Koleksiyoner

Yılların müzik yapımcısı şimdilerde koleksiyonerlere kaset topluyor – AFYONKARAHİSAR

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Sadin Koştan'ın Esentepe Mahallesi'ndeki evinin içerisinden görüntü
– Sadin Koştan'ın kaset ve cd'lerinden görüntü
– Kibariye'ye “kim bilir” şarkısını söylediği makaradan görüntü
– Sadin Koştan'ın Kibariye'nin “kim bilir” kasedini teybe takması
– Teypten Kibariye'nin şarkısının çalınması
– Sadin Koştan'ın teypteki şarkıya eşlik etmesi
– Sadin Koştan ile röportaj Yılların müzik yapımcısı şimdilerde koleksiyonerlere kaset topluyor
– Türkiye'de uzun yıllar müzik sektörüne hizmet veren 65 yaşındaki Sadin Koştan, Afyonkarahisar'a yerleşerek koleksiyonerlere piyasadan tedarik ettiği amatör ve ünlü sanatçıların orijinal kaset ve CD'lerinin satışını yapıyor
– Koştan:
– “Bugün piyasada 3, 5, 10 ve 20 liraya CD ve kaset satılıyor. Bu ürünleri alan arşivci ve koleksiyoncu arkadaşlarımız, ellerinde tutuyor, kesinlikle satmıyor”
AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ – Türkiye'de uzun yıllar müzik sektörüne hizmet veren 65 yaşındaki Sadin Koştan, Afyonkarahisar'a yerleşerek koleksiyonerlere piyasadan tedarik ettiği amatör ve ünlü sanatçıların orijinal kaset ve CD'lerinin satışını yapıyor.

Aslen Şanlıurfalı olan Koştan, müziğe olan ilgisinden dolayı 1977 yılında İzmir'de amatör sanatçılarla başladığı müzik yapımcılığını Isparta'da, ardından da 1981 yılından itibaren İstanbul Unkapanı'nda uzun yıllar devam ettirdi. Koştan, yıllar sonra da Afyonkarahisar'ın Esentepe Mahallesi'ne yerleşerek kaset ile CD koleksiyonerliği ve satışı yapmaya başladı.

Koştan, AA muhabirine, yıllarca amatör ve ünlü sanatçılara albüm yaptığını söyledi. Türkiye'de küçük yaştaki sanatçıların albümlerini çıkartmakta “öncü” olduğunu ifade eden Koştan, şöyle konuştu:

“Ayhan Önder ve Ali Yöndem'in kasetlerini çıkarttım. Daha sonra karışık ve yöresel albümler yaptım. Ardından ses sanatçılarına kızdım ve kendime kaset yaptım. 33 yaşında bir taverna albümü çıkartım. Benim bu kasetim de o dönemde 30 bin sattı. Yine futbol konulu kasetlerin çıkarılmasında öncülük ettik. Yine ikinci albümüm 'Fenerbahçeli kızlar'ı çıkarttım. O kasetim de 10 bin sattı. Bu şekilde uzun yıllar müzik sektörüne hizmet ettik.”

– “Arşivciler aldıkları ürünleri satmıyor”

Müzik sektöründe uzun yıllar süren çalışmalarının ardından Afyonkarahisar'a yerleştiğini anlatan Koştan, “Bugüne kadar topladığım binlerce kaset ve CD'yi evimde muhafaza ediyorum ve internet üzerinden satışlarını yapıyorum. Kısaca, arşivcilere ve koleksiyonerlere hizmet etmeye çalışıyoruz.” dedi.

Koştan, 2002 yılından sonra sanatçıların kaset albümü yapmadığına değinerek “Bugün piyasada 3,5,10 ve 20 liraya CD ve kaset satılıyor. Bu ürünleri alan arşivci ve koleksiyoncu arkadaşlarımız, ellerinde tutuyor, kesinlikle satmıyor. Bizim elimizde de artık kasetler tükeniyor. Tahminimce 3 yıl sonra Türkiye'de hiç kimse sanatçıların orijinal kasetini bulamaz çünkü piyasada orijinal kaset bulan arşivci onu gözü gibi saklıyor.” dedi.

Ünlü sanatçıların kasetlerinin çok değerli olduğunu dile getiren Koştan, şunları kaydetti:

“Bunların kıymetini bilelim. Bu kasetler ne emekler karşılığında yapıldı. Bunlar artık bulunmayacak. Ünlü sanatçıların orijinal kasetlerini istiyorlar ama maalesef her kaset elimizde olmadığı için bazen taleplere karşılık veremiyoruz. Satmak istiyoruz ama elimizde yok.”

