Mevlana

Mevlana Müzesi 2,5 ayın ardından sema gösterisiyle ziyarete açıldı

KONYA (AA) – Her yıl milyonlarca ziyaretçi ağırlayan, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele tedbirleri kapsamında 74 gündür kapalı bulunan Mevlana Müzesi, bugün yeniden ziyarete açıldı.

Tedbirler kapsamında 18 Mart'ta kapatılan müze, sema töreniyle açıldı.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdüssettar Yarar, törende yaptığı konuşmada, müzelerin güvenli olarak yeniden açılabilmesi için ziyaret alanlarının yeniden belirlenmesinden, acil durum planlarına kadar bir dizi düzenleme ve tedbir kararı alındığını söyledi.

Mevlana Müzesi'nin Türkiye'nin en çok ziyaret edilen müzelerinden biri olduğunu hatırlatan Yarar, "18 Mart tarihinden itibaren Mevlana Müzesi başta olmak üzere Konya'daki tüm müzelerimiz salgın nedeniyle ziyarete kapatılmıştı. 1 Haziran itibarıyla sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda Mevlana Müzesi de diğer müzelerimizle birlikte ziyarete açılmaktadır." ifadelerini kullandı.

– Saatte en fazla 200 kişi ziyaret edebilecek

Yarar, salgından korunmak için tedbirli hareket ettiklerini vurgulayarak, "Bu konuda önerilen tüm tedbir kurallarına riayet edilecektir. Bu bağlamda müzeyi saatte en fazla 200 kişi ziyaret edebilecek. Ziyaretler yapılırken sosyal mesafe kurallarına da azami derecede riayet edilecek. Gerek müzenin içinde gerekse avluda bulunan misafirlerimizden, belirlenen ve işaretlenen mesafe kurallarına uymaları istirham edilecek." diye konuştu.

Konuşmanın ardından müze avlusunda sema gösterisi yapıldı.

Programa Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, Konya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Hazreti Mevlana’nın 22. kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru ve ilçe belediye başkanları katıldı.

Mevlana Müzesi'nde ramazan yoğunluğu

KONYA (AA) – Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin türbesinin bulunduğu Mevlana Müzesi, ramazanın ilk gününde ziyaretçi akınına uğradı.

Her yıl yurt içi ve yurt dışından milyonlarca turistin ziyaret ettiği Mevlana Müzesi, tarih, kültür ve inanç turizmi açısından önemli bir potansiyeli barındırıyor.

Ziyaretçi yoğunluğunun yaşandığı Mevlana Müzesi ve yanındaki Mevlana Meydanı, bu yıl da binlerce kişiyi ramazanın ilk gününde Kubbe-i Hadra'nın manevi atmosferi altında buluşturdu.

Ziyaretçilerden Turan Hamamcı, "Çanakkale'den geldim ve burada olmak çok güzel bir duygu. Bu tür manevi yerleri çok seviyorum. Herkesin buraları gelip görmesi gerekiyor." dedi

Turist rehberi Özay Onur da müzeyi ziyaret etmekten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Onur, 16 yıldır turist rehberliği yaptığını vurgulayarak, "Ramazanın ilk günü de grubumuzla buraya geldik. Ne zaman gelsem bu atmosferden çok etkileniyorum. Yıllar önce günümüze ışık tutmuş Hazreti Mevlana'nın yolu sevgi ve kardeşlik yoludur. Ülkemizin şu an buna çok ihtiyacı var. Ramazanın ilk gününde de burada ciddi bir yoğunluk var." ifadelerini kullandı.

Mevlana'nın Konya'ya gelişinin 791. yıl dönümü

KONYA (AA) – Mevlana Celaleddin Rumi ve ailesinin Konya'ya gelişinin 791'inci yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Uluslararası Mevlana Vakfı öncülüğünde düzenlenen 4. Uluslararası Sevgi ve Barış Yürüyüşü ile Mevlana ve ailesinin Karaman'dan Konya'ya gelişi temsili olarak canlandırıldı.

Karaman'dan başlayan, beş gün süren yolculuğun ardından Konya'ya ulaşan kafile için kentte temsili karşılama töreni düzenlendi.

Uluslararası Mevlana Vakfı Genel Başkan Vekili ve Mevlana'nın 22'inci kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru, Mevlana Vakfı Konya Şube Başkanı Nadir Karnıbüyükler ve beraberindeki heyet, Mevlana Meydanı'nda, Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay tarafından karşılandı.

