Klasik Otomobil

Volkan Konak, Elvis Presley'in koleksiyonundan aldığı klasik otomobiline kavuştu

İSTANBUL (AA) – Şarkıcı Volkan Konak'ın Amerikalı şarkıcı Elvis Presley'in koleksiyonundan aldığı 1970 model Cadillac Deville Convertible aracı, 5 ayda orijinaline uygun şekilde yeniden tasarlanarak kullanıma hazır hale getirildi.

Klasik otomobil koleksiyonuyla da tanınan Elvis Presley'in koleksiyonundaki Cadillac marka arabayı yaklaşık 6 ay önce satın alarak Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) İstanbul'a getiren şarkıcı Volkan Konak, az kullanılmasına rağmen uzun süredir çalıştırılmadığı için birçok bölgesi yıpranmış ya da çürümüş klasik otomobili yeniden tasarlanması için bir otomobil dizayn firmasına teslim etti.

Konak, her bir parçası yeniden elden geçen ve birçok parçası aslına uygun değiştirilen ya da onarılan aracını 5 aylık dönüşüm sürecinin ardından teslim aldı. Aracın üstündeki örtüyü heyecanla kaldıran Konak, tutkunu olduğu aracın her detayını yakından inceledi.

Aracına kavuştuğu için mutlu olduğunu belirten Konak, koleksiyonuna kattığı araçla kısa bir tur attı.

– "İsteyen özel bir gününde kullanabilir"

Konak, AA muhabirine, birçok arabası bulunduğunu ancak Cadillac'ları çok sevdiğini söyledi.

Aracı ABD'nin Arizona eyaletinde Elvis Presley'in kuaförü ve yakın arkadaşı olan kişiden aldığını dile getiren Konak, "Amerika'da 'restore ettireyim' dedim, orada sözümüz geçmedi. Burada dostluklarla yürüyor iş, insanımız çok sıcak, dost insanlar. Dedim, 'ben bunu Amerika'da bitiremeyeceğim.' Türkiye'ye getirdim. Türkiye'de müthiş bir işçilik yapıldı. Artık Türkiye'de kalacak. Doğrusu da bu zaten. Ülkeme katkı olur inşallah." dedi.

İstanbul Klasik Otomobilciler Derneğine üye olacağını vurgulayan Konak, "Kadıköy'de klasik otomobilciler derneği var, oraya üye olacağım. Herkesin hizmetinde. İsteyen özel bir gününde, bir fuarda kullanabilir. Çünkü bizim zamanımız yok. Ben bu arabayla gezecek durumda değilim ama göz doyumu diye bir şey var. Şunu izlemek bile bana yetiyor, hiç kullanmasam da olur." ifadesini kullandı.

"Boya, döşeme yıkılıyor. Gerçekten çok farklı. Amerika'da Meksikalı bir ustaya aynı renkte boyattım, beceremedi." diyen Konak, teslim aldığı araçla müsait zamanda Trabzon'a gitmek istediğini kaydetti.

Aracı satmayı düşünmediğini aktaran Konak, "Bunlar benim çocuklarım gibi. Satılmaz ama isteyen kullanabilir. Beni tanıyan bilir, hiçbir şeyimi esirgemem insanlardan. Herkes kullanabilir. Bestelerimi de öyle. Bunlar benim oyuncaklarım. Oyuncak parayla satılmaz. İsteyen kullansın hiç umurumda değil, yeter ki orijinalliğini bozmasın." diye konuştu.

Konak, aracın yabancı plaka olduğu hatırlatılan soruya, "Bir sene sonra büyük ihtimalle Alman plakası yapacağım onu. Ailem Berlin'de, Berlin plakalı olabilir." yanıtını verdi.

– "Bize geldiğinde enkaz halindeydi"

Aracın dizaynını yapan Erbakan Malkoç, aracın getirildiği halinden eser kalmadığını ifade etti.

Malkoç, "Bize geldiğinde enkaz halindeydi. Çünkü aracın içerisinde fareler yuva yapmış. Araç artık çürüme noktasındaydı, ayakta durmakta zorlanıyordu." dedi.

Aracın boyasından derisine tüm parçaların orijinaline sadık kalınarak değiştirildiğine dikkati çeken Malkoç, kendisi için özel bir proje olduğunu, aracın üzerinde 5 ay çalıştığı anlattı.

