Sağlığına Kavuştu

Acemi kasapbHüseyin Özcan yoğun bakımda hayata tutundu

İZMİR (AA) – Kurban Bayramı'nda kesmek istediği dananın altında kalan ve kaburgaları kırılan Hüseyin Özcan, tedavi gördüğü Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden taburcu edildi.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, İzmir'in Bayındır ilçesi Pınarlı Köyü'nde yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan 80 yaşındaki Hüseyin Özcan, Kurban Bayramı'nda yaklaşık 600 kilo ağırlığında bir danayı kesmek istedi. Dananın altında kalan, şok geçiren ve kaburgaları kırılan Özcan, Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

"Sol çoklu kaburga kırıkları ve iman tahtası kırığı" tanısıyla cerrahi müdahale ve yoğun bakım desteği verilen Özcan, 15 günlük tedavinin ardından sağlığına kavuştu ve taburcu edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Göğüs Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Figen Türk, hastaya yatışı süresince solunum cihazı desteği verildiğini belirtti. Taburcu edilmenin sevincini yaşayan Hüseyin Özcan ise şunları kaydetti:

"Bir daha ayağa kalkacağımı ve gündelik yaşantıma devam edeceğimi hiç düşünmüyordum, resmen ölümden döndüm. Tüm sağlık personeline verdikleri uzun uğraş ve ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum" dedi.

Kasık ağrısıyla gitti, karnından 2 kilogramlık ur çıktı

MANİSA (AA) – Manisa'nın Salihli ilçesindeki bir özel hastaneye kasık ağrısı şikayetiyle giden 44 yaşındaki kadının karnından 2 kilogram ağırlığında ur çıkarıldı.

Kasık bölgesinde ağrıları olan L.S. ilçedeki bir özel hastaneye giderek, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Damla Seyhun Meriçeli'ye müracaat etti.

Yapılan tetkikler sonrasında kadının karnında yaklaşık 2 kilogram ağırlığında ur olduğu tespit edilirken, yaklaşık 2 saat süren operasyonla da hastanın karnındaki ur çıkarıldı.

Op. Dr. Meriçeli, gazetecilere yaptığı açıklamada, rahmin kas tabakasından kaynaklanan ve rahim içi ya da çevresinde görülen iyi huylu katı tümörlere "miyom" adı verildiğini söyledi.

Kadının ağrılarının ameliyat sonrasında sona erdiğini ve sağlık durumunun iyi olduğunu dile getiren Meriçeli, hastanın belli aralıklarla kontrole geleceğini de aktardı.

En sık olarak 35-40 yaş aralığında görülen miyomların genellikle üreme çağından önce ortaya çıkmadığını da belirten Damla Seyhun Meriçeli, şunları kaydetti:

"Çünkü oluşmalarındaki en önemli faktör, kadınlık hormonu östrojen. Genel olarak adet döneminin aşırı kanamalı geçmesine neden olan miyomların geniş bir belirti yelpazesi bulunuyor. Bazı durumlarda ise miyomlar herhangi bir belirti göstermeden ortaya çıkıyor. Ameliyat ile tedavisi yapılabilen bu hastalık için tüm kadınlarımız en az yılda bir kez kadın ve doğum bölümünde jinekolojik muayene yaptırması gerekmektedir."

Doç. Dr. Sadi Vural hastalıkları 'yüzden' okuyacak

ANKARA (AA) – Türk bilim insanı Doç. Dr. Sadi Vural, geliştirip ürettiği, şu an dünyanın 30 ülkesinde kullanılan yüz tanıma sistemiyle yakında kanser, parkinson, alzaymır gibi hastalıkların analizlerini de yapmaya başlayacaklarını bildirdi.

Türkiye’de üniversiteyi bitirdikten sonra cebinde 350 dolarla lisans üstü eğitim için gittiği Japonya’da, ülkenin ilk yüz tanıma şirketi Ayonix’i kuran Vural, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sistemin sağlık alanında kullanılabilmesine yönelik çalışmalarda son aşamaya geldiklerini anlattı.

