Kolonya

Tarihi çarşının “Kolonyacı Ahmet”inden yıllardır güzel kokular yayılıyor – MUĞLA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Kolonyacı Ahmet’in dükkanı
– Müşteriler
– Kolonya hazırlama
-“85 derece Lüx Limon'' kolonyası
– Ahmet Gümüşbulut’un açıklaması
– Hazırlanan kolonyalar
Tarihi çarşının “Kolonyacı Ahmet”inden yıllardır güzel kokular yayılıyor
– Muğla'da tarihi Arasta Çarşısı'ndaki dükkanında ürettiği çok sayıda farklı kokudaki kolonyaların satışını yapan Ahmet Gümüşbulut'un ürünlerine Muğlalılar kadar kenti ziyaret eden turistler de ilgi gösteriyor
– Ahmet Gümüşbulut:
– “Almanya ve İngiltere'nin yanı sıra Avustralya'ya kadar gönderilen kolonyalarım var. Düşünsenize Avustralya'ya kadar giden kolonyanın etiketinde Muğla yazıyor. Böylece Muğla'yı da tanıtmış oluyoruz”
MUĞLA (AA) – OSMAN AKÇA – Muğla'da, “Kolonyacı Ahmet” olarak tanınan Ahmet Gümüşbulut, 42 yıldır patenti kendisine ait 60 çeşit kolonyayla kent sakinlerine ve turistlere hizmet veriyor.

Merkez ilçe Menteşe'deki tarihi Arasta Çarşısı'ndaki dükkanında uzun yıllardır kolonya satışı yapan 58 yaşındaki Gümüşbulut'un ürünlerine Muğlalılar kadar kenti ziyaret eden turistlerde ilgi gösteriyor.

Gümüşbulut, ürettiği ve kullanıldığında ferahlık veren birçok ürününü Türkiye'nin dört bir köşesindeki müşterilerine de kargo aracılığıyla ulaştırıyor.

Mesleğini, “işe yaramayan maddeleri karıştırıp, yararlı hale getirme sanatı” olarak tanımlayan Gümüşbulut, dükkanında bir süre misafir ettiği müşterilerin isteğine göre kolonya veriyor.
– Kentin tanıtımına da katkı sağlıyor

Gümüşbulut, AA muhabirine, mesleğini yıllardır ilk günkü gibi severek yaptığını söyledi.

İnsanları ürettiği kokularla mutlu ettiğini aktaran Gümüşbulut, kendisini ziyaret eden herkesin, güzel kokular eşliğinde iş yerinden memnun ayrıldığını dile getirdi.

Kendisinin “kolonyacı Ahmet” olarak bilindiğini anlatan Gümüşbulut, herkese özel bir koku olduğunu düşündüğünü, ona göre ziyaretçilerine çeşitli tavsiyelerde bulunduğunu ifade etti.

Kolonyalarını yakınlarına götürenlerin ya da kargoyla gönderenlerin olduğunu belirten Gümüşbulut, “Almanya ve İngiltere'nin yanı sıra Avustralya'ya kadar gönderilen kolonyalarım var. Düşünsenize Avustralya'ya kadar giden kolonyanın etiketinde Muğla yazıyor. Böylece Muğla'yı da tanıtmış oluyoruz. 42 yıldır hizmet veriyorum. İş yerimde patenti bana ait 60 çeşit kolonya var.” dedi.

Gümüşbulut, yıllar önce kentte görev yapan bir valinin talimatıyla, “Vali limonu” adını verdiği ancak “85 derece Lüx Limon” ismiyle patent verilen kolonyasının en çok ilgi görenler arasında yer aldığını kaydetti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde kolonya satışlarının arttığına işaret eden Gümüşbulut, sağlığı el verdiğince işini en iyi şekilde yapacağını dile getirdi.

– Meclise de kolonya götürüldü

AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, kendisinin de kolonya kullanmayı çok sevdiğini söyledi.

Yerel değerlere ve esnafa sahip çıkmaya devam edeceklerini aktaran Gökcan, “Salgın sürecinde hem yerel esnafımıza destek olmak hem de ilimizin tanıtımına katkı sunmak adına 'Vali limonu' olarak bilinen kolonyayı alıp, Meclise kadar götürdük.” dedi.

Esnaf Ferda Başağ ise salgın sürecinde kolonyaya talebin arttığını, kendilerinin de çok sık kullandığını dile getirdi.

Hemen her vatandaşın kendine göre bir kokusu olduğunu anlatan Başağ, “Herkes boş kolonya şişeleri ya da bidonlarıyla geliyor. Dükkanın önünde sıra bekliyorlar.” ifadesini kullandı.

