Serdar Kılıç

Washington Büyükelçisi Kılıç'tan ABD'li Senatörlerin, Uygur Türklerine ilişkin iddialarına yanıt mektubu:

WASHINGTON (AA) – Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, "Türkiye'nin bu ülkeye sığınan Uygur Türklerinin iadesi için Çin ile iş birliği yaptığına" dair iddialara, ABD'li senatörlere yazdığı mektupla yanıt verdi.

Kılıç, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Jim Rich ve Massachusetts Senatörü Edward Markey'e, Axios isimli internet sitesinin "Türkiye'nin bu ülkeye sığınan Uygur Türklerinin iadesi için Çin ile iş birliği yaptığına" dair iddialarına ilişkin mektup gönderdi.

Rich ve Markey'in bu iddiaları Twitter hesaplarında paylaşmalarının ardından mektubu kaleme aldığına işaret eden Kılıç, "Türkiye’deki Uygur Türklerinin üçüncü ülkelere sınır dışı edildiğine dair suçlamalar, tamamen uydurma olduğu kadar, gerçeği yansıtmaktan da uzaktır." ifadesini kullandı.

Uygur Türkleri de dahil olmak üzere, son yıllarda Türkiye'ye sığınan milyonlarca mültecinin barış ve uyum içinde yaşadıklarına değinen Kılıç, "Türkiye’nin bu konudaki geçmişi, Türkiye'nin mülteciler konusundaki ilkeli yaklaşımına bir kanıt teşkil etmektedir ve Çin’deki topraklarından kaçmak zorunda kalan Uygur Türklerinin sınır dışı edildiği iddialarını su götürmez bir şekilde çürütmektedir. Bu nedenle de bu tür mesnetsiz ve kötü niyetli iddiaların peşinden gitmek utanç verici olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin Uygur Türkleri ile ortak dili, dini ve kültürü paylaştığını ve bu meselede uluslararası alanda net bir tavır ortaya koyduğunu vurgulayan Kılıç, şu görüşlerini paylaştı:

"Türkiye, Uygur Türklerinin temel insan haklarının garanti altına alınmasını, bu haklara saygı duyulmasını ve kültürel kimliklerinin korunmasına yönelik kesin bir beklenti içinde olduğunu ifade etmiştir."

Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu, anayasasından ve uluslararası anlaşmalardan doğan sorumluluklarını yerine getirdiğine vurgu yapan Kılıç, Çin’in ya da üçüncü bir ülkenin sınır dışı taleplerini de insan haklarına saygı çerçevesinde değerlendirdiklerini kaydetti.

Kılıç mektubunda, “Türkiye, Uygur Türklerinin yaşamlarının temel insan haklarıyla barış, refah ve rahatlık içinde sürdürmesini amaçlamaktadır. Bu samimi ve ilkeli bir yaklaşım olup, herhangi bir siyasi endişe ve motivasyondan uzaktır. Ayrıca, bu yaklaşım, bu hassas konuda Çin ile yapılan görüşmelerin de temelini oluşturmaktadır.” ifadesini kullandı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Washington'da kutlandı

WASHINGTON (AA) – Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 96'ncı yıl dönümü dolayısıyla verilen resepsiyondaki konuşmasında "Türk milletinin tarihinde utanç duyacağı, yüzleşmek zorunda olacağı bir leke yoktur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kimsenin bir karış toprağında da gözü yoktur." dedi.

Türkiye'nin Washington Büyükelçiliğinde Kılıç ve eşi Sinem Kılıç tarafından düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna, NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) Türk Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız'ın yanı sıra yabancı misyon temsilcileri ve Washington'da yaşayan Türk vatandaşları katıldı.

Büyükelçi Kılıç burada yaptığı konuşmada, Türkiye ve ABD'nin neredeyse 70 yıldır müttefik olduğunu, Kore'de başlayan dostluğun Afganistan, Kosova, Somali gibi misyonlarda da devam ettiğini belirterek, "Ancak bu uzun süreli müttefiklik bugün ne yazık ki zorluklarla karşı karşıya." diye konuştu.

Özellikle Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde başlattığı Barış Pınarı Harekatı hakkındaki yorumlara işaret eden ve bu operasyona yönelik dezenformasyon ve karalama kampanyası olduğuna dikkati çeken Kılıç, "70 yıllık bir müttefikimizden, bizim yanımızda olmasını beklerdim. ABD Afganistan'da operasyon yaptığında sorgulamaya girmedik çünkü bunu binlerce Amerikalının yaşamına mal olan 11 Eylül saldırısının sorumlularına karşı yaptığından şüphemiz yoktu. Barış Pınarı Harekatı'nda da bundan da azına razıydık." diye konuştu.

