KOSGEB

KOSGEB Başkanı Uzkurt’tan özel sektöre 'TEKMER programına başvuru' çağrısı

ANKARA (AA) – Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Cevahir Uzkurt, teknoloji geliştirme merkezlerine (TEKMER) sadece üniversitelerin değil, üniversite iş birliğiyle özel sektör firmalarının da ilgi göstermesi gerektiğini belirterek, “Bugün özel sektör ağırlıklı olan ilk TEKMER’i kurduk. Bundan sonra da özellikle kendi start-up girişimcilik ekosistemini kurmak ve geliştirmek isteyen özel sektör firmalarımızın KOSGEB’in TEKMER yapısını incelemelerini ve bunlara müracaatta bulunmalarını arzu ediyoruz.” dedi.

Yıldırım Yapı Sanayi İnşaat Petrol Gıda Ticaret AŞ ile STYX Yazılım Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ’nin, Atılım Üniversitesi iş birliğiyle kurduğu LEAP Teknoloji Geliştirme Merkezine “TEKMER” adını kullanma hakkının tanınmasına ilişkin sözleşme, KOSGEB’de düzenlenen törenle imzalandı.

Temsili sözleşmeye imzalar, Uzkurt ile şirketlerin yönetim kurulu başkanları Zafer Yıldırım ve Ali Yücelen tarafından atıldı.

Uzkurt, burada yaptığı konuşmada, KOSGEB olarak özellikle teknoloji tabanlı iş birliklerinin kıymetli start-up’lara dönüşmesi ve kısa sürede TEKMER’lerden değeri yüksek şirketlerin yetişmesi için önemli bir program başlattıklarını ifade ederek, programı yeni bir modelle teknoloji merkezi kurmak isteyen üniversite ve özel şirketlerin hizmetine sunduklarını söyledi.

Bu çerçevede daha önce Başkent Üniversitesi ile sözleşme imzaladıklarını hatırlatan Uzkurt, bugün de Atılım Üniversitesi ile iki özel sektör firmasının bir araya gelerek “TEKMER” yapısına ilgi göstermelerini memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

Uzkurt, teknoloji merkezlerinin girişimci ve start-up’ların daha kolay ulaşabileceği sosyal yaşamın merkezinde olan mekanlarda kurulmasını önemsediklerine işaret ederek, “Buraların klasik bir işletme olmanın ötesinde özellikle geleceğin yazılım, dijitalleşme, medikal, havacılık ve uzay gibi sektörlerinde katma değeri yüksek start-up’ların kurulmasına zemin oluşturacak mekanlar olmasını arzu ediyoruz.” diye konuştu.

TEKMER’lere sadece üniversitelerin değil, üniversite iş birliğiyle sektöründe öncü firmaların ilgi göstermesinin önemli olduğunu vurgulayan Uzkurt, şu değerlendirmede bulundu:

“Bugün özel sektör ağırlıklı olan ilk TEKMER’i kurduk. Şu an KOSGEB’in gündeminde değerlendirme süreci bitmek üzere olan yaklaşık 30 başvuru daha var. Bundan sonra da özellikle kendi start-up girişimcilik ekosistemini kurmak ve geliştirmek isteyen özel sektör firmalarımızın KOSGEB’in TEKMER yapısını incelemelerini ve bunlara müracaatta bulunmalarını arzu ediyoruz.”

Uzkurt, gelecek dönemde farklı şehir ve sektörlerde de TEKMER yapılarını görmek istediklerini belirterek, iş fikri olan girişimci adaylarına teknoloji geliştirme merkezlerini sunarak, nitelikli istihdamı teşvik etmeyi ve buralardan teknoloji düzeyiyle katma değeri yüksek start-up’ların yetişmesini istediklerini anlattı.

LEAP TEKMER’in yazılım, elektrik-elektronik, dijitalleşme, bilişim teknolojileri, robotik, savunma sanayisi, havacılık ve medikal gibi sektörlerde faaliyet göstereceği bilgisini veren Uzkurt, “Kendi sektöründe önemli yere sahip iki şirketimizin ticari tecrübelerinin bu TEKMER’de yer alacak start-up’lara aktarılması, bu start-up’ların büyüyerek dünya pazarlarına açılması, ülkemizin ekonomik performansına da katkı sağlayacak.” ifadelerini kullandı.

Uzkurt, bu TEKMER’deki girişimcileri, girişimcilik desteklerinin yanı sıra KOSGEB’in diğer destek programlarından yararlandıracaklarına işaret ederek, bu yapıların ortak kullanım alanlarına ve danışmanlık, yatırımcı-girişimci buluşması gibi faaliyetlerine 3 milyon liraya kadar KOSGEB desteği verileceğini bildirdi.

