Schneider Electric

Schneider Electric, sürdürülebilirlik taahhütleri doğrultusunda yeşil bir gelecek için çalışıyor

İSTANBUL (AA) – Schneider Electric'in açıkladığı 2020 yarıyıl dönemine ait finansal olmayan sonuçlara göre, şirket birincil kaynak tüketimini 126 bin metrik tonun hemen üzerinde tutarak yıl sonu hedefini aştı.

Schneider Electric'ten yapılan açıklamaya göre, şirket, üç aylık dönemlerde 2018-2020 sürdürülebilirlik taahhütleri ile ilgili ilerleme durumunu ölçen 21 Schneider Sürdürülebilirlik Etkisi (SSI) göstergesine dair sonuçları paylaşıyor. Bu hedefler Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri (SGH'ler) ile uyumlu ve şirketin uzun vadeli finansal olmayan performansını özetliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Schneider Electric Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Gilles Vermot Desroches, son üç aylık dönemde Schneider Sürdürülebilirlik Etkisi, 10 üzerinden 7,71'lik puana ulaşırken, şirketin uyguladığı programlar aracılığıyla yıl sonu hedeflerine ulaşacaklarına inandıklarını aktardı. Desroches, "Kriz, 2020 için sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmamızı engellemeyecek. 2030 taahhütlerimiz konusunda çıtayı yüksek tutacağız. Global ekosistemimiz aracılığıyla iklim değişikliğiyle mücadele edecek ve katılımcı büyüme ile ilgili sorumluluklarımızı yerine getireceğiz. Bu doğrultuda bugün Tomorrow Rising Fonu aracılığıyla yardıma ihtiyaç duyan, 65 ülkede bir milyondan fazla kişiye ulaştık. İkinci yarıyılda eğitim ve öğretim programlarına odaklanacağız. Tüm bu çalışmalarımızı mümkün kılan ve yerel iş ortaklarımızı desteklemek için gönüllü olarak zaman ayıran çalışanlarımıza teşekkür ediyorum." açıklamasında bulundu.

Schneider Electric Strateji ve Sürdürülebilirlik Global Lideri Olivier Blum ise, "Bu yıl kritik bir önem taşıyor. Dünya Limit Aşımı Günü geçen yıla kıyasla üç hafta ilerleyerek 22 Ağustos'a gelmiş olmakla birlikte daha güvenli, daha yeşil ve gerçekten katılımcı bir dünya için daha yapılacak çok şey olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Avrupa'da Toparlanma, Reform ve Esneklik için CEO İnisiyatifi gibi inisiyatiflerde benzer düşüncedeki şirketlerle birlikte çalışıyoruz. Kovid-19 sonrasında iyileşmenin desteklenmesi önemli bir adım ancak hedef, bütünlüklü bir çevre dostu yaklaşım olmalı. Biz bu kapsamda geleceğin, her yerde ve herkes için fayda sağlayan, iklim değişikliğiyle mücadeleye hizmet eden ve dijital ve enerjiyi bir araya getiren inovasyonlarda olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

– 2020 Hedefi 3: Schneider müşterileri yıl sonuna kadar 120 milyon metrik ton CO2 salınımını engelleyecek

Açıklamada yer alan ifadelere göre, Schneider Electric’in, müşterilerinin emisyonlarını azaltmalarına yardımcı olma anlamındaki hedefi oldukça güçlü. 2020 yılının ikinci üç aylık dönemi itibarıyla şirket müşterileri 107 milyon metrik ton CO2 tasarrufu sağladı ve 120 milyon metrik tonluk yıl sonu hedefine ulaşılacağı öngörülüyor. Şirket, çözüm tekliflerinin emisyonları nasıl azalttığının özetlendiği İklim Etkisi İfşa Zamanı belgesini yayınladı. Bu çalışmalarda şeffaflık ve açıklık, güven oluşturmak ve eyleme teşvik etmek anahtar öneme sahip. Bu nedenle metodoloji, bağımsız bir üçüncü kurum tarafından onaylandı. Schneider Electric ekipleri, sürdürülebilir performansı mimari tasarıma dahil etmek ve projelerin pozitif çevresel etkilerini ölçmek amacıyla müşterileriyle iş birliği yapılması konusunda çalışıyor.

