Milli Saraylar

Dolmabahçe Sarayı'nı 2019'da 1 milyon 306 bin kişi gezdi

Milli Saraylar’dan yapılan açıklamaya göre, 2019’da ziyaret eden toplam turist sayısı, önceki yıla göre yüzde 27 artış göstererek, 1 milyon 430 binden 1 milyon 815 bin kişiye çıktı. Yabancı ziyaretçi sayısı ise yüzde 43 artışla 700 binden, 1 milyon kişiye ulaştı.

Dolmabahçe Sarayı, 915 bini yabancı turist olmak üzere, 1 milyon 306 bin kişiyi konuk etti.

Anadolu Yakası’nın en çok ziyaretçi ağırlayan sarayı Beylerbeyi 173 bin 415, Ihlamur Kasrı ise 85 bin kişiyi ağırladı.

Milli Sarayların bahçelerini 100 bin kişi ziyaret etti

Milli Saraylar’a bağlı yapıların sadece bahçesini gezmek ve görmek isteyenler ise yüzde 31 artışla 100 bine yükseldi. Bahçe ziyaretçisinde en çok ilgi gören, 15 bin ziyaretçiyle Küçüksu Kasrı oldu.

Milli Saraylar’ın yeniden Avrupalı turistin gezi duraklarından biri haline geldiği yıl içinde, Avrupalı turisti İspanyol, İtalyan ve Yunanistan’dan gelen turistler takip etti.

Dolmabahçe'yi 10 Kasım'da 105 bin kişi ziyaret etti

İSTANBUL (AA) – Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına bağlı Dolmabahçe Sarayı, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nde yılın en yoğun mesaisini yaptı.

Sabah 07.30’da ziyaretçilere açılan Hazine Kapı, akşam 17.30’da kapandı. Ziyaretçilerin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat ettiği 71 numaralı odadan çıkmasıyla saraydaki anma programı 19.00’da sona erdi. 7’den 70’e binlerce kişinin ziyaret ettiği Dolmabahçe Sarayı ve 71 numaralı odayı 105 bin kişi ziyaret etti.

Engelli ve yürümekte zorluk çeken yaşlı ziyaretçilere Atatürk’ün odasını ziyaret etmeleri için Milli Saraylar görevlileri eşlik etti.

Binlerce vatandaşın akın ettiği ziyaretler kapsamında, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı 205 kişilik ekiple görev yaptı.

Milli Saraylar bünyesinde danışmanlık ve ihtisas komiteleri kurulacak

ANKARA (AA) – Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararnameye göre, Cumhurbaşkanlığının yönetiminde bulunan saray, köşk, kasırlar, müzeler ve tarihi fabrikaların bünyesindeki taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları, tarihi bahçeler ve çevrelerinin bakım, onarım, restorasyon ve koruma hizmetlerinin bilimsel açıdan değerlendirilmesi amacıyla oluşturulan Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulunun yanı sıra Başkanlık bünyesinde danışmanlık ve ihtisas komiteleri de kurulabilecek.

Üyelere ödenecek miktar belirlendi

Kararnamede, kurul üyeleri ile danışmanlık ve ihtisas komitesi üyelerine ödenecek ücretler de belirlendi.

Bu kapsamda ayda üçten fazla olmamak üzere her bir toplantı için Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu üyelerine 9 bin, danışmanlık komitesi üyelerine 7 bin 500 ve ihtisas komitesi üyelerine 6 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucunda bulunacak miktarda huzur hakkı ödenecek.

Yapılan bir başka düzenleme ile Milli Saraylar’a bağlı Müzecilik ve Tanıtım Dairesi Başkanlığının görev alanına geleneksel el sanatlarının sürdürülmesine yönelik faaliyetler de eklendi.

Güvenlik ve emniyet hizmetlerine ilişkin düzenleme ile Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının yönetim ve sorumluluğunda bulunan saray, köşk, kasır, müzeler ve tarihi fabrikalar ile bina ve tesislerin iç güvenliği Başkanlık tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Başkanlık tarafından, dış güvenlik ve emniyet tedbirleri ise bulundukları ildeki kolluk kuvvetleri vasıtasıyla valiliklerce sağlanacak.

6 üniversite bünyesinde yeni fakülte kuruldu

Ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayımlanan karara göre, Antalya Bilim Üniversitesine bağlı Sağlık Bilimleri Fakültesi, İstanbul Gelişim Üniversitesine bağlı Diş Hekimliği Fakültesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesine bağlı Diş Hekimliği Fakültesi, Iğdır Üniversitesine bağlı Sağlık Bilimleri Fakültesi, Afyon Kocatepe Üniversitesine bağlı Spor Bilimleri Fakültesi ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesine bağlı Spor Bilimleri Fakültesi kuruldu.

Ayrıca Munzur Üniversitesine bağlı Güzel Sanatlar Fakültesinin adı Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Fakültesi olarak değiştirildi.

Söz konusu kararla Afyon Kocatepe Üniversitesine bağlı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ile Sivas Cumhuriyet Üniversitesine bağlı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu kapatıldı.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı kararlarına göre, Isparta’nın Eğirdir ilçesindeki kasnak meşesinin yetiştiği doğal sit alanı bölgesi, kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edildi.

Erzincan’da bazı taşınmazlar acele kamulaştırılacak

Erzincan’ın merkez ilçesi Kızılay ve Hocabey mahallelerinde bulunan bazı taşınmazlar, bölgedeki sağlıksız ve riskli yapılaşmanın çözümüne yönelik kentsel dönüşüm ve gelişim çalışmaları kapsamında, Erzincan Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılacak.

