Özgür Özel

TBMM Genel Kurulu – (Özgür Özel – Muhammed Levent Bülbül)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in konuşması
– MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül'ün konuşması TBMM Genel Kurulu
– AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan:
– “(Enis Berberoğlu kararı) Meclis'te okunan karar kesin hükümdür. Şu an hala o kesin hüküm var önümüzde. Yarın başka bir kesin hüküm okunur. Bu kesin hükme hep beraber uymak, boynumuzun borcu olur. Kesin hüküm verilinceye kadar süreci, soğuk akılla takip etmek hepimize yakışan bir tavır”
– CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel:
– “Anayasa Mahkemesi kararları herkes için bağlayıcıdır. Bugün bir alt mahkeme, 'Beni bağlamaz' dedi. Bunun altına imza attılar”
TBMM (AA) – AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Meclis'te okunan Enis Berberoğlu kararı, kesin hükümdür. Şu an hala o kesin hüküm var önümüzde. Yarın başka bir kesin hüküm okunur. Bu kesin hükme hep beraber uymak boynumuzun borcu olur. Dolayısıyla kesin hüküm verilinceye kadar süreci, soğuk akılla takip etmeyi hepimize yakışan bir tavır olarak değerlendiriyorum.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, maden şirketlerinin ruhsatları bitmesine rağmen faaliyetlerine devam etmesini öngördüğünü söyledi. Dervişoğlu, teklifin kanunlaşması halinde Kaz Dağları'nın katledileceğini, yüz binlerce ağacın yok edileceğini, ruhsat süresi dolmasına rağmen faaliyetlerini sürdüren Kanadalı şirket ve uzantısı şirketin ruhsatlarının uzatılacağını savundu.

Azerbaycan ordusunun Dağlık Karabağ'da Türk SİHA ve İHA'larını kullanmasından rahatsız olan Kanada Hükümeti'nin ürettiği kızıl ötesi kamera sistemlerinin Türkiye'ye satışını askıya aldığını anlatan Dervişoğlu, “Buna karşılık iktidar, sömürge ülkelerde bile görülmeyecek türden imtiyazları, teşvikleri Kanadalı maden şirketinin hizmetine sunabilmek için TBMM'ye kanun teklifi sunuyor.” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, AYM'nin verdiği hak ihlali kararının ardından Enis Berberoğlu'nun yeniden yargılanmasına yer olmadığına hükmetmesine ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:

“Anayasa Mahkemesi kararına rağmen 'Yeniden yargılanmasına mahal yoktur' kararının, bir yerel mahkemeden çıkarılmasını da sadece bir hukuki karar olarak telakki edebilmemiz mümkün değildir; bu, hükümeti ve iktidar grubunu da töhmet altında bırakıyor. Berberoğlu'nun yeniden TBMM'ye dönmesi için atılması icap eden adımların müştereken atılmasının gerekli olduğuna inanıyoruz. Ayrıca bu konuda bir yasal düzenleme ya da buna bağlı içtüzükte birtakım düzenlemelerin yapılması ihtiyacı şayet kendini gösteriyorsa bu görevi yapmak ve sorumluluğunu yerine getirmek TBMM'nin görevleri arasındadır.”

– “Masada hiçbir çözüm söz konusu olamaz”

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül de Hatay, Osmaniye ve Trabzon'da çıkan orman yangınlarına işaret ederek, “Biz, orman yangınında dahli olan ve özellikle terör ihtimali göz önünde bulundurularak da dahli bulunanların, derhal yakalanarak hukuken en acı bedeli ödemelerini talep etmekteyiz.” dedi.

Azerbaycan'ın Gence ilinde Ermenistan'ın füze saldırısında 9 Azerbaycan vatandaşının hayatını kaybettiğini hatırlatan Bülbül, bu saldırıyı kınadığını ve lanetlediğini ifade etti.

