KARAMAN – Kazılarda Roma dönemine ait sarnıç ve kale surları ortaya çıkarıldı

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Philadelphia kazı alanı
– Eirenopolis kazı bölgesi
– Eirenopolis ortaya çıkarılan sarnıç
– Ermenek'teki Sbide kazı alanı
– Ortaya çıkartılan sur duvarları
– Temizlenen mezarlar
– Kazı alanındaki çalışmalar
– KMÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ercan Aşkın ile röportaj
Karaman'daki kazılarda Roma dönemine ait sarnıç ve kale surları ortaya çıkarıldı
– KMÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ercan Aşkın:
– “Sbide Antik Kenti'nde yaptığımız çalışmalarda sur duvarlarıyla karşılaştık. Bu surlar kentin güçlü bir savunma sistemine sahip olduğunu gösteriyor”
KARAMAN (AA) – MEHMET ÇETİN – Karaman'ın Ermenek ilçesinde üç bölgede yapılan arkeolojik kazılarda onlarca kaya mezarı, Roma dönemine ait sarnıç ve kale surları ortaya çıkarıldı.
Karaman Müze Müdürlüğü Başkanlığınca, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Arkeoloji Bölümünün bilimsel danışmanlığında, Ermenek'teki Sbide (Yukarıçağlar köyü), Eirenopolis (Çatalbadem köyü) ve Philadelphia (Gökçeseki köyü) antik kentlerindeki kültür varlıklarının ortaya çıkarılması amacıyla arkeolojik kazı çalışmaları yürütülüyor.
Söz konusu antik kentlerde 28 Eylül'de başlayan, 15 kişilik uzman ekip ve yaklaşık 60 işçi ile yürütülen arkeolojik kazıların, 7 Aralık'a kadar devam etmesi ve önümüzdeki yıllarda da sürdürülmesi planlanıyor.
Kazılarda Sbide'de kenti çevreleyen surun kalıntılarına rastlandı. Kentin doğu kapısı ile kapının iki yanındaki kule yapılanmaları ortaya çıkarıldı. Özenli işçiliğiyle ön plana çıkan sur kalıntılarının Roma dönemine ait olduğu kaydedildi. Kentte ayrıca nekropolis içerisindeki kaya mezarlarının temizlik çalışmalarının sürdürüldüğü aktarıldı.
Eirenopolis Antik Kenti'nin nekropolisinin yamaçlarında yapılan kazılarda ise Erken Hristiyanlık dönemine ait olduğu düşünülen sağlam durumdaki bir sarnıç ile çeşitli yapılara ait duvar kalıntıları ortaya çıkarıldı.
Philadelphia Antik Kenti'ndeki kazılarda da kentin nekropolisinde yoğunlaştı. Nekropolis içerisindeki kaya mezarları ile tespit edilen bazı yapılardaki temizlik amaçlı kazılar devam ediyor.
– “Ermenek ve Karaman turizmine katkıda bulunacağını düşünüyoruz”
KMÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ercan Aşkın, AA muhabirine, Ermenek bölgesinde gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen onlarca antik yerleşim yerinin bulunduğunu söyledi.
Tarihte bölgede birçok antik kentin isminin geçtiğini fakat buraların tam olarak yerinin bilinmediğini ifade eden Aşkın, “Buraları ortaya çıkarmak için ilk etapta Sbide, Eirenopolis ve Philadelphia'da kazı çalışması başlattık. Buralar tarihte ismi olan fakat tam olarak bilinen yerler değil. Daha önce arkeolojik bir çalışma yapılmamış.” diye konuştu.
