Rüzgar Santrali

68 metre uzunluğundaki rüzgar türbininin kanadı tırlarla taşındı

ÇORUM (AA) – Amasya'nın Merzifon ilçesinde kurulacak rüzgar enerji santrali için İzmir'den getirilen rüzgar türbininin kanadı tırlarla taşındı.

Her biri 68 metre uzunluğunda ve 17 ton ağırlığında olan üç kanat parçasını taşıyan tırlar Çorum'dan geçti.

Tırların geçişi polis ekiplerinin eşliğinde sağlandı. Üç tır ile taşınan kanatların, Çorum – Samsun kara yolundan 54 kilometre uzaklıktaki Merzifon ilçesine yaklaşık 4 saatte götürüleceği belirtildi.

Dev kanatların geçişini, sürücüler ile çevre sakinleri ilgiyle izledi.

Nakliye işini üstlenen firma yetkilisi Derman Laçin, AA muhabirine, İzmir'in Menemen ilçesinde bulunan bir firmada rüzgar türbinlerinin üretildiğini belirterek, "Bu rüzgar güllerini Merzifon'da kurulacak enerji santraline taşıyoruz. Böyle uzun bir yükü taşımak hiç kolay değil, özel hazırlıklar yapıyoruz. Karayolları ile görüşmelerimiz oluyor, güzergah belirleniyor ve öyle yola çıkıyoruz. İzmir'den 3 günde Çorum'a vardık, gün içinde Merzifon'a ulaşmayı hedefliyoruz. Yükün bir gün yüklenmesi bir gün de indirmesi sürüyor." dedi.

Tır şoförü Koray Simay ise 68 metre uzunluğundaki bir yükü taşımanın kolay olmadığına işaret ederek, "Riski çok fazla. Bir de kara yolunda vatandaşlarımız çok sabırsız olduğu için dar yollarda acele bizi geçmeye çalışıyorlar ama başaramayınca kızıyorlar. Sorunlar yaşıyoruz ama böyle bir yükü taşıdığımızı görenler şaşkınlıkla bizi izliyor." ifadesini kullandı.

Rüzgar enerjisinde bin megavatlık yeni YEKA ihaleleri yapılacak

İSTANBUL (AA) – Rüzgar enerjisinde Balıkesir, Çanakkale, Aydın ve Muğla bağlantı bölgelerinde toplam bin megavatlık kapasitenin kurulumu ve işletilmesi amacıyla her biri 250’şer megavat olmak üzere 4 ayrı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesi gerçekleştirilmesi planlanıyor.

AA muhabirinin sektör görüşüne açılan YEKA Rüzgar Enerjisi Santrali (YEKA RES-2) taslak şartnamesinden derlediği bilgilere göre, açık eksiltme usulüyle gerçekleştirilmesi planlanan ihaleler için kilovatsaat başı tavan fiyatı konusunda henüz bir netlik bulunmuyor.

Yüzde 55 yerlilik şartı

Rüzgar türbinlerinin tamamının güncel teknolojiye ve IEC 61400 standartları serisine uygun ve asgari gücünün 3 megavat olması gereken ihalelerde, santralde kullanılacak türbinin toplam yerlilik oranının ise en az yüzde 55 olması şartı aranıyor.

Söz konusu kapsamda Balıkesir, Çanakkale, Aydın ve Muğla bağlantı bölgelerinde 250’şer megavatlık 4 ayrı YEKA ihalesiyle toplamda bin megavatlık rüzgar enerjisi kapasitesi oluşturulması amaçlanıyor.

Her bir bağlantı bölgesinde kurulacak RES’lerin toplam gücünün tahsis edilen 250 megavatlık kapasitenin yüzde 70’inden az olmaması gerekirken, Yerli Malı Kullanım Karşılığı Tahsisi (YMKT) yöntemiyle yapılacak ihaleyi kazanan firmaya, söz konusu kapasitenin yüzde 30 fazlası olan 325 megavata kadar aday YEKA önerebilme hakkı tanınıyor.

Kazanan firma için, elektrik alım süresinin sözleşmenin imzalanmasından itibaren 15 yıl geçerli olması, lisans süresinin de sözleşmenin imzalanma tarihinden itibaren 49 yıl olması planlanıyor.