Ermenistan'ın bu saldırılarının açıkça savaş ve insanlık suçu olduğunu belirten Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu süreç içerisinde Ermenistan'ın, sadece Gence'yle sınırlı kalmayan, birçok yere, mahalleye, özellikle sivillerin yaşadığı alana benzer saldırıları, füze saldırılarını gerçekleştirdiğini görmekteyiz. Ne yazık ki Türkiye ve dost birkaç ülke dışında, bu saldırılarla alakalı olarak batı ve kendini uygar dünya olarak ifade eden ülkelerden ne yazık ki ses çıkmamakta, bu sivil kayıplarla ilgili olarak Ermenistan devletine karşı tek söz dahi edilememektedir. Bu, dünyanın bu ve benzer meselelerde dün Hocalı soykırımında olduğu gibi bugün de ne kadar iki yüzlü ve çifte standartlı bir davranış içerisinde olduğunu bir kere daha gözler önüne sermiştir. Karabağ, Azerbaycan ordusu tarafından azat edilmeden, kurtarılmadan masada hiçbir çözüm söz konusu olamaz. Masadan çözüm bekleyenin sonu hüsran olacaktır.”

– “Berberoğlu'nun vekilliğinin iade edilmesi gerekiyor”

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, orman yangınları sonrası, ormanlık alanların madenlere açıldığını iddia ederek 1990'lı yıllarda yanan bölgelere giremeyen şirketlerin, topyekun bir saldırı düzenlediğini savundu.

Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni de eleştiren Beştaş, “Özü; maden ocaklarına kıyak geçilmesi meselesi. Maden ocaklarına denetim en aza indirgenecek. Birçok yasada doğayı koruyan maddeler olsa da özgün bir kanun çıkarabiliriz hep birlikte. Doğayı güvenceye alma kanunu konusunda ortak bir komisyon çağrısında bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Beştaş, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman'ın, “Hatay'a maden ocağı yapılmayacak” sözlerini önemli bulduklarını ve takipçisi olacaklarını söyledi.

Enis Berberoğlu kararına ilişkin de Beştaş, “Anayasa Mahkemesi kararı bizi de bağlıyor, mahkemeyi de bağlıyor, yurttaşları da bağlıyor. Hiç kimsenin bu karar karşısında bir ayrıcalığı, istisnai bir durumu söz konusu değildir. Yerel mahkeme bunu tanımama hakkı olduğunu sanıyorsa ki, sanmıyoruz böyle düşündüğünü, hemen vazgeçsin. Sayın Berberoğlu'nun vekilliğinin iade edilmesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Bugün birileri, kendini bu anayasanın üstünde görüyor”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Enis Berberoğlu kararını, mahkeme üyelerinin isimlerini okuyarak eleştirdi.

“Anayasaya, en üst norma uymamayı mümkün görürseniz, onun altındaki norm olan kanunlara uymamayı mümkün kılarsınız.” diyen Özel, hukuk devletinin en önemli özelliğinin, anayasa, kanunlar karşısında eşitlik ve bu hakkın aranabilmesi olduğunu kaydetti.

Anayasa Mahkemesi kararlarının herkes için bağlayıcı olduğunu ifade eden Özel, “Bugün bir alt mahkeme 'Beni bağlamaz' dedi. Bunun altına imza attılar. Bugün, devletin içinden adaleti söktünüz, çete oldu devlet.” görüşünü savundu.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un, Enis Berberoğlu'nun kararını belli bir süre Meclis'te okutmadığını belirten Özel, şöyle devam etti:

“Ne olduysa oldu. 'Okutmak zorundayım' dedi. Anayasa Mahkemesinin, Berberoğlu başvurusunun görüşülmesine bir ay kala, günler kala okuttu. O kararı beklemeden okuttu, milletvekilliğini düşürdü. Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verdi. Topu, 14. Mahkemeye attı. 'Onun kararını beklerim' dedi. O diyor ki; 'Ben anayasaya, kanuna uymam.' Burası çadır devleti, diyorsanız susun buna. Burası yasama mahkemesinin, yargı aktivizmiyle Meclis'e kafa tutacağı yerdir diyorsanız, uyun bu karara. Eğer diyorsanız ki; bir mahkeme aldığı talimatı yerine getirmek pahasına bu anayasayı ayaklar altında çiğner, susun buna. Genel Başkanınız, milletvekili seçilebilsin diye anayasa değiştirdik. Siz, anayasa 'Bunu yapmaz. Herkesi bağlar' dediği halde bu talimatlı adalet celladının bu kararına teslim olursanız, her şey bir yana, en kaba tabirle bu, racona ters. İnsan utanır. Genel Başkanınızın siyaset yolunu açacak anayasa değişikliğini yapan bir siyasi parti, anayasaya rağmen milletvekilliği düşürülen, haklı çıkan, hakkı alt mahkemece gasbedilen bir milletvekili.”

