Öğrenci Andı

“Öğrenci andı” kararında sona yaklaşılıyor

ANKARA (AA) – “Öğrenci andı”nın kaldırılmasına karşı dava açan Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığının temyiz dilekçesine karşı cevabını Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna gönderdi.

Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Öğrenci Andı” başlıklı 12. maddesini yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali istemiyle Danıştayda dava açmıştı.

Danıştay 8. Dairesi, andı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal ederken, davalı Milli Eğitim Bakanlığı, Danıştay kararını temyiz ederek yürütmesinin durdurulmasını istedi.

Davacı sendika, temyiz istemini görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna, Milli Eğitim Bakanlığının temyiz dilekçesine karşı cevabını gönderdi.

Yazıda, öğrenci andının içeriğinin, yasal çerçevesi bakımından Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu ile uyumlu olduğu, davalı idarenin savunma dilekçesinde öğrenci andının icra ediliş şekli dışında herhangi bir kaldırılma gerekçesinin öne sürülmediği belirtildi.

– Uzman görüşü de sunuldu

Sendikanın andın pedagojik değerlendirmesinin yapılması amacıyla akademisyenlerden oluşan bir kuruldan görüş aldığı, birçok akademisyenin, öğrenci andının okunmasının pedagojik olarak sakıncası bulunmadığı yönünde görüş bildirdiği kaydedilen yazıda, uzman görüşlerine de yer verildi.

Yazıda, öğrenci andının kaldırılmasına dair yönetmelik değişikliğinin hukuka aykırı olduğu, Danıştay 8. Dairesinin kararının onanması gerektiği savunuldu.

Öğrenci andının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilen yazıda, şunlar kaydedildi:

“Öğrenci andında geçen bazı kelimeler ve ifadelerin tek tek alınmasıyla bunların üzerinden çıkarımda bulunmak, anlam çıkarmak öğrenci andının ruhuna uymamaktadır. Öğrencilerimize evrensel değerleri benimsetmeyi, Atatürkçülüğe bağlılığı, ülkesini sevmeyi, çalışkan ve dürüst olmayı, küçüklerini koruyucu, büyüklerine saygılı olmayı, her alanda yükselmeyi ve ileri gitmeyi özendiren öğrenci andının geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza okutulmasının ayrımcılık, ırkçılık, eşitsizlikle bir ilgisinin olduğu söylenemez.”

Sendikanın yazısında, davalı Milli Eğitim Bakanlığının temyiz talebinin reddiyle Danıştay 8. Dairesinin kararının onanması istendi.

“Öğrenci Andı”nda son sözü söyleyecek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, sendikanın cevap yazısını da inceledikten sonra kararını verecek.

– “Milli değerlere ilişkin önemli bir metin”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, yaptığı açıklamada, öğrenci andının, öğrencilerde kişisel, sosyal ve milli değerlere ilişkin farkındalık kazandırmaya çalışan önemli bir metin olduğunu belirtti.

Geylan, “İdari Dava Daireleri Kurulunun, öğrenci andıyla ilgili daha önce verdiği olumlu kararların gerekçelerini de göz önünde bulundurarak, Danıştay 8. Dairesinin hukuki kararını onamasını bekliyoruz. Öğrenci andının yeniden okullarımızda okutulmasını sağlamak için bir düzenleme yapılmalı ve bu tartışma bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır.” değerlendirmesini yaptı.

Danıştay'ın “öğrenci andı” kararına tepkiler

ERZURUM (AA) – Erzurum, Ardahan ve Ağrı'da bazı sivil toplum örgütleri, Danıştay 8. İdare Dairesinin "öğrenci andı" kararına tepki gösterirken, bazıları da karara destek verdi.

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Ağrı Şube Başkanı Yüksel Arslan, Ağrı'daki dernek binasında düzenlediği basın açıklamasında, yargının öğrenci andının dayatılmasına aracı olmaması gerektiğini ifade ederek, MAZLUMDER olarak 2009 yılında "Andımız Kaldırılsın" kampanyasını yürüttüklerini hatırlattı.

Aslan, daha sonra hükümetin milyonlarca öğrenciyi insan haklarına aykırı metni her sabah okumaktan kurtardığını söyleyerek, Danıştay 8. Dairesinin ise ilköğretim okullarında uygulanan "Öğrenci Andı"nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal ettiğini söyledi.

Danıştayın bu kararını eleştiren Arslan, "Danıştay dairesi, idarenin yerine geçip yetki ve takdir hakkını gasp etmiş, idarenin nasıl karar vereceğiyle de yetinmeyip, idare yerine bizzat karar da almıştır." ifadesini kullandı.

Arslan, Milli Eğitim Bakanlığının kararı temyiz ettiğini anlatarak, Danıştayın temyiz mercinin insan haklarına aykırı bu kararı bozmasını talep ettiklerini ifade etti.

