Seçim Güvenlik Toplantısı

Batman'da seçim güvenliği

BATMAN (AA) – Batman Valisi Hulusi Şahin, "Tarafsızlık ilkesi kapsamında seçmenin iradesinin sandığa yansıması için gereken tüm önlemler alındı." dedi.

Vali Şahin, seçim bilgilendirme çalışmaları kapsamında düzenlenen toplantıda, gazetecilerle bir araya geldi.

Valilikteki toplantıda konuşan Şahin, her yönüyle 31 Mart'taki yerel seçimlere hazır olduklarını belirtti.

Seçime yönelik tedbirlerin alındığını ifade eden Şahin, şunları kaydetti:

"Tarafsızlık ilkesi kapsamında seçmenin iradesinin sandığa yansıması için gereken tüm önlemler alındı. Tüm kurumlarımızla gerekli toplantılarımızı yaptık. Her kurum üzerine düşen görevi eksiksiz, sorunsuz yerine getirecek. Olası elektrik kesintilerine karşı jeneratörler hazır, gerekli aydınlatmalar hazır, ulaşım ve iletişimde sorunlar olmaması için de gerekli tüm tedbirler alındı. Uhulet ve suhulet içerisinde bir seçim geçiririz inşallah."

-"Tüm güvenlik önlemlerimizi üst düzeyde aldık"

Şahin, seçim gecesi taşkınlıklara karşı da önlem alındığını aktararak, parti gözetmeksizin kanuna aykırı davrananlara müsaade edilmeyeceğini dile getirdi.

"Kanun hakimiyetini tesis etmek esastır. Kanunun vermediği hakkı zorla almaya çalışana 'dur' deriz. Kanunun verdiği hakkı engellememiz ise söz konusu olamaz." diyen Şahin, önemli olanın kanun ve kurallara uymak olduğunu vurguladı.

Şahin, seçimde görüntü kirliliğinin önüne geçilmesi adına siyasi partilerce caddelere flama ve parti bayrağı asılmamasının sevindirici olduğunu anlatarak, bunun aynı zamanda ekonomiye de önemli katkı sunduğunu aktardı.

Toplantıya Vali Yardımcısı Metin Demirel, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Bakçepınar, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Akkaplan da katıldı.

Gaziantep'te “Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şu ana kadar seçimlerle ilgili yaşanan yaklaşık 40 hadisenin 23’ünün muhtar adayları arasında cereyan ettiğini belirterek, “31 Mart, PKK’nın yapabildiği her noktada eylem ve etkinlik göstermeye çalışabileceğini değerlendirdiğimiz bir seçimdir.” dedi.

Soylu, Gaziantep’teki bir otelde 11 ilin yöneticileriyle, seçim güvenliği toplantısında buluştu. Bakan Soylu, toplantının açılışında, 31 Mart Yerel Seçimleri münasebetiyle, alınacak güvenlik önlemlerini değerlendirmek üzere bir araya gelindiğini söyledi.

“Seçim Bölge Güvenlik Toplantıları”nın dördüncüsünü Gaziantep’te düzenlediklerini ve toplantıda Adana, Antalya, Kahramanmaraş, Karaman, Konya, Mersin, Niğde, Gaziantep, Hatay, Kilis ve Osmaniye’de görev yapan vali, vali yardımcısı, il emniyet müdürü ve il jandarma komutanlarıyla bir araya geldiklerini anlatan Soylu, yaklaşan yerel seçimin, ülke ve millet için hayırlı olmasını diledi.

https://www.youtube.com/watch?v=B1_bbSuw6Bg

Her seçimin kendine ait bir anlamı, önemi ve topluma verdiği bir mesajı olduğunu ifade eden Soylu, son 5 yılda gerçekleştirilen 6 seçimin, kendi anlamlarının dışında istikrar, değişim, gelecek gibi anlam ve tariflere sahip olduğunu belirtti.