Hatalı basım 100 ve 50 lirayı koleksiyonerler için satışa çıkardı – YOZGAT

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Banknotlardan görüntü
– Ekrem Ceylan'ın açıklaması
Hatalı basım 100 ve 50 lirayı koleksiyonerler için satışa çıkardı
YOZGAT (AA) – Yozgat'ta yaşayan Ekrem Ceylan, bir banka ATM'sinin verdiği hatalı basılmış 100 ve 50 liralık banknotu, koleksiyon değeri taşıdığını düşünerek satışa çıkardı.
Ekmek fırınında işçi olarak çalışan Ceylan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, banka ATM'sinden çektiği bir miktar paranın arasında hatalı basım 100 liralık banknotu fark ettiğini söyledi.

Paranın sahte olduğunu düşünerek banka görevlilerine gösterdiğini belirten Ceylan, “Sahte olmadığını öğrendim. İki gün sonra yine aynı bankamatikten para çektiğimde bu defa da hatalı basım 50 liralık banknot çıktı. Bunu da bakkala gösterdim, cihazla bakıp sahte olmadığını söyledi. Biraz araştırdığımda bunların koleksiyon değerinin olduğunu söylediler. ” diye konuştu.

Ceylan, nişanlı olduğunu yakın zamanda da düğün yapacağını ifade ederek, “Bu paraları koleksiyonculara satabilirsem düğün masraflarımı karşılayacağım. İki hatalı basım banknota 50 bin lira istiyorum. Satamazsam da bunları hatıra olarak saklayacağım.” dedi.

“Koleksiyoner berber” şanslı müşterilerini ney eşliğinde tıraş ediyor – İSTANBUL

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Berberden görüntüler
– Berberin çalışmasından görüntüler
– Berber Murat Sevim ile röportaj – Berber Murat Sevim:
– “Projemiz müşteriler tarafından çok beğenildi. Daha da geliştirmeye ve daha fazla müşterimizin ney dinletisiyle tıraş olmasını sağlamaya çalışıyoruz”
– “Geçmişte berberlerin sünnet ve hacamat yaptığını ayrıca diş de çektiğini duyardık. Ben de eskiden kullanılan aletleri yıllardır toplayarak, mesleğimizin geçmişini bugüne taşımak istedim ve bir antika köşesi oluşturdum”
İSTANBUL (AA) – MEHMET KARA – Berber Murat Sevim İstanbul'un fethi sonrasında kurulan ilk Türk mahallelerinden Kıztaşı'nda yıllardır biriktirdiği antika berberlik aletleriyle oluşturduğu köşesinde ney eşliğinde tıraş imkanı sunuyor.

Fatih'in tarihi dokusuyla bilinen semtlerinden Kıztaşı'nda yaklaşık 30 yıldır berberlik yapan Sevim, “Tarihi sorumluluk hissediyorum” diyerek Türkiye'nin dört bir yanından berberlik aletleri koleksiyonu için eşyalar biriktirdi.

Sevim, berberlikle ilgili birçok arşiv belgesini ve kitabı da inceleyerek, Osmanlı döneminde bir taraftan saç, sakal tıraşı, bir taraftan da sünnet ve hacamat yapan berberlerin kullandığı aletlere ulaştı.

Yıllardır biriktirdiği bu aletleri dükkanının bir köşesinde sergileyen Sevim, haftanın bir günü antika köşesinde ney eşliğinde tıraş yaparak, müşterilerini adeta tarihte yolculuğa çıkarıyor.

1987'den bu yana berberlik mesleğiyle uğraşan Murat Sevim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıllardır mesleğiyle ilgili antika eşyalar topladığını anlattı.

Koleksiyonunda Türkiye'nin dört bir yanından eşyalar olduğunu belirten Sevim, şöyle konuştu:

“Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'unda üzerimde bir tarihi sorumluluk hissettim. Geçmişte berberlerin sünnet ve hacamat yaptığını ayrıca diş de çektiğini duyardık. Ben de eskiden kullanılan aletleri yıllardır toplayarak, mesleğimizin geçmişini bugüne taşımak istedim ve bir antika köşesi oluşturdum. Bu tarihi semtte üzerime düşeni yapmaya çalıştım.”

Neyzen arkadaşlarının antika köşesinde zaman zaman ney dinletisi de sunduğunu anlatan Sevim, bu şekilde Osmanlı ruhunu yansıtmak istediğini dile getirdi.

