Selimiye Camisi'nde din görevlileri için Kovid-19 bilgilendirme toplantısı düzenlendi – EDİRNE

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Kuran-ı Kerim okuması
– Toplantıya katılanlardan detaylar
– Edirne Müftüsü Alettin Bozkurt'un açıklaması elimiye Camisi'nde din görevlileri için Kovid-19 bilgilendirme toplantısı düzenlendi
– Edirne Müftüsü Alettin Bozkurt:
– “Camilerimizde mutlaka maske bulunuyor. Sosyal mesafeye uyuluyor ve vatandaşımız ellerini dezenfekte edebiliyor”
EDİRNE (AA) – Edirne'deki Selimiye Camisi'nde din görevlilerine yönelik yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) ilgili bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Selimiye Camisi İmamı Yusuf Serenli toplantı öncesinde Kur'an-ı Kerim okudu.

Müezzin ve imam yaklaşık 100 din görevlisi, sosyal mesafe ve maske tedbirine uyarak toplantıya katıldı.

Edirne Müftüsü Alettin Bozkurt, toplantıda din görevlilerine Kovid-19 tedbirleriyle ilgili bilgi verdi.

Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığının salgının başlamasından bu yana çok ciddi önlemler aldığını söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve Diyanet yetkililerinin Türkiye'deki din görevlileriyle sık sık online görüştüğünü belirten Bozkurt, “Gerek Kur'an kursları gerek camilerde tedbirler konusunda çok hassas davranılıyor ve bu tedbirler eksiksiz uygulanıyor.” dedi.

Salgına karşı maske, mesafe ve hijyen tedbirinin önemli bir kalkan olduğunu vurgulayan Bozkurt, şunları kaydetti:

“Camilerimizde mutlaka maske bulunuyor. Sosyal mesafeye uyuluyor ve vatandaşımız ellerini dezenfekte edebiliyor. Camilerimizin hoparlöründen günde 5 vakit anonslar yapılıyor. Din görevlilerimiz de canla başla salgınla mücadele ediyor. Bilim adamlarımız 1,5 metre sosyal mesafede hastalığın bulaşmasının önleneceğini belirtiyor. Camilerimizde 1,5 metre arayla namaz kılınıyor. Camide bu alanlar işaretlenmiş durumda. Maskesi olmayanlara maske dağıtılıyor. Şu ana kadar 'ben camiye geldim, camide koronavirüs bulaştı' diyen olmadı.”

TEKNOFEST heyecanlarına Kovid-19 bile engel olamadı – GAZİANTEP

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Öğrencilerinin TEKNOFEST'teki standı
– Öğrenci Emine Tosun'un açıklaması
– Öğrenci Samet Özdemir'in açıklaması TEKNOFEST heyecanlarına Kovid-19 bile engel olamadı
– Gaziantep'te gerçekleştirilen TEKNOFEST'e katılmaya hak kazanan ancak Kovid-19 nedeniyle karantinada kalan iki öğrenci, stantlarına görüntülü bağlanarak projelerini anlattı
– Festivali ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la da online görüşme fırsatı bulan öğrenciler, uzaktan da olsa TEKNOFEST heyecanı yaşadı
– İki öğrenci, İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışmalarında afet yönetimi kategorisinde Türkiye birincisi oldu
– Samet Özdemir:
– “Yarışma başlamadan 3 gün önce Kovid-19 testimin pozitif çıktığını öğrendim. Her türlü olumsuzluğa rağmen biz yine de katıldık ve uzaktan sunum yaptık”
– Öğrencilerden Emine Tosun:
– “Cumhurbaşkanıyla karşılaşmak benim için çok güzel bir duyguydu”
GAZİANTEP (AA) – ADSIZ GÜNEBAKAN – Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST'e katılmaya hak kazanan ancak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle karantinada kalan iki öğrenci, stantlarına görüntülü bağlanarak aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da olduğu ziyaretçilerine projelerini anlattı.

Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının öncülüğünde bu yıl 24-27 Eylül tarihlerinde Gaziantep'te gerçekleştirilen TEKNOFEST 2020 büyük bir heyecana sahne oldu.