– "ABD lütfen kimin gerçek müttefik olduğunu hatırlasın"

PKK ve bu terör örgütünün kolları olan YPG ve PYD nedeniyle binlerce Türk vatandaşının hayatını kaybettiğini anımsatan Kılıç, "Ama ne yazık ki Türkiye terörle mücadele ediyor diye ortaya yaptırımları koydular. Bu kabul edilemez. Umuyorum ki günün sonunda sağduyu galip çıkar ve ABD, müttefikinin yanında yer alır. Bu karalama kampanyası ve dezenformasyonun sonunda da ABD lütfen kimin gerçek müttefik olduğunu hatırlasın." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıç, Türkiye-ABD dostluğu için her zamankinden daha fazla çaba harcanması gerektiğini vurgulayarak, "Türkiye'nin ABD'ye ihtiyaç duyduğu kadar ABD de Türkiye'ye ihtiyaç duyuyor." ifadelerini kullandı.

Cumhuriyeti korumak için tüm Türk vatandaşlarına önemli görevler düştüğünü belirken Kılıç, şöyle konuştu:

"Bugün bazı çevreler, kara propagandayla, yaptırım tehditleriyle, asılsız iddialar içeren tasarılarla milletimizi kendilerince cezalandırmaya çalışıyorlar. Bu çevreler 70 yıllık Türkiye ile ABD arasında olan ortaklığı ve bağı kendi sığ siyasi çıkarları uğruna riske atmakta beis görmüyorlar. Türk milletinin tarihinde utanç duyacağı, yüzleşmek zorunda olacağı bir leke yoktur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kimsenin bir karış toprağında da gözü yoktur."

Kılıç konuşmasının ardından, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yurtdışında yaşayan vatandaşlara yönelik mesajını da okudu.

“15 Temmuz, Türkiye'nin 2. Kurtuluş Savaşı'dır”

WASHINGTON (AA) – Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, "15 Temmuz, Türkiye'nin 2. Kurtuluş Savaşı'dır. 15 Temmuz en karanlık günlerimizden biridir; biz daha önce de karanlık günler yaşadık ama hiçbirinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin bazı mensupları Türk vatandaşlarının paralarıyla alınan silahlarla kendi vatandaşlarını vurmadı ya da Türkiye Cumhuriyeti'nin Parlamentosunu bombalamadı." dedi.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Türkiye'nin Washington Büyükelçiliğinde anma etkinliği düzenlendi.

Anadolu Ajansının (AA) 15 Temmuz konulu fotoğraf sergisinin de yer aldığı etkinliğin başında tüm şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu ve ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti dinlendi.

15 Temmuz gecesi yaşananların derlendiği sinevizyon gösterimi, salonu dolduran vatandaşlar ve konuklar tarafından dikkatle takip edildi.

Büyükelçi Kılıç, etkinlikte yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 15 Temmuz gecesi destansı bir demokrasi zaferini tüm dünyaya gösterdiğini kaydederek, FETÖ'nün eli kanlı bir terör örgütü olduğunun o gece net bir şekilde görüldüğünü belirtti.

"15 Temmuz Türkiye'nin 2. Kurtuluş Savaşı'dır, bunu böyle görmek lazım. 15 Temmuz en karanlık günlerimizden biridir; biz daha önce de karanlık günler yaşadık ama hiçbirinde Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları Türk vatandaşlarının paralarıyla alınan silahlarla kendi vatandaşlarını vurmadı, Türkiye Cumhuriyeti'nin Parlamentosunu bombalamadı." şeklinde konuşan Kılıç, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in söz konusu yapılanmayı 1966'dan itibaren yavaş yavaş kurduğunu anlattı.

Büyükelçi Kılıç, şöyle devam etti:

"Önce bir sosyal darbe planlanıyor Gezi olayları diye takdim ettikleri. Arkasından 17-25 Aralık'ta bir hukuk darbesi planlanıyor, içine mali boyutları da katılarak. Sonra 15 Temmuz'a geliyoruz, Türkiye Cumhuriyeti'ne ve seçilmiş yönetimine bir darbe gerçekleştirilmeye çalışıyor. O gün 251 vatandaşımız demokrasimizi savunmak için canını feda etti, ellerinde sadece bayrak vardı. 2500'ün üzerinde insanımız yaralandı. Niçin? Bugün utanmadan eleştirilen Türkiye Cumhuriyeti'nin demokrasisine sahip çıkmak için."

