SAHA EXPO

SAHA İstanbul, salgın sürecinde çalışmalarını dijital ortamda sürdürdü

İSTANBUL (AA) – Sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul, iş dünyasında dijitalleşmeye hız katan Kovid-19 salgını sürecinde firma tanıtımlarını ve network çalışmalarını online mecralara taşıdı.

SAHA İstanbul açıklamasına göre, Milli Teknoloji Hamlesi'nin destekçisi, yüksek teknoloji üretim kabiliyetine sahip yüzlerce firmayı aynı çatı altında buluşturan SAHA İstanbul, savunma, havacılık ve uzay endüstrisine yönelik üretim yapan yerli firmaları online mecralarda buluşturuyor.

Kovid-19 döneminde sürece hızla uyum sağlayan SAHA İstanbul, "Yeteneklerimizi Tanıyalım" başlıklı webinarlarla firmalarının üretim yeteneklerini ve ürünlerini tanıtmaya, sektörde verimli ağlar kurmaya devam ediyor.

Canlı yayınlanan webinarlar SAHA İstanbul'un; Youtube, Facebook ve Twitter hesaplarından izlenebiliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş, tüm sektörlerde olduğu gibi iş dünyasındaki yüze yüze iletişimin de dijital ortama taşındığı salgın günlerinde SAHA İstanbul'un çalışmalarına dijital olarak devam ettiğini ifade etti.

Düzenli olarak gerçekleştirilen webinarlarla üyelerin firmalarını tanıttığını ve üretim yeteneklerini anlatan sunumlar yaptığını aktaran Keleş, şunları kaydetti:

"İlgiyle takip edilen bu tanıtım webinarları sayesinde firmalarımız üretimleri sırasında ihtiyaç duydukları malzemelerin yerli üreticilerinden haberdar oluyor. Türkiye'nin yüksek teknoloji üretim yetenekleri anlatılıyor. SAHA İstanbul komite yöneticilerinin de katıldığı webinarlar yerli üretimin artırılmasına yönelik önemli iş birliği fırsatları da sunuyor.

SAHA İstanbul üyelerinin büyük bölümü; savunma, havacılık ve uzay sanayinde ihtiyaç duyulan yüksek teknoloji gerektiren üretimler gerçekleştiren özellikli firmalar. Salgın sürecinde de Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi'ne destek vermeye, yerli firmalar arasında iş birliği fırsatları yaratmaya kesintisiz devam ettik."

Milli savunma ve havacılık sanayi SAHA EXPO'da kanatlanacak

İSTANBUL (AA) – Milli Teknoloji Hamlesi’ne güçlü destek verenlerden, Türkiye’nin en büyük kümelenmesi SAHA İstanbul tarafından organize edilen SAHA EXPO 2020 “Birlikte daha güçlüyüz!” sloganıyla kapılarını açıyor. Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı’nın desteğiyle, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği’nin ana sponsorluğunda düzenlenen SAHA EXPO 2020, İFM 9, 10 ve 11. salonlarda sadece profesyonellere açık olacak.

Katılımcı firmalar tarafından geliştirilen en yeni ürün ve sistemler ilk defa SAHA EXPO 2020’de görücüye çıkacak, profesyonellere tanıtılacak.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin dünyaca tanınan ana platform üreticileri, alt sistem üreticileri, tedarikçiler, start-up’lar, üniversiteler, AR-GE merkezleri ve medya kuruluşlarını bir araya getirecek fuarda 4 gün boyunca, yüzlerce uluslararası B2B görüşme yapılacak, etkinlikler, paneller düzenlenecek, pek çok yerli ve uluslararası imza törenleri gerçekleştirilecek.

Hibrit lokomotif jeneratörü SAHA EXPO 2020’de

Fuar kapsamında Teksan Jeneratör, bir süredir çalışmalarını yürüttüğü yerli Hibrit Lokomotif jeneratörünün lansmanını ilk kez SAHA EXPO 2020’de gerçekleştirecek.

Yüzde 60 yerlilik oranına sahip olan ve seri üretime geçildiğinde yerlilik oranı yüzde 80’e çıkacak hibrit lokomotif, 300 kW dizel jenset ve 400 kW lityum-iyon batarya güç kaynağına sahip. Uluslararası standartlara uygun ileri sürüş kontrol algoritmaları, Yeni Nesil Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi (TKYS) bulunan lokomotifin, dizel jeneratör ve elektro-pnömatik fren sisteminin devrede olduğu sürenin azalmasıyla bakım maliyetleri de düşecek.