– “Karar çok yeni”

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, AYM'nin verdiği hak ihlali kararının ardından Enis Berberoğlu'nun yeniden yargılanmasına yer olmadığına hükmetmesine ilişkin, “Karar çok yeni. Daha birçok vekilimizin, kararı eline alıp okuma imkanı bulmadığını düşünüyorum. O yüzden bu kadar yüksek perdeden haykırmayı, tehdide varan ifadeler kullanmayı doğru bulmuyorum. Mahkemede görevli olan hakimlerimizin, ilgililerin isimleri okunarak, adeta hedef gösterilmesini çok şık bulmuyorum.” diye konuştu.

Bunun siyasi kültüre uymadığını belirten Turan, “Yoksa herkes burada sevmediği hakimin adını okumaya başlarsa, burası başka bir yer haline gelir. Doğru olmaz.” ifadelerini kullandı.

Olayların sürecinin totalde beraber değerlendirilmediği takdirde yanlış yerlere varılabileceğini kaydeden Turan, iddia konusu davayla ilgili süreci anlattı.

– “Kesinleşen bir karar vardı ve bu karar okundu”

Berberoğlu'nun vekilliğinin düşmesinin, milletvekillerinin bir oylaması ya da kararıyla ortaya konan bir sonuç olmadığına işaret eden Turan, kesinleşen kararın okunduğunu belirtti.

Anayasa Mahkemesinin kararına işaret eden Turan, şunları kaydetti:

“Anayasa Mahkemesi kesin hüküm vermez, veremez. Anayasa Mahkemesi, beraat ya da hüküm inşa edemez. Ederse, yanlış yapmış olur. Nitekim Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla, ne mahkumiyet ne beraat kararıyla, 'Tekrar yargılama imkanı var. Hak ihlali var' dedi. Çok önemli bir karardı. Bunun üzerine ilgililer, yerel mahkemeye, ilk derece mahkemesine başvurdular. Bugün o mahkeme de Anayasa Mahkemesinin yerindelik denetimi yaparak anayasanın sınırlarını zorlayarak karar verdiğini, bu konuda dokunulmazlıkların devam ettiğini vurguladı. İlk derece mahkemesi, 'Anayasa Mahkemesi yerindelik denetimi yaptığından dolayı, ben yargılamayı tekrar etmiyorum' dedi. Anayasa Mahkemesi de yerel mahkeme de bu milletin bir mahkemesi. Mahkemeleri, şahısların ismini hedef alan açıklamaları doğru bulmuyorum.”

Turan, Anayasa Mahkemesinin, daha eski yıllarda benzer bir karar aldığını ve bu karara uymayan ilk derece mahkemesi olduğunu dile getirerek, tarafların bu karara itiraz ettikten sonra 'Anayasa Mahkemesi kararına herkes uymalıdır' diyerek tekrar bir üstteki mahkemenin hüküm verdiğini hatırlattı.

Bu kararın çok yeni olduğuna dikkati çeken Turan, “Anayasa Mahkemesinin ne olduğunu iyi biliyoruz ama bu mahkemelerin kendi arasındaki usul tartışmaları, süreçleri, direkt bizim konumuz değildir. Bu mahkemenin kararına itiraz hakkı var. İlgililer, mutlaka itirazı yapacaklardır. O karardan sonra ortaya çıkan hüküm de tekrar değerlendirilecektir. Meclis'te okunan karar, kesin hükümdür. Şu an hala o kesin hüküm var önümüzde. Yarın başka bir kesin hüküm okunur. Bu kesin hükme hep beraber uymak boynumuzun borcu olur. Dolayısıyla kesin hüküm verilinceye kadar süreci, soğuk akılla takip etmeyi hepimize yakışan bir tavır olarak değerlendiriyorum.” değerlendirmesini yaptı.

Turan, bu konuda esas tartışmanın dokunulmazlıkların kaldırılmasından sonraki yargılamalar olduğunu ifade etti.

