Kırım

Kırım Tatar Türklerinden protesto

İSTANBUL (AA)- İstanbul Kırım Tatar Türkleri Derneği Başkanı Celal İçten, "İnsanlığa karşı işlenen suçların önüne geçmek, Kırım Tatar Türklerine yapılan baskıyı hatırlatmak, din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin hepimizin ortak görevidir." dedi.

İstanbul Kırım Tatar Türkleri Derneği üyeleri, Rusya'nın Kırım Tatarları'na yönelik politikalarını protesto etmek için Taksim Tepebaşı'nda bir araya geldi.

Ellerinde Kırım bayraklarıyla toplanan dernek üyeleri, Rusya karşıtı sloganlar attı.

Basın açıklaması yapan İçten, 2.Dünya Savaşı ve sonrasında, Sovyet ile Rus rejimi tarafından sistemli olarak soykırıma uğratılan Kırım Tatar Türklerinin soğuk, hastalık ve açlıktan dolayı nüfusunun yüzde 46'sını kaybettiğini söyledi.

İçten, 1990 yılının başında Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu liderliğinde sürgünden vatana dönülmeye başlandığını hatırlatarak, "Kırım'da halkımıza işgal ve baskılar devam etmektedir. Milli liderimiz ve arkadaşlarının Kırım'a dönmelerine izin verilmediği gibi Kırım'da yaşayan öğretmenlerimize, cami hocalarımıza, iş adamlarına baskılar giderek artmaktadır. Halkımızın can güvenliği tehlikesi devam etmektedir. Milli mekteplerimiz kapatılarak çocuklarımızın kendi dillerinde eğitim almaları yasaklanmıştır. Seyahat özgürlüğümüz kısıtlanmıştır. İnsanlığa karşı işlenen suçların önüne geçmek, Kırım Tatar Türklerine yapılan baskıyı hatırlatmak, din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin hepimizin ortak görevidir. Başta Türkiye olmak üzere, kardeş Türk Cumhuriyetlerinden, İslam ülkelerinden ve hür dünya ülkelerinden destek bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Basın açıklamasının ardından grup, polis ekiplerinin güvenlik önlemleri altında İstiklal Caddesi üzerindeki Rusya Başkonsolosluğu'na kadar yürüdü.

Dernek üyeleri ellerindeki "Kırım Türkleri terörist değildir" yazılı siyah çelengi, konsolosluk önünde bıraktı.

Batı Avrupa Kırım Türkleri Merkezi Başkanı Karanlık ebediyete uğurlandı

GİESSEN (AA) – Almanya'nın Giessen kentinde 2 Haziran'da vefat eden Batı Avrupa Kırım Türkleri Merkezi Başkanı Rafet Karanlık, son yolculuğa uğurlandı.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Giessen Camisi'nde düzenlenen cenaze törenine, Avrupa'nın çeşitli şehirlerinden gelen Türk derneklerinin yöneticileri katıldı.

Eşi Emine Karanlık ve oğlu Giray Karanlık'ın hazır bulunduğu törende, Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Rıfat Cubarov'un taziye mesajı okundu.

Cubarov, mesajında, "Ömrünü Kırım davasına adayan ve Milli Mücadeleye destek verip, faal iştirak eden Rafet Karanlık'ın vefatı münasebetiyle Kırım Tatar Milli Meclisi adına merhumun yakınlarına taziyelerimizi bildirip, sabır ve başsağlığı dileriz. Allah rahmet eylesin. Ruhu şad olsun." sözlerine yer verdi.

Cenaze töreninde ayrıca, Karanlık'ın dava arkadaşları adına Abay Can ile Kırım Tatar Milli Meclisi adına Ahmet Özay birer konuşma yaptı.

Giessen'de toprağa verilen Rafet Karanlık için düzenlenen törene, Almanya Nogay Türkleri Başkanı Fatih Polat, Kırım Tatar Milli Meclisi Fransa Temsilcisi İlker Arkun, eski Türk Federasyonu Genel Sekreteri Yusuf Tatar, eski Almanya Türk Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Erdoğan, Avrupa Nizam-ı Alem Teşkilatları Genel Başkanı Erol Yazıcıoğlu ve eski MHP yöneticilerinden yazar Suat Başaran ile İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Sait Özcan da katıldı.

“Türkiye Kırım Tatarlarının mücadelesinde bugün de yanındadır”

ANKARA (AA) – Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdullah Eren, "Türkiye her zaman olduğu gibi Kırım Tatarlarının mücadelesinde bugün de yanındadır." dedi.

Kırım Tatar sürgününün 75. yılı dolayısıyla YTB ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle bir otelde düzenlenen programın ardından konuşan Eren, Kırım Tatarlarının 1944'te yaşadığı sürgünün hafızalardaki canlılığı için çaba sarf edildiğini belirtti.

Eren, "Son 200 yılda medeniyetimize baktığımız zaman bilhassa Osmanlı Devleti'nin yıkılmasından sonra büyük acılar görüyoruz. 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başında Balkanlar'da, Kafkas coğrafyasında, Kuzey Afrika'da, Orta Doğu'da büyük felaketler var." diye konuştu.