Malkoç, söz konusu araçtaki çizgilerin farklı olduğunu ve farklı bir bakış açısıyla üretildiğini vurgu yaparken, "O yüzden bu araçtaki en büyük sıkıntı kendi orijinal parçalarını birebir bulup araca orijinal haliyle can verebilmek. Dolayısıyla bizi en çok zorlayan aracın dış yapısı oldu." dedi.

Malkoç, yoğun emek ve büyük maliyetle kullanıma hazır hale gelen aracı iki gün sonra doğum günü olan Volkan Konak'a hediye ettiğini sözlerine ekledi.

Gençlik tutkusu olan klasik otomobilleri 46 yıldır baştan yaratıyor

Klasik otomobil ustası Alaettin Güler, klasik otomobillere duyduğu ilgi sonucu başladığı mesleğinde 46 yılı geride bırakırken, Güngören’deki garajında ekibiyle birlikte otomobil tutkunları için birbirinden değişik özellikte otomobiller ortaya çıkarıyor.

Eğitiminin devam ettiği yıllarda, oto döşemecisi ve mekanik motor ustası olan ağabeylerine yardım ederek mesleğe başladığını belirten Güler, garajında ağırladığı AA muhabirine, klasik otomobil restorasyonunu anlattı.

Gençlik yıllarından itibaren otomobillere büyük ilgi duyduğunu ifade eden Güler, “Okulda sabahçıysam öğleden sonra dükkana gelip ağabeyime yardımcı olarak bu sanatı öğrenmeye çalışıyordum.” dedi.

Alaettin Güler, mesleğe başladığında Türkiye’de Murat 124 ve Anadol otomobillerin üretildiğini, piyasada ağırlıklı olarak Amerikan, Alman ve Fransız arabalarının bulunduğunu anımsattı.

Güngören’de 45 arabalık garajı yeniden dizayn ettiğini anlatan Güler, kaportadan kilit işine kadar bütün işlemlerin bu garajda yapıldığını söyledi. Güler, “Bir tek fırın ve rot ayarı için araba başka yere gidiyor. Diğer her şeyi burada yapılıyor.” dedi.

Bir otomobilin restorasyon sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şunları kaydetti:

“Sürecimiz müşterinin aracını birkaç günlüğüne bize bırakmasıyla başlıyor. Biz arabadaki parça durumunu, neler yapılması gerektiğini, müşterinin bizden isteklerini bir araya getiriyoruz. Mesela klima istiyordur, fren sisteminin geliştirilmesini istiyordur. Motoru 8 silindir olsun, araba düz vitesse otomatik olsun…İlk olarak aracın döşemesi ve camları sökülüyor. Elektrik tesisatını, şanzımanını, tampon, panjur denen çıtalarını bu sırayla söküyoruz. En son bölümde de diferansiyel, fren sistemi, boru sistemi, benzin sistemi, depo sistemini sökerek kuru kasa haline getiriyoruz. İlk önce kumlamaya götürüyoruz. Kumlamadan geldiğinde, kaporta işlemine başlıyoruz.”

Boya kısmında özellikle hassas davrandıklarının altını çizen Güler, fabrikanın giremediği yerlere girerek aracın çürümemesi için özel bir çalışma yaptıklarını anlattı.

Boya işleminin, otomobilin fırından çıktıktan sonra tamamladığını belirten Güler, ilk önce mekanik kısımla montaja başladıklarını söyledi.

Ön takımı ve diferansiyeli koyduklarını, fren sistemini, benzin borularını, fren borularının montajına başladıklarını, daha sonra elektrik tesisatına sıranın geldiğini anlatan Güler, “Devamında da cam işlemi yapılıyor. Kilitleri de yaptıktan sonra en son yer döşemelerine başlıyoruz.” diye konuştu.

Pasta, cila ve rot ayarı sonrası fren kontrollerinin yapıldığını, aracın muayeneden geçtikten sonra müşteriye teslim edildiğini kaydeden Güler, “Çok kötü bir durumda olan arabanın restorasyon süresi 4-6 ay arasıdır. Şu anda yaptığımız bir Rolls-Royce var. Pek fazla kaporta işi olmayan bir arabaydı. Bu araba için 2,5-3 aylık bir süre verdik. Ortalama bir ay oldu, bizde 15-20 günlük bir işi daha var.” dedi.