Dokunulmazlıkları geçen dönem, CHP'nin de desteğiyle, hatta ön almasıyla kaldırdıklarını vurgulayan Turan, “Tekrar seçim oldu, Meclis'e geldik. Mahkemelerin, bir grubun kanaati; 'Tekrar vekil olmak, dokunulmazlığı tekrar kuşandırır' dedi. Bir grup mahkeme de dedi ki; 'O dokunulmazlıklar, kişi bazlı değil, dosya bazlı kalkmıştı. Dolayısıyla tekrar vekil olsanız da o dosyalar devam ettiği müddetçe dokunulmazlık olmaz.' dedi. Ben denizi severim ama dalgayı sevmem tarzı, doğru bir yaklaşım değil. Siz, dokunulmazlıkları kaldırırsanız, mahkemeler, Yargıtay değerlendirir. Şu an halen devam eden, derdest olan bir süreç var. Onun kesinleşmesini hep beraber takip edelim.” diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel gündemi değerlendirdi – İSTANBUL

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Toplantı salonundan görüntüler
– CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in açıklamları
– CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre'nin raporu açıklaması – “(Pelosi'nin açıklamaları) ABD'nin iç siyasi çekişmelerinde Türkiye'nin bir siyasi hesaplaşmanın argümanı olarak kullanılıyor olmasından son derece rahatsızız”
– “Türkiye'ye husumet duyan bir dil ve bilinçaltıyla söylenmiş bir sözdür ve uluslararası nezaket sınırları aşılmıştır. Bundan Türkiye olarak ve ana muhalefet partisi olarak büyük bir üzüntü duyuyoruz ve Amerika Birleşik Devletleri'ne de bu konudaki rahatsızlığımızı iletiyoruz”
İSTANBUL (AA) – CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'ye Türkiye'yi “kötü örnek” olarak gösteren açıklamaları nedeniyle tepki gösterirken, Türkiye'ye husumet duyan bir dil ve bilinçaltıyla söylenmiş söz ile uluslararası nezaket sınırlarının aşıldığını söyledi.

Özel, CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda gerçekleştirdiği basın toplantısında, Pelosi'nin Türkiye'yi “kötü örnek” olarak gösterdiği açıklamalarını eleştirdi.

ABD'nin iç siyasi çekişmelerinde Türkiye'nin bir siyasi hesaplaşmanın argümanı olarak kullanılıyor olmasından son derece rahatsız olduklarını dile getiren Özel, “Türkiye'ye husumet duyan bir dil ve bilinçaltıyla söylenmiş bir sözdür ve uluslararası nezaket sınırları aşılmıştır. Bundan Türkiye olarak ve ana muhalefet partisi olarak büyük bir üzüntü duyuyoruz ve Amerika Birleşik Devletleri'ne de bu konudaki rahatsızlığımızı iletiyoruz.” diye konuştu.

Özgür Özel, HDP'de siyaset yapan kimi aktif milletvekili, kimi belediye başkanı, kimi de daha önce bu görevleri yapmış kişilere operasyon yapıldığını ifade etti.

Söz konusu kişilerin dün gözaltına alındığını aktaran Özel, 2014 yılında Kobani bahanesiyle düzenlenen eylemlerde hayatını kaybedenlerle ilgili duydukları üzüntüyü ifade ettiklerini anlattı. Özel, bu konunun araştırılmasının, soruşturulmasının, suçluların cezalandırılmasının Türkiye Cumhuriyeti'nin en tabii hakkı ve görevi olduğuna işaret etti.

Meselenin hukuki değil, siyasi bir süreç olduğunu savunan Özel, varsa yeni delillerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti.

Halk TV'ye verilen yayın durdurma cezasını kınayan Özel, Halk TV ile dayanışma gösterdiklerini de sözlerine ekledi.

– CHP'nin Demokrasi Raporu paylaşıldı

CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre de basın toplantısının ardından Demokrasi Raporu'nu kamuoyuyla paylaştı.

Raporun sonucunda, “Ülkemizde geçmişten bugüne anayasal değişiklikler iktidarı ve iktidarın dayandığı zümreyi konsolide etmeye dayanıyor. Ancak sürdürülebilir yeni geleceğin hukuki zeminini inşa ederken tekrar kısa vadeyi gözeten siyasi hatalara düşmemeliyiz. Görevimiz açık, toplumun bütün kesimlerini kucaklayan, her kesimin siyasal temsilini gözeten, eşitliğe ve adalete güçlü bir temel sunan bir mutabakat anayasası oluşturmak.” ifadesi yer aldı.