Çalışmaların kent içlerinde ve nekropollerinde sürdürüldüğünü aktaran Aşkın, şunları kaydetti:
“Nekropollerdeki çok sayıda mezar ortaya çıkarılıp temizleniyor. Bunların yanında kentlerde bulunan bazı yapılar da ortaya çıkarıldı. Sbide Antik Kenti'nde yaptığımız çalışmalarda sur duvarlarıyla karşılaştık. Bu surlardan kentin güçlü bir savunma sistemine sahip olduğunu görmüş olduk. Kentin kuzey tarafında sur yapıları ve buradaki kapının yanlarında kule yapılarıyla karşılaştık. Bu sur yapıları mimari olarak özellikli yapılar. Bölgede sur yapılarıyla çok fazla karşılaşılmıyor. Bu da bölgenin, kentin önemini ortaya koymaktadır. Bu surların Roma dönemine ait olduğunu değerlendirmekteyiz. 1700-1800 yıl öncesine ait diyebiliriz. Eirenopolis'te bir sarnıçla karşılaştık. 4 metre uzunluğunda 6 metre genişliğinde. Kemerli ve tonozlu bir üst yapıya sahip. Üzeri kapalı. İçine merdivenle giriliyor. Giriş kapısının üzerinde bir kristogram yer alıyor. Bu, binanın Erken Hristiyanlık döneminde yapıldığını gösteriyor.”
Bölge hakkında çok fazlı bilgiye sahip olmadıklarını fakat ilk bulguların heyecan verici olduğunu dile getiren Aşkın, “Yaptığımız çalışmaların Ermenek ve Karaman turizmine katkıda bulunacağını düşünüyoruz. Hakkında pek fazla bilgi bulunmayan İsaura'nın bu dağlık bölgesinde önemli bilimsel verilere ulaşacağımızı değerlendirmekteyiz. Kazılarımız daha çok yeni. İnşallah bölgenin bilinmeyenlerini ortaya çıkaracağız.” ifadelerini kullandı.

ROMA – Salgında vaka eğrisinin düşüşe geçtiği İtalya'da aşılar büyük umut olarak görülüyor

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Lazzaro Spallanzani Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsünden genel görüntüler
– Lazzaro Spallanzani Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başhekimi Prof. Dr. Francesco Vaia'nın röportajı – Lazzaro Spallanzani Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başhekimi Prof. Dr. Francesco Vaia: – “Zor bir dönemden geçtik, bunu söyleyebiliriz ama bu hafta bizi rahatlatacak bazı işaretler aldık. İki verimli ve önemli işaret” – “Eğilimin terse döndüğünü söyleyebiliriz. Elbette bu durum, alınan etkili önlemler sayesinde oldu” – “(Aşı konusu) Bu kimin kazanacağı, kimin ilk yaptığına dair bir yarışma değil. Çok aşı elbette ki iyi karşılanır”

ROMA (AA) – BARIŞ SEÇKİN – İtalya'nın başkenti Roma'daki Lazzaro Spallanzani Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başhekimi Prof. Dr. Francesco Vaia, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında geçen hafta vaka sayılarındaki artış eğilimini terse çevirdiklerini ve aşı çalışmalarıyla ilgili rahatlatıcı haberler aldıklarını söyledi. İtalya'da bulaşıcı hastalıklar konusunda otorite olarak kabul edilen ve Kovid-19'a yönelik çalışmalarıyla bilinen Lazzaro Spallanzani Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başhekimi Prof. Dr. Vaia, ülkede salgının ikinci dalgasındaki gidişata ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. İtalya'da salgının ikinci dalgasında son bir aydır hızla yükselen vaka sayısına işaret eden Vaia, “Zor bir dönemden geçtik, bunu söyleyebiliriz ama bu hafta bizi rahatlatacak bazı işaretler aldık. İki verimli ve önemli işaret. Bunlardan biri virüs bulaşma katsayısı olan Rt endeksinin düşmesi, bir diğeri de iki büyük şirketin yapmış olduğu aşı duyuruları. Bu şirketlerin aşının dağıtımının yakında mümkün olacağına yönelik açıklamaları bize umut veriyor ve tünelin ucundaki ışığı görmemizi sağlıyor.” diye konuştu. Ülkede son bir haftada günlük yeni vaka sayısının hiç 40 binin üzerine çıkmadığına