Lahit Mezar

3 bin yıllık lahit mezara spreyle yazı

BARTIN (AA) – Bartın'ın Amasra ilçesinde Roma dönemine ait olduğu belirtilen lahit mezara sprey boyayla yazı yazan kişi ya da kişilerin bulunması için çalışma başlatıldı.

Milattan önce 3000'li yıllarda kurulduğu bilinen, Helenistik, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemi yerleşim merkezlerinden olan ve bu dönemlere ait çok sayıda eserin bulunduğu ilçede, Amasra Müzesi önündeki lahit mezar taşına sprey boyayla yazı yazıldığı tespit edildi.

Amasra Müze Müdürlüğü bahçesinde yer olmadığı için 15 yıl önce müze önünden geçen yürüyüş yoluna konulan Roma dönemine ait olduğu belirtilen lahit mezarının üzerine kimliği belirsiz kişi veya kişilerce sprey boyayla "Gülay" yazıldığı görüldü.

– "Bu manzara bize yakışmıyor"

Amasra Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Hüseyin Boran, gazetecilere yaptığı açıklamada, ilçenin 5 bin yıllık tarihi geçmişe sahip olduğunu söyledi.

Geçmiş yıllarda Kuşkayası Yol Anıtı ve Amasra Kalesi duvarlarına da benzer şekilde spreyle yazılar yazıldığını aktaran Boran, "Bugün yine tarihi eserlerin üzerine aynı şekilde yazı yazıldığını görüyoruz. Amasra Müze Müdürlüğünün bahçesinde yer olmadığı için bu lahitler sergilenmek üzere 15 yıl önce yürüyüş yoluna konulmuştu. Ancak üzerine yazı yazılması çok üzücü. Bu manzara bize yakışmıyor. Gelen turistlerimizden rica ediyoruz, tarihimize saygı göstersinler." diye konuştu.

– Yazı kumlama yöntemiyle silinecek

İl Kültür ve Turizm Müdürü Fuat Dursun da yazıyı yazan kişi ya da kişilerin tespit edilmesi için çalışma başlatıldığını, söz konusu yazının da kumlama yöntemiyle silineceğini kaydetti.

İznik'te bulunan lahit müzeye taşındı

BURSA (AA) – Bursa'nın İznik ilçesindeki Hisardere nekropolünde bulunan ve milattan sonra 3'üncü yüzyılda yapıldığı belirtilen Roma dönemine ait sandık tipi lahit müzeye taşındı.

Yaklaşık 8 ton ağırlığındaki sandık tipi lahit, vinç aracılığıyla bir traktörün römorkuna yüklendi. Lahit, İznik Müze Müdürlüğünün başkanlığı, Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aygün Ekin Meriç'in bilimsel danışmanlığındaki heyet tarafından İznik Müzesi'ne getirildi.

Doç. Dr. Meriç, gazetecilere yaptığı açıklamada, lahdin kapağının üstünde rastlanan mozaiklerin Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ve Bursa Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı uzmanlarının çalışmasıyla kaldırıldığını söyledi.

Bazı medya kuruluşlarında çıkan Nikaia'nın mezarı olduğu konusundaki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını aktaran Aygün Ekin Meriç, "Bilimsel bir dayanağı yoktur. Lahdin içinde 1700 yıl önce yaşamış yazıtta belirtilen 'Astyris' isimli kız ve annesi 'Nigreine' vardır. Bulunan lahit müzeye getirildi. Bundan sonraki süreçte tüm bulgular laboratuvar ortamında incelenip en sağlıklı analizler yapılarak, İznik tarihine ışık tutacak."

Bu arada, lahdin kitabesinde ''Ben Astyris, bu lahdi çok sevgili annem Nigreine ve kendim için satın aldım.'' yazdığı belirtildi.

Zerzevan Kalesi'nde bin 700 yıllık kaya mezarlığı bulundu

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır’ın Çınar ilçesine 13 kilometre uzaklıktaki Demirölçek Mahallesi yakınlarında bulunan, Roma İmparatorluğu döneminde “askeri yerleşim” olarak kullanılan Zerzevan Kalesi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde 2014 yılında başlatılan kazı sürüyor.

60 dönümlük alan üzerinde 12-15 metre yüksekliğinde ve bin 200 metre uzunluğunda sur kalıntısı, 21 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, kilise, yönetim binası, konutlar, tahıl ve silah depoları, yer altı ibadethanesi, sığınaklar, kaya mezarları, su kanalları ile 54 su sarnıcı bulunan kale tarihe ışık tutuyor.

Kazı çalışmalarını inceleyen Çınar Kaymakamı Selami Kaya, kazıların 4 yıl önce başladığını anımsatarak, çalışmaların önemli bir seviyeye geldiğini söyledi.

Kazının büyük bir özveri ile devam ettiğini aktaran Kaya,”Zerzevan Kalesi ilimiz, bölgemiz ve ülkemiz adına çok önemli turizm lokasyonudur. Farklı ülkelerden kaleyi görmeye çok sayıda turist de geliyor.” dedi.

