Soçi Mutabakatı

Esed güçleri 'Soçi'nin sağladığı' güvenli ortamı baltalıyor

İDLİB (AA) – EŞREF MUSA/BURAK KARACAOĞLU – Suriye’de Beşşar Esed rejimi güçleri, “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi” içerisinde yer alan ve Soçi mutabakatı kapsamında ağır silahlardan arındırılan bölgede oluşan güvenli ortamı baltalamaya devam ediyor.

Türkiye ile Rusya arasında 17 Eylül 2018’de varılan Soçi Mutabakatı sayesinde oluşan güvenli ortam sayesinde bölge yöre halkı evlerine geri dönmüştü.

Halk, kendi imkanlarıyla rejim saldırılarında yıkılan altyapı, okul, yol ve sağlık tesislerini onarım çalışmalarını başlatmıştı.

Ancak Esed rejimi ve İran destekli yabancı terörist gruplar, ateşkesi ağır silahlarla saldırılar düzenleyerek ihlal etmeye devam ediyor.

Sivil yerleşimlere düzenlenen top ve roket saldırıları, yeni yıkımlara ve göçlere yol açıyor.

Soçi mutabakatının ardından Hama’nın Latamne ilçesine dönen bini aşkın aile, yeniden çevredeki yerleşimlere ve kısmen güvenli gördükleri yerlere göç etmeye mecbur kaldı.

Latamne’deki yıkım drone ile görüntülendi

Esed rejimi güçleri ve askeri muhaliflerin cephe hattının yakınında bulunan Latamne ilçesi AA’nın tarafından drone ile görüntülendi.

Görüntülerde, sekiz yıldır süren kara ve hava saldırıları neticesinde ilçedeki evlerin çoğunun yıkıldığı, okulların ve camilerin büyük zarar gördüğü dikkati çekti.

İlçede yaşayan Ahmet Mansur, Soçi mutabakatının sağladığı güven ortamı ve devamında rejimin ihlalleri ile ilgili AA muhabirine açıklamada bulundu.

Mansur, “Türkiye ile Rusya ile arasında varılan mutabakatın bölgemizde olumlu yankıları oldu. Bölge halkının çoğu, geri döndü. Ama rejim ve İran destekli gruplar bölgeyi hedef alarak ateşkesi ihlale devam ediyor.” dedi.

İlçedeki tek su deposunu, yolları ve okulları onardıklarını ifade eden Mansur, rejimin devam eden ihlallerinin bölgeye geri dönüşleri durdurduğunu, dönen halkın da çevredeki yerleşimlere kaçtığını söyledi.

Mansur, Latamne’de zor şartlarda yaşayan halkın kış mevsiminde daha da zorlandığını vurgulayarak yardım kuruluşlarına destek çağrısı yaptı.

Sınavlara ara verildi

Latamne’de bir okulun müdürü Galib Hüseyin de şunları kaydetti:

“Mevcut okullarda bombardımana maruz kalmayan sınıflar, halk ve yerel meclis tarafından restore edildi. Eğitim yeniden başladı. Lakin rejim ve İran destekli gruplar, sadece sivillerin bulunduğu ilçeyi bombalamaya başladı. Okullarda imtihan sürecinde bombardıman yoğunlaştı. Öğretmenlerin ve öğrencilerin canlarını korumak için imtihanlara ara verdik.”

İlçe sakinlerinden Mahmut Hamavi de, ilk aşamada rejim güçlerinin kırsal bölgeyi orta ve ağır silahlarla bombalamaya başladığını sonra da yerleşim merkezlerini hedef aldığını söyledi.

Hamavi, “Bölgedeki Sivil Savunma merkezi vuruldu. Halk ya kuzeye, sığınmacı bölgelerine gidecek ya da bombardıman altında ölüme mahkum olacak. Kamplarda şiddetli yağışlar neticesinde sel oldu. Artık kamplar da güvenli değil. Halk, Türkiye üzerinden Avrupa’ya göç etmek seçeneğine mecbur kaldı.” diye konuştu.

Siviller hedefte

Latamne Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) Müdürü Abdülmenaf Salih de Sivil Savunma ekiplerinin ilçede sivillerin hareketini kolaylaştırmak için sokaklarda bombardımanın bıraktığı enkazı temizleme çalışması yaptıklarını söyledi.