dikkati çeken Vaia, “32-33-34 binlerde seyrediyor. Bunun yanı sıra test sayımız da çok arttı. Sayılar bir yere kadar geldi ardından belli bir düzeye indi. Bugün yapılan test sayına göre pozitif çıkanların oranı birkaç gün önce yüzde 16,8 iken şu anda yüzde 14'e düştü. Bu, hafif de olsa bir düşüş olduğunu gösteriyor.” dedi. Salgında yeni vaka artışının hız kestiğini belirten Prof. Vaia, “Eğilimin terse döndüğünü söyleyebiliriz. Elbette bu durum, alınan etkili önlemler sayesinde oldu. Önlemler çift ayaklı, biri; bireysel önlemler ki her zaman 3 temel kurala; mesafe, maske ve el yıkamadan başlayarak kişisel hijyene uymalıyız. Bir diğer ayak ise sistemin müdahalesi ki sistemin yürürlüğe koyduğu kurallara da uymalıyız.” ifadesini kullandı. – Salgının ikinci dalgasında ölü sayısı neden yüksek İtalya'nın ikinci dalgaya diğer Avrupa ülkelerine göre geç girmesine karşın günlük ölüm sayılarının neden yüksek olduğu konusunda Başhekim, “Ne yazık ki bu alçak bir virüs. Çünkü güçlüler karşısında zayıf ama kırılgan kişilere karşı son derecede öldürücü bir virüs. Ölenler, maalesef yaşlı ve başka patolojileri olanlar. Ama ben umut dolu bir mesaj vermek istiyorum. Yoğun bakımdan çıkılıyor, bu virüsten iyileşiliyor. Bu sabah ziyarete gittiğimde bazı hastaların iyileşip ayaklandığını ve eve döndüğünü gördüm.” diye konuştu. – “Bölgesel bazda tıbbı güçlendirmeliyiz” Salgının ikinci dalgasında İtalya'nın bazı bölgelerinde hastanelerin yeteriz kaldığına ilişkin görüntüler çıktığı hatırlatılan Vaia, “Bana göre hastanelere çok yüklendik buna karşılık bölgeye daha az yatırım yaptık. Biz tıbbı, özellikle de yerel bölgesel bazda tıbbı güçlendirmeli ve nitelikli hale getirmeliyiz. Ayrıca bilim camiası olarak biz daha yenilikçi ve bizi aşıya götürebilecek monoklonal antikorlar gibi işe yarayan daha deneysel terapilerde ısrar etmemiz gerekiyor.” dedi. – İtalya Noel'de normale dönecek mi? Hristiyan aleminin kutladığı Noel Bayramı'nın İtalya'da da çok sayıda insanın geniş aile yemeklerinde bir araya geldiği bir dönem olduğu hatırlatılan ve sosyalleşmeyi kısıtlayan halihazırdaki tedbirlerin aralıkta da devam edip etmeyeceği konusunda Vaia, şunları söyledi: “Noel için de biraz daha beklemek durumundayız. Noel'e daha iyi şekilde ulaşmalıyız ve bunun için uğraşmalıyız. Noel'i sadece yakınlarımızla, en yakınlarımızla geçirmeliyiz. Noel'de çekirdek ailelerimizle olmalıyız. Bu savaş halen bitmiş değil. Hayal kurmaya lüzum yok. Bu bitmedi. Noel bir başka aşama.” – Aşı çalışmaları Kendi aşı çalışmalarında ilk aşamayı sonuçlandırmak üzere oldukları bilgisini veren Prof. Vaia, “Bu ilk aşama bize herhangi bir ters tepki vermedi. İleriye gitme yolunda teşvik ediyoruz ve biz de kısa bir süre sonra ilk aşamanın ne olduğunu açıklayacağız. Her zaman söylediğimiz gibi rahatlatıcı işaretlerimiz var ve sanırım önümüzdeki baharda bizim de hazır olabileceğimizi taahhüt ettiler.” ifadesini kullandı. Aşının rekabet konusu olmaması gerektiğine vurgu yapan Vaia, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kimin kazanacağı, kimin ilk yaptığına dair bir yarışma değil. Çok aşı elbette ki iyi karşılanır. Çünkü bunlar tüm dünya nüfusunun büyük bir bölümünü aşılamak için kullanılacak ve çok sayıda insan için zaten çok aşıya ihtiyaç olacak. Her şeyden önce bu aşılar, tüm halklar için kullanılabilir hale getirilen ortak kamu yararına olmasına ihtiyacımız var. Bu nedenle bütün devletlerin ve hatta endüstrilerin büyük bir sinerjiye sahip olmasına ve aşıyı tam olarak zengin yoksul herkese sunulan kamu yararı olarak görmemiz gerekiyor.”