– 2020 Hedefi 8: Birincil kaynak tüketiminde 120 bin metrik ton tasarruf

Schneider Electric, birincil kaynak tüketimini 126 bin metrik tonun hemen üzerinde tutarak yıl sonu hedefini aştı. 2020 birinci yarıyıl içinde 29 bin metrik tona ulaşıldı. Bu performansın önemli bir kısmı kurşun bataryaların değiştirilmesinden kaynaklanıyor olmakla birlikte müşteri ekipmanının modernize edilmesi sürecini başlatan Schneider Electric’in ECOFIT çözümü oldu. Burada ürünün tamamı yerine dağıtım panosunun temel bileşenleri değiştiriliyor. Schneider Electric’in Stezzano-İtalya'daki tesisinde 55 Orta Gerilim devre kesici üretildi, dağıtım panoları kurtarıldı ve kullanım ömürleri uzatıldı. Böylece temel olarak Elektrik Tedarikçileri, Petrol, Gaz, Petrokimya, Madencilik, Metal ve Mineraller segmentlerinde 44 metrik ton birincil kaynak kullanımı engellendi. Ekipmanın yenilenmesi ve onarılması da bu sonuçlarda etkili oldu. Schneider Electric’in Greensboro-ABD'deki tesisinde 29 metrik ton programlanabilir kontrolör, İnsan-Makine Arayüzü ve hız kontrol cihazı onarıldı veya yenilendi, böylece kullanım ömürleri uzatıldı.

– 2020 Hedefi 14: Bireysel gelişim planları olan beyaz yakalı çalışanların oranı yüzde 90

SSI 2018-2020 ile birlikte şirket, çalışanlarının ve yöneticilerinin performans ve gelişim süreçlerini daha entegre hale getirdi. Bu, çalışanların performanslarının artması ve kariyerlerinin desteklenmesi için kişisel gelişim planlarının oluşturulmasını mümkün kıldı. 2020 ikinci üç aylık dönemi itibariyle bireysel gelişim planları olan beyaz yakalı çalışanların oranı yüzde 76 olarak açıklandı. Çalışanlar ve yöneticiler yıl içinde, performans ve gelişim konularındaki ilerlemenin değerlendirilmesi amacıyla düzenli toplantılara katılmaya teşvik ediliyor. Schneider Electric, gelecekteki başarısının çalışanlarının performansına, kritik beceri ve yetkinlikler geliştirebilmelerine ve kariyerlerini ilerletebilmelerine bağlı olduğunun farkında olarak bu çalışmaları sürekli olarak iyileştiriyor.

– 2020 Hedefi 17: Özel saha değerlendirmeleri ile İnsan Hakları ve Çevre yeterliliği almış tedarikçilerin sayısı 350

Schneider Electric, grup stratejisine uygun olarak ve Fransa Kurumsal Farkındalık Görevi Kanunu’na (2017-399) uymak amacıyla farkındalık planını uygulamaya aldı. Plan, grup ekosistemi içinde çalışan, sağlık, güvenlik ve çevre uygulamaları anlamında en fazla riske maruz kalan sahaları belirliyor ve sorunları ele alıyor. 2018'de tedarikçiler için 300 yerinde denetim hedeflendi, bir yıl sonra örnek olmak amacıyla hedef 350'ye çıkarıldı. Denetimler birkaç ay önce Kovid-19 nedeniyle durdurulmuş olmakla birlikte 298 denetim tamamlandı. Bunların 19'u 2020 1. yarıyıl içinde gerçekleşti. Ekip aynı zamanda 2019'da belirlenen uyumsuzluklar üzerinde çalıştı, bunların yüzde 65'i sonuca ulaştırıldı. Şirket, 2020'de geri kalanları da çözümlemeyi hedefliyor.