– “Artık herkes işine gücüne bakacak”

Türkiye’nin son 5-6 yıldır olağanüstü zor süreçlerle karşı karşıya kaldığını, terör, göç ve iç istikrarına yönelik tehditlerle, darbe girişimleriyle, kirli yapılanmalarla eş zamanlı olarak mücadele ettiğini anımsatan Soylu, sistem hatalarına karşı bir
refleks olarak hükümet modeli üzerinde önemli bir değişim gerçekleştirdiğine dikkati çekti.

İçişleri Bakanı Soylu, sözlerine şöyle devam etti:

“31 Mart yerel seçimleriyle beraber bu kritik dönemin son seçimi gerçekleşecek ve yaklaşık 4,5 yıllık, seçim olmayan bir zaman dilimine geçilecektir. Deyim yerindeyse artık herkes işine gücüne bakacaktır. 31 Mart Yerel Seçimlerinin bu rahatlatıcı karakterini ters yüz etmeye çalışan, elde etmeyi arzuladıkları neticeleri genel siyasete şamil etmeye, buradan siyasetin bütününü yeniden dizayn etmeye çalışan, kısacası belediye seçimlerinden hükümet formülleri üretmeye çalışan birtakım anlayışları hep birlikte takip ediyoruz. Elbette ki böyle yorumların ve hesapların olması siyasetin doğasında var olan bir şeydir.
Keza özellikle bugünlerde seçimlerin güvenilirliğine ilişkin bir
kara propagandayı ısrarla sürdüren bir irade hala işbaşındadır. Bugün hala parmak boyasının geri gelmesini önerenler, buna gerekçe olarak da milletimizin demokrasi kültürüne hakarete varacak sözde tahliller ortaya koyan modası geçmiş kalemler var. Bu kafaların Türkiye’yi geriye döndürme takıntısını anlayabilmek mümkün değil. Bu bir gericiliktir. Türkiye dijital dönüşümünü gerçekleştirirken, birilerinin bu gelişmeyi itibarsızlaştırmaya çalışması, bize hala ‘Siz yapamazsınız, siz beceremezsiniz, parmak boyasına geri dönün’ demesi kabul edilebilir bir anlayış değildir.”

– “Bu seçimin kazananı mutlaka Türkiye olmalıdır”

Bakan Soylu, bunun bir hezeyan hali olduğunu ve milletin demokrasi anlayışına, seçim kabiliyetine alenen hakaret niteliği taşıdığını dile getirerek, bunların hiçbirinin doğru yaklaşımlar olmadığını vurguladı.

Seçimin bir hizmet yarışı olduğunu anımsatan Soylu, “Bunun kazananı mutlaka Türkiye olmalıdır. Dolayısıyla ben bu seçimi bir rahatlama, istikrarın ve toplumsal barışın, kardeşliğin, huzurun geleceğe taşınması seçimi olarak gördüğümü ifade etmek isterim. Elbette ki bu bakış, seçime ait güvenlik yükümlülüklerimizi, tedbirlerimizi hafifletiyor değildir. Bilakis arttırmaktadır.” diye konuştu.

– Haksız adres değişiklikleri

Seçimlerle ilgili nakillere ilişkin yapılan tartışmalara da işaret eden Soylu, şunları kaydetti:

“Nakillerle ilgili çalışmalar 2018 yılının Ekim, Kasım, Aralık aylarında doğal olarak başladı. Biz de bakanlık olarak Eylül ayında valiliklerimize yazı yazdık. Sonra bunu bir kez daha tekrarladık. Dedik ki bu dönemlerde hakikaten hem ihtiyacı ve hakkı hem de gerçekliği olmayan, seçimlerin sonuçlarında bazen birilerinin ısrarlarını kırarak, bazen manipülasyona alet olarak bir takım haksız seçmen taşımaları olabilir. Buna ait tedbir alınmasını istedik. 26 doğu ve güneydoğu ilimizde ekim-aralık dönemlerinde seçmen taşıma konusunda yaptığımız tespitlerle, 17 Ocak tarihine kadar incelenmiştir. Yani 26 doğu ve güneydoğu ilimizde 37 bin 710 adres değişikliği haksız, gerçeğe uygun olmayan şekilde yapılmıştır. Hepsi tespitli. Gerekli birimlere iletilmiştir. 37 bin 710 bin haksız adres değişikliği yapıldığını da buradan duyurmak istiyorum. Bu konuda en çok zıplayan, terör örgütünün siyasi şubesi. Çünkü seçim günü inip oy kullanmak isteyecek.”

