Sabancı Üniversitesi

Sabancı Üniversitesi'nin ilk fahri doktora diploması Jan Nahum'a verildi

İSTANBUL (AA) – Sabancı Üniversitesi ilk fahri doktor unvanı, eğitim camiası, sanayi dünyası ve akademi-sanayi iş birliğine özel katkılarından ötürü Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve Hexagon Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Jan Nahum'a verildi.

Fahri doktora diploması, düzenlenen törenle Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı tarafından Nahum'a takdim edildi.

Güler Sabancı, törende yaptığı konuşmada, "Sabancı Üniversitesi olarak geride bıraktığımız 20 yılda birçok ilke imza attık ve bu ilklerde hep çok titiz, seçici ve dikkatli olduk. Bu anlamda da sayın rektörümüzün liderliğinde akademik kurula mütevelli heyetimiz adına teşekkür ediyorum. Sabancı Üniversitesi adına Sayın Jan Nahum'a fahri doktoranın verilmesinden dolayı büyük mutluluk duyuyorum ve ne kadar yakışır olduğunu bir kere daha söylemek istiyorum." ifadelerini kullandı.

Jan Nahum'un, mütevelli heyetine büyük katkıları olduğunu aktaran Sabancı, "Doğru soruları sormak kolay değildir. Jan Nahum, her zaman doğru soruları sormuş ve üniversitemizi yapıcı bir şekilde yönlendirmiştir. Kendisi çevresindekilerle her zaman bildiklerini paylaşan, katkı sağlayan kişiliğiyle doğası gereği bir öğretim üyesidir." dedi.

Sabancı, özellikle sanayi-üniversite iş birliğinde Jan Nahum'un önemli destekleri olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Üniversite olarak çok önem vermemize rağmen üniversite-sanayi iş birliği maalesef ülkemizin geç kaldığı bir konudur. Sabancı Üniversitesi olarak bu alanda Türkiye'de örnek olduk. Jan Nahum'un da desteğiyle Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi'mizi kurarken iyi bir örnek yaratmaya çok özen gösterdik. Jan Nahum'un en önemli özelliklerinden biri, iş birliği yaratabilmesidir. Üniversite olarak birlikte yarattık, birlikte geliştirdik. Kendisine Sabancı Topluluğu ve Sabancı Üniversitesi adına çok teşekkür ediyorum. Jan Nahum ile artık hem iş dünyası hem de akademiyi temsil eden biri olarak çalışmalarımızı daha da geliştirerek sürdüreceğiz."

– "Türkiye'nin en iyi öğrencilerini alan üniversiteyiz"

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici de Sabancı Üniversitesi'nin 20'nci yılını kutladıklarını hatırlatarak, "20 yıl içinde üniversitemizin gerçekten de ilk başta verilen iddialı hedefleri yerine getirip onun da ötesine geçtiğini, aynı ivmeyle ve heyecanla ileri doğru atılım içinde olduğunu görüyoruz. Üniversitemizin ilk kuruluşundaki iddialarından biri Türkiye'nin en önde gelen üniversitelerinden biri olmak, Türkiye'nin en iyi öğrencilerini çekebilmekti. Bugün bu hedefi gerçekleştirmeyi başardık. İddia sahibi olduğumuz alanların tümünde Türkiye'nin en iyi öğrencilerini alan üniversiteyiz." şeklinde konuştu.

Sabancı Üniversitesi'nin araştırma politikalarının ve stratejisinin belirlenmesinde Nahum'un ön plana çıktığını belirten Leblebici, şöyle devam etti:

"Jan Bey, üniversitenin araştırma stratejisinin belirlenmesinden genel olarak, bir kurum olarak önümüzdeki dönemde, 15-20 senelik dönemde nasıl konumlayacağımıza dair hem son derece yaratıcı fikirlerle hem son derece yapıcı, birleştirici fikirlerle gelmeye devam ediyor ve onun enerjisi, onun yol göstermesi hepimizi peşinden de sürüklüyor. Bu bizim için son derece önemli. Bu vesileyle ben kendisine teşekkür etmek istiyorum."