Yüz tanıma sistemlerinin geleceğinin çok açık olduğunu, başta güvenlik olmak üzere birçok alanda kullanılabildiğini dile getiren Vural, “Geldiğimiz noktada yüz teknolojileri, kişi bilgileri, yaş, cinsiyet, gülümseme, mutlu olup olmadıkları gibi bilgileri tanıyor. Ama bunun haricinde yüz çok daha fazla bilgiyi barındırıyor. Yüzden hastalık analizleri, aktif olarak üzerinde çalıştığımız konular arasında.” ifadelerini kullandı.

“Yüzden hastalık analizinin yapılmasını sağlayacak çalışmayı İngiltere ile yürütüyoruz. Araştırma ve geliştirme aşamasının yaklaşık yüzde 90’ı bitmiş durumda.” diyen Vural, ürünü ilk aşamada doktorların mı yoksa bireylerin mi kullanacağına henüz karar vermediklerini, bunun ilerleyen süreçte netleşeceğini söyledi.

Cep telefonlarında kullanılabilecek

Vural, yüzden hastalık analizinin yapılmasını sağlayacak sistemin ileride ulaşacağı en son noktaya ilişkin, “Son kullanıcı olarak insanlar cep telefonlarını açtıklarında anlık olarak hastalık konusunda yüz analizlerini yapabilecek. Yani bir sağlık sıkıntısınız varsa, cep telefonunuz en yakın sağlık kurumuna gitmeniz gerektiğine ilişkin uyarı verecek. Anbean tedavinizin ilerleyişini de yine telefondaki yüz tanıma programından takip edebilecek ve durumunuzun iyiye gidip gitmediğini görebileceksiniz.” bilgisini paylaştı.

Birçok hastalığın belirtilerinin yüze yansıdığını anlatan Vural, “Yüzde bazı noktalar var. Örneğin kalple ilgili bir rahatsızlığınız varsa yüzün bazı kısımlarında değişimler başlıyor. Beyne giden bazı damarlar yüzden geçiyor, şişmeler, basınç değişikleri doğrudan yüzdeki mimikleri etkiliyor. Bunları aktif şekilde araştırıyorum, hastanelerle birlikte çalışıyoruz. Şu ana kadar çok güzel sonuçlar aldık, yakında ürün olarak vermeyi planlıyoruz.” dedi.

Genellikle kanser gibi hastalıkların en son evreye gelindiğinde fark edildiğini belirten Vural, “Amacımız kanserin daha ilk evre bile olmadan tespit edilebilmesini sağlamak. Böylelikle kemoterapiye hiç gerek kalmadan, ilaç veya kök hücre tedavisiyle kanserin önüne geçilebilir. Hastalar acı çekmeden iyileşebilir.” diye konuştu.

“Göğüs kanserini birinci evre olmadan yüzden tespit edebiliyoruz”

Kanserin tüm dünyanın sorunu olduğuna, özellikle göğüs kanserinin kadınlarda çok yaygın görüldüğüne dikkati çeken Vural, şöyle devam etti:

“Bu yöntem ‘önleyici tıp’ olarak adlandırılıyor. Örneğin şu an her 9 kadından birinde yaşa bakmaksızın ortaya çıkma potansiyeli olan göğüs kanserini, birinci evre olmadan kişinin yüzünden tespit edebiliyoruz. Sadece göğüs değil mide, akciğer, pankreas kanserlerini de tespit edebilmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Örneğin Apple’ın kurucusu Steve Jobs, pankreas kanserinden vefat etti. Kullandığı Iphone’da kanserin vücudunda ilerleyişini yüzden görebilseydi belki de bugün hala aramızdaydı.

Kanser çok boyutlu ve çeşitli. Her kanser türünün yüzde oluşturduğu değişim farklı. Örneğin göğüs kanserinde yanak ve çene etkileniyor. Pankreas burun uçlarını, akciğer kanseri ise göz altlarını etkiliyor. Biz tüm bu özellikleri cep telefonu kamerasından çekilen selfie ile 1-2 saniye içerisinde inceleyip, sonucu görebiliyoruz. Bunu herkesin elindeki cep telefonlarıyla, özel bir alet kullanmadan hızlıca ve yüzde 90’ın üzerinde doğrulukla gerçekleştirebilmemiz büyük avantaj.”

