Nureddin Nebati

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nebati: “Türkiye'de iyimser bir tablo var”

KIRIKKALE (AA) – Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki kabinenin yapmış olduğu çalışmalar ile Hazine ve Maliye Bakanlığının aldığı tedbirler sayesinde bugün Türkiye'de çok önemli iyimser bir tablo oluştuğunu ve insanların geleceğe umutla baktığını söyledi.

Nebati, beraberinde Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Genel Müdürü Yasin Akdere, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürü (DMO) Mücahit Özdemir, Kırıkkale Valisi Yunus Sezer, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı ve AK Parti İl Başkanı Nuh Dağdelen ile Halk Eğitim Merkezi Cerrahi Maske Üretim Atölyesini ziyaret etti.

Nebati, ziyaretin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, atölyede günlük maske üretim kapasitesinin 3 milyona çıkarılacağını, bunun da Sağlık Bakanlığının maske ihtiyacının tamamının karşılanması anlamına geldiğini dile getirdi.

Burada CE ve TSE standartlarına uygun üretim yapıldığını aktaran Nebati, şöyle konuştu:

"Valimizin de teşvikleriyle burada konuşlandık. MKEK makinelerin üretimi konusunda çok önemli bir adım attı ve tamamen yerli makine üretti. Yerli makinelerin üretimi konusunda hızlı bir şekilde aksiyon aldı. Şu anda MKEK'in sadece burada ürettiği makinelerin sayısı 20. Günlük makine üretim kapasitesi de bildiğim kadarıyla 5'i geçmiş durumda. Türkiye'de maske ihtiyacının karşılanmasını sağlayacak makinelerin üretimiyle beraber sadece Türkiye'nin ihtiyacı değil, aynı zamanda yakın coğrafyamızın da maske ihtiyacını karşılamış olacağız."

Nebati, Kırıkkale'nin savunma sanayi için önemli bir merkez olduğuna dikkati çekerek, aynı zamanda kadınların Kurtuluş Savaşı'nda nasıl görev aldıklarını atölyedeki fotoğrafta gördüklerini ifade etti.

Kırıkkale'nin sağlık alanında da adeta bir merkez olma konusunda önemli bir ayrıcalık edinmiş olduğunu söyleyen Nebati, şöyle devam etti:

"Ülkemiz solunum cihazına ihtiyaç olduğu zaman, kısa bir süre içerisinde cihazını yapabiliyor. MR cihazı yapmak istediği zaman onu yapıyor. İHA ve SİHA'larımız zaten dünyada bir örnek teşkil ediyor. Maske konusunda da ortaya çıkabilecek sorunların giderilmesi konusunda da MKEK, aynı zamanda asli görevine de kavuşarak bu makinelerin hızlı bir şekilde üretimini sağladı. Gördüğüm kadarıyla sadece bu makine değil, aynı zamanda tekstilde ihtiyaç olan ve ithal edilen makinelerin büyük bir kısmını da üretime hazır durumda. Sadece savunma sanayinde değil, sanayideki bütün paydaşlarını da yanına alarak ciddi bir şekilde üretim hacmini genişletiyor."

– "İnsanlar geleceğe umutla bakıyorlar"

Nebati, "Türkiye, 21. yüzyılda sadece savunma sanayinde elde ettiği başarılarla değil, aynı zamanda sağlık başta olmak üzere her alanda kendisini kanıtlamış durumda. Sayın Cumhurbaşkanınızın başkanlığındaki kabinenin yapmış olduğu çalışmalar ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın almış olduğu tedbirlerle beraber bugün Türkiye'de çok önemli iyimser bir tablo var. İnsanlar geleceğe umutla bakıyorlar." diye konuştu.

Bir gazetecenin "gündeminizde yeni bir vergi yapılandırması var mı?" sorusu üzerine Nebati, şunları kaydetti:

"Şu anda biz, piyasanın geliştirilmesi ve rahatlaması için sürekli paketler açıklıyoruz… Bu hafta da gerek konutta, gerek otomotivde gerekse diğer alanlarda olsun paketler açıkladık. Bugün alınmış olan tedbirlerle esnafımız, işverenimiz, çalışanımız rahatlatıldı. Buradaki amaç, ülke içerisinde çalışan herkesin rahatlamasını sağlamaya yönelik olmalıydı ve yapıldı. Bugün Türkiye'nin dünyada farklı bir noktaya gelmesinin temel sebeplerinden bir tanesi aldığımız bu kararlar. Şu anda ne alırız değil, hepimiz ne verebiliriz durumunda yaşayan bir toplumuz, yöneticiler grubuyuz."