Jan Nahum'un, üniversite mütevelli heyeti üyesi olarak, üniversitenin gidişatını yakından takip eden kişilerden biri olduğunu aktaran Leblebici, "Süratli ve yapıcı destekler veren Jan Bey'e sahip olduğumuz için kendimizi çok mutlu addediyoruz. Üniversitenin sunacağı ilk fahri doktorayı da kendisine vermekten çok büyük mutluluk duyuyoruz." dedi.

– "Başarısızlıktan korkmamak, başarısızlıktan öğrenmek lazım"

Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve Hexagon Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Nahum ise Sabancı Üniversitesi'nin, ilk fahri doktor unvanını kendisine vermesinden onur duyduğunu ifade ederek, "Sabancı Üniversitesi, birçok ilke imza atmış, belki Türkiye'nin en başarılı ya da en başarılılarından olan bir üniversite. Böyle bir üniversitenin bana fahri doktora unvanı vermesi esasında çok büyük bir onur. Bana bunu layık görmüş olan herkese çok teşekkür ederim." diye konuştu.

Nahum, insanlığın, tarihin belirli dönemlerinde olduğu gibi bugün de zor bir dönemden geçtiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bu esasında engel gibi görünen bir dönem, bizim için çok önemli bir fırsat yaratmaktadır. Aşmamız gereken sıkıntılar, aşmamız gereken bir engel var. Bunu böyle bilerek bu dönemi iyi değerlendirmenin yollarına bakmalıyız. Hepimiz belki bu nadide kampüste beraberce bulunmak isteyebilirdik. Hakkımız; bugüne kadar alıştığımız, inşallah kısa bir süre sonra bir daha kavuşacağımız bir ortam ancak o ortama kavuşana kadar geçirdiğimiz dönemi, esas değişimi yapmaya uygun bir dönem olarak değerlendirmeye ihtiyacımız var. "

Hayatı boyunca Türk otomotiv sanayini dünya ile rekabetçi hale getirmek için savaştığını ifade eden Nahum, "Birçok engelle karşılaştım. Bu engelleri kendi ideallerimden feragat etmeden, gerekiyorsa çalıştığım yerlerden istifa ederek gerekiyorsa da iş arkadaşlarımla, meslek odalarımla sıkıntıya düşerek ama ideallerimden feragat etmeden çalıştım. Başarıların yanında çok büyük başarısızlıklar da yaşadım. Şunu bilmek lazım; başarılı bir yolda ilerlerken 'aman başarısızlıktan kaçayım' derseniz ister istemez başarıdan da uzaklaşılıyor. Başarısızlıktan korkmamak, başarısızlıktan öğrenmek lazım. Tabii insanın, ister başarılı ister başarısız dönemlerinde çok büyük desteğe ihtiyacı oluyor. Eşim bu konuda bütün bu yolu katetmemdeki en önemli desteğim." şeklinde konuştu.

Törenin ardından Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici'nın katılımıyla düzenlenen "Sabancı Üniversitesi: Dün, Bugün, Yarın" panelinde üniversitenin kuruluşu, bugüne geliş hikayesi ve gelecek vizyonu değerlendirildi.

Sabancı Üniversitesi'nin hikayesi kitaba dönüştü

İSTANBUL (AA) – Sabancı Üniversitesi'nin Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi'nin kuruluş fikrinin ortaya çıktığı andan bugüne kadar geçen süreci "Bir Üniversite Var Ederken" kitabında anlattı.

Sabancı Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre, Alfa Yayınları'ndan çıkan kitabın geliri Sabancı Üniversitesi Burs Fonu’na bağışlanacak.

Kitapta üniversitenin Güler Sabancı'nın kendi yaşam ve kariyer yolculuğundaki yerinin yanı sıra kurumsallaşma sürecinde geçtiği aşamalara da yer veriliyor.

