Bakan Albayrak: OECD tahminlerine göre Kovid-19'dan 'en az etkilenecek' 3. ülke Türkiye

ANKARA (AA) – Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tahminlerine göre Çin ve Güney Kore’den sonra yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından “en az etkilenecek” üçüncü ülkenin Türkiye olduğunu belirterek, “Güçlü ekonomimiz sayesinde bu tahmin de daha iyisiyle değişecek.” ifadesini kullandı.

Bakan Albayrak, Twitter hesabından OECD’nin ülkelere göre 2020 büyüme tahminlerinin yer aldığı video paylaştı.

OECD tahminlerine göre Çin ve Güney Kore’den sonra salgından “en az etkilenecek” üçüncü ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çeken Albayrak, “Güçlü ekonomimiz sayesinde bu tahmin de daha iyisiyle değişecek. Bu mücadelede tüm sağlık personelimize ve üretimi elden bırakmayan çalışanlarımıza şükran borçluyuz.” değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Sevgi Ceren Gökkoyun

Kovid-19'u yenen Alanya Belediye Başkanı Yücel yaşadığı zorlu süreci anlattı – ANTALYA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'in hastane çıkışından görüntü
– Başkan Yücel'in makamından görüntü
– Yücel'in açıklaması Kovid-19'u yenen Alanya Belediye Başkanı Yücel yaşadığı zorlu süreci anlattı:
– “4 günü yoğun bakım 8'i odada 12 gün yalnız kaldım. 10 gün oksijen desteği aldım ama o süreci bir yaşayan bilir”
ANTALYA (AA) – Antalya'nın Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedavisi görürken 12 günde 8 kilo verdiğini belirterek, “10 gün oksijen desteği aldım ama o süreci bir yaşayan bilir.” dedi.

Halsizlik ve solunum yetmezliği şikayetiyle gittiği hastanede test sonuçları pozitif çıkan Yücel, evinde karantina sürecindeyken durumu ağırlaşınca 17 Ağustos'ta hastaneye kaldırıldı.

Hastanedeki 12 günlük tedavisinin ardından evde karantinaya alınan ve bir süre de kendisini izole eden Yücel, makamında, gazetecilere yaşadığı zorlukları anlattı.

Görevindeyken hastalığının önce halsizlikle başladığını, ardından solunum sıkıntısı yaşandığını belirten Yücel, öksürük sıkıntısı olmadığını ancak nefes almakta güçlük çektiğini dile getirdi.

– “Bu hastalık mevki makam, zengin fakir aramıyor”

“İnsanın başına gelince hastalığın ciddiyetinin anlaşıldığını” belirten Yücel, “Bu hastalık mevki makam, zengin-fakir, genç-yaşlı aramıyor. Gelince herkese geliyor. Bunun farkında olmak adına ben de bu süreci en sıkıntılı geçirenlerden oldum.” diye konuştu.

İlk başta grip olduğunu sandığını ifade eden Yücel, hayatı boyunca sadece bir sefer menisküs ameliyatı için hastaneye gittiğini söyledi.

Halsizlikle başlayan rahatsızlığının ciğerlerinde solunum güçlüğüne neden olduğunu bildiren Yücel, “Evde karantinada iken hastaneye geçtim. 4 günü yoğun bakım 8'i odada 12 gün yalnız kaldım. Hastanede 10 gün oksijen desteği aldım ama o süreci bir yaşayan bilir. Ateş ve öksürük yoktu. Sadece halsizlik ve solunum yetmezliği belirtileri vardı.” dedi.

Yaşadığı sürecin hayatın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdiğini aktaran Yücel, hastalığa yakalanmamak için maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarını tamamen uygulamak gerektiğini söyledi.

– “Karamsarlığa kapılmadım”

Bu süreçte karamsarlığa kapılmadığını anlatan Yücel, insanlara faydalı olmak için hastalığı geçirenlerin antikor bağışı yapmalarını önererek kendisinin de 28 günlük süreç bitince gidip kan bağışı yapacağını ifade etti.

Hastanedeki 12 günlük tedavi sürecinde 8 kilo verdiğini vurgulayan Yücel, evine döndükten sonra 6-7 kilo aldığını belirtti. Hastalığın ciğerlerinde etkisinin kalmaması için doktor kontrolünde sabah yürüyüşlerini, hijyen kurallarına ve sosyal mesafeye riayet ederek yaptığını aktaran Yücel, “Etkinliklerden kaçınarak işimin başındayım. Ben yaşadım Allah, kimseye yaşatmasın.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Koronavirüs önlemlerinde mecburen işi tekrar sıkmak durumundayız

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde kıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kısıklı'daki konutundan Hz. Ali Camisi'ne geçti.