“Kaşıkçı Elması” yeniden ziyarete açıldı

İSTANBUL (AA) – "Tarihi elmasların en büyüğü ve en meşhuru" olarak gösterilen 86 karatlık "Kaşıkçı Elması", Topkapı Sarayı'nın silah koleksiyonunun sergilendiği Dış Hazine Bölümü'nde yeniden sergilenmeye başladı.

Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Topkapı Sarayı'nın İdare'ye devrinden sonra depolarda muhafaza edilen paha biçilmez hazineler gün yüzüne çıkarılmaya başlandı.

Bu hazinelerden ilki olan "Topkapı Hançeri", uzun bir aranın ardından 18 Eylül'de Topkapı Sarayı'nın silah koleksiyonun sergilendiği Dış Hazine Bölümü'nde tarih ve sanatseverlerin ilgisine sunulurken, hazinelerden ikincisi "Sultan II. Mahmud Tahtı" 2 Ekim'de Bağdat Köşkü'nde sergilenmeye başlandı.

Milli Saraylar İdaresi, yerli ve yabancı ziyaretçilerinin en çok sorduğu ve merakla beklediği son hazineyi de yüksek güvenlik önlemleri altında bugün sergiye çıkardı.

"Tarihi elmasların en büyüğü ve en meşhuru" olarak gösterilen 86 karatlık "Kaşıkçı Elması", Topkapı Sarayı'nın silah koleksiyonunun sergilendiği Dış Hazine Bölümü'ndeki yerini aldı. Tüm dikkatleri üzerine çeken, etrafı 49 adet iri pırlantayla çevrili Kaşıkçı Elması'nın önünde zaman zaman uzun kuyruklar oluştu.

– "Topkapı Hançeri"

Sultan I. Mahmud'un Nadir Şah'a hediye edilmek üzere yaptırdığı ancak Şah'ın ölümü üzerine Topkapı Sarayı hazinesinde muhafaza altına alınan zümrüt ve elmas taşlarla süslü "Topkapı Hançeri", dünyanın sayılı hazineleri arasında gösteriliyor.

"Dünyanın en değerli hançeri" olarak gösterilen hançerin benzersiz kabzası üzerinde 3-4 milimetrelik üç zümrüt taş ve yine kabzanın en üst kısmındaki kapak üzerinde tek parça bir zümrüt taş yer alıyor. Osmanlı döneminde yaşayan mücevher ustalarının maharetini gözler önüne seren inceliklerle bezeli, kapaktaki zümrüt etrafında kesilmiş mücevherler içinde Londra'da üretilmiş bir saat bulunan hançerin kını da altın sırlar ve sepet içinde stilize hafif kabartma meyve mineleriyle süslü.

– "Sultan II. Mahmud Tahtı"

Uzun bir aranın ardından yeniden sergiye çıkan Sultan II. Mahmud'un saltanat koltuğu, 19. yüzyıl etiketli, Avrupai tarzda tasarlanmış bir eser. Osmanlı devlet armalı ve II. Mahmud tuğralı taht, tarihi değeri ve estetiğiyle ilgi çekiyor.

– "Kaşıkçı Elması"

Dünyanın sayılı mücevherleri arasında gösterilen armut biçimindeki "Kaşıkçı Elması"nın, birçok elmas uzmanı tarafından 19. yüzyıl başında kaybolan tarihi "Pigot Elması" olabileceği kanıtlanmaya çalışılsa da, bu elmasın 1680'lerin başında Saray Hazinesi'ne satın alma yoluyla girdiği biliniyor.

Kaşıkçı Elması'nın Saray'a gelişi hakkında çok değişik görüşler ileri sürülse de Sultan IV. Mehmed döneminde Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın kaleme aldığı "Zübde-i Vekaiyat (Olayların Özü)" adlı eserde ileri sürülen görüş, bunların içerisinde öne çıkıyor. Defterdar Sarı Mehmed Paşa bu eserinde 1090 (Mayıs 1679) olayları sırasında "Kaşıkçı Elması"nın bulunuş öyküsünü şöyle anlatıyor:

"Eğrikapı semtindeki çöplükte yuvarlak bir taş bulunmuş ve yaymacı üç kaşığa değişerek hırdavat arasına bırakmıştı. Sonra gösterdiği kuyumculardan birisi bu taşı 10 akçeye satın almış ve kendi meslektaşlarından birisine göstermişti. Taşın elmas olduğu anlaşılınca o da hisse talep etmiş, bu yüzden aralarında münakaşa çıkmış, sonunda olay kuyumcubaşıya aksetmişti. O da her iki kuyumcuya birer kese akçe verip taşı ellerinden almıştı. Daha sonra Vezir-i Azam Mustafa Paşa Hazretleri bu taştan haberdar olmuş ve kuyumcubaşıdan almaya karar vermişti ancak vaziyet padişaha aksetmiş, o da bu taşın Saray'a gönderilmesini emretmişti. Hasılı, taş meydana çıkarılıp, işlettirilince 84 karat büyüklüğünde eşsiz bir elmas olduğu anlaşıldı ve padişah tarafından zaptedildi. Bu vesileyle kuyumcubaşıya kapıcıbaşılık ve birkaç kese akçe ihsan edilmiştir."

Kaşıkçı Elması'nın 84 karat ve 86 karat olarak kayıtlarda değişik geçmesinin nedeni metrik ve antik karat sistemleri arasındaki farktan kaynaklanıyor.