Salih, devam eden bombardımanın sivilleri hedef aldığını, sivil savunma ekipleri olarak hayat kurtarma çalışmalarına devam ettiklerini aktardı.

.w3-content { max-width: 100%; margin: auto;} .w3-tooltip, .w3-display-container {position: relative;} .w3-black, .w3-hover-black:hover { color: #fff!important; background-color: #000!important;} .w3-display-left { position: absolute; top: 50%; left: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(-0%,-50%);} .w3-display-right { position: absolute; top: 50%; right: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(0%,-50%);} .w3-btn, .w3-button {-webkit-touch-callout: none;-webkit-user-select: none; -khtml-user-select: none;-moz-user-select: none; -ms-user-select: none;user-select: none;} .w3-btn, .w3-button {border: none;display: inline-block;outline: 0;padding: 8px 16px;vertical-align: middle;overflow: hidden;text-decoration: none;color: inherit;background-color: inherit;text-align: center;cursor: pointer;white-space: nowrap;}

SMDK Başkanı Mustafa: Soçi mutabakatı bizi ve siyasi çözümü güçlendirecek

ANKARA (AA) – ADHAM KAKO/MUHAMMED ŞEYH YUSUF – Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, İdlib ve çevresindeki bölgelere gerçekleştirdiği 2 günlük ziyareti AA muhabirine değerlendirdi.

Mustafa, Suriye’ye denetleme ziyareti sırasında Soçi mutabakatı kapsamında oluşturulan silahsızlanma hattındaki bölgeleri gezdiklerini belirterek, “Ziyaretimiz sırasında muhaliflerin mevzilerini gezdik. Özgür Suriye Ordusu mensuplarının bölgede mevzularını koruduklarını gördük. Cephe hattından sadece ağır silahların çekildiğini gördük.” dedi.

Soçi mutabakatı kapsamında ağır silahların belirlenen takvimden daha önce çekildiğini vurgulayan Mustafa, “Bu mutabakat, Suriye muhalefetinin önünü açtı. Rejim ve Rusya, Suriye’de askeri çözüme inanıyordu. Ancak biz hep siyasi çözümden yana olduk. Soçi mutabakatı, bizi ve siyasi çözümü güçlendirecektir.” ifadelerini kullandı.

Mustafa, çok sayıda ülkenin bu mutabakatı sabote etmek çapa harcadığı değerlendirmesinde bulunarak, “Özgür Suriye Ordusu bunun bilincindedir ve buna karşılık vermemektedir.” diye konuştu.

“Anlaşma kapsamında bölgedeki sivillerin güvenliği sağlanacak”

SMDK Başkanı Mustafa, beraberindeki heyetle yaptıkları ziyaret kapsamında cephe hatlarına yakın yaşayan sivillerle de bir araya geldiklerini ve onların sorunlarını dinlediklerini söyledi.

Ziyaret çerçevesinde ayrıca sivil ve yerel meclislerle görüştükleri bilgisini veren Mustafa, “Yaptığımız görüşmelerde İdlib ile ilgili varılan anlaşmanın doğru yolda atılan bir adım olduğunu gördük.” diye konuştu.

SMDK Başkanı Mustafa, mutabakatla bölgeyi yönetmek için gerçekçi ve uygulanabilir hedeflere sahip olan proje üreteceklerini, bölge halkıyla daha yakın olacaklarını ifade etti.

Mustafa, projeyi sivillerle doğrudan irtibatı olan kurumlarla koordine edeceklerini belirterek, “Anlaşma kapsamında bölgedeki sivillerin güvenliği sağlanacak.” dedi.

Soçi mutabakatı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Tahran’da 7 Eylül’de düzenlenen Suriye konulu zirvedeki teklifi üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ateşkesin korunması ve sağlamlaştırılması için 17 Eylül’de Soçi’de ek önlemleri görüşmüştü.

Erdoğan ve Putin arasında sağlanan mutabakat, 15 Ekim’e kadar 15 ila 20 kilometrelik bir hatta silahsızlanma bölgesi oluşturulmasını, denetimin Türk ve Rus askerleri tarafından yapılmasını öngörmüştü.