Burada cuma namazını kılan Erdoğan'a, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak da eşlik etti.

Cami çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid-19 vakalarının artmasıyla ilgili soru üzerine, bu süreç başladığında sürekli uyarılar, ikazlar yapıldığını belirterek, "Fakat ne yazık ki uyarılarımıza halkımız ciddi manada dikkat etmedi." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dikkat edilen dönemlerde veya illerde vaka sayılarının düştüğünün görüldüğünü, biraz gevşetince başta Ankara ve İstanbul olmak üzere bir anda vaka sayılarının yükselmeye başladığını kaydetti.

Ölüm sayılarının 64-65'e kadar artmasının önemli olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Vaka sayılarında 1700-1800'lere kadar bir çıkışın olduğunu gördük. Tabii mecburen şimdi tekrar işi sıkmak durumundayız. Onun için de Bilim Kurulu, Sağlık Bakanlığımız bu konudaki tedbirlerini artırmak durumunda. Bizler de özellikle gerek toplum taşım araçlarında olsun gerek düğün, nikah, restoran vesaire buralardaki yaklaşımlarımızı daha kararlı bir hale getirdik. İçişleri Bakanlığımızın da yapmış olduğu açıklamayla buralardaki uyarılarımız daha sıkı bir durumda. Bunu yapmak konumundayız. Çünkü bunları biz keyfi yapmıyoruz. Bunlar zevkimizden olan şeyler değil. Sadece halkımıza olan özellikle duyarlılığımızdandır. Halkımız bu noktada herhangi bir sıkıntı yaşamasın, bundan dolayıdır."

Erdoğan, bazı illerde vakalarda olumlu bir dönüşün başladığını ifade ederek, başta büyükşehirler olmak üzere bunun tekrar olumlu istikamette geri döndürülmesi temennisinde bulundu.

Aşı çalışmaları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta TÜBİTAK olmak üzere aşı çalışmalarının baştan beri sıkı bir şekilde devam ettiğini, bunun yanında özel sektörün, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığıyla çalışmalarını sürdüğünü anlattı.

"Yılbaşından sonra bazı olumlu sinyaller alacağımızı görüyoruz." diyen Erdoğan, firmalarla yaptıkları görüşmelerde kendilerine olumlu bazı işaretler verildiğini kaydetti.

"Libya Milli Mutabakat Hükümetiyle bazı görüşmeler olabilir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac'ın görevi bırakacağını açıklamasına ilişkin soru üzerine, geçen hafta Serrac ile kabul ettiğini ve kendisiyle görüşmeler yaptığını ifade ederek, ardından böyle bir gelişmenin, bu tür bir haber almanın kendileri için üzüntü verici olduğunu söyledi.

Trablus'ta bir dönem çok olumsuz gelişmeler yaşandığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizim oraya müdahalemizle orada Sayın Serrac ve ekibi bir yerde adeta darbeci Hafter'in bu yaklaşımından, darbeci Hafter'in bu adeta işgalinden kurtulma durumuna geldiler. Şimdi ise darbeci Hafter zaten her geçen gün kayba doğru gidiyor. Negatif bir gelişme var. Eninde sonunda darbeci Hafter bu defa bu işte kaybedecek, bunu görüyoruz. Fakat Sayın Serrac'ın bu aldığımız haberleri, bizler de kendilerine bazı haberler ulaştırdık. Bu hafta içerisinde heyetlerimizin Libya Milli Mutabakat Hükümetiyle bazı görüşmeleri olabilir. Bu görüşmelerle birlikte de bu işi olması gereken istikamete inşallah buluşuruz."

"Miçotakis ile görüşme yapma noktasında bir sıkıntımız yok"

"Deniz yetki alanlarının belirlenmesiyle ilgili Yunanistan ile müzakereler konusunda bir takvim belirlendi mi? Yunanistan Başbakanı ile bir görüşmeniz söz konusu olabilir mi?" şeklindeki soru üzerine, birçok devlet başkanı veya başbakanın, bu konuda yaptıkları görüşmelerde aracı konumuna girdiklerini belirtti.

Erdoğan, "Başta Şansölye Merkel dönem başkanı olarak, gerek komisyon başkanı olarak Charles Michel, nitekim dün kendisiyle görüşmemiz olmuştu. İspanya Başbakanı Sayın Sanchez, gerek İtalya Başbakanı Conte, hepsiyle görüşmeler yaptık, yapıyoruz. Bu görüşmelerde tabii deniz yetki alanlarından öte başka bir yaklaşım var. O da nedir? 'Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile bir görüşme süreci olabilir mi?' Biz de kendilerine diyoruz ki; bizim Miçotakis ile görüşme yapma noktasında bir sıkıntımız yok. Ne görüşeceğiz, hangi çerçevede görüşeceğiz aslolan budur. Eğer Miçotakis Meis'te yaptıklarını eğer bir dayatma olarak yapmaya kalkarlarsa bunun bir anlamı yok." diye konuştu.