Basın açıklamasının ardından söz alan Memur-Sen Ağrı Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, ülkenin 2013 yılında antidemokratik uygulamalardan arındırılıp normalleşme sürecine girdiğini ifade etti.

Öğrenci Andı'nın kaldırılmasının da bu adımlardan biri olduğunu dile getiren Gümüşer, şu ifadeleri kullandı.

"Bu kazanımın kaybedilmesine asla müsaade etmedik, etmeyiz de. Bu ülke, içerisinde bulunduğu medeniyet havzasına bakıldığı zaman bu tarz tek tipçi yaklaşımlarla büyüyecek bir coğrafya, ülke değil. Türkiye bugün küresel bir güç oluyorsa, bu küresel güç oluşunun temelinde medeniyetinden aldığı ilhamla paradigmasını değiştirdiği içindir. Dolayısıyla yeni Türkiye'nin inşasında bu paradigmanın önüne geçilebilecek tarzda vesayetçi yaklaşımların hepsine karşı duruyoruz, duracağız. Bu ülkenin milli mutabakat metni rahmetli Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşı'dır. Onun dışında bu çocuklara dair söylenecek sözlerin hiçbiri tarafımızdan kabul görmeyecektir."

İHH Ağrı Şubesi Başkanı Kerem Engin de Türkiye'nin gelişen dünyadan kopuşuna neden olacak uygulamaların doğru olmadığını söyleyerek, kimsenin başka bir kimseye üstünlüğünün olmadığına inandıklarını belirtti.

Engin, Danıştay'ın söz konusu kararını eleştirerek, "Bu metnin ne Türkiye'ye, ne eğitimimize, ne de çocuklarımıza kazandıracağı bir artısı yoktur." dedi.

Kentte çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de Danıştayın kararına tepki gösterdi.

– Danıştayın öğrenci andı kararına destek

Ardahan ve Erzurum'da toplanan Türkiye Kamu-Sen mensupları, Danıştay'ın söz konusu kararına destek verdi.

Erzurum Yakutiye Meydanı'nda bir araya gelen grup adına konuşan Kamu-Sen Erzurum İl Temsilcisi Mucip Gözeger, okullarda andın yeniden okutulması için gerekli düzenlemenin yapılması gerektiğini belirterek, "Öğrenci Andı ayrıştırıcı değil aksine Türk milli kimliği oluşturulması açısından birleştirici unsurdur." dedi.

Gözeger, ağır bedeller ödenerek kurulan ve bugünlere taşınılan devletin bu coğrafyadaki varlığının, millet olma özelliği ve etrafında kenetlendiği değerlerin korunmasıyla mümkün olacağını ifade ederek, şunları dile getirdi:

"Geçmişte gerek bireysel gerekse Türk Eğitim-Sen olarak açtığımız davalarla, sözde çözüm sürecinin bir parçası olan andımızın kaldırılmasını Danıştay nezdinde yargıya taşımıştık. Nitekim Danıştay 8. Dairesi de kararıyla öğrenci andını kaldıran işlemi hukuka aykırı bularak 80 yıl boyunca okullarımızda okutulan andımızın yeniden okutulmasının önünü açtı."

Kararın, Danıştayın Öğrenci Andı konusunda verdiği ilk ve tek karar olmadığına dikkati çeken Gözeger, "Devlette devamlılığın bir gereği olarak Milli Eğitim Bakanlığının 2009'daki görüşlerine uygun davranmasını, itirazından vazgeçerek okullarda öğrenci andının yeniden okutulması için gerekli düzenlemeyi yapmasını beklemekte ve istemekteyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Ardahan'da ise Kaptanpaşa Mahallesi'ndeki Milli Egemenlik Parkı'nda bir araya gelen grup adına basın açıklaması yapan Türk Eğitim Sen Ardahan Temsilcisi Fatih Koç, Danıştay 8. Dairesinin ilköğretim okullarında uygulanan "Öğrenci andını kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etmesi kararını doğru bulduklarını söyledi.

Bu kararı desteklediklerini savunan Koç, andın okullarda okutulması gerektiğini ifade etti.

Erzurum ve Ardahan'da toplanan söz konusu gruplar basın açıklamalarının ardından dağıldı.

“Yorumla yönetmelik iptal edilemez”

ANKARA (AA) – Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Danıştayın öğrenci andı kararına ilişkin, "Bir yönetmeliğin iptali ancak anayasaya veya yasalara karşı ise mümkündür, yorumla yönetmelikler iptal edilemez." dedi.

Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Danıştay 8. Dairesinin öğrenci andı ile ilgili verdiği kararı değerlendiren Karamollaoğlu, Türkiye'deki barış ortamının, öğrenci andı tartışması ile tahrik edilmeye çalışıldığını öne sürdü.