Festival kapsamında proje üreten Şahinbey Bilişim Yıldızları Takımı üyesi 11. sınıf öğrencisi Emine Tosun ile takım arkadaşı 12. sınıf öğrencisi Samet Özdemir ise Kovid-19 nedeniyle karantinada kaldıkları için stantlarının başında yer alamadı.

Öğrenciler, “E-Bina İnşaat Takip Sistemi (e-BİTS)” adını verdikleri ve bir binanın yapım aşamasındaki tüm veri, belge ve fotoğraflarının yapı denetim firmaları tarafından sisteme yüklenmesini sağlayıp, bu bilgileri ev almak isteyen vatandaşların, sigorta şirketlerinin, emlak değerleme kuruluşlarının, bankaların ve AFAD'ın erişimine açan yerli ve milli bir yazılım tasarladı.

Festival öncesi öğrencilerden Samet Özdemir'in Kovid-19 olduğu belirlenince kendisi ve takım arkadaşı Emine Tosun karantinaya alındı.

Buna rağmen pes etmeme kararı alan öğrenciler festival alanında kurulan stantlarına görüntülü olarak bağlanarak projelerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da TEKNOFEST'i ziyaretinde görüntülü olarak konuştuğu öğrenciler, başarılarıyla dikkati çekti.

İki öğrenci, İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışmalarında afet yönetimi kategorisinde Türkiye birincisi oldu.

– “Her türlü olumsuzluğa rağmen biz yine de katıldık”

Öğrencilerden Samet Özdemir, AA muhabirine, festivali evden takip etmelerinin kendileri için zor olduğunu söyledi.

“Her türlü zorluğa rağmen biz yine de elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık.” diyen Özdemir, şöyle devam etti:

“Yarışma başlamadan 3 gün önce Kovid-19 testimin pozitif çıktığını öğrendim. Her türlü olumsuzluğa rağmen biz yine de katıldık ve uzaktan sunum yaptık. Sağ olsun Cumhurbaşkanımız da ziyaret etti. Evde olmak zor oldu, oradaki havayı soluyamamak kötü oldu bizim için, çok üzüldük.”

Özdemir, tüm engelleri aşarak başarılı oldukları için çok mutluluk duyduğunu sözlerine ekledi.

– “Her zaman devam ettik ve bu yola kadar geldik”

Emine Tosun da takım arkadaşının Kovid-19 pozitif olması nedeniyle kendisinin de tedbir amaçlı karantinaya alındığını anlatarak, “Orada bulunmayı ve ziyaretçilerle tanışmayı çok isterdim ama maalesef yapacak bir şey yok.” dedi.

Karantinada olmalarına rağmen yarışma heyecanından kopmamak istediklerini vurgulayan Tosun, “Biz önce tamam mı yoksa devam mı diye kendimize sorular sorduk. Hiçbir zaman imkansız demeyerek, her zaman devam ettik ve bu yola kadar geldik.” dedi.

Festivale gidemediği için üzüldüğünü aktaran Tosun, “Cumhurbaşkanımızla, AFAD Başkanımızla, Selçuk Bayraktar ağabeyimizle yüz yüze görüşmeyi çok isterdim. Ama salgın nedeniyle orada bulunamadım. Bu yüzden üzgünüm ama buraya kadar hiç pes etmeden geldiğimiz için mutluyum.” diye konuştu.

Tosun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın stantlarını ziyaretinden memnuniyet duyduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanıyla karşılaşmak benim için çok güzel bir duyguydu. Keşke okulumuza da gelebilse ama tabii ki pandemiden sonra. Onun da sağlığını riske atmak istemeyiz tabii ki.” ifadelerini kullandı.

– Sağlık durumları iyi

Takım danışmanı ve bilişim teknolojileri öğretmeni İbrahim Demirli de Kovid-19'a rağmen yılmayıp birinci olan öğrencileriyle gurur duyduğunu söyledi.

Demirli, her iki öğrencinin de sağlık durumunun iyi olduğunu sözlerine ekledi.