Hibrit roket motoru

SAHA EXPO 2020’ye hibrit teknolojisini taşıyan bir başka firma da uzay teknolojileri alanında faaliyet gösteren Delta V olacak. 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı ile Hibrit Uzay Roket Motoru Geliştirme proje sözleşmesini imzalayan ve başarılı şekilde yürüten Delta V, fuarda Hibrit roket motorunu profesyonellere anlatacak.

Delta V Uzay Teknolojileri, Türkiye’nin ilk kompozit gövdeli hibrit roket motorunu geliştirmiş olup dünyada ise ilk sıvı oksijen ve parafin bazlı yakıt kombinasyonu ile çalışan hibrit roket motorlu sonda fırlatmasını başarı ile gerçekleştirmiş bir firma olarak Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ne destek veren SAHA EXPO’da yer alacak.

İleri teknolojiye sahip eğitim simülatörleri

Yakın zamanda Pakistanlı pilotların eğitim vermek üzere uluslararası bir anlaşmaya imza atan Yöntem Teknoloji fuara uçuş ve denizcilik simülatörleri ile katılacak.

Yetki kapsamında pilot eğitiminde kullanılmak üzere ve eğlence sistemleri olan uçuş simülatörleri ile Türkiye’nin bütün denizcilik üniversiteleri ve liselerinde kullanılan ve Yöntem Teknoloji tarafından kurulacak denizcilik simülatörleri fuara gelecek yerli ve uluslararası ziyaretçilere tanıtılacak.

Askeri saha koşullarına dayanıklı tablet serisi

Technopc Teknoloji, fuarda tanıtımını gerçekleştireceği, zorlu koşullara dayanıklı Endüstriyel Tablet ve Endüstriyel Notebook ile arazide askerlerin hayatını kolaylaştırıyor.

Fuarda Technopc Teknoloji standına yer alacak “Hepsi Bir Arada Technopc Pass Tab”, mobil kimlik ve pasaport doğrulaması için özel olarak tasarlandı. Entegre profesyonel tarayıcı, akıllı kart okuyucu (temaslı veya temassız), parmak izi sensörü, çift iris tarayıcı, yüz tanıma kamerası, 1D / 2D Barkod tarayıcı ve MSR kullanıyor. Technopc Pass Tab dayanıklı ama hafif tasarımı sayesinde hareket halindeyken kolayca kullanım sağlıyor.

Sınır kontrolü, polis ve güvenlik güçlerinin yanı sıra seyahat, eğlence ve konaklama sektörleri için ideal bir çözüm olan Technopc Pass Tab, bir mobil terminale parmak izi, iris ve yüz tanıma olmak üzere üç tip biyometrik okuyucu ekleyerek gelişmiş güvenlik sağlıyor.

Birinci sınıf güvenilirlik ve yüksek performans sunan “Technopc Rugged Notebook” serisi zorlu koşullarda çalışmak için tasarlanırken, hem endüstriyel hem de askeri standart gereksinimlerini karşılayan Technopc Rugged Notebook serisi IP65 standartları ile suya ve darbelere karşı dayanaklı yüksek performans çözümü sunuyor.

Sisli, karanlık yollarda pilotlara yardımcı sistem tanıtılacak

CS-TECH tarafından geliştirilen “CsSyntheticVision” elektro optiklerden gelen video yayınları üzerine çeşitli widget, HUD, POI, Uçak Pisti, yükseklik renklendirmeleri gibi katmanları kullanarak durumsal farkındalık oluşturulmasını sağlıyor. Özellikle görüş mesafesinin çok düşük olduğu durumlarda, pilotlara yardımcı bir sistem olarak hizmet ediyor. Hava limanı gibi alanların, sisli ve karanlık havalarda video üzerinde gerçek konumunun vurgulanarak kullanıcıların işini kolaylaştırmayı hedefleniyor.

Bunun yanında arazi ve engellerin de vurgulanabilmesi sebebiyle uçuş risklerinin minimuma indirilmesi sağlanıyor. POI gösterimleri aracılığıyla pilotun konumsal farkındalığı arttırılıyor. İstenirse video ekranı dışında Head Up Display (HUD) denilen baş üstü göstergelerinde, pilotların kaskları üzerinde de sentetik bir görüş imkanı sunulabiliyor.