Önceki seçimlere ilişkin yaptıkları analizlerin, yerel seçimlerde, diğer seçimlere göre güvenlik ihlallerinin daha fazla olduğunu ortaya koyduğunu belirten Soylu, “Burada özellikle muhtarlık seçimlerinin de kendine ait bir rekabeti söz konusudur. Şu ana kadar seçimlerle ilgili yaklaşık 40 hadisenin 23’ü muhtar adayları arasında cereyan etmiştir. Dolayısıyla bu noktada tedbirlerimize ve yönlendirmelerimize ağırlık veriyoruz.” dedi.

– “Seçimlerde 553 bin personelimiz görev başında olacak”

31 Mart seçimlerinin güvenlik açısından teknolojinin ve personel kapasitesinin en üst noktada kullanıldığı bir seçim olacağını dile getiren Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kampanya döneminde miting alanlarının güvenliğinde İHA-İKU, helikopter ve ‘drone’larla izleme yapılacak, ağırlıklı olarak tüm kolluk birimlerimizin sahada görev yapmasına gayret edilecektir. Seçim günü ise Sahil Güvenlik Komutanlığı personelimiz dahil toplam 553 bin personelimiz görev başında olacaktır. Seçim güvenliğini sabote etme tehlikesine karşı saha istihbaratlarına ağırlık verilecek
olup, bunların dijital platformlardaki izleri de aynı şekilde takip edilecektir. Yine terör olaylarına, seçim güvenliğini tehlikeye düşürebilecek hadiseleri önlemeye yönelik olarak yol kontrollerine de ağırlık verilecektir. Ayrıca hassas kişi ve yerlerin korunması, parti binalarının ve seçim bürolarının provokatif saldırılara karşı korunması yönünde tedbirler de alınacaktır. Şunu açıklıkla ifade edeyim, 31 Mart Yerel Seçimleri, PKK’nın yapabildiği her noktada eylem ve etkinlik göstermeye çalışabileceğini değerlendirdiğimiz bir seçimdir. Çünkü özellikle görevlendirme yaptığımız belediyelerde ciddi kan kaybetti. Burada hem prestij hem de lojistik kaynak anlamında büyük kayıpları oldu. Şimdi onları telafi etmek isteyeceklerdir. Dolayısıyla her türlü terör eylemine karşı, hiçbir detay atlanmadan tedbir alıyoruz.”

– Siber güvenlik

Soylu, siber güvenlik alanında son yıllarda yapılan yatırımlar sayesinde küresel ölçekte başarılar sağlandığına değinerek, “Bu çerçevede; sosyal medyadan provokasyon oluşturmaya, toplumu manipüle ederek kitlesel hareketlilik hedefleyenlere karşı, seçime özel oluşturacağımız ‘Bilişim Suçlarıyla Mücadele Ekipleri’miz seçim süresince görev yapacaklardır.” ifadesini kullandı.

Bu ekiplerin bankaların ve kamu kurumlarının veri güvenliği hususunda da teyakkuz halinde olacağına işaret eden Soylu, emniyet ve jandarma birimleri için merkez ve illerde olmak üzere seçim koordinasyon merkezleri oluşturduklarını, buralarda toplam 6 bin 939 personel görevlendirerek eğitim olanağı sağladıklarını bildirdi.