Kovid-19 nedeniyle iki ferdini kaybeden Sarı ailesinden “maske, mesafe, hijyen” çağrısı – ORDU

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ : –
– Sarı ailesinin ev önünde oturması
– Mehmet Sarı ile röportaj
– İsmail Sarı ile röportaj
– Hüsne Sarı ile röportaj
– Ailenin, vefat eden yakınlarının fotoğraflarına bakması
– Mezarlıktan görüntüler Kovid-19 nedeniyle iki ferdini kaybeden Sarı ailesinden “maske, mesafe, hijyen” çağrısı
– Ordu'nun Ünye ilçesinde gerçekleştirdikleri düğün töreni sonrası 20 ferdine Kovid-19 pozitif tanısı konan Sarı ailesi, Halis ve kardeşi Hasan Sarı'yı 9 gün arayla kaybetmenin acısını yaşıyor
– Halis Sarı'nın oğlu Mehmet Sarı:
– “Toplumu bir araya getirmekten uzak durmalıyız, halkın sağlığı için dikkat etmeliyiz. 1-2 kişinin gayreti ile olmaz bu iş. Hep beraber tek vücut olup bu hastalığı yenmemiz gerekiyor”
– Halis ve Hasan Sarı'nın kardeşi İsmail Sarı:
– “Biz iki acıyı üst üste yaşadık. Biz hep beraberdik, gittiğimiz yere beraber giderdik, şimdi ayrıldık. Kurallara uyarak inşallah bu hastalığı yeneceğiz”
ORDU (AA) – HACER ÖZTÜRK – Ordu'nun Ünye ilçesinde, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan ve tedavi gördükleri hastanede 9 gün arayla hayatını kaybeden Halis ve Hasan Sarı kardeşlerin aile bireyleri, maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarının önemine vurgu yaptı.

Çatak Mahallesi'nde yaşayan Sarı ailesinin fertlerinde, 8 Ağustos'ta gerçekleştirdikleri düğün töreni sonrası Kovid-19 belirtileri görülmeye başlandı.

Bunun üzerine farklı zamanlarda test yaptıran Sarı ailesinden yaklaşık 20 kişiye, Kovid-19 pozitif tanısı kondu. Bu kişiler tedavi için gerekli ilaçları verilerek evlerinde izole edildi.

Halis Sarı (88) durumunun ağırlaşması üzerine götürüldüğü Ünye Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Ardından başka bir rahatsızlığı nedeniyle hastaneye giden Sarı'nın kardeşi Hasan Sarı'nın (80) da yapılan test sonucunda Kovid-19'a yakalandığı anlaşıldı.

Ünye Devlet Hastanesi'nde tedavi gören Hasan Sarı 12 Eylül'de, Halis Sarı ise 21 Eylül'de yaşam mücadelesini kaybetti. İki kardeşin cenazeleri, Çatak Mahallesi'ndeki aile mezarlığında yan yana defnedildi.

5 çocuk babası Halis Sarı'nın oğlu Mehmet Sarı, AA muhabirine, katıldıkları düğünün ardından aileden 20 kişinin hastalık belirtileri göstermeye başladığını söyledi.

Her birinin ayrı yerlerde karantinada kaldıklarını belirten Sarı, 28 Ağustos'ta hastaneye yatırılan babasının 24 gün hastanede kaldığını ve 21 Eylül'de yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Sarı, babasının hastaneye başvurusundan 5 gün sonra, düğüne katılmayan ancak bir arada oldukları amcasının testinin pozitif çıktığını kaydederek, “Hasan amcam 14 gün hastanede yattı. Hastalık çok hızlı seyretti. Hastalık ailede herkese geçti. Çocuklarımıza da bulaştı. Düğünde damada bulaştı, gelin negatif çıktı.” dedi.

Devlet büyüklerinin her gün maske, sosyal mesafe ve temizlik mesajı verdiğine değinen Sarı, bu konulara herkesin uymasını istedi.

– “Bu hastalığın köyü kenti yok”

Sarı, bu uyarılara uyduklarını ancak katıldıkları düğünde virüsün kendilerine bulaştığını belirterek, “Birine bulaştı, fark edilemeden diğerlerimize yayıldı. Bu hastalığın köyü kenti yok. Bir tarafa girdiği zaman her yere geçiyor. Mahallemizde şu anda yine hastalarımız var.” diye konuştu.

Cenazelerini de koronavirüs nedeniyle tedbir amacıyla duyurmadıklarına işaret eden Sarı, insanların bu tür günlerde dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Sarı, “Toplumu bir araya getirmekten uzak durmalıyız, halkın sağlığı için dikkat etmeliyiz. Bu hastalığı beraber atlatacağız, beraber kovacağız. 1-2 kişinin gayreti ile olmaz bu iş. Hep beraber tek vücut olup bu hastalığı yenmemiz gerekiyor.” dedi.