200 dereceye dayanıklı yerli Epoxy Sistemler

Fuar kapsamında CET A.Ş. iki yeni ürünü ile yerli ve yabancı profesyonelleri stantında ağırlayacak. CET A.Ş’nin birinci ürünü, “Balistik Koruma Sistem Reçinesi” olarak öne çıkıyor. Balistik tehditlere daha hafif çözümler sunmak adına zırh ve levha üreticilerine yerli formüller ile geliştirilmiş yüksek darbe emiş gücüne sahip olan Epoxy Sistem saha şartlarında askerlerin ve araçların operasyon kabiliyetini arttırmak için özel olarak dizayn edildi.

CET A.Ş’nin fuarda tanıtımını gerçekleştireceği ikinci ürünü ise “Yüksek Isı Dayanımlı Epoxy Sistemler.” Yüksek sıcaklıklarda, hafif ve etkili çözüm arayanlar için özel olarak yerlileştirilmiş olan sistem 200 0C sıcaklıklarda bile çalışmaya devam edebiliyor. Bu sistemler ile savunma, havacılık, elektrik ve otomotiv endüstrisinde yerli çözüm talebi olan üreticilerin bir çok farklı alanda hafif ve etkili çözümler sunması sağlanacak. Farklı üretim yöntemlerine uygun hale getirilmeye başlanan bu epoxy system yerli teknoloji ile alternatif parçaların üretebilmesine de olanak verecek.

Uçak koltuklarına yerli kumaş

Kadifeteks Mensucat yurt dışından ithal edilen uçak koltuk kumaşlarının yurt içinde yerli olarak üretimini tamamlandı. Üretilen bu kumaşlar Airbus ve Boing tarafından akredite laboratuvarlarda havacılık için gerekli tüm testlerden başarı ile geçer not aldı. Sivil havacılığa ürün satmak isteyen tüm firmaların alması gereken belgeleri de alarak THY yollarının uçak koltuk kumaşı üretiminde ilk yerli firması olan Kadifeteks Mensucat, SAHA EXPO 2020’de olacak.

Kadifeteks, yerli üretimini gerçekleştirerek artık yurt dışından ithal edilmesine gerek kalmayan uçak koltuk kumaşlarını yurt dışına satmak için fuarda görüşmeler yapacak.

Nano Teknoloji, Levron’la fuarda

Yalteksan Yalıtım Teknolojileri, SAHA EXPO 2018’de ilk kez tanıttığı ve oldukça ilgi gören, dünyada sadece 4 ülke de üretilebilen dünyanın en hafif katı maddesi Aerojel’i bu kez Levron Aerojel Keçe ve Levron Aerojel Granül olarak fuarda yer alacak.

Akkar Silah da SAHA EXPO’da askeri, polis ve güvenlik kuvvetleri için geliştirilen operasyonel silah “Yakarca”yı savunma sanayine sunacak.

Önemli firmalardan SAHA EXPO 2020’ye destek

Öte yandan, ASELSAN, Türk Havacılık Uzay Sanayi (TUSAŞ), ROKETSAN, BAYKAR, ASFAT, STM, Dener Makina, Ziraat Katılım ve Sarsılmaz Silah’ın “Platin sponsor”, TAİS, TEİ, Akım Metal, Canik Samsun Yurt Savunma, UNİDEF, Saver Savunma, Ermaksan, İşbir, Meteksan Savunma, Teknopark İstanbul, Yılmaz Makina ve Akkar Silah’ın “Altın sponsor” olarak destek verdiği SAHA EXPO 2020’nin “Gümüş sponsor” firmaları ise Altınay Teknoloji, OBSS, Kardemir, MKEK, FNSS, HAVELSAN, ASPİLSAN, Pavotek, Üntel, İğrek, Ordulu, Mobit, Ader Savunma, Alp Havacılık, Huğlu, Kale, Derya, EAE Elektrik, KOEL Elektronik, ALA Uluslararası Ltd. oldu.

