DOKTORLAR KOVİD-19'LA SAVAŞI ANLATIYOR – “Kovid-19 hastaları bile pandemi bölümüne girmek istemedi – ANTALYA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Pandemi servisinden görüntü
– Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldıray Çete ile röportaj
DOKTORLAR KOVİD-19'LA SAVAŞI ANLATIYOR – “Kovid-19 hastaları bile pandemi bölümüne girmek istemedi”
– Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldıray Çete:
– “Tüm ekip olarak insanüstü koşullarda çalışıyoruz. Fiziksel yıpranması, duygusal travması, aileden uzak kalma kaygısı var. Sevdiklerimize hastalık bulaştırma endişesiyle yaşıyoruz”
– “Koronavirüs hastası olduğu halde, acildeki pandemi bölümüne, kendisine bulaşacağı endişesiyle girmek istemeyenler bile oldu”
– Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın:
– “Ağır hastalar var ki gün geçtikçe daha kötü oluyor. Üzüldüğüm şey, vatandaşın duyarlığının azalması”
ANTALYA (AA) – AYŞE YILDIZ – Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldıray Çete, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastalarının bile girmek istemediği pandemi servisinde sergiledikleri fedakar çalışmaları ve hastaların ruh halini anlattı.

Aynı zamanda başhekim yardımcısı olan Çete, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mart ayının ortasından bu yana büyük bir ekiple Kovid-19 hastaları için mücadele ettiklerini söyledi.

Filyasyon ekiplerinin çok iyi çalıştığını, tüm sağlık birimlerinin Kovid-19 için seferber olduğunu vurgulayan Çete, her bölümden sağlık ekibinin bu süreçte görev aldığını, yoğun çalıştığını dile getirdi. Çete, şunları kaydetti:

“Tüm ekip olarak insanüstü koşullarda çalışıyoruz. Fiziksel yıpranması, duygusal travması, aileden uzak kalma kaygısı var. Sevdiklerimize hastalık bulaştırma endişesiyle yaşıyoruz. Acilde çalışan, tıpta uzmanlık öğrencime koronavirüs bulaştı. Ailesi için çok tedirgin oldu. Çok şükür iyileşti, görevine döndü. Gerçekten çok yoğun, saatlerce çalışıyoruz.”

– “Çocuklar da evde büyük travma yaşadı”

Çete, acillere Kovid-19 şikayetiyle yapılan başvuru sayılarının sürekli yükseldiğine dikkati çekti.

“Bölüm başkanıyım, en büyük korkum çalışanlarımın birine koronavirüs bulaşması nedeniyle kötü bir süreç geçirmesi.” diyen Çete, maske, koruyucu siperlik, tulum gibi kişisel koruyucuların içinde saatlerce emek verdiklerini aktardı.

Nisan ve mayıs aylarında salgının atak yaptığı dönemde annesi, babası rahatsız olan, kronik hastası olan sağlık çalışanlarının evine gidemediğini hatırlatan Çete, “Sağlık çalışanları aylarca yurtlarda kaldılar, sevdiklerini göremediler. Çocuklar da evde büyük travma yaşadılar, annesini babasını göremedi, okuluna gidemedi. İzolasyon ortamı ruh durumlarını etkiledi.” dedi.

– Pişmanlıkları yüzlerine yansıyor

Çete, bazı Kovid-19 hastalarının damgalanmaktan korktuğunu, bunun için de hastaneden kaçmaya çalıştığını belirterek, şöyle devam etti:

“Hastalara, test sonuçlarının pozitif olduğunu söyleyince, ilk sordukları şey, 'Şimdi ne olacak, kötüleşecek miyim? 'Bu hastalık nasıl geçecek?' 'Anneme, babama bulaştırmış olabilir miyim?' diye tedirgin oluyor. 'Aynı evin içinde nasıl yaşayacağım, nerede uyuyacağım' diyenler oluyor. Testi pozitif çıkanlar büyük pişmanlık yaşıyor. Düğüne, asker uğurlamasına, arkadaşının yemeğine gitmiş virüs kapmış. Testi pozitif çıkanların yüzünde sadece pişmanlık görüyorsunuz. Koronavirüs hastası olduğu halde, acildeki pandemi bölümüne, kendisine bulaşacağı endişesiyle girmek istemeyenler bile oldu.”