ASKON Kültepe Ekonomi Zirvesi

KAYSERİ (AA) – Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati ile Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, Kayseri'de düzenlenen ASKON Kültepe Ekonomi Zirvesi'ne katıldı.

Nebati, kentteki bir otelde düzenlenen zirvede, Türkiye'nin son yıllarda önemli işlere imza attığını söyledi.

2013'deki havayı 6 yılda bozmaya çalışanların aralarına bir virüs sokmak istediğini belirten Nebati, şunları söyledi:

"Bu virüs koronavirüsü değil. Bu virüs, kendini beğenmeme, gurur duymama virüsü. Bu virüsün üstesinden gelmek zorundayız. Bu ülke övünülecek bir ülke. Ben İstanbul'dan gurur duyuyorum, Kayseri'den övünüyorum, Kastamonu'yu seviyorum. Kayseri'yi Kars'la karşılaştırmıyorum, Kars'taki güzelliği görüyorum. Edirne'deki farklılığı, Akdeniz'deki o ılıman iklimi, Karadeniz'deki coşkuyu, hepsiyle gurur duyuyorum. 3. köprüden de gurur duyuyorum, Marmaray'dan da, Atak'lardan da, gemilerden de, savunma sanayideki yüzde 70'lik yerlilik oranıyla da gurur duyuyorum. Ben SİHA ve İHA'ları uçuranlara sebep olanlardan da gurur duyuyorum, ekonomiyi bu noktaya getirenlerle de gurur duyuyorum."

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan da gurur duyduğunu vurgulayan Nebati, "Rakamlar doğruyu söyler. Enflasyonun ne hale geldiğini, faiz oranlarının nereye düştüğünü, bunları söyler ama bunlara ruh verecek olan bizleriz. Bu ruhla biz yürümeliyiz. 21. yüzyıl, Türkiye'nin yüzyılı. Bu gidişi bu koşuşturmayı Allah'ın izniyle durduracak hiçbir güç yok. Biz bu gücümüzle Doğu Akdeniz'deyiz, gemilerimiz orada, sondaj gemilerimiz orada. Biz bu gücümüzle İHA'larla SİHA'larla başkalarının parmak ısırdığı savunma teknolojileriyle İdlib'deki masumların sesiyiz. Türkiye'nin güvenliğini sağlayacak güce sahibiz."

ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın da ülkenin tüm dünyaya tarihte görülmedik dersler verdiğini söyledi.

Dün ecdat nasıl kucağını dünyanın çeşitli milletlerine açtıysa bugün de gerek yurt içinde 4 milyon ve İdlib’de 3 milyon sığınmacıya kucak açtıklarını belirten Aydın, şöyle konuştu:

"Dile kolay, insanlık adına Türkiye 41 milyar doları harcamaktan çekinmemiştir. Bizde durum böyleyken bugün medeniyetin beşiği diye tanımlanan Avrupa’nın göçmenlere karşı sınırlarında yapmış oldukları insanlık dışı muameleleri ve zorbalıkları nereye koyacağız? Şimdi sormak lazım, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni ayaklar altına alan bu zihniyet mi medeniyeti temsil ediyor yoksa zulüm, açlık ve ölümden kaçan 7 milyon sığınmacıya kucak açan ülkemiz mi medeniyetin beşiği sözünü hak ediyor?"

Bu süreçlerde maskelerin düştüğünü ve gerçek yüzlerin görüldüğünü kaydeden Aydın, bedeli ne olursa olsun doğru yolda yürüdüklerini dile getirdi.

Tüm gelişmelere anında refleks veren, güçlü iradeye sahip Cumhurbaskanı, iktidar, cesur yüreklerden meydana gelen Mehmetçik ve sağduyulu bir milletleri olduğunu vurgulayan Aydın, "Allah yolumuzu açık, istikametimizi doğru eylesin." dedi.

Bugün tüm dünyanın Türkiye'nin, hayranlıkla İHA, SİHA ve yerli otomobillerindeki yüksek teknolojisini konuştuğuna işaret eden Aydın, "Sayın Bakanımızın bakanlığı döneminde birçok yeniliği yaşıyoruz. Bakanlığımızın bir sloganı var, 'Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi.' Bu slogan çok yerinde ve aslında bakanlığın hedeflerini de özetleyen bir slogan. Yine kendileri döneminde 'Uçtan Uca Yerlileştirme Programı' ile Türkiye’yi yüksek teknoloji üreten lige terfi ettirecek çalışmaları iş dünyası olarak büyük bir heyecanla takip ediyor ve bu konuda atılacak her türlü adımın destekçisi olacağımızı ifade etmek istiyorum." diye konuştu.