Hasan Sarı'nın 7 çocuğundan biri olan Hüsne Sarı ise hem babasını hem de kayınpederi olan amcasını kaybetmenin acısını yaşadığını dile getirdi.

Eşinin ailesinin üst katında oturduklarını aktaran Sarı, “Ben 4 gün çok ağır hasta oldum, 14 gün de evde karantina altındaydık, iyileştim. Çok zor ve acı, iki büyüğümüzü birer hafta arayla üst üste kaybettim.” ifadesini kullandı.

Sarı, maske kullanımına özen gösterilmesi ve kalabalık ortamlardan uzak durulması uyarısında bulundu.

– “Herkes üzerine düşeni yapacak”

Halis ve Hasan Sarı'nın 67 yaşındaki kardeşi İsmail Sarı, maske kullanımına daha fazla özen gösterilmesi gerektiğine işaret etti.

Herkesin uyarı beklemeden kurallara uyması gerektiğini vurgulayan Sarı, şunları kaydetti:

“Bir doktor, bir hemşire ne yapsın, bizim sağlığımız için çalışıyor. Sen de maskeni takmadan sokakta gezersen nasıl önüne geçilecek? Herkes üzerine düşeni yapacak. Biz iki acıyı üst üste yaşadık. Biz hep beraberdik, gittiğimiz yere beraber giderdik, şimdi ayrıldık. Kurallara uyarak inşallah bu hastalığı yeneceğiz.”

Dünyanın en eski restoranı Botin, Kovid-19'a karşı ayakta kalmaya çalışıyor – MADRİD

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Dünyanın en eski restoranı Botin'in mutfağından detaylar
– Botin restoranının sahiplerinden Antonio Gonzalez'in açıklaması – Botin restoranının sahiplerinden Antonio Gonzalez:
– “İspanya İç Savaşı sırasında bile bu restoran kapanmadı. Dedem, burada çalışmaya devam etti. Ama Kovid-19'dan dolayı ilan edilen olağanüstü hal döneminde (14 Mart-21 Haziran) alınan yasal kararlarla kapalı kaldı”
– Gelirindeki aylık kaybı 60 bin avroyu bulan Botin restoranda günlük müşteri sayısı 600'den 60'a, personel sayısı 75'den 12'ye düştü
– Amerikalı yazar Ernest Hemingway'in romanı ile ünlenen Botin restoranda Goya da ressam olmadan önce tabak yıkamış
MADRİD (AA) – ŞENHAN BOLELLİ – Guiness Rekorlar Kitabı'na göre dünyanın en eski restoranı olarak tanınan, İspanya'nın başkenti Madrid'deki 295 yıllık “Botin” adlı restoran, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının neden olduğu sosyoekonomik sorunlara karşı ayakta kalmaya çalışıyor.

Avrupa'da Kovid-19 vakalarının en fazla görüldüğü ülke olan İspanya'da, başkent Madrid salgının odak noktası olmaya devam ederken, turizmin durma noktasına gelmesi ve alınan sıkı önlemler restoran sektörünün sorunlarını daha da artırıyor.

Ülke genelinde 40 binden fazla restoran, bar veya kafeterya Kovid-19'dan kaynaklanan ekonomik krize dayanamayarak kepenk kapatmak zorunda kaldı.

Madrid'de 1725 yılından bu yana hizmet veren Botin restoran gerek ünü gerekse birikimi ve kapasitesiyle sektördeki diğer restoranlara nazaran şanslı olsa da, salgından dolayı büyük kayıplar yaşadı.

1930'dan bu yana restoranın başında olan İspanyol ailenin üçüncü nesil üyelerinden Antonio Gonzalez, AA muhabirine verdiği demeçte “İspanya İç Savaşı sırasında bile bu restoran kapanmadı. Dedem, burada çalışmaya devam etti. Ama (restoran) Kovid-19'dan dolayı ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) döneminde (14 Mart-21 Haziran) alınan yasal kararlarla kapalı kaldı.” dedi.

