Mahmut Arslan

Hak-İş Genel Başkanı Arslan'dan 27 Mayıs mesajı:

ANKARA (AA) – Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, darbe, muhtıra ve başka kılıflara bürünmüş bütün antidemokratik müdahaleleri, girişimleri, oluşumları ve ifadeleri reddettiklerini bildirdi.

Hak-İş'ten yapılan açıklamada, Genel Başkan Arslan'ın 27 Mayıs 1960 askeri darbesine ilişkin değerlendirmelerine yer verildi.

"Demokrasimize ilk darbe 27 Mayıs tarihinde vurulmuş, Türk demokrasisinde yaşanan travmaların başlangıcı 27 Mayıs'ta olmuştur." ifadesini kullanan Arslan, darbenin hemen ardından demokrasinin gelişmesi ve yerleşmesi açısından önemli rolü olan Başbakan Adnan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam edilmesinin toplumsal tarihte her zaman derin iz bıraktığını ve kara leke olarak hatırlandığını belirtti.

Arslan, darbe sonrası TBMM'nin kapatıldığını ve demokrasinin ağır yara aldığına dikkati çekerek, "Darbecilerin eline kan bulaşmıştır. Ülkemiz bu kahredici, utanç verici darbenin sonuçlarını millet olarak çok ağır bir şekilde ödemiştir. 27 Mayıs darbesini gerçekleştirenlerden hesap sorulamaması, aksine alkışlanması ve uzun süre bayram olarak kutlanması da demokrasimiz açısından yüz karasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Türk demokrasisine yapılmak istenen son müdahalenin 15 Temmuz 2016'da gerçekleştiğini hatırlatan Arslan, vatandaşların büyük bir demokrasi mücadelesi vererek darbeye karşı geldiğini vurguladı.

Bunun darbe geleneğine karşı kazanılmış ilk başarı olduğuna dikkati çeken Arslan, şöyle devam etti:

"27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan ve 15 Temmuz başta olmak üzere gerçekleşmiş ya da gerçekleşmemiş birçok darbeyi yaşayan halkımız, darbe istemediğini 15 Temmuz gecesi genci-yaşlısı, kadını-erkeğiyle ellerinde Türk bayraklarıyla sokaklara dökülerek, namluların ve silahların karşısına dikilerek en açık biçimde anlatmıştır. Kahraman milletimiz, 15 Temmuz gecesi kendine yakışanı yapmış, büyük bir demokrasi mücadelesi vererek darbe geleneğine karşı bir ilki başarmış, hainlere karşı tek vücut olmuş, bu topraklarda artık darbe istemediğini göstermiştir."

– "Bütün antidemokratik müdahaleleri reddediyoruz"

Demokrasiye müdahalelerin Türkiye'yi temel hak ve özgürlükler, ekonomi, siyaset ve sosyal açıdan geriye götürdüğünü belirten Arslan, darbe dönemlerinde zararın en büyük faturasının emekçilere kesildiğine işaret etti.

Konfederasyon olarak darbenin her türlüsüne karşı olduklarını vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:

"Hak-İş Konfederasyonu olarak darbe, muhtıra ve başka kılıflara bürünmüş bütün antidemokratik müdahaleleri, girişimleri, oluşumları ve ifadeleri reddediyoruz. Bu tür yollara tevessül edenleri şiddetle kınıyoruz. Demokratik işleyişe karşı çıkanları asla tasvip etmiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de demokratik, gelişmiş ve kalkınmış bir ülkede hakkımızı alacağımıza inanıyoruz."

Hak-İş Başkanı Arslan'dan AA Genel Müdürü Kazancı'ya başsağlığı mesajı

ANKARA (AA) – Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Anadolu Ajansı (AA) Atina Temsilcisi Furkan Naci Top'un vefatı dolayısıyla AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı'ya başsağlığı diledi.