Bütün dünyada demokrasi fikrinin gerilediği ve otoriter liderlerin yükseldiği bir ortamda CHP'nin güçlü bir demokrasi birlikteliği oluşturmayı başardığı belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:

“12 Eylül cuntası özgürlüğü gasbetti. Ecevit'in deyimiyle 'özgürlüğü yitirdik'. Bugün de zor koşullar altında yaşıyoruz. Ancak 2020 Türkiye'sinde çok temel bir farklılık var. Yurttaşlarımız özgürlüğün yokluğunun dayanılmaz olduğunun farkında ve özgürlük için mücadele azmine sahip. Bu nedenle mücadelemiz günden güne büyüyor.”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, gündemi değerlendirdi – İSTANBUL

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in açıklamaları – (Kobani eylemlerine ilişkin soruşturma) Bunu yapınca o eski görüntüler televizyonlarda dönebilir ve ekonomideki bu çöküş konuşulmayabilir ve yeniden Türkiye başka bir gündemin, AKP ve MHP için kendileri için elverişli bir gündemin içerisine çekilebilir diye düşünüyorlar”
İSTANBUL (AA) – CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Kobani olaylarına ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili, “Bunu yapınca o eski görüntüler televizyonlarda dönebilir ve ekonomideki bu çöküş konuşulmayabilir ve yeniden Türkiye başka bir gündemin, AKP ve MHP için kendileri için elverişli bir gündemin içerisine çekilebilir diye düşünüyorlar.” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanlığında düzenlenen gündem toplantısında konuşan Özel, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, kapatılan Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne hakkında, silahı terör örgütü üyeliği suçundan verilen cezayı bozarak tahliye kararı verdiğini belirtti.

Yargı kararlarını tartışmanın ve Türköne'nin tahliyesini gündeme getirmenin işleri olmadığını ifade eden Özel, şunları söyledi:

“Ancak bu tahliyeyi ve yargı kararını tartışmalı kılan Milliyetçi Hareket Partisi'nin lideri Bahçeli'nin bundan 3 ay önce, 23 Haziran tarihinde Türköne'nin cezaevinde bulunmasına ilişkin bir açıklama yapması ve abisi üzerinden, abisinin Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyasetine aidiyeti üzerinden illiyet bağı kurması ve tahliye edilmesi çağrısında bulunmasıydı.”

Milli Eğitim Bakanlığı'nın EBA uygulamasına erişim sorununa değinen Özel, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'u eleştirdi. Özel, birçok öğrencinin farklı nedenlerle EBA'ya ulaşamadığını savundu.

– “Eğer bundan dolayı ceza almadıysa zaten bitmiş”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 2014'te Kobani bahanesiyle düzenlenen eylemlere ilişkin soruşturma kapsamında, 7 ilde 82 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, eski HDP milletvekilleri ve MYK üyelerine yönelik bir operasyon yapıldığını dile getiren Özel, Bilgen'in bu olaylarla ilgili bir soruşturma kapsamında daha önce tutuklandığını ve serbest bırakıldığını anlattı. Özgür Özel, 2017 yılında Anayasa Mahkemesinin Bilgen'in tutukluluğunu haksız bulduğunu ifade etti.

Özgür Özel, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasına ilişkin şunları kaydetti:

“Bunu yapınca o eski görüntüler televizyonlarda dönebilir ve ekonomideki bu çöküş konuşulmayabilir ve yeniden Türkiye başka bir gündemin, AKP ve MHP için kendileri için elverişli bir gündemin içerisine çekilebilir diye düşünüyorlar. Sırrı Süreyya Önder tutuklandığında bu iddialar kendisine soruldu. Bu iddialara kendisi savunma yaptı, bundan dolayı ceza almadı ve zaten dışarıya da çıktı. Eğer bundan dolayı ceza almadıysa zaten bitmiş. Yattığı ceza bununla ilgiliyse neden bir daha götürüyorsunuz.”

Özel, 6-8 Ekim olaylarında hayatını kaybeden Yasin Börü'yü de Mert Değirmenci'yi de ve Şanlıurfa'da ölen Aynur Kudin'i de ayırmadan hepsi için yüreklerinin yandığını belirtti.

– “Bu garantiyi bizim adımıza Jeffrey nasıl veriyor?”