Bu yıl sonuna kadar gerçekleştirilmesi planlanan ve toplam yatırım tutarı yaklaşık 1 milyar dolar olarak hesaplanan ihaleler için, şartnamenin son halinin yayınlanarak kesin tarihlerin ilan edilmesi bekleniyor.

Deniz üstü YEKA’da teklifler 23 Ekim’de

Haziran ayında Resmi Gazete’de yayımlanarak Kırklareli-Tekirdağ-Edirne bağlantı bölgelerinde toplamda 1,200 megavat deniz üstü (offshore) RES kurulacağı ilan edilmişti.

Türkiye’nin ilk offshore rüzgar projesi için son teklifler 23 Ekim’e kadar alınırken, bu projenin yatırımının 3 milyar doları aşacağı hesaplanıyor.

Öte yandan, Türkiye’de ilk YEKA RES-1 ihalesi geçen yıl ağustosta gerçekleştirilmiş ve kilovatsaat başı tavan fiyatın 7 dolar/centten açıldığı ihalede en iyi teklif kilovatsaat başına 3,48 dolar/cent olmuştu.

YEKA RES-1 kapsamındaki bin megavatlık kapasitenin kurulacağı sahalar Sivas, Edirne, Kırklareli ve Eskişehir olarak 29 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Söz konusu santrallerin yatırımının da 1 milyar dolar seviyesinde olacağı öngörülüyor.

Rüzgar tribünleri kuşlar için mora boyandı

DENİZLİ (AA) – Denizli merkezli enerji şirketi Bereket Enerji'nin Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, rüzgar santrallerinin kuşlara verdiği zararı en aza indirmek için yürütülen bilimsel proje kapsamında Uşak ve Yalova'daki rüzgar türbinlerinin kanatlarının mora boyandığını, bu işlemin ardından kuş ölümüne yönelik hiçbir olayın görülmemesinin sevindirici olduğunu belirtti.

Saldanlı, yaptığı açıklamada, rüzgar santrallerinin kuş ölümlerine neden olmasına yönelik dünya genelinde araştırmalar yapıldığını, şirket olarak bu araştırmaları yakından takip ederek deneme uygulamaları gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Araştırmalarda kuşların türbin kanatlarındaki böcekleri avlamak için santrallere yaklaştığı, bu sırada kanatların çarpması sonucu telef olduklarının tespit edildiğini kaydeden Saldanlı, gri ve morun böceklerin en az ilgisini çeken renkler olduğunun belirlenmesi nedeniyle Uşak'taki 36 türbinin griye boyandığını anlattı.

Grinin kapalı havalarda hava taşıtlarının görüşü açısından risk oluşturabileceği düşüncesiyle bu renkten vazgeçilerek mora dönüldüğünü ifade eden Saldanlı, bu uygulamadan sonra 36 türbinde hiç kuş çarpması olayına rastlanmadığını, bunun üzerine Yalova'daki türbinlerin de mora boyandığını aktardı.

Saldanlı, "Uşak ve Yalova'daki rüzgar santrallerimizin kanatlarını mor renge boyattık. Boyama işlemlerinin ardından hiçbir kuş ölümü görmedik. Santrallerin çevreye olan etkisini minimize etmek için bu tür uygulamalara devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Açıklamada, şirkete ait Uşak ve Yalova'daki toplam 108 megavat kurulu güce sahip 72 türbinin mora boyandığı, projenin Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından verilen "düşük karbon kahramanı" ödülüne layık görüldüğü belirtildi.

İlk ‘deniz rüzgarı’ projesinde Ege Denizi öne çıkıyor

İSTANBUL – GÜLŞEN ÇAĞATAY – NURAN ERKUL KAYA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın bu yıl ihalesinin planlandığını açıkladığı ve Türkiye’nin ilk off-shore (denizde) Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) rüzgar santrali olacak proje için, dünyada en fazla rüzgar potansiyeline sahip bölgeler arasında Ege Denizi öne çıkıyor.

AA muhabirinin sektör yetkililerinden aldığı bilgiye göre, genellikle 20-50 metre derinlikte kurulan off-shore santrallerin ilk örneğinin, Türkiye’nin denizleri bu açıdan dikkate alındığında “yakın deniz” (near-shore) şeklinde gerçekleştirilmesi ağırlık kazanıyor.