"Oruç Reis tekrar görevinin başına dönecektir"

Oruç Reis'in şu anda bakım için bir limana çekildiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz Oruç Reis'i eğer bakım için şöyle bir limana çektiysek, bunun da bir anlamı vardır. Niye çektik? Bu anlamlı bir yaklaşımdır. Yani diplomasiye bir fırsat tanıyalım, diplomaside bir olumlu yaklaşım ortaya koyalım, Yunanistan bizim bu yaklaşımımızı o da olumlu istikamette karşılasın ve buna göre de bir adım atalım. Bunun için yaptık ama bu demek değil ki Oruç Reis'in şu anda tamir, bakım için artık tamamen bizim sismik araştırmalarımızın durması anlamında değildir. Tamir, bakım süreci bittikten sonra Oruç Reis tekrar görevinin başına dönecektir ve oradaki çalışmalarına aynen devam edecektir. Kendilerine şunu da söyledik; biz her zaman iyi niyet olduktan sonra görüşmeye hazırız, görüşürüz, ister üçüncü bir ülkede görüşme yaparız, ister video konferansta yaparız ama görüşürüz. Bizim bu konuda herhangi kaçma, kaçamak yapma böyle bir şey yok ama kalkıp da yani Yunanistan Cumhurbaşkanının hani adaya gelip, adeta neyin gövde gösterisini yapıyorsa, bu tür gövde gösterileri yapacaksa biz çok daha büyüğünü yaparız."

"İstihbarat noktasında görüşmeler her an yapılabilir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır'la Libya ile olduğu gibi deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik temasların olup olmadığına ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi:

"Burada tabii çok çok farklı gelişmeler var. Örneğin yani, Mısır ile istihbari görüşmelerin yapılması farklıdır, yaparız, hiçbir bizim açımızdan engel yoktur ama Yunanistan'la Mısır'ın yapmış olduğu bir anlaşma bizi üzmüştür. Çünkü Yunanistan ile Mısır'ın arasındaki bağlarla, bizim Mısır arasındaki bağlarımız çok çok farklıdır. Bunun ele alınması gerekir. Ama istihbarat noktasında görüşmeler her an yapılabilir."

Muhabir: Hanife Sevinç,Kaan Bozdoğan,Hatice Şenses Kurukız

Bakan Koca: Koronavirüs salgınında tekrar bir şiddetlenme yaşıyoruz

İZMİR (AA) – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İzmir Valiliğinde yaptığı açıklamada, “Mart ayından beri büyük bir mücadele verdiğimiz koronavirüs salgınında tekrar bir şiddetlenme yaşıyoruz, ülke genelinde hasta sayıları artışa geçti. Ancak bu artışın ülkenin her alanında eşit olmadığını biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“İzmir’de zatürre oranı yüzde 8,2’den 4,9’a kadar düştü”

İzmir’de bir ay öncesine göre yüzde 42 vaka artışına şahit olduklarını belirten Koca, “Yaptığımız hızlı ve etkili müdahalelerle bu artışın kontrol altına alındığını ve son bir haftada vaka artışının yüzde 10’lara kadar gerilediğini söylemek istiyorum. Bir hafta on gün sonra daha stabil döneme, daha sonra da düşüşe geçmesini bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Bakan Koca, “Bizleri sevindiren diğer bir gösterge, son dönemde İzmir’de zatürre oranı yüzde 8,2’den 4,9’a kadar düştü. Yani yüzde 40 düşüş sağlandı. Hastane yatışlarında da bu anlamda stabil bir döneme girdiğimizi söylemek istiyorum.” dedi.

“Türkiye genelinde temaslıların taraması yani filyasyon, ortalama 15 saat içinde yapılıyor. İzmir’de ise bu şu an 19 saat. Bunu önce Türkiye ortalamasına daha sonra 12 saate çekmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullanan Bakan Koca, konuşmasında şunları kaydetti:

“Hastaların ortalama yaşındaki yükseliş maalesef ağır hastalarımızın ve vefatların da artışına sebep oluyor. Unutulan tedbirler hepimize acı yaşatıyor. Temizlik, maske ve mesafeden taviz veren her ilimizde bu tabloları görüyoruz. İzmir başta olmak üzere bölgeki tüm hemşehrilerimi bir kez daha tedbirlere sıkı sıkıya sarılmaya davet ediyorum.”

Tolga Albay