Marmara Üniversitesi

İstanbul Şehir Üniversitesi öğrencileri, Marmara Üniversitesine aktarılacak

ANKARA (AA) – Yükseköğretim (YÖK) Genel Kurulunun, faaliyet izni kaldırılan İstanbul Şehir Üniversitesindeki öğrencilerin garantör üniversite Marmara Üniversitesine aktarılmasına karar verdiği bildirildi.

YÖK’ten yapılan bilgilendirmede, izni kaldırılan İstanbul Şehir Üniversitesinde kayıtlı öğrencilerin, garantör üniversite olan Marmara Üniversitesine aktarılmasına YÖK Genel Kurulunun bugünkü toplantısında karar verildiği belirtildi.

Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi hizmete açıldı

İSTANBUL (AA) – Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle gerçekleştirilen törenin ardından hizmete açıldı.

Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Özvar, açılış töreninde yaptığı konuşmada, 2019'da temelleri atılan ve inşaat çalışmaları devam eden Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi projesine ilişkin bilgi verdi.

Özvar, külliyenin, Maltepe sınırları içerisinde, D-100 kara yoluna cepheli, havaalanı, raylı sistem olanaklarından en iyi derecede faydalanacak, havadar ve deniz manzaralı bir konumda, 270 hektarlık alanı kaplayan müstesna bir lokasyona sahip olduğunu anlattı.

Külliyenin tahsisinin üniversite için tarihi bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Özvar, Marmara Üniversitesi'nin İstanbul'un çeşitli ilçelerine dağılan fakültelerinin tek bir külliye etrafında toplanacağını belirtti.

Bilim insanları, idari personeli, özel ve kamu sektöründen paydaşları ve öğrencileriyle 70 bin kişilik bir bilim şehri inşa edildiğine dikkati çeken Özvar, "Mimarisi, planlaması, bilimsel ve teknolojik alt yapısı, kendi kendine yeterliliği ve dışarıya sıfır atık ile dost ve yabancıları imrendirecek örnek bir üniversite külliyesi inşa edilmektedir." ifadesini kullandı.

Prof. Dr. Erol Özvar, Kovid-19 pandemi sürecinin olumsuz etkilerini asgariye indirecek önlemler alınarak külliye projesinin hızla devam ettiğini vurguladı.

– "Mutlu sona ulaşıldı"

Hastane hakkında da bilgi veren Özvar, yıllarca Altunizade'deki yerinde İstanbul Anadolu Yakası'nın tek üniversite hastanesi olarak hizmet veren Marmara Üniversitesi'nin yeni hastanesi için 7 Ekim 1991'de inşaat faaliyetlerinin başladığını hatırlattı.

Marmara Üniversitesi Rektörü merhum Ömer Faruk Baturay zamanında Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel'in katılımıyla başlatılan hastane inşaatının 120 bin metrekarelik ve 600 yatak kapasiteli olarak planlandığını anlatan Özvar, şöyle devam etti:

"Uzun yıllar boyunca inkıtalar ile devam eden inşaat faaliyetleri nihayet Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın hızla hizmete alınması talimatı vermesiyle mutlu sona ulaşılmıştır. Üniversitemiz 2018'de birlikte hizmet etmek üzere Sağlık Bakanlığı ile bir afiliasyon protokolü imzalamıştır. Cumhurbaşkanımızın iradesi doğrultusunda Marmara Üniversitesi hastanesinin hizmete girmesinde İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Biriminin üstün gayretleri ve Sağlık Bakanlığının hastaneyi yürürlükteki yönetmeliklere uygun hale getirmek üzere ortaya koyduğu büyük mesaisini takdirle anmak isterim."

Hastaneye adı verilen Prof. Dr. Asaf Ataseven'in damadı Murat Ülker ise Ülker ve Ataseven aileleri adına açılışta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kayınpederi Asaf Ataseven'i daima örnek aldığını ifade eden Ülker, Ataseven'in bugün rahmete vesile olarak anılmasının bir vefakarlık örneği olduğunu söyledi.

– İstanbul'daki sağlık hizmetlerinin önemli adreslerinden biri olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Prof. Dr. Asaf Ataseven'in adının verileceğini açıkladığı hastane, Marmara Üniversitesi Başıbüyük Yerleşkesi içerisinde bulunuyor.

İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) tarafından yürütülen İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında 827 sismik izolatör ile güçlendirilen bina, modern ihtiyaçlara da cevap verebilecek şekilde projelendirilerek depreme dayanıklı hale getirildi.

Afetlere dayanıklı ve deprem anında dahi kesintisiz hizmet verecek şekilde güçlendirilen hastane, aynı zamanda İstanbul'da kaliteli sağlık hizmetlerinin sağlanmasında önemli adreslerden biri olacak.

113 bin metrekare kapalı alana sahip hastanenin, 155 poliklinik ile 60'ı yoğun bakım, 304'ü ise tek yataklı oda olmak üzere 535 yatak ve 28 ameliyathane ile hizmet vermesi planlanıyor.

Hastane, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında spesifik bir pandemi merkezi olarak nisan ayında kısmen açılmış ve Kovid-19 hastalarına hizmet vermeye başlamıştı.

Erdoğan, Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi Açılış Töreni'nde konuştu: (2)

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye gelişmiş altyapısı, genç ve yetişmiş insan kaynağı, uzun süredir üzerinde titrediği hedefleri, istikrarlı ve kararlı yönetimiyle yeni döneme en hazırlıklı girecek ülkelerin başındadır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi Açılış Töreni'ndeki konuşmasında, Türkiye'yi diğer ülkelerden ayıran en önemli farklardan birisinin, mücadeleyi sadece demokrasi, ekonomi, altyapı, diplomasi alanında vermemesi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Dünyada bizimki kadar çok cephede aynı anda mücadele yürüten bir başka ülke yoktur. Sadece son 7 yılımıza şöyle bir baktığımızda bunun tüm emarelerini görmek mümkündür. Sokakları karıştırarak, milli birliğimize beraberliğimize saldırdılar. Milli iradenin göreve getirdiği hükümeti yıkmak için yapmadıklarını bırakmadılar. Vesayet güçlerinin oyunlarıyla ayağımızı kaydırmaya çalıştılar. Yargı, emniyet kumpasıyla bileklerimize kelepçe takmayı hayal ettiler. Sınırlarımıza yığdıkları çapulcuları kullanarak vatanı parçalamayı denediler. Darbe girişimiyle doğrudan hayatımıza kastettiler. Ekonomik tuzaklarla Türkiye'ye diz çöktürmek ve böylece bizden kurtulmak istediler. İçeride ve dışarıda kurdukları nice ittifaklar, nice kumpaslar vasıtasıyla kendi senaryolarını tedavüle sokmaya çalıştılar. Hamdolsun hepsinde de milletimizin ferasetine, dirayetine, iradesine çarpıp geri döndüler."

Erdoğan, her saldırıda mücadelelerini bir adım öteye taşıdıklarını vurgulayarak, "Onların bize her saldırısında biz mücadelemizi bir adım daha öteye taşıdık. Vesayete karşı demokrasiyi güçlendirdik, terör örgütlerinin saldırılarına ve sınırlarımıza yönelik tacizlere karşı sınırlarımızı güçlendirdik" dedi.

– "Bugün ufka umutla bakıyorsak, son 18 yıldaki gayretlerimizin sayesindedir"

Irak'tan Suriye ve Akdeniz'e kadar tüm sınırlarda tehditleri kaynağında yok edecekleri yeni bir güvenlik paradigması inşa ettiklerini anlatan Erdoğan, "Darbe girişimlerine karşı milletimizle yek vücut olduk. Ekonomimizi çökertme çabalarına karşı üretimi, ihracatı, büyümeyi, istihdamı, teknolojiyi yükselttik. Her alanda altyapıdaki eksiklerimizi giderirken bugünün değil geleceğin ihtiyaçlarını gözettik. Böylece geçmişin ihmallerini telafi etmenin ötesinde, Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma hedefimizin altyapısını oluşturduk. Bugün ufka umutla bakıyorsak, son 18 yıldaki gayretlerimizin sayesindedir. Türkiye'yi özenen ülke olmaktan çıkarıp özenilen ülke haline getirdiğimiz için Rabbimize sonsuz hamdüsena ediyoruz." şeklinde konuştu.