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'in, “Türkiye'nin bölgeye yeni bir operasyon düzenlemeyeceği” şeklindeki sözlerinin haberlere konu olduğunu aktaran Özel, “James Jeffrey, Suriye'de Türkiye'nin terör örgütlerine müdahale etmeyeceği garantisini verdi. Bu garantiyi bizim adımıza Jeffrey nasıl veriyor?” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, günlük değerlendirme toplantısı yaptı – İSTANBUL

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in açıklamaları – “Şu anda Türkiye'de EBA çalışsa da EBA'ya ulaşamayanlar var. 1,5 milyon çocuğun uzaktan eğitimi yok. Bunu Milli Eğitim Bakanlığı söylüyor. Eğitim-Sen gibi bu alanda örgütlü sendikalar gerçek rakamın bunun 3 katı olduğunu ifade ediyorlar. 1,5 milyon çocuğun uzaktan eğitimi yok. Televizyonu ya da interneti yok, uzaktan eğitimden yararlanamıyor”
– “İzin verin CHP'li belediyeler, izin verin büyükşehir belediye başkanlarımız, il belediye başkanları, ilçe belediye başkanları çağrı yapsınlar. Belediyelerimizin imkanınca biz yapacağız bu yardımı. Yetişemediğimiz yerde bizim sözümüze değer veren, binler, onbinler bu çağrıya cevap verecekler. Biz bu işi bir kaç gün içerisinde çözeriz. Siz çözemezsiniz çünkü sizin eğitimle kaygınız yok. Yeter ki bu dayanışmaya izin verilsin”
İSTANBUL (AA) – CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Şu anda Türkiye'de EBA çalışsa da EBA'ya ulaşamayanlar var. 1,5 milyon çocuğun uzaktan eğitimi yok.” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda düzenlenen günlük değerlendirme toplantısında konuşan Özel, dün Milli Eğitim Bakanlığı'nın EBA sisteminin çöktüğünü belirterek, “(Bakan Selçuk) Demek ki sistemimize ilgi yoğun o yüzden çöküyor dedi. Bir ülkenin Milli Eğitim Bakanı böyle bir şey söyleyemez. 6 aydır 23 Mart gününden itibaren, kaç öğrencinin gireceği belliyken, sizin için bir sürpriz varsa yaptığı işten bir haber olmayı kanıtlayan bir durumdur.” şeklinde konuştu.

Özel, şöyle devam etti:

“Şu anda Türkiye'de EBA çalışsa da EBA'ya ulaşamayanlar var. 1.5 milyon çocuğun uzaktan eğitimi yok. Bunu Milli Eğitim Bakanlığı söylüyor. Eğitim-Sen gibi bu alanda örgütlü sendikalar, gerçek rakamın bunun 3 katı olduğunu ifade ediyorlar. 1,5 milyon çocuğun uzaktan eğitimi yok. Televizyonu ya da interneti yok, uzaktan eğitimden yararlanamıyor. 2,5 milyon öğrencinin evinde 6 kişi var. Çoklu kardeşi ifade ediyor. Aynı anda EBA'dan yararlanmak için birden çok aygıta ihtiyaç var. Yani bu durum çok sayıda öğrencinin, en az 1.5 milyon öğrencinin tamamen yararlanamaması, 2,5 milyon öğrencinin etkin olarak bu eğitimden yararlanamadığı söyleniyor. Sorumluluk kimde? Uzaktan eğitime geçeceksiniz. Bazı çocuklar yararlanacak ama 2,5 milyon öğrenci yararlanamayacak. Eğitimde de sınıfsal ayrımı yapılmaktadır. Düşük geliri olan çocukları eğitimin dışında bırakmaktadır. İzin verin CHP'li belediyeler, izin verin büyükşehir belediye başkanlarımız, il belediye başkanları, ilçe belediye başkanları çağrı yapsınlar. Belediyelerimizin imkanınca biz yapacağız bu yardımı. Yetişemediğimiz yerde bizim sözümüze değer veren, binler, onbinler bu çağrıya cevap verecekler. Biz bu işi bir kaç gün içerisinde çözeriz. Siz çözemezsiniz çünkü sizin eğitimle kaygınız yok. Yeter ki bu dayanışmaya izin verilsin.”