Tedbirlere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Çete, pişman olmamak için sosyal mesafe kuralına uyulması, ellerin sık sık yıkanması, maske takılması uyarısında bulundu.

– “Otostopla İstanbul'dan gelip hepimizi riske attı”

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın da serviste ilginç hikayelerle karşılaştıklarını anlattı.

Tedbirlerlere uymayan insanların sorumsuz davranışlarının toplum sağlığını riske attığını belirten Yalçın, şunları kaydetti:

“İller arası seyahat yasağı varken İstanbul'dan bir vatandaş, tam 8 araç değiştirerek otostopla Antalya'ya gelmiş. Komşuları ihbar edince apar topar polis getirdi, yatırdık, test yaptık negatif çıktı ama herkesin sağlığını riske attı. Çok ilginç durumlarla karşılaşıyoruz. Hastanede bulaşma riski altında yaşıyoruz. Psikolojik olarak endişeliyiz, hastalanma endişesi taşıyoruz. Ağır hastalar var ki gün geçtikçe daha kötü oluyor. Üzüldüğüm şey, vatandaşın duyarlığının azalması. Düğüne gitmiş, arkadaşlarıyla bir araya gelmiş hasta olmuş. Kendi sağlığımdan ciddi şekilde endişeleniyorum. Önlemlerimizi alıyoruz ama risk altındayız. İki asistanıma koronavirüs bulaştı. İyileştiler şükür ama sorumlu hissediyorum. Oysa toplum olarak sorumlu hissetmeliyiz.”

“Kovid-19 ile mücadelede okul ve aile işbirliği içinde olmalı” çağrısı – ANKARA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı'nda görevli Dr. Gül Pamukçu Günaydın'ın görüntüleri
– Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı'nda görevli Dr. Gül Pamukçu Günaydın ile röportaj “Kovid-19 ile mücadelede okul ve aile işbirliği içinde olmalı” çağrısı
– Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalında görevli Dr. Gül Pamukçu Günaydın:
– “Gerekli tedbirler alındığında, öğrenci sayısı kısıtlandığında, kurallara tam uyum sağlandığında, aileler de aynı kuralları evde ve çevrelerinde uyguladığında okulda kontrol sağlanabilecektir”
– “Okulların belirlediği kuralların çiğnenmemesi lazım. Örneğin, veliler okul bahçesinden içeriye girmek için zorlamamalı, 'çocuklar sürekli maske taktığı için havasız kalıyor' endişesiyle maske kuralı ihlal edilmemeli”
– “Çocuklar, okul sonrası eve ulaşıldığında eller sabunla yıkanmalı, okul kıyafetlerinin ve çantanın her gün yıkanması gerekli olmayabilir ama havalandırılabilir, banyo sıklığı artırılabilir, her gün değilse bile haftada iki kez duş alınabilir”
ANKARA (AA) – YEŞİM SERT KARAASLAN – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele sürecinde okullarda gerekli tedbirler uygulandığında, öğrenci sayısı kısıtlandığında, aileler de aynı kuralları evde ve çevrelerinde uyguladığında okulda da salgında kontrolün sağlanabileceği bildirildi.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi ve Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı'nda görevli Acil Tıp Uzmanı Dr. Gül Pamukçu Günaydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 17 yıldan bu yana acil serviste hekimlik yaptığını söyledi.

Kovid-19 salgınında vaka sayılarının mart ve nisanda hızla arttığını, ardından hayata geçirilen tedbirlerle sayıların inmeye başladığını ifade eden Günaydın, son dönemde ivmenin yükselmesine karşın son birkaç gündür yeniden düşüş görüldüğünü aktardı. Günaydın, “Sevindirici bir şekilde en azından kendi hastanemizde tekrar azalmaya başladığını gözlemliyoruz. Bu olumlu bir gelişme, inşallah böyle devam eder.” diye konuştu.

