BOLU – İnşaat kazısında tarihi eser kalıntıları bulundu

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Temel kazı alanında ortaya çıkan tarihi eserler Bolu'da inşaat kazısında tarihi eser kalıntıları bulundu
BOLU (AA) – Bolu'da inşaat alanındaki temel kazma çalışmaları sırasında tarihi eser kalıntılarına rastlandı.
Alınan bilgiye göre, bir inşaat firması tarafından Karamanlı Mahallesi Stadyum Caddesi'nde, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü binası karşısında bulunan inşaat alanında temel kazma çalışması yapıldı.
Çalışma sırasında tarihi eser kalıntılarına ulaşılması üzerine faaliyetleri durduran firma yetkilileri, durumu Bolu Müze Müdürlüğü yetkililerine bildirdi.
Müze yetkilileri, inşaat çalışmasını durdurarak bölgede geniş çaplı kazı çalışması başlattı. Bölgedeki çalışmaların ardından lahit olduğu değerlendirilen çok sayıda yapı ile geniş duvarlar tespit edildi.
Tarihi eser kalıntılarının hangi döneme ait olduğu, kazı alanından alınan numunelerin Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri tarafından incelenmesinin ardından belirlenecek.
Öte yandan, Bolu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kazı alanında bariyerlerle önlem aldı.
Bolu'da önceki yıllarda da inşaat alanlarından Roma dönemine ait lahitler ile tarihi yapılar çıkmıştı.

Müzeler şehrine gelecek yıl bir düzine müze daha kazandırılacak – EDİRNE

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Gökhan Yazgı ve Edirne Valisi Ekrem Canalp'in incelemeleri ve açıklamaları Müzeler şehri Edirne'ye gelecek yıl bir düzine müze daha kazandırılacak

EDİRNE (AA) – Kent merkezinde 9 müzenin bulunduğu Edirne'de gelecek yıl 12 müze daha faaliyete geçecek.

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Gökhan Yazgı, Edirne Valiliğini ziyaret etti. Valilikte Yazgı'ya kentte yürütülen müze faaliyetleriyle ilgili bir sunum yapıldı.

Sunumun ardından Vali Canalp ve Yazgı, “Fatih Sultan Mehmet Müzesi” olarak düzenlenmeye başlayan Saatli Medrese'yi gezdi.

Canalp ve Yazgı, Peykler Medresesi, Edirne Devlet Konuk Evi, Necmi İğe Evi, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı'nı da inceledi.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk bu alanlardaki çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Vali Canalp, ziyaretlerinde ardından AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Edirne'de yürütülen müze faaliyetleriyle ilgili Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Yazgı ile değerlendirme yaptıklarını söyleyerek, “Önümüzdeki yıl beraberce çaba ve gayretlerle Edirne'de 12 müzeyi faaliyete geçireceğiz.” diye konuştu.

Yazgı da Bakan Ersoy'un talimatıyla Edirne'ye geldiğini belirtti.

Vali Canalp'in kentin turizm alanında hak ettiği yere kavuşması için çaba harcadığını dile getiren Yazgı, “Elimizden geldiğince Sayın Valimizle birlikte güzel Edirnemize, kültür merkezi halindeki bu güzel şehre daha neler yapılabileceğini beraber imkanlar nispetinde yapılacakları belirledik.” dedi.

Ziyaretlerde, Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren, Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Yusuf Şamiloğlu da yer aldı.

Bahçesinde sergilediği yüzlerce bonsai ile müze kurmayı hedefliyor – YALOVA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Bonsai bahçesinden drone görüntüleri
– Hasan Şimşek ile röportaj
– Bonsailerden görüntüler Bahçesinde sergilediği yüzlerce bonsai ile müze kurmayı hedefliyor
– Uzak Doğu'dan dünyaya yayılan geleneksel sanatlardan bonsai ile 20 yıldır uğraşan Hasan Şimşek, yaklaşık 300 koleksiyonluk eseri Yalova'daki bahçesinde sergiliyor
– Şimşek:
– “Avrupa ve Amerika'nın da bütün büyük şehirlerinde bu sanat var. Bu sanatın eğitimleri var bu müzelerde. Biz de o müzelerin bir benzerini oluşturmayı arzu ediyoruz”
YALOVA (AA) – ERHAN ERDOĞAN – Yalova'da, “özel tekniklerle ağaçların saksılar içinde budanarak ve bodurlaştırılarak büyütülmesi sanatı” olan bonsaiyi hobi edinen Hasan Şimşek, bahçesinde koleksiyon oluşturdu.