İdlib'de muhalifler ağır silahların çekilme sürecini tamamlıyor

İDLİB/ANKARA (AA) – Türkiye ile Rusya arasında Soçi mutabakatı çerçevesinde İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki cephe hatlarında oluşturulacak silahsızlanma hattında süreç tamamlanıyor.

İdlib'deki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, askeri muhalifler dün gece boyunca, rejim ve İran destekli unsurlarla cephe hattını oluşturan alanda ağır silahları çekme işlemine hız verdi.

Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) bağlı grupların yanısıra rejim karşıtı silahlı gruplar, Beşşar Esed rejimi ile cephe hattı durumundaki alanlardan havan, top, Grad rampaları ve orta menzilli isabet edebilme imkanına sahip füze rampalarının büyük bir bölümünü çekti.

AA'ya bilgi veren askeri muhalif kaynaklar ve süreci koordine eden Türk yetkililer işlemin gün içinde tamamlanacağını bildirdi.

Diğer taraftan Türk Silahlı Kuvvetleri, Soçi mutabakatı kapsamında başlatacağı devriyeler için ağır silahlardan arındırılan hatta çeşitli silah ve zırhlı araçlar sevketti.

– Rejimin ihlalleri devam etti

Yerel ve Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Esed rejimi son bir haftada İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi sınırları içerisindeki yerleşimlere saldırılar düzenledi.

Esed rejimine bağlı birlikler, Hama'nın kuzey kırsalındaki Lahaya, Buvayda, Mansura ve Tel Vasıt köyleri ve Latamne beldesi ile İdlib ilin güneybatısındaki Naciye ve Kebine köyleri ile Lazkiye iline bağlı Türkmendağı'ndaki Sarraf köyü ve çevresine top atışı gerçekleştirdi.

Saldırılarda 3 sivil yaralandı.

– Soçi mutabakatı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Tahran'da 7 Eylül'de düzenlenen Suriye konulu zirvedeki teklifi üzerine, Erdoğan ve Putin, ateşkesin korunması ve sağlamlaştırılması için ek önlemleri 17 Eylül'de Soçi'de görüşmüştü.

Sağlanan mutabakat, 15 Ekim'e kadar 15 ila 20 kilometrelik bir hatta silahsızlanma bölgesi oluşturulmasını, denetimin Türk ve Rus yetkililerce yapılmasını öngörüyor.

Askeri muhalifler, rejim karşıtı grup Heyet Tahrir Şam, rejim askerleri ve destekçisi yabancı terörist grupların cephe hatları boyunca, derinliği coğrafi şartlara göre belirlenecek silahsızlanma bölgesindeki ağır silahlarını çıkartması gerekiyor. Ağır silahlarıyla bölgeyi terk edecek taraflar, kontrol ettikleri alanların sınırlarını kendileri korumaya devam edecek. Garantör ülkeler Türkiye ve Rusya, sorumlu bulundukları silahsızlanma bölgesinde koordineli devriyeler gerçekleştirecek.

Soçi mutabakatı İdliblilere umut verdi

İDLİB – BURAK KARACAOĞLU/EŞREF MUSA (AA) – Türkiye’nin girişimiyle İdlib’de ateşkesin korunması için sağlanan mutabakat, İdliblilere güven ve eve dönme umudu aşıladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in önceki gün Soçi’de bir araya gelerek İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki ateşkes rejiminin korunması için vardıkları anlaşma bölgede yaşayan sivillere umut oldu.

İdlib’de yaşayan siviller, anlaşmadan beklentilerini AA muhabirlerine değerlendirdi.

Ahmet Zerzur, mutabakattan memnuniyet duyduklarını söyledi.

Zerzur, “Soçi sonuçları sahaya da olumlu yansıdı. Binniş ve Maarratmısrin’de halk destek gösterileri düzenledi. Biz Türkiye’ye güveniyoruz. Türkiye varlığını bölgede sürdürdükçe biz rahat hissediyoruz.” dedi.

Cuma günü düzenledikleri halk gösterilerine devam edeceklerini vurgulayan Zerzur, “Gösterilerde Özgür Suriye Ordusu ve Türk bayrağını dalgalandıracağız. ÖSO bayrağı halk ayaklanmasının devamının, Türk bayrağı ise güvenin sembolüdür.” diye konuştu.