Soylu, ayrıca seçim güvenliğinden sorumlu 81 ilin emniyet müdür yardımcıları ve güvenlik şube müdürlerine de video konferans yöntemiyle eğitim verdiklerini söyledi.

Seçim takvimi ve hukuk süreçleri konusunda da eğitimler düzenleneceğini anlatan Soylu, bir sandıkta vuku bulacak basit bir tutanak yanlışının, ülke gündemine oturabildiğini anımsatarak, seçim takviminin de iyi takip edilmesine önem verdiklerini belirtti.

Soylu, sandık güvenliği noktasında hem kolluk personeli hem de oy pusulalarının toplanması, taşınması noktasında tedbirler aldıklarına dikkati çekerek, sandık güvenliğinden sorumlu kolluk birimlerinin listesinin, ilçe seçim kuruluna önceden bildirileceğini, sandık güvenliğinden sorumlu yetkililerin, sandık kurulu başkanlarına kendilerini bizzat tanıtacaklarını aktardı.

Oy pusulalarının il ve ilçelere naklinden itibaren kamera görüntüsü olan alanlarda muhafaza edileceğini anlatan Soylu, muhafaza ve nakil sırasında gereken tedbirlerin planlandığını, yine sandık çevrelerinin aydınlatmalarına özen gösterileceğini, bu
noktadaki eksikliklerin seçim gününe kadar giderileceğini ifade etti.

Kurgu ve manipülasyon yapmaya dönük faaliyetler noktasında teyakkuz halinde olacaklarını belirten Soylu, şunları kaydetti:

“Mesela seçim öncesinde oy kullanılacak mekanlarda video çekimi yapanlar olabilir. Bu videoları seçim sonrasında sanki seçim sırasında yaşanmış bir hadise gibi servis etmeye çalışanlar olabilir. Aynı şekilde şehir çöplüklerinde benzer organizasyonlar içinde olan kişiler olabilir. Bu türden şüpheli durumlara karşı da arkadaşlarımızın dikkatli olmalarını rica ediyorum. Bir diğer dikkat çekmek istediğim konu, risk analizleri. Bunu mutlaka en küçük birimde dahi yapmaya gayret edelim. Geçmişte yaşananlar, bize mutlaka bazı ipuçları verir. Şehirde seçim döneminde ne tür olaylar yaşanmış, birbiriyle çatışan gruplar hangileridir,
şehirde veya ilçede hassas noktalar, hassas kişiler kimlerdir, bunları mutlaka tespit edip tedbir alacağız. Özellikle korunması önem arz eden kanaat önderleri, aşiret reisleri ve önde gelenleri ile ilgili dikkatimizin üst düzeyde olması ve bu noktada boşluk bırakılmaması da yine seçim güvenliğinin kilit hadiselerinden bir tanesidir.”

Türkiye’deki seçim katılım oranlarını, batı demokrasilerinin rüyalarında göremediğini ifade eden Soylu, Ben bu seçimlerin ülkemize, demokrasimize, istikrarımıza büyük bir rahatlama, insanımıza büyük bir mutluluk, ülkemize kuvvet getireceğine inanıyorum.” diye konuştu.

– Hatay’daki iddialar

Suriyeli misafirlerle ilgili manipülasyonların yapıldığına da işaret eden Soylu, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın sözlerine değindi. Bakan Soylu, şöyle devam etti:

“Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı çıkıp neler söylüyor. Madem böyle toplumu tahrik etmeye gidiyorsun, sana cevap verdik. Adam ol, sen de cevap ver. Ben bakan olarak yalan söylediğini söylüyorum. Neymiş, Altınözü, Yayladağı ve Reyhanlı’da şu anda Suriyeli kardeşlerimiz belediye başkanı adayı olsa kazanacakmış. Böyle milleti tahrik eden, millete yanlış bilgi veren, kamu sorumluluğundan uzak bir adamsın sen. Bunun için gerekli soruşturmayı başlattığımızı da söylemek istiyorum. Öyle tahrik etmeye çalışacaksın, yanına kalacak? Kamu sorumluluğu olan bir kişi olacaksın, böyle yanlışlar da yanına kalacak? Ben yanlış yapıyorsam benim de yanıma kalmasın. Bu tip manipülasyonlara hiçbirimizin hakkı yok. Halkı böyle bölmenin, yalanlarla halkın değerleri üzerinden istismar edecek bir anlayışın, hukuk açısından elbetteki gerekli değerlendirmeleri yapılıp, ortaya konacaktır.”