SAHA İstanbul Başkanı Bayraktar: Türkiye hedeflerine milli teknolojiyle ulaşacak

ANKARA (AA) – Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehditlerle mücadelede başarılı sonuçların alınmasının altında yatan en önemli faktörlerden birinin savunma sektöründeki milli teknolojik kazanımlar olduğunu belirterek, “Çok mesafe katettik ancak daha yapacak çok işimiz var. Milli Teknoloji Hamlesi sayesinde hedeflerimize milletçe ulaşacağız.” dedi.

Bayraktar, AA muhabirine, SAHA İstanbul’un 2000’li yıllarda Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) bünyesinde başlayan Milli Teknoloji Hamlesi’nin en büyük destekçisi olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.

Türkiye’de savunma sanayisinde 15 yılda uygulanan milli ve özgün üretim modeliyle ana platform ve alt ana sistemler konusunda birçok başarılı projeye imza atıldığına işaret eden Bayraktar, “150 yıldır ürettirilmeyen milli piyade tüfeğimiz MPT-76 bu dönemde üretildi. Yakın tarihte silahlı İHA teknolojisini yurt dışından tedarik edemezken bugün hem kendine yeten hem de silahlı insansız hava aracı (SİHA) ihraç eden bir konuma ulaştık. Zırhlı kara araçları, yerli helikopter ve benzeri birçok yerli platform artık envanterlerimizde yer alıyor. İlk milli korvetimiz MİLGEM, bu dönemde geliştirilip envantere girdi. Askeri gemi projelerinde özel sektörümüz ana entegratör konumuna ulaştı. Yine radar teknolojileri, akıllı mühimmat, güdüm ve elektronik, gerçek zamanlı yazılım sistemleri, sensör ve haberleşme teknolojilerinden birçok kritik alt sistem ve bileşenlerini tasarlayıp üretebiliyoruz.” diye konuştu.

Bu alanda ortaya konulan başarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının geçen aylarda yayımladığı 2023 Sanayi ve Teknolojisi Stratejisi Belgesi’nde de örnek bir model olarak ele alındığını hatırlatan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Milli Teknoloji Hamlesi diğer tüm sektörlerimizde de her birinin kendine ait dinamik ve koşulları çerçevesinde uygulamaya girdi. Elde edilen bunca birikimle birlikte ülkemizin ihtiyaçları ve gelişmekte olan ihracat potansiyelini ele aldığımızda aslında daha yapacak çok işimiz var. Yaşadığımız dönemin ana teması küresel ve teknolojik etkinlik. Ana platformlarda elde edilen kazanımların sağlam bir endüstriyel altyapıyla desteklenerek ana alt sistemler, bileşenler ve teknolojileriyle derinlemesine ele aldığımız, bunu yaparken de ekonomik ölçek, maliyet etkinlik, milli kritiklik ve önceliklendirmeyle oluşturduğumuz bir yol haritasına ihtiyacımız var. SSB böyle bir yol haritasını ana platform ve alt ana bileşenler anlamında ilk kez 2011 yılında İHA teknolojisi için oluşturdu. Elde edilen sonuçlar ortada. Stratejik planlama, bu plana uygun eylemlerle sonuçların takibi, etkin sistemler geliştirmek için kritik öneme sahip.”

“Pek çok başarı hikayesi yazıldı”

Bayraktar, kümelenme olarak sektördeki insan kaynağının geliştirilmesi, özel sektörün rolünün artarak devam etmesi, teknolojik kazanımların derinlemesine oluşturulması adına SAHA İstanbul olarak kapsamlı bir çalışma içinde olduklarını dile getirdi.

Özel yeteneklere sahip, yüksek teknoloji üretebilen firmaları sisteme entegre etmenin yanı sıra yerlileşme sürecinde ihtiyaç duyulan bazı ürünleri geliştirme yeteneği olan firmalara da yüksek teknoloji üretme kabiliyeti kazandırdıklarına dikkati çeken Bayraktar, şu değerlendirmede bulundu:

“Buna paralel olarak hem milli üretim kapasitemizde artış yaşanıyor hem de Türkiye’nin teknolojik gelişimine katkı sunuyoruz. SAHA İstanbul’un oldukça güçlü kurumlar arası iletişim ağı sayesinde bugüne kadar pek çok proje hayata geçirildi, başarı hikayeleri yazıldı, yüzlerce ürün yerlileştirildi, ana yüklenici firmalara yerli tedarikçiler kazandırıldı. Bunlar münferit tedarikçi olabildiği gibi SAHA İstanbul koordinatörlüğünde kurulmuş, değişik firmaların yeteneklerinin değerlendirildiği konsorsiyumlar vasıtasıyla da sağlandı. Bu bir taraftan firmalarımızın birlikte iş yapma kültürüne katkı sağlarken diğer taraftan değişik sektörlerin mevcut ya da kazanabilecekleri yetenekleri konsolide etme fırsatı sunmaktadır.”