Yazlık bölgelere gidenlerin sonbaharın gelmesiyle memleketlerine dönmeye başladığının, tedbirin elden bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Günaydın, sözlerine şöyle devam etti:

“Yapılması gerekenler değişik değil. Bu süreçte de pandemi bitene kadar yapılması gerektiği gibi maske mutlaka takılmalı, mesafenin korunmasına dikkat edilmeli ve el hijyeni sağlanmalı. Özellikle yüksek riskli bir temas olduğunda ya da tatilden dönüldükten sonra kişi kendini iyi dinlemeli, herhangi bir şikayet hissedilmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve görüşmeler sınırlandırılmalı.”

– “Kurallara sıkı sıkı uyulmalı”

İlkokul birinci sınıflar ile ana sınıfına giden öğrencilerin, 21 Eylül'de yüz yüze eğitime başladığını anımsatan Günaydın, kendisinin de hem bir hekim hem de anne olduğunu ve çocukların tedbirlere uymasıyla sağlıklarının güvence altına alınabileceğini ifade etti.

Günaydın, bu süreçte bir sıkıntı yaşanmaması için öğrenci, okul yönetimi ve aile işbirliğinin önemine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Aileler, her zaman olduğu gibi bu süreçte de çocuklarına örnek olmalı. Ebeveynler olarak maske takar, mesafeli durur ve elimizi sık sık yıkarsak, çocuğumuz da bunu örnek alacaktır. Çünkü, çocuklar ebeveynlerin dediklerinden ziyade yaptıklarını örnek alır. Okulların belirlediği kuralların da çiğnenmemesi lazım. Örneğin, veliler okul bahçesinden içeriye girmek için zorlamamalı, 'çocuklar sürekli maske taktığı için havasız kalıyor' endişesiyle maske kuralı ihlal edilmemeli. Bunlar veli olarak yapılması gerekenlerdir.”

Yüz yüze eğitimin yerini hiçbir şeyin tutmayacağını kaydedeni Günaydın, “Umarım kademeli geçiş sürecinde bir olumsuzluk olmaz ve yüz yüze eğitim diğer kademelere de yayılır. Pandemi sürecinde çocuklar bunaldı. Çocuklar için en güvenli yerin okul olduğunu düşünüyorum. Gerekli tedbirler alındığında, öğrenci sayısı kısıtlandığında, kurallara tam uyum sağlandığında, aileler de aynı kuralları evde ve çevrelerinde uyguladığında okulda kontrol sağlanabilecektir. Olumlu bir gelişmeden olumsuz bir sonuç elde edilmemesi için kurallalara sıkı sıkı uymaya devam edilmeli.” ifadelerini kullandı.

Günaydın, okullarda neler yapılması gerektiğine ilişikin rehberlerin yayımlandığını aktararak, derslerde ve ders aralarında çocuklar arasındaki mesafenin korunması, oynanacak oyunlar ve beslenme düzeninden sınıf mevcutlarının azaltılması, hijyen uygulamaları ve maske kullanımına kadar birçok tedbirin açıkça belirtildiğini söyledi.

– “Banyo sıklığı artırılabilir”

Okul ve okul sonrasında yapılması gerekenlere ilişkin doğru bilinen yanlış bilgilerin olduğunu vurgulayan Günaydın, okul sonrası kıyafetlerin her gün yıkanması gerekmediğini belirtti.

Günaydın, okul sonrası yapılması gerekenlere ilişkin şu bilgileri verdi:

“Çocuklar, dışarıdan geldiğinde yapılması gerektiği gibi okul sonrası eve ulaşıldığında da eller sabunla yıkamalı. Okullar kıyafetlerinin ve çantanın her gün yıkanması gerekli olmayabilir ama havalandırılabilir. Normal zamanda 60 derecede yıkandığından bu dönem için de yine okul kıyafetlerinin bu sıcaklıkta yıkanması yeterli olacaktır. Çünkü, pandeminin ilk zamanlarında olduğu gibi şu anda yüzeylerden virüsün bulaşma riskinin çok olmadığını biliyoruz. Banyo sıklığı artırılabilir, her gün değilse bile haftada iki kez duş alınması iyi olacaktır.”

Dezenfektan kullanımına ilişkin de Günaydın, ellerin mümkün olduğunca su ve sabunla yıkanmasını, bu mümkün değilse dezenfektan türü ürünlerin tercih edilebileceğini anlattı. Günaydın, “Dezenfektan kullanımına bağlı çok az çocuğun cildinde dermatit gibi etkiler olabiliyor. Bu tür etkiler olduğunda, hekime danışarak çeşitli kremler kullanılabilir.” dedi.