Erzurum'da “Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı”

ERZURUM (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine ilişkin "Tek ve temel hedefimiz hem kampanya süreçlerinin güvenliğini hem de seçmen iradesinin sandığa sağlıklı ve özgürce yansımasını temin edebilmektir." dedi.

Bakan Soylu, Erzurum'da bir otelde düzenlenen "Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, 31 Mart 2019'da gerçekleştirilecek yerel seçimlerin, huzur ve güven içinde geçmesine yönelik alınacak önlemleri değerlendirmek üzere Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Erhan Gülveren'in yanı sıra 8 ilin valileri, il emniyet müdürleri ve il jandarma komutanlarıyla bir araya geldiklerini belirtti.

Her seçim öncesinde alınması gereken tedbirleri değerlendirmek amacıyla bir dizi toplantı gerçekleştirdiklerini anlatan Soylu, "Bu yıl da önümüzdeki 31 Mart Yerel Seçimleri dolayısıyla bunu tekrarlıyoruz. Bu doğrultudaki ilk toplantımızı bu sabah Mardin'de 13 ilin katılımıyla gerçekleştirdik." diye konuştu.

Milli Mücadelenin en önemli adımlarından birinin atıldığı Erzurum'da, Ağrı, Ardahan, Erzincan, Hakkari, Iğdır, Kars ve Van'ın valileri, il jandarma komutanları ve il emniyet müdürlerinin katılımıyla ikinci toplantılarını yaptıklarını aktaran Soylu, şöyle devam etti:

"Burada miting ve propaganda güvenliği, seçim sandığı ve oy kullanılacak mekanların güvenliği, sayım güvenliği ve sonuçların açıklanmasından sonra oluşabilecek herhangi bir taşkınlığa meydan vermemek için alacağımız güvenlik önlemleri, ayrıca kampanya ve oy verme günü çeşitli mecralardan yayılmak istenebilecek ve toplumda infiale sebep olabilecek maksatlı yayın ve paylaşımlara karşı alınacak önlemleri de inşallah ele almış olacağız."

– "Seçimin şenlik havasında geçeceği ortamı oluşturmaya gayret edeceğiz"

Seçim güvenliğine vurgu yapan Soylu, "Sabahki toplantı öncesinde de ifade ettim. Tek ve temel hedefimiz hem kampanya süreçlerinin güvenliğini hem de seçmen iradesinin sandığa sağlıklı ve özgürce yansımasını temin edebilmektir. Hem bakanlık olarak hem de aziz milletimizin çok yüksek bir demokrasi ve seçim pratiği mevcuttur. İnşallah bunu çok daha yukarılara taşıdığımız bir seçimin şenlik havasında geçeceği ortamı oluşturmaya gayret edeceğiz." ifadesini kullandı.

"Son 5-6 yılda Türkiye olarak istikrarımıza yönelik çok önemli tehdit ve ataklara maruz kaldık." diyen Soylu, özellikle 7 Haziran seçimleri sonrası yaşanan terör hadiselerinin, Suriye kaynaklı göçün, 15 Temmuz darbe girişiminin ve güney sınırının hemen yanı başında yaşanan karışıklıkların, bu dönemin temel tehdit parametreleri olduğuna dikkati çekti.

Bu anlamda bazılarının küresel bazda da yansımaları olan pek çok gelişme yaşandığını belirten Soylu, şunları kaydetti:

"DEAŞ'ın ilerlemesi, buna dayalı olarak Orta Doğu'da koalisyon güçlerinin ve ABD'nin PKK/YPG ile iş birliği içinde hareket etmesi, Avrupa'da patlayan bombalar, keza son dönemde Avrupa'da yaşanan kitlesel hareketler, iç karışıklıklar ve göç konusunda aldıkları pozisyon, 21. yüzyılın kendine has kodlarını oluşturdu. Bütün bunların, Türkiye'nin siyasal, güvenlik ve ekonomik istikrarına risk yansımaları oldu. Burada bizim açımızdan önemli bir başarı hikayesi olan nokta şudur ki Türkiye, tüm bu süreçleri demokrasiden ve sandıktan güç alarak yönetmiştir ve hatta bu sürecin içinde, önemli bir dönüşümü de yine demokrasiden ve sandıktan güç alarak gerçekleştirebilmiştir."

– "Seçimleri hukuk içerisinde ve dünya ortalamasının üstünde katılımla gerçekleştirdik"

Soylu, yurtta son 5 yılda 6 seçim yaşandığını aktararak, "İçeride ve küresel planda saydığım tüm bu olumsuz süreçlere rağmen böyle bir seçim rallisinin nasıl güvenle, hukuk içerisinde ve dünya ortalamasının üstünde yüksek bir katılımla gerçekleştirilebileceğini bütün dünyaya bir ders niteliğinde gösterdik ve biz bunu esasen yeni değil, on yıllardır yapıyoruz." diye konuştu.

Vatandaşlara da seslenen Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tüm vatandaşlarım şunu mutlaka akıl defterlerinin bir kenarına not etmelidir. Türkiye, seçim yapma ve seçim güvenliği konusunda dünyada önde gelen ülkelerden biridir ve hatta başlarındadır. Seçime katılım oranlarımız, vatandaşımızın seçim kültürü, oy hakkına sahip çıkma noktasındaki iradesi, öteden beri batılı ülkelerden yüksektir. Türkiye'de her seçim vatandaşlarımız tarafından ciddiyetle ele alınır, mesajları, süreçleri ve sonuçları da aynı ciddiyetle takip edilir. İşte bu sebeple bu ülke seçimi her zaman bir çıkış, siyasete bir nefes aldırma ve güç verme aracı olarak görmüştür."

– "Türkiye seçim ile istikrarına yönelen tehditleri bertaraf etmiştir"

Soylu, seçimin siyaset sahasındaki bütün boşlukları doldurup siyaseti ve istikrarı tahkim ettiğini anlatarak, "Bu itibarla Türkiye, bu aracı özellikle son 5-6 yıllık kritik süreçte güçlü bir liderlikle gayet yerinde kullanmış ve aziz milletimizin ferasetiyle istikrarına yönelen tehditleri bu anlamda bertaraf etmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Soylu, 31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin, siyasetin doğal takvimi içerisinde gerçekleşeceğini belirtti. Seçimin önemine ve farklılığına da dikkati çeken Soylu, Türkiye'nin önemli dönüşümler ve kritik süreçler yaşadığı birkaç seçimin hemen sonrasına gelen bu seçimden sonra 4,5 yıl daha seçim olmayacağını kaydetti.

İçişleri Bakanı Soylu, şunları söyledi:

"Bu seçim, istikrarı, kardeşliği, siyasal istikrarı tahkim eden ve perçinleyen bir seçim olacaktır. İçişleri Bakanlığı olarak bizim buradaki sorumluluğumuz açıktır. Kanunla belirlenmiş yetki ve sorumluluklar çerçevesinde her türlü şaibeden uzak, güvenliğin, oy kullanma hakkının, propaganda hürriyetinin tam olarak tesis edildiği, seçim sonuçlarının sağlıklı ve hızlı şekilde alındığı, millet iradesinin sandıkta tam olarak tecelli ettiği bir seçim ortamını temin etmek, bu sorumluluğun herhalde en net tarifidir."

(Sürecek)