DOKTORLAR KOVİD-19'LA SAVAŞI ANLATIYOR – “Anne, kolonya dökelim el ele tutuşalım” – MERSİN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Göğüs Hastalıkları Uzmanı Emine Kurt'un hastanedeki mesaisi
– Kurt ile röportaj
– Yoğun Bakım Uzmanı Metin Yarıcı'nın hastanedeki mesaisi
– Yarıcı ile röportaj

MERSİN (AA) – MUSTAFA ÜNAL UYSAL – Mersin'de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan ve sağlıklarına kavuştuktan sonra görevlerine özverili şekilde devam eden doktorlar, yaşadıkları zorlu süreci anlattı.

Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Göğüs Hastalıkları Uzmanı Emine Kurt ve Yoğun Bakım Uzmanı Metin Yarıcı, salgınla mücadele sırasında Kovid-19'a yakalandı.

Tedavilerinin ardından hiç beklemeden görevlerine dönen Kurt ve Yarıcı, verdikleri mücadeleyi ve bu süreçte yaşadıklarını anlattı.

– “Tek istediğim iyileşip işime dönmekti”

Emine Kurt, AA muhabirine, bu süreçte yoğun çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.

Yaklaşık 20 yıllık hekim olduğunu dile getiren Kurt, daha önce bu kadar zor bir süreçten geçmediklerini kaydetti.

Kurt, her şeye rağmen çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “Hastalığı ben de atlattım. Psikolojik olarak yorucu ve üzücü bir durum. Tek istediğim iyileşip işime dönmekti. İyileştikten sonra ilk baştaki gibi çalışmaya devam ediyorum. Hiçbir zaman pes etmedik, etmeyeceğiz.” diye konuştu.

Hastalığa yakalandığında psikolojik olarak yıkıntıya uğradığını ifade eden Kurt, süreçten ailesinin de etkilendiğini vurguladı.

O dönem çocuklarıyla aralarında geçen diyaloglardan çok etkilendiğini anlatan Kurt, şöyle devam etti:

“Başımıza geldiği andan itibaren bu işin hekimlik tarafı bitiyor, artık hasta tarafına geçiyorsunuz. İzolasyon sürecinde çocuklardan ayrı kalmak çok zor olay. 11 yaşında bir kızım var. Elimi tutmak istiyordu sürekli. 'Anne, kolonya dökelim el ele tutuşalım', 'Sonucun negatif çıkarsa sarılalım' diyordu. El ele tutuşmanın nimetini anladık. Bunları yaşamak gerçekten çok zordu. Hastalığın birinci, ikinci, üçüncü günü 'Acaba kötüleşecek miyim?', 'Yoğun bakıma girecek miyim?' gibi düşünceler sizi yoruyor, yıpratıyor. İkinci testim de pozitif çıktığında yine yıkıntı yaşadık ama ben çok iyiydim. Psikolojik olarak çocuklarım etkilendi. 'Negatif çıksın da sarılalım' duygusuyla yaklaştık. Gerçekten zor hastalık.”

– “Korunabileceğimiz ve yenebileceğimiz bir hastalık”

Kurt, hastaların iyileşerek servisten çıkmalarının doktorlara güç verdiğine işaret ederek, hekimlerin işlerine dört elle sarılmaya devam ettiğini aktardı.

Hastaların odalarda tek kaldığına değinen Kurt, “Bu süreçte yakınlarından, sevdiklerinden ayrı kalıyorlar maalesef. Tedavi sürecinde kötüleşen, geceleri yoğun bakıma geçen hastalarımız oluyor. İnsanlar bunları düşünüp ona göre davranmalılar.” ifadelerini kullandı.

Kovid-19'la mücadelede tedbirlerin önemine dikkati çeken Kurt, “Korunabileceğimiz ve yenebileceğimiz bir hastalık. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyarsak bu hastalığa yakalanma ihtimalimiz azalır. Böyle olursa hastaneye başvurmamız da azalır. Sevdiklerimizden de ayrı kalmayız.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Kurtardığımız her hayat bizim için çok değerli”

Yoğun Bakım Uzmanı Metin Yarıcı ise Kovid-19'a yakalanıp iyileştikten sonra çalışmalarına devam ettiğini söyledi.

Hastalık sürecinde çocuklarının duruma alışamadığını dile getiren Yarıcı, “Evde bir odaya kapanıyorsunuz. Çocuklarınız sizi görmek istiyor, ağlıyorlar. Onları uzaktan görüyorsun, temas edemiyorsun. Ailenizle olan sıcaklığı uzaktan yaşamak zorunda kalıyorsunuz. Beni zorlayan olay buydu. Çocuğuma sarılmanın ne kadar kıymetli bir şey olduğunu fark ettim.” şeklinde konuştu.

Metin Yarıcı, şunları kaydetti:

“Buraya gelen hastalar normal yaşamlarına devam edemedikleri için yoğun bakıma alınıyor. Maalesef ne yaparsak yapalım, elimizdeki tüm imkanları kullansak da bazı hastalarımızı kaybettiğimiz oluyor. Özellikle belli yaşın üzerinde olan ve ek hastalıkları bulunanlar bizim için riskli gruplar. Kurtardığımız her hayat bizim için çok değerli. Kurtaramadıklarımız için çok üzülüyoruz.