Roma dönemi maden galerileri kültür turizmine göz kırpıyor

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Civa madeninde galerilerin görüntüleri
– Civa yatakları
– Madenin içerisinden görüntüler
– MAden galerisinden görüntüler
– Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bahar ile röportaj Roma dönemi maden galerileri kültür turizmine göz kırpıyor
– Konya'nın tarihi yerleşim yerlerinden Ladik Mahallesi'ndeki, Roma döneminden başlayıp yaklaşık 40 yıl öncesine kadar işletilen maden galerileri, yer altı şehrini andıran yapısıyla ilgi çekiyor
– Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bahar:
– “Madenler, kültür turizmi için çok önemli bir potansiyel. Burası kültür turizmi açısından önemli bir destinasyon olabilir. İnsanların rahatlıkla içinde gezebileceği genişlik ve yüksekliği sahip”
KONYA (AA) – ABDULLAH DOĞAN – Konya'nın tarihi yerleşim yerlerinden Ladik Mahallesi'ndeki, Roma döneminden başlayıp yaklaşık 40 yıl öncesine kadar işletilen maden galerileri, yer altı şehrini andıran yapısıyla ilgi çekiyor.
Yazıtlı taşları, gymnasium ve onlarca kültürel varlığı barındıran Laodikya Antik Kenti'nin bulunduğu Sarayönü ilçesinin Ladik Mahallesi, Roma döneminde cıva, kurşun ve mermer madenciliğinin yoğunlukla yapılmasıyla ayrı önem taşıyor.
Mahalleyi çevreleyen mermerciliğin de yapıldığı dağın kuzey yamacında, yarım metre açıklıktan girilen, içinde farklı yönlere ilerleyen ve uzunluğu 800 metreyi bulan 2 bin yıllık galeriler kültür turizmine kazandırılmayı bekliyor.
Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bahar, AA muhabirine, bölgede 25 yıldır çalışma yürüttüğünü söyledi.
Ladik'te, Hitit döneminde de yerleşim izlerine rastlandığını anlatan Bahar, “İskender'in ölümünden sonra Anadolu'da hakimiyet kuran Seleukos, önemli bir yol kavşağı olduğu için burayı koloni şehir olarak kurar. O döneme ait kitabe gördük. Milattan önce 300'lü yıllardan itibaren Ladik, önemli bir kent olmaya başlar. Roma İmparatoru Claudius, milattan sonra 54 yılında Ladik'i koloni haline getirdi. Roma'nın tarihi yolları buradan geçer.” diye konuştu.
– Galeriler günümüze kadar kullanılmış
Bahar, Romalıların bölgede yoğun madencilik faaliyetinde bulunduğuna işaret ederek, yaklaşık 40 yıl öncesine kadar cıva ve kurşun yataklarının aktif işletildiğini vurguladı.
Dağın kuzey yamacındaki Çırakman mevkisinde cıva galerisinin gezilebildiğine dikkati çeken Bahar, şöyle konuştu:
“Burada, Roma döneminde yoğun cıva madenciliği yapılmış. İçinde bulunduğumuz galerileri Romalılar açmış. Burada çalışanlarla görüştüğümde, 'Hocam, Roma galerilerini takip ediyoruz. Olanı biraz daha genişletiyoruz. Romalılar, damarları iyi keşfetmiş' dediler. Burası, 1980'e kadar çalıştırıldı. Kayaç yapısından iskeleye, tahkime de fazla ihtiyaç duyulmamış.”
