Öztürk Yılmaz

Bağımsız Ardahan Milletvekili Yılmaz: “Öncelikle kendi halkımızın sağlığını, güvenliğini korumalıyız”

TBMM (AA) – Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, "Öncelikle kendi halkımızın sağlığını, güvenliğini korumalıyız. Ondan sonra dışarıdan gelen yardım taleplerine ancak karşılık verebiliriz." dedi.

Yılmaz, Meclis'te yaptığı basın toplantısında, eczYılmazanelerde maske satışının yasaklanmasının ardından vatandaşların maske bulamadığını, e-Devlet Kapısı üzerinden müracaat yapılmasına rağmen onay kodunun gelmemesi nedeniyle vatandaşların sıkıntı yaşadığını söyledi.

"Öncelikle kendi halkımızın sağlığını, güvenliğini korumalıyız. Ondan sonra dışarıdan gelen yardım taleplerine ancak karşılık verebiliriz." diyen Yılmaz, halkın can güvenliği tam manada emniyet altına alınmadıysa dışarıdan gelen yardım taleplerine olumlu cevap vermenin doğru olmadığını belirtti.

Türkiye'nin 34'ten fazla ülkeye yardım gönderdiğini anımsatan Yılmaz, "Bu yardımların büyük bir kısmı bağış olarak gidiyor. Bir kısmı da belki de satış olarak gidiyor. Her ne suretle olursa olsun Türkiye'nin öncelikle vatandaşlarının can güvenliğini koruması gerekir. İhtiyaçlarını kendisinin belirlemesi ve varsa bir fazla elbette o gönderilebilir ama siz kendi ülkenizde vatandaşlardan SMS ile 10 lira yardım dilenip, topladığınız yardımları İtalya ve İspanya'ya bağış yaparsanız bu da eleştiri alır. Biz de eleştiririz. Ayrıca terör devleti olarak dilinizden düşürmediğiniz İsrail'e de yardım yaparsanız sorgularız." diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye'de vaka sayısının 60 bini geçtiğini, solunum cihazı kapasitesinin ise 17 bin olduğunu belirterek, "Bu vaka sayısı şu anda donmuş olsa bile pozitif vaka taşıyan insanların solunum cihazına ihtiyaç duymaları halinde elinizde 17 bin solunum cihazı var. Bunu nasıl temin edeceksiniz." dedi.

Ardahan Bağımsız Milletvekili Yılmaz'dan yeni parti hazırlığı

ANKARA (AA) – Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz, bir parti kurma çalışması içerisinde olduklarını belirterek, "Hedefimiz sadece klasik bir siyasi parti kurmak değildir. Hedefimiz, Türkiye'de radikal, köklü değişiklikler yapacak bir siyasi partinin ilk adımını atmaktır. Bugün ilk adım atılıyor, devamı gelecek." dedi.

Yılmaz, bir otelde düzenlediği toplantıda, yeni bir parti kuracaklarını belirterek, ilkelerine ve hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Hedefimiz sadece klasik bir siyasi parti kurmak değildir. Hedefimiz, Türkiye'de radikal, köklü değişiklikler yapacak bir siyasi partinin ilk adımını atmaktır. Bugün ilk adım atılıyor, devamı gelecek." ifadelerini kullanan Yılmaz, hiçbir siyasi partinin kopyası olmadıklarını ve hiçbir siyasi partinin şahsi kimliğine karşı husumetlerinin bulunmadığını dile getirdi.

Yılmaz, Türkiye'nin iyiliği, halkın refahı, özgürlüğü için çalıştıklarını, bunun için bir yol haritası oluşturacaklarını söyledi.

İktidarın da muhalefetin de aynı noktadan yönetildiğini ileri süren Yılmaz, bugün Türkiye'nin bir idealinin bulunmadığını, insanların umutsuz olduğunu savundu.