Arslan, AA Genel Müdürü Kazancı'ya gönderdiği başsağlığı mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Anadolu Ajansı Atina Temsilcisi ve konfederasyonumuza bağlı Medya-İş Sendikamızın üyesi Furkan Naci Top'un kanser tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendim. Anadolu Ajansı'nın güzide temsilcisi merhum Furkan Naci Top'a yüce Allah'tan rahmet, ailesine, tüm sevenlerine ve şahsınızda bütün Anadolu Ajansı çalışanlarına başsağlığı diliyorum."

Hak-İş'ten mahallelerde “çocuk bakım evleri” oluşturulması çağrısı

ANKARA (AA) – Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, kadınların iş hayatından kopmadan çocuk sahibi olabilmeleri için mahallelerde çocuk bakım evlerinin oluşturulmasını gerektiğini belirterek, "Sendika olarak bunu yapmayı çok hayal ediyoruz ama çok büyük bir maliyet çıkıyor." dedi.

Arslan, Emek Konukevi'nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla "Sendikalı Kadından Sendikacı Kadına" temasıyla düzenlenen "Kadın Emeği Buluşması" programına katıldı.

Sendikacı lider kadınlara ihtiyaç olduğunu belirten Arslan, sendikacı kadın ve erkek liderlerle Hak-İş Konfederasyonu'nu ileriye taşıma hayalini kurduğunu söyledi.

Sorunlara çözüm bulma noktasında üyelere mücadeleyi bırakmamaları çağrısında bulunan Arslan, "Biz Hak-İş ve Hizmet-İş'in tarihsel yürüyüşünü böyle başlattık. Sorunlar karşısında korkup geri çekilseydik bugün bu sendika burada olmazdı. Sürekli yeni hedeflere yürüdük. Günlük hesaplar yapmadık. Eğer yapsaydık burada olmazdık. Bu dava şahsi hesapların gerçekleştirileceği bir alan değildir." diye konuştu.

– "Mahallelerde çocuk bakım evi oluşturulmalı"

Arslan, çocukların topluma faydalı birer birey olarak yetişmesi içinde devletin, sendikaların ve işverenlerin elini taşın altına koyması gerektiğine de vurgu yaparak, şu görüşlerini paylaştı:

"Çalışan kadınların çalışma hayatından kopmadan çocuk sahibi olabilmeleri için altyapıyı kurmalıyız. Bunun yolu da başlangıçta mahallelerimizde çocuk bakım evlerini oluşturmamızdan geçiyor. Sendika olarak bunu yapmayı çok hayal ediyoruz ama çok büyük bir maliyet çıkıyor. Sürdürülebilir bir çocuk bakım evi projemizi tek başımıza yapmamız mümkün değil. Devletimizle ilgili bakanlıklarla belediyeler ve iş yerlerimizle özel çalışmalar yaparak bu işleri çözmemiz gerekiyor."

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan: “Asgari ücret tutarında gelirler vergi dışı kalsın”

ANKARA (AA) – Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Asgari ücret tutarındaki gelirlerin vergi dışında bırakılmasını ve ikinci vergi dilimine geçiş miktarı olarak da ortalama işçi ücretinin bir yıllık tutarının belirlenmesini talep ediyoruz." dedi.

Arslan, Hak-İş Genel Merkezi'nde yapılan başkanlar kurulu toplantısı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Çalışanların ücretleri üzerinde ağır vergi yükü olduğunu ve bu konunun çalışanlar lehine yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getiren Arslan, vergi yükünün fotoğrafını çekmek için Hak-İş uzmanları ve akademisyenlerin katkılarıyla "Vergi Reformu Raporu" hazırladıklarını bildirdi.

