yıllar önce yaşanan altın madeni eylemlerini hatırlatarak, Bergama'da tüm insanların ayaklandırıldığını anımsattı.

Söz konusu dönemde Bergama'da yabancı bir firmanın altın çıkaracağına hatırlatan Turan, "Aynı Çanakkale'deki gibi. Bağırdılar, çağırdılar FETÖ'nün Koza firması olaya el koydu satın aldı orayı, çok ucuz fiyatlarla sonra eylemler bitti. Burada hesap asla çevre değil. İyi niyetli arkadaşlar kendinizi kullandırmayın. Bir kısmı ne olduğunu biliyor ama bir kısmı iyi niyetli Çanakkaleliler. Şu teşekkür borcum da var. CHP'Iiler dahil, Çanakkalelilerin büyük çoğunluğu bu oyunu gördüğü için destek bile olmadı." diye konuştu.

– "Maden ruhsatı 2001'de verilmiş"

Bülent Turan, Kirazlı Balaban bölgesindeki altın ve gümüş madeni için ruhsatın 2001 yılında verildiğini dile getirdi.

Bazı kesimlerin, Gayri Sıhhi Müessese (GSM) ruhsatını "AK Parti verdi" dediğini anlatan Turan, şöyle devam etti:

"GSM dediğin zaten sürecin devamı. Bunların hepsi süreçtir ama bu madenin başlaması, orada altın izni aranması bazı sivri zekalıların ya Balıkesir evrakını verdi bizi kandırdı diye söylediği orman pafta hesabına göre, o zaman Balıkesir'e bağlı gözüken bizim Kirazlı'nın da içinde olduğu bölgedeki arama iznidir. 2000 yılında o bölgenin sit alanından çıkarılması kararı var. Şimdi diyorlar ya 'Kaz Dağları'. Biz diyoruz 'değil'. Bu evrakta Kaz Dağları'nın olduğu yerde, sit alanında çıkma kararı var. İmzayı atan kim? CHP'nin Kayseri Milletvekili adayı var. 'Sen, Kaz Dağları'nı bile çıkarmışsın' diyorum ben sana vicdansız. Kaz Dağları'nı bile sit alanından çıkaran sen, Kaz Dağları olmayan yerden bahseden ben. Bunun neyi yalan, neyi yanlış? Çanakkale'nin kendini kullandırmayacağını, Çanakkale'nin bu işe sahip çıkmayacağını çok iyi biliyorum. Samimi niyetlerle çevreci iddiası olan kim varsa baş tacı. Çanakkale'de 2018 yılında 3 milyon ağaç diktik. O alanda göreceksiniz yeşillendirilecek, toparlanacak."

Turan, ekonomi üzerinden saldıranların, ekonomik verilerin toparlanmaya başlamasıyla, son dönemde çevre ve imar konuları üzerinden AK Parti'ye saldırılar yapmaya başladığının altını çizdi.

– "İş Bankası hisselerini millete teslim edin"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenen Turan, İş Bankası'ndaki hisseleri devretmelerini gerektiğini bildirdi.

Siyasi ahlakı olan bir siyasetçinin bir parti yöneticisi olarak asla banka yönetmemesi gerektiğini vurgulayan Turan, şunları kaydetti:

"Bugün Türkiye'de tek banka yöneticisi olan parti CHP. Buradan söylüyorum, madem siyasi ahlak meselesini böyle istismar ediyorsunuz, bizim bununla itham ediyorsunuz, 'çevreci değil' diyorsunuz. Bende diyorum ki 'siyasi ahlaksa meseleniz, şu İş Bankası hisselerini sahibi olan millete teslim edin kardeşim. Bunu gelin güzellikle yapın'. Bir adam hem parti yönetecek hem banka yönetecek. Bir adam hem parti tarafından atanacak hem bankanın yöneticisi olacak. Bu siyasi ahlakın dışındaki bir yaklaşım. Gelin siyasi ahlak örneğini görelim. Adımınızı atın, deyin ki, 'Atatürk’ün mirası, bu hisselerin milletin kendisinde olmasını gerektirir. Bir partide değil. O zaman tek parti vardı. Devletin partisiydi. O zaman orada olması anlamlıydı belki ama şimdi çok parti var. CHP'de olması yanlış.' Adımınızı attınız, attınız. Bir vatandaş olarak. Bu ahlaksızlık kalksın diye Meclis açılsın çok büyük mesai harcayacağım. Bu hisselerle bir adım atın aksi takdirde Meclis gereğini yapacak. Milletin emanetini, millete teslim edecek, inşallah."

Bayramlaşma programına, AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, AK Parti İl Başkanı Gültekin Yıldız, Merkez İlçe Başkanı Yıldıray Ölçek, gençlik ile kadın kolları yöneticileri ile partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Çanakkale'deki altın ve gümüş madeni arama çalışmaları

ÇANAKKALE (AA) – Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Kirazlı-Balaban Çeşmesi mevkisinde yürütülecek altın ve gümüş madeni arama çalışmalarına ilişkin, "Çanakkale'de yaşayan vatandaşlarımızın ve konunun uzmanlarının da bildiği üzere, maden faaliyeti yapılan merkez Kirazlı köyü ve Balaban tepe sahasının, endemik bitkilerin yaşam alanı bulduğu Kaz Dağları diye bilinen yöre ve Kaz Dağları Milli Parkı ile hiçbir ilgisi yoktur. Maden sahası Kaz Dağları'na kuş uçumu 40 kilometre uzaklıktadır." dedi.