Güler Sabancı, kitapta kuruluşundan bu yana geçen 20 yılda Türkiye'nin yükseköğrenim yakın tarihine de bir not düşüyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi'nin Sabancı Ailesi ve Sabancı Vakfı'nın destekleriyle "bir dünya üniversitesi" olma vizyonuyla yola çıktığını ifade etti.

Üniversitenin bugün 20. yılını kutladığına ve birbirinden başarılı mezunları, uluslararası iş birlikleri, akademik dünyadaki saygınlığı ile örnek bir kurum haline geldiğine işaret eden Sabancı, "Ben de bu kitapla Sabancı Üniversitesi'nin hayal edildiği, hayata geçirildiği ve bugünlere gelmesini sağlayan yolculukta gönülden verilen emeği anlatmak istedim. Aynı zamanda, bu kitabı Sabancı Üniversitesi'ne katkısı bulunan herkese teşekkür etme fırsatı olarak da görüyorum. Umuyorum ki Sabancı Üniversitesi'nin hikayesi, benzer hayalleri kuranlara cesaret ve ilham verir." değerlendirmelerini yaptı.

Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesinin 20 yılını kaleme aldı

İSTANBUL (AA) – Sabancı Üniversitesinin Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 20. yılını kutlayan Sabancı Üniversitesinin birbirinden başarılı mezunları, uluslararası iş birlikleri, akademik dünyadaki saygınlığıyla örnek bir kurum haline geldiğini ifade etti.

Yapılan açıklamaya göre, Sabancı Üniversitesinin kuruluş fikrinin ortaya çıktığı ilk günden bugüne geçen süreci “Bir Üniversite Var Ederken’’ kitabında anlatan Sabancı, yükseköğrenimde fark yaratmak hedefiyle, 20 yıl önce Türkiye’nin üçüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan üniversitenin öyküsünü ele aldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Güler Sabancı, kitabın gelirinin üniversitenin burs fonuna aktarılacağına işaret ederek, "Sabancı Üniversitesi, Sabancı Ailesi ve Sabancı Vakfının destekleriyle 'bir dünya üniversitesi' olma vizyonuyla yola çıktı. Bugün 20. yılını kutlarken de birbirinden başarılı mezunları, uluslararası iş birlikleri, akademik dünyadaki saygınlığıyla örnek bir kurum haline geldi. Ben de bu kitapla, Sabancı Üniversitesinin hayal edildiği, hayata geçirildiği ve bugünlere gelmesini sağlayan yolculukta gönülden verilen emeği anlatmak istedim. Aynı zamanda, bu kitabı Sabancı Üniversitesine katkısı bulunan herkese teşekkür etme fırsatı olarak da görüyorum. Umuyorum ki, Sabancı Üniversitesinin hikayesi, benzer hayalleri kuranlara cesaret ve ilham verir." değerlendirmesinde bulundu.

Sabancı Ailesi ve Sabancı Vakfının katkıları, akademik kadroların üstlendikleri roller ve üniversitenin kurumsallaşma sürecinde geçtiği aşamalara da değinilen eserde, üniversitenin çok paydaşlı bir yapı olduğu ve birlikte var edildiği belirtiliyor.

Üniversitenin kuruluşundan bugüne geçen yıllarda Türkiye'nin yükseköğrenim yakın tarihine de bir not düşen Güler Sabancı, "hayatımın en önemli gayelerinden" dediği üniversiteyi anlatırken, kendi kariyer ve yaşam yolculuğu içerisindeki yerine de ışık tutuyor.

Alfa Yayınları’ndan çıkan kitabın geliri, Sabancı Üniversitesi Burs Fonu'na bağışlanacak.

Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri sahiplerini buldu

İSTANBUL (AA) – Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Koronavirüs salgını nedeniyle dünya çok büyük bir sınav verirken, tek rehberimizin bilim olması gerektiğini bir kez daha görüyoruz. Bilimin ve teknolojinin yolumuzu aydınlatmasıyla, dayanışma ruhu içinde bu zorluğu birlikte yeneceğiz.” ifadelerini kullandı.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 2004 yılında hayata veda eden Sakıp Sabancı’nın vasiyeti üzerine Sabancı Üniversitesi tarafından hayata geçirilen Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri, bu yıl eşitsizlikten gelir dağılımına, iklim değişikliğinden enerjiye, ulaştırmadan barınmaya kadar geniş bir yelpazede ekonomi politikaları ile özel sektör ve kamunun rolüne odaklanan fikirleri ve bilim insanlarını ödüllendirdi.

