Prof. Dr. Nabi Avcı

Prof. Dr. Nabi Avcı, gençlerle bir araya geldi

İSTANBUL (AA) – Bilişim Teknolojileri Bağımlılığıyla Mücadele Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı, Fatih Belediyesi Sulukule Sanat Akademisi öğrencileriyle bir araya geldi.

Gençlerle eğitim, kültür ve sanat ağırlıklı yaklaşık bir saat sohbet eden Avcı, öncelikle Fatih Belediyesine alışveriş merkezi olarak tasarladıkları yeri, sanat akademisi olarak inşa ettikleri için ve ücretsiz kullanıma sundukları için teşekkür etti.

Avcı, eski bir Milli Eğitim Bakanı olarak eğitim alanlarının belediyelere devredilmesinin akıllıca bir iş olacağına işaret ederek, "Yani Milli Eğitim Bakanlığı ülkedeki tüm okulları Ankara'ya bağlı bir merkezi yönetimle idare etmek yerine, bu okullarımızı, kurumlarımızı belediyeler yönetse eminim çok daha belirgin, çok daha güzel işler olacaktır, ama Türkiye'nin başka sorunları sebebiyle buna biraz vakit var." diye konuştu.

Dünyanın birçok yerinde eğitim kurumlarının yerel yönetimlerce idare edildiğini aktaran Avcı, "Dersleri, müfredatı Milli Eğitim Bakanlığı tespit etsin, ama okulların bakımını, onarımını, faaliyetler yapılacak mekanları, spor, müzik ve konferans salonlarını belediyeler çok daha rahat ve güzel yapıyorlar. Fatih Sulukule Sanat Akademisi de bunun güzel bir örneği." ifadelerini kullandı.

– "Kendimizi ifade edemiyoruz"

Gençlerin müzik, sanat ya da edebiyat alanında bir hobi edinmesi gerektiğini söyleyen Avcı, şunları kaydetti:

"Bir konuya ilgi duymak sizin hayatınızı disiplin eder. İster resim, müzik, ister edebiyat ya da spor olsun, hangi konuda başarılıysanız onu ciddiye alacaksınız, ama başka alanlarda da başarılı olabileceğinizi bileceksiniz. Dolayısıyla kitap okumak, bu başarının en önemli noktalarından biri. Bizim çocuklarımızda gördüğümüz en önemli sorunlarından biri, maalesef kendimizi ifade etmeyi beceremiyoruz. O yüzden de çok sık problemler yaşıyoruz. Sık sık münakaşa etmemiz, kavga etmemiz kendimizi ifade edememekten. Neden peki kendimizi ifade edemiyoruz, çünkü Türkçe'yi iyi konuşamıyoruz. Bu anlamda derdimizi, meramımızı doğru anlatabilmek için doğru kitapları okumalıyız."

Nabi Avcı, öğrencilere Türk hikayeciliğinin önde gelen yazarlarından Sait Faik Abasıyanık'ı okumaları tavsiyesinde bulunarak, "Sait Faik'in bir iki hikayesini mutlaka okuyun, gerçekten ilaç gibidir ve okuduktan sonra gerçekten tiryakisi olacaksınız, vazgeçemeyeceksiniz." dedi.

Yazar Mustafa Kutlu'nun hikayelerini de öğrencilere öneren Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mustafa Kutlu, aslında İstanbul'da sizin hikayelerinizi anlatır ve okuduğunuzda eminim kendinizi bulacaksınız. 'Sevmedim' derseniz, çizgi romanlar okuyun, ama okuyun. Bir okuma alışkanlığınız olsun. İstanbul'un çizgi romanlarını okuyun. Bir de günlük tutun. Ben şimdi geriye bakıp döndüğüm zaman 'keşke çocukken günlük yazsaydım' diyorum. Şimdi benim için onlar öyle bir hazine olurdu ki. Çünkü zaman geçiyor. Hayatlar değişiyor."

Nabi Avcı, “Kırklar Meclisi”ne konuk oldu

ANKARA (AA) – Türkiye Yazarlar Birliğinin (TYB) düzenlediği Kırklar Meclisi Edebiyat ve Hayat Söyleşileri programına eski Bakan Nabi Avcı konuk oldu.