Bugünün insanının “dinginlik ve sakinlik” aradığını vurgulayan Sevim, “Burada onlara hem dış güzelliği hem iç huzuru yaşatmaya çalışıyoruz. Projemiz müşteriler tarafından çok beğenildi. Daha da geliştirmeye ve daha fazla müşterimizin ney dinletisiyle tıraş olmasını sağlamaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sevim, berberini internet üzerinden gören birçok yabancının da dükkana gelerek tıraş olduğunu sözlerine ekledi.

“Def-i Hacet” sergisi açıldı

İSTANBUL (AA) – Koleksiyoner Nevzat Onmuş'un hazırladığı "Def-i Hacet: Alaturkadan Alafrangaya Tuvalet Sergisi" Platonik Artproject'de açıldı.

Küratörlüğünü Erkan Doğanay'ın ve koordinatörlüğünü Sezgin Çevik'in yaptığı serginin açılışında AA muhabirine konuşan Onmuş, serginin 5 yıl önce tuvaletler üzerine araştırma yürütmesi üzerine başladığını söyledi.

Antikacılıkla uğraşan bir sosyolog olarak pek çok koleksiyonun sahibi Onmuş, yapılmamış bir şey yapma hedefiyle uzun süredir tuvaletle ilgili şeyler topladığını dile getirdi.

Onmuş, dünyanın çeşitli yerlerinde tuvalet müzeleri olduğuna değinerek, "Bizde neden böyle bir şey olmasın?" diye de düşündüğünü ifade etti.

Bir süre sonra taliplileri olması durumunda bu koleksiyonun da bir müzeye dönüşebileceğine dikkati çeken Onmuş, "Temizliğin ve tuvaletin bu kadar mühim olduğu bir medeniyet ve kültüre sahip insanlar olarak muhakkak bir tuvalet müzemizin olması gerektiğine inanıyorum. Sergide 300'e yakın eser bulunuyor. Tarihin çeşitli dönemlerinden özellikle Avrupa ve İslam coğrafyasından tuvalet örneklerini, aynı zamanda tuvalet ve temizlikle ilgili yan ürünlerin de olduğu geniş bir yelpazeyi ziyaretçilerimize sunmaktayız." diye konuştu.

Onmuş, ziyaretçilerin Roma imparatorluğundan günümüze kadar insanlık tarihinde geliştirilmiş çeşitli tuvalet türlerini görebileceklerini anlatarak, şunları kaydetti:

"Roma ya da Osmanlı gibi imparatorlukların tuvalet ve temizlik kültürleri nasıldı? Günümüz dünyasından bakıldığında farkında olmadığımız büyük ya da küçük pek çok sorunun nasıl çözümlendiğini ve detaylarını kavrayamıyoruz. Oysa bir zamanlar bugünün kanalizasyon sistemi yerine kovalarla pencerelerden sokaklara atılırdı insan dışkıları. 'Def-i Hacet' geçmişten günümüze tuvalet kültürü sergisi, işte bütün bu sorulara yanıt bulabilmemize yardımcı olacak nitelikte belgesel bir sergi."

Ziyaretçiler Batı ve Doğu, Orta Çağ Avrupası ve Anadolu toplumları gibi farklı kültürlerin tuvaletle ve temizlikle olan ilişkilerini dönemin belgelerine yansımış örneklerinde görebileceğine işaret eden Onmuş, tuvaletle ilgili bilgi edinebilecekleri sinema filmi, kültürel videolar ya da akademik çalışmaların anlatıldığı belgesel videolarının da sergide izlenebileceğini sözlerine ekledi.

Açılışta ayrıca şair ve yazar Hilmi Yavuz, TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kanca, siyasetçi ve eski milletvekili Ufuk Uras ile şair Adnan Özer'in yanı sıra pek çok sanatsever yer aldı.

Sergide geçmiş örneklerin yanı sıra çağdaş lavabo, pisuvar ve seyyar tuvaletler teşhir edilirken tarihsel metinler, belgeler ve yazılı kültürden örnekler de yer alıyor.

Tuvaletin tarihsel sürecini ve komik hikayelerini canlandıran alanların bulunduğu sergide, temizlik kültürünün gelişim safhaları ziyaretçilere aktarılıyor.

"Def-i Hacet: Alaturkadan Alafrangaya Tuvalet Sergisi", 30 Ocak'a kadar izlenebilecek.