Tavlı, valilik binasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Doğu Biga Madencilik tarafından yasal mevzuat çerçevesinde yapılan madencilik faaliyetiyle ilgili olarak bir takım yanlış bilgilerle vatandaşların çevreye olan duyarlılığını ve hassasiyetini yönlendirmeye çalışan gruplar olduğunun gözlendiğini belirtti.

Çanakkalelilerin ve Çanakkale Valiliğinin Kaz Dağları ve çevre konusundaki hassasiyetinin en üst noktada olduğunu dile getiren Orhan Tavlı, "Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanımız, Şehitliklerimiz, Çanakkale Boğazımız, Kaz Dağı Ayazma Pınarı Tabiat Parkımız, Troya Tarihi Milli Parkımız, Assos gibi birçok tarihi, turistik, kültürel ve doğa harikası değerlerimize hep birlikte sahip çıkarak gözümüz gibi korumaya çalışıyoruz." diye konuştu.

– "İzin ve ruhsat çalışmaları 2000 ve 2001'de başladı"

Vali Tavlı, bölge ile ilgili doğal sit alanının tescilinin kaldırılması, izin, ruhsat gibi çalışmaların ilgili bakanlıklar ve kurumlar tarafından 2000 ve 2001 yıllarında başlatıldığını aktararak, şöyle devam etti:

"Bu yıllarda başlatılan işlemlerle Doğu Biga Madencilik tarafından maden arama ruhsatı, maden işletme ruhsatı Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınmıştır.
Bahse konu maden sahası ile ilgili ÇED Yönetmeliği kapsamında Çevre Ve Şehircilik Bakanlığına sunulan ÇED raporunun, incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda, altın ve gümüş madeni ve zenginleştirme tesisi için 2013 yılında ÇED olumlu kararı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilmiştir.
Kirazlı altın-gümüş madeni kapasite artışı ve zenginleştirme tesisi projesinin ÇED olumlu raporunun iptali istemiyle açılan dava, Danıştay ilgili dairesi tarafından oy birliğiyle reddedilerek ÇED raporunun hukuka uygun olduğu belgelenmiştir."

Maden alanında kesilen ağaç miktarı konusunda da çeşitli iddiaların bulunduğunu hatırlatan Tavlı, "Orman ve Su İşleri Bakanlığının 2016 tarihli olurları ile verilen izin kapsamında, Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğünce 2017 yılında kesimine başlanan ve maden sahasında kesimi yapılan toplam 13 bin 400 adet ağacın olduğu alan, madencilik faaliyeti sonlandığında Doğu Biga Madencilik şirketi tarafından rehabilitasyon çalışmaları yapılarak Orman Bölge Müdürlüğümüze teslim edilecek ve bu alanın tamamı ağaçlandırılarak eskisine oranla daha yeşil bir alana dönüştürülecektir." ifadesini kullandı.

– "Bölgenin Kaz Dağları ile hiçbir ilgisi yoktur"

Vali Orhan Tavlı, sahanın kamuoyunda anlatıldığı gibi Kaz Dağları Milli Parkı sahasında yer almadığını vurguladı.

Bu konuda önemli bir bilgi kirliliği olduğuna işaret eden Tavlı, şunları kaydetti:

"Çanakkale'de yaşayan vatandaşlarımızın ve konunun uzmanlarının da bildiği üzere, maden faaliyeti yapılan merkez Kirazlı köyü ve Balaban tepe sahasının, endemik bitkilerin yaşam alanı bulduğu Kaz Dağları diye bilinen yöre ve Kaz Dağları Milli Parkı ile hiçbir ilgisi yoktur. Maden sahası Kaz Dağları'na kuş uçumu 40 kilometre uzaklıktadır.

DSİ tarafından yapılarak Çanakkale merkez ilçe içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı'ndan Doğu Biga Madencilik maden işletme tesisine Devlet Su İşleri tarafından hiçbir şekilde su verilmeyecektir. Çan Kumarlar köyü sınırlarında Doğu Biga Madencilik tarafından inşası devam eden Altınzeybek Göleti'nden maden işletme tesisinin su ihtiyacı karşılanacaktır. Doğu Biga Madencilik Maden Zenginleştirme Tesisi, Atikhisar Barajı yağış havzasının kesinlikle dışındadır. Çanakkale'nin içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı'na zarar verecek herhangi bir faaliyet yürütülmesi söz konusu değildir. Bahse konu firmanın tüm faaliyetlerini ÇED raporuna uygun bir şekilde yürütmesi ilgili kurumlar ve Valiliğimizce bizzat takip edilecek ve ÇED raporuna aykırı herhangi bir işleme asla müsaade edilmeyecektir."