Kıbrıs

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Ada’daki tarihsel ve siyasi haklarını kalıcı biçimde teminat altına alacak her çözümü destekleyeceğiz” – ANKARA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşması ANKARA – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “75. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu”nda katılımcı ülkelerin temsilcilerine video konferans yoluyla hitap etti. (3)

Erdoğan: “Kudüs’te büyükelçilik açma niyetini beyan eden ülkeler, bu tavırlarıyla sadece ihtilafın daha da çetrefil hale gelmesine hizmet ediyor.”

Erdoğan: “Bölgede bugün yaşanan sıkıntıların sebebi, Yunanistan ile Rum kesiminin 2003’ten beri maksimalist taleplerle attıkları tek yanlı adımlardır”

Erdoğan: “Bölge ülkelerinin haklarının göz önünde bulundurulduğu, Kıbrıs Türklerinin de yer aldığı bölgesel konferans düzenlenmesini teklif ediyoruz.”

Erdoğan: “Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Ada’daki tarihsel ve siyasi haklarını kalıcı biçimde teminat altına alacak her çözümü destekleyeceğiz.”

KKTC Başbakanı Tatar, Acil Durum Hastanesi inşaatında incelemelerde bulundu – LEFKOŞA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Hastane inşaatından detaylar
– KKTC Başbakanı Tatar'ın açıklaması
– KKTC Başbakanı Tatar'ın hastanedeki çalışmaları incelemesi – “100 yataklı, içerisinde 6 ameliyathanesi ve 24 yoğun bakım odası olan tam teşekküllü hastanemiz, inşallah ekim ayının ilk haftalarında hizmete girecektir”
LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar, inşaatı devam eden KKTC Acil Durum Hastanesi'nin, ekim ayının ilk haftalarında hizmete gireceğini duyurdu.

Başbakan Tatar, Türkiye tarafından KKTC'de yaptırılan acil durum hastanesinin inşaat alanında incelemelerde bulunarak, yetkililerden bilgi aldı.

Tatar, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla KKTC'deki acil durum hastanesinin yapımına başlandığını ve inşa sürecinin hızlıca ilerlediğini kaydetti.

“100 yataklı, içerisinde 6 ameliyathanesi ve 24 yoğun bakım odası olan, tam teşekküllü ve donanımlı hastanemiz, inşallah ekim ayının ilk haftalarında halkımızın hizmetine girecektir.” diyen Tatar, bu hastanenin KKTC sağlık sistemi için önemli bir yatırım olduğunu vurguladı.

Tatar, hastanenin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi sonrasında da KKTC halkının hizmetinde olacağını kaydetti.

KKTC'de şimdiye dek çok ağır Kovid-19 vakalarının yaşanmadığının altını çizen Tatar, dünyanın hiçbir yerinde Kovid-19'un kontrol altına alınmadığını ancak hükümetin tedbirli olduğu KKTC'de Kovid-19 salgınının kontrol altında olduğunu dile getirdi.

Tatar, hastanenin inşasında emeği geçen herkese teşekkürlerini iletirken, hastane inşaatının başladığı ilk günlerde bir kaza sonucu yaşamını yitiren çalışan için başsağlığı diledi.

– “Guterres'in açıklaması gereksizdi”

Başbakan Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in “KKTC'deki seçimlerin ardından garantörler ve iki tarafın yer aldığı 5 kilit aktörle siyasi süreci yeniden başlatmayı planlıyorum.” açıklamasına ilişkin soru üzerine, “Guterres'in açıklaması, seçimlere çok az bir süre kala tamamıyla gereksiz bir açıklamaydı. Biz bunu o şekilde değerlendirdik. Önemli olan burada Kıbrıs Türk halkının ne söyleyeceğidir. 11 Ekim'de Kıbrıs Türk halkı kendi iradesini ortaya koyacaktır.” dedi.

Türkiye'den de Guterres'in açıklamasına ilişkin tepkiler geldiğini hatırlatan Tatar, şunları kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti'ni de kimse göz ardı edemez ve buranın bir garantörüdür. Kıbrıs Konferanslarında Türk tarafının bütün iyi niyetine rağmen, Cumhurbaşkanı Akıncı'nın haritayı vermesine ve işi sıfır asker, sıfır garanti noktasına getirmesine rağmen Rum tarafı kriz çıkartarak masanın çökmesine sebebiyet vermişti. O günlerde yapılan açıklamalarda Akıncı da, 'Bu nesil bir federasyon şansını yitirmiştir, böyle bir şans artık kalmamıştır.' dedi. Bunu da o dönemde Türkiye Cumhuriyeti makamları da tekrarlamıştı ve geçen hafta da bu tekrar ifade edildi.”

Tatar, mevcut koşullar ve Doğu Akdeniz'de yaşananlara bakıldığında artık Kıbrıs'ın bambaşka bir coğrafyada bulunduğuna, sadece Ada'nın kendi içindeki denge meselesi olmadığına, Doğu Akdeniz ve bölge meselesi olduğuna işaret etti.