Hastalığın azaldığı bir dönemi yaşamıştık. O sıra toplumda bir rahatlama oldu, hatta böyle bir hastalığın olmadığını söyleyenler oldu. Buraya gelip solunum açlığı çeken insanları görseler, ölen insanları görseler böyle düşünmezlerdi.”

Talebe yetişmek için kolonya üretimini 24 saate çıkardılar – EDİRNE

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Kolonya üretimi ve fabrikadan görüntüler
– Pereja Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şendoğan Susesi'nin açıklaması Talebe yetişmek için kolonya üretimini 24 saate çıkardılar
– Edirne'de üretim yapan firma kolonya talebini karşılamak için kozmetik üretimini durdurdu
– Firma, 24 esasına göre 3 vardiya şeklinde çalışarak kolonya üretimini günlük 150 bin litreye çıkardı
EDİRNE (AA) – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında vaka sayılarındaki yükselişle birlikte kolonya firmaları artan talebe yetişebilmek için üretimlerini artırdı.

Türkiye'nin en eski kolonya ve kozmetik üreticilerinden Pereja, kolonya talebini karşılamak için kozmetik üretimini durdurdu. Firma, 24 esasına göre 3 vardiya şeklinde çalışarak kolonya üretimini günlük 150 bin litreye çıkardı.

Pereja Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şendoğan Susesi, AA muhabirine, artan talebe karşı önlem alındığını söyledi.

Ham madde sorunu yaşamadıklarını ve gerekli malzeme tedariklerini yaptıklarını ifade eden Susesi, “Yaz aylarında normal bir seyir vardı. Ne yazık ki son dönemdeki vaka artışıyla talep patlaması yaşıyoruz. Bizde 3 vardiyaya geçtik ve üretimimiz devam ediyor. Hiçbir vatandaşımızı kolonyasız bırakmayacağız.” dedi.

Vatandaşları sahte ürünlere karşı uyaran Susesi, bu tür ürünlerden uzak durularak bilinen markaların tercih edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Merdiven altı ürünlerin insan sağlığını tehdit ettiğini anlatan Susesi, “Biz kolonya yapımında gıda alkolü olarak bilinen etil alkol kullanıyoruz. Bazı merdiven altı firmalar metil alkolden kolonya yapıyor. Metil alkol insan sağlığına zararlı ve kör edebilecek düzeyde. Ondan dolayı üreticiler bildikleri ve güvendikleri yerlerden kolonya alarak kullanabilirler.” şeklinde konuştu.

Kolonya fiyatlarına zam yapmadıklarını da aktaran Susesi, vatandaşlara, fahiş fiyata ürün satan firmalardan uzak durmaları tavsiyesinde bulundu.

Talebe yetişmek için kolonya üretimini 24 saate çıkardılar

EDİRNE (AA) – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında vaka sayılarındaki yükselişle birlikte kolonya firmaları artan talebe yetişebilmek için üretimlerini artırdı.

Türkiye'nin en eski kolonya ve kozmetik üreticilerinden Pereja, kolonya talebini karşılamak için kozmetik üretimini durdurdu. Firma, 24 esasına göre 3 vardiya şeklinde çalışarak kolonya üretimini günlük 150 bin litreye çıkardı.

Pereja Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şendoğan Susesi, AA muhabirine, artan talebe karşı önlem alındığını söyledi.

Ham madde sorunu yaşamadıklarını ve gerekli malzeme tedariklerini yaptıklarını ifade eden Susesi, "Yaz aylarında normal bir seyir vardı. Ne yazık ki son dönemdeki vaka artışıyla talep patlaması yaşıyoruz. Bizde 3 vardiyaya geçtik ve üretimimiz devam ediyor. Hiçbir vatandaşımızı kolonyasız bırakmayacağız." dedi.

Vatandaşları sahte ürünlere karşı uyaran Susesi, bu tür ürünlerden uzak durularak bilinen markaların tercih edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Merdiven altı ürünlerin insan sağlığını tehdit ettiğini anlatan Susesi, "Biz kolonya yapımında gıda alkolü olarak bilinen etil alkol kullanıyoruz. Bazı merdiven altı firmalar metil alkolden kolonya yapıyor. Metil alkol insan sağlığına zararlı ve kör edebilecek düzeyde. Ondan dolayı üreticiler bildikleri ve güvendikleri yerlerden kolonya alarak kullanabilirler." şeklinde konuştu.

Kolonya fiyatlarına zam yapmadıklarını da aktaran Susesi, vatandaşlara, fahiş fiyata ürün satan firmalardan uzak durmaları tavsiyesinde bulundu.