Teması “Ekonomi ve Türkiye’nin Geleceği” olan Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nde kazanan makaleler açıklanırken, Jüri Özel Ödülü London School of Economics (LSE) Profesörü Lord Nicholas Stern’e verildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nin sosyal bilimler alanında Türkiye’de bir ilki başlattığını belirterek, “Merhum Sakıp Bey, her zaman uluslararası düşünmeyi teşvik ederdi. Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri Türkiye’nin sosyal bilimler alanındaki uluslararası vizyonuna önemli katkı yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Sabancı, her yıl 10 Nisan’da Sakıp Sabancı'nın değerli hatırasını anmak ve ödülleri sahiplerine takdim etmek üzere düzenledikleri töreni bu yıl içinde bulunulan olağanüstü koşullar nedeniyle yapamadıklarını aktararak, şunları kaydetti:

"Merhum Sakıp Bey’in dilinden düşürmediği ve son kitabına da adını verdiği ‘Her şeyin başı sağlık’ sözünün önemini her geçen gün daha iyi anladığımız bir dönemden geçiyoruz. Koronavirüs salgını nedeniyle dünya çok büyük bir sınav verirken, tek rehberimizin bilim olması gerektiğini bir kez daha görüyoruz. Bugün ortak akla, bilime ve iş birliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bireyler sosyal olarak izole olurken, dünyanın tam tersine daha fazla birleşmesi, yakınlaşması ve hep birlikte bu sorunun üstesinden gelmesi gerekiyor.

Biz de aynı anlayışla, üniversitemizin imkanlarını seferber ettik. Üniversitemiz bünyesinde geliştirilen çözümler, emeklerine büyük bir şükran borçlu olduğumuz sağlık çalışanlarımızın günlük çalışmalarını kolaylaştırırken, Kompozit Teknolojileri ve Nanoteknoloji gibi merkezlerimiz altyapılarını aşı, serum ve kit üreticilerine açarak yeni çözümlerin geliştirilmesine destek oluyor. Bilimin ve teknolojinin yolumuzu aydınlatmasıyla, dayanışma ruhu içinde bu zorluğu birlikte yeneceğiz”.

– "Ortak sorunlarımıza ortak çözümler gerekiyor"

Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi’nin bir dünya üniversitesi olma vizyonuyla yola çıktığını ve dünyanın 50’den fazla ülkesinde üniversitelerle yürüttüğü uluslararası değişim anlaşmaları ile öğrencilerine evrensel düşüncenin kapılarını açtığını belirtti.

Sabancı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bilginin en büyük değer olduğu ve neredeyse ışık hızında paylaşılabildiği bir dünyada, ortak sorunlarımıza çözüm getirebilecek bilim insanlarına duyduğumuz ihtiyacı daha net görebiliyoruz. Bu noktada Sakıp Bey’in de her zaman çok önem verdiği uluslararası bakış açısından yola çıkarak Dr.h.c. Dilek Sabancı ve Sevil Sabancı’nın cömert ve cesur girişimleriyle 2018 yılında Columbia Üniversitesi’nde kurduğumuz Sakıp Sabancı Türkiye Çalışmaları Merkezi, Sabancı Üniversitesi’nin de desteğiyle Türkiye üzerine araştırma ve farkındalığın artırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Diğer yandan dünyanın ortak sorunlarına ortak çözümler sunan bilim insanlarıyla bir araya gelmeyi de önemsiyoruz. Alanında öncü isimlerden biri olan Profesör Lord Nicholas Stern’i aldığı Jüri Özel Ödülü için tebrik ediyorum. Aynı zamanda makale ödülü kazanan genç araştırmacılarımıza da bilimin ışığında çıktıkları bu yolda başarılar diliyorum.”