– “Yer altı şehri veya maden turizmine kazandırılacak bir yer”
Bahar, bölgedeki tarihi varlıkların yanı sıra galerinin maden turizmi bakımından değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:
“Almanya-Avusturya'da maden galerisini gezmiştik. Madenler, kültür turizmi için çok önemli bir potansiyel. Burası kültür turizmi açısından önemli bir destinasyon olabilir. İnsanların rahatlıkla içinde gezebileceği, genişlik ve yüksekliği sahip bir yer. Bazı yerlerinde deformeler var ama geneli güvenli ve sağlam. Ürgüp-Göreme yer altı şehirlerinden daha rahat bir gezinti imkanı sağlıyor. Buralar yer altı şehri veya maden turizmine kazandırılacak bir yer. Bu maden ise 2 bin yıl önceki Roma'dan başlayarak, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde çalıştırılmış bir galeri.”

ROMA – İtalya Ulusal Cerrahlar ve Diş Hekimleri Federasyonu Başkanı Anelli, Kovid-19 salgınını anlattı

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Koronavirüs testinden detaylar
– İtalya Ulusal Cerrahlar ve Diş Hekimleri Federasyonu Başkanı Anelli'nin röportajı – “Bugünlerde salgının yavaşladığına dair sinyaller var”
– “Halihazırdaki önlemlerle, salgında çözülmenin ilk dalgada uygulanan tam kapanma sayesinde 2 ayda elde edilene göre çok daha uzun süreceğine inanıyorum”
– “Uzmanların ve doktorların sayısının artmadığı bir durumumuz var. Şu anda var olan en büyük engellerimizden biri bu. Şu anda hem hemşire hem uzman hekim eksikliği söz konusu”
– “Ölüm oranı hala çok yüksek çünkü en son düşen parametrelerden biri”
ROMA (AA) – BARIŞ SEÇKİN – İtalya Ulusal Cerrahlar ve Diş Hekimleri Federasyonu (FNOMCEO) Başkanı Dr. Filippo Anelli, ülkede son günlerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına ilişkin verilerde bir yavaşlama olduğunu, bununla beraber şu anki en büyük sıkıntılarının hemşire ve uzman hekim eksikliği olduğunu belirtti.
Anelli, Kovid-19 salgınının İtalya'daki gidişatını, İtalyan sağlık sistemindeki etkilerini ve salgına yönelik tedbirleri, AA muhabirine değerlendirdi.
Salgının gidişatının hız kestiğine dikkati çeken Anelli, “Bugünlerde salgının yavaşladığına dair sinyaller var. Küçük de olsa sinyaller yavaşlamaya işaret ediyor. Kırmızı bölge gibi sert önlemlerin alınması, Kovid-19'dan etkilenen insanların, yeni vaka sayısının net biçimde azalmasında önemli bir etkiye sahip olabileceğini düşündürüyor ki bu doğru. Diğer yandan, Puglia gibi turuncu bölgelerde yayılma artık kontrol altında değil ve bugün Puglia Bölge Başkanı iki kentte daha kırmızı bölge ve daha çok kısıtlama talep etti.” diye konuştu.
Ülke genelinde sert tedbirlere başvurulmasının salgında yayılmayı azaltacağını dile getiren Anelli, artan Kovid-19 hastaları karşısında sağlık tesislerinde Kovid-19 olmayan hastalara ayrılan yerler arasında denge olması gerektiğini, dengesizliğin kendilerini güçlü şekilde endişelendirdiğini söyledi.
Kendisinin kısa süre önce topyekun kapanma çağrısı yaptığı hatırlatılan Anelli, ülkede mart ortasında başlayan ve mayıs ortasına kadar süren ulusal düzeydeki kapanma yerine bugün bölgesel tedbirler uygulandığına işaret ederek, “Bu nedenle halihazırdaki önlemlerle, salgında çözülmenin ilk dalgada uygulanan tam kapanma sayesinde 2 ayda elde edilene göre çok daha uzun süreceğine inanıyorum.” dedi.
– “Yoğun bakım üniteleri arttı ama uzman ve doktorların sayısı artmadı”
Salgında ikinci bir dalga olacağını öngördüklerini ve bunun sonbaharda olacağına dair uyarılarını yaptıklarını belirten Anelli, “İspanyol Gribi de Avrupa'da iki aşamalı bir eğilim göstermiş ve ikinci dalga, ilkinden daha ciddi geçmiştir. Bu nedenle endişe bunun Kovid-19 salgınında da aynı şekilde gerçekleşmesiydi ki şu an olan da budur.” dedi.