Arslan, bu raporu hükümet başta olmak üzere siyasi parti temsilcileriyle paylaştıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Hem AB ülkelerindeki hem de ülkemizdeki vergi uygulamalarını karşılaştırdık. 2007'de yaklaşık 15 asgari ücret tutarı yüzde 20'lik vergi dilimine girerdi. Geçen yıl 7 asgari ücret tutarı yüzde 20'lik vergi dilimine girdi. Aradan geçen yıllarda vergi dilimlerinin çalışanlar aleyhine nasıl değiştiğini bu somut bir şekilde gösteriyor. Almanya ile Türkiye'yi kıyasladık. Orada mümkün olduğu kadar aile, çocuk ve medeni durumun vergilendirmede doğrudan etkili olduğunu ve bunun da işçiler lehine düzenlendiğini gördük. Çalışanların asgari ücret tutarındaki gelirlerinin vergi dışında bırakılmasını ve ikinci vergi dilimine geçiş miktarı olarak da ortalama işçi ücretinin bir yıllık tutarının belirlenmesini talep ediyoruz."

Arslan, çalışanların vergi yükünün hafifletilmesi kapsamında Türk-İş ve DİSK ile bir araya geldiklerini ve ortak bir basın toplantısı düzenlendiklerini anımsatarak, bu konudaki çalışmalarının devam edeceğini söyledi.

– Antalya Büyükşehir Belediyesinde 174 gündür grev sürüyor

Mahmut Arslan, CHP ve HDP'nin seçimi kazandığı bazı belediyelerde işten çıkartmalar yaşandığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Toplam 109 iş yerinde, konfederasyonumuza bağlı sendikalara üye olan 29 bin 272 kişi çeşitli baskı, tehdit ve engellemelerle sendikalarından istifa ettirildi. Yine 6 bin 327 arkadaşımız çeşitli belediyelerde işten çıkartıldı. Bunların büyük bir bölümünün tazminat ve temel hakları maalesef ödenmedi. 350 üye arkadaşımız ise iş yerlerinden istifa etmeleri amacıyla uzak bölgelere sürgün edilmiştir. Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere işten çıkartmalara karşı eylemler sürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinden bin 469 arkadaşımız herhangi bir hukuki soruşturma olmadan, herhangi bir disiplin soruşturması olmadan, sadece seçim öncesi işe alındıkları için iş akitleri tazminatsız feshedildi. 140 gündür arkadaşlarımız mücadelelerini sürdürmektedir."

Hak-İş'e üye 6 bin 500 çalışan adına Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yürüttükleri toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirten Arslan, burada 174 gündür grevin sürdüğünü vurguladı.

– "Örgütlenmede ciddi bir krizle karşı karşıyayız"

Arslan, kamuda taşeron şirketler üzerinden çalışan yaklaşık bir milyon çalışanın 2017'nin Aralık itibarıyla kadrolarına kavuştuğunu, bunun Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük reformlarından biri olduğunu söyledi.

KİT'lerde çalışan taşeron işçilerin ve yüzde 70 uygulamasının kapsamı dışında kalanların kadroya alınmadığını anımsatan Arslan, kadroya alınmayanların da kadrolarına kavuşmaları için mücadeleye devam ettiklerini dile getirdi.

Arslan, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na asıl iş ve yardımcı işle ilgili eklenen geçici maddenin kadroya alınan taşeron işçilerin iş kollarında bazı değişikliklere yol açacağına dikkati çekerek, "Büyük bir çabayla örgütlediğimiz üyelerimiz bir kanun maddesindeki değişiklikle sendikalarından kanun zoruyla başka sendikaların üyesi yapılmaya itilmişlerdir. Bu durum örgütlenmede bizi ciddi bir krizle bu yıl içerisinde karşı karşıya getirecektir. Bunun ortadan kaldırılması yönündeki çabalarımız bundan sonra da hız kesmeden devam edecektir." dedi.

Ayrıca, çalışanların hem ihtiyaç kredisi hem de kredi kartı borçlarında önemli artışlar yaşandığını bildiren Arslan, ihtiyaç ve kredi kartı borçlarının sürdürülebilir şekilde düzenlenmesini talep ettiklerini dile getirdi.