Bu oluşumun ana ilkelerinden en önemlisinin Türkiye'nin birliği ve bütünlüğü olduğunu belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu oluşumda kimse alt kimlik siyaseti yapamaz. Biz herkesin kimliğine değer veriyoruz. Ama en önemli şey, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Biz adalet istiyoruz. Bu partinin, oluşumun bizatihi kendisi adaletsizlik üzerine kurulamaz. Bu oluşumun içerisine ırkçılar, faşistler, bölücüler terör sevicileri giremez. Türk milletinin ayakta kalabilmesi için bunun mecburiyet olduğunu belirtmek istiyorum. Bu oluşum, bireyin mutlak özgürleştirilmesi, bireyin özgürlüğünün en üst noktaya taşınması ve devletin kurumsallaşması ve güçlendirilmesine dayanıyor. Bizim hedefimiz bireyin özgürleştirilmesi ve devletin kurumsal olarak güçlendirilmesidir. Bugün birey özgür değildir, devlet de güçlü değildir."

– Yeni toplantı bir ay sonra

Yılmaz, üniter yapının içinin boşaltılmasına yönelik tartışmaların yapıldığını, bir devletin ayakta kalabilmesi için üniter yapının güçlü olması gerektiğini belirtti.

Bir ay sonra yeni bir toplantı yapacaklarını, ilkelerini ve hedeflerini açıklayacaklarını bildiren Yılmaz, "İktidarı da aynı muhalefeti de aynı. Bunlar birbirinin yedek lastiği, tamamlayıcısı. Ne muhalefet iktidar için bir alternatif olabilir ne de iktidar bütün yaptıklarından dolayı artık bundan sonra iktidar olarak kalabilir. Yeni bir güç lazım, Türkiye'yi birleştirecek herkesi burada hissetirecek bir güç lazım. O da bu güçtür, hepimiz buradayız." diye konuştu.

Yeni partinin kurulması kapsamındaki ilk toplantıya eski bakan Abdulhaluk Mehmet Çay ve Prof. Dr. Anıl Çeçen ile partide görev alacak bazı isimler de katıldı.

– 2018'de ihraç edilmişti

Eski Musul Başkonsolosu da olan Öztürk Yılmaz, CHP Tüzüğüne aykırı eylemleri nedeniyle 2018'de partisinden ihraç edilmişti.

Bağımsız Ardahan Milletvekili Yılmaz :

TBMM (AA) – Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, üretimin artmaması, dövize bağlılığın devam etmesi, yapısal tedbirlerin alınmaması, yatırım ortamının iyileştirilmemesi halinde Türkiye'nin sonbahara doğru moratoryuma gidebileceğini iddia etti.

Yılmaz, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, sorunları çözmediğini, daha da ağırlaştırdığını, bir yıl geçtikten sonra revizyonun tartışıldığını savundu.

Yeni sistem yürürlüğe girmeden önce "İstikrar kalıcı hale gelecek, ekonomik büyüme ivme kazanacak." denildiğini ifade eden Yılmaz, söylenenin aksine döviz kurunun, enflasyonun, işsizliğin, faizin, bütçe açığının arttığını belirtti.

Üretimin artmaması, dövize bağlılığın devam etmesi, yapısal tedbirlerin alınmaması, yatırım ortamının iyileştirilmemesi, tasarrufun sağlanmaması halinde Türkiye'nin sonbahara doğru bir moratoryuma gidebileceğini iddia eden Yılmaz, Türkiye'nin borçlarını ödeyemez olduğunu ilan etmesinin, küçültücü bir durum olacağını, Türkiye'nin 119 milyar dolar olan kısa vadeli borcunu çevirmede ciddi sıkıntı yaşayacağını savundu.

Yılmaz, yeni sistemin hesap vermediğini, devlet bürokrasisinin çöktüğünü, parti bürokrasisi oluştuğunu, ekonomiyi canlandıracak, istikrar sağlayacak kurumların bağımsızlığının kalmadığını, kamu maliyesinin bozulduğunu, bütçe açığının hızlı şekilde arttığını ileri sürdü.

Türkiye'ye doğrudan yabancı yatırımcının girmesine yönelik adımlar atılması gerektiğini dile getiren Yılmaz, kamuda tasarrufa ilişkin genelge yayınlanması, bunun özellikle saraya, bakanlara, bürokrasiye karşı uygulanması gerektiğini savundu.