Mithras Tapınağı ilgi çekiyor

Kaya, kazılarda ortaya çıkan Mithras Tapınağı’nın Doğu Roma’nın dünyada en son bulunan tapınağı olması nedeniyle ilgi gördüğünü vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Mithras Tapınağını görmek için özellikle Avrupa ülkelerinden çok sayıda turist geliyor. Burası aslında antik bir şehir. Hem yer altı hem de yer üstünde burada büyük bir şehir var. Kazı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Gün geçtikçe tarihi yapılar ve eserler ortaya çıkacak. Zerzevan kalesi ülkemiz için çok önemli bir turizm destinasyonu olacak.”

Kazı ekibi başkanı Dr. Öğretim Üyesi Aytaç Coşkun da bu yılki kazılara 45 gün önce başladıklarını söyledi.

“Yer altında büyük bir mezarlık daha bekliyoruz”

Tapınağın bütün dünyada yankı uyandırdığını ifade eden Coşkun, şunları kaydetti:

“Bu yıl yapılan çalışmalarda yaklaşık bin 700 yıllık, Roma dönemine ait kaya mezarlığı ortaya çıkardık. Zerzevan Kalesi’nde büyük bir mezarlık alanının olduğunu düşünüyorduk. Henüz tespit edememiştik. Bu yıl önemli bir keşif oldu. Surların dışında iki noktada çalışmalar yürütülüyor. Şu ana kadar 4 mezarlık tespit ettik. Mezarların sayısı gün geçtikçe artacaktır. Tek kişilik özel mezarlar, 3 kişilik oda mezarları ve lahit tipi mezarlar var. Bu mezarları ortaya çıkarıyoruz. Bu çalışma bizi önemli sonuçlara götürecek. Mezarın aşağı noktasında gizli geçit tespit ettik. Muhtemelen yer altında büyük bir mezarlık daha bekliyoruz.”

Coşkun, Roma dönemine ait olan kaya mezarlığının, dönemin tarihine önemli ışık tutacağını dile getirdi.

Kalede yaşayan askerlerin ve sivillerin yaşamı açısından önemli sonuçlara ulaştıklarını belirten Coşkun, kazılarda çıkan günlük hayatta kullandıkları eşya ve askeri malzemelerin de o dönemi anlatması konusunda oldukça önemli gördüklerini söyledi.

Zerzevan Kalesi

Askeri yerleşim antik yol güzergahında, 124 metre yükseklikteki kayalık bir tepenin üzerine kurulan kale, Amida ile Dara arasında stratejik bir noktada yer alıyor. Yerleşim konumu itibariyle bütün vadiye hakim, antik ticaret yolu üzerinde, geniş bir alanı kontrol altında tutan, stratejik bir Roma sınır garnizonu olan kale, aynı zamanda Roma-Sasani arasındaki büyük mücadelelere de sahne oldu.

Roma’daki ismi “Samachi” olan yerleşimin ilk inşa edildiği dönem kesin olmamakla birlikte devam eden kazılar ile kesin sonuçlara ulaşılacak. Yerleşimin surları ve yapıları Anastasios I (M.S. 491-518) ve Justinianos I (M.S. 527-565) dönemlerinde onarılarak, bazıları ise yeniden inşa edilerek mevcut son haline getirildi.

1700 yıllık lahiti satmak isterken yakalandılar

İZMİR (AA) – İzmir'in Selçuk ilçesinde Roma dönemine ait 3 mezar odasında kaçak kazı yapan ve buldukları 1700 yıllık lahiti satmak isteyen 2 şüpheli hakkında soruşturma başlatıldı.

İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi ekipleri, Efes Antik Kenti'ne yakın bir bölgedeki 1. Derece Arkeolojik SİT alanı olan Arvalya mevkisinde kaçak kazı sonucu toprak altında lahit bulunduğu, tarihi eserin 1 milyon 400 bin avroya satılarak yurt dışına kaçırılmak istendiği bilgisi üzerine harekete geçti.

Yaklaşık 2 ay süren takip sonucu İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleriyle ortak operasyon düzenlendi.

Operasyonda SİT alanı içerisinde üzerleri traktör ve mazgal ile kamufle edilmiş iki çukur tespit edildi.

Traktör ile mazgalın kaldırılması sonucu çukura giren ekipler, 3 mezar odası buldu. Odaların birbirine taşlarla örülü şekilde bağlandığı, kaçak kazıyı yapan şüphelilerin bu yapılara zarar verdiği belirlendi.

Mezarlarda 1700 yıllık olduğu değerlendirilen Efes tipi lahit, insan iskeletleri, pişmiş toprak gözyaşı şişesi, pişmiş toprak kase, mermerden taş sandık kapağı bulunurken kazı çalışmalarında kullanılan çok sayıda malzeme de ele geçirildi.

– Lahit çıkarıldı

Kazı alanında kurtarma çalışması yapan Selçuk Müze Müdürlüğü ekipleri, lahiti bulunduğu yerden çıkardı. Lahit içerisinde aynı aileden olduğu değerlendirilen 3 çocuk ile 7 yetişkin insan iskeleti ile döneme ait kullanılan malzemeler bulundu.

Selçuk Müze Müdürlüğü yetkililerinin yaptığı inceleme sonucu ele geçirilen tarihi eserlerin orijinal, bin 700 yıl öncesine ait olduğu tespit edildi. Eserler, koruma altına alındı.

Kaçak kazı yaptıkları belirlenen H.Ö. ve A.S. hakkında ise soruşturma başlatıldı.