İhracata destek

“SAHA İstanbul olarak savunma sanayisinde elde edilen bu başarının devam etmesi için geliştirilen özgün milli platformların ve teknolojik derinliğin artırılması öncelikli hedefimiz.” diyen Bayraktar, özellikle ihracatta atılan adımlara destek vermek ve bu alandaki bağımsızlığı perçinlemek adına pek çok görev üstlendiklerini anlattı.

Bayraktar, SAHA İstanbul üyelerinin, yüksek teknolojinin kullanıldığı özellikli ürünler üreten firmalardan oluştuğuna işaret ederek, “Büyük bölümünün ürettiği ürünler Türkiye’de tek. Hatta bazı firmalarımız dünyada sadece birkaç firma tarafından yapılan üretimleri gerçekleştirebilecek teknolojiye ve insan kaynağına sahipler. Üyelerimiz üretim yeteneklerini Türkiye’nin millileşme hamlesinin bir parçası haline gelecek şekilde sisteme entegre etmek istiyorlar. Savunma, havacılık ve uzay endüstrisine yönelik üretim yapmak isteyen ancak nereden başlayacağını bilmeyen firmalar da SAHA İstanbul’dan yönlendirici destek alıyorlar.” ifadesini kullandı.

Savunmada milli teknolojik kazanımlar

Haluk Bayraktar, savunmada milli teknolojik kazanımların önemine değinerek, “Ülkemizin karşı karşıya olduğu tehditlerle mücadelede başarılı sonuçların alınmasının altında yer alan en önemli faktörlerden biri savunma sektöründeki milli teknolojik kazanımlardır. Devir ufak teknoloji girişimcilerinin devri. Artık maliyet etkin gelişen teknolojilere paralel hızla sahada kullanıma girerek olgunlaşacak ve etkili sonuç almamıza fayda verecek teknolojilere ihtiyacımız var.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, şöyle konuştu:

“Savunma sektöründe girişim ekosisteminin rolünü güçlendirmeli ve girişimci firmaların ekiplerinin sahada yer almasını sağlamalıyız. Unutmamak lazım ki sahadaki etkin sonuçlar ufak dokunuşlarla elde ediliyor. Geliştirilen teknolojilerin hızlı bir şekilde uygulamaya girmesi adına test ve deneme süreçlerinin yapıldığı merkezler ve bu merkezlerde tüm girişimciler için pozitif bir geri besleme süreciyle onları teşvik edici mahiyette süreçler geliştirmeliyiz. İnternetin keşfi, uydularının geliştirilmesi gibi bugün sivil sektörde yoğun kullanım alanı bulan birçok icat, savunma sanayisinde geliştirilmiş ürünler; ancak bu çevrim şu an tersine dönmüş durumda. Sivil sektör birçok açıdan yapay zeka, haberleşme, sensör ve benzeri alanlarda askeri teknolojilerin ilerisinde yer alıyor. Ayrıca, maliyet açısından bakıldığında yaygın kullanımı nedeniyle çok daha etkin durumda. Bu avantajı kullanarak sivil alandaki birçok teknolojik gelişmeyi hızlı bir şekilde savunma sektörüyle hibrit bir şekilde kurgulayarak ilerlemek önemli.”

“Oyun değiştirici hamleler gerekiyor”

Konvansiyonel harp araç ve gereçlerinin yanı sıra artık sahada oyun değiştirici hamleler gerektiğini vurgulayan Haluk Bayraktar, mobil, hızlı kurulum ve kullanım imkanı sağlayan, maliyet etkin ve en yeni teknolojik gelişmelerin dahil edildiği robotik, otonom, sensör füzyonu, haberleşme, sensör ve veri ağları, veri işleme teknolojilerinde de hep önde olmak gerektiğini söyledi. Bayraktar, “Günümüzde paradigma değişikliği kabul edeceğimiz alanlarda hızlı ve koordine bir şekilde adım atarak en son noktada yakalama şansımızı iyi değerlendirmek ve pazarda hızlıca yerimizi almak zorundayız.” dedi.