-"Bu yola girmemeli"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesine ilişkin bir soru üzerine Yılmaz, Trump'ın söyledikleri ile yönetimin diğer unsurlarının söylediğinin aynı olmadığını belirtti.

Türkiye'nin S-400 alımından vazgeçmesi halinde kredibilitesini bitireceğini, Rusya ile yeniden güvensizlik ortamına gireceğini, bu yola girmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "ABD'deki yönetim de Türkiye bu yoldan vazgeçmedikçe Türkiye'ye yaptırım tehdidinde bulunuyor. ABD'nin de bundan kolay kolay vazgeçmeyeceğini biliyorum. Ara formül arayışı var. Sayın Cumhurbaşkanı, Trump'ın sözlerini mutlak doğru gibi alması halinde yanılabilir. Trump'ın mantığı ticaret mantığı; madem S-400'den vazgeçmiyorsun, ben de sana yolcu uçağı satıyorum… Böyle bir şeyi dayatması halinde kabul etmememiz lazım. Trump'ın ipiyle kuyuya inilemez." diye konuştu.

“Türkiye'yi sanık sandalyesine oturtmak istiyorlar”

TBMM (AA) – Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin, "Türkiye'yi sanık sandalyesine oturtmak istiyorlar. Her Türk vatandaşı bu yalana rest çekmeli ve şiddetle reddetmelidir." dedi.

Yılmaz, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, dün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın, bugün ise Çanakkale Zaferi'nin 104. yıl dönümünün kutlandığını anımsattı.

Türkiye'de böylesine güzel gelişmeler yaşanırken dışarıda sözde soykırımın tanınmasına yönelik adımların arttığı bir gün yaşanacağını belirten Yılmaz, "Türkiye'yi bir sanık sandalyesine oturtmak istiyorlar. Amaç Türkiye'nin üzerine baskı kurmak ve bir şekilde sözde soykırımı tanıtmak. Türkiye'yi istenmeyen, tazminata, toprağa, değişik fantastik düşüncelere razı etmek istiyorlar. Bu tarihi bir sorumluluktur. Her Türk vatandaşı bu yalana rest çekmeli ve şiddetle reddetmelidir. Sistemli propagandaya karşı bizim de antipropaganda yapmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Suriye'deki güvenli bölge konusunda yaptığı değerlendirmede ise bu konunun bir şekilde Türkiye'ye karşı kullanılacağını daha öncede defalarca söylediğini anlattı.

Türkiye'nin güvenli bölgeyi kendisinin kontrol etmek istediğini, ABD'nin buna izin vermediğini belirten Yılmaz, "ABD, Irak'taki çekiç güç benzeri bir yapıyı burada devreye sokmak istiyor. Suriye'de bir mevcudiyet yaratmak isteyen ABD, Türkiye ve Şam yönetiminin atabileceği adımları engellemeye çalışmak için otonom bir yapı oluşturmaya çalışmaktadır. Türkiye'nin burada yapacağı şey; Suriye yönetiminin askerleriyle birlikte bu devriye görevini yapması olacaktır." diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye'de ekonomik kriz ve seçim gerginliğinin yaşandığını, dışarıda ise suların bir türlü durulmadığını belirterek, Kıbrıs konusunda yeniden müzakerelere başlanmak istendiğini ifade etti.

Kıbrıs konusunda herkesin taviz vermesi, bulunduğu pozisyonu yumuşatmasının istendiğini vurgulayan Yılmaz, "Türkiye Kıbrıs müzakerelerini başlattığı anda bulunduğu konumdan daha da geriye gidecektir. Şu an uluslararası konjonktür Türkiye'nin lehine değildir. Öncelikle ekonomik konuların halledilmesi, içeride tansiyonun düşürülmesi gerekiyor. Coğrafyamızda gerginlikler yaşanırken Türkiye Kıbrıs'ta müzakere masasına oturulursa şu anda bulunduğu noktanın çok daha gerisine düşecektir." görüşünü dile getirdi.