“Kazanımlarımız önümüzü kesmeye yeltenenlerin korkulu rüyası olacak”

KASTAMONU (AA) – Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, "Önümüzdeki dört yılı iyi değerlendirirsek elde edeceğimiz kazanımlar bu ülkenin önünü kesmeye yeltenenlerin korkulu rüyası olacaktır." dedi.

Nebati, Ilgaz Dağı'ndaki bir otelde düzenlenen MÜSİAD Vizyoner Anadolu Buluşmaları 102. Genel İdare Kurulu Toplantısı kapsamında düzenlenen yemekte yaptığı konuşmada, toplantıyı çok önemsediğini söyledi.

Türkiye'nin turizm açısından önemli yol katettiğini belirten Nebati, "2002 yılında 80 milyon gecelemeli turist varken, geçen yıl bu rakam 190 milyon geceleme olmuş. Hedefler milyar dolarları aşmış. 2023 hedefimiz de 70 milyon turist, 70 milyar dolar gelir seviyesi olarak ortaya konmuştur. Bugün kişi başına turist harcaması 647 dolar ama yeterli değil. Kişi başına harcamanın artırıldığı, kalış süresinin çoğaldığı bir süreci bizim gerçekleştirmemiz lazım." diye konuştu.

Türkiye'nin Uzak Doğu ile ilgili hedefleri olduğunu ifade eden Nebati, "Japonya, Çin ve Kore gibi ülkelerden turistler Türkiye’ye çekilmeye çalışılıyor. 2023 yılında kişi başı harcanacak bin dolarla Türkiye'nin hem dış ticaret açığının kapanması, hem de cari fazlalığın artmasına katkı sağlayacaktır. Hem de uluslararası ilişkilerde Türkiye'nin gücüne güç katacak." dedi.

Turizmde ülkelerin çeşidini artırmak gerektiğini vurgulayan Nebati, "Gelir seviyesi fazla olan ülkelerin turistlerini ağırlamak lazım. Bizden daha şanslı bir ülke yok. Afyon'da termal, Doğu ve Güneydoğu'da gastronomi, başka bir yerde inanç yada sağlık turizminden söz edebiliyoruz." dedi.

Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğunu anlatan Nebati, şöyle devam etti:

"Coğrafya bir kaderse Türkiye'nin kaderi çok yönlü ve derin sorunları olan bir coğrafya demek. Çok yönlü bir coğrafyada yaşıyorsanız geleceğe ilişkin farklılıklarınız ve avantajlarınız vardır. Bu sorunların içinde boğulmak mı yoksa bu avantajları ortaya çıkarmak mı? AK Parti iktidarı bu derin çatışma döneminin yaşandığı bu coğrafyada derin güzellikleri ortaya çıkardı. Kendisine, devletine, milletine özgüven kazandırdı. Gelin 17 yılın sonucu artık tartışmayalım, gelin 17 yılın sonunda önümüzdeki 4-4,5 yılık süreci bizim için verilmiş Allah'ın bir lütfu olarak görelim. Kendimizi işimize aşımıza odaklayalım."

Türkiye'nin dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğunu aktaran Nebati, şunları söyledi:

“Türkiye, satın alma paritesinde 13. İnşallah yıl sonu da 12. büyük ekonomi olacak. 2023'te kendi özgüveni yükselmiş, geçmişi ile bağını koparmayan 2053 hedefine kilitlenmiş, yolunu açmış olacak. 2071 yılında da Türkiye 21. yüzyılın en güçlü ülkesi konumunda olacaktır. Önümüzdeki dört yılı iyi değerlendirirsek elde edeceğimiz kazanımlar bu ülkenin önünü kesmeye yeltenenlerin korkulu rüyası olacaktır. Biz güçlendikçe, biz büyüdükçe, biz krizlerin üstesinden gelme becerisini ortaya koydukça bundan sonraki sorunlar çok daha ufak, küçük ve bizim vaktimizi alacak sorunlar olmayacaktır."