“Türkler bizi halk ayaklanmasının başından beri yalnız bırakmadı”

Humus’tan rejim saldırılarından kaçarak İdlib’e sığınan Bedir Kaysi de Türkiye’ye teşekkür ederek, “Mutabakatın sonuçlarını hayır alametleri olarak görüyoruz. Yerinden edildiğimiz bölgelere dönme umudumuz canlandı.” şeklinde konuştu.

Kaysi, “Türkler bizi halk ayaklanmasının başından beri yalnız bırakmadı, şimdi de bırakmadı. Onlar ne isterse, beraber nereye gitmek isterlerse gideriz.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’den bölgede güven ortamını sağlamasını istiyoruz”

İdlib’deki bir hastanenin Müdürü Abdüsselam Hasan da anlaşmanın bölgeye olumlu yansıdığını söyledi.

Hasan, sadece Türkiye’nin bölge halkının isteklerini dikkate aldığını vurgulayarak, “Düzenlediğimiz gösterilerde sürekli olarak uluslararası topluma, Esed rejiminin düzenlediği hava ve kara saldırıları ile tehcirlere karşı sorumluluk üstlenmesi için çağrıda bulunduk. Ancak sadece Türkiye bizi dinliyor.” şeklinde konuştu.

Türkiye’ye kararlı duruşu ve tutumu için müteşekkir olduklarını dile getiren Hasan, “Türkiye’den bölgede güven ortamını sağlamasını istiyoruz. Sivil toplum örgütlerinin bölgeye akın etmesi için yönlendirmesini talep ediyoruz.” dedi.

“Rejim, sivil yerleşimlere bomba atarak katliamlar yapıyordu”

Hemşir Malik Enes, İdlib’de yaklaşık 4 milyon sivilin yaşadığını hatırlatarak, bölge halkının anlaşma ile derin bir nefes aldığını kaydetti.

Enes, “Artık insanlar güven ve istikrar içerisinde yaşayacak. Rejim, sivil yerleşimlere bomba atarak katliamlar yapıyordu.” dedi.

İdlib’deki durum

Büyük bölümü ÖSO kontrolündeki İdlib, Suriye’nin kuzeybatısında, Türkiye’nin Hatay ilinin karşısındaki Suriye topraklarında yer alıyor.

İdlib, halihazırda muhaliflerin ve rejim karşıtı silahlı grupların son kalesi konumunda. İl, doğu, batı ve güneyden rejim güçlerince kuşatılmış durumda.

Bölgede ılımlı muhalifler, 70 binden fazla savaşçıya sahipken, Heyet Tahrir Şam ve diğer unsurların 20 bin kişilik gücü mevcut.

İdlib, Suriye iç savaşında en büyük şiddet dalgasının yaşandığı bölgelerden biri olması nedeniyle Türkiye, Rusya ve İran tarafından 4-5 Mayıs 2017’deki Astana toplantısında Gerginliği Azaltma Bölgelerinden biri ilan edildi.

Türkiye bu kapsamda, Ekim 2017’den başlayarak (İdlib ili ile Halep, Hama, Lazkiye illerine dahil bazı yerleşimler) İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde 12 ateşkes gözlem noktası kurdu.

Beşşar Esed rejiminin diğer üç Gerginliği Azaltma Bölgesi’ni (Humus, Doğu Guta ve güney cephesindeki Dera-Kuneytra) son 4 ay içinde ele geçirmesi gözleri, yaklaşık 4 milyon sivilin barındığı İdlib’e çevirdi.

Rejimin cephe hatlarına yığınak yapmaya başlaması, İdlib’in güneyi ile güneybatısı ve Hama’nın kuzeyine yoğun hava saldırıları düzenlemesi üzerine Türkiye, olası çatışmayı önlemek için diplomasi trafiğine hız verdi.

İdlib’de çatışmanın büyük bir sivil katliamı ve göç dalgasını tetiklemesinden ve terör gruplarının sızma girişiminde bulunmasından endişe ediliyordu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tahran’da 7 Eylül’de düzenlenen zirvedeki teklifi üzerine, Erdoğan ve Putin, önceki gün Soçi’de ateşkesin korunması ve sağlamlaştırılması için ek önlemler üzerinde anlaşmıştı.