“Restoranın elması” olarak tanımladığı yaklaşık 300 yıllık fırını OHAL döneminde de her sabah açtıklarını aktaran Gonzalez, “Bunun iki sebebi vardı. İlki, bu tip antika fırınların uzun süre kapalı kalması ciddi sorunlar yaratıyor. Sıcak tutup aromasını korumamız gerekiyordu. İkincisi de bizim için her gün o fırını yakmak romantik bir şey.” şeklinde konuştu.

Kovid-19'un Botin restoranına etkisini “korkunç ve ani bir değişiklik” diye ifade eden Gonzalez, “Normal zamanda günde 600 kadar müşteri ağırlayan bir restoranız. Ama bu, şimdi 60'a indi. Restoranımızda çalışan 75 personelin 63'ü kısa çalışma ödeneği ile evinde. Sadece 12'si çalışıyor. Aylık kaybımız 50-60 bin avro. Bu şekilde 1-2 yıl dayanabiliriz.” açıklamasında bulundu.

Botin'in müşterilerinin büyük çoğunluğunun gerek İspanya içinden gerekse yurt dışından Madrid'e gelen ziyaretçiler olduğunu ama Kovid-19'dan dolayı kente turist gelmediğini kaydeden Gonzalez, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Madrid'deki müşterilerimiz de salgından dolayı doğal olarak kendi mahallelerinde kalmayı, şehir merkezine inmemeyi tercih ettiler. Ama bizim müşterilerimiz gelmeseler de müşterimiz olmaya devam ediyor. Çünkü biz, işletmemizden ya da yemeklerimizden kaynaklanan bir müşteri kaybı yaşamadık. Bu bizi biraz rahatlatıyor. Bu uluslararası bir sağlık sorunu. Eğer müşteri kaybının sebebi bizden kaynaklansaydı o zaman çok daha umutsuz olurduk.”

Kovid-19 sorununun aşının bulunmasıyla son bulacağını ama diğer yandan toplum olarak herkesin “terapiye ihtiyacı olduğunu” ifade eden Gonzalez, “Aslında en büyük sorun, alışkanlıkların değişmesi, sağlık korkusu ve tabii ki ekonomik sorunlar. Zira, her ailenin geliri çok ciddi anlamda düştü. Biz yasaların belirlediği her türlü sağlık tedbirini restoranımızda fazlasıyla uyguluyoruz. Ek olarak ateş ölçer kameralar, her yerde kullanılan hijyen jelleri var. Örtülerimiz de her gün 60 derecenin üzerinde yıkanıyor. Ama salgının getirdiği korkuları ortadan kaldırmak kolay değil.” değerlendirmesini yaptı.

Öte yandan, İngiliz bir müşterisinin girişimiyle kendi talepleri olmaksızın 1987'de Guinness Rekorlar Kitabı'na “dünyanın en eski restoranı” olarak girdiklerini aktaran Gonzalez, “Bizden önce bu unvan Paris'teki bir restorandaydı. Ama bu unvanı almak için her zaman aynı isme sahip olmak, aynı yerde olmak ve hiçbir zaman kapatmamak gibi üç önemli kriter var.” dedi.

– Hemingway'in romanı ile ünlenen, Goya'nın tabak yıkadığı restoran

“Madrid'in tarihiyle eş değer bir restoranız.” diyen Gonzalez, Botin'in ünlenmesinin en büyük nedeninin ise Amerikalı yazar Ernest Hemingway'in ilk romanı “Güneş de Doğar”ın son bölümünün bu restoranda geçmesi olduğunu söyledi.

Gonzalez, “Graham Greene, Benito Perez Galdos, Ramon Gomes de la Serra, Arturo Barea gibi birçok yazarın eserlerindeki karakterlerin biri Botin'den geçmiştir. Francisco de Goya da ressam olmadan önce burada tabak yıkacıyı olarak çalışmış. Ama Hemingway'in romanında da buranın geçmesi bizim için büyük bir şans, restoran için çok büyük bir itici güç oldu. Edebiyat dünyasında ve tarihsel açıdan önemli bir restoranız. Ama en önemlisi buraya gelenlerin ağız tadıyla buradan çıkması.” ifadelerini kullandı.

Fırınının özelliğiyle tandır çeşitlerinde ünü olan ve geleneksel İspanyol yemeklerini menüsünde bulunduran Botin restoran, Ava Gardner'dan Woody Allen'a kadar çok sayıda ünlü ismi ağırladı.