S-400

“Patriot teklifine açığız fakat bu S-400'lerden vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor”

WASHINGTON (AA) – Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Gülnur Aybet, Türkiye'nin beklentilerini karşılayacak bir Patriot teklifine açık olduklarını kaydederek, "Fakat ABD bunu, 'biz Türkiye'ye Patriot verelim onlar da S-400'lerden vazgeçsin' şeklinde görmesin. Bizim için bu, sıfır toplamlı bir oyun değil." dedi.

Türk Miras Vakfı (THO) ve Amerika Uluslararası İlişkiler Konseyi (WACA) ortaklığında Washington'da gerçekleştirilen "Türkiye'nin Bölgesel Savunma, Enerji ve Ekonomi Perspektifi" başlıklı panele Enerji Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Gülnur Aybet ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Kireçci konuşmacı olarak katıldı.

Türkiye'nin güvenlik politikalarında hava savunma sistemi açığının önemli bir mesele olarak aslında uzunca bir süredir tartışıldığını kaydeden Aybet, Türkiye'nin Rusya'dan önce başta ABD olmak üzere başka ülkelerle de görüşmeler yürüttüğünü hatırlattı.

Türkiye'nin kendi ulusal hava savunma sistemini inşa etme yaklaşımını sürdürdüğünü belirten Aybet, bu bakımdan teknoloji transferi konusuna önem verdiklerini ve ilgili ülkelerle bu konuları konuştuklarını söyledi.

Aybet, şöyle konuştu:

"Türkiye S-400'leri seçti çünkü belli bir zaman dilimi içinde gereklilikleri karşılayan bir teklifti. Kaldı ki, bu alım hiçbir şekilde NATO'nun güvenlik unsurlarını tehdit etmemektedir. S-400'lerin de ötesinde farklı alternatifler gündeme gelirse bunlara bakıyor olacağız. Patriot'lar bunlardan biridir. Fakat ABD bunu, 'biz Türkiye'ye Patriot verelim onlar da S-400'lerden vazgeçsin' şeklinde görmesin. Bizim için bu, sıfır toplamlı bir oyun değil. Dolayısıyla Türkiye açısından evet biz Patriot'larla ilgili bir teklife açığız fakat bu hiçbir şekilde S-400'lerden vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor."

Türk-Amerikan ilişkilerinde PKK/YPG sorunu ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) konularının halen üzerine gidilmesi gereken iki alan olduğunu kaydeden Aybet, Türkiye'nin Suriye'de güvenli bölge konusunda bekleyecek sabrının kalmadığını söyledi.

– 3 yılda enerji altyapısına ciddi yatırım

Bakan Yardımcısı Bayraktar ise Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak adına önemli hamleler yaptığına işaret ederek, "Son 3 yılda özellikle enerji altyapısı anlamında ciddi yatırımlar yaptık." dedi.

Türkiye'nin enerjide daha öngörülebilir bir düzleme geçmeye kararlı olduğunu belirten Bayraktar, Türkiye'nin ABD'nin İran yaptırımlarına uymasının ardından enerji kaynaklarını çeşitlendirme noktasında bazı adımlar attığını ve bu kapsamda bölgedeki diğer ülkelerle temaslarda bulunduğunu belirtti.

Suudi Arabistan'a ait petrol tesislerinin vurulmasından doğacak bir dalgalanmanın herkesi etkileyeceğini vurgulayan Bayraktar, uluslararası petrol piyasasındaki belirsizliklerin ise daha önemli olduğunu dile getirdi.

– "Türkiye'nin duruşu biraz daha takdir edilmeli"

Kireçci ise Türkiye'nin çok zor bir coğrafyada önemli bir istikrar adası olarak önemli bir yer tuttuğunu kaydederek, "Batılı müttefiklerimizin Türkiye'nin bu istikrarlı duruşunu biraz daha takdir etmesini beklerdik." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin işleyen bir demokrasiye, açık piyasa ekonomisine ve dinamik bir toplum yapısına sahip olduğunu anlatan Kireçci, Türkiye'nin içinde olmadığı bir bölgesel güvenlik denkleminin kurulamayacağını vurguladı.

ABD Savunma Bakanı Esper'den Türkiye ve S-400 açıklaması

WASHINGTON (AA) – ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Türkiye'nin F-35 programına tekrar kabulü konusunda, "Bunun için S-400 programından tamamen çıkacaklar ve onları (S-400leri) ülkenin dışına çıkaracaklar. O zaman bunu değerlendirebiliriz." dedi.

Bakan Esper, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford ile Savunma Bakanlığında (Pentagon) ortak basın toplantısı düzenledi.

"Türkiye S-400'den geri adım atar ve S-400'leri depoya kaldırırsa onları tekrar F-35 programına dahil etmeyi değerlendirir misiniz?" sorusunu Esper, şöyle yanıtladı:

"Hayır, bu benim kitabımda yok. Bu konuda hem kamuya açık hem de Türk mevkidaşımla özel açıklamalarımda açık oldum. Bu ya S-400 ya da F-35'tir, ikisi bir arada veya biri garajda park edilmişken diğeri dışarıda şeklinde değil. Ya biri veya diğeri. Bu noktadayız. Talihsiz bir durum tabii ama dediğim gibi Türkiye uzun dönemli büyük bir ortak ve müttefiktir ve onların bizim dediğimiz yöne doğru geri döneceklerini ve NATO'nun yıllar önce mutabık kaldığı, Sovyet dönemi Rus ekipmanlarını ellerinden çıkarmakla başlayan anlaşma noktasına varacaklarını umuyordum. Ancak farklı bir yöne gidiyorlar gibi görünüyor."

