Mülteci

Dünya Mülteciler Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, göçmen hikayeleri anlatıldı

İSTANBUL (AA) – Dünya Mülteciler Günü kapsamında Türk Kızılay Sultanbeyli Toplum Merkezi ve Assalam Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, göçmen hikayeleri anlatıldı.

Assalam CafeAfrica'da gerçekleştirilen etkinlikte, Sultanbeyli Toplum Merkezi yöneticisi Oğuzhan Mehmet Bostancı ve Aişe Sümeyye Dal, faaliyet alanları ile mülteciler için yaptıkları projeler hakkında bilgi verirken, merkezin gönüllüsü beş konuşmacı hikayelerini katılımcılara aktardı.

Türk Kızılay Sultanbeyli Toplum Merkezi Aktivite Planlama ve Gerçekleştirme Asistanı Zeynep Piroğlu, yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalan göçmenlere ve yerel halkın sosyal ihtiyaçlarına yönelik pek çok faaliyet gerçekleştirdiklerini söyledi.

Piroğlu, Kızılay Toplum Merkezleri olarak Dünya Mülteciler Günü'nde acı dolu göçmen hikayelerinden ziyade toplumda başarılı olan, örnek teşkil edecek ve motive edici hikayelere sahip mülteciler aracılığıyla kamuoyu ve medyada var olan olumsuz algının değiştirilmesine katkı sağlamayı amaçladıklarını anlattı.

Türkiye'de yeniden bir hayat kurarak bilgisayar mühendisliği eğitimi alan ve aynı zamanda "Elif Ertan Genç Soluk Ödülü"nün sahibi olan Suriyeli Muhammed Eyüp, insanın kendi ülkesinden ayrı bir yerde yeniden bir düzen kurmasının çok zor olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Kızılay'a zor anlarında yanlarında oldukları için teşekkür etti.

Türkiye'de hediyelik eşya satan bir dükkan açan ve Türk ortağı ile ekonomiye katkı sağlayarak savaşın izlerini zihninden silmeye çalışan Suriyeli Mahmut Attar, ülkesinde yaşanılan savaştan kaçıp Türkiye'ye sığındıklarını için şanslı olduğunu dile getirdi. Attar, "Türkiye ikinci vatanımız oldu bize kucak açtı, çok zor günler yaşadık ama çok şükür şu an yeniden güzel bir yaşam içindeyiz. Türk Kızılay bizlere çeşitli imkanlar sağlıyor. Allah Türkiye Cumhuriyeti ve vatandaşlarından razı olsun." dedi.

Etkinlikte Afrika, Suriye, Doğu Türkistan ve Irak mutfağından farklı lezzetler katılımcılara ikram edildi. Programda Suriyeli lise öğrencileri tarafından Arapça ve Türkçe şarkılar seslendirildi.

Etkinliğe Suriye, Irak, Doğu Türkistan ve Afrika kökenli mültecilerin yanı sıra Kızılay yetkilileri ve vatandaşlar katıldı.

Türkmen, Afgan ve Suriyeli ailelerden Vali Erin’e ziyaret

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa’da 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte yabancı ve Türk çocuklar, Türk Kızılay Şanlıurfa Toplum Merkezince düzenlenen etkinlikte gönüllerince eğlenme imkanı buldu.

Şanlıurfa Hipodromu’nda gerçekleştirilen etkinlikte Suriyeli, Iraklı ve Türk çocukların çeşitli yarışma ve oyunlarla birbirleriyle kaynaşması amaçlandı.

Etkinliğe çizgi film kahramanlarının kostümleriyle katılan toplum merkezi ekibi sunduğu gösterilerle çocukları eğlendirdi. Çocuklar, bahçıvan, kukla, el sanatları ve yüz boyama atölyelerinde vakit geçirdi.

Toplum Merkezi Proje Yöneticisi Gülgez Ağbaba Eroğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, amaçlarının farklı kültürlerden çocukların yaşadıkları sorunları biraz hafifletmek olduğunu söyledi.

Çocukların hem eğlenmeleri hem de deneyimlerini paylaşmaları için etkinlikler düzenlediklerini anlatan Eroğlu, bazı kamu kurumlarının da katkılarıyla miniklerin yüzünü güldürmeye çalıştıklarını ifade etti.

– Türkmen, Afgan ve Suriyeli ailelerden Vali Erin’e ziyaret

Öte yandan Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla İl Göç İdaresi Müdürü Mehmet Sorgun ve kentte yaşayan misafir aileleri makamında kabul etti.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, kentte yaşayan Türkmen, Afgan ve Suriyeli 3 ailenin katıldığı ziyarette bir konuşma yapan Erin, Suriyeli, Türkmen ve diğer İslam ülkelerinden gelenlere ev sahipliği yapmaya devam edeceklerini belirtti. Erin, konuklarını en iyi şekilde ağırlamak için eksiklikleri gidermeye gayret ettiklerini ifade etti.