– “Ülkemizin turizm potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyamıyoruz”

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan ise bölgesel kalkınmaya katkı sunmak amacıyla bu toplantıyı düzenlediklerini söyledi.

Ülke düzeyinde ekonomik ve toplumsal kalkınmanın bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesiyle en aza indirileceğini dile getiren Kaan, "Gelişmiş ve kendi kendine yetmenin ötesinde ülke ekonomisine yapılan katkıda yarışan şehirler, kendi toprağının insanını da bağrına basacak ve özellikle iç göç olgusunu büyük ölçüde gündemden çıkaracaktır. Vizyoner Anadolu Buluşmaları toplantılarımızın Kastamonu ayağını, bu sorumlulukla, 'Yeni Turizm Kaynaklarıyla Şehir Ekonomilerinin Geliştirilmesi' olarak belirledik." dedi.

Turizm verileri hakkında bilgiler veren Kaan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"2017 yılı verilerine göre ülkelere göre turizm gelirinde Türkiye, 22,5 milyar dolarla 14. ve Avrupa'da 6. sırada yer alırken, aynı yıl toplam turist sayısında 37,6 milyonla dünya genelinde 8. Avrupa’da 5. sırada yer aldı. Turizm gelirimiz, 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,3 artarak, 29 milyar 512 milyon 926 bin dolar oldu. 2019 yılında da gelişim sürerken ilk çeyrekte turizm geliri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,6 arttı. Dünyada önemli turizm bölgelerinden biri olarak görülen Türkiye’nin turizmde gösterdiği performansa ve gelişimine baktığımızda memnuniyet verici bir tablo çıkıyor karşımıza. Fakat diğer yandan, dünyadaki rakiplerimiz karşısında büyük avantajları elimizde bulunduruyorken, bunları yeterince kullanamadığımızı da görüyoruz. Dolayısıyla ülkemizin gerçekte var olan turizm potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyamıyoruz."

Anadolu topraklarının termal, kültür, doğa, sağlık, gastronomi gibi birçok açıdan zenginliklerle dolu olduğuna işaret eden Kaan, "Turizmin muhatapları, yalnızca turistik tesis sahipleri ya da devletin bu alanla ilgili birimleri değildir. Turizm, bütüncül bir yaklaşımla ortaya çıkabilen ve varlığını sürdüren bir alandır." dedi.

Artık hedefin ekonomik istikrar, kalkınma ve sosyal refah olduğunu vurgulayan Kaan, "4,5 yıllık seçimsiz bir yönetim sürecinde kamusal dönüşümlerin tamamlanması, ekonomik reformların netleşmesi, istihdamın desteklenerek sosyal refah ortamının iyileştirilmesi ve ülkemizin yeniden büyüme trendini yakalaması ortak gayemiz olmalıdır. Bizler iş insanlarıyız, siyasetle doğrudan ilişki kuramaz ya da siyasi hamlelere dahil olamayız, olmamalıyız. Dolayısıyla seçimler ya da son dönemde ülke gündemimizde olan gelişmeler ve uluslararası siyasi hamlelere tanıklık ettiğimiz bu günler, bizleri yolumuzdan alıkoymamalı. Yolumuz, güçlü Türkiye yolu." diye konuştu.

Türkiye'nin hedefleri olduğuna dikkati çeken Kaan, şunları kaydetti:

“Türkiye artık, sadece lokal bir bölgede kalacak ve sınırlı düzeyde bir büyümeyle yetinecek bir ülke değildir. Hedefi, dünyada ilk 10 ekonomi arasında yer almak olan Türkiye'mizin bu amaca kararlı adımlarla yürümeye devam etmesi için, biz iş dünyası temsilcileri başta olmak üzere hepimizin artık elini taşın altına koyma zamanıdır. Bizim bütün çabamız, Türkiye'mizin gelecekteki yerini kendisi tayin eden, dünyada söz sahibi ülkeler arasında yer alması yönündedir."

Kastamonu Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu ise Kastamonu'nun zengin bir turizm potansiyeline sahip olduğunu, bunun tanıtımı için ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını aktardı.

Programa, Kastamonu Vali Vekili Ünal Kılıçarslan, İl Özel idaresi Genel Sekreteri Zafer Tahir Karahasan, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, İl Genel Meclisi Başkanı Güray Parçal, MÜSİAD Kastamonu Başkanı Mustafa Şensoy ile iş insanları katıldı.