“Karateci Çocuk” (Karate Kid) filmindeki bonsailerden esinlenerek uğraşına 20 yıl önce başlayan 51 yaşındaki Şimşek, merkeze bağlı Esadiye köyündeki bahçesinde yaklaşık 300 eserini sergiliyor.

Şimşek, AA muhabirine, bonsainin Türkçe anlamının “tabaktaki ağaç” olduğunu ve Uzak Doğu kökenli sanatın 2 bin yıllık bir geçmişinin bulunduğunu söyledi.

Karate filmlerinin özellikle 1980'li ve 1990'lı yıllarda revaçta olduğunu hatırlatan Şimşek, “Karate Kid filminde bonsaiye yer verilmişti. Bizim yaş grubumuzdaki herkes oradan bunu öğrendi ama eksik olan bir bilgi, bonsainin bitki türü olarak algılanmasıydı. İnternetin yaygınlaşması ile odunsu her bitkiden, dolayısı ile Türkiye'de bulunan bitkilerden de yapılabileceğini öğrendiğimizde biz de sanata başlamış olduk.” dedi.

– Hayrettin Karaca'nın yetiştirdiği bonsailer de var

Şimşek, koleksiyonunda, TEMA Vakfının kurucusu merhum Hayrettin Karaca'nın sağlığında ilgilendiği çok sayıda bonsainin de bulunduğunu anlattı.

Karaca'dan alınan bonsailerin kendileri için çok önemli olduğunu dile getiren Şimşek, şöyle devam etti:

“Bonsai nesilden nesile devredilen bir sanattır. Kendisi yaşamını yitirmiş olsa da geride bıraktığı ağaçlar hala bizim elimizde hem yaşamını sürdürmekte hem gelişimlerini devam ettirmektedir. Koleksiyonluk değerde yaklaşık 300 bonsaimiz var. Bunlarla Türkiye'nin ilk bonsai müzesini açmak istiyoruz. Türkiye'de bu genişlikte bildiğimiz kadarıyla yok. Avrupa ve Amerika'nın da bütün büyük şehirlerinde bu sanat var. Bu sanatın eğitimleri var bu müzelerde. Biz de o müzelerin bir benzerini oluşturmayı arzu ediyoruz. Elimizdeki materyaller fazlasıyla yeterli. Sadece ağaçları bir mekana koyup sergilemek değil, insanlara bunu anlatmak, eğitimini vermek, onların da yapmasını sağlamak istiyoruz. Dolayısıyla ağaca ve ağaç türlerine, özelliklerine karşı da farkındalık uyandırmayı, geliştirmeyi amaçlıyoruz.”

Hasan Şimşek, bonsailere net bir fiyat verilemediğini aktardı.

Ağaçtan yapılsa da bir sanat eseri olduğunu ifade eden Şimşek, “Dolayısıyla kesin bir fiyat, değer tespit etmek oldukça güçtür.” diye konuştu.