Türkmen, Afgan ve Suriyeli aileler de yaşadıkları sıkıntıları ve taleplerini aktararak, yardım ile desteklerinden dolayı Türkiye’ye ve Şanlıurfalılara teşekkür etti.

Ailelerle sohbet eden ve sorunlarını dinleyen Vali Erin, Türkmen ailenin iki kızının eğitimine devam etmesi için yatılı okula kayıtlarının yapılması, ailelerin maddi taleplerinin de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile diğer yardım kuruluşlarınca temin edilmesi talimatını verdi.

Erin, ziyarette aileleriyle gelen çocuklara oyuncak hediye etti ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

“Mülteciler günü, onlarla dayanışma içinde olmaya çağıran bir gün”

İSTANBUL (AA) – Yeryüzü Doktorları Derneği, Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 71 milyon insanın savaş, zulüm ve çatışmalar yüzünden yerinden edildiğini bildirdi.

Dernekten "Dünya Mülteciler Günü" dolayısıyla yapılan açıklamada, 2001'de "Dünya Mülteciler Günü" olarak kabul edilen 20 Haziran'da savaş, çatışma, zulüm, yoksulluk gibi sebeplerle göç etmek durumunda kalan insanların anıldığı aktarıldı.

Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği verilerine göre dünya genelinde 71 milyona yakın insanın savaş, zulüm ve çatışmalar yüzünden yerinden edildiği bildirilen açıklamada, "Aynı rapora göre, her gün 37 bin kişi yerinden ediliyor." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre de Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan, çoğunluğu 0-18 yaş aralığındaki Suriyeli sayısının 3 milyon 606 bin 737 olduğu belirtildi.

Aynı verilere göre, ülkede 170 bin Afganistanlı ve 142 bin Iraklı mülteci bulunduğu aktarılan açıklamada, dünyanın her yerinde mülteci durumunda yaşayan insanların en büyük sıkıntılarından birinin sağlık hizmetlerine erişimdeki yetersizlik ve psikolojik travmalar olduğu vurgulandı.

Açıklamada, bu durumu göz önüne alan Yeryüzü Doktorları'nın uzun yıllardır mülteci sağlığına yönelik projeler geliştirdiği ifade edildi.

Bu kapsamda krizin ilk günlerinden itibaren Suriyeli mültecilere yönelik birinci basamak sağlık hizmeti, psikososyal destek sağlandığı, Suriye içerisindeki hastanelerin desteklendiği, ekipman ve tıbbi malzeme katkısında bulunulduğu anlatılan açıklamada, Türkiye içerisindeki mültecilere yönelik çalışmaların da devam ettiği kaydedildi.

Açıklamada, Bangladeş'te, Çad'da, Somali'de mültecilerin bulunduğu kamplarda da çalışmalar yürütüldüğüne değinilerek, Afganistan'da da medikal kamplar, katarakt operasyonları, gıda dağıtımı gibi çalışmaların düzenli olarak devam ettiği vurgulandı.

– "Mülteciler günü, onlarla dayanışma içinde olmaya çağıran bir gün"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yeryüzü Doktorları Psikososyal Destek Hizmetleri Koordinatörü Okan Karka, uzun yıllardır mültecilere yönelik çalışmalar sürdürdüklerini belirterek, psikososyal destek çalışmaların önemine dikkati çekti.

Mülteciler gününün, insanların farkındalıklarını artırmayı, yerinden edilmiş ve korunmaya muhtaç kişilerin yaşadıkları zorlukları anlamayı ve onlarla dayanışma içinde olmayı amaçladığını vurgulayan Karka, şunları kaydetti:

"Bu gün bizler için her ne koşulda olunursa olunsun, umutların azaldığı yerlerde yardımlaşma gayretiyle olmak ve korunmaya muhtaç kişilerin yaralarına merhem olma günüdür. Biz de Yeryüzü Doktorları olarak gerek sağlık hizmetlerimizle, gerekse psikososyal destek çalışmalarımızla bunu amaçlıyoruz. Özellikle psikososyal etkinliklerimizde çocukların geleceklerine umut ile bakmalarını ve hayal etmeye devam etmelerini izliyoruz. İyiliğin ve yardımlaşmanın umutları yeşertmeye devam edeceği günlere."

“Mülteciler için Kilis ve Hatay'da iki hastane kurulacak”

İSTANBUL (AA) – AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Türkiye ile AB'nin eğitimden sağlık alanına odaklandığını belirterek "Kilis ve Hatay'da iki tane hastane kurulacak." dedi.