Uzaktan eğitim denildiğinde özel eğitimdeki çocukların düşünülmediğini savunan Özgür Özel, “Engelli çocuklara bugünkü şartlarda mağdur olmadan, eğitimden geri kalmadan nasıl bir katkı sağlayacaksınız? Bu projenizi hiç duymadık, görmedik. Engelli çocuklarımızın dışında sanat liseleri, spor liseleri onlara uzaktan eğitim veriyormuş gibi mi yapacaksınız? Sayın Bakanın kamuoyunun karşısına geçip tatmin edici bir açıklamada bulunması gerekiyor.” dedi.

– Türk Tabipleri Birliği tartışması

Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu'nun TTB'yi ziyaretine değinen Özel, şunları kaydetti:

“16 Eylül günü MHP'nin Genel Başkanı Bahçeli, TTB'nin çağrısı üzerine siyah kurdele takmayı zehirli ve zillet bir komplo olarak nitelendirmişti. Dün de anılan partinin genel sekreteri, sayın genel başkanımıza takılan kurdeleyi utanç nişanesi olarak nitelendirmiş. Tabii bu sözlere sağlık emekçilerinden çok ciddi tepkiler gelince Sayın Bahçeli hem dünden önce hem dün 'Efendim biz TTB ile sağlık emekçilerini ayırıyoruz. Biz TTB'ye kızdık. Sözlerimiz onadır.' diyerek gelen tepkileri yumuşatmaya çalışıyor. Halen daha partisinin sözcüleri de utanç nişanesi diyorlar. Kendisi de zehirli komplo diyor, TTB kapatılmalıdır diyor. 81 ilde tüm hastanelerinden sağlık ocaklarından istisnasız tüm sağlık emekçilerinden siyah kurdelenin resmi geldi. Bu size verilmiş en iyi cevap. Artık birisi susacaksa, MHP'de bu sözleri söyleyen ağızlar kapanacak.”

“MHP lideri Bahçeli'nin attığı twitlerde aynı kaynaklardan besleniyorlar ve CHP lideri için yalan makinasına bağlanmalıdır diyor” sorusuna ise Özel, “TTB ile CHP aynı kaynaktan beslenir. TTB gücünü sağlık emekçilerinin kullandığı oylardan alıyor. CHP de sağlık emekçilerinin önemli kısmından oy alıyor. Ama oy alsın almasın hepsine birden destek veriyor. Kişisel ya da partisel bir husumetle hiç birine yaklaşmıyoruz. Hepsinin sonuna kadar arkasındayız.” ifadelerini kullandı.

Özel, “Yalan makinası meselesi varsa bugünlerde icat olmadı 50-60 yıldır yalan makinası var. Bundan 5 sene öncesine Bahçeli'yi bağlasak yalan makinasını makina çatlamazsa namussuzum.” dedi.

TÜİK'in görevlerine de değinen Özel, TÜİK'in görevlerinden olan Tüketici Güven Endeksi'ni açıklarken bazı ölçütleri çıkardığı eleştirisinde bulundu.
“İBB önünde Valilik bugün 2 eyleme izin verdi. Taksiciler ve minibüsçülere. Çevrecilere izin verilmemişti. Eylemler arasındaki farkı nasıl yorumluyorsunuz?” sorusuna ise Özel, “Valiliğin bugünkü kararı doğru. Çünkü biz her türlü özgürlüğün arkasındayız. Kimin söyleyecek sözü varsa söylesin. Trajik olan aynı Valilik, iktidarı eleştirmek için sanatçılar eylem yapınca yasak diyorlar. Sanatçıya yasak diyorlar. İBB'nin önünde olunca serbest diyorlar. İstanbul Valiliği, İBB'yi bu eleştirilerden zarar göreceğini düşündükleri için partizanlık yapmaktadır.” şeklinde cevap verdi.

Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman'ın oğlunun düğünüyle ilgili kesilen ceza ile ilgili soruya ise Özgür Özel, şu yanıtı verdi:

“Döneceğiz dolaşacağız yine biz ödeyeceğiz. Kamuoyuna yansımasaydı… O töreni yapanlar ortada. Düğün sahiplerine kesilen idari para cezası bugünkü mevzuat dahilinde kesilmiş. Ona bir şey diyemem. Ama karayollarına kesilen ceza akıllara zarar bir para cezası. Karayolları, parayı hiç suçsuz vatandaşın vergilerinden alıyor. Birilerinin yaptığı, siyasetçinin yaptığı hatayı vatandaşa ödetmek kabul edilebilir değil.”