“Türkiye kutlu yürüyüşüne kaldığı yerden devam edecek”

KASTAMONU (AA) – Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, "Türkiye, bir es vererek kutlu yürüyüşüne kaldığı yerden devam edecek. 2018 çok sıkıntılıydı. Önümüzdeki süreç ülkemizin başladığı bu büyük yürüyüşün koşar adımlarla sürdüğü hareketli bir dönem olacaktır." dedi.

Nebati, Ilgaz Dağı'ndaki bir otelde düzenlenen MÜSİAD Vizyoner Anadolu Buluşmaları 102. Genel İdare Kurulu Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 2002'den günümüze kadar ortaya konulan performansla önemli yol katettiğini belirtti.

Türkiye'nin 2002'de 3 bin 500 dolarlık seviyeden 10 bin doları, hatta 2013 mayısında 11 bin doları aşan seviyeye ulaşarak güvenini artırdığını belirten Nebati, "Türkiye, istikrar içinde yürüyüşünü sürdürdüğü, enflasyonu tek rakamlı hanelere düşürdüğü, faizin ondan daha düşük olduğu, yeni ekonomik hamlelerin yapıldığı dönemleri yaşadı. O dönemin zirvesinden bugüne kadar geçen 6 yıl zaman içinde maalesef Türkiye üzerine çok büyük operasyonlar yapıldı. Gerek siyasi, gerek yargı, gerek asker içerisinde birtakım çeteler ortaya konulan saldırılarla bunu yaptılar." diye konuştu.

Geçen yıldan beri ekonomik saldırılarla Türkiye'nin önünün kesilmeye çalışıldığını söyleyen Nebati, "Geçen yıldan beri ekonomik saldırılarla bizi dizginlemeye çalışanlar şunu çok iyi gördü. 10 Ağustos'tan 40 gün sonra ortaya koyduğumuz yeni ekonomik programlar önemliydi. Gerek geçen yıl sonu, gerek bu yıl ortaya koyduğumuz performansa baktığımızda Türkiye'nin bu krizlerle nasıl baş edebildiğimizi göstermesi açısından önemliydi." ifadesini kullandı.

Temmuz ayının önemli olduğunu aktaran Nebati, şöyle devam etti:

"Temmuz ayı adeta yeni başlangıç ayı gibi. Türkiye'nin tamamında farklı bir sabaha farklı bir uyanışa sebep oldu. Gerek uluslararası ilişkilerdeki Türkiye’nin S-400'lerle ilgili, gerek Doğu Akdeniz'deki kararlılığı, gerekse içeride ekonomik olarak atılan adımların ortaya koyduğu yol haritası bizi farklı bir haftaya ulaştırdı. Enflasyonda 3 puanlık bir düşüşü gördük. Cari açık son 15 yılın en düşük rakamına ulaştı. Haziran ayı cari fazlası verdiğimiz bir döneme girdiğimiz bir ay oldu. "

Piyasalarda kredi kullanım iştahının artmaya başladığını vurgulayan Nebati, "Kredi kullanım iştahının artması, güven endekslerinin güçlenmesi şunu gösteriyor. Türkiye, bir es vererek kutlu yürüyüşüne kaldığı yerden devam edecek. 2018 çok sıkıntılıydı. Önümüzdeki süreç ülkemizin başladığı bu büyük yürüyüşün koşar adımlarla sürdüğü hareketli bir dönem olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Turizm ve sanayide kararlı adımların atıldığı bir dönem yaşandığını vurgulayan Nebati, şunları kaydetti:

"Teşviklerin verildiği bir dönem. Bu süreç içinde cari açık, enflasyon, döviz üçgenindeki bu ilişkilerle beraber önümüzdeki yaz aylarında ve sonrasındaki sonbaharda ülkemiz, gelmesi gerekli noktaya gelecektir. Bu güven endeksi istikrarla, dengelenmeyle birlikte Allah'ın izniyle, gerek MÜSİAD üyeleri gerekse ülkenin diğer muhtelif yerlerinde bulunanlar, adımlarını daha sıkı şekilde atacaktır."

Seçimsiz bir döneme girildiğine dikkati çeken Nebati, "Önümüzdeki süreç dört yıllık bir şeçimsizlik dönemini kapsıyor. Dört yıl bu ülkede sadece işe odaklı bir dönemi yakalayacağız. Son altı yılda elde edemediğimiz aslında müthiş bir aralık var. Bu alanı iyi değerlendirebilirsek 2023 hedeflerini yakalamak konusunda her türlü imkanı ortaya koyan hükümetle büyük kazanımları elde etmiş olacağız." dedi.