– 2020 Hedefi 21: VolunteerIn global platformu aracılığıyla gerçekleşen gönüllülük saati 15 bin

Schneider Electric Foundation’ın "Tomorrow Rising Fonu" Kovid-19 ile ilgili acil durum ve uzun vadeli yeniden yapılandırma faaliyetlerini destekliyor. Çalışanlar öğrencilerin desteklenmesi, sosyal girişimcilere koçluk verilmesi, hatta yalnız kişilerle iletişim kurulması gibi ‘dijital görevler’ için gönüllü olmaya davet ediliyor. Vakıf aynı zamanda doğrudan erişim sahibi olmayan kişiler için IT ekipmanı gibi önemli eğitim araçları sağlamak için STK'lar ile iş birliği yapıyor.

Schneider Electric, Tomorrow Rising Fonu aracılığıyla şimdiye dek 65'ten fazla ülkede çalışanlarını, müşterilerini ve iş ortaklarını mobilize etti ve 1 milyon insana yardımcı olacak 74 projeyi destekledi.

Açıklamaya göre şirketin bu dönemde elde ettiği başarılar ise şu şekilde:

Schneider Electric, 2020 Gartner Tedarik Zinciri En İyi 25 Listesinde 4. sırayı, 2020 Gartner Tedarik Zinciri En İyi 25: Avrupa En İyi 15 Listesinde 1. sırayı aldı. Şirket, EcoStruxure Microgrid Advisor ve NEO Network çözümleri için Solar Impulse Foundation'dan Solar Impulse Efficient Solution ödülüne layık görüldü. Şirket, ayrıca Hannover Messe'de SF-6 İçermeyen Orta Gerilim Anahtarlama Donanımı ile Endüstriyel Enerji Verimlilik Ödülünü kazandı.

Schneider Electric'ten yeni nesil siber tehditlere karşı iş birliği önerisi

İSTANBUL (AA) – Schneider Electric, dijitalleşme ile birlikte kullanımı artan bağlantılı cihazların kapsamlı bir şekilde korunması amacıyla uluslararası iş birliklerinde rol alıyor ve küresel çapta tecrübelerini iş dünyasıyla paylaşıyor.

Schneider Electric açıklamasına göre, pek çok kurum gerçek zamanlı izleme, veri odaklı iş modelleri, bulut tabanlı ve edge analiz yöntemleri, üretim katından arka ofis iş süreçlerine kadar sorunsuz bir dijital ekosistem ve birçok başka olanaktan faydalanarak operasyonlarını senkronize ediyor. Bu sistemlerin sağladığı avantajlar, IT ve OT arasındaki siber saldırılara açık alanların güvenliğinin sağlanamaması durumunda ise büyük tehditlere dönüşebiliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Schneider Electric Bilgi Güvenliği Küresel Lideri Christophe Blassiau, bu kapsamda kurumların uçtan uca güvenlik önlemleri almaları ve iş birlikleri geliştirmeleri gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Uluslararası çapta araştırmalar gösteriyor ki kritik altyapılara yönelik saldırılar her geçen gün artıyor. 2019 yılında yapılmış bir çalışmaya göre, araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 70'i OT/ICS altyapılarına saldırı olabileceğini öngörüyor. Başka bir araştırmaya göre ise CEO'ların yüzde 79'u kuruluşlarında yeni teknolojilerin kullanıma alınma hızının güvenlik sorunlarını çözme hızlarından fazla olduğunu belirtiyor. Aradaki bu farkın kapatılması ve varlıkların uçtan uca güvenliğinin sağlanması operasyonel sürdürülebilirlik için hayati önem taşıyor.

Böyle bir ortamda kurumların OT risklerine karşı proaktif planlamaya geçmeleri ve endüstriyel siber güvenliği sağlamak için yeni iş birlikleri geliştirmeleri gerekiyor. Bu alanda iş dünyasına liderlik eden şirketimiz ISA Global Siber Güvenlik İşbirliği ve Siber Güvenlik Koalisyonu inisiyatiflerinin kurucu üyesi olarak çalışmalarını sürdürüyor. İnanıyoruz ki IIoT'nin çok sayıdaki avantajından fayda sağlanması ve dijital ekonomide güvenliğin artırılması için çıtayı yalnızca sektördeki tüm oyuncularla birlikte çalışarak yükseltebiliriz."