Türkiye'nin F-35 programına tekrar kabulü konusundaki bir soruyu da yanıtlayan Esper, "Bunun için S-400 programından tamamen çıkacaklar ve onları (S-400'leri) ülkenin dışına çıkaracaklar. O zaman bunu değerlendirebiliriz." ifadelerini kullandı.

– "Irak'ta ortaklığımıza etki eden her şey bizi kaygılandırır"

İsrail'in Irak'ta düzenlediği saldırılara ilişkin de Esper, Irak'taki askeri varlıklarının amacının DEAŞ ile mücadele etmek olduğunu söyledi.

Bakan Esper, İsrail saldırılarına atıfta bulunarak, "Irak’ta misyon ve ortaklığımızı etkileyen her şey bizi kaygılandırır." cevabını verdi.

– "Türkiye NATO ittifakında önemli bir ortaktır"

Orgeneral Dunford, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde, farklılıklardan çok örtüşen menfaatlerin olduğuna dikkati çekti.

İki ülkenin geleceğe odaklanması gerektiğini vurgulayan Dunford, şunları söyledi:

"Bugün müttefikiz ve Türkiye NATO ittifakında önemli bir ortaktır. İkili ilişkilerimiz oldukça önemlidir. Dolayısıyla görüşmelerimde yaptığımız şey geleceğe odaklanarak ilişkileri ileri götürmeye çalışmaktır. Bana göre Türk ulusal menfaatlerine ve ABD ulusal menfaatlerine bakarsanız Türkiye ile ABD'nin menfaatlerinin, Türkiye’nin bugün ilişki kurduğu aracılardan daha fazla örtüştüğünü görürsünüz."

– Suriye'de güvenli bölge

Dunford, Türkiye ile ABD arasındaki Suriye’nin kuzey doğusunda güvenli bölge kurma anlaşmasına yönelik bir soru üzerine de "Biz bu konuda iki şeyi elde etmeye çalışıyoruz. Birincisi Suriye'de DEAŞ ile mücadelenin devamını sağlamak, ikincisi ise Türk hükümetinin Suriye-Türkiye sınırındaki haklı kaygılarını ele almak. Dolayısıyla biz bu ikisi arasında bir denge kurmaya çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu konuda yaklaşık iki buçuk yıldır tüm taraflarla görüştüklerine dikkati çeken Dunford, yakın zamanda Türkiye'de bir koordinasyon merkezi kurduklarını hatırlattı.

Dunford, "Aynı zamanda, Türkiye ile Suriye arasındaki sınır boyunca Türkiye'ye yönelik tehditlere de yöneldik. Ağır silahları çektik." ifadelerini kullandı.

İsrail'in Irak'a hava saldırısı düzenlemesi konusunda da iki ülke arasındaki gerilimden kaygı duyduklarını belirten Dunford, ABD'nin Irak'taki tüm operasyonlarının Irak'la yapılan anlaşmalar çerçevesinde icra edildiğini de sözlerine ekledi.

“S-400 alınması çok doğru bir karar”

İZMİR (AA) – Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, "S-400 alınması çok doğru bir karar. Bu, bir manavdan domates gibi seçilen silahlar değil. Türkiye'nin düşman tehdidini doğru saptamasının sonucu." dedi.

Partisinin Dikili ilçesi Bademli Tatil Köyü'nde bu yıl 25'ncisi düzenlenen "Öncü Gençlik Geleneksel Yaz Akademisi"nde gençlerle bir araya gelen Perinçek, "Türkiye'nin Çıkış Yolu ve Milli Hükümetin İnşası" konulu konferans verdi.

Konferansın ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Perinçek, S-400 alınması kararının Amerika'ya teslim olmayan Türkiye'nin kararı olduğunu, partisinin de başından beri bunu savunduğunu belirtti.

Perinçek, şöyle konuştu:

"S-400 alınması çok doğru bir karar. Bu, bir manavdan domates gibi seçilen silahlar değil. Türkiye'nin düşman tehdidini doğru saptamasının sonucu. Tehdit bize nereden geliyor? Fırat'ın doğusundan Fırat'ın batısındaki Amerika ve Amerika'nın güçlerinden, İsrail'den geliyor. Yine tehdit bize Doğu Akdeniz'deki ABD, İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs'tan geliyor. Bir olmuşlar Türkiye'ye karşı askeri tatbikatlar yapıyorlar. Yani ne tarafa baksak Doğu Akdeniz, Karadeniz, Suriye ve Irak'ın kuzeyi gibi tehditler Türkiye'ye Amerika ve İsrail'den geliyor. O nedenle Türkiye kendisini Amerika ve İsrail'in tehditlerine karşı silahlandırmak mecburiyetiyle karşı karşıya. S-400'ler de bu bakımdan stratejik bir tercihtir."

Bugün Türkiye'nin önünde iki strateji olduğunu ifade eden Perinçek, şunları kaydetti:

"Ya Türkiye cephesi olarak, Türkiye ittifakı olarak Tayyip Erdoğan ile birlikte Amerika'ya karşı duracaksınız ya da Amerika ile birlikte Türkiye devletini ve hükümetini yıkmak için dolayısıyla hükümetin başında olan Erdoğan'ı yıkmak için bu stratejik projenin içerisinde olacaksınız. Vatanseverin burada seçeceği tercih nedir? Tabii ki de biz, Türkiye gemisinde olan Tayyip Erdoğan'ı, Devlet Bahçeli'si, Vatan Partisi ve diğer vatansever kuvvetlerle, Amerika'nın iktidar projelerine karşı aynı gemideyiz. Türkiye gemisindeyiz. Amerikan gemisinde olanların hiçbir başarı şansı yoktur."

Perinçek daha sonra akademiye katılan gençlerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.