– "Türkiye, bu dönemden de güçlenerek çıkacaktır"

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan ise MÜSİAD olarak birlikte büyümeye ve güçlenmeye inandıklarını söyledi.

MÜSİAD'ın memleketin refahını kendine dert edindiğini dile getiren Kaan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anadolu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında iş insanlarıyla bir araya gelerek, ortak hedeflerimiz için çalışıyoruz. MÜSİAD, bütüncül kalkınmayı sağlayabilmenin önemli koşullarından biri olan bölgesel kalkınmada kilit noktadadır. Bir yandan dünyanın her yerinde faaliyet alanlarımızı genişletiyor, diğer yandan ülkemizde güçlü bir ağ örerek her şehrimize ulaşıyoruz. Genelin yanında yerel sorunları da tespit ederek çözüm önerileri geliştiriyoruz. MÜSİAD, diğer sivil toplum kuruluşlarından farklı olarak bölgesel kalkınmaya büyük katkı sunuyor."

Kastamonu'daki toplantının ana konusunu "Yeni Turizm Kaynaklarıyla Şehir Ekonomilerinin Geliştirilmesi" olarak belirlediklerini aktaran Kaan, şu değerlendirmelere yer verdi:

"Her bölgemiz ve her şehrimiz, kendine has turizm potansiyelini içinde barındırıyor. Bizim artık bu potansiyeli açığa çıkarmak için önümüzde hiçbir engel bulunmuyor. Bir turizm atağı gerçekleştirmek için bir an önce planlı ama hızlı şekilde harekete geçmemiz lazım. Bunu en doğru biçimde, her şehrimizi kendi özellikleriyle değerlendirerek başarmamız mümkün. Turizmde çeşitlilik ve yenilik, önümüzdeki süreçte özellikle üzerinde durmamız gereken konulardan biri olmalı."

Kaan, son dönemde tüm dünyada süren siyasi hareketliliğe ve ekonomik anlamda zorlu bir döneme tanıklık ettiklerini anlatarak, şunları kaydetti:

"Bizler, dünyanın her noktasına adım atan iş insanları olarak bu süreci yakından takip ediyoruz. Dolayısıyla yaptığımız gözlemler ve edindiğimiz tecrübeler reel olmakla beraber günceldir. 2018'in tüm dünya için zorlu bir yıl olduğu tespitini ve geçtiğimiz ağustos ayında ülkemiz ekonomisine yönelik saldırıları göz önünde bulundurduğumuzda, 2019 yılının zorluklarla mücadele yılı olduğu gerçeğini görüyoruz. Türkiye, döviz kuru, faiz ve enflasyon üzerinden gerçekleşen saldırıların şokunda uzun süre kalmadan hızlıca uyguladığı doğru politikalarla bu süreci en az hasarla atlatmayı başardı. Ülkemiz, küresel ekonomi ve politika bağlamında zor bir yıl olması beklenen 2019 öncesinde, kendi siyasi ve ekonomik paradigma değişimini başlattı ve uygulamaya alınan Yeni Ekonomi Programı ile birlikte dengelenme sürecine girildi. Bugün, günden güne azalsa da birtakım sıkıntılarımızın varlığını kabul ediyoruz fakat Türkiye, geçmişte yaşadığı benzer tecrübelerde olduğu gibi bu dönemden de güçlenerek çıkacaktır."

İş insanlarına çağrıda bulunan Kaan, "Kendinize güvenin, ülkenizin potansiyeline inanın, yatırımlarınızdan geri durmayın. Çünkü bizlerin karamsarlığa kapılma lüksü yok. İçinde doğup büyüdüğümüz bu coğrafya ümitsizliği değil, ümidi her gün yeniden daha güçlü doğuran bir coğrafyadır. Türkiye, bu dönemi kısa zamanda atlatmasının hemen ardından hızlı bir kalkınma sürecine girecektir, buna inanıyoruz. Güçlü Türkiye'yi hep birlikte inşa edeceğiz." dedi.

Toplantıya AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, Kastamonu Vali Vekili Ünal Kılıçarslan, Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu, İl Özel idaresi Genel Sekreteri Zafer Tahir Karahasan, Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Ümmü Gülşen Öztürk, MÜSİAD Yeni Turizm Kaynakları Komite Başkanı Muhammet Ali Özeken, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, İl Genel Meclisi Başkanı Güray Parçal ile iş insanları katıldı.