Schneider Electric, kurumlara yönelik siber güvenlik risklerine karşı; bütüncül bir koruma sağlanmasını, eski ve yeni alt yapıları kapsayan bir sistem kurulmasını, üçüncü kişilerin sisteme erişiminin denetlenmesini öneriyor.

Schneider Electric videolarında, “global pandemiden öğrenilen dersler” tartışıldı

İSTANBUL (AA) – Schneider Electric Güvenilir Güç İş Birimi tarafından hazırlanan yöneticilerle gerçekleşen video serilerinin ilkinde, Schneider Electric Bilişim Üst Yöneticisi (CIO) Elizabeth Hackenson global pandemiden öğrenilen dersler konusunu ele aldı.

Enerji yönetimi ve otomasyonunun dijital dönüşümü alanında faaliyet gösteren Schneider Electric açıklamasına göre, şirket, küresel yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinde birçok insanın bir anda evden çalışmaya başladığı yeni düzenin şartlarını, sektör adına bir gelişim fırsatı olarak değerlendiriyor.

Yaşanan kritik süreçle birlikte tüm işletmelerin hızlı bir dijital yolculuğa çıkması büyük fırsatları da beraberinde getirirken, içinde bulunulan dönemi ise "Neler daha iyi yapabilir, neler eksik ve uzun dönem etkilerin ne olur?" sorularına yanıt bulmak için kullanmak mümkün olarak görülüyor.

Açıklamaya göre, bu bilgileri edinmek için en etkili yöntem ise yöneticilerle, önemli kararları alan ve ilerlemeyi mümkün kılacak deneyimleri yaşayan CIO ve başkan yardımcılarıyla konuşmak olarak belirlendi. Schneider Electric, bu kapsamda, yöneticilerle gerçekleşen video serisi ile bu tür bir diyalog oluşturmak için çalışmalara başladı. İlk bölümün Schneider Electric CIO ve Başkan Yardımcısı Elizabeth Hackenson, katılımıyla gerçekleştiği videolara YouTube kanalı üzerinden ulaşılabiliyor.

Pandemi sürecinde internet bant genişliğini üç katına, aylık arama dakikasını 20 milyondan 60 milyona çıkarmayı başaran Hackenson ve ekibi dünya çapında 100 binden fazla çalışanın evden çalışmasını mümkün kıldı ve bazı durumlarda bunu 48 saat içinde başardı. Yaşanan süreci ve deneyimlerini video yayınında paylaşan Hackenson, şirketin Microsoft Teams ve buluta geçişini hızlandırırken, VPN lisansı sayısını 30 binden 100 bine çıkardı.

Açıklamaya göre, Schneider Electric'in 135 bin çalışanının evden çalışması ve iş sürekliliğinin sağlanmasına yönelik olarak attığı adımlar konusunda videoda verilen bilgiler herkes için yol gösterici olacak nitelikte. Bu ilk bölüm, yöneticilerin global kriz döneminde karşılaştıkları zorluklar ve öğrendikleri dersler hakkında bilgi verecekleri video serisinin de ilki olarak öne çıktı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Hackenson, yaşanan süreçteki dijital gelişmelere ilişkin, "Şüphesiz buluta geçiş hızlanacak, dijital ve uzaktan izlemeye henüz başlamamış olan şirketler şimdi başlıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Schneider Electric ve Global Footprint Network, sürdürülebilir başarının yolunu gösterdi

İSTANBUL (AA) – Schneider Electric ve Global Footprint Network, işletmelere tek gezegenle uyumlu ticari başarı göstermeleri konusunda rehberlik edecek, gezegenin ekolojik kaynaklar bütçesi kapsamında insanlığın refahını artırmak ve tasarım yoluyla sürdürülebilir bir gelecek yaratmak adına bir çerçeve sunacak bir e-kitap hazırladı.

Schneider Electric’ten yapılan açıklamaya göre, iş birliği ile hazırlanan "Tek Gezegende Refah Stratejileri” isimli e-kitap, giderek artan iklim değişikliği ve azalan kaynakla şekillenen bir dünyada şirketlere varlıklarını sürdürebilmeleri için bir çerçeve sunuyor.