“Farklı milliyet, yaş ve cinsiyetten binlerce hastaya ulaştık”

Vural, kanserle ilgili çalışmaların yanında halk arasında “bunama” olarak bilinen demans, parkinson, alzaymır ve kalp krizi risklerini de önceden tespit edebileceklerini anlatarak, “Bu noktada dünyada birkaç tıp merkeziyle araştırmalarımızı aktif yürütüyoruz. Farklı milliyet, yaş ve cinsiyetten binlerce hastaya ulaştık. Hem klinik çalışmaları sürdürüyoruz hem de testlerimizi yapıyoruz.” dedi.

Şu an Avrupa’da, ABD’de bilişsel bilim, yapay zeka konusunda birçok çalışma yürütüldüğüne, Google’ın akıllı göz lenslerini kullanarak tansiyon ölçtüğüne işaret eden Vural, henüz hiçbir firmanın hastalık analizinde yüzde belirgin bir özelliği yakalayamadığını kaydetti.

Vural, “Bizim hem yüz tanıma sistemlerinde 20 yılı aşkın süre Ar-Ge yapmamız hem de tıp konusunda üstün bilgimizin bulunması başarılı sonuçlar elde etmemizi sağlıyor. Bundan sonraki süreçte daha çok hastane ve hekimle iş birliğine gitmeyi, onları da çalışmamıza dahil edebilmeyi istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Burcu Çalık

14 yaşındaki çocuk, “Güvercin Göğsü” hastalığına Kayseri Şehir Hastanesinde şifa buldu

KAYSERİ (AA) – Kayseri'de, halk arasında "Güvercin Göğsü" olarak bilinen "Pektus Deformitesi" rahatsızlığı bulunan 14 yaşındaki çocuk, Şehir Hastanesinde yapılan başarılı operasyonla şifa buldu.

Kayseri Şehir Hastanesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, fiziksel görünümünde yol açtığı farklılıklar nedeniyle sosyal yaşantıyı olumsuz etkilemesinin yanında nefes darlığı ve çabuk yorulma gibi semptomları da beraberinde getirebilen "Pektus Deformitesi", Şehir Hastanesi yapılan ameliyatla tedavi edildi.

Halk arasında "Güvercin Göğsü" olarak bilinen bu hastalıkla mücadele eden 14 yaşındaki S.E, Kayseri Şehir Hastanesinde yapılan başarılı operasyon sonrası sağlığına kavuştu.

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Fatih Gürler, her sağlık merkezinde yapılması mümkün olmayan "Pektus Deformitesi" ameliyatlarının hastanelerinde yapılabildiğini ifade etti.

Özellikle ergenlik veya çocukluk çağında görülen hastalıkta göğüs kafesinin dışarıya doğru olduğunu belirten Gürler, şunları kaydetti:

"Rahatsızlık, iman tahtası dediğimiz sternum kemiğinin ya da göğüs kafesini oluşturan kaburgaların çıkıntılı bir halde dışarıya doğru seyrederek güvercin göğsüne benzer bir şekil oluşturmasıdır. Genellikle ciddi sağlık problemlerine neden olmaz ama sosyal ve psikolojik problemler ortaya çıkarmaktadır. Bazı hastalıklar ile beraber görüldüğünde ise marfan sendromu, bağ doku bozuklukları gibi durumları ortaya çıkarabilir. İleri derecede bir nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi durumlar da olabilir. Bizim hastamız daha çok psikolojik ve sosyal durumlardan dolayı bu ameliyatı istedi, biz de uygun görerek planladık. Toplumda 10 binde 6-7 civarında görülen bir durumdur."

Komşusunun da aynı rahatsızlık nedeniyle Kayseri Şehir Hastanesinde tedavi gördüğünü anlatan S.E'nin annesi Hanife E. de ameliyat sonrası çocuğunun düzeldiğini aktararak, "İnşallah daha iyi olacak. Başta Cumhurbaşkanımıza, İl Sağlık Müdürüne, doktorlarımıza, hemşirelerimize ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Hepsinden Allah razı olsun." ifadelerini kullandı.