Türkiye’nin ilk SİHA’sını ihraç eder noktaya ulaşan Baykar’ın, bundan 15 yıl önce İstanbul’da bir atölyede, bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda insanın yoğun emek ve fedakarlıklarıyla çalışmaya başladığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Baykar, karşısına çıkan birçok engele rağmen sahadaki başarılı performansıyla tüm engelleri adım adım aşarak bu noktaya ulaştı. Sıralı engellerden herhangi birinde başarısız olsaydık bugün 750 kişilik mühendis ve teknisyen ekibiyle ülkemize SİHA teknolojisi kazandıran Baykar bu noktada olmayacaktı. Karşılaşılan engeller de hiçbir zaman teknik detaylar değildi. Ufak görülen girişimlerin potansiyelini hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz. Artık girişimlerin benzer engellerle karşılaşmaması için geçmişte yaşayarak elde ettiğimiz tecrübeleri de sahaya yansıtıyoruz. Bugün geçmiş birikimlerimizle teknoloji girişimcilerimizin daha etkin ve hızlı şekilde ilerlemesi, değerlendirmelerin salt performans, teknik ve etkinlik bazında ele alındığı, masa oyunlarıyla değil sahadaki gerçeğe göre hareket edilmesi gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu şuurla yolumuza devam ediyor ve savunma sanayimize güç kazandırmak için ilerliyoruz. Unutmayalım ki çok mesafe katettik ancak daha yapacak çok işimiz var. Milli Teknoloji Hamlesi sayesinde hedeflerimize milletçe ulaşacağız.”

SAHA İstanbul Ankara'da üçüncü irtibat ofisini açtı

ANKARA (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, savunma sanayinde alınması gereken çok yol olduğunu belirterek, "Savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu birçok alanda çalışmamız lazım." dedi.

Büyükdede, Ankara Teknopark'ta SAHA İstanbul'un Ankara'daki üçüncü irtibat ofisinin açılışına katıldı.

Açılışta konuşan Büyükdede, SAHA İstanbul'un Mart 2015'te 27 kişi ile kurulduğunu hatırlattı.

Büyükdede, savunma sanayinde alınması gereken çok mesafe olduğunun altını çizerek, "Uçak, zırhlı ve elektrikli araçlar endüstrimizde, yazılımda, donanım ve teçhizat üretiminde, savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu o kadar çok malzemenin üretilmesi gereksinimiyle yüz yüze kalıyoruz ki bizim onların her birine yeni alanlar, sanayi bölgeleri, insan kaynağı oluşturmamız ve onları minimum maliyetle bu ihtiyaçları karşılayabilecek güce eriştirmemiz gerekiyor. Savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu birçok alanda çalışmamız lazım." diye konuştu.

Yatırımcıların nitelikli ürünlerin üretimine yönlendirilmemesi halinde dışa bağımlılıktan kurtulmanın zor olduğunu dile getiren Büyükdede, "Eğer biz uçak yapacaksak onu, takım olarak tümünü çözmemiz lazım. Bütün teçhizatı çözmediğimiz zaman problemi çözmüş olmayacağız. Yeni projeler geliştirmemiz gerekiyor. Bunun için bütün bakanlıklarla bir arada ortak çalışmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

– Savunma sanayinde ihracat vurgusu

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere, SAHA İstanbul'un, savunma sanayi alanında öne çıkan iki şehir olan İstanbul ve Ankara arasında kurulacak köprü için önemli olduğunu belirterek, sektörün gelişmesi için kamu, özel sektör ve akademi gibi tüm paydaşların birlikte çalışmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

Dere, savunma sanayinin gelişmesi için ihracatın da "olmazsa olmaz" olduğuna dikkati çekerek, "İhracat olmadan mevcut yapımızı bile sürdürme imkanımız olmaz. Bu anlamda hep beraber ihracatı artırmaktan başka şansımız yok. Biz de bakanlık olarak tüm izin süreçlerini kısaltmak için adımlar attık, atıyoruz." şeklinde konuştu.