Berger ile BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Suriye Krizi Bölgesel İnsani Yardım Koordinatörü Panos Moumtzis, Brüksel'de düzenlenen "Suriye ve Bölgenin Geleceğinin Desteklenmesi" konferansının sonuçlarına ilişkin İstanbul'da basın toplantısı düzenledi.

Konferansta, mülteci sorununda siyasi çözüm önerisi ve insani yardım konusu olmak üzere iki önemli başlığın öne çıktığını belirten Berger, Brüksel'de Türkiye'nin mülteci sorununda üstlendiği rol ve desteğinin altının çizildiği ve takdirle karşılandığını belirterek, 6,2 milyar avro yardım taahhüdünün yanı sıra uluslararası finansal kuruluşlarının da çeşitli krediler önerdiklerini aktardı.

"Dolayısıyla yeterli miktarda para var ama asil istenen siyasi çözümün bulunması." diyen Berger, Türkiye ile AB'nin Türkiye'deki sığınmacılarla ilgili yaptığı çalışmalara da değinerek şunları kaydetti:

"Türkiye ile AB arasında mültecilerle ilgili yapılan mutabakatın üçüncü yılı doldu. 2016'da AB mülteciler için Türkiye'ye 3 milyar avro finansal destek sağladı. Şu anda 72 proje uygulanıyor bu yardım bağlamında. Bu paranın büyük kısmı ödendi. Geri kalan da bu projeler devam ettiği süre içinde ödenmeye devam edecek. Bu projeler kapsamında en fazla eğitime pay ayrıldı. İkinci olarak sağlık alanına odaklanıldı. Kilis ve Hatay'da iki tane hastane kurulacak. Bu hastaneler, hem mülteciler hem de onlara ev sahipliği yapan topluluklara hizmet edecek. Dolayısıyla bu yardım programının iki ayağı olduğunu görebilirsiniz. Bunun yanı sıra sosyoekonomik entegrasyon alanında da desteklerimiz var. Mültecilerin iş olanaklarına kavuşması destek sağlıyoruz. 'Eğer bu tür ihtiyaçlar devam edecek olursa biz destek olmaya devam edeceğiz' demiştik ve oluyoruz da… Bu 3 milyar avro iki katına çıkarıldı. Bir 3 milyar avro daha ödenecek ve bu paraların hangi alanlara harcanacağını Türkiye birlikte kararlaştırdık."

– "Yardımı Türkiye üzerinden ulaştırabiliyoruz"

BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Suriye Krizi Bölgesel İnsani Yardım Koordinatörü Panos Moumtzis ise 9. yılına giren Suriye krizinin ve mülteci sorunun ele alındığı konferansın, Türkiye, Ürdün, Lübnan, Irak gibi mültecilere ev sahipliği yapan ülkelere destek verilmesi açısından son derece önemli olduğunu anlattı.

Moumtzis, "Bu ülkelerin mülteciler için yaptığı çalışmaları ve göstermiş oldukları cömertliği herhangi bir kelime veya belli bir miktar para ile ifade etmek mümkün değil. Dolayısıyla Suriye'ye komşu olan ülkelere çok teşekkür etmek istiyorum. Özellikle Türkiye'ye göstermiş olduğu misafirperverlik, cömertlik ve ayni zamanda mültecilerin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşamlarını sağladığı için de çok teşekkür ederim." diye konuştu.

Konferansın aynı zamanda hükümetler, STK'lar arasında mükemmel bir iş birliğinin varlığını da teyit ettiğini dile getiren Moumtzis, "Ben özellikle Türkiye devletine ve hükümetine, halkına özellikle sınır ötesi çalışmalarımızda, sınırın geçilmesi konusunda bize sağladıkları kolaylıklardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. BM Güvenlik Konseyi kararına göre biz Suriye'de yaklaşık 3 milyon insanın hayatını kurtaracak yardımı Türkiye üzerinden ulaştırabiliyoruz. Başka yerlerden erişimimiz çok mümkün değildi. Bunu da özellikle altını çizmek istiyorum." ifadelerini kullandı.

Moumtzis, AB bütçesinden ne kadar para geleceğine ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

"Bu konferansta iki proje var. Biri Suriye içini hedefleyen 3 milyar dolar burası için düşünüldü. İkincisi ise 3RP dediğimiz, bölgesel, mülteci ve dayanıklılık planı kapsamında Suriye'nin komşusu ülkeleri hedefleyen projeler. Özellikle, Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır’ı kastediyoruz. Burası için ayrılacak paranın büyük bir bölümü Türkiye, Lübnan ve Ürdün’e gidecek. Yaklaşık 9 milyar dolarlık bir taahhütten bahsediyoruz. Ama şu an ne kadarı nereye harcanacak bununla ilgili net bir dağılım belirlenmiş değil. Ayrıca yıl içerisinde buna ek bir kaynak daha bulmak ve daha fazla paranın gelmesi mümkün."