Anelli, salgınla mücadelede yetişmiş eleman kadrosunun önemine işaret ederek, “Hükümet, yoğun bakım ünitelerini arttırdı ve yatak kapasitelerini 5 binden 11 bine kadar yükseltti. Yüzde 110'luk bir artış var ama açıkçası uzmanların ve doktorların sayısının artmadığı bir durumumuz da var. Şu anda var olan en büyük engellerimizden biri bu. Şu anda hem hemşire hem uzman hekim eksikliği söz konusu.” şeklinde konuştu.
– Sıkı tedbirlere karşı sosyal tepkiler
Doktorların ve halk sağlığı uzmanlarının kapanma çağrılarına karşın ülkenin farklı kentlerinde sıkı tedbirler karşısında protestolar düzenlendiği hatırlatılan Anelli, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Günümüzün sosyolojik sorunlar, toplumu etkiliyor. Bir ticari işletmenin kapatılması, işinizi kaybetme korkusuna yol açıyor ve bu, çoğu zaman insanların olumsuz ve inkarcı teoriyi benimsemesine neden oluyor. Biz bugün, doktorların doğruyu söylemesinin, şeffaflıkla ve hiçbir şey gizlemeden anlatmasının uygun olduğunu söylemeye devam ediyoruz çünkü topluma yapabileceğimiz hizmet budur.”
Napoli başta olmak üzere pek çok kentten gelen protesto haberlerine ilişkin de Anelli, “Tüm üretim faaliyetlerinin kapatılmasının, toplumu özellikle birçok sosyal grubu, artık kaldıramadıkları çok ciddi bir ekonomik zorluğa sürüklediğinin, yoksulluğa dokunan bir durumla sonuçlandığının farkındayım ancak bu konunun hem önemli olduğuna hem de hükümetin bir çözüm bulması gerektiğine inanıyorum. Hükümet, çalışma hakkı ile sağlık hakkı arasında doğru dengeyi bulacaktır.” ifadelerini kullandı.
Aşılara sahip olma fikrinin bir umut mesajı olduğunu dile getiren Anelli, ocak ayında aşı kullanımının başlayıp, yavaş yavaş tüm halka erişecek hale gelmesiyle yaz aylarını daha huzurlu karşılayacaklarını kaydetti.
– Salgında 200'ü aşkın doktor hayatını kaybetti
FNOMCEO Başkanı, salgında ön cephede yer aldıklarını ve bugüne kadar 202 meslektaşlarını Kovid-19 nedeniyle kaybettiklerini belirterek, “Özellikle son 10 günde, salgının ilk evresinin en kötü döneminde kendini gösteren ve bugün hayalet gibi geri dönen bu trajik gerçek, bizi çok endişelendiriyor. Bu, tüm çabalarımıza rağmen sağlık çalışanlarının ve doktorların güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı anlamına geliyor ve bu durumdan çok endişeliyiz.” dedi.
Hükümetin sağlık çalışanları için bazı önlemler aldığını belirten Anelli, buna karşın ölen doktorların yüzde 40'ının sahadaki aile hekimleri ve çocuk doktorları olduğu bilgisini verdi.
Filippo Anelli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ölüm oranı hala çok yüksek çünkü en son düşen parametrelerden biri. Yoğun bakıma gidenler kolay kolay çıkamıyor ve maalesef bunların çoğu hayatını kaybediyor. Yani bu, diğerlerine göre yavaş yavaş azalacak bir parametre. Doğal olarak salgının düşüşünü, bu parametreyle göstermeye başlayacağını umuyoruz ama ben bunun çok uzun süre alacağını düşünüyorum.”
Ülkede Kovid-19'dan ölenlerin sayısı, dün 653 artarak 47 bin 870'e yükselirken, son 24 saatte kaydedilen 36 bin 176 yeni vaka ile toplam vaka sayısı 1 milyon 308 bin 528’i bulmuştu.