Osmanlı'da “insana verilen değerin” anlatıldığı müze ilgi görüyor – EDİRNE

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi'nden detaylar.
– Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ile röportaj – Osmanlı darüşşifasının sunum ve modellemelerle anlatıldığı II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, yurt içi ve dışından ziyaretçilerin ilgisini çekiyor
– Dönemin tedavi yöntemleri ve tıbbiye eğitiminin bal mumu heykellerle canlandırıldığı müzede, su ve musiki sesi, kokulandırmayla da dönemin havası yaşatılıyor
– Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu:
– “Sadece kendi milletimiz, medeniyetlerimizin mensupları değil, Meksika'dan, Kanada'dan, dünyanın dört bir yanından insanlar, UNESCO listesinde olan bu önemli değeri görebilmek için akın akın geliyor. Geçen yıl 300 bine yakın kişi gelmişti, her geçen gün insanları kendisine daha fazla çekmeye devam edecek”
EDİRNE (AA) – Osmanlı darüşşifasının sunum ve modellemelerle anlatıldığı II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, yurt içi ve dışından gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.

Osmanlı'nın akıl hastalarını su ve müzik sesi, koku ve uğraşla tedavi ettiği devrin akıl hastanesi, dönemin şefkat ve merhametini müze olarak bugüne taşıyor.

Hastane ve tıbbiye olarak iki bölümden oluşan komplekste, devrin tıp eğitimi ve tedavi yöntemlerine tanıklık ediliyor. Dönemin tedavi yöntemleri ile tıbbiye eğitiminin bal mumu heykellerle anlatıldığı müzede, su ve musiki sesi, kokulandırmayla da dönemin havası yaşatılıyor.

– “Büyük bir medeniyetin temsilcileriyiz”
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müzeyi ziyaret edenlerin tarihlerini, medeniyetlerini, özlerini bulduklarını söyledi.

Müzenin, Avrupa'nın akıl hastalarını öldürdüğü, zincire vurduğu yıllarda Osmanlı medeniyetin insana verdiği değerin önemli bir kanıtı olduğunu ifade eden Tabakoğlu, şunları kaydetti:

“Yıl 1488 yani Avrupa'nın zorluk içinde olduğu, 'İnsanların içine şeytan girdi.' diye yakıldığı ve ciddi bulaşıcı hastalıkların olduğu bir dönem. Ama Osmanlı'ya baktığımızda bu gibi hastalar su sesiyle, müzik sesiyle, aroma terapiyle, en ileri bitkisel tedavilerle, ileri cerrahi tekniklerle tedavi ediliyor.

İnsanlar her yerden geliyor, milletine, ne olduğuna bakılmadan burada ücretsiz tedavi alıyor. İyileştikten sonra 3 gün yine istirahatte bulunup, evlerine gönderiliyorlar. Osmanlı'nın insana değer veren anlayışını görüyorsunuz.”

– Orijinal kayıtlar ışığında dizayn edildi

Müzenin tamamen dönemindeki tedavi ve sosyal hayatı anlatır tarzda yapıldığını vurgulayan Tabakoğlu, “Ziyaretçilerimiz müzeye girdiğinde adeta 15. yüzyıla dönüyor. Görüyorlar, kulaklarında o zamanın melodileri dolaşıyor, güzel koku alıyorlar, Osmanlı'nın şifalı şerbetlerinden tadıyorlar. Beş duyuyu kullanınca buranın unutulması mümkün olmuyor.” dedi.

Hem UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde yer alması hem de birçok müzecilik ödülünün sahibi olmasının müzenin değerini de ortaya koyduğunu belirten Tabakoğlu, şöyle devam etti:

“Sadece kendi milletimiz, medeniyetlerimizin mensupları değil, Meksika’dan, Kanada’dan, dünyanın dört bir yanından insanlar, UNESCO listesinde olan bu önemli değeri görebilmek için, bu insanlık değerini görebilmek için akın akın geliyor. Geçen yıl 300 bine yakın kişi gelmişti, her geçen gün insanları kendisine daha fazla çekmeye devam edecek.

Her geçen yıl buranın uluslararası ziyaretçisi artıyor. İnşallah yeni müzelerimiz de imaret müzemiz de güzel misafirlerimizle açılacak, daha da önemli bir nokta olacak, giderek büyüyecek inşallah.”

– Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi

Sultan II. Bayezid'in Akkirman seferine çıkarken 1484'te temelini attığı külliye, 1488'de tamamlandı.
Osmanlı döneminde tıbbiye, şifahane ve imarethane görevleri üstlenen külliyede, 1800'lü yıllardan sonra sadece akıl ve ruh sağlığına yönelik tedaviler gerçekleştirildi.
Osmanlı'nın son dönemlerinde Balkan Savaşları'ndan sonra faaliyeti sonlanan ve zarar gören Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, 1978'de Trakya Üniversitesinin yapıyı bünyesine almasıyla 1986'da restorasyon süreciyle ayağa kaldırıldı.

Müze, 2004'te Avrupa Konseyi Avrupa Müze Ödülü'nü kazandı. 2005'te ise Hırvatistan'ın Dubrovnik kentindeki “Dünya Ödüllü Müzeler Buluşması'”nda en iyi ikinci sunum, 2008'de ise Almanya'nın Köln kentinde en iyi sunum ödülünü aldı.

Rusya'da 100 ton araba hurdasından üretilen eserlerin yer aldığı müze – MOSKOVA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Müzedeki eserlerden görüntüler
– Makinelerin Yükselişi Müzesi Müdürü Anastasiya Guşçina ile röportaj
MOSKOVA (AA) – Rusya'nın başkenti Moskova'da yaklaşık 100 ton araba hurdasından oluşan eserlerin yer aldığı “Makinelerin Yükselişi Müzesi” açıldı.

Moskova'nın Kırmızı Ekim (Krasnıy Oktyabr) binasındaki müze açılışına çok sayıda davetli katıldı.

Yaklaşık 100 ton araba hurdasından üretilen eserler, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Müzede, “Terminatör”, “Transformers”, “Çılgın Max” gibi Hollywood'un ünlü filmlerinden 150 karakter de yer alıyor.

Makinelerin Yükselişi Müzesi Müdürü Anastasiya Guşçina, Rusya'nın diğer kentilerinde benzer müzelere sahip olduklarını belirterek, “Ziyaretçilerin yeni şeyler keşfedeceğinden eminim. Eserlerin sayısı yükseldi.” dedi.

Guşçina, müzede çeşitli etkinliklerin de düzenleneceğini aktardı.

Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu şehre adını taşıyan müze yapılacak – EDİRNE

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Saatli Medreseden drone çekimi detaylar
– Vali Ekrem Canalp ile röportaj
– Doç. Dr. Mustafa Göleç ve Prof. Dr. Mehmet Fatih Andı'nın konuşmaları
Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu şehre adını taşıyan müze yapılacak
– Edirne Valisi Canalp:
– “Fatih Sultan Mehmet Edirnelidir. Dolayısıyla da Türkiye'de Fatih Müzesi kurulacaksa bunun adresinin de Edirne olması normaldir, doğaldır, olağandır, gereklidir ve gerekliliktir”
EDİRNE (AA) – Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu kent Edirne'de, eğitim gördüğü medresede kurulması planlanan müze ile ilgili çalışmalar kapsamında, arama konferansı düzenlendi.

Edirne Saatli Medrese'nin “Fatih Sultan Mehmet Müzesi” olarak düzenlenmesi projesi kapsamında, kentteki bir tesiste düzenlenen “Fatih ve dönemi” adlı arama konferansına katılan Vali Ekrem Canalp, kentte gelecek yıl 9 müzenin faaliyete geçeceğini bunlardan birinin de Fatih Sultan Müzesi olacağını söyledi.

Fatih'in iyi bir komutan, karizmatik bir lider şahsiyet, şair, tarih meraklısı, 6 dil bilen bir bilim adamı olduğunu vurgulayan Canalp, derinliği olan bir şahsiyetin dönemini canlandıracak olmanın gururunu yaşamanın yanında aynı zamanda zorluğunu da bildiklerinin altını çizdi.

– “Edirne: İstanbul'u fetheden kent…”

Edirne'nin İstanbul'u fetheden kent olduğunu ve Edirne'nin Fatih'in kenti olduğunu belirten Canalp, “Fatih Sultan Mehmet Edirneli'dir. Dolayısıyla Türkiye'de Fatih Müzesi kurulacaksa bunun adresinin de Edirne olması normaldir, doğaldır, olağandır, gereklidir ve gerekliliktir” dedi.