Zafer Yıldırım da girişimciliğin önünü açmak ve yeni fikirlere değer vermek adına kurulan TEKMER’den duyduğu memnuniyeti dile getirerek, girişimcilerin kendileriyle iç içe nice başarılara imza atacağına inancının tam olduğunu söyledi.

Ali Yücelen ise özel sektör şirketlerinin TEKMER kurmasının önemine dikkati çekerek, bu merkezle Ankara’da Anadolu’dan gelen girişimcileri yatırımcılarla buluşturma imkanlarının olacağını belirtti.

Atılım Üniversitesinin de yenilikçi fikirleri olanları yatırımcılarla buluşturmak adına büyük bir girişime vesile olduğunu vurgulayan Yücelen, şunları kaydetti:

“Üretimde ve Türkiye ekonomisinde katma değerin tabana yayılması ve gelir dağılımındaki eşitliğin sağlanması adına KOBİ’ler bizim için vazgeçilmez. Bu anlamda yeni oluşan KOBİ’lerin yenilikçi teknolojilerden olması adına da bu adımın ülkemizde diğer iş insanlarını teşvik edeceğini değerlendiriyorum.”

Atılım Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serkan Eryılmaz da üniversitelerin topluma hizmet etme yönünün de olduğunu belirterek, “Üniversitemizin bilgi birikimini topluma hizmet olarak kullanmak istiyoruz. Bu anlamda aktif rol alabileceğiz yapılardan biri TEKMER diye düşünüyorum. Burasıyla birlikte özel sektör enerjisinin, akademinin bilgi birikimiyle birleşerek ülkemiz adına katma değeri yüksek teknolojiler, fikirler üreteceğini düşünüyoruz.” dedi.

LEAP TEKMER

LEAP TEKMER, yazılım, elektrik-elektronik, dijitalleşme, bilgi ve iletişim teknolojileri, robotik, savunma, havacılık, medikal temalarında faaliyet göstermeyi planlıyor.

Merkezle, teknoloji yönelimli yeni girişimleri desteklemek, mevcut girişimlerin yeni üretim yöntemleri geliştirerek piyasalara yeni ürünler kazandırmalarını sağlamak, işletmelerin Ar-Ge, yenilik ve endüstriyel uygulama faaliyetlerini desteklemek ve üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesine katkı vermek amaçlanıyor.

KOSGEB kredisiyle hayalini kurduğu lokantanın sahibi oldu – ARTVİN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Lokantanın dış detayı
– Lokantada pişirilen yemekler
– Emel Aydan Solmaz ile röportaj
– Emel Aydan Solmaz'ın gelen müşterilere yemek servis etmesi KOSGEB kredisiyle hayalini kurduğu lokantanın sahibi oldu
– Artvin'in Ardanuç ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Emel Aydan Solmaz, KOSGEB desteğiyle açtığı lokantada yöresel ev yemeklerini ilçe halkının beğenisine sunuyor
ARTVİN (AA) – BAYRAM SARAYOĞLU – Artvin'in Ardanuç ilçesinde yaşayan Emel Aydan Solmaz, KOSGEB'den aldığı hibe krediyle hayalini kurduğu yöresel ev yemekleri lokantasının sahibi oldu.

KOSGEB'den aldığı girişimcilik kursunun ardından 50 bin lira hibe desteği almaya hak kazanan Solmaz, ilçe merkezinde yöresel ev yemekleri üzerine bir lokanta açma kararı aldı.

İlçe halkının beğenisine sunduğu yemeklerin kısa sürede ilgi gördüğünü anlatan Solmaz, AA muhabirine, yıllarca lokanta ve kafelerde garsonluk yaptığını, kendisine ait bir lokanta hayalini gerçekleştirdiği için mutlu olduğunu söyledi.

Kadınların çalışma hayatına katılması konusunda devletin önemli destekler sağladığına işaret eden iki çocuk annesi Solmaz, şöyle devam etti:

“Genç yıllarımda lokantalarda garson olarak çalıştım. Yemek yapmayı çok seviyordum. Eşim, çocuklarım ve akrabalarım evde yaptığım yemekleri çok beğenirlerdi. 2017 yılında KOSGEB’e ev yemekleri lokantası açmak için başvurdum. Başvurum kabul oldu. Yaklaşık 3 haftalık kursun ardından belge aldım. Ardından KOSGEB'in verdiği 50 bin lira hibe desteğiyle çok arzu ettiğim iş yerini açtım. Böylece hayallerime kavuştum ve çok mutluyum.”