Okul döneminde özel bir beslenme programı uygulanmasına gerek olmadığına, yeterli ve dengeli beslenmenin her koşulda sağlığın korunması için temel kural kabul edildiğine dikkati çeken Günaydın, “Sağlıklı olan, yeterince sebze, meyve ve protein alan çocuklar için ilave bir destek gerekmiyor. Beslenmesine dikkat edemediğini düşünenler ise hekime danışmak koşuluyla vitamin takviyesi yapabilir. Ama rutin olarak çocukların vitamin alması gerekmiyor.” ifadelerini kullandı.

Bakan Varank TÜBİTAK Kovid-19 Türkiye Platformu çatısı altındaki aşı çalışmalarını değerlendirdi – ADIYAMAN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın karşılanması
– Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın VETAL fabrikasında incelemelerde bulunması
– Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın açıklamaları Bakan Varank TÜBİTAK Kovid-19 Türkiye Platformu çatısı altındaki aşı çalışmalarını değerlendirdi:
– “Platformumuzda yer alan 3 aşı projesinde klinik aşama çalışmalarına geldik”
– “Sertifikasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra, insan üzerinde deneme aşamasına gelen aşılarımızı burada üretip, yeni bir aşamaya geçmek istiyoruz”
– “Aşıların geliştirilmesinin yanı sıra seri üretimi de çok önemli. Bunları Türkiye'de üretebileceğimiz altyapıya sahip bütün şirketlerimizi geziyoruz. Vetal de önemli bir adayımız”
ADIYAMAN (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, koronavirüse karşı 3 aşı projesinde klinik aşama çalışmalarına gelindiğini, sertifikasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra insan üzerinde deneme aşamasına gelen aşıları üretip yeni bir aşamaya geçmek istediklerini bildirdi.

Adıyaman'da aşı geliştirme çalışmalarının yapıldığı Vetal firmasını ziyaret eden Bakan Varank, Adıyaman Üniversitesi (ADYÜ), TUBİTAK ve bu firmanın iş birliğinde yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında çalışmaların yürütüldüğü fabrikadaki incelemelerinin ardından gazetecilere açıklama yaptı.

Veterinerlik aşıları anlamında Türkiye'nin en iyi altyapıya sahip firmalarından birisini Adıyaman'da ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti belirten Varank, firmanın güvenlik seviyesi ve sertifikasyonu yüksek olan 17 laboratuvara sahip olduğunu söyledi.

Firmanın ürettiği veteriner aşılarını ihraç ettiğini de ifade eden Varank, firmanın ayrıca Adıyaman Üniversitesi ile anti serum çalışmaları yaptığını dile getirdi.

Kovid-19 Türkiye sınırlarına girmeden önemli tedbirler aldıklarını hatırlatan Varank, bu kapsamda TÜBİTAK bünyesinde Kovid-19 Türkiye Platformu'nu oluşturduklarını, aşı projelerinde de önemli bir mesafe katettiklerini kaydetti.

– 2 projede hayvan deneyleri tamamlandı

TÜBİTAK Kovid-19 Türkiye Platformu çatısı altında başlatılan aşı ve ilaç geliştirme projelerinin büyük bir kararlılık ve bilim insanlarının üstün gayretiyle sürdüğüne dikkati çeken Varank, aşı geliştirme çalışmaları kapsamında 2 projede hayvan deneylerinin tamamlandığını söyledi.

Varank, şöyle konuştu:

“Selçuk Üniversitesinden Prof. Dr. Osman Erganiş hocamız da Vetal ile yürüttüğü çalışmada hayvan deneylerinde son noktaya geldi. Sonraki aşamada dosyalarını Sağlık Bakanlığımıza teslim edecek. Böylece platformumuzda yer alan 3 aşı projesinde klinik aşama çalışmalarına geldik.