Canalp; İstanbul, Fatih Sultan Mehmet ve Trakya üniversitelerinden alınacak destekle Fatih Sultan Mehmet Müzesi'nin Türkiye'deki en iddialı müzelerden biri olacağına işaret etti.

– Gelecek yıl bahar aylarında açılacak

Müzenin kurulmasında iş birliğine gidilen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin rektörü Prof. Dr. Mehmet Fatih Andı da büyük şahsiyetlerin, toplumun geleceğinin inşacısı olduğunu söyledi.

Modern çağın insanlarına görsel olarak sunulanın, diğer algı mekanizmalarını da pekiştirdiğinin bilindiğini ifade eden Andı, Edirne'ye kurulacak müzenin gelecek yılın bahar aylarında açılmasının planlandığını belirtti.

– “Edirne'nin parlak geçmişine saygı duruşu”

Fatih Sultan Mehmet Dönemi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mustafa Göleç ise Fatih Sultan Mehmet'in yaşadığı 49 senenin, Türk tarihinin yıldızı parlak dönemlerinden biri olduğunun altını çizdi.

Tarihi şahsiyetleri anıtlaştırmanın araçları olduğunu anlatan Göleç, müzelerin de bir hafıza mekanı olduğunu anlattı.

Tarihin müzede vücut bulduğunu dile getiren Göleç, “Birbirini görmemiş insanlar ortak bir geçmişi hatırlıyorlar, millet oluyorlar. Fatih Sultan Mehmet Edirne'de doğmuş, burada yetişmiş. Buradan fetihlere çıkmış. Burayı fetihlerinin harekat merkezi olarak kullanmış, burada eserler ve anıtlar, bina etmiş bir tarihi şahsiyettir. Edirne'de bir Fatih müzesinin kurulması, hem bir vefa borcu hem de Edirne'nin parlak geçmişine saygı duruşudur.” diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve düzenleme kurulunda bulunan akademisyenlerin de katıldığı konferans oturumlarla devam etti.

Arama konferansı yarınki oturumların ardından sona erecek.

Ödüllü “modern müze” normalleşme süreciyle ziyaretçilerin gözdesi oldu – ESKİŞEHİR

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Müzedeki eserlerden detaylar
– Müzeyi ziyaret edenlerden görüntüler
– Müzenin İletişim Direktörü Bengü Kırkız Ergüven'in röportajı
– Ziyaretçilerden Zekine Kırmızı ve Rusya'dan gelen misafiri ile röportaj Ödüllü “modern müze” normalleşme süreciyle ziyaretçilerin gözdesi oldu
– Eskişehir'in tarihi evleri arasında inşa edilerek Eylül 2019'da hizmete giren ve kontrollü sosyal hayat sürecinde 1 Temmuz'da kapılarını yeniden açan Odunpazarı Modern Müze, 2 ayda 10 bin 629 ziyaretçi ağırladı
– Müzenin İletişim Direktörü Bengü Kırkız Ergüven:
– “İnsanlarda pandemi sürecinin ardından yaşanan normalleşmeyle güvenli ve rahatlıkla gezebilecekleri mekanlara karşı ilgi başladı. Odunpazarı Modern Müze'de bunun yansımalarını görüyoruz”
ESKİŞEHİR (AA) – DENİZ AÇIK – Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde, tarihi evlerin arasında inşa edilen Odunpazarı Modern Müze, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle kapattığı kapılarını, 1 Temmuz'da yeniden açmasının ardından 10 bin 629 ziyaretçi ağırladı.

Osmanlı kubbe mimarisi, geleneksel Japon mimarisi ile Odunpazarı sivil mimarisinden esinlenerek ünlü Japon mimarlık ofisi Kengo Kuma and Associates (KKA) tarafından tasarlanan müze, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 7 Eylül 2019'da ziyarete açmasından bu yana sanatseverlerden ve kentin ziyaretçilerinden ilgi görüyor.

