Rölyef

Seramiksan'dan küçük banyolar için öneriler

İSTANBUL (AA) – Seramiksan, küçük banyoları şık, modern ve fonksiyonel şekilde değerlendirmek isteyenlere küçük ebatlı ve ferah serilerini öneriyor.

Seramiksan'ın açıklamasına göre, son yıllarda evlerin azalan metrekareleriyle orantılı olarak banyolar da küçülüyor. Küçülen banyolarla birlikte ihtiyaçlar ve banyo alışkanlıkları da değişiyor.

Seramiksan da değişen ihtiyaç ve beklentilere çok sayıda çözümler sunuyor.
Şirketin Petite Serisi asma klozetleri sadece 48 santimetre oluşu ile banyolarda yer açıyor.

Banyonun duvarları için de 7,5x15cm – 10x20cm ebatlarıyla Metro Serisi küçük alanlar için ideal çözüm sağlıyor, mekanları daha büyük gösteriyor.

Bumpy Serisi'nin 10x40cm ve 10x30cm ebat seçenekleri ve zengin rölyef ve renk çeşitleri ile banyoları canlandırıyor. 10×40 ebatlı ortak motifi bulunan Artisan serisi ışıl ışıl yüzeyi ile banyolarınıza sanatsal dokunuşlar kazandırıyor. 60×60 Victorian Royal Beyaz Yer Karosu'nun Glossy Ink efekti banyoya eşsiz görünüm sağlıyor.

Şırnak'ta 6 bin yıllık at üstündeki insan figürlü rölyef tahrip edildi

ŞIRNAK (AA) – Şırnak'ta 6 bin yıl önce işlendiği değerlendirilen at üstündeki insan figürlü rölyef (kabartma), tahrip edildi.

Kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler, Kasrik beldesinde yer alan Cudi ile Gabar dağlarını ayıran ve "Krallar Geçidi" olarak adlandırılan dağın yamacına 6 bin yıl önce işlendiği değerlendirilen at üstündeki insan figürlü rölyefe, kesici aletlerle zarar verdi.

Şırnak İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, rölyefi tahrip eden kişi veya kişilerin yakalanması için çalışma başlattı.

– Belde sakinleri tepkili

Beldenin eski belediye başkanı Bahattin Şanlı, Kasrik Boğazı'nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 4 Mart'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarına göre kesin korunacak hassas alan olarak tescil edildiğini söyledi.

6 bin yıllık rölyefe yapılan saldırıya belde halkının tepki gösterdiğini belirten Şanlı, şöyle konuştu:

"İnsan üstündeki at figürüne zarar verildi. Figürdeki atın üzerindeki kadın heykeline zarar verilmiş, çevresi tahrip edilmiş. Yapanlarla ilgili jandarmanın araştırmaları sürüyor fakat henüz bir sonuç alınmış değil. Bölgede define arayan kişilerin yaptığını düşünüyoruz. Birkaç kez bölgede gördük ve müdahalede bulunduk. Bölgeye artık turist beklerken bunların olması düşündürücü ve çok da üzücü."

Belde sakinlerinden Sinan Salgut ise "6 bin yıllık tarihi değerimize zarar verildiği için üzüntülüyüz. Bunu yapanlara gerekli cezanın verilmesini istiyoruz." diye konuştu.

Mehmet Erol Buga, deprem gerçeğine rölyef tablosuyla dikkati çekiyor

KOCAELİ (AA) – Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan rölyef sanatçısı Mehmet Erol Buga, Marmara Depremi’nde yaşanan bina yıkımını tabloya işleyerek deprem gerçeğine dikkati çekiyor.

Sanat hayatında 25 yılda 300’ün üzerinde eser ortaya çıkaran Buga, deprem gerçeğini sanatıyla gözler önüne sermeye karar verdi.

Komşusundan 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Marmara Depremi’nde yıkılan bir binanın fotoğrafını alan Buga, topladığı atıklarla oluşturduğu ve atölyesinin ön camında sergilediği eseriyle deprem gerçeğini insanlara hatırlatmak istiyor.