Yönetmeliklerin yine yönetmeliklerle değiştirilebileceğini, bunun temel bir kaide olduğunu belirten Karamollaoğlu, "Bir yönetmeliğin iptali ancak anayasaya veya yasalara karşı ise mümkündür. Yorumla yönetmelikler iptal edilemez. Bunun altında bir şeyler dönüyor ama ne dönüyor, tam anladığımı söyleyemem." diye konuştu.

Türkiye'nin "çok renkli bir vatandaşlık zümresine sahip olduğunu" ifade eden Karamollaoğlu, "Biz eğer ülkemizin asıl meselelerini bir kenara bırakır, sadece söylemler üzerinden birtakım konuları çok sert bir şekilde gündeme getirirsek bu ülkemizi daha olumlu bir noktaya taşımaz. Ben özellikle iktidar ve muhalefet partilerine sesleniyorum. Bizim birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek bir yaklaşıma ihtiyacımız var." değerlendirmesinde bulundu.

– Yerel seçimlerde ittifak konusu

Karamollaoğlu, "Saadet Partisinin yerel seçimler için ittifak arayışına girip girmeyeceği" sorusunu, şöyle yanıtladı:

"Biz genel merkezler olarak mahalli seçimlerde ittifakların yapılabileceği kanaatinde değiliz. Bunu da çok doğru bulmuyoruz. Ancak genel merkezlerin etkisiyle değil mahalli seçimlerde, mahallinde birtakım dirsek temasları olabilir. Örneğin çok zayıf olan bir aday çıkmaz, bir partinin veya bağımsız olarak çıkacak birisinin meclis üyeleri başkalarından belirlenir."

MAZLUMDER'den “Öğrenci Andı” açıklaması

İSTANBUL (AA) – İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) İstanbul Şube Başkanı Ali Öner, Öğrenci Andı'nın, yargı kararıyla tekrar geri getirilmesini doğru bulmadıklarını belirterek, "Danıştay'ın temyiz mercisinde insan haklarına aykırı bu kararı bozacağını ümit ediyoruz." dedi.

MAZLUMDER tarafından Danıştay'ın "Öğrenci Andı" kararına ilişkin İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü önünde "Kim olursa olsun zalime karşı, kim olursa olsun mazlumdan yana" yazılı pankart açılıp dövizler taşınarak basın açıklaması yapıldı.

Katılımcılar adına konuşan Öner, derneğin 2009'dan itibaren "Andımız kaldırılsın" kampanyasına destek verdiğini hatırlattı.

Danıştay'ın iptal gerekçesinde "idari istikrar" vurgusu yaparak 1933'ten bu yana okutulmasını "hukuka güven" ilkesi gereği olarak doğru bulduğunu, "eşitlik" ilkesini de gerekçe gösterdiğini ifade eden Öner, "Oysa yanlışta ısrarın doğruluk yönünden kıdem kazandırmayacağı aşikardır. Bilimsellikten uzak, çağ dışı bir metnin kaldırılmaması için Danıştay'ın bilimsel bir gerekçe araması ise ayrı bir garabettir. Danıştay dairesi, bu kararıyla 'yerindelik denetimi yasağı' ilkesini açıkça ihlal ederek idarenin yerine geçip yetki ve takdir hakkını gasbetmiştir." diye konuştu.

MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Ali Öner, Türkiye'de yaşayan diğer etnik kimlikleri yok sayan ve yürürlükten kaldırılan Öğrenci Andı'nın insan haklarına açıkça aykırı bir metin olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Hiçbir çocuk askeri düzen içinde hizaya alınarak ideolojik, milliyetçi, ırkçı ifadelerle varlıklarını birilerinin varlığına armağan etmeye mecbur bırakılamaz. Cumhurbaşkanı'nın da zamanında ifade ettiği üzere 1930'larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamaya dönük bu tür uygulamaların hiç kimseye bir erdem kazandırmayacağı aşikardır.

Bütün dinlerin yasakladığı, insan fıtratına aykırı, başta Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere Türkiye'nin taraf olduğu tüm uluslararası insan hakları metinlerine aykırı olan 'Andımız'ın yargı kararıyla tekrar geri getirilmesine karşı çıkıyor, Danıştay'ın temyiz mercisinde insan haklarına aykırı bu kararı bozacağını ümit ediyor ve takipçisi olacağımızı bildiriyoruz."

Öner, MAZLUMDER olarak kimsenin bir ırka mensubiyeti nedeniyle doğuştan üstün olamayacağını, her türlü ırkçı yaklaşım ve uygulamanın karşısında olduklarını sözlerine ekledi.

Basın açıklamasına, çeşitli sivil toplum kuruluşları da destek verdi.