Polimeks Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve koleksiyoner Erol Tabanca'nın kurucusu olduğu, 4 bin 500 metrekarelik çağdaş sanat alanına sahip müze, ahşap yapı sistemi ve etkileyici mimarisiyle tarihi Odunpazarı bölgesine canlılık getirdi.

Müze ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığınca Türkiye'nin kültür mirasına ve sanat dünyasına özgün eser, uygulama, yorum veya bilimsel araştırmalarıyla katkı sunanlara minnet ve teşekkür ifadesi olarak 1979'dan itibaren verilen ödüller kapsamında, 2019 Özel Ödülü'ne layık görüldü.

Hizmet vermeye başladığı günden Kovid-19 ile mücadele tedbirleri kapsamında ziyarete kapatıldığı 16 Mart'a kadar 150 binden fazla kişiyi ağırlayan Odunpazarı Modern Müze, bir araya getirdiği dijital içerikleriyle de sanatseverlerin ilgisini çekiyor.

Kontrollü sosyal hayat süreciyle 1 Temmuz'da yeniden kapılarını açan müze, şu ana kadar 10 bin 629 sanatsever tarafından ziyaret edildi. Salgın tedbirleri kapsamında sosyal mesafenin korunabilmesi için bir defada en fazla 80 ziyaretçi kabul edilen müzenin havalandırma sisteminde, yüzde 100 taze hava kullanıyor.

Ziyaretçilerin birbiriyle karşılaşmaması ya da yakınlaşmaması amacıyla gezinti rotası oluşturulan müzede, hemen hemen her noktada dezenfektan bulunuyor.

– Personel ve ziyaretçilerin sağlığı için alınan önlemler

Müzenin İletişim Direktörü Bengü Kırkız Ergüven, AA muhabirine yaptığı açıklamada, salgın nedeniyle hem personel hem de ziyaretçi sağlığı için önlemler aldıklarını söyledi.

Ergüven, “Sosyal mesafenin korunabilmesi için müzeye bir defada aldığımız ziyaretçi sayısını 4'te 1 kısıtladık. Aynı anda müze içinde en fazla 80 ziyaretçi bulunabiliyor. Ziyaret boyunca maske takmayı zorunlu kılıyoruz. Havalandırma sistemimizde yüzde 100 taze hava kullanıyoruz.” dedi.

Ziyaretçilerin birbiriyle karşılaşmaması ya da yakınlaşmaması amacıyla rota oluşturduklarını dile getiren Ergüven, “Müzenin hemen hemen her noktasında dezenfektanlar bulunuyor. 1 Temmuz'dan itibaren 10 bin 629 kişi Odunpazarı Modern Müze'yi ziyaret etti. İnsanlarda pandemi sürecinin ardından yaşanan normalleşmeyle güvenli ve rahatlıkla gezebilecekleri mekanlara karşı ilgi başladı. Odunpazarı Modern Müze'de bunun yansımalarını görüyoruz.” diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen 2019 Özel Ödülü'nün önemine vurgu yapan Ergüven, bundan büyük onur duyduklarını anlattı.

Bengü Kırkız Ergüven, “Yakın zamanda İngiltere'de düzenlenen Museum and Heritage Awards'ın kısa listesine kalan 5 müzeden biriyiz. Eylül ayında sonuçlar açıklanacak. Güzel bir haber alacağımıza eminiz. Logo tasarımı alanında ödül aldık. Hem yerel de hem de ülke çapında çeşitli ödüllere layık görüldük.” ifadelerini kullandı.

Müzede “Vuslat” başlıklı serginin sanatseverlerle buluşmaya devam ettiği bilgisini veren Ergüven, ekim ayında yeni bir serginin açılışını gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.

Ziyaretçilerden Zekine Kırmızı da daha önce ailesiyle ziyaret ettiği müzeyi, Rusya'dan gelen misafirleriyle tekrar gezdiklerini ifade etti.