E-kitapta açıklandığı üzere bu strateji, şirketlerin uzun vadede rekabet avantajı elde etmeleri için gerekli hale geliyor. Çünkü bugün şirketler, insanların refaha ve kaynak güvenliğine yönelik ihtiyaçlarını desteklemek üzere önceden planlama yaparak ekonomik açıdan başarılı ve esnek olma imkanını artırmak ya da işleri her zamanki gibi sürdürerek oyunun dışında kalmak arasında seçim yapmak zorundalar.

Bu iki kurum tarafından yapılan araştırma, dünya genelindeki mevcut binalar ve sanayi altyapısının yüzde 100’ünün, Schneider Electric ve ortakları tarafından sunulan kullanıma hazır enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji teknolojileri ile donatılması durumunda, dünyanın bu tarihi en az 21 gün ileriye taşıyabileceğini ortaya koyuyor. Bu, tek başına enerji alanında yapılan retrofit çalışmalarının üç haftalık bir fark yaratabileceği anlamına geliyor.

Dünya Limit Aşımı Günü’nün her yıl beş gün ileriye taşınması sağlanırsa, Paris İklim Anlaşması uyarınca 2050’den önce tek gezegen uyumluluğunu yeniden yakalamış olmak mümkün. Dolayısıyla 21 gün çok önemli bir fark yaratmak anlamına geliyor. Ayrıca bu e-kitapta ekonominin çeşitli sektörlerinde faaliyet gösteren ve iş modelleri tek gezegen refahını destekleyen başarılı şirket örnekleri de yer alıyor.

– 2020 Dünya Limit Aşımı Günü, Kovid-19’un geçici etkileriyle ötelendi

Dünya Limit Aşımı Günü, doğal ekosistemlerin fosil yakıtların yanmasından kaynaklanan karbon emisyonlarını emme kapasitesi de dahil olmak üzere insanlığın dünyanın tüm yıl boyunca yenileyebileceği tüm doğal kaynakları tamamen tüketmiş olduğu gündür.

Bir önceki yıla göre önemli ölçüde daha geç gerçekleşen bu yılki tarih, 1 Ocak ile Dünya Limit Aşımı Günü arasında küresel Ekolojik Ayak İzinde neredeyse yüzde 10 oranında azalma olduğunu gösteriyor. Global Footprint Network tarafından yapılan araştırmaya göre, bu düşüş büyük ölçüde Kovid-19 kaynaklı dünya çapında uygulanan kısıtlamalar nedeniyle seyahat ve inşaatta yaşanan yavaşlamadan kaynaklanıyor. Karbon emisyonları yüzde 14,5 oranında ve orman ürünleri hasadı yüzde 8 oranında azaldı.

2020 yılında gözlemlenen kaynak tüketimindeki bu düşüş ani ve beklenmedik bir şekilde gerçekleşti. Zorunlu bir şekilde olduğu için de uzmanlar tarafından geçici bir etki olarak nitelendiriliyor.

– "Kurumlarını geleceğe taşımak isteyen liderler, gezegenimizi önceliğe alan hizmetlere odaklanmalılar"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Global Footprint Network'ün kurucusu ve başkanı Mathis Wackernagel, bugün artık ekonomik iyileşmenin tek başına yeterli olmadığını belirterek, “Kurumlarını geleceğe taşımak isteyen liderler, insanları ve gezegenimizi önceliğe alan ürün ve hizmetlere odaklanmalılar. Bunun şirketler için bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunun girişimciler ve endüstri liderleri tarafından anlaşılmasının zamanı gelmiştir." ifadelerini kullandı.

Schneider Electric Strateji ve Sürdürülebilirlik Direktörü Olivier Blum ise Kovid-19 krizini aşarak, herkes için esnek ve uygulanabilir bir geleceğe doğru ilerlenebileceğini kaydederek, “Bunun kritik bileşenlerinden biri, sürdürülebilirlik gündemini zaruri bir gereklilik olarak ele almaktan geçer. Bu, bildiğimiz en uygulanabilir strateji olan ‘tek gezegen refahı’ için zemin hazırlamaya yardımcı olabilir. Böylece pek çok toplumsal, çevresel ve ekonomik felaketin önüne geçebiliriz.” dedi.