Vali Toprak, burada yaptığı konuşmada, Hazreti Mevlana'nın hem Konya hem de bütün insanlık için önemli bir değer olduğunu vurguladı.

Bugünkü Konya'nın temelinin Hazreti Mevlana'ya ve öğretilerine dayandığını belirten Toprak, "Bize bıraktığı öğretilerle, hoşgörü, merhamet, sevgi, barış ve dostlukla sadece Türkiye'de değil, dünyada da önder olarak kabul edilen Hazreti Mevlana'nın ilimize teşriflerini kutluyoruz. Bugün dahi okuduğumuzda etkilendiğimiz, kendimize yön belirlememize yardımcı olan, beyitleriyle, öğretileriyle, Hazreti Mevlana bize önderlik etmeye devam ediyor." diye konuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da Konya'nın, Mevlana ve ailesinin gelmesiyle ilim, sevgi ve hoşgörünün merkezi bir şehir haline dönüştüğünü söyledi.

Konya'nın sekiz asır önce Hazreti Mevlana ve ailesini kucakladığını aktaran Altay, şunları kaydetti:

"Selçuklu döneminden Horasan'dan Endülüs'e uzanan, geniş İslam coğrafyasının en kıymetli ilim, felsefe ve sanat merkezlerinden biri olan Konya, Hazreti Mevlana ve ailesinin teşrifleriyle nice hak dostunu bağrına basmış ve daha büyük önem kazanmıştır. Düşünce ve eserleriyle Anadolu’ya sevgi, barış ve kardeşliği getiren hak aşığı büyük düşünür Mevlana'nın şehrimize gelişini 791 yıl sonra yeniden yaşatacağız. Bu kapsamda mayıs ayı boyunca bir dizi sanatsal ve kültürel etkinlik düzenlemekteyiz. Bu sene ilk defa Hazreti Mevlana'nın yolculuğunu temsilen 'Teşrif-i Konya' temasıyla İstanbul'dan Konya'ya Rumi treni organize edildi. Konyamızda bu kapsamda Sufi Sinema Günleri, sokakta geleneksel sanatın icra edildiği programlar, Şehr-i Teşrif Tiyatrosu ve Trıo Joubran konseri düzenlenmektedir. Aynı zamanda TRT Radyo Günleri programı da yine bu tarihlerde Konya'da yapılmaktadır."

Konuşmaların ardından Mevlana'nın torunu Bayru, Toprak ile Altay'a Türk bayrağı takdim etti. Mevlana'nın sandukası başında 'Gülbank' duası yapıldı.

“İran ile ilişkilerimizde Mevlana üzerinden sağlam köprüler kurabiliyoruz”

TAHRAN (AA) – MUHAMMET KURŞUN – Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Temizel, Mevlana Celaleddin Rumi'nin sadece bu coğrafyada yaşayanların değil tüm dünyanın barışından söz ettiğini belirterek, Türkiye ile İran'ın Mevlana üzerinden sağlam köprüler kurabildiğini söyledi.

Türk ve İranlı akademisyenler, Mevlana düşüncesi ve irfanının kültürlerin yakınlaştırılmasında ve dünya barışında oynayabileceği rolü AA muhabirine değerlendirdi.

– "İran ile ilişkilerimizde Mevlana üzerinden sağlam köprüler kurabiliyoruz"

Mevlana konulu bir sempozyuma katılmak için İran'ın başkenti Tahran'da bulunan Prof. Dr. Ali Temizel, Mevlana'nın sadece Türkiye ve İran için değil, doğduğu yer olan Afganistan ve Tacikistan gibi ülkeler için de çok önemli bir şahsiyet olduğunu belirterek, "Mevlana, bölgesel bir değerdir. Mevlana diplomasisiyle hem Balkanlar hem de kıta altı ülkeler olarak adlandırdığımız Pakistan ve Hindistan ile birçok iş birliği yapabiliriz. Mevlana pasaportuyla, onun adıyla dünyanın her yerine gidebiliriz." diye konuştu.

Kültürel ilişkilerin gelişmesiyle siyasi, ticari, iktisadi ve güvenlik alanlarındaki iş birliklerinin de artacağını ifade eden Temizel, İran ve Anadolu coğrafyasının kültürel anlamda tamamen birbirine benzediğini ve yaklaşık bin yıldır ortak bir kültürü paylaştıklarını dile getirdi.