Daha önce off-shore rüzgar santrali yapılmadığı için henüz bakir konumda bulunan Türkiye’deki denizlerin okyanus derinliğinde olmaması, maliyetleri düşürecek bir etken olarak değerlendiriliyor.

Bakan Albayrak’ın “dünyanın en büyük off-shore rüzgar enerjisi santrali için YEKA ihalesinin bu yıl yapılmasının planlandığını” açıkladığı proje için, dünyada en fazla rüzgar potansiyeline sahip bölgeler arasında Ege Denizi öne çıkıyor.

Bu yıl ilkbahar aylarında ihale şartları netleşecek proje için, Ege’de özellikle Bozcada’nın kıta sahanlığı içinde kalan bölgeler ve Gökçeada açıklarının, Çanakkale bölgesi ve Saros Körfezi ile Trakya’nın Karadeniz kıyılarının ciddi potansiyel bulundurduğu belirtiliyor.

“Endüstride gelişmelerin önünü açacak”

Siemens Gamesa Yenilenebilir Enerji Türkiye Üst Yöneticisi Hakan Yıldırım, ülkenin rüzgar enerjisinde “birinci lig”e çıkması yönünde çok olumlu adımlar atıldığını söyledi.

Özellikle son 10 yıldır rüzgarda yaklaşık 7 bin megavat kurulu güce ulaşılmasının bundan sonraki süreçte ihtiyaç duyulacak her türlü bilgi ve becerinin kazanılmasına olanak sağladığını belirten Yıldırım, “YEKA projeleriyle sadece kurulu güç artırılmayacak, aynı zamanda endüstri tarafında da gelişmelerin önü açılacaktır.” şeklinde konuştu. 

“Türkiye’nin potansiyeli 32 bin megavat”

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği WindEurope Başkanı Giles Dickson ise şu anda Avrupa’da rüzgardan üretilen elektriğin yüzde 13’ünün off-shore santrallerden sağlandığını aktardı. 

Dickson, Türkiye’nin off-shore rüzgar potansiyelinin de oldukça yüksek olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Analizler, Türkiye için off-shore potansiyelinin 32 bin megavat seviyesinde olabileceğini gösteriyor. Türkiye’nin denizlerindeki derinlikler bu potansiyelin kullanılmasını geciktirmiş olabilir ama denizlerin derin taraflarındaki potansiyel de şimdilerde trend olmaya başlayan yüzer off-shore rüzgar santralleriyle değerlendirilebilir.

Dünyada lider İngiltere

Özellikle karasal alanı müsait olmayan ülkelerin elektrik üretmek için tercih ettiği off-shore rüzgar santrallerini, başarıyla uygulayan ülkelerden Danimarka, İsveç, Almanya’nın yanı sıra İngiltere de son dönemde bu alandaki yatırımlarıyla öne çıkıyor. 

Off-shore santrallerde İngiltere toplamda 6 bin 836 megavat kapasiteyle lider konumdayken, bunu 5 bin 836 megavatla Almanya izliyor. Son yıllarda geliştirdiği yenilenebilir enerji politikalarıyla tüm temiz kaynaklar potansiyelini artıran Çin ise 2 bin 788 megavat kapasiteyle bu alanda üçüncü sırada yer alıyor.

Yüksek verimlilikle arz güvenliği

Kurulumuna karar verildikten sonra ortalama üç yılda hayata geçirilebilen off-shore rüzgar santrallerinin karadaki rüzgar santrallerine göre maliyetleri daha yüksek oluyor.

Maliyet unsuruna karşın, her bir türbinin ortalama 6-7 megavat büyüklüğünde olduğu off-shore santraller, daha yüksek verimlilikte ve düzenli bir seyirde çalıştıkları için arz güvenliğine de daha fazla katkı sağlıyor.

Geçen yıl Hollanda’daki off-shore rüzgar enerjisi ihalelerinde megavatsaat başına 72 avrodan başlayan fiyatların, Danimarka’nın Krieger’s Flak projesinde megavatsaat başına 49,9 avroya kadar gerilemesi, söz konusu yatırımlara ilginin artacağına işaret ediyor.