Savunma sanayi alanındaki insan kaynağı ihtiyacına da dikkati çeken Dere, bu sektörde çalışanların daha da artması gerektiğini söyleyerek, son yıllarda özellikle gençlerin bu alana yönelik ilgisinin gurur verici olduğunu dile getirdi.

– "Amacımız milli teknoloji hamlesini desteklemek"

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, SAHA İstanbul'un hızlı bir ivme ile en büyük sanayi kümelenmesi haline geldiğine işaret ederek, "Yoğun emeklerle bugüne geldik. 391 üyemiz var. Amacımız milli teknoloji hamlesini desteklemek. Bu anlamda faaliyetlerimize devam ediyoruz. 21 ilden üyelerimiz var. Savunma sanayi, elde ettiği başarılarla son 15 yılda diğer sektörlere örnek oldu. Şimdi de savunma sanayinin kalbi olan Ankara'daki eksikliğimizi de kapatmış bulunuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, SAHA İstanbul'un kuruluş amacının doğal oluşan organizasyonları desteklemek ve onlara aracı olmak olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin dinamik bir bölgede bulunduğunu ve ülkenin hızla değişen ihtiyaçlarını karşılayacak çözümlerin üretilmesi gerektiğini söyledi.

Son dönemde savunma sanayinde oluşan yerlilik ve millilik kriterlerinin diğer sektörlerde de uygulanmaya başlandığını anlatan Bayraktar, şöyle konuştu:

"Bu iş birliğini birbirine tamamlayıcı şekilde ileriye götürmemiz gerekiyor. Biz bunu milli teknoloji hamlesi olarak da adlandırıyoruz. Açtığımız Ankara irtibat ofisimizle de vites atarak çalışmalarımıza devam edeceğiz."

– Yerli üretim için birliktelik çağrısı

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, bilgi ve tecrübenin paylaşıldıkça çoğalacağını belirterek, "Özel bir alan havacılık alanı. Bu alanda çalışan firmalarımızın artması yalnız sektör için değil diğer sektörler içinde avantaj sağlayacak." dedi.

Türkiye'nin zorlu bir coğrafyada yaşadığını ifade eden Özdebir, dünyada ne oluyorsa politik olaylardan etkilenen ve dengeleri değiştirecek tek güç olarak Türkiye'yi gördüğünü dile getirdi.

Özdebir, Türkiye'nin bu topraklarda var ve bağımsız olabilmesi için yerli üretim yapmasının önemli olduğunu vurgulayarak, "Burada hepimize görevler düşüyor. Kendi aramızda rekabetçi olacağız ama aynı zamanda iş birliği de yapacağız. İş birliği yapabilme kültürümüzü birlikte geliştirebilmemiz lazım. Bu anlamda SAHA İstanbul'un göstermiş olduğu teşebbüsü takdirle karşılıyorum. Biz ancak birlikte olduğumuz zaman güçlü olabiliriz. Bu birlik ve beraberliğe devam etmemiz lazım. Sanayicilerin ve hepimizin daha çok çalışması lazım. Bizden sonra gelecek nesillerin güvenliği, refahı ve saadeti için." ifadelerini kullandı.

– "Yerlilik oranı 15 yılda yüzde 20'lerden 60'lara geldi"

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Türkiye'nin zor bir coğrafyada olduğunu, bu sebeple yıllar boyunca ülke kaynaklarının, ülkenin bekasını devam ettirmek için terörle mücadelede harcandığını söyledi.

Baran, Türkiye’nin savunma sanayi açısından 15 yılda inanılmaz bir noktaya geldiğini belirterek, "15 yıl önce yerlilik oranı yüzde 20'lerde iken şimdi 60'lara geldi. Şimdi kendi silahımızı büyük oranla yerlileştirebiliyoruz." dedi.

Dünyadaki 100 savunma sanayi şirketinden 4'ünün Ankara'da olduğunu hatırlatan Baran, SAHA’nın attığı bu adımla İstanbul ve Ankara’nın, "Bu işi daha iyisiyle nasıl yaparız?" niyetiyle güçlerini birleştirdiğini ve bunun ülke için çok önemli bir adım olduğu ifade etti.

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Faruk Yiğit, İvedik OSB Başkanı Hasan Gültekin de birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından, Bayraktar konuşmacılara plaket takdim etti.