Tabii ki bu aşıların geliştirilmesinin yanı sıra seri üretimi de çok önemli. Bunları Türkiye'de üretebileceğimiz altyapıya sahip bütün şirketlerimizi geziyoruz. Vetal de önemli bir adayımız. Buradaki tesisimiz Sağlık Bakanlığımızın yetki vermesiyle insan aşısı üretimi için çok rahat kullanılabilecek. Sağlık Bakanlığımız ile de görüşmeleri yapıyoruz, ekipleri burayı ziyaret edip inceledi. Sertifikasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra, insan üzerinde deneme aşamasına gelen aşılarımızı burada üretip, yeni bir aşamaya geçmek istiyoruz.”

Yerli ve milli bir aşıyı halkın hizmetine sunmak istediklerini belirten Bakan Varank, “İnşallah ülkemize şifa olacak aşıları kendimiz üretebilip vatandaşımızın hizmetine sunacağız.” dedi.

– “Çok kısa bir sürede Faz-1'e geçeceğimize inanıyoruz”

Aşı çalışmalarında Sağlık Bakanlığı ile koordineli çalıştıklarını dile getiren Varank, “Hayvan denemeleri tamamlanan aşılarımızın dosyası Sağlık Bakanlığına teslim edildi. Bakanımız öncülüğünde gerekli incelemeler hızlı bir şekilde yapılıyor. Çok kısa bir süre içerisinde Faz-1'e geçeceğimize inanıyoruz, yeter ki mevcut inceleme süreçleri bir an önce tamamlansın. Vetal gibi önemli tesislerde de Faz-1 ve Faz-2 aşamalarında kullanılacak aşılar üretilebilsin. Biz kısa süre içerisinde insan denemelerine başlayabileceğimize inanıyoruz.” diye konuştu.

Varank, halk sağlığını ve çalışanları risk altına sokmaksızın, ölümcül mikropların güvenli bir şekilde araştırılması için geliştirilecek, Türkiye’de güvenlik seviyesi en yüksek olacak BSL-4 laboratuvarının inşaatına ilişkin de yetkililerden bilgi aldı.

Bakan Mustafa Varank'a ziyaretinde Adıyaman Valisi Mahmut Çuhadar, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, AK Parti Adıyaman Milletvekilleri Ahmet Aydın, Halil Fırat, Yakup Taş ile Fatih Toprak ve Adıyaman Üniversitesi Rektörü Mehmet Turgut eşlik etti.

Bakan Varank'tan Kovid-19 aşısı açıklaması: Çalışmalarımızın meyvelerini almaya başladık

GAZİANTEP(AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlığın yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Dünyayı etkisi altına alan salgınla mücadelelerinin çok yönlü sürdüğünü dile getiren Varank, pandemi daha Türkiye sınırlarına girmeden çalışmalara başladıklarını söyledi.

İlk olarak TÜBİTAK öncülüğünde Kovid-19 Türkiye Platformunu oluşturduklarını anlatan Bakan Varank, şöyle devam etti:

“Bu platform altında hem aşı hem de ilaç geliştirme çalışmaları yoğun bir şekilde, son sürat bilim insanlarımızın üstün gayretleriyle devam ediyor. Çalışmalarımızın meyvelerini almaya başladık. Kovid-19 tedavisinde kullanılan Favipiravir ilacının yerli sentezi, bizim bilim insanlarımız tarafından geliştirildi. Bir yerli ilaç şirketimiz bunu şu anda üretiyor.”

“İnsanlar üzerinde denemelere başlamak istiyoruz”

Varank, Kovid-19’a karşı aşı çalışmalarının sürdüğünü dile getirerek, şunları kaydetti:

“Çalışmalarımızın meyvelerini almaya başladık. İki aşımızda hayvan deneyleri aşaması bitti, Sağlık Bakanlığımıza başvurularımızı yaptık, buradaki gerekli değerlendirme ve bu aşıların pilot üretimiyle ilgili tesislerin sertifikalandırılmasından sonra insan denemelerine başlamak istiyoruz. Burada özellikle hastalığı engelleyici ilaçlarla ilgili çok farklı molekülleri çalışan bilim insanlarımız var. Hepsiyle bütün bu çalışmalar çok yoğun bir şekilde sürüyor. İnşallah önümüzdeki dönemde hem aşı hem de ilaçla ilgili önemli neticeler alacağız ve bunları kamuoyuyla paylaşacağız.”