Rehber Köpek

Rehber Köpekler Derneğinden gönüllülere teşekkür

İSTANBUL (AA) – Rehber Köpekler Derneğince, görme engelli vatandaşların yaşamlarını kolaylaştırmak adına eğitilen rehber köpeklerin yetiştirilmesini destekleyen gönüllülere sertifika verildi.

Derneğin Kadıköy'deki merkezinde düzenlenen törene, köpek eğitmenleri, rehber köpeklerle birlikte yaşamaya başlayacak olan görme engelliler ve yakınları katıldı.

Dernek Başkanı Nurdeniz Tuncer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, derneği, İngiltere'nin eski Ankara Büyükelçisi Richard Moore'un eşi Maggie Moore ile 2014'te kurduklarını belirtti.

Derneğin Türkiye'nin her yerindeki görme engellilere yönelik ihtiyacı karşılamak amacıyla kurulduğunu aktaran Tuncer, bugünkü etkinliğin evlerini bir yıl gönüllü bakıcı aile olarak rehber köpek adaylarını yetiştirmek üzere açan ailelere teşekkür etmek amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

Tuncer, çalışan 3 aktif rehber köpek bulunduğunu, 9 köpeğin de eğitimlerine başlanacağını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bu köpekler 5 ay eğitim görecek. Beş ayın sonunda köpeklerimiz engellilerle eşleştirilecekler. Bu konuda eğitmen sayısını da artırmak için çalışmalar yürütüyoruz. Farkındalığın arttırılması gerekiyor. Bu anlamda basın ve toplumun desteği çok önemli. Rehber köpekler eğitimden sonra havlamaz, ısırmaz o yüzden onların görevi sadece görme engellilere iki göz olmak. O adeta bir tekerlekli sandalye gibidir. Hedefimiz daha bağımsız ve sosyal görme engellilerin sayısın arttırmaktır."

Hem ev hem yol arkadaşı

İSTANBUL- Andaç Hongur

İstanbul Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi görme engelli Yusuf Uçar, 3,5 ay önce birlikte yaşamaya başladığı rehber köpeği Aslan‘la dilediği yere artık daha rahat, huzurlu ve güvenli şekilde gidiyor.

Kadıköy’de yaşayan ve 2012 Londra Paralimpik Oyunları’nda bronz madalya kazanan Türkiye Goalball Milli Takımı’nda da yer alan 31 yaşındaki Uçar, kendisine rehber köpek sahibi olmaya karar verdi.

Evini ve yaşamını paylaşmaya başladı

Öğrenciliğinin yanında Kadıköy Gençlik Spor İlçe Müdürlüğü’nde çalışan Uçar, yaptığı başvurunun ve uygunluk testlerinin ardından Aslan’la birlikte eğitim aldı. Aslan’ı tanımadığı için başlangıçta ona alışıp alışamayacağı endişesi taşıyan Uçar, eğitimin ardından 3,5 ay önce Aslan’la bir takım olarak, onunla evini ve yaşamını paylaşmaya başladı.

Hafta içi saat 06.00’da kalkan Uçar, sabah kişisel bakımının ardından Aslan’ın tüylerini tarıyor, bakımını yapıyor, mamasını ve suyunu veriyor. Uçar ve Aslan, Yeldeğirmeni’ndeki evlerinden çıkarak, Söğütlüçeşme Metrobüs Durağı’na yürüyor. Metrobüsle Avcılar’daki kampüse giden ikili, derslerin ardından yine metrobüsle eve dönüyor.

Uçar’ın sahildeki yürüyüşünden market alışverişine, arkadaşlarıyla kafedeki buluşmasından minibüs seyahatine kadar her anında ve adımında yanında olan Aslan, Uçar’ın komutlarını takip ederek, güvenli şekilde yürümesini sağlıyor.

“Rehber köpek bir nevi gözünüz oluyor “

Yusuf Uçar, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, Aslan’la yaşamaya başlamadan öne baston kullandığını söyledi. Bastonla yürümenin rehber köpeğe göre çok daha zor olduğunu dile getiren Uçar, şöyle konuştu:

“Bastonla yürümek problemli çünkü yolda yürürken yola odaklanıyorsunuz, çarpacak mıyım, kafama bir ağaç dalı gelecek mi, araç var mı yolda gibi engelleri düşünerek yürüyorsunuz. Bu da zihin olarak sizi oldukça yoruyor. Baston önünüzdeki bir cismi görmüyor ama Aslan görebiliyor. Rehber köpek bir nevi gözünüz oluyor aslında. Aslan’la yürürken hiçbir şekilde olumsuz bir durum olmuyor, gayet rahat ve huzurlu bir şekilde yürüyorum. Hatta bastonla yürüdüğümün 2 katı daha hızlı yürüyorum. Rehber köpek hem daha hızlı yürütüyor hem de hiçbir endişeye mahal kalmadan rahat istediğim yere gidebiliyorum.”