Bugüne kadar birçok sanatçı ve iş adamıyla çalıştıklarını anlatan Güler, “Engin Altan Düzyatan’a, Umut Kurt’a, bazı iş adamlarına istedikleri arabaları yapıp teslim ettik. Restorasyon aşamasında, boyada, kaportada olan, toplanmaya hazır olan araçlarımız mevcut. Yeşilköy’de butik bir mağazamız var. Bitirdiğimiz 15 arabamızı orada sergiliyoruz.” diye konuştu.

“Erol Olçok Beye bir araba hazırlıyorduk”

Usta Güler, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında oğlu Abdullah Olçok ile birlikte şehit olan Erol Olçok’a da bir otomobil hazırladıklarını, fakat Olçok’un bu aracı hiç kullanamadığını belirterek, şunları anlattı:

“Bu meslekte en çok üzüldüğüm olaylardan biri rahmetli Erol Olçok Beyefendiye Mercedes topluyorduk. Araba bitme aşamasına gelmişti, son döşemeleri takılıyordu. Kendisi işlerinin yoğunluğu nedeniyle çok fazla ilgilenemiyordu ama yanındaki arkadaş gelip gidiyordu. Kendisiyle birkaç sefer de görüşmüştük. Arabası bitti, 15 Temmuz gerçekleşince kendisi köprüde oğluyla birlikte vefat etti. O araba bizde yara kaldı. Arabayı ailesine teslim ettik ancak arabaya binememesine çok üzüldüm. Bende eski plakası duruyor. Hatıra olarak saklıyorum. Ortalama 6-7 ay uğraşmıştık. Ciddi bir emek vermiştik, kendisi de çok titiz bir insandı.”

Fiat, Londra Klasik Otomobil Yarışı'nın sponsoru oldu

İSTANBUL (AA) – Fiat, Londra Klasik Otomobil Yarışı (Bonhams London to Brighton Veteran Car Run) 2019 yılı etkinliğinin resmi sponsorları arasındaki yerini aldı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Royal Automobile Club tarafından organize edilen etkinlikte, geçmişi 1905 yılının öncesine dayanan ve otomobil dünyasına öncülük yapan en ünlü otomobil üreticilerinin özel modelleri yarıştı.

400'den fazla klasik otomobilin yer aldığı yarış, yaklaşık 100 km'lik bir güzergah üzerinde gerçekleşti.

Fiat etkinliğe 1899 yılında üretilen ve İngiltere Beaulieu Ulusal Motor Müzesi'nde sergilenen Fiat 3,5 HP ile dahil oldu.

Royal Automobile Club tarafından organize edilen ve yaklaşık 100 km’lik bir güzergah üzerinde gerçekleşen etkinlikte FCA İngiltere'ye ait olan Fiat 3,5 HP, iki yetişkin ve sürücünün önünde, yüzleri sürücüye dönük şekilde olmak üzere seyahat edebilecek iki çocuk için konforlu bir oturma alanı sunuyor.

Geri vitesi bulunmayan otomobil, üç silindirli ve 697 cc hacimli çift yatay silindirli motoruyla maksimum 34 km/s hıza ulaşıyor. Fiat 3,5 HP, 15 km/lt yakıt tüketimi değeri sunuyor.

“Murat 124” tutkunları Pozantı'da buluştu

ADANA (AA) – "Murat 124" model otomobil tutkunları, Adana'nın Pozantı ilçesinde gerçekleştirilen etkinlikte buluştu.

İstanbul’dan Kahramanmaraş’a, Adana’dan İzmir'e kadar 81 şehirden klasik otomobil severlerin bir araya geldiği etkinlik, Belemedik Tabiat Parkı'nda kurulan kamp ile başladı.

Murat 124 Sevdası Kulübü Kurucu Başkanı Ali Demir, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin dört bir yanından gelen dostlarıyla Pozantı'da buluştuklarını söyledi.

Dostlarıyla doğa manzaralı "eşsiz" bir mekanda bir araya geldiklerini belirten Demir, "Geçtiğimiz yıl da buraya gelmiştik ve arkadaş gruplarımızla çok beğenmiştik. Belemedik Tabiat Parkı'nda piknik yapıp, doğanın keyfini çıkaracağız. Bütün vatandaşları davet ediyorum." diye konuştu.

Pozantı Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen etkinlikte katılımcılar alanda çeşitli etkinlikler düzenledi.