– "Önümüzdeki 20 yıl dünya için çok kritik"

London School of Economics (LSE) Profesörü Lord Nicholas Stern ise geçen yıllarda Joseph Nye gibi çok değerli bilim insanlarına verilen ve büyük hayırsever Sakıp Sabancı’nın kurduğu Sabancı Üniversitesi tarafından organize edilen böyle özel bir ödülü almaktan onur duyduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Son 20 yıldır iklim değişikliği üzerine çalışıyorum. İklim değişikliği, insanlığın geleceği için çok büyük bir tehdit. 2015 yılında imzalanan Paris Sözleşmesi’ne rağmen şu anki gidişat bu yüzyıl içinde dünyanın ortalama sıcaklığının 19. yüzyılın sonuna göre 3 santigrat derece artacağını gösteriyor. 3 derecelik sıcaklık artışı sonunda muhtemelen milyarlarca insan yer değiştirmek zorunda kalacak ve bu da çok daha derin sosyal çatışmalara neden olacak. Son yarım yüzyıldaki kazanımlarımız tersine dönebilir. Sıcaklığı stabil tutabilmemiz için karbon emisyonunu sıfıra indirmemiz ve önümüzdeki 50 yıl boyunca net sıfır karbon emisyonunda kalmamız gerekiyor. Önümüzdeki 20 yıl bu açıdan çok kritik.”

Net sıfır karbon emisyonu hedefinin aynı zamanda sürdürülebilir, kapsayıcı, dirayetli bir büyüme hikayesi yaratabileceğine dikkati çeken Profesör Stern, “Bu yüzyıl keşif, inovasyon, yatırım ve refah dolu bir hikayeye dönüşebilir. Bize hareket edebildiğimiz, nefes alabildiğimiz ve daha verimli olduğumuz şehirler getirebilir. Bunun için liderliğe, stratejiye ve ilhama ihtiyacımız var. Aynı zamanda inovasyona, yaratıcılığa, iyi planlanmış finansa ve kesinlikle Sakıp Sabancı’nın iş hayatında gösterdiği niteliklere… Türkiye, iklim değişikliği konusunda Avrupa gibi çok kırılgan bir noktada ama Türkiye’nin çok büyük bir avantajı da bulunuyor. Geniş rüzgar ve güneş kaynakları var. Sahip olduğu özel coğrafya ve engin kültürle dünya için odak noktası. Dolayısıyla buna Türkiye’nin merkezde olacağı bir hikaye gözüyle de bakabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

– 3 farklı ülkeden 3 makale

Bu yıl, Toronto Üniversitesi’nden Jonathan D. Hall'un “Yol Ücretlendirmesinden Herkes Kazançlı Çıkabilir mi? Trafik Yoğunluğu Fiyatlandırmasının Toplam ve Bölüşümsel Sonuçlarının Tahmini” makalesi, Amsterdam Vrije Üniversitesi’nden Hans Koster'in “Yeşil Kuşak Politikasının Refah Etkileri: İngiltere’den Kanıtlar” makalesi, California Berkeley Üniversitesi’nden Nick Tsivanidis'in “Kentteki Toplu Taşıma Altyapısının Etkisinin Değerlendirilmesi: Bogotá’daki Trans Milenio’dan Bulgular” makalesi ödüle layık görüldü.

– 2020 yılı jürisi

Bu yılki ödülün jüri başkanlığı görevini Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi (SSBF) Dekan Yardımcısı Eren İnci üstlenirken, uluslararası jüride Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Fuat Keyman, Sabancı Üniversitesi SSBF Dekanı Özgür Kıbrıs, Brookings Enstitüsü Kıdemli Danışmanı ve Sabancı Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi Kemal Derviş, Pennsylvania Üniversitesi Profesörü Gilles Duranton, UBC Sauder Üniversitesi Profesörü Robin Lindsey, Brown Üniversitesi Profesörü Matthew Turner yer aldı.