“İnsanların depremi unutmamasını istedim”

Mehmet Erol Buga, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sanatında 25 yıldır çalışmalarını sürdürdüğünü, doğadaki atıkları değerlendirerek eserlerini ortaya çıkardığını söyledi.

Eski tarihi evleri, çektiği fotoğraflar yardımıyla bire bir tablolara yansıttığını anlatan Buga, son çalışmasında Marmara Depremi’nin 20. yılında bir eser ortaya çıkardığını kaydetti.

Buga, eserini doğadaki atıklarla 18 günde tamamladığını dile getirerek, “Depremin olduğu yıllarda gemilerde çalıştığım için depremi denizde hissettim. Daha sonra karadaki görüntüler içimi bir hayli acıttı. Bir yıldır Değirmendere’de yaşıyorum. Tablolarım arasına böyle bir eseri de dahil etmek istedim. Duygularımı tabloya yansıtmak, insanların depremi unutmamasını istedim. Değirmendere’de depremin bir sürü yıktığı bina vardı. O bölgelerden atıklar toplama başladım, o atıklarla da bu tabloyu ortaya çıkardım.” diye konuştu.

Çalışmaya başlamadan önce komşusunun kendisine deprem fotoğraflarının olduğu bir albüm verdiğini aktaran Buga, albüm içerisinden eserini ortaya çıkardığı fotoğrafı seçtiğini ifade etti.

Buga, komşunun ara sıra atölyeye geldiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Fotoğrafını aldığım komşum tesadüfen eserin bitişini gördü, irkildi ve üzüldü. ‘Neden böyle oldun’ dedim. ‘Oğlum bu evden üst kattan sağ çıktı’ dedi. Yaşanmış bir bina, binanın yarısı resimde tamamen duruyor ama yarısı yıkık. Eserimde gazbeton malzemesi, tel, CD kapakları, oluklu mukavva gibi malzemeler kullandım.

Çalışmamla iyi bir şey yaptığımı düşünüyorum. İnsanlar depremi hatırlasın, belki kötü bir günün çalışması ama insanlara da ‘Depremi unutmayın’ mesajı vermek istedim. Bu binadan ben de çıkabilirdim, benim ailem de orada olabilirdi, acı bir olay. Sadece bu bina da değil, bir sürü yıkılan bina var, can kaybı var. Tabii ki ben de bu eseri yaparken üzüntüyle çalıştım, insan acı hissediyor.”

Buga, deprem gerçeğini unutturmamak gerektiğine dikkati çekerek, “Deprem gerçeğini gündemimizde tutmak zorundayız. Bunu sadece ben değil, depremin unutturulmaması için yerel yönetimler de hükümetimiz de bunu yaşayan vatandaşımız da böyle çalışmalara ön ayak olmak zorunda.” dedi.

Çamur öğrencilerin ellerinde hayat buluyor

HATAY (AA) – Hatay'ın merkez Antakya ilçesindeki Şehit Ahmet Benli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi resim bölümü öğrencileri, çamura şekil vererek rölyef çalışması yapılıyor.

Hatay Büyük Şehir Belediyesi ve Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünün katkılarıyla temin edilen 5 ton çamur öğrencilerin elinde hayat buluyor.

Heykeltıraşları aratmayan öğrencilerin, öğretmenlerinin öncülüğünde yaptığı tarihi karakterleri anlatan rölyefin okulun duvarına asılması planlanıyor.

Resim öğretmeni Kenan Nuraydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, resim bölümü öğrencileriyle çamurdan farklı eserler ortaya çıkardıklarını söyledi.

Nuraydın, öğrencilerin el becerilerinin gelişmesi kazanması ve tarihi kahramanları anmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Tarihe ışık tutan karakterleri çalıştıklarını vurgulayan Nuraydın, ''4 aydır üzerinde çalıştığımız rölyef çalışmalarımız var. Temin ettiğimiz 5 ton çamurla 3,5 metre uzunluğunda 3 farklı figürde eser yapıyoruz." dedi.

Öğrencilerden Yıldıray Dağlı da uzun zamandır rölyeflerin yapımında çalıştığını, projede yer aldığı için mutlu olduğunu kaydetti.