Abdullah Eren, 20. yüzyılın da acılara tanıklık ettiğine dikkati çekerek, "YTB olarak, yarın daha güzel bir dünya bırakmak maksadıyla, medeniyet kültür havzalarına sahip çıkmak için yaşadığımız ortak sıkıntıları, acıları, kederleri hatırlamayı bir görev addediyoruz." ifadesini kullandı.

Programda Ukrayna'dan, Kırım'dan misafirlerin ve sürgünün canlı şahitlerini dinleme fırsatı yakalandığının, geçmişte hangi acıların ve sıkıntıların yaşandığının, sürgün günlerinde nelere şahitlik edildiğinin gözler önüne serildiğini dile getiren Eren, Stalin döneminde 1944'te yarım milyona yakın insanın Sovyetlerce kapıları çalınarak sürgüne tabi tutulduğunu anımsattı.

Eren, şöyle devam etti:

"Sürgünde vefat eden tüm ecdadımızı anmak ve dedelerinin neler yaşadığını torunlarına göstermek için bu programı düzenledik. Bu konuya ilişkin belgesel ve arşiv çalışması yaptık. Belgeselde Sıdıka teyzemiz, 'Kapıyı çaldılar, bize 15 dakika süre verdiler, ne olduğunu anlamadık, hazırlanmaya vaktimiz kalmadan kendimizi trenlerde bulduk' diye hatırasını paylaştı. Bugün 75 yıl sonra bir kısmı Kırım Tatar bölgesine geri döndü, bir kısmı gittiği ülkelerde kaldı, Türkiye'de de Kırım Tatar Türkü kardeşlerimiz var. Maalesef tarihin tekerrür ettiğini görüyoruz. Bugün de maalesef o coğrafyada hiç hak edilmeyen ve bizim hiç hazzetmediğimiz benzer bir durumla karşı karşıyayız.

Ümit ediyorum ki yaşanan acılar bizim için yarınlara ders olur. Kırım Tatar Türkü kardeşlerimizin mücadelesi siyasi, kültürel, sosyolojik, iktisadi olarak devam ediyor. Hafızayı diri, canlı tutmaya devam ediyoruz. Türkiye, her zaman olduğu gibi Kırım Tatarlarının mücadelesinde bugün de yanındadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da yapılan çalışmalara destek mahiyetinde programımıza gönderdiği telgrafla bir kez daha göstermiş oldu."

Kırım Tatar Sürgünü'nün 75. yılı

KİEV (AA) – Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Kırım Tatarlarının 75 yıl önce Sovyet döneminde uğradığı zulüm ve baskıyı bugün de yaşadığını söyledi.

Poroşenko, Kırım Tatar Sürgünü'nün 75. yılı dolayısıyla başkent Kiev'de düzenlenen törende konuşma yaptı.

Sovyet rejiminin, Mayıs 1944'te bir halkın tarihinin akışını birkaç günde değiştirdiğini belirten Poroşenko, Kırım Tatarlarının evlerine dönüşünün ise uzun yıllar ertelendiğini dile getirdi.

Poroşenko, Ukrayna Parlamentosunda 2015'te Kırım Tatar sürgününün "soykırım" olarak kabul edildiğini hatırlatarak, devlet başkanlığı döneminde bunun gerçekleşmesinden dolayı gurur duyduğunu söyledi.

Mevcut Rus yönetimini "Stalin’in varisi" olarak nitelendiren Poroşenko, 5 yıldır işgal altındaki Kırım Tatarlarının özgürlüklerinden mahrum olduğunu belirtti.

Poroşenko, "Kırım Tatarları, 75 yıl önce Sovyet döneminde uğradığı zulüm ve baskıyı bugün de yaşıyor." dedi.

Kırım Tatarlarının halen baskıdan dolayı korkuyla yaşadığını kaydeden Poroşenko, "Bugün Kırım'da siyasi ve dini zulüm altında hapiste olan 86 kişinin 60'tan fazlası Kırım Tatarı. 170 çocuk babasız kaldı. İnsanlar aşırılık yanlısı veya terörist olarak etiketlenme korkusuyla yaşıyorlar. Onların hapsedilme ya da iz bırakmadan kaybolma riskleri var." ifadelerini kullandı.

– Kırım Tatar Sürgünü

Dönemin Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Josef Stalin'in emriyle 18 Mayıs 1944'te Kırım Yarımadası'nda yaşayan Kırım Tatarları, Özbekistan, Sibirya ve Kazakistan gibi Orta Asya içlerindeki bozkırlara ve "oblast" denilen yönetim bölgelerindeki çalışma kamplarına sürüldü.

Kaynaklarda, 200 binden fazla Kırım Tatarı'nın iki gün içinde evlerinden çıkarılarak sürüldüğü, kötü ve çetin yol şartları nedeniyle açlık, susuzluk ve hastalıktan yaklaşık yarısının yollarda hayatını kaybettiği, sürgün yerine ulaşanların da aynı şekilde yarısına yakınının kötü yaşam şartları yüzünden öldüğü ifade ediliyor.

Tatarların, 1953'te Stalin'in ölümüne kadar sürgün yılları boyunca Sovyetler Birliği içinde "Gulag" sistemi olarak bilinen büyük ölçekli projelerde zorla işçi olarak çalıştırıldığı belirtiliyor.