Lokantasında ağırlıklı olarak yöresel yemeklere yer verdiğini belirten Solmaz, “Yöreye ait puçuko, ev makarnası, kesme çorbası, kuymak, silor ve erişte yapıyorum. Yemek malzemelerimi genellikle köylülerden alıyorum. Hem doğal oluyor hem de köylülerin ürünlerini alarak onlara katkıda bulunuyorum. Yemeklerimizi ablamla birlikte büyük bir özenle hazırlıyoruz. Pandemi dolayısıyla gerekli tüm tedbirlerimizi aldık. Müşterilerimizin ve bizlerin sağlığı her şeyden önce geliyor.” dedi.

Müşterilerden Songül İstanbullu ise çalışan kadınlara destek verilmesi gerektiğini ifade ederek, “Çalışan bir kadın olarak buraya destek olmak amacıyla sürekli geliyoruz. Yemeklerin büyük bir özenle hazırlandığını biliyoruz. Aynı zamanda bir kadın eli değdiği için gönül rahatlığıyla yemekleri yiyebiliyoruz.” ifadesini kullandı.

İlçede esnaflık yapan Sevinur Yılmaz da kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almasının önemli olduğuna işaret ederek, “Bende bir kadın esnaf olarak hemcinsime destek olmak amacıyla yemeklerimi elimden geldiğince burada yiyorum. Arkadaşlarımı ve misafirlerimi burada ağırlıyorum. Birçok yöresel yemek yapıyor. Gerçekten yemekleri çok güzel. Biz çok beğeniyoruz.” diye konuştu.

KOSGEB desteğiyle ürettiği bio kese kağıdını Avrupa'ya ihraç ediyor – SAKARYA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Atölyede çalışanların bio kese kağıdı üretmesi
– Üretilen kese kağıtlarından detay
– Girişimci Aysun Sarı'nın çalışmasından detay
– Girişimci Aysun Sarı ile röportaj KOSGEB desteğiyle ürettiği bio kese kağıdını Avrupa'ya ihraç ediyor

– Girişimci Aysun Sarı:
– “Daha büyük bir fabrika açmak hatta yurt dışına da bir fabrika açmak istiyorum. Bize bu imkanı veren devletimize çok teşekkür ediyorum”

SAKARYA (AA) – Sakarya'da KOSGEB'den aldığı destekle kese kağıdı işleme atölyesi kurarak 5 kişiye istihdam sağlayan girişimci kadın, doğada 1 ile 3 yıl arasında yok olan bio kese kağıtlarını Avrupa ülkelerine ihraç ediyor.

KOSGEB'den 80 bin lira genç girişimci desteği alarak geçen yıl Adapazarı ilçesinde kese kağıdı işleme atölyesi açan 40 yaşındaki Aysun Sarı, iş yerinde doğaya zarar vermeyen ve su sızdırmayan özelliğe sahip bio kese kağıdı üretimine başladı.

Atölyesinde biri kadın 5 kişiye istihdam sağlayan Sarı'nın ürünleri, iç piyasanın yanı sıra Almanya, İtalya ve Norveç gibi Avrupa ülkelerinden büyük talep görüyor.

Atölyesini büyütüp hem yurt içi hem de yurt dışında fabrika açmayı planlayan Sarı, daha çok istihdam ve üretim sağlayarak ülke ekonomisine katkıda bulunmayı hedefliyor.

– “Bir şeyi başarmak gerçekten güzel”

Girişimci Aysun Sarı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, atölyede ürettikleri bio kese kağıtlarının gıda ve hava yolları sektörlerinde kullanıldığını söyledi.

Ürünün su geçirmediğini, doğada 1 ile 3 yıl arasında tamamen çözülüp yok olduğunu aktaran Sarı, “Kese kağıtları patates nişastasından üretiliyor. Tamamen çevre dostu olup doğada çözülüyor ve zararsız. Ürettiğimiz ürünleri Almanya, İtalya ve Norveç gibi ülkelere ihraç ediyoruz.” diye konuştu.

Atölyeyi büyütüp yurt dışına daha çok ürün göndermek ve istihdam sağlamak istediğini belirten Sarı, şöyle devam etti:

“Daha büyük bir fabrika açmak hatta yurt dışına da bir fabrika açmak istiyorum. Bize bu imkanı veren devletimize çok teşekkür ediyorum. Şu anda atölyede 5 kişilik bir ekiple çalışıyorum ama bu sayıyı onlarca, yüzlerce kişiye çıkarmak istiyorum. Pandemi süresince ara verdiğimiz üretime tekrar başladık. Yurt dışına tekrar ürünlerimizi göndermeye başladık. İşlerim güzel, bir şeyi başarmak gerçekten güzel. İnsanın kendi ayaklarının üzerinde durması güzel. Kadınlar bir şeyler yapmalı, evde dahi olsa bir şeyler üretmeli.”