– “Türkiye'nin varlığı ve garantörlük hakkı Kıbrıs Türk halkı için fevkalade önemli”

Hem Kıbrıs hem de KKTC'nin öneminin arttığına dikkati çeken Tatar, “Artık yepyeni bir geleceğimiz için Kıbrıs'ta, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını koruyabilmek için Türkiye ile uyum içinde çalışabilmemiz çok önemli. Türkiye'nin buradaki varlığının ve garantörlük hakkının Kıbrıs Türk halkının refah ve güvenliği için fevkalade önemli olduğunu halkımıza hatırlatmak durumundayız. Kıbrıs Türk halkı, haklı mücadelesinde çok önemli bir pozisyona gelmiştir.” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Ali Pilli de Başbakan Tatar'a incelemeleri sırasında eşlik etti.

Kıbrıs gazisinin “hatırlanma” mutluluğu – İZMİR

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Kıbrıs Barış Harekatı'ndan fotoğraflar
– Kıbrıs gazisi Abdullah Ünay'ın madalyalarından görüntüler
– Kıbrıs gazisi Abdullah Ünay ile röportaj
Kıbrıs gazisinin “hatırlanma” mutluluğu
– Kıbrıs gazisi 71 yaşındaki Abdullah Ünay sadece Gaziler Günü'nde değil her zaman hatırlanmanın ve kendilerine duyulan minnetin onurunu yaşıyor
– Kıbrıs gazisi Abdullah Ünay:
– “Allah bize bu onuru nasip etti, gazi olmak onur verici bir şey. Sadece Gaziler Günü'nde değil her zaman anılıyoruz, 'Sizin için ne yapılsa azdır, sizin hakkınız ödenmez' diyorlar”
İZMİR (AA) – MERİÇ ÜRER – Kıbrıs Barış Harekatı gazisi 71 yaşındaki Abdullah Ünay, sadece Gaziler Günü'nde değil her zaman hatırlandıklarını, gazilere gösterilen ilgi ve minnetin kendilerini mutlu ettiğini ifade etti.

İzmir'de yaşayan emekli astsubay Ünay, Bolu 2. Komando Tugayında görevli iken 1974'te Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Rumların baskı ve zulmüne son vermek ve Ada'da barış ve huzuru tesis etmek amacıyla 20 Temmuz 1974'te düzenlediği Kıbrıs Barış Harekatı ile iç güvenlik harekatlarına katıldığı hatıraları AA muhabirine anlattı.

Kıbrıs Barış Harekatı'nda zafer mutluluğunu yaşadıklarını, o günleri halen unutamadığını belirten Ünay, şöyle konuştu:

“Kıbrıs'ta birliğimizin görevi Türk kuvvetlerinin geleceği Girne Limanı'nı emniyet altında tutmaktı. Kıyı başını tutarak çıkarma gemilerinin, piyadelerin sağ salim yanaşması ve girmesini sağlayacaktık. Girne'ye doğru gelirken pusuya düştük, bölük komutanım şehit düştü. Harp okullarında verilen derslerde kıyı başı tutma olayında zayiatı yüzde 50 normal görürler. Neyle karşılaşacağınızı bilmiyorsunuz. Bilmediğiniz yerden aniden ateş geliyor. Makineli tüfek mermileri zeytin ağacı yapraklarını makas gibi biçiyor, kar yağmış gibi üzerimize yaprak geliyor, düşen havanlar var, tam siper yapmak zorundasınız, yer geliyor, yüzünüze vuruyor. Yaralanmadık, Türk milletinin zaferine zafer, toprağına toprak katan, alnının akıyla mahallesine dönen bir gazi olduk. Allah bize bu onuru nasip etti, gazi olmak onur verici bir şey.”

Cudi ve Gabar dağlarındaki operasyonlarda da görev aldığını, o dönemde başlayan boğaz ağrısının kalıcı hale geldiğini anlatan Ünay, şöyle devam etti:

“Toplumun gazilere karşı çok ilgili ve hassas. Sadece Gaziler Günü'nde değil her zaman anılıyoruz. İdarecilerimiz olsun, halkımız olsun çok güzel karşılıyorlar. Gazi kıyafetimiz var, gazi olduğumuz belli oluyor, tramvaya binsem kıyafetimi görenler bize yer veriyor. Gazi olduğumuzu anladıkları zaman ilgi gösteriyorlar. 'Sizin için ne yapılsa azdır, sizin hakkınız ödenmez' diyorlar. Gazilere hizmet etmekten onur duyduklarını söylüyorlar.”

Aynı zamanda ortaokuldan bu yana atletizmle uğraşan ve çok sayıda madalyası bulunan Ünay, gaziler olarak her şeyi vatan ve millet için bir karşılık beklemeden yaptıklarını, bugün yine Türkiye Cumhuriyetine bir saldırı olsa herkesin yurdu korumak için koşacağını söyledi.