Türkiye Yazarlar Birliği Mehmet Akif Divanı'nda düzenlenen etkinliğe birçok yazar katıldı. Avcı etkinlikte anılarını ve deneyimlerini paylaştı.

Üniversitede öğrenci olduğu yıllardan itibaren medya kuruluşlarında köşe yazarlığı, yöneticilik ve danışmanlık yapan Avcı, katılımcılarla edebiyat konusunda sohbet etti.

Nabi Avcı, “Boğaziçi Söyleşileri”ne konuk oldu

İSTANBUL (AA) – Prof. Dr. Nabi Avcı, kültürün toplumlara ulaşmasında kullanılan mecralardaki çeşitlenmenin artık tek tip kültür anlayışının toplumun bütün gözeneklerine kadar işlenmesine izin vermediğini belirterek, "Kültürün toplumlara ulaşmasında kullanılan mecralardaki çeşitlenme, artık tek tip kültür anlayışının toplumun bütün gözeneklerine kadar işlenmesine izin vermiyor." dedi.

Prof. Dr. Avcı, Kültür Konseyi Derneği tarafından düzenlenen "Boğaziçi Söyleşileri" kapsamında "Siyaset ve Kültür" konulu bir konuşma yaptı.

Kültür siyasetinin en aşırı örneklerinin totaliter rejimlerde görüldüğünü, Hitler Almanyası ve Stalin Rusyası'nda bu işlerin had safhaya ulaştığını dile getiren Avcı, Almanya'da Goebbels ve Rusya'da Jdanov'un büyük kitleleri tepeden tırnağa resmi ideolojinin tarif ettiği, onayladığı bir kültür teknesinde yoğurmayı başarabileceklerini düşündüklerini hatırlattı:

Buna karşın yeterince başarılı olamadıklarını aktaran Avcı, şöyle devam etti:

"Artık teknoloji öyle bir hale geldi ki eskiden olduğu gibi insanları yukarıdan sopayla belli istikametlerde kültürlemenin mümkün olmadığı bir evreye geldik. Televizyon bugünkü kadar yaygın olsaydı, Hitler muvaffak olamaz hatta bir mizah unsuru olurdu. Hitler'i Hitler yapan radyodur. Hitler gerçekten çok usta bir konuşmacıydı, radyo mecrasını başarıyla kullandı. Radyo ile Almanları etkilemekte çok başarılı oldu ama görüntü olarak izlediğinizde o kadar muvaffak değil. Kültürün toplumlara ulaşmasında kullanılan mecralardaki çeşitlenme artık tek tip kültür anlayışının toplumun bütün gözeneklerine işlemesine izin vermiyor. Her şeye rağmen siyasetçiler bu günde iletişim mecralarına hakim olmakla, insanların ve kitlelerin fikriyatını şekillendirebileceklerini düşünmeden edemezler, bu yanlıştır. Bütün araştırmalar gösteriyor ki kitle iletişim araçları insanlarda yeni kanaatler oluşturmakta çok etkili değildir. Kitle iletişim araçları zaten insanlarda var olan fikirlerin pekişmesini sağlar."

Avcı, kitle iletişim araçlarının işleyişinde radikal değişiklikler beklemenin yanlış olduğunu aktararak, "Ancak bunu hiçbir siyasi otorite sessizce kabullenmek istemez." dedi.

Bu durumun sadece iktidarlar değil, muhalefet için de geçerli olduğunu ifade eden Nabi Avcı, sözlerini, "Mesela Trump gibi… Bırakın kitle iletişim araçlarını, sosyal medya üzerinden bile insanların düşüncelerini değiştirebileceklerini vehmetmekten kendini alamıyor. Aynı şey derece derece bütün siyasi kadrolarda vardır. Sadece iktidarlara mahsus bir hastalık değildir bu muhalefette de aynı şekildedir. Her gün çok başarılı argümanlarla sürdüğünüz kampanyanın nasıl geri tepebileceğini fark edemeyebilirsiniz." diye tamamladı.