“Sıranın önüne geçmeye çalışıyor”

Okula gittikleri sabahlar metrobüs durağına yürüdüklerini anlatan Uçar, “1 saat boyunca Avcılar’a kadar yolculuk sürüyor. Aslan’la beraber derslere ve sınavlara giriyoruz. Ders çalışırken yanımda oturuyor ama genelde dersi çok dinlemiyor, uyumayı tercih ediyor. Sınavlara da girip uyumayı tercih ediyor. Okuldan çıkıp metrobüs durağına yürüyoruz. Durağa geçtiğimizde metrobüse binmek için sıra oluyor normalde, bazen Aslan sıranın en önüne geçmeye çalışıyor. O öne geçiyor, ben onu arkaya alıyorum. Son birkaç binişimizde doğrudan sıranın arkasına gitmeye başladı. Normalde kapı açılırken hemen binmek istiyor, onun yanlış olduğunu beklemesi gerektiğini söylediğimde anlıyor.” diye konuştu.

“Rehber köpek, lütfen sevmeyin”

Rehber köpeklerin görme engellilerin hayatlarını her açıdan kolaylaştırdığını vurgulayan Uçar, şunları söyledi:

“Rehber köpek herkese verilmez, onları sevebilmek, onlara saygı duymak gerekiyor. Çevreden genellikle olumlu görüşler alıyorum ama bazen rehber köpeğin ne olduğunu bilmeyenlerin kafalarında bazı soru işaretleri oluyor. Rehber köpeklerin başkaları tarafından sevilmesi, onların dikkatlerini ve odaklarını dağıtabilir. Bu da sahibini ve kendisini tehlikeye atabilir. Sevmeye çalışanlar çok oluyor. ‘Rehber köpek, lütfen sevmeyin.’ diyorum. Aslan’ın üzerindeki yazıyı da okuyorlar ama ona rağmen ‘Çok tatlı ne yapalım.’ diyorlar. İnsanlardan bu konuda biraz daha duyarlı olmalarını bekliyoruz.” 


Görme engellilere sevimli ‘yol arkadaşları’

İSTANBUL – Andaç Hongur

Avukat Nurdeniz Tunçer ve eski İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore‘un eşi Maggie Moore, 4 yıl önce kurdukları Rehber Köpekler Derneği sayesinde kendileri gibi görme engelli bulunanlara “can yoldaşı”, “yol arkadaşı” köpekler yetiştiriyor. 

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1916’da gaziler için Almanya’da başlatılan rehber köpek uygulaması, Türkiye’de 2014’te, Maggie Moore ile görme engelli Nurdeniz Tunçer’in el ele vererek Rehber Köpekler Derneği’ni kurmasıyla başladı.

Avrupa Birliği Rehber Köpekler Federasyonu üyesi olan Rehber Köpekler Derneği, kuruluşunda İngiltere’de 50 yıldır rehber köpek eğitmenliği yapan birinden danışmanlık aldı. Tam zamanlı çalışan 2 eğitmeniyle görme engellilere yönelik rehber köpek eğitimi sağlayan dernek, rehber köpekleri bedelsiz olarak sahiplerine teslim ediyor. Dernek, veterinerlik ve mama hizmetlerinin yanı sıra rehber köpek sahiplerine yasal olarak da tüm aşamalarda destek sağlıyor.

Bir yılı aşkın süredir “can yoldaşı” olarak tanımladığı “Kara” ile yaşayan Nurdeniz Tunçer, rehber köpeklerin görme engellilerin iki gözü, onları basamaklardan indiren, yollarda rahat ve engellere takılmadan bağımsız yürümesini sağlayan yol arkadaşları olduğunu söyledi.

Tunçer, “Kara” olmadan bir yere gittiğinde boşluk hissettiğini ifade ederek, “Artık kimsenin koluna girmek istemiyorum. Kara ile bir takımız. Tabii ki o da robot değil onun da heyecanları var, o da bir canlı. Biz, birbirimizi anlayarak ilerliyoruz.” dedi.