Mevlana'nın dışında Şehriyar, Fuzuli, Türkmen şairi Mahtumkulu Firaki gibi şahsiyetlerin de İran ve Türkiye coğrafyasının ortak değerleri olduğunu vurgulayan Temizel, coğrafyayı genişlettikçe daha başka değerlerin de ortaya çıkacağına dikkati çekerek Sadi Şirazi, Hafız Şirazi ve Molla Cami'nin eserlerinin yıllarca Türkiye'deki okullarda okutulduğunu hatırlattı.

Mevlana'nın temiz bir diplomasi olduğunu ve bu anlamda her ülkeyle kültürel anlamda iş birliği yapılabileceğini kaydeden Temizel, "Mevlana soft power dediğimiz diplomasinin ta kendisidir. Bundan dolayı İran ile ilişkilerimizde Mevlana üzerinden sağlam köprüler kurabiliyoruz. Aslında bunu yıllardır yapıyoruz, her yıl İran ve Türkiye'de düzenlenen ortak sempozyum ve toplantılarda Mevlana ortak noktamız." dedi.

– "Mevlana, tüm dünyanın barışından söz ediyor"

Mevlana'nın barıştan bahsederken sadece Müslümanların iç barışını kastetmediğine işaret eden Temizel, şöyle devam etti:

"Mevlana tüm dünyanın barışından söz ediyor ve meseleye evrensel bakıyor. Sadece bir kavmin ya da bir coğrafyada yaşayanların değil bugünkü dünyanın ihtiyaç duyduğu barıştan söz ediyor. Tabi bizim önce kendi içimizde, Müslümanların yaşadığı ülkelerde barışı sağlamamız gerekiyor. Barış ve güzellik önce insanın nefsinde başlamalıdır, eğer biz kendi nefsimizi temizler, kendimize iyi olur başkalarını kıskanmaz, insanlar arasında fesat düşünmez ve kendimiz huzura kavuşursak tüm insanlar da barışa kavuşabilir."

Her ülkenin kendi içinde kurduğu araştırma merkezleri ve enstitülerde Mevlana öğretisi üzerine çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Temizel, Selçuk Üniversitesi'nde de bununla ilgili lisans ve yüksek lisans düzeyinde öğrenci kabul ettiklerini söyledi.

Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü'nde; Fars Dili ve Edebiyatı, Tarih, İlahiyat, İktisat, Tıp, Hukuk, Sanat Tarihi, Türk Dili ve Edebiyatı ile musiki alanındaki bölümlerden kabul ettikleri 60 yüksek lisans öğrencisi olduğunu aktaran Temizel, "Her yıl 15 öğrenciyi Mevlana öğretisi konusunda akademik düzeyde yetiştirmeye çalışıyoruz. Mevlana, insanları birleştirici evrensel barış çağrısı yapıyor fakat bunu ayet, hadis ve İslami ilkelerden hareketle yapıyor. İnsan üstü değil de insan olan bir Mevlana'yı insanlara tanıtmaya çalışıyoruz." dedi.

– "Mevlana İran coğrafyasında doğdu, fakat Türkiye'de yaşadı ve orada vefat etti"

Öte yandan Mevlana üzerine araştırmalar yapan İranlı akademisyen Mehdi Salarineseb ise onun barış mesajının bölgedeki halklar ve araştırmacılar için çok önemli olduğunu ifade ederek, Mevlana'nın yaşamı ve düşüncelerinin sadece İslam milletlerini değil diğer tüm toplumları bir araya getirecek kadar zengin bir içeriğe sahip olduğunu söyledi.

Salarineseb, Mevlana öğretisinin bölge halkları üzerindeki etkisine ilişkin ise şunları kaydetti:

"Mevlana İran coğrafyasında doğdu, fakat Türkiye'de yaşadı ve orada vefat etti. Farsça şiir yazdı fakat onları tüm halklar okuyor ve benimsiyor. Mevlana, 'millet-i aşk tüm dinlerden ayrıdır' diyor ve onun edebiyatında millet din anlamındadır. Amacımız bölgedeki kültürler arasındaki vahdeti sağlamaktır, düşünceler, dinler ve milletler arasındaki yakınlaşmayı sağlamaktır. Mevlana öğretisinin milletler ve kavimlerin yakınlaşmasında oynayacağı rol da belirleyicidir şüphesiz."

Mevlana düşünceleri ve irfanı üzerine "Nigahi Aftab" adıyla Türkçe, Farsça ve İngilizce yayın yapacak bir dergi çıkaracaklarını anlatan Salarineseb, amaçlarının Doğu kültürünün ortak noktası olan Mevlana irfanını daha iyi anlatabilmek olduğunu sözlerine ekledi.