– ABD'ye "bu müttefiklik midir?" sorusu

ABD'nin FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi konusundaki suskunluğunu da sert sözlerle eleştiren Kılıç, "Peki demokrasiyi korumak için canını ortaya koyan Türk vatandaşı, 'Türkiye Cumhuriyeti'ne ve demokrasisine saldıran bu yapı hakkında siz ne yapıyorsunuz, bu müttefiklik midir' diye ABD'ye sorsa bu sonunda kadar hakkı değil midir?" ifadelerini kullandı.

Kılıç, vatanına ve milletine sadakatle bağlı insanlar sayesinde bugün Türkiye'nin dimdik ayakta durduğuna vurgu yaparak, "Bugün hala Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölgesinde ağırlığını koruyorsa, lider bir ülkeyse ve örnek gösterilen bir demokrasiye sahipse biz bunu bu insanlara borçluyuz. Hepsine şükranlarımı sunuyorum, Allah sizlerden razı olsun." şeklinde konuştu.

– "İş yapacak kişileri elimine ettiler"

Programa katılan emekli Orgeneral Ergin Saygun da FETÖ'nün özellikle Balyoz Davası ve benzeri davalarla kendisi gibi isimleri nasıl hedef aldığını anlattı.

Hasta olmasına rağmen tedavisine izin verilmediğini kaydeden Saygun, "Bizlere karşı o derece kinleri vardı." dedi. O dönemde kendisi gibi birçok komutanın hapse girdiğini kaydeden Saygun, "Bazı çevreler bu kişiler tutuksuz yargılansın denildiğinde 'hayır hepsi tutuklu yargılanacak, bunlar bir daha güneş yüzü görmeyecekler' denildiğini bizler duyduk." değerlendirmesini yaptı.

FETÖ'nün sinsi bir şekilde birçok kurumda gizlice yapılandığını ifade eden Saygun, "Mesela HAVELSAN Genel Müdürünü bir kumpasla yargıladılar. HAVELSAN uçuş simülatörü üretiyor. Birtakım kişiler ve ülkeler bundan rahatsız oldu. Mesela MİLGEM (Milli Gemi) projesinde çalışan bazı mühendisleri casus diye içeri aldılar. Mesela aşı üretimi üzerinde çalışan bir yarbay eczacımızı da casus diye aldılar. Yani iş yapacak birçok kişiyi öyle ya da böyle elimine ettiler." şeklinde konuştu.

FETÖ elebaşı Gülen'in ABD'ye 1999 yılında geldiğini hatırlatan ve 2006 yılında elebaşının ilgili birim tarafından sınır dışı edilmek istenirken birtakım üst düzey Amerikalıların devreye girerek ona kefil olduğunu ifade eden Saygun, "Bunun arkasında bir üst akıl vardır." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Kılıç: Türkiye ile ABD'nin birbirine ihtiyacı var

WASHINGTON (AA) – Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, Türkiye-ABD ilişkileri için, “Herkes ‘stratejik ortaklık’, ‘stratejik müttefiklik’ gibi ifadeler kullanıyor, ben iki ülke ilişkilerini ‘stratejik dostluk’ diye tarif ediyorum ve bu kolay değil, hafife almamalıyız, bunu korumalıyız.” dedi.

ABD’nin başkenti Washington’da Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ile Amerikan-Türk Konseyi (ATC) tarafından düzenlenen 37’nci Ortak Yıllık Konferansa katılan Büyükelçi Kılıç, Türk-Amerikan ilişkilerini değerlendirdi.

Kılıç, Türk-Amerikan ilişkilerinin 60 yıldan fazla güçlü ve köklü bir geleneğe sahip olduğuna işaret ederek, iki ülkenin Kore Savaşı’nda yan yana savaştığını ve birçok çetin mücadelede bir arada durduğunu hatırlattı.

“Türkiye’nin ABD’ye ihtiyacı var diyorlar, doğru ancak sizi temin ederim ki aynı şekilde ABD’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var.” şeklinde konuşan Kılıç, ABD’nin Ortadoğu’ya ilişkin tüm planlamasında Türkiye’nin hayati derecede öneme sahip olduğunu vurguladı.