Rehber köpeklerin eğitimi

Derneğin, Türkiye’nin her yerinde ihtiyacı olan görme engellilere, ekonomik durumunu gözetmeksizin rehber köpek temin etmeyi hedeflediğini belirten Tunçer, rehber köpeklerin eğitimine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“8 haftalık yavru köpeklerimizi 1 yıllığına gönüllü bakıcı ailelere veriyoruz. Derneğimiz, ailelerimize veteriner ve mama hizmetlerini sunuyor. Bu esnada eğitmenlerimiz de 7 gün 24 saat onlara eğitim konusunda destek veriyor. ‘Otur’, ‘Kalk’, ‘Bekle’, ‘Masaya atlama’ gibi temel komutları onlar veriyor, tamamen bizim yönlendirmemiz ve bizim önderliğimizde. 1 yılın sonunda sınavı geçen köpeklerimizi 5 aylığına görme engelli eğitimine tabi tutuyoruz. Rehber köpeklerimiz sokaklarda eğitiliyor. 1 yılın sonunda başladıkları 5 aylık eğitim, her yerde olmak zorunda. Köpeklerimizin kafeye, alışveriş merkezine giderek, otobüse binerek sosyalleşmesi ve bu aşamayı tamamlaması gerekiyor. Ne kadar çok yürür ne kadar çok çalışırlarsa bir görme engelliye o kadar iyi refakat edebilir, arkadaşlık yapabilirler. Sınavı geçenleri uygun görme engellilerle eşleştiriyoruz. Sonraki aşama 3-4 hafta sürüyor. Görme engelli ile köpeğin uyumu, birbirlerine alışmaları, rutinin değişkenliğine göre belirleniyor. Sonrasında takım halinde çalışmaya başlıyorlar.”

Türkiye’de şu anda 3 rehber köpek olduğunu kaydeden Tunçer, 12 köpeğin eğitime girerek mezun olacağını, bunların dışında gönüllü ailelerin yanında kalan ve eğitimi bekleyen yavru köpekler olduğunu da anlattı.

“Rehber köpek saldırmaz, havlamaz”

Nurdeniz Tunçer, rehber köpeğin saldırmadığını, havlamadığını, amacının sadece görme engelliyi yönlendirmek ve onun güvenli seyahatini sağlamaktan sorumlu olduğunu anlatmak istediklerinin altını çizerek, köpeklere ev sahipliği yapacak gönüllülere ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Tunçer, “Ailelerden, 1 yıl yuvalarını yavru köpeklere açarak bir görme engelliye 2 göz olmalarını rica ediyoruz. Her şey satın alınabilir ama onların verdiği sevgi satın alınamaz. Bu, hem aile hem de çocukları için güzel bir sosyal sorumluluk. Bir insana hayat kazandırıyor, onun güvenli olmasını ve yalnız yaşamamasını sağlıyorsunuz.” diye konuştu.

Türkiye’nin her yerindeki görme engellilere ulaşmak için her türlü desteğe ihtiyaç duyduklarını dile getiren Tunçer, “Derneğimiz bağışlar ve çeşitli kurumların sponsorluğuyla hayatta kalıyor. Görme engellilerin her geçen gün artan rehber köpek talebini karşılamak için eğitmen sayısını artırmayı istiyoruz.” dedi.

“Ses tonunuzu, heyecanınızı bile anlayabiliyor”

Nurdeniz Tunçer, rehber köpek sahibi olabilmesi için görme engellilerin fiziksel ve yaşam koşulları gibi çeşitli etkenlerin uygunluğuna bakıldığına işaret ederek, şunları söyledi:

“Uzmanlarımız, kişi ne kadar duyuyor, görme kaybı ne zaman başlamış ve hangi süreçte, kronik bir rahatsızlığı var mı, eşinin onayı var mı, tek başına yaşayabiliyor mu, hareketliliği var mı gibi uzun bir test sürecinde değerlendirme yapıyor. Testten sonra yapılan uyum çalışmaları tamamlandığında, 3 haftalık süreç başlıyor. Eğitmenlerimiz onlarla çalışıyorlar. Bir görme engellinin rehber köpeğe alışma sürecinin 6 ayda oturduğunu söyleyebiliriz. Bunu araba kullanmak gibi düşünebilirsiniz. Arabayla seyahatiniz, arabaya hakimiyetiniz nasılsa takım olarak uyumunuz da öyle oluyor. O, sizin ses tonunuzu, yürüyüşünüzü, bakışınızı, tereddüdünüzü, heyecanınızı bile anlayabiliyor.”