– "Kurallara uymamak kul hakkına girmektir"

Erdoğan, demokrasi ve kalkınma mücadelesinde yeni bir döneme girildiğini, salgın sürecinin ardından dünyada siyasi ve ekonomik ilişkilerin yeniden şekilleneceğinin açıkça görüldüğüne işaret etti.

Türkiye'nin gelişmiş altyapısı, genç ve yetişmiş insan kaynağı, hedefleri, istikrarlı ve kararlı yönetimiyle yeni döneme en hazırlıklı girecek ülkelerin başında geldiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Geçmişte benzer fırsatları enerjisini kendi iç kavgalarında tükettiği için kaçıran Türkiye, inşallah bu defa hakettiği yere gelecek. Bunun için öncelikle önümüzdeki kısa vadeli sıkıntıyı aşmamız gerekiyor. Salgın musibetini ülkemizden ne kadar çabuk uzaklaştırırsak o derece hızlı yol alırız. Yapmamız gereken tek şey, hep birlikte salgını yenmek için gereken kurallara uymaktır. Bu konuda epeyce de mesafe katettik."

Erdoğan, son günlerde vaka ve vefat sayılarında bir miktar artış olduğunu hatırlatarak, maske, mesafe ve temizlik konusunu yeniden hatırlattı.

"Bu kurallara uymamak kul hakkına girmektir." diyen Erdoğan, dikkat ve hassasiyetle kısa sürede salgının gündemden tamamen çıkacağına inandığını dile getirdi.

– Hastaneye Prof. Dr. Asaf Ataseven'in adı verildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hastane açılışının Kovid-19 riski nedeniyle kendi mekanında yapılamadığını da söyledi. Hastanenin şehre kazandırılmasında emeği geçenleri kutlayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Hastanemize Prof. Dr. Asaf Ataseven Hocamızın adını vermeyi kararlaştırdık. İnşallah Asaf Hocamızın adıyla burayı anacağız. İnşallah burada bu mekan var olduğu sürece, Asaf Hocamız da burada anılmış olacak. Asaf Hocamızın tıp bilimi üzerinde yapmış olduğu hizmetler yanında, tam bir dava adamı, tam bir vakıf insanıydı. Her dava adamı gibi onun ömrü de bu ülkenin zor zamanlarında verdiği çetin mücadeleyle geçmiştir. Uzun yıllar boyunca yürüttüğü Vakıf Gureba Hastanesi Başhekimliği'ndeki gayreti ve başarılarıyla gönüllerde taht kurmuştur. Her vakıf insanı gibi onun da en büyük gayesi imanlı, donanımlı, başarılı, vatanına ve milletine sadık, ülkesine hizmet edecek nesillerin yetişmesine katkı sağlamak olmuştur. Bu mücadeleyi vermiştir. Hocamızın en büyük özelliği ise her şart altında doğruyu konuşmak olarak bilinirdi. 12 yıl önce ebediyete uğurladığımız Asaf Hocamızı bu vesileyle bir kez daha rahmetle yadediyorum."

– Açılış töreni

Konuşmaların ardından hastanenin tanıtım videosu izletildi.

Törende Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharram Kasapoğlu, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak, Asaf Ataseven'in eşi Gülsen Ataseven, damadı Murat Ülker, belediye başkanları, rektörler, başhekimler ve akademisyenler katıldı.

Kurdele kesiminde Erdoğan'a TBMM Başkanı Mustafa Şentop, TBMM eski Başkanı İsmail Kahraman, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharram Kasapoğlu, eski bakanlardan Veysel Eroğlu, Marmara Üniversitesi Rektörü Erol Özvar, merhum Prof. Dr. Asaf Ataseven'in eşi Gülsen Ataseven ve damadı Murat Ülker eşlik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış kurdelesini, "Ya şafi ya kafi ya muafi inşallah. Ya Allah bismillah." diyerek kesti.

Açılışın ardından Erdoğan, inşaat alanını gezdi.

(Bitti)

Erdoğan, Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi Açılış Töreni'nde konuştu: (1)

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, Avrupa'daki toplam kapasiteye yaklaşan yoğun bakım yatak sayısı, 1 milyon 100 bini bulan sağlık personeli sayısıyla salgın sürecinin altından başarıyla kalktığını söyledi.

Erdoğan, Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi Açılış Töreni'ndeki konuşmasında, hastanenin hizmete girmesinde emeği geçen kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik etti.

Sağlığın kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığı salgın döneminde böyle bir eserin ülkeye kazandırılmasının ayrıca önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin altyapı ve temel hizmetler alanında son 18 yılda katettiği mesafenin değerinin yaşanılan her krizde yeniden keşfedildiğini kaydetti.

Erdoğan, her konuda ülkeyi Batıyla karşılaştıran bir zihniyetin kimi zaman tahkire varan eleştirilerinin yıllardır dinlenildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bunlar Batı ülkelerinde her şeyi çok iyi, her hizmet ve ürünü çok kaliteli, bizde ise tam tersine her şey çok kötü, çok pespaye, çok kalitesiz görürler. Yine bunlar Batı karşısında olabildiğince ezik, kendi halkına ve ülkesine karşı son derece küstahtırlar. Yıllardır bu zihniyete Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını, üretimden hizmetlere kadar her alanda gelişmiş ülkeler seviyesini yakaladığını anlatmaya çalışıyoruz. Ama nafile. Adeta nuh deyip peygamber demeyen bir inatla ülkelerini kötülemeyi sürdürüyorlar. Salgın döneminde adeta takke düştü kel göründü misali, yüzlerdeki makyajlar akmış, hakikatler ortaya dökülmüştür. Maskeden solunum cihazına, sağlık personelinin sarf malzemelerinden ilaca kadar üretime dayalı her konuda gelişmiş ülkeler ciddi sıkıntılar yaşamışlardır. Hadi işin bu kısmının gelişmiş ülkelerin üretimden çekilip hizmet sektörüne yönelmeleri gibi bir gerekçeyle izah edilebileceğini var sayalım. Aynı ülkeler bunun yanında sağlık hizmetleri konusunda da adeta çuvalladı. Ne hastane kapasitelerinin ne sağlık personeli sayılarının ne sağlık sigortası sistemlerinin rutinin biraz üzerine çıkan böyle bir yükü kaldıramayacağı ortaya çıktı."

– "Çaresizce çırpınan insan görüntüleri olmadı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ise Avrupa'daki toplam kapasiteye yaklaşan yoğun bakım yatak sayısı, 1 milyon 100 bini bulan sağlık personeli sayısıyla bu sürecin altından başarıyla kalktığını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Hamdolsun ne hastane koridorlarında çaresizce çırpınan insan görüntüleri ne üst üste yığılan cenaze fotoğrafları ne iş yükünün altında yıkılıp kalan sağlık personeli manzaraları yaşadık. Aynı şekilde ülkemizde hastanede tedavi olup evine döndükten sonra tüm malını mülkünü satsa ödeyemeyeceği sağlık faturaları karşısında dehşete düşen insan görüntüleri de olmadı. Çünkü Türkiye dünyada eşine az rastlanır kapsam ve genişlikteki genel sağlık sigortası sistemiyle tüm vatandaşlarına ücretsiz hizmet sunabilen bir ülke haline gelmiştir."

Erdoğan, bunların yanında çok kısa bir sürede İstanbul'da her biri 1008'er yataklı 2 acil durum hastanesi, 2 bin 682 yataklı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, 600 yataklı Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nin hizmete açıldığını hatırlattı.

Açılışı yapılan bu hastanenin de İstanbul'a ve millete kazandırıldığını dile getiren Erdoğan, "Böylece sağlık alanındaki gücümüzü çok kısa bir sürede, neredeyse pek çok ülkenin toplam kapasitesi oranında artırmış olduk." dedi.

Erdoğan, Kars Barajının açılış töreninden geldiğini ifade ederek, orman varlığını artırmaktan yaygın eğitim ağına kadar her alanda benzer neticeler elde edildiğini, tüm bunların da görmek isteyen gözler, duymak isteyen kulaklar, konuşmak isteyen diller, hissetmek isteyen kalpler için olduğunu vurguladı.

"Kendi ülkesine, kendi halkına kör, sağır, lal ve hissiz olanlara ne yapsak fayda etmez." diyen Erdoğan, milletin getirilen hizmetleri, ülkeye kazandırılan eserleri gördüğü için hep yanlarında yer aldığını kaydetti.

Erdoğan, inşallah bundan sonra da eser siyasetine, hizmet siyasetine kesintisiz devam edeceklerini söyledi.

(Sürecek)