Dost iki ülke olmanın müttefik iki ülke olmaktan daha önemli olduğuna işaret eden Kılıç, “Herkes ‘stratejik ortaklık’, ‘stratejik müttefiklik’ gibi ifadeler kullanıyor, ben iki ülke ilişkilerini ‘stratejik dostluk’ diye tarif ediyorum ve bu kolay değil, hafife almamalıyız, bunu korumalıyız.” diye konuştu.

Kılıç, “Bugün her iki ülke de birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Ancak elbette bu, her konuda iki müttefikin her boyutta anlaşacağı anlamına gelmiyor. Farklı bölgelerde bulunan iki ülke için zaman zaman farklı yaklaşımların olması doğaldır. Fakat bu farklılıklara yapıcı bir diyalogla mukabele etmemiz gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

“YPG/PKK, iddia ettiğinin aksine Kürtleri temsil etmemektedir”

Türkiye’nin Suriye’de DEAŞ’a karşı ciddi bir mücadele verdiğini anlatan Büyükelçi Kılıç, 4 bin kilometre kareden fazla yeri DEAŞ’tan temizlediğini ve 3 binden fazla DEAŞ’lı teröristi saf dışı bıraktığını kaydetti.

“ABD’nin bir terör örgütü olan DEAŞ’la mücadeleyi bir başka terör örgütü olan YPG/PKK ile yapmayı seçmesi çok büyük bir sorundur.” diyen Kılıç, ABD’nin bu desteği sayesinde YPG/PKK’nın bazı Kürtler de dahil bölgedeki diğer tüm unsurlar üzerinde ciddi baskı kurduğunu belirtti.

“YPG/PKK’nın zulmünden kaçan yaklaşık 300 bin Suriyeli Kürt, Türkiye’ye sığınmıştır ve bu insanlar bugün dahi kendi topraklarına dönememektedir. YPG/PKK, iddia ettiğinin aksine Kürtleri temsil etmemektedir.” değerlendirmesini yapan Kılıç, DEAŞ’ın yenilmesinin ardından YPG/PKK’nın değil, bölgedeki yerel güçlerin kendi topraklarına yönetici olmalarıyla sorunun çözülebileceğine işaret etti.

“ABD’nin yaptırım dilini kullanması geri tepecek bir adımdır”

Kılıç, son dönemde Washington’daki “Türkiye’ye yönelik yaptırım” açıklamalarına dikkati çekerek, “ABD’nin Türkiye’ye yaptırım getirip getirmemesi ya da Türkiye’nin F-35 programından çıkarılıp çıkarılmaması yönündeki tartışmalar kesinlikle ortak çıkarlarımıza hizmet etmemektedir.” dedi.

ABD’nin son Patriot önerisine de değinen Kılıç, “ABD’nin kısa süre önce yaptığı Patriot önerisi yapıcı bir adım olarak değerlendirilebilir ancak bu çok dar ve çok geç bir adımdı. Çok dar diyorum çünkü ABD burada müttefikine sadece bir alıcı gözüyle bakıyor, halbuki Türkiye eşit bir ortak ve bir müttefik olarak değerlendirilmek ister. Aynı zamanda çok geç çünkü bizim ilgili mektubu sunmamızdan 17 ay sonra teklifi aldık, ayrıca Rusya ile S-400 anlaşmasını da imzaladık.” ifadelerini kullandı.

Hava savunma sistemi alımı arayışında önceliğin ABD’ye verildiğini hatırlatan Kılıç ancak ABD’nin tutumu nedeniyle başka alternatifler aranmak zorunda kalındığının altını çizdi.

Kılıç, “S-400 olayı kapalı kapılar ardında bir gecede olmadı, bunun bilinen bir geçmişi var. Ayrıca Türkiye’nin NATO’da güvenilir bir müttefik olarak görülmesi için savunma sistemi konusunda ABD’nin her teklifini şartsız kabul etmesinin beklenmesi de doğru bir yaklaşım değil.” diye konuştu.

ABD yetkililerinin ve Kongrenin son dönemde kullandığı tehdit dilinin ikili ilişkilere hiçbir şekilde yardımcı olmadığını vurgulayan Kılıç, “ABD’nin bu yaptırım dilini kullanması tamamen geri tepecek bir adımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Büyükelçi Kılıç ayrıca, Amerikalı Rahip Andrew Brunson’la ilgili süreçte ABD tarafından konulan ilave çelik ve aluminyum gümrük vergilerinin Brunson konusu çözülmesine rağmen hala yürürlükte bulunduğunu ve bunun ciddi bir haksızlık olduğunu da